Bütün Eylemler
Geçen saat
-
En Son Pop - Rap - Akapella Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Adam Manifest'in "TRALALA" şarkısına hayran kalmış arkadaş
-
En Son Pop - Rap - Akapella Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Yükselen Türk kız grubu Manifest, büyük Britanya platformlarında geniş yankı uyandıran ilk İngilizce teklileri "TRALALA"yı yayımlayarak küresel açılımlarını resmen başlattı. Radyo ve Medya Tanıtımları Grup, Birleşik Krallık'ta yoğun bir tanıtım turu yürütüyor. Yeni teklileri BBC Radio 1'da dinleyicilerle buluşurken, Londra merkezli Falling Upwards Podcast gibi yerel dijital platformlarda da kendilerine yer buldu ve program sunucuları bu hareketli parçayı yayında çalacaklarını duyurdu. Müzik Videosu Doğrudan Londra sokaklarında çekilen resmi müzik videosunun yönetmenliğini Yeeiid, yapımcılığını ise OCURENS üstlendi. Kızların yerel mekanları eğlenceli bir şekilde ele geçirdiği klip; şantiye alanı, klasik bir Londra kafesi, çamaşırhane ve yerel bir kızarmış tavukçu gibi noktalarda iddialı ve özgüvenli sokak tarzlarını ön plana çıkarıyor. Yaklaşan Wembley Konseri "TRALALA" şarkısı, Manifest'in müzik kariyerindeki en büyük dönüm noktalarından birine zemin hazırlıyor. Grup, 16 Ekim 2026 tarihinde Londra'daki OVO Arena Wembley'de ilk büyük Birleşik Krallık konserini vermeye hazırlanıyor.
Bugün
-
SOKAKLARIN ASİL SOYLU İKİLİSİ: BİR ÇITIRIN VE BİR BEYAZIN TÜRKLERİ BÜYÜLEYEN AŞK HİKAYESİ (Simit ve Peynir)!
Simit hamuruna şekil verirken hamurun geri toplanması, kopması veya uçlarının açılması evde en sık yaşanan durumdur. Endişelenmeyin, hamurunuzun sertliğini kıracak ve o mükemmel halkaları yapmanızı sağlayacak 3 kolay fırıncı hilesi ile sorunu hemen çözelim: 1. En Önemli Sır: Hamuru Zorlamayın, "Hapşırtsın" (Dinlendirme) Şerit yapmaya çalışırken hamur lastik gibi geri toplanıyorsa, içindeki gluten bağları çok gergindir. Hamurla inatlaşırsanız kopar. Hemen Şunu Yapın: Hamuru uzunlamasına zorlamayı bırakın. Bezelere ayırdığınız hamurların üzerine nemli bir mutfak bezi veya streç film örtün. Tam 10 dakika hiç dokunmadan oda sıcaklığında dinlendirin. Hamur kendini salacak (gevşeyecek) ve dokunduğunuz anda tereyağı gibi uzayacaktır. 2. Adım Adım "Örgü" Şekli Verme Tekniği Tezgaha Yağ veya Un Sürmeyin: Tezgah tamamen kuru olmalıdır. Un veya yağ sürerseniz hamur tezgaha tutunamaz ve elinizin altında kayar, şerit (fitil) haline gelmez. Mandalina Kuralı: Hamurdan mandalina büyüklüğünde bir beze alın ve onu iki eşit parçaya bölün. İçten Dışa Rulo: Her bir parçayı tezgahın üzerinde, avuç içinizle ortadan başlayıp yanlara doğru bastırarak silindir şeklinde uzatın. Yaklaşık 30-35 cm uzunluğunda iki şerit elde edin. Saç Örgüsü Taktiği: Bu iki şeridi yan yana koyun. Üst uçlarını parmağınızla tezgaha bastırıp birbirine sabitleyin. Ardından iki şeridi birbirinin etrafından dolayarak örün. 3. Uçların Pişerken Açılmaması İçin "Kilit" Yöntemi Simit fırına girdiğinde kabarırken uçları açılıp düz bir çubuğa dönüşebilir. Bunu önlemek için: Ördüğünüz hamurun iki ucunu üst üste getirin. Bir elinizi halkanın ortasındaki boşluğa koyun, diğer elinizle birleşme noktasını tezgaha sertçe bastırarak ileri geri yuvarlayın. Bu sürtünme ve baskı, iki ucu birbirine tamamen kaynak yapacaktır.
-
SOKAKLARIN ASİL SOYLU İKİLİSİ: BİR ÇITIRIN VE BİR BEYAZIN TÜRKLERİ BÜYÜLEYEN AŞK HİKAYESİ (Simit ve Peynir)!
Simit hamurunun kıvamını tutturmak, işin en hassas ama çözmesi en keyifli kısmıdır! Hamurun fırıncı çıtırlığında olması için un ve su dengesini kurmak ile gluten bağlarını doğru geliştirmek gerekir. Aşağıdaki adımları sırasıyla takip ederseniz, hamurunuzun tam istediğiniz o elastik ve pürüzsüz kıvama geldiğini göreceksiniz: 1. Sıvı ve Un Oranını Kontrol Edin (Unu Birden Dökmeyin) Hamur yaparken en sık yapılan hata, tarifteki unun tamamını tek seferde kaba boşaltmaktır. Her unun markasına, protein oranına ve hatta evdeki neme göre su kaldırma kapasitesi değişir. Altın Kural: Sıvı malzemeleri (su, süt, sıvı yağ) ve mayayı yoğurma kabına alın. Unun önce 3 su bardağını ekleyip karıştırın. Kalan unu yarım su bardağı şeklinde, azar azar ilave ederek yoğurmaya devam edin. Hamur kabı bırakmaya başladığında un eklemeyi kesin. 2. Tezgahta "Yırtarak Yoğurma" Tekniği (10 Dakika) Simit hamuru poğaça gibi yumuşak değil, kulak memesinden biraz daha sert ve sıkı olmalıdır. Hamura o sakızımsı gücü vermek için gluten bağlarını açmamız gerekir: Hamur toparlanınca kaptan tezgaha alın. Avucunuzun içiyle hamuru ileriye doğru bastırarak esnetin (yırtın), sonra kendi üzerine katlayıp kendinize doğru çekin. Bu işlemi hiç durmadan en az 8-10 dakika yapın. Hamurun yüzeyi pürüzsüz, pürüzsüz ve ele yapışmayan elastik bir top haline gelmelidir. Hamurun Kıvam Testi (Windowpane Test) Hamurun hazır olup olmadığını anlamak için fırıncıların kullandığı harika bir test vardır: Hamurdan mandalina büyüklüğünde bir parça koparın. İki elinizle yavaşça, her yöne doğru esneterek büyütün. Eğer hamur yırtılmadan, arkasından ışık sızacak kadar ince bir zar gibi (tül gibi) esniyorsa kıvamı mükemmeldir. Eğer hemen kopuyorsa, gluten bağları gelişmemiştir; 3-4 dakika daha sertçe yoğurmanız gerekir. Yaşayabileceğiniz Sorunlar ve Hızlı Çözümleri Hamur çok cıvık kaldı, ele yapışıyor: Elinizi hafifçe unlayıp yoğurmaya devam edin. Tezgahtan un serpe serpe kıvamı toparlayın. Hamur çok sert oldu, şekil verirken kopuyor: Hamura doğrudan su eklemeyin. Elinizi ılık suyla ıslatıp (nemlendirip) hamuru o şekilde yoğurarak yumuşatın. Şerit yaparken hamur geri toplanıyor (Lastik gibi): Hamur çok gerilmiştir. Zorlamayın, üzerine nemli bir bez örtüp 10 dakika oda sıcaklığında dinlendirin. Kendini salacak ve çok kolay uzayacaktır.
-
SOKAKLARIN ASİL SOYLU İKİLİSİ: BİR ÇITIRIN VE BİR BEYAZIN TÜRKLERİ BÜYÜLEYEN AŞK HİKAYESİ (Simit ve Peynir)!
Hafta sonu mutfağınızı adeta tarihi bir fırına ve gurme kafesine çevirecek "Kutsal Çıtır" Alışveriş Listesi hazır! Malzemeleri temin ederken veya online sipariş verirken doğrudan kullanabileceğiniz en iyi marka ve ürün alternatiflerini aşağıda bulabilirsiniz: 1. Simit Hamuru & Bulama Malzemeleri Sert Un (Yüksek Proteinli): Simidin o sakızımsı ve tok dokusunu yakalamak için baklavalık, böreklik veya özel ekmeklik un tercih edin. Kavrulmuş Susam: Listemizin başrolü! Evde kavurmak yerine doğrudan hazır almak isterseniz Gökova bölgesinin organik lezzeti olan Çifte kavrulmuş Yerli Susam ya da aromatik tadıyla öne çıkan Sadaf Kavrulmuş Susam ürünlerine göz atabilirsiniz. Üzüm Pekmezi: Hamuru bulamak ve o karamelize çıtırlığı elde etmek için Anatolia Bazaars Organik Üzüm Pekmezi ya da geleneksel yöntemlerle vakumlu sistemde pişirilen Koska Üzüm Pekmezi iyi birer alternatiftir. Maya ve Temel Malzemeler: 1 paket yaş veya instant maya, süt, sıvı yağ, toz şeker ve tuz. 2. Peynirler & Tost Malzemeleri Taze Kaşar Peyniri (Simit Tostu & Pizza İçin): Eridiğinde uzayan ve tostunuza lezzet katacak orta sertlikte bir kaşar için Tahsildaroğlu Taze Kaşar Peyniri veya kremsi dokusuyla bilinen Bahçıvan Tam Yağlı Taze Kaşar Peyniri tercih edilebilir. Beyaz Peynir (Klasik İkili İçin): Simidin yanına o tam yağlı, hafif asidik tuzu koymak için coğrafi işaretli olan Tahsildaroğlu Ezine Klasik Peyniri harika bir seçim olacaktır. Tost ve Pizza İçin Ekstralar: Kaliteli bir tereyağı, sucuk, siyah/yeşil zeytin, mısır ve yeşil biber. 3. Eşlikçiler & Sos Malzemeleri Mükemmel Çay İçin: Siyah dökme çay, bergamot aromalı tomurcuk çay ve aroma katması için 1-2 adet kuru karanfil. Maden Sulu Ayran İçin: Tam yağlı süzme yoğurt, soğuk maden suyu ve taze nane yaprakları. Gurme Soslar İçin: Ceviz içi, süzme yoğurt, hardal, zeytinyağı ve zahter (kekik).
