İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bütün Eylemler

Bu akış otomatik olarak güncellenir

  1. Geçen saat

  2. Daha önce çok şey gördüm ama bir devekuşunun böylesine bir dayak yediğine hiç şahit olmamıştım. O kuşu sanki ona borcu varmış gibi yakalayışı... Gülmekten öldüm resmen.
  3. Admin şurada cevap verdi: Admin başlık Tenis
    Djokovic'ten Basketbol yıldızı da olurmuş Tenis yıldızı Novak Djokovic, @FanaticsFest'te üst üste 3 üçlük isabeti kaydetti.
  4. Bugün

  5. New York'taki hava kalitesi FIFA Dünya Kupası finalini etkileyecek mi? İspanya ile Arjantin arasındaki FIFA Dünya Kupası final maçı, bölgedeki olumsuz hava koşulları nedeniyle gecikmelerle karşı karşıya kalabilir. Dünya Kupası şampiyonunu belirleyecek olan final maçı MetLife "New York/New Jersey" Stadyumu'nda oynanacak; ancak hava durumu yetkilileri, maçın bu durumdan etkilenip etkilenmeyeceğini belirlemek üzere tetikte olacak. Kanada'da çıkan çok sayıda orman yangını, New York ve "Tri-State" (New York, New Jersey ve Connecticut'ı kapsayan bölge) dahil olmak üzere ABD'ye yayılan büyük duman bulutlarına yol açarak hava kalitesi uyarılarının verilmesine neden oldu. Kanada genelinde 800'den fazla aktif yangının sürmesi, dumanın ABD'nin Orta Batı ve Kuzeydoğu bölgelerine kadar taşınmasına yol açtı. FIFA yetkilileri, Pazar günü MetLife Stadyumu'nda oynanacak Dünya Kupası finali öncesinde hava kalitesini yakından takip ediyor. Maçın 19 Temmuz Pazar günü, Doğu Saati (ET) ile 15.00'te başlaması planlanıyor. (TSİ 22:00) Maçın ertelenmesi durumunda, bu, FIFA Dünya Kupası tarihinde şampiyonluk finalinin yeniden planlandığı ilk olay olacak. AccuWeather'a göre, orman yangını dumanının yanı sıra, Cumartesi günü New York ve Tri-State bölgesinde şiddetli fırtınaların etkili olması; bu fırtınaların sel baskınlarına yol açabilecek yoğun yağışlar ve yerel düzeyde hasara neden olabilecek sert rüzgarlar getirmesi bekleniyor. Kaynak: USA TODAY
  6. Çinli teknoloji firması HONOR, dünyanın ilk gimbal özellikli akıllı telefonunu piyasaya sürdü. 4 eksenli robotik kamera 0,8 saniyede dışarı çıkıyor; 360 derece dönüş ve profesyonel düzeyde görüntü sabitleme imkanı sunuyor.
  7. BÜYÜK YAZILIM SOYGUNU MU, TEKNOLOJİK DEVRİM Mİ? Google, Dünyanın En Büyük Kitap Arşivini Yapay Zekasına Gizlice "Yedirmekle" Suçlanıyor! Teknoloji devi Google, popüler yapay zekası Gemini’yi eğitmek için milyonlarca telifli kitabı ve akademik makaleyi izinsiz kullanmakla suçlanıyor. 10 Temmuz 2026 tarihinde Hachette Book Group, Cengage Learning, Elsevier gibi dev yayıncılık şirketleri ve ünlü yazar Scott Turow, Google’a karşı New York Güney Bölgesi Mahkemesi’nde devasa bir toplu dava açtı. Dava, yapay zeka dünyasının en kritik sorusunu gündeme getiriyor: Bir teknoloji şirketi, elinde zaten dijital kopyası bulunan eserleri, izin almadan yapay zekasını eğitmek için kullanabilir mi? Ortaklık Anlaşmaları Yapay Zeka Malzemesi mi Oldu? Yapay zeka modellerinin (Gemini gibi) mantıklı yanıtlar verebilmesi için milyarlarca kelimeden oluşan kaliteli verilere ihtiyacı vardır. İnternetteki sıradan paylaşımlar dili öğretmeye yetse de, yapay zekayı asıl akıllandıran unsurlar; uzmanlık içeren ders kitapları, akademik makaleler ve edebi romanlardır. İşte kriz de tam bu noktada patlak