-
SOKAKLARIN ASİL SOYLU İKİLİSİ: BİR ÇITIRIN VE BİR BEYAZIN TÜRKLERİ BÜYÜLEYEN AŞK HİKAYESİ (Simit ve Peynir)!
İşte verdiğiniz harika yanıtların ardından simit ve peynir kültürünün doğru cevap anahtarı ve kazandığınız gurme unvanı: Soru 1'in Cevabı: D) Arapça beyaz un anlamına gelen "samid" kelimesinden ve Osmanlı'da un çuvallarının tartıldığı "Simithane" adlı merkezden gelir. Soru 2'in Cevabı: B) Vapurun bacasından çıkan sıcak hava dalgalarını (termik akımları) ve rüzgarı bir uçak gibi arkasına alarak aerodinamik hesap yapmasına borçludur. Martılar resmen birer fizik profesörüdür! Soru 3'in Cevabı: C) Hamura şekil verildikten sonra fırına girmeden önce kaynayan pekmezli su kazanında ön haşlama yapılması (sıcak pekmezleme yöntemi). Soru 4'in Cevabı: B) Kuru çay ile birlikte eklenen yarım çay kaşığı toz şeker. Şekil acılığı alır, rengi cam gibi berraklaştırır. Gurme Unvanınız: "Vapur Hatları Başmühendisi" Tebrikler! Simit ve peynir dünyasına dair verdiğimiz tüm püf noktalarını, hikayeleri ve teknikleri hafızanıza kazıdınız. Artık elinize bir simit aldığınızda ona sadece bir unlu mamul olarak değil, bir mühendislik harikası ve tarih mirası olarak bakacaksınız.
-
SOKAKLARIN ASİL SOYLU İKİLİSİ: BİR ÇITIRIN VE BİR BEYAZIN TÜRKLERİ BÜYÜLEYEN AŞK HİKAYESİ (Simit ve Peynir)!
Mutfak önlükleri bağlandıysa, simit ve peynirle ilgili bu harika lezzet yolculuğumuzu taçlandıracak eğlenceli bir mini bilgi testi (quiz) zamanı! Bakalım bu çıtır kültürün ne kadar ustası olmuşsunuz? Toplam 4 sorumuz var, her doğru cevap için kendinize bir dilim peynir yazabilirsiniz. Soru 1: "Simit" Kelimesinin Kökeni Bugün severek yediğimiz simidin ismi aslında nereden gelmektedir? A) Osmanlı'da sarayda simit yapan ustaların başındaki kişiye "Simitçibaşı" denmesinden. B) İstanbul'a un getiren gemilerin yanaştığı "Smit" limanından. C) Hamurun halka şeklini almasını sağlayan yuvarlak ahşap kalıplara "Simiti" denmesinden. D) Arapça beyaz un anlamına gelen "samid" kelimesinden ve Osmanlı'da un çuvallarının tartıldığı "Simithane" adlı merkezden. Soru 2: Martıların En Sevdiği Uçuş Pozisyonu Vapur seyahatinde elinizdeki simide gözünü diken kıdemli bir martı, vapurun yanında kanat çırpmadan havada asılı kalma (Hovering) gücünü neye borçludur? A) Tamamen şans eseri rüzgara denk gelmesine. B) Vapurun bacasından çıkan sıcak hava dalgalarını (termik akımları) ve rüzgarı bir uçak gibi arkasına alarak aerodinamik hesap yapmasına. C) Yolcuların kendisini besleyeceğini bildiği için hipnotize olmasına. Soru 3: İzmir Gevreği ile İstanbul Simidi Arasındaki "Sıcak" Fark İzmir Gevreği'ni İstanbul Simidi'nden ayıran ve ona o meşhur çıtırlığı veren en temel fırıncılık sırrı nedir? A) Hamuruna ekstra süt ve tereyağı konulması. B) Üzerindeki susamların iki kat daha fazla kavrulması. C) Hamura şekil verildikten sonra fırına girmeden önce kaynayan pekmezli su kazanında ön haşlama yapılması. Soru 4: Çayın "Tavşan Kanı" ve Parlak Olma Hilesi Simidin yanına demlenecek o mükemmel çayın acılaşmasını önleyen ve rengini cam gibi parlak yapan gizli hile maddesi neydi? A) Demliğe atılan bir çimdik tuz. B) Kuru çay ile birlikte eklenen yarım çay kaşığı toz şeker. C) Çay suyunu musluktan doldurmak.
-
SOKAKLARIN ASİL SOYLU İKİLİSİ: BİR ÇITIRIN VE BİR BEYAZIN TÜRKLERİ BÜYÜLEYEN AŞK HİKAYESİ (Simit ve Peynir)!
Geleneksel lezzetlerin modern mutfak akımlarıyla çarpışmasından doğan en çılgın, en lezzetli ve tam anlamıyla "bizim buralara özgü" iki füzyon icat: Simit Pizza ve Simit Burger! İşte bu iki sokak efsanesinin eğlenceli hikayeleri ve evde yapabileceğiniz pratik tarifleri: 1. Simit Pizza: "İtalyan Pizzasına Çıtır Türk İsyanı" Hikayesi: İtalyanlar pizzanın ince hamuruyla övünedursun, Türk esnafı ve öğrencileri "Pizzanın kenarını yemeyenler varmış, biz kenarı komple simit yaparız" diyerek bu lezzeti icat etti. Simit pizza, özellikle fırınların ve kafelerin sabah kahvaltısını pizzaya dönüştürme arzusundan doğdu. İtalyan pizzası gibi nazlı değildir; fırından çıktığında etrafa yayılan susam kokusu, Napoli’deki taş fırınları kıskandırır. Ev Yapımı Pratik Tarif Malzemeler: 1 adet taze simit, 1 yemek kaşığı domates salçası (azıcık su ve kekikle açılmış), bolca rendelenmiş kaşar peyniri, sucuk dilimleri, zeytin, mısır ve ince kıyılmış yeşil biber. Yapılışı: Simidi enlemesine tam ortadan ikiye kesin ve iki büyük halka elde edin. Kesik yüzeyleri yukarı bakacak şekilde fırın tepsisine dizin. Üzerlerine kekikli salça sosunu sürün. Bolca kaşar peyniri rendesini simit halkalarının üzerine (ve hatta ortasındaki boşluğa taşacak şekilde) yayın. Üzerine sucuk, zeytin, biber ve mısırları dizin. Önceden ısıtılmış 200°C fırında kaşarlar eriyip sucuklar kızarana kadar (yaklaşık 10-12 dakika) pişirin. 2. Simit Burger: "Amerikan Fast Food'una Susamlı Tokat" Hikayesi: Amerikan burger ekmeklerinin o tatlımsı, sünger gibi ve bazen ıslanınca hamurlaşan yapısına tepki olarak doğmuştur. Gurme burgercilerin menülerine bir girdi, pir girdi! Yerken altından üstünden soslar sızan hamburgeri, simidin o tok ve dik duruşlu yapısıyla evcilleştirdik. Üstelik simit burger yerken ekmeğin üzerindeki susamlar sayesinde Amerikan burgerlerindeki o sönük susam görüntüsüne de bir nazire yapılmış olur. Ev Yapımı Pratik Tarif Malzemeler: 1 adet simit (mümkünse biraz tombul ve az pişmiş sokak simidi), 150-200 gramlık kalın bir burger köftesi, 2 dilim cheddar veya dil peyniri, kıvırcık marul, domates, karamelize soğan. Yapılışı: Simidi burger ekmeği boyutunda (yaklaşık 3 veya 4 parmak genişliğinde) parçalara bölün ve bu parçaları enlemesine ortadan ikiye açın. Burger köftenizi döküm tavada arkalı önlü pişirin. Köftenin pişmesine yakın üzerine peynirleri koyup kapağını kapatarak eritin. Simit parçalarının iç kısımlarını köftenin piştiği tavaya hafifçe bastırarak etin lezzetli yağını çekmesini sağlayın. Alt simit parçasına marul, domates ve karamelize soğanı dizin. Üzerine peyniri erimiş sıcak köfteyi yerleştirin ve üst simit parçasıyla kapatın.
-
SOKAKLARIN ASİL SOYLU İKİLİSİ: BİR ÇITIRIN VE BİR BEYAZIN TÜRKLERİ BÜYÜLEYEN AŞK HİKAYESİ (Simit ve Peynir)!
Geleneksel sokak simidimiz ve beyaz peynirimiz, dünya genelindeki diğer ekmek-peynir ikililerine karşı küresel bir lezzet ligi kursaydı, hiç şüphesiz şampiyonluğa oynardı. İşte simit-peynirin dünyadaki en dişli rakipleri ve aralarındaki eğlenceli, kıyasıya mücadele: 1. Raunt: Türk Simit & Peynir vs. New York Bagel & Cream Cheese (Krem Peynir) Bu eşleşme, gastronomi dünyasının Real Madrid - Barcelona derbisi gibidir. Bagel'ın Tarzı: Bagel, simidin Amerika'ya göç etmiş, orada biraz kilo almış ve plazalaşmış kuzenidir. Tombuldur, içi yumuşaktır ve ortasındaki delik simidinki kadar büyük değildir. Amerikalılar içine bolca endüstriyel krem peynir (Philadelphia) sürer, üzerine somon füme falan koyup işi sosyetik bir boyuta taşırlar. Simidin Cevabı: Bizim simit ise sokakların kralıdır. Bagel gibi hamur gibi ağır değildir; ince, çıtır çıtır ve fit bir yapısı vardır. Bagel krem peynirle lapa gibi olurken, simit sert beyaz peynirle veya eriyen kaşarla fırından çıkmış bir savaşçıya dönüşür. Kazanan: Simit ve Peynir. Çünkü hiçbir bagel, bir martı tarafından havada kapılacak kadar aerodinamik bir hafifliğe ve karizmaya sahip olamaz! 2. Raunt: Türk Simit & Peynir vs. Fransız Croissant (Kruvasan) & Camembert Kruvasanın Tarzı: Çok havalıdır. Kat kat tereyağı kokar, yerken insanın üstü başı pul pul dökülür. Yanına Fransızların o ağır kokulu, Gurme Camembert veya Brie peynirini koyarlar. Fon müziğinde akordeon çalar, ortam çok romantiktir. Simidin Cevabı: Kruvasan nazlıdır, tabağa dökülen kırıntıları bile kibar kibar toplamanız gerekir. Simit ise delikanlıdır; gazete kağıdının üstünde, bir vapurun plastik sandalyesinde, rüzgara karşı peyniri arasına sıkıştırıp tek elle yiyebilirsiniz. Kruvasan insanı doyurmaz, sadece "gurme hissettirir"; simit ve peynir ise sabah insanı hayata döndürür. Kazanan: Simit ve Peynir. Kruvasanın içindeki tereyağı oranı bir pazar kahvaltısında insanı bayabilir ama simit-peynir-çay üçlüsünü her gün yeseniz bıkmazsınız. 3. Raunt: Türk Simit & Peynir vs. Alman Pretzel (Pereçel) & Obatzda Peyniri Pretzel'ın Tarzı: Şekli simide benzer ama kolları birbirine dolanmış, hırçın bir yapısı vardır. Üzerinde susam yerine dev tuz taneleri bulunur. Almanlar bunu yanına "Obatzda" adı verilen, kamamber peyniri, tereyağı ve kırmızı biberle yapılan yoğun bir peynir ezmesiyle yerler. Simidin Cevabı: Pretzel serttir, bazen insanı çiğnerken yorar. Üzerindeki dev tuz taneleri tansiyon fırlatır. Simit ise pekmezin verdiği o hafif tatlımsı burukluk ve kavrulmuş susamın yağıyla, sert peynirin tuzunu kusursuz bir şekilde dengeler. Kazanan: Simit ve Peynir. Pretzel sadece festival ve bira yanına yakışırken; simit-peynir işe giderken, okula koşarken, gece acıkınca kısacası hayatın her anında yanımızdadır. Küresel Şampiyonluk Özeti Dünya mutfaklarındaki rakipleri ne kadar süslü, soslu ya da tereyağlı olursa olsun; bizim simit ve peynirimiz sadeliğin, samimiyetin ve gerçek lezzetin kitabını yazmıştır.
-
SOKAKLARIN ASİL SOYLU İKİLİSİ: BİR ÇITIRIN VE BİR BEYAZIN TÜRKLERİ BÜYÜLEYEN AŞK HİKAYESİ (Simit ve Peynir)!
İstanbul vapur hatlarının asıl sahibi ne kaptanlardır ne de şehir hatları şirketi; oranın gerçek hakimi Martı Hava Yolları’dır! Bu tüylü dostlarımızın elinizdeki simidi (ve eğer şanslılarsa peyniri) kapmak için geliştirdikleri, adeta NASA mühendislerine taş çıkartan taktikleri ve komik gerçekleri: 1. Martıların "Simit Kapma" Mühendisliği Rütbeleri Vapurun etrafında dönen her martı aynı rütbede değildir. Havada resmen bir askeri hiyerarşi döner: Stajyer Martılar: Vapurun en arkasında, motorun yarattığı köpüklerin orada dolanırlar. Attığınız simit parçasını havada asla yakalayamazlar, hep denize düşmesini beklerler. Acemidirler, peynirin kokusunu bile alamazlar. Kıdemli Kanatlar (Usta Formasyon): Vapurun tam teras katının hizasında, rüzgarı arkalarına alıp sabit durma (hovering) modu açarlar. Gözlerinin içine baktığınızda size "Hadi kardeşim, atacaksan at, havada yakıt tüketiyorum" bakışı atarlar. Simidi milimetrik hesapla havada kaparlar. "Bordo Bereli" Martılar: Bunlar işi büyütmüştür. Havaya simit atmanızı beklemezler. Siz tam simit ve peyniri ağzınıza götürürken, arkadan sessizce yaklaşıp doğrudan elinizden komple simidi ya da peynir kalıbını kapıp kaçarlar. O an yaşadığınız şok, cüzdanınızı çaldırmaktan daha büyüktür. 2. Havacılık Kurallarını Yıkan "Aerodinamik" Hesapları Martılar vapurun hızını, rüzgarın açısını ve sizin simidi fırlatma hızınızı saniyede 100 kez hesaplar. Eğer simit parçasını çok hafif atarsanız, vapurun yarattığı hava akımı simidi geri faturayla size iade eder. Eğer çok sert atarsanız, martı o simidi yakalamak için "F-16 tonosu" atmak zorunda kalır. İşin en eğlenceli kısmı, yanınızdaki üçgen peyniri fırlatmaya çalışmaktır. Peynir aerodinamik bir yapıya sahip olmadığı için havada garip taklalar atar. Bir martının havada süzülürken aniden rotasını değiştirip o peynir parçasını yakalama anı, National Geographic belgesellerine taş çıkartır. 3. Martı Psikolojisi ve Sosyal Deneyler Kıskançlık Krizi: Bir martıya büyük bir simit-peynir lokması attığınızda, o lokmayı huzurla yiyemez. Arkasından gelen 50 tane martı onu plazadaki hırslı çalışanlar gibi kovalamaya başlar. Lokmayı yutana kadar gökyüzünde bir aksiyon filmi yaşanır. Göz Teması Sanatı: Vapurda simit yerken bir martıyla göz teması kurduğunuz an, aranızda "Sessiz Bir Sözleşme" imzalanmış demektir. O martı, vapur Kadıköy'den Eminönü'ne varana kadar sizi asla terk etmez. Adeta kişisel korumanız gibi camın kenarında süzülür. Kısa Bir Vapur Efsanesi Derler ki, İstanbul'daki eski martılar simidin susamlısını, peynirin ise tam yağlı koyun peyniri olanını tercih edermiş. Eğer attığınız peynir yağsız veya tatsızsa, martı havada peyniri koklayıp denize bırakır ve arkasını dönüp gidererek sizi sosyetik bir edayla protesto edebilir!
-
SOKAKLARIN ASİL SOYLU İKİLİSİ: BİR ÇITIRIN VE BİR BEYAZIN TÜRKLERİ BÜYÜLEYEN AŞK HİKAYESİ (Simit ve Peynir)!