veriyor. Yayıncılar, Google’a bu eserleri yapay zeka eğitsin diye vermediklerini belirtiyor. Eserlerin temiz dijital kopyaları Google’a şu amaçlarla sunulmuştu: Google Books: Kitaplar içinde arama yapılabilmesi için, Google Play Books: Dijital kitap satışı yapılabilmesi için, Google Scholar: Akademik araştırmaların kolayca bulunabilmesi için. Davacılar; arama motoru veya satış için verilen bu izinlerin, milyarlarca dolarlık yeni bir yapay zeka ürünü geliştirmek için "gizlice" kullanılamayacağını savunuyor. Skandal İtiraf İddiası: "Zaten Elimizde Olan Veriye Para Ödemeyiz" Dava dosyasında yer alan iddialar oldukça çarpıcı. Şikayet dilekçesine göre Google, yayıncıların kitaplarını yapay zeka için kullanmanın yasal risklerinin farkındaydı ve şirket içinde 10 milyar ila 100 milyar dolar arasında bir ceza alınabileceği konuşulmuştu. Daha da dikkat çekici olanı, Gemini’nin baş mühendisine ait olduğu iddia edilen şu sözler oldu: "Zaten sahip olduğumuz veya elimizde bulunan veriler için anlaşma (lisans sözleşmesi) yapmıyoruz." Ayrıca Google’ın sadece yasal ortaklıklardaki dosyaları kullanmadığı; korsan sitelerden veri taradığı ve eserlerin kime ait olduğunu gösteren telif hakkı yönetim bilgilerini kasıtlı olarak sildiği de iddialar arasında. 20 Dakikada Roman: Yazarların Geleceği Tehlikede mi? Yayıncılar ve yazarlar, yapay zekanın insan emeğini taklit ederek sektörü ucuz alternatiflerle doldurmasından endişe ediyor. Mahkeme dosyasına sunulan bir örneğe göre; Gemini’nin 100 sayfalık bir polisiye romanı sadece 20 dakikada ve yalnızca 39 sentlik bir maliyetle yazabildiği kanıtlandı. Bu durum, özellikle seslerini duyurmakta zaten zorlanan bağımsız ve azınlık (örneğin Siyah) yazarlar için çok daha büyük bir tehdit oluşturuyor. Yazarlar teknolojiden korkmadıklarını, ancak bu teknolojiden milyarlar kazanan şirketlerin, üreticilerin emeğine saygı duyup telif ödemesi gerektiğini vurguluyor. Hukuk Ne Diyor? Adil Kullanım mı, Hırsızlık mı? Mahkemeler, telifli eserlerle yapay zeka eğitmenin "adil kullanım" (lisanssız izin verilen durumlar) kapsamına girip girmediğini hala tartışıyor. Örneğin, benzer bir davada Anthropic şirketinin yasal kitapları kullanması adil kullanım sayılmış ancak korsan kitap iddiaları yüzünden şirket 1,5 milyar dolarlık dev bir anlaşma yapmak zorunda kalmıştı. Davacılar Ne İstiyor? Yayıncılar mahkemeden şunları talep ediyor: Davanın toplu dava olarak kabul edilmesi, Büyük bir maddi tazminat ödenmesi, İzinsiz kopyalamanın derhal durdurulması, Gemini'nin eğitiminde kullanılan materyallerin listelenmesi ve izinsiz kopyaların imha edilmesi. Google ise henüz konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmadı. Bu tarihi davanın sonucu, yapay zekanın geleceğini ve insan yaratıcılığının değerini yeniden şekillendirecek. Kaynak: G
  8. Venezuela uyruklu bir adam, bir ICE memurunu öldürmeye teşebbüs etmekle suçlandı. Ardından, olaya tanık olan birinin çektiği video ortaya çıktı. Geçen yaz Nebraska'da federal memurlar tarafından tutuklanmasından kısa bir süre sonra, hükümet yetkilileri Venezuelalı kurye Gabriel Hurtado-Cariaco'yu "suçlu ve yasa dışı göçmen" ve "bilinen bir Tren de Aragua teröristi" gibi kışkırtıcı ifadelerle yaftaladı; hatta bir ajanın başını yere çarptığını ve onu boğmaya çalıştığını öne sürdü. Ancak