Simit ve peynirin tarihin tozlu sayfalarından modern plazalara kadar uzanan, kahkaha garantili ve yaşanmış birkaç eğlenceli öyküsü daha var: 1. Osmanlı Sarayı'nın "Gizli Ajanı": Simitçiler Kapısı Osmanlı döneminde simit o kadar popülerdi ki, Topkapı Sarayı'nda "Simitçiler Kapısı" adında özel bir giriş vardı. Dönemin sadrazamları ve yeniçerileri, saraydaki gergin toplantılardan sıkılınca bu kapının yakınındaki seyyar tezgahlardan gizlice simit ve peynir alıp atıştırırlardı. Hatta bir rivayete göre, sarayda işlerin sarpa sardığı ve büyük kararların alınacağı günlerde simitçilerin satışları tavan yaparmış; çünkü saray bürokrasisi stresini simit çıtırdatarak ve peynir dilimleyerek atarmış! 2. "Finalleri Geçiren" Kutsal Formül: Öğrenci ve Ev Arkadaşı Mitolojisi Türkiye'deki her üniversite öğrencisinin hayatında en az bir kez yaşadığı efsanevi bir simit-peynir öyküsü vardır. Hikaye genelde şöyle gelişir: Evde hiçbir şey kalmamıştır, cepler boştur ve yarın vizeler/finaller başlayacaktır. Ev arkadaşlarından biri "Bende üç günlük sertleşmiş yarım simit var" der. Diğeri buzdolabının arkasında unutulmuş, kurumaktan taş kesilmiş bir kalıp beyaz peynir bulur. Bu iki "tarihi eser", sallanan bir tost makinesinde bir araya getirilir. Ortaya çıkan o sıcak, birleşik güç, sabaha kadar ders çalışacak enerjiyi verir. Türk eğitim sisteminin gizli kahramanı aslında profesörler değil, bu "kriz anı simit-peyniridir." 3. Plaza Dünyasının "Kravatlı" İsyanı Modern iş hayatında sabahları afili kafelerde kruvasan yemek, avokadolu tostlar sipariş etmek bir statü göstergesi gibidir. Ancak her plazada ayda en az bir kez yaşanan gizli bir ritüel vardır: Bir çalışan dayanamaz, sabah işe gelirken sokağın başındaki seyyar tezgahtan sıcacık çıtır simitleri ve üçgen paket peynirleri alır. Ofisin mutfağına girdiğinde o susam ve pekmez kokusu havalandırmadan plazanın tüm katlarına yayılır. Beş dakika sonra, az önce "Diyetteyim, sadece yulaf yerim" diyen müdürler dahil tüm departman, ellerinde çay bardaklarıyla masanın etrafında toplanmıştır. Simit ve peynir, plaza hiyerarşisini 10 dakikalığına tamamen yıkan en demokratik güçtür. 🧵 4. Evliya Çelebi'nin Simit Tespiti yüzyılda dünyayı gezen ünlü seyyahımız Evliya Çelebi, Seyahatname'sinde İstanbul'daki simitçilerden uzun uzun bahseder. Çelebi'nin yazdıklarına göre, o dönemde simitçiler esnafı pirlerinin "Süleyman Peygamber" olduğuna inanırmış. Çelebi, simidin peynirle olan uyumunu o kadar severmiş ki, seyahatleri sırasında ne zaman mola verse, yanındaki peynir tulumunu açıp hemen bir simitçinin yolunu gözlermiş. Yani simit-peynir aşkı, yaklaşık 400 yıldır bu toprakların en büyük yol arkadaşıdır.
-
SOKAKLARIN ASİL SOYLU İKİLİSİ: BİR ÇITIRIN VE BİR BEYAZIN TÜRKLERİ BÜYÜLEYEN AŞK HİKAYESİ (Simit ve Peynir)!
Hem simitlerinizi fırından çıktığı gibi taçlandıracak özel sosları hem de simit hamurunun o fırıncı çıtırlığını yakalatacak teknik püf noktalarını bir araya getirdik! 1. Peynir Tabağını Zenginleştirecek Simit Dostu Soslar Simit ve beyaz peynirin yanına çok yakışacak, damak çatlatan iki hızlı sos tarifi: Cevizli ve Zahterli Kahvaltı Sosu: 3 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 yemek kaşığı zahter (veya kekik), 1 çay bardağı ince çekilmiş ceviz içi ve yarım çay kaşığı pul biberi karıştırın. Beyaz peyniri dilimleyip bu sosu üzerine gezdirin. Simidi bu sosa bana bana yemek bağımlılık yaratır. Pekmezli-Hardallı Dip Sos (Simit Tostu İçin): 2 yemek kaşığı süzme yoğurt, 1 tatlı kaşığı hardal ve 1 tatlı kaşığı üzüm pekmezini pürüzsüz olana kadar çırpın. Kaşarlı simit tostu dilimlerini bu sosa batırarak yediğinizde, tatlı ve tuzlu dengesi zirveye ulaşır. 2. Simit Hamurunun Fırıncı Sırrı Püf Noktaları Evde simit yaparken hamurun kıvamını ve fırın kalitesini belirleyen en kritik detaylar şunlardır: Sert Un (Ekmeklik/Böreklik Un) Kullanımı: Normal çok amaçlı unlar simide o pofuduk ekmek dokusunu verir. Simidin o "dişe gelen", hafif sakızımsı ve tok dokusunu yakalamak istiyorsanız protein oranı yüksek (en az %12-%13) sert ekmeklik un veya baklavalık/böreklik un tercih etmelisiniz. Hamuru Çok İyi Yoğurmak (Gluten Gelişimi): Simit hamuru poğaça hamuru gibi bırakılmaz. En az 10-12 dakika boyunca sertçe yoğrulmalıdır. Hamuru tezgahta esnetip katlayarak pürüzsüz ve elastik bir kıvam almasını sağlayın. İyi yoğrulan hamur pişerken çatlamaz ve dışı pürüzsüz olur. Az Maya, Uzun Dinlendirme: Hamurun poğaça gibi pofuduk pofuduk kabarmasını istemiyoruz. Bu yüzden mayayı az tutun ve hamuru acele ettirmeyin. Şekil verdikten sonra tepside en fazla 15 dakika dinlendirin. Fazla mayalanan simit, fırında şeklini kaybeder ve çıtırlığını yitirir.
-
SOKAKLARIN ASİL SOYLU İKİLİSİ: BİR ÇITIRIN VE BİR BEYAZIN TÜRKLERİ BÜYÜLEYEN AŞK HİKAYESİ (Simit ve Peynir)!
Harika bir seçim! Madem iki lezzetin de hakkını tam anlamıyla vermek istiyoruz, işte pazar sabahınızı bir gastronomi şölenine çevirecek o iki gizli hile: 1. Kaşarlı Simit Tostu İçin: "Çift Taraflı Çıtır" Hilesi Simit sert bir yapıya sahip olduğu için tost makinesinde direkt basıldığında kaşar eriyene kadar simit kuruyup taş gibi olabilir. Bunun önüne geçmek ve dışını karamelize etmek için şu hileyi uygulayın: Tereyağı ve Pekmez Dokunuşu: Simidi enlemesine ortadan ikiye kesin. İç kısımlarına çok ince bir tabaka oda sıcaklığında yumuşamış tereyağı sürün. Ardından fırça yardımıyla tereyağının üzerine birkaç damla pekmez gezdirip yayın. Tostlama Tekniği: Kaşarları bolca yerleştirip simidi kapatın. Tost makinesine koymadan önce simidin dış yüzeyine de çok hafif tereyağı sürün. Makineyi orta ısıya getirin ve simidi yavaşça presleyin. Sonuç: İçindeki tereyağı ve pekmez, kaşarla birleşerek muazzam bir lezzet patlaması yaratır; dışındaki tereyağı ise simidin kurumasını önleyip ona parıltılı ve ekstra çıtır bir doku kazandırır. 2. Çay Demlerken Kokuyu ve Rengi Uçuracak "Gizli Malzeme" Hilesi Simit ve beyaz peynirin yanındaki o geleneksel çayın sıradan bir çay olmaması gerekir. Rengiyle gözü, kokusuyla evi dolduracak hileler şunlardır: Karanfil ve Tomurcuk Dengesi: Üst demliğe sıcak suyu alıp kuru çayı ekledikten sonra, içine sadece 1 adet karanfil ve 3-4 adet bergamotlu tomurcuk çay tanesi atın. Fazlası çayın kendi tadını bastırır, bu ölçü ise simidin pekmez kokusuyla harika bir uyum yakalar. Toz Şeker Hilesi: Kuru çayı demliğe koyarken içine yarım çay kaşığı toz şeker ekleyin. Şeker, çayın demlenirken oluşabilecek o aşırı acı/buruk tadını yumuşatır ve çaya çok daha parlak, berrak bir kırmızı renk (tavşan kanı) verir. Sıcaklık Koruma: Demliğin ağzını mutlaka kapatın ve emziğine bir parça peçete tıkayarak aromasının içeride hapsolmasını sağlayın. 20 dakika sonra simitlerinizle buluşmaya hazırdır!
-
SOKAKLARIN ASİL SOYLU İKİLİSİ: BİR ÇITIRIN VE BİR BEYAZIN TÜRKLERİ BÜYÜLEYEN AŞK HİKAYESİ (Simit ve Peynir)!
Her ikisini de seçmek tam bir gurme kararı! Hem klasikçilerin vazgeçilmezi simit-beyaz peynir soğuk ikilisi hem de sokak lezzetlerinin zirvesi erimiş kaşarlı simit tostu sıcak alternatifi için yanına çok yakışacak en eğlenceli ve lezzetli içecek eşlikçileri: 1. Simit & Beyaz Peynir İkilisi İçin: "Tavşan Kanı İstanbul Çayı" Geleneksel soğuk simit-peynir ikilisinin ruh ikizi kesinlikle iyi demlenmiş bir çaydır. Ancak sıradan bir çay değil, simidin çıtırlığını dengeleyecek özel demlenme tekniğine sahip bir çay olmalı. Sırrı Nedir? Çayı demlerken üst demliğe kuru çayı koyduktan sonra üzerine doğrudan kaynar su dökmeyin. Önce alt demlikteki suyu kaynatın, üst demliğe sadece kaynamış suyu alın ve kuru çayı bu sıcak suyun üzerine dökerek kendi kendine dibe çökmesini bekleyin (20 dakika). Neden Uyumlu? Beyaz peynirin o hafif tuzlu ve asidik yapısı ile simidin yoğun pekmezli tadı, taze demlenmiş çayın içindeki buruklukla (tanenlerle) muazzam bir denge yakalar. Her simit-peynir ısırığından sonra alınan bir yudum çay, damaktaki tat reseptörlerini sıfırlayarak bir sonraki lokmanın daha lezzetli gelmesini sağlar. 2. Kaşarlı Simit Tostu İçin: "Maden Sulu & Naneli Yayık Ayranı" İşin içine eriyen sıcak kaşar peyniri ve tost makinesinde iyice preslenip yoğunlaşan simit girdiğinde, aradığımız şey kesinlikle ferahlatıcı ve sıcaklığı dengeleyici bir içecektir. Sırrı Nedir? Evde ayran yaparken yoğurt, su ve tuz karışımının içine su yerine yarı yarıya soğuk maden suyu (soda) ekleyin ve mikserle iyice köpürene kadar çırpın. İçine birkaç yaprak taze nane veya çok az kuru nane ekleyerek servis edin. Neden Uyumlu? Sıcak kaşar peyniri damakta yoğun ve yağlı bir doku bırakır. Maden suyunun getirdiği o baloncuklu asidite ve nane ferahlığı, kaşarın ağırlığını anında kırar. Yoğun tost lezzetinin yanına buz gibi köpüklü bir ayran, adeta bir lezzet patlaması yaratır.
-
SOKAKLARIN ASİL SOYLU İKİLİSİ: BİR ÇITIRIN VE BİR BEYAZIN TÜRKLERİ BÜYÜLEYEN AŞK HİKAYESİ (Simit ve Peynir)!
Simit ve peynir, Türk mutfağının hiç eskimeyen, zengin-fakir ayırt etmeyen, günün her saatine uyan en karizmatik ve ayrılmaz ikilisidir. İşte bu muhteşem çift hakkında yüzünüzü güldürecek eğlenceli gerçekler ve benzetmeler: Karakter Analizi: Hangisi Sizsiniz? Simit (Dışa Dönük, Çılgın ve Sosyal): Herkesle arası iyidir. Girdiği ortamda (ister vapur, ister plaza) hemen dikkat çeker. Çıtır çıtır ses çıkarır, etrafa neşe (ve bolca susam) saçar. Biraz serttir ama içi yumuşacıktır. Peynir (Ağırbaşlı, Uyumlu ve Sadık): Simidin arkasındaki gizli güçtür. Ortama göre şekil alır; bazen süzme olur erir gider, bazen eski kaşar olur ağırlığını koyar, bazen de tulum olur ortalığı yıkar. Simit olmadan biraz yalnız ve eksiktir. İstanbul Vapurunun Gizli Mafyası: Martılar Dünyada hiçbir yiyecek, simit kadar havada yakalanma rekoruna sahip değildir. İstanbul'daki martılar, simidin yanındaki peynir gibi zorunlu bir ortaktır. Eğer elinizde bir simit varsa ve vapurdaysanız, o simit artık sadece size ait değildir; martılarla yapılmış ortaklık sözleşmeniz devreye girmiş demektir! (Tabii peyniri martılara atmak pek akıl karı değildir, o tamamen size kalmalı). Simit ve Peynir Hakkında Eğlenceli Tespitler Susam Teorisi: Bir simit ne kadar lezzetliyse, etrafa o kadar çok susam döker. Simit yerken üstünüze susam dökülmüyorsa, ya simit taze değildir ya da siz simit yemiyorsunuzdur. Peynir ise bu dökülen susamları toplamak için en iyi "yapıştırıcı" görevi görür. Maddi Durum Göstergesi: Öğrencilik yıllarında simit-peynir bir "bütçe dostu kurtarıcı" iken, iş hayatında pazar sabahı boğaza karşı yendiğinde bir "lüks gurme deneyimi" haline dönüşür. Mekan değişir, fiyat değişir ama lezzetin verdiği mutluluk asla değişmez. Kutsal Üçgen: Simit ve peynir kendi başlarına harikadır ama yanlarına tavşan kanı bir çay geldiğinde, gastronomik bir illüminati üçgeni oluşur. Bu üçlü, dünyanın en lüks restoranındaki havyarlı menüyü bile tahtından edebilir. 💬 Kısa Bir Simit-Peynir Diyaloğu
-
SOKAKLARIN ASİL SOYLU İKİLİSİ: BİR ÇITIRIN VE BİR BEYAZIN TÜRKLERİ BÜYÜLEYEN AŞK HİKAYESİ (Simit ve Peynir)!
Sokak simidi tarifi
-
SOKAKLARIN ASİL SOYLU İKİLİSİ: BİR ÇITIRIN VE BİR BEYAZIN TÜRKLERİ BÜYÜLEYEN AŞK HİKAYESİ (Simit ve Peynir)!
Evde gerçek pastane veya sokak simidi lezzetini yakalamak için fırınlama teknikleri ve susamın kavrulma derecesi en kritik adımlardır. İşinizi kolaylaştıracak püf noktaları: 1. Evde Susam Kavurmanın Püf Noktaları Sokak simidinin o karakteristik rengini ve kokusunu veren en önemli şey doğru kavrulmuş susamdır. Marketlerde satılan beyaz susamları evde şu şekilde tam kıvamına getirebilirsiniz: Doğru Tava Seçimi: Geniş, kalın tabanlı ve teflon/seramik gibi yapışmaz bir tava tercih edin. Tavaya kesinlikle yağ eklemeyin. Kuru Kavurma (Roasting): Susamları tavaya alın ve orta-kısık ateşte sürekli karıştırarak kavurmaya başlayın. Çıtırdama sesleri gelmeye başladığında susamları sürekli altüst etmeniz gerekir, aksi takdirde çok hızlı yanabilirler. Renk Kriteri: Rengi tamamen dönüp açık kahverengi/karamel bir ton aldığında susamı hemen ocaktan alın. Soğutma Aşaması: Kavrulan susamları tavada bırakmayın. Tavanın sıcaklığıyla kavrulmaya devam edip yanarlar. Hemen geniş bir borcama veya tepsiye yayarak tamamen soğumasını sağlayın. Hamura bulamadan önce susamın mutlaka soğuk olması gerekir. 2. Ev Fırınında "Taş Fırın" Etkisi Yaratma (Fırın Ayarları) Endüstriyel simit fırınları yüksek ısıda odun ateşiyle pişer. Ev fırınlarında bu çıtırlığı yakalamak için şu teknikleri uygulayabilirsiniz: Maksimum Derece: Ev fırınınızı simitleri atmadan önce en az 15-20 dakika boyunca 220°C - 240°C gibi en yüksek derecelerden birine ayarlayıp iyice ısıtın. Düşük ısıda pişen simit kurur, sertleşir ama gevrek olmaz. Fırın Modu: Varsa Alt-Üst Fanlı (Turbo) modu ısıyı eşit dağıtacağı için idealdir. Eğer fırınınız simitlerin altını iyi pişirmiyorsa, tepsiyi fırının en alt rafına yakın yerleştirin. Fırın Taşı Kullanımı: Varsa fırın tepsisi yerine bir pizza/pide taşı kullanın. Taş fırının sıcaklığını doğrudan hamura vererek simidin altının harika kızarmasını sağlar. Nem Dengesi: Fırını ısıtırken tabanına ısıya dayanıklı küçük bir kap içinde sıcak su koyun. Bu suyun oluşturacağı buhar, özellikle İzmir Gevreği ve Kastamonu Simidi pişerken dış kabuğun aşırı kurumadan parlamasını ve çıtırlaşmasını sağlar. Simitleri fırına verdikten 10 dakika sonra bu su kabını fırından alabilirsiniz.
-
SOKAKLARIN ASİL SOYLU İKİLİSİ: BİR ÇITIRIN VE BİR BEYAZIN TÜRKLERİ BÜYÜLEYEN AŞK HİKAYESİ (Simit ve Peynir)!