bazı haber kuruluşları tarafından aktarılan bu olay örgüsü, görgü tanıklarının çektiği videoların, göçmeni kötü adam, memurları ise mağdur olarak gösteren anlatılarla çelişmesiyle birlikte sarsılmaya başladı. Dönemin Başsavcı Yardımcısı Todd Blanche, Haziran 2025'te Adalet Bakanlığı adına yaptığı açıklamada Hurtado-Cariaco'yu "acımasız bir Tren de Aragua çete üyesi" olarak nitelendirdi. Blanche, "Toplumumuza hizmet edenlere yönelik teröristlerin şiddet içeren saldırıları, hızlı ve kararlı bir adaletle karşılık bulacaktır," dedi. Dönemin Başsavcısı Pamela Bondi de konuya dahil olarak cinayete teşebbüs suçlaması getirildiğini duyurdu. Hurtado-Cariaco'nun kamu avukatına göre bu dava, video kayıtlarının veya diğer kanıtların, hükümetin göçmenlik uygulamalarına dair anlatılarını büyük ölçüde çürüttüğü bir başka örnek teşkil ediyor. Federal Kamu Avukatı Richard McWilliams, İç Güvenlik Bakanlığı'na (DHS) bağlı birimlerin sunduğu anlatıların kanıtlarla çeliştiği veya video görüntüleriyle boşa düştüğü son dönemdeki göçmen tutuklamalarına atıfta bulunarak CNN'e, "Bana kalırsa bu kesinlikle bir örüntü," dedi. Müvekkilinin tutuklanmasıyla ilgili olarak McWilliams, "Eğer kimse kaydetmeseydi, şu an mahkemeye çıkıyor olacaktık," diyerek, anlatıların kolayca manipüle edilebildiği ve yüksek risk taşıyan davalarda bu tür kayıtların ne denli hayati olabileceğini vurguladı. Anlatı 'dünyanın öbür ucuna' ulaştı Mahkeme belgelerine göre, Venezuela ordusundan firar ettikten sonra 2024 yılında şartlı tahliye ile ABD'ye kabul edilen bir sığınmacı olan Hurtado-Cariaco hakkında geçen yaz cinayete teşebbüs ve diğer suçlamalarla iddianame hazırlandı. McWilliams tarafından sunulan ve hüküm öncesi sürece dair bilgileri içeren bir mahkeme dosyasına göre, şahsın yakalandığı gün hazırlanan ilk şikayet dilekçesinde, Hurtado-Cariaco'nun tutuklanmaya zorla direndiği iddia ediliyordu. Bir gün sonra sunulan ve içeriği değiştirilmiş şikayet dilekçesinde ise, İç Güvenlik Soruşturmaları biriminden özel bir ajan, sanığın kendisini memurun üzerine "şiddetli bir şekilde attığını" ve memurun başının "sertçe yere çarpmasına" neden olduğunu yazdı. Dilekçede ayrıca, sanığın daha sonra memuru "boğazından kavrayarak kilitlediği" ve "olay yerinden öylece kaçmak yerine" onu boğmaya devam ettiği belirtildi. Kendinden önceki diğer vakalarda olduğu gibi, Hurtado-Cariaco için de bir duruşma süreci yaşanmayacaktı. Sanık, bir anlaşma (plea bargain) yoluna giderek ceza tayini konusunda mahkemenin merhametine sığındı. Avukatının ve mahkeme kayıtlarının belirttiğine göre, suçunu kabul etmeden önce herhangi bir sabıka kaydı bulunmuyordu. Onun davasındaki fark şuydu: cep telefonuyla çekilmiş videolar. McWilliams, ceza tayini öncesi sunulan belgelerde, HSI ajanlarının videoları tutuklamadan haftalar sonra, Temmuz ayı ortasında sosyal medya aracılığıyla gördüğünü belirtti. Sözcü Amy Donato'nun CNN'e gönderdiği e-postaya göre, Nebraska ABD Başsavcılığı'nın elinde ilk suçlamalar yöneltildiği sırada bu videolar bulunmuyordu. Donato, bir federal ajanın videoları iddianame hazırlandıktan sonra temin edip federal savcılara teslim ettiğini ifade etti. Donato, "Videoları incelediğimizde... suçlamalar uygun bir şekilde 'saldırı' suçuna düşürüldü," dedi. Videoların ortaya çıkmasından dört ay sonra, Kasım ayında, federal savcılar "cinayete teşebbüs" suçlamasını, McWilliams'ın "aynı derecede olağanüstü" olarak nitelendirdiği "bir terör örgütüne maddi destek sağlama" suçlamasıyla değiştirdi. Hurtado-Cariaco, Tren de Aragua ile herhangi bir bağlantısı olduğunu reddetti. Terör suçlaması, en fazla 20 yıl hapis cezasını gerektiriyor. ABD, Şubat 2025'te Tren de Aragua'yı resmen yabancı bir terör örgütü olarak ilan etmişti. 