Farklı pişirme teknikleriyle öne çıkan iki efsane lezzetin, İzmir Gevreği ve Kastamonu'nun Kel Simidi'nin orijinal reçeteleri ve yapılış sırları aşağıdadır: 1. İzmir Gevreği Tarifi (Sıcak Pekmezleme Yöntemi) İzmir gevreğini normal simitlerden ayıran en büyük fark, hamurun şekil verildikten sonra kaynayan pekmezli kazanda pişirilmesi (ön haşlama) ve ardından susamlanmasıdır. Bu yöntem ona benzersiz bir gevreklik kazandırır. Malzemeler Hamuru İçin: 500-gram un, 1 tatlı kaşığı tuz, 1 tatlı kaşığı toz şeker, yarım paket yaş maya (veya 1 paket instant maya), alabildiği kadar ılık su (yaklaşık 1.5 - 2 su bardağı). Haşlama Kazan suyu: 1 su bardağı üzüm pekmezi, 3 su bardağı su. Üzeri İçin: Bolca kavrulmuş susam. Hazırlanışı Sert Bir Hamur Yoğurun: Unu tezgaha eleyip ortasını havuz gibi açın. Maya, şeker, tuz ve ılık suyu ekleyerek sert ve pürüzsüz bir hamur yoğurun. Hamuru nemli bir bez altında 30 dakika dinlendirin. Halka Şekli Verin: Dinlenen hamurdan bezeler koparıp rulo yapın. İki ucu birleştirip halka haline getirin (Gevrekte örgü fiyonk yapılmaz, düz halkadır). Pekmez Kazanında Haşlama: Geniş bir tencerede su ve pekmezi karıştırıp kaynatın. Hazırladığınız gevrek hamurlarını bu kaynayan pekmezli suya atın. Hamurlar dibe çöküp yaklaşık 1-2 dakika içinde suyun yüzeyine çıktığında süzgeçle alın. Susamlama ve Pişirme: Kaynar pekmezden çıkan sıcak hamurları bekletmeden hemen kavrulmuş susama bulayın. Önceden ısıtılmış 220°C fırında (varsa taş fırın ayarında) üzerleri tamamen kızarıp kıtırlaşana kadar yaklaşık 15-20 dakika pişirin. 2. Kastamonu Kel Simidi Tarifi (Susamsız Simit) Coğrafi işaretli bu simidin en büyük özelliği hiç susam içermemesi ve mayalanma süresinin çok kısa tutulmasıdır. Dışı sert ve parlak, içi ise yumuşaktır. Malzemeler Hamuru İçin: 500-gram özel sert un (ekmeklik un), 1 tatlı kaşığı tuz, çok az miktar yaş maya (nohut büyüklüğünde - hamurun çok kabarmaması gerekir), alabildiği kadar ılık su. Haşlama Suyu: 1 su bardağı Kastamonu elma pekmezi (veya üzüm pekmezi), 4 su bardağı su. Hazırlanışı Yoğun ve Sıkı Hamur: Un, tuz, nohut büyüklüğündeki maya ve suyu karıştırarak oldukça sıkı, özlü bir hamur yoğurun. Bu hamur çok fazla mayalandırılmaz, oda sıcaklığında sadece 10-15 dakika dinlendirilir. Şekillendirme: Hamurdan bezeler alıp uzun şeritler yapın ve uçlarını sıkıca birleştirerek kalınca halkalar elde edin. Pekmeze Bulama (Haşlama): Geniş bir tencerede su ve elma pekmezini kaynatın. Halkaları kaynayan şerbete atın. Hamurlar hafifçe şişip su yüzeyine çıktığında (yaklaşık 1 dakika) fırın küreğine veya pişirme tepsisine alın. Fırınlama: Üzerine kesinlikle susam serpmeyin. Doğrudan önceden çok iyi ısıtılmış 230°C-240°C fırında (mümkünse pizza/taş tabanında) dış kabuğu iyice sertleşip kahverengi bir renk alana kadar pişirin. Fırından çıktığında dışı çıtır, içi ise adeta taze ekmek dokusunda olacaktır.
-
SOKAKLARIN ASİL SOYLU İKİLİSİ: BİR ÇITIRIN VE BİR BEYAZIN TÜRKLERİ BÜYÜLEYEN AŞK HİKAYESİ (Simit ve Peynir)!
Türkiye genelinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından mahreç işareti ile tescillenmiş çok sayıda coğrafi işaretli simit çeşidi bulunmaktadır. Coğrafi İşaretli Bazı Simit Çeşitleri İstanbul Simidi: Kökeni Osmanlı saray mutfağına kadar uzanan bu geleneksel lezzet, İstanbul Ticaret Borsası'nın çalışmalarıyla tescil edilmiştir Ankara Simidi: İnce, çok koyu renkli ve kıtır yapısıyla 2017 yılında tescillenmiştir. Kastamonu Simidi (Kel Simit): Susamsız yapılan, elma veya üzüm pekmezli kaynar kazandan geçirilerek fırınlanan özel bir simittir. Manisa Taban Simidi: Nohut mayasından üretilen, içi beyaz ve yumuşak, tulum peyniriyle tüketilen bir çeşittir. Rize Simidi: Üzerine susam serpilmeden, sadece un, maya, tuz ve suyla hazırlanıp pekmezli suya batırılarak pişirilen farklı bir tarza sahiptir. Diğer Tescilli Simitler: Antakya Simidi, Eskişehir Simidi, Muğla Simidi, Nevşehir Simidi, İzmit Simidi, Bartın Ramazan Simidi ve Karamürsel Simit Dolması gibi birçok çeşit koruma altındadır. Ev Yapımı Çıtır Sokak Simidi Tarifi Geleneksel sokak simidi lezzetini evde yakalamak için uygulayabileceğiniz en pratik ve çıtır tarif şu şekildedir: Malzemeler Hamuru İçin: 1 su bardağı ılık süt, 1 su bardağı ılık su, 1 paket instant maya, 1 yemek kaşığı toz şeker, yarım çay bardağı sıvı yağ, 1 tatlı kaşığı tuz ve yaklaşık 5 - 5.5 su bardağı un. Bulamak İçin: 1 çay bardağı üzüm pekmezi, yarım çay bardağı su ve bolca kavrulmuş susam. Hazırlanışı Hamuru Yoğurun: Geniş bir kapta ılık su, süt, şeker ve mayayı karıştırın. Sıvı yağı ekleyin. Unu ve tuzu azar azar ilave ederek ele hafif yapışan, yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğurun. Üzerini kapatıp 30-45 dakika mayalanmaya bırakın. Şekil Verin: Mayalanan hamurdan mandalina büyüklüğünde bezeler koparıp her bezeyi iki eşit parçaya ayırın. Parçaları elinizle uzun şeritler (fitil) haline getirip birbirine dolayarak örgü şekli verin ve uçlarını birleştirip halka yapın. Pekmezleme ve Susam: Bir tabakta pekmez ve suyu homojen şekilde karıştırın. Şekil verdiğiniz hamurları önce bu pekmezli suya, ardından her tarafını kaplayacak şekilde bolca kavrulmuş susama bulayın. Pişirme: Yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizdiğiniz simitleri, önceden ısıtılmış 180°C - 200°C fırında yaklaşık 20-25 dakika, üzerleri nar gibi kızarana kadar pişirin.
-
SOKAKLARIN ASİL SOYLU İKİLİSİ: BİR ÇITIRIN VE BİR BEYAZIN TÜRKLERİ BÜYÜLEYEN AŞK HİKAYESİ (Simit ve Peynir)!
Türkiye'de her şehre ve bölgeye göre değişen yaklaş 20 farklı yöresel simit çeşidi ile pastane ve özel çeşitler bulunmaktadır. Öne Çıkan Yöresel Simit Çeşitleri Ankara Simidi: İncecik yapısı, koyu rengi ve yoğun pekmezi ile bilinir. İstanbul Simidi: Soğuk pekmezleme yöntemiyle yapılan, dışı hafif çıtır sokak simididir. İzmir Simidi (Gevrek): Haşlanmadan doğrudan pekmezli suya batırılıp fırınlanan, bu yüzden "gevrek" denen türdür. İzmit Simidi: Burgulu yapısı ve odun fırınında pişirilmesiyle ünlüdür. Bursa Simidi: Kendine has lezzeti ve dokusuyla tanınır. Manisa Taban / Tahinli Simidi: Nohut mayası kullanılarak yapılan geleneksel bir çeşittir. Kastamonu Simidi (Kel Simit): Susamsız olması nedeniyle "kel simit" adıyla da bilinir. Trabzon Simidi: Klasik simitlere göre daha küçük boyutta, susamlı veya susamsız üretilir. Eskişehir Simidi: Kalabak suyu ve incir pekmezi ile hazırlanan koyu renkli bir çeşittir. Antakya Simidi: Tuzsuz hazırlanır ve yanında kimyon-tuz karışımıyla servis edilir. Ayrıca sokak simidinin yanı sıra pastane simidi, kandil simidi, simit tostu ve simit dolması gibi farklı türleri de mevcuttur.
-
En Son Ev, Bahçe ve Şehir Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
- EVİNİZDEKİ BU 8 GİZLİ DÜŞMAN STRESİNİZİ TIRMANDIRIYOR! Uzmanlar Uyardı: "O Eşyaları Derhal Çöpe Atın!"
EVİNİZDEKİ BU 8 GİZLİ DÜŞMAN STRESİNİZİ TIRMANDIRIYOR! Uzmanlar Uyardı: "O Eşyaları Derhal Çöpe Atın!" Evimizi sadeleştirmek ve fazla eşyalardan kurtulmak hem zihinsel hem de fiziksel olarak son derece yorulmamıza neden olabilen bir süreçtir. "Neyi atmalıyım?", "Neyi bağışlamalıyım?" ya da "Belki bir gün lazım olur" diyerek neleri saklayacağımıza karar vermek çoğu zaman yorucu bir duygusal karmaşaya dönüşür. Ancak sürecin sonunda ulaşacağınız huzurlu ve düzenli bir ev ortamı, harcadığınız tüm emeğe değer. Yapılan bilimsel araştırmalar, evdeki dağınıklığın (özellikle kadınlarda) stres hormonu olan kortizol seviyelerini tırmandırdığını ve kaygıyı artırdığını gösteriyor. Princeton Üniversitesi'nden sinirbilimcilerin yürüttüğü bir çalışma da fiziksel dağınıklığın zihnimizi meşgul ederek odaklanmayı ve günlük işleri tamamlamayı zorlaştırdığını ortaya koyuyor. Peki, yaşam alanlarımızda gerçekten yer almayı hak eden eşyalar hangileri? Profesyonel düzenleme uzmanları, huzurlu bir yaşam için düzenli insanların evlerinde asla barındırmadığı 8 şeyi ve bunlardan kurtulma yollarını şöyle sıralıyor: 1. Çekmecelerde Yer Kaplayan Fazlalık Mutfak Aletleri Hemen herkesin mutfak çekmecesine saklanmış, yıllardır el sürülmemiş en az bir gereç vardır (örneğin sadece bir kez kullanılıp bir kenara atılmış çilek sapı ayıklayıcısı gibi). Queen of To Do kurucusu Kate Ginsberg; ister beklentinizi karşılamamış ister pratik çıkmamış olsun, düzenli olarak elinizin gitmediği mutfak aletleriyle vedalaşmanızı öneriyor. Ne yapmalı? Kullanılabilir durumdaki mutfak gereçlerini çöpe atmak yerine gıda bankalarına veya hayır kurumlarına bağışlayabilirsiniz. Dolaplarınız ne kadar sade olursa, gerçekten sevdiğiniz ve kullandığınız eşyaları görmek ve kullanmak o kadar kolaylaşır. 2. Suçluluk Duygusuyla Saklanan Kullanılmayan Hediyeler Gereksiz eşyaları saklamanın arkasındaki en büyük nedenlerden biri vicdan azabıdır. Ancak The Uncluttered Life kurucu ortağı Danica Carson, suçluluk duygusunun bir eşyayı tutmak için geçerli bir gerekçe olmadığını vurguluyor: "Hediyeyi veren kişi muhtemelen onu yıllarca saklayıp saklamadığınızı takip etmiyordur. Kendinize boş yere yük etmeyin." Ne yapmalı? Tarzınıza uymayan bir hediyeyi başkasına devredin, bağışlayın ya da kıymetini bilecek birine "yeniden hediye" edin. Hediyeyi gerçekten kullanacak ve keyif alacak birine vermek, o eşyaya hak ettiği değeri görme şansı tanımaktır. 3. "Bir Gün Giyerim" Dediğiniz Bedeninize Oturmayan Kıyafetler Temel kural şudur: Kıyafetleriniz size uymalıdır, siz kıyafetlerinize değil. Carson, artık üzerinize olmayan giysileri saklamanın dağınıklığın yanı sıra özgüven kaybına ve hayal kırıklığına yol açtığını belirtiyor. Pratik Kural: Dolabınızı açtığınızda içindeki her parçayı giyebilecek durumda olmalısınız. Son altı aydır giymediğiniz, çok dar veya çok bol gelen tüm kıyafetleri ayırın. İyi durumdaki giysilerinizi kadın sığınma evlerine veya ihtiyacı olanlara bağışlayarak hem dolabınızda yer açabilir hem de bir başkasına yardım edebilirsiniz. 4. Kontrol Altından Çıkan Evrak ve Kağıt Yığınları Graceful Spaces kurucusu Christina Lee, "Kağıt yığınları en şık mekanları bile sessizce boğabilir" diyor. Kağıtların birikip karmaşaya dönüşmesini engellemek için basit bir kontrol sistemi şarttır. Ne yapmalı? Posta ve evraklar için tek bir kutu belirleyin. Bir kağıdı kutuya koymadan önce onunla ilgili işlem mi yapacağınıza, arşivleyeceğinize mi yoksa geri dönüşüme mi göndereceğinize anında karar verin. Saklanması gereken belgelerin telefonunuzla fotoğrafını çekerek dijital bir albümde depolayın. Dijital bir klasörde aradığınızı bulmak, kağıt yığınlarını karıştırmaktan çok daha zahmetsizdir. 5. Ara Kablolar, Eski Şarj Aletleri ve Elektronik Atıklar Satın aldığımız evcil hayvan aksesuarlarından oyuncaklara kadar pek çok ürün yanında ek kablolarla gelir. Storage Cafe emlak editörü Maria Gatea, bu kabloların çoğunun düşük kaliteli ve gereksiz olduğunu belirtiyor. Ne yapmalı? "Her şeyin atıldığı" o meşhur çekmeceyi açın. Ne işe yaradığını bilmediğiniz ve son bir aydır dokunmadığınız tüm kabloları geri dönüşüme gönderin; elinizde sadece güvenilir ve evrensel birkaç tanesini tutun. Çalışmayan eski telefon ve akıllı saatleri elektronik geri dönüşüm noktalarına teslim edin, çalışanları ise satın veya bağışlayın. 6. "Bir Gün Lazım Olur" Sendromu Eşyaları ORG NYC kurucusu Allison Flanders, "gelecekteki benliğiniz" için sakladığınız eşyaları "bir gün eşyaları" olarak tanımlıyor. Bir gün tenis oynarım diye saklanan raketler, katı meyve sıkacakları veya rahatsız topuklu ayakkabılar... Bugün var olmayan hayali bir yaşam tarzı için eşya saklamak, yalnızca o kişiye dönüşemediğiniz için kendinizi suçlu hissetmenize sebep olur. Ne yapmalı? Şu anki yaşam tarzınızı ve kim olduğunuzu yansıtmayan, "bir gün kullanırım" dediğiniz eşyalarla derhal vedalaşın. 7. Teki Kaybolmuş Saklama Kapları ve Plastik Poşet Dağları StorageCafe emlak editörü Mirela Mohan, düzenleme sürecine küçük adımlarla —örneğin kapağı kaybolmuş veya deforme olmuş saklama kaplarını atarak— başlamayı öneriyor. Plastik poşetler de bir diğer sinsi dağınıklık kaynağıdır. Clear Home Solutions CEO'su Marty Stevens-Heebner, evde en fazla 10-12 adet plastik poşet tutulmasını tavsiye ediyor. Ne yapmalı? Fazla poşetleri marketlerdeki poşet geri dönüşüm kutularına bırakın. Mutfakta kapaksız kapları ayırın. Günlük yaşamda tek kullanımlık plastikler yerine bez çantalar kullanmayı alışkanlık haline getirin. 8. Çocukların Yaptığı Her Bir Sanat Çalışması ve Resim Çocukların okuldan her gün getirdiği resim ve el işi çalışmaları kısa sürede büyük yığınlara dönüşebilir. Carson, tüm bu kağıtları saklamanın imkansız olduğunu ve bunun duygusuzluk sayılmayacağını belirtiyor. Ne yapmalı? Yalnızca çocuğunuzun gerçekten özel bulduğu veya yaparken büyük gurur duyduğu çalışmaları saklayın, kalanları geri dönüşüme gönderin. Saklamaya karar verdiğiniz özel eserleri ise karanlık dolaplara tıkmak yerine, evinizde şık bir "çocuk galerisi duvarı" oluşturarak sergileyin. Kaynak: RS- İran İsrail ve ABD Savaşı / Sorunu - Bütün Detaylarıyla Buraya...
İran Bahreyn'i yerle bir etti; beraberinde Trump'ın Körfez stratejisini de "Bahreyn'i yerle bir ettiler." Bu ifade, Donanma Bakan Vekili Hung Cao'nun geçen ay, İran füzelerinin —onlarca yıl boyunca ABD Beşinci Filosu'nun karargâhı olarak hizmet veren Basra Körfezi içindeki üs— NSA Bahreyn'de (Bahreyn Deniz Destek Tesisi) yol açtığı hasara ilişkin değerlendirmesiydi. Abartmıyordu. İki hafta önce, Donanma'nın en üst düzey amirali Daryl Caudle, NSA Bahreyn'den tahliye edilen denizcilere "Yakın zamanda oraya geri dönmeyeceğiz" demişti. NSA Bahreyn'in ve İran füzeleriyle hasar gören diğer ABD üslerinin geleceği hakkında önemli bir tartışma başladı. Bu üsler yeniden mi inşa edilmeli, küçültülmeli mi, yoksa savunmasızlıkları nedeniyle terk mi edilmeli? Ancak bir yanıt vermeden önce, ABD'li yetkililer savaşın gözler önüne serdiği zorlu ve yeni bir gerçekle yüzleşmek zorundalar: Donanma'nın Körfez'e dönüp dönmeyeceği kararı, artık yalnızca Washington'ın verebileceği bir karar değil. Hürmüz Boğazı'na erişimi engelleme yönünde yeni kazandığı yetenekle birlikte İran artık bu süreçte söz sahibidir ve bu hakkı kullanmak için her türlü nedene sahiptir. ABD ordusunu Körfez'den çıkarmak, uzun süredir İran'ın temel hedeflerinden biri olmuştur. 