2 Temmuz'da, bir federal görevlinin bedensel yaralanmasına yol açacak şekilde tutuklamaya zorla direnme suçunu (ağır suç kapsamında) kabul etmesinin ardından, Hurtado-Cariaco 14 ay hapis cezasına çarptırıldı; yargıç, ceza süresinden halihazırda yattığı sürenin düşülmesini tavsiye etti. Yine de, akıbeti üzerindeki belirsizlik sürüyor. McWilliams, hüküm açıklanmadan önce mahkemeye sunulan bir dilekçede, "Gabriel'e bundan sonra ne olacağını kimse bilmiyor," diye yazdı. McWilliams'ın CNN'e verdiği bilgiye göre, müvekkili hakkında, Cezaevleri Bürosu'ndan kendisini doğrudan Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) biriminin gözetimine devretmesini talep eden bir göçmenlik gözaltı emri bulunuyor. McWilliams dilekçesinde, "Henüz bir hakimin karşısına bile çıkmadan; 'suçlu ve yasa dışı bir yabancı', bir hapishane çetesi üyesi, bir terörist ve şiddet yanlısı bir katil olarak yaftalandı. Dünyanın en güçlü hükümeti tarafından yayılan bu mesaj, dünyanın öbür ucuna kadar ulaştı" ifadelerini kullandı; mesajın Venezuela'daki Hurtado-Cariaco'nun annesine kadar ulaştığına dikkat çekti. İki video kaydı, resmi anlatıyı sarsıyor Avukatının beyanına göre, Hurtado-Cariaco tutuklandığı gün aracıyla tescil işlemlerini yaptırmaya gidiyordu. Aşağıda yer alan bilgiler, İç Güvenlik Bakanlığı'nın (DHS) soruşturma birimi olan İç Güvenlik Soruşturmaları (HSI) tarafından sunulan ve üzerinde değişiklik yapılmış olan ceza şikayet dilekçesine dayanarak, Hurtado-Cariaco'nun tutuklanmasına giden olayların bir özetini sunmaktadır. FBI ve İç Güvenlik Soruşturmaları (HSI) biriminden maskeli iki ajan, Omaha'nın bir banliyösü olan Bellevue'deki evinin yakınlarında Hurtado-Cariaco'yu aracıyla seyir halindeyken durdurdu. Ajanların elinde, Hurtado-Cariaco'nun tutuklanmasına yönelik göçmenlik yasalarıyla ilgili bir emir bulunuyordu. Şikayet dilekçesinde belirtildiğine göre, Hurtado-Cariaco aracından indiğinde başlangıçta emirlere uyuyor gibi görünüyordu; ancak daha sonra şiddetli bir şekilde direniş gösterdi; kadın HSI ajanını "çekiştirip iterek ve onunla boğuşarak" kendini ajanın üzerine attı ve ajanın başının yere çarpmasına neden oldu. Şikayet dilekçesinde, ajanların onu kontrol altına almakta zorlandığı ve ikili yere düştüğünde Hurtado-Cariaco'nun HSI ajanını boğazından yakalayıp sıktığı (boğazlama hareketi yaptığı) belirtildi. Dilekçeye göre, FBI ajanı Hurtado-Cariaco'yu boğazından yakaladığında, şahıs kadın memuru boğmayı bıraktı ancak "boğuşmaya ve direnmeye" devam etti; ardından kurtulup yaya olarak kaçtı. Daha sonra dairesinde olaysız bir şekilde tutuklanan Hurtado-Cariaco'nun müdahale ettiği HSI ajanı ise hastaneye kaldırıldı; dilekçede ajanın "olası dirsek kırığı ve beyin sarsıntısı endişesi ile boğazlama eylemi sonrasında hayati değerlerinin kontrol edilmesi amacıyla" hastaneye yatırıldığı ifade