28 Şubat'tan önce bu hedef, Amerika'nın sorgulanamaz deniz hakimiyeti gerçeğiyle karşı karşıyaydı. Ancak Beşinci Filo'nun savaş koşullarında Körfez dışına çekilmesi, NSA Bahreyn'in uğradığı ağır hasar ve İran'ın Hürmüz üzerindeki hakimiyete meydan okumada gösterdiği benzeri görülmemiş başarı, Amerika'nın denizlerdeki üstünlüğünü şüpheye düşürdü. İran artık Beşinci Filo'nun varlığını, bölge coğrafyasının sabit bir unsuru olmaktan çıkarıp müzakereye dayalı bir sonuca dönüştürmeye kararlı. İran, savaşı sona erdirmesi beklenen geçen Haziran ayındaki mutabakat zaptında izleyeceği stratejinin ipuçlarını vermişti. Söz konusu anlaşma, İran'ı Hürmüz'de güvenli geçişi yeniden sağlamaya mecbur kılıyordu; ancak bu yalnızca "ticari gemiler" için geçerliydi. ABD savaş gemilerinin Körfez'deki serbest dolaşımının yeniden sağlanmasına dair tek bir kelime bile edilmemişti. Özellikle ABD Donanması'nın Hürmüz üzerinden petrolün serbest akışının garantörü olarak üstlendiği tarihsel rol düşünüldüğünde, bu son derece şaşırtıcı bir eksiklikti. Mutabakat zaptı kısa sürede çökmüş olsa da, İran yine de son derece sorunlu bir emsal oluşturmuştu: ticari deniz taşımacılığı ile ABD donanmasının bölgeye erişiminin birbirinden ayrılabilecek konular olduğu fikri. İran, savaşı sona erdirmeye yönelik gelecekteki herhangi bir düzenlemede de bu ayrımın korunmasını neredeyse kesinlikle talep edecektir. Ayrıca; enerji piyasaları, ABD müttefikleri ve daha düşük benzin fiyatları talep eden Amerikalılar gibi Hürmüz üzerinden ticaretin yeniden başlamasını arzulayan etkili kesimlerin, Trump yönetimini "tankerlere karşı savaş gemileri" ayrımını kabul etmeye zorlamasına bel bağlayacaktır. ABD Donanması'nın bölge dışında kalması şartıyla Hürmüz'ün yeniden açılması yönünde İran'dan gelecek bir teklife ABD nasıl yanıt verirdi? Böyle bir teklifin kabul edilmesi, dünyanın en güçlü deniz kuvvetini, on yıllardır hakimiyet kurduğu sulardan geri çekilmeye zorlayan yıkıcı bir yenilgi olarak görülürdü. Öte yandan, Amerikan muhriplerinin İran'ın görüş mesafesinde Körfez'de seyrettiği savaş öncesi statükonun yeniden tesisinde ısrar etmek de beraberinde ciddi riskler getiriyor. Bu durumun, yönetimin bir deniz ablukası ve yaptırımlar yoluyla İran'ı ekonomik açıdan boğmaya yönelik mevcut çabalarıyla sağlanabilmesi başka bir şeydir; ancak hedefe yalnızca Donanma'nın savaşarak Körfez'e geri dönmesi ve hem direnmeye kararlı hem de bunu yapabilecek kapasitede görünen İran liderliğine iradesini zorla kabul ettirmesiyle ulaşılabilmesi bambaşka bir şeydir. Donanma, İran füzelerinin menziline girme riskinin aşırı yüksek görülmesi nedeniyle, savaşın başlamasıyla birlikte fiilen Körfez'den ayrıldı ve o tarihten bu yana geri dönmedi. ABD ordusunun yakın zamanda İran'ın Hürmüz üzerindeki boğucu baskısını hafifletmek ve daha fazla petrol çıkışını sağlamak adına yürüttüğü faaliyetler olağanüstü nitelikteydi; ancak bunlar klasik bir donanma "refakat" görevinden çok uzaktı. Bunun yerine operasyonel yük; herhangi bir deniz konvoyu olmaksızın gece vakti Hürmüz Boğazı'ndan gizlice geçen ticari gemilerin üzerinde bir koruma kalkanı oluşturmak üzere hava unsurlarına ve insansız araçlara —savaş uçakları, otonom araçlar, helikopterler ve füze savunma sistemleri— devredildi. Donanmanın belkemiği olan ana muharebe gemileri ise, İran'ın tehditkar ateşinden ihtiyatlı bir mesafe koruyarak, ablukayı Hürmüz'ün yüzlerce mil açığından icra etmek durumunda bırakıldı. MEDYA SİZE YİNE YALAN SÖYLEDİ. TRUMP, İRAN'IN LOS ANGELES VE SAN DIEGO'YU 'YOK ETMESİ' GEREKTİĞİNİ SÖYLEMEDİ Bölgeden çekilme ile mevcut durumun korunması arasında, bir deniz kuvvetleri karargahının ne anlama geldiğini yeniden tanımlayan ve 21. yüzyıl harbinin gereklerine daha uygun düşen üçüncü bir seçenek olabilir. Binlerce denizcinin görev yaptığı devasa gemiler yerine bu seçenek; Körfez sularının üzerinde, yüzeyinde ve altında faaliyet gösteren binlerce ucuz insansız hava aracı (İHA) tarafından yürütülen taarruz, savunma ve istihbarat operasyonlarını yöneten, yeni ve güçlendirilmiş bir komuta-kontrol merkezini ifade ediyor olabilir. Hürmüz'ün geleceği, ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü mücadelenin başarısının ölçüleceği temel bir kıstas haline gelmiştir. Ancak ABD'li yetkililerin, söz konusu durumun ciddiyetini ve boyutlarını tam anlamıyla kavramaları hayati önem taşımaktadır. Mesele sadece küresel ekonominin en hayati geçiş noktalarından birinin serbest ticarete açık kalıp kalmayacağı değildir; mesele aynı zamanda, yeryüzünün en güçlü donanmasının, on yıllar boyunca mutlak hakimiyet kurduğu sularda yeniden etkin bir şekilde faaliyet gösterip gösteremeyeceğidir. Cevap ne olursa olsun, bunun yankıları Körfez'in çok ötesine ulaşacaktır. John Hannah; George H.W. Bush, Bill Clinton ve George W. Bush yönetimlerinde —eski Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin ulusal güvenlik danışmanlığı görevi de dahil olmak üzere— çeşitli kademelerde görev yapmıştır. Kendisi şu anda, Rena Gagger'ın da araştırma görevlisi olarak çalıştığı Jewish Institute for National Security of America (Amerika Yahudi Ulusal Güvenlik Enstitüsü) bünyesinde kıdemli uzman olarak görev yapmaktadır. Kaynak: TWE- Rusya'nın Ukrayna İstilası Hakkında Bütün Haberler
RIA'nın haberine göre Putin, Ukrayna'ya yönelik saldırıları durdurmaya hazır; ancak yalnızca seçim gününde Rus haber ajansı RIA'nın aktardığına göre Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, ülkedeki devlet başkanlığı seçimi gününde orduya Ukrayna'ya saldırmama emri vermeye hazır olduğunu belirtti. Kremlin daha önce Pazartesi günü, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin ülkesinde devlet başkanlığı seçimlerinin yapılabilmesi amacıyla önerdiği 60 günlük ateşkes fikrini reddetmiş ve bunun yerine kapsamlı bir barış anlaşması istediğini ifade etmişti. Kaynak: R- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Yargıç, vergi mükellefleri tarafından finanse edilen Trump yanlısı reklamların yayından kaldırılması gerektiğine hükmetti. Federal bir yargıç, Trump yönetiminin başkanın propagandasını yapan ve vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilen televizyon reklamlarını yayınlamaya devam etmesini yasakladı; yargıç, bu reklamların muhtemelen yasa dışı olduğuna hükmetti. New York'taki ABD Bölge Yargıcı Jennifer Rochon, Pazar günü geç saatlerde yayınladığı dört sayfalık bir kararla, yönetimin bu reklamları yayınlamak için devlet fonlarını kullanmasını engelledi. Eski Başkan Joe Biden tarafından atanan yargıç, yönetimin "itiraz edilen reklamların yayınlanması veya dağıtılmasına yönelik her türlü yayın süresi, yerleştirme, rezervasyon veya düzenlemeyi" iptal etmesi gerektiğini belirtti. Karar, Pazar gecesi ilerleyen saatlerde yayınlanması planlanan reklamlar için derhal geçerlilik kazandı; ancak kararın başka reklamların yayınlanmasını da engelleyip engellemediği hemen netleşmedi. Beyaz Saray, konuyla ilgili yorum talebine hemen yanıt vermedi. Adalet Bakanlığı hafta sonu yaptığı bir başvuruda, reklam satın alma sürecinin Pazar günü sona ermesinin planlandığını ifade etti. Ağırlıklı olarak Trump'a yer veren ve yönetimin politikalarını tanıtan reklamlar, Eylül ayında ulusal televizyonlarda yayınlanmaya başlamıştı. Bu reklamların maliyeti, İç Güvenlik Bakanlığı'na ait federal fonlardan karşılanmıştı. The Wall Street Journal'ın haberine göre, Başkan Trump bizzat bu reklamların yayınlanması için girişimde bulunmuş ve hazırlanma sürecine dahil olmuştu. Yargıcın kararı; aralarında savunuculuk grubu Common Cause ve Alabama'da seçimlere katılan Demokrat bir adayın da bulunduğu davacıların açtığı dava üzerine geldi. Davacılar, söz konusu harcamaların Kongre tarafından yetkilendirilmemiş amaçlar doğrultusunda yapıldığını ve kamu fonlarının siyasi propaganda amacıyla kullanılmasına ilişkin kısıtlamaları ihlal ettiğini öne sürdüler. Davacılar karara ilişkin açıklamalarında, "Başkanın, kendi gündemini ilerletecek seçim sonuçlarını etkilemek amacıyla devlet mekanizmasını ve Kongre tarafından başka kullanımlar için ayrılmış fonları kullanmasının hiçbir yasal gerekçesi veya emsali yoktur," ifadelerini kullandı. Trump geçen hafta yaptığı açıklamada, reklamların maliyetini federal hükümet yerine kendi "MAGA Inc." adlı süper siyasi eylem komitesinin (super PAC) fonlarını kullanarak karşılamayı planladığını söylemişti. Kaynak: TWSJ - EVİNİZDEKİ BU 8 GİZLİ DÜŞMAN STRESİNİZİ TIRMANDIRIYOR! Uzmanlar Uyardı: "O Eşyaları Derhal Çöpe Atın!"
Önemli Bilgiler
Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.