edildi. Ancak, olaya dair cep telefonuyla çekilen videolar, DHS'nin (İç Güvenlik Bakanlığı) sunduğu resmi açıklamayı boşa çıkardı. Görüntüler, olay sırasında arabasında bulunan 20 yaşındaki Nathan Aragon ve olayı evinin penceresinden izleyen babası 60 yaşındaki Victor Aragon tarafından kaydedildi. Hurtado-Cariaco'nun ceza duruşmasında Nathan Aragon, arbede başladıktan yaklaşık beş saniye sonra telefonuyla kayda girmeye başladığı yönünde ifade verdi. Videoda, HSI ajanının Hurtado-Cariaco'yu kısa bir süreliğine boynundan kavrayıp sıktığı (boğazını sıktığı), ardından şahsın direnip ayağa kalkmaya çalışması üzerine ona yumruk attığı görülüyor. Kısa bir süre sonra, ajanlar hala onu tutarken Hurtado-Cariaco ayağa kalkıyor. 47 saniyelik videoya göre, üçü yere düştüğünde erkek ajan Hurtado-Cariaco'nun üzerine çıkıp boğazını sıkıyor; video, ajanların şahsın kollarını arkadan bağlamaya çalışmasıyla sona eriyor. Victor Aragon'un 1 dakika 48 saniyelik videosunda, Hurtado-Cariaco ve ajanların bir pencereden görüldüğü kadarıyla yerde boğuştuğu görülüyor. Yaklaşık 40 saniye sonra Hurtado-Cariaco tişörtünden sıyrılarak kurtuluyor ve üstü çıplak halde kısa bir mesafe koşuyor. HSI ajanının peşinden koştuğu ve pantolonunun bel kısmından yakaladığı, ardından sert bir şekilde yere düştüğü görülüyor. Hurtado-Cariaco sokağın aşağısına doğru koştuktan sonra ajanlar araçlarına geri dönüyor. Victor Aragon, ceza duruşmasında verdiği ifadede, HSI ajanının daha sonra başka bir memurla birlikte olay yerine geri döndüğünü belirtti. McWilliams, ajan hakkında, "Herhangi bir sıkıntı, fiziksel bir sıkıntı içinde görünüyor muydu?" diye sordu. Victor Aragon, "Hayır," dedi. "Gayet rahat hareket ediyordu. Yaralandığına veya canının yandığına dair hiçbir belirti göstermiyordu... Yürüdüğünü ve normal bir şekilde hareket ettiğini gördüm," diye ekledi. 'Buradaki videolar görmezden gelinemez' Omaha'daki ceza duruşmasında, eski Başkan Barack Obama tarafından atanan ABD Bölge Mahkemesi Başyargıcı Robert Rossiter, Hurtado-Cariaco'nun kendisine yöneltilen ağır suçlamadan (sanığın yakalanmaktan kurtulmaya çalışıp kaçması, federal memurlarla boğuşması ve bunlardan birini yaralaması) suçlu olduğundan "hiçbir şüphesi" bulunmadığını ifade etti. Yargıç, verilen cezanın "sıra dışı" olduğunu belirtti ve 18 Haziran 2025 tarihindeki tutuklamaya ilişkin hükümetin sürekli değişen açıklamaları konusunda sözünü sakınmadı. DHS'nin (İç Güvenlik Bakanlığı) resmi raporlarını "abartılı" bularak bir kenara iten yargıç, "Burada yaşanan durum, en kötü ihtimalle – 'yalan' kelimesini kullanmayacağım – bir yanlış beyan; en iyi ihtimalle ise (raporlamada) tam bir ihmalkârlıktı," dedi. Yargıç, "Bunlar hiçbir iddiayla örtüşmüyor. Sanığın, mağdur memurlara boyun kilidi uyguladığına dair iddia, hiçbir kanıtla doğrulanmıyor," ifadelerini kullandı. "ABD Başsavcısı'na ve diğerlerine sunulan bu iddialar ve beyanlar, her şeyden önce cinayete teşebbüs gibi çok daha ağır suçlamalara yol açtı... ve bu noktaya gelmek için videoların ortaya çıkması gerekmemeliydi." "Gerçeklerin 'yanlış yansıtılması' – ya da buna 'özensizlik' demek isterseniz – kabul edilemez bir durumdur," diye ekledi. "Ancak buradaki videoları da görmezden gelemezsiniz." Rossiter, “Bu sanığın bir çeteyle bağlantısı olup olmadığı konusunda bir görüş belirtmiyorum; ancak ona terörist veya cinayete teşebbüs etmiş biri olarak atıfta bulunulması ya da kurbanlara boğaz sıkma hareketi uyguladığının iddia edilmesi, kanıtlarla desteklenmiyor ve bu durum endişe verici,” dedi. Rossiter, videolarda görülen tek boğaz sıkma eyleminin bizzat federal memurlar tarafından gerçekleştirildiğini belirtti. Resmi raporların güvenilirliğine dair endişelerini dile getirirken, “Kolluk kuvvetlerine güvenebilmeliyiz,” diye ekledi. ‘Ayrıntılı, kesin ve şüpheye yer bırakmayan bir hikâye uydurmak’ İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) ve Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE), Hurtado-Cariaco’nun davasının ele alınış biçimi veya federal yargıç ile kamu savunma avukatının yaptığı açıklamalar hakkındaki sorulara doğrudan yanıt vermedi. Bir e-postada, DHS sözcüsü, Hurtado-Cariaco’nun geçen yaz tutuklanmasının hemen ardından yapılan resmi açıklamaları yineleyerek; onu, “ICE ajanını yere fırlatan, başını kaldırıma çarpan, vücut zırhını söküp atan ve defalarca fiziksel şiddet uygulayan” bilinen bir çete üyesi ve terörist olarak nitelendirdi. Savunma avukatı McWilliams, CNN’e verdiği demeçte, yaşanan olayla ilgili gerilimin tırmanma hızı ve boyutunun endişe verici olduğunu söyledi. Başlangıçta gerçeklere nispeten yakın olan bir şikâyet dilekçesi hızla çok daha kışkırtıcı bir metne dönüştürülmüş; günler içinde de olay, DHS ve Adalet Bakanlığı’ndaki (DOJ) üst düzey yetkililer tarafından giderek abartılan anlatılarla büyütülmüştü. Federal kamu savunma avukatı, hüküm duruşmasında, “Yaşananları, onun hakkında yalan söyledikleri gerçeği dışında başka bir şekilde tanımlamanın bir yolunu göremiyorum,” dedi. “Tutuklama ile değiştirilmiş şikâyet dilekçesinin hazırlanması arasındaki bir noktada, birileri bu tutuklama hakkında ayrıntılı, kesin ve şüpheye yer bırakmayan bir hikâye uydurma kararı aldı; nokta,” diye ekledi. Hüküm duruşması sırasında, ABD Savcı Yardımcısı Don Kleine, ajanların olay hakkında yalan söylediği yönündeki McWilliams’ın iddiasına katılmadığını belirtti. Kleine mahkemeye, “Bu, anlık bir tepkiyle gelişen bir durumdu ve yaşananların yanlış algılanması söz konusuydu,” dedi. McWilliams ise görüşünde ısrarcıydı. Davadaki yeminli ifade, olaya bizzat tanık olmayan HSI Özel Ajanı Craig Allrich tarafından hazırlanmıştı. Mahkemeye verdiği ifadede, isimleri kamuoyuna açıklanmayan görevlilerin, "üzerlerinde vücut kamerası kaydı bulunmaması ve çevrede olayı gören kimsenin olmaması" nedeniyle olayın anlatımını değiştirme konusunda "kendilerini rahat hissettiklerini" belirtti. "Bu sürecin güvenilirliği, insanların telefonlarını çıkarıp kayıt almasına bağlı olmamalı." Yargıç, "Raporu hazırlayan görevli olayı bizzat görmediyse, bunu rapor etmemeli. Eğer bilgiyi başkalarından alacaksa, o kişiler ona doğru bilgileri aktarmalı. Olayı abartmamalı; hele ki üstlerinin talimatıyla kesinlikle abartmamalı," dedi. Yakın tarihli vakalar, mercek altına alındıkça çöküyor Hurtado-Cariaco'nun yaşadığı olay, göçmenlik bürosu görevlileriyle yaşanan karşılaşmalara dair resmi anlatımların, sonradan yapılan incelemelerle çürütüldüğü daha geniş bir tablonun tipik bir örneği gibi görünüyor. Geçen yılın Ekim ayında, 30 yaşındaki ABD vatandaşı Marimar Martinez, Chicago'daki bir göçmenlik denetimi sırasında aracı ile Gümrük ve Sınır Muhafaza (CBP) birimine ait bir arazi aracının çarpışmasının ardından, bir CBP görevlisi tarafından defalarca vurulmasına rağmen hayatta kalmayı başardı. Hükümet yetkilileri Martinez'in görevlinin aracına defalarca çarptığını iddia etmiş ve DHS, görevlinin açtığı ateşi "savunma amaçlı ateş" olarak nitelendirmişti. Ancak, olayı gerçekleştiren memurun atışla ilgili övündüğü mesajlar ve video kayıtları da dahil olmak üzere diğer kanıtlar, Martinez'in anlatımını destekledi ve bir yargıcın hakkındaki federal suçlamaları düşürmesini sağladı. Bu yılın başlarında Minnesota'da, bir ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) memuru, evinin ön kapısından ateş ederek Julio Sosa-Celis'i bacağından vurdu. DHS'nin, Sosa-Celis ve kuzeni Alfredo A. Aljorna'nın görevliye kar küreği veya süpürge sapıyla saldırdığını ve bu nedenle görevlinin savunma amaçlı ateş açtığını öne sürmesi üzerine, bu iki kişi başlangıçta federal suçlamalarla karşı karşıya kalmıştı. Ancak bu anlatım, söz konusu kişilerin ve aile üyelerinin verdikleri röportajlarda ve 911'i aradıkları sırada canlı yayınladıkları videolarda paylaştıkları bilgilerle çelişiyordu. Savcılara göre, bir şehir kamerası tarafından kaydedilen görüntüler de görevlinin olayla ilgili anlatımını doğrulamadı. Mayıs ayında, ilgili ICE memuru hakkında dört ayrı "ikinci derece saldırı" ve bir "suçla ilgili yalan beyanda bulunma" suçlamasıyla dava açıldı. Ocak ayında ise, üç çocuk annesi 37 yaşındaki Renée Good, bir ICE memuru tarafından vurularak öldürüldü. Ayrıca, 37 yaşındaki yoğun bakım hemşiresi Alex Pretti, aynı ayın ilerleyen günlerinde iki DHS memuru tarafından vurularak öldürüldü. Her iki olayda da, videoların ve tanık ifadelerinin ortaya çıkmasıyla birlikte, hükümetin çatışmalara dair ilk açıklamaları sorgulanmaya başlandı. "Burası dünyanın en iyi ülkesi" HSI'ya göre ICE memurları, geçen yaz ajanlarla yaşanan tartışmadan önce Hurtado-Cariaco'yu Tren de Aragua'nın bir üyesi veya yakın bir bağlantısı olarak tespit etmişti. Şahsın bu çeteyle olan bağlantısı iddiası, kısmen ön kolundaki "her şeyi gören göz" figürünü de içeren belirgin bir saat dövmesine dayanıyordu. McWilliams, dövmedeki tarihin —30 Nisan 2018— müvekkilinin oğlunun doğum tarihini temsil ettiğini belirtti. Dövmede, tarihin üzerinde bir erkek ve bir çocuğun silüeti yer alıyor. Avukat, hükümetin Tren de Aragua üyelerini tanımlama biçiminin "McCarthyciliği entelektüel ve rasyonel gösterdiğini" söyledi. Hüküm duruşmasında Hurtado-Cariaco, "bizzat nefret ettiği ve tiksindiği" bir terör örgütüne üye olmakla suçlandığını ifade etti. Hurtado-Cariaco, Haziran 2023'te sığınma başvurusunda bulundu ve bir yıl sonra şartlı tahliye ile ABD'ye kabul edildi. Çalışma izni sayesinde bir Walmart mağazasında ve son olarak yemek kuryesi olarak işlerde çalıştı. McWilliams, müvekkilinin hüküm duruşmasında, "Bu mahkemeye gelen ve ABD hükümeti ile medya tarafından Gabriel Hurtado-Cariaco kadar kötülenen pek fazla insan olduğunu sanmıyorum," dedi. "O, Maduro rejimi tarafından ayak tırnakları sökülen; açlık çeken yurttaşlarına karşı durmayı reddeden, işkence görmüş bir muhalifti." Hurtado-Cariaco, 2023 yılında göçmenlik yetkilileriyle yapılan "inandırıcı korku" (sığınma gerekçesi) görüşmesinde, Maduro hükümetine karşı olduğu için 2018'de Venezuela ordusundan firar ettiğini söyledi. "Ordudaysanız hükümetin yanında olmak zorundasınız ve ifade özgürlüğünüz olmuyor," dedi. Görüşmede, "Yozlaşmış hükümeti desteklemedim. Tüm para onların cebine gidiyor ve insanlar aç kalıyor," ifadelerini kullandı. "İnsanlar çok çalışıyor ama askerler çok az pay alıyor; üstelik aç insanların yaptığı yürüyüşleri engellemek için sokaklara sürülüyorlar. Ordu sizi hükümeti desteklemeye zorluyor, bense bunu yapmıyorum." Amerika'nın kuruluşunun 250. yıl dönümü kutlamalarından birkaç gün önceki hüküm duruşmasında Hurtado-Cariaco kendisini "iyi bir evlat, iyi bir baba, iyi bir kardeş ve iyi bir dost" olarak tanımladı. Venezuela'da "siyasi görüşleri ve bir diktatörlüğe karşı duruşu nedeniyle zulüm ve işkence gördükten" sonra, kendisini "bu özgürler ülkesine" kabul ettiği için Amerika Birleşik Devletleri'ne teşekkür etti. Şöyle ekledi: "Hâlâ, buranın dünyanın en iyi ülkesi olduğuna yürekten inanıyorum... Tanrı'ya, bu ülkeye ve mensubu olduğum topluma hizmet etmeye olan inancımı sürdüreceğim." Hurtado-Cariaco'ya ceza verilmesinden iki hafta sonra McWilliams, ICE'ın müvekkilini 10 Temmuz'da gözaltına aldığını belirtti. Kendisinin 29 Temmuz'da bir göçmenlik yargıcının huzuruna çıkması planlanıyor. Kaynak: CNN
  9. Hunter Biden: “Zohran Mamdani’ye bakıyorum ve ‘İşte bir lider’ diyorum. Sözler verdi ve biliyor musunuz ne yaptı? O sözleri tuttu. Kiraları düşürüyor, kooperatif marketler ve okul öncesi eğitim merkezleri kuruyor. İnsanların önemsediği tek şey de bunlar. Gerçekten ama gerçekten çok başarılı.”
  10. Direksiyon Başındakiler Bile Bilmiyor: Tesla’nızın Hayat Kurtaran 8 Gizli Gücü! Dünya genelinde elektrikli araç rekabeti kızışsa da Tesla, pazarın mutlak hakimi olmaya devam ediyor. Sürücülerin Tesla’yı tercih etmesindeki en büyük etken, şüphesiz başka hiçbir otomobilde bulunmayan yenilikçi teknolojileri. Ancak Tesla, bu özelliklerin bazılarını karmaşık menülerin arkasına saklamayı veya sessiz sedasız güncellemelerle sisteme dahil etmeyi çok seviyor. İster kıdemli bir Tesla sürücüsü olun ister direksiyona yeni geçmiş bir çaylak; işte sürüş deneyiminizi tamamen değiştirecek, muhtemelen varlığından bile haberdar olmadığınız 8 gizli Tesla özelliği: 1. Joe Modu (Joe Mode): Arka Koltuktaki Bebekler Uyanmasın! Uzun bir yolculuktasınız ve arkada çocuklarınız veya yorgun yolcularınız uyuyor. Tesla’nın navigasyon ve uyarı seslerinin onları uyandırmasını istemiyorsanız çözüm bu modda. Twitter'dan gelen bir kullanıcı önerisiyle geliştirilen Joe Modu, hayati olmayan tüm bildirim seslerini %50 oranında kısıyor. Kritik güvenlik uyarıları ise her ihtimale karşı tam ses seviyesinde kalıyor. Nasıl Açılır?: Ayarlar > Güvenlik ve Emniyet (Safety & Security) menüsünün en altına inerek modu aktif hale getirebilirsiniz. 2. Köpek Modu (Dog Mode): Patili Dostlarınız Güvende Köpeğinizi kısa süreliğine araçta bırakıp markete mi girmeniz gerekti? Sıcak havalarda bu durumun ne kadar tehlikeli olduğunu herkes bilir. Köpek Modu devreye girdiğinde, araç kabini evcil hayvanınız için ideal sıcaklıkta tutulur. En önemlisi de büyük ekranda yoldan geçenlere hitaben, "Sahibim birazdan dönecek, klima açık ve içerisi 21°C" gibi bir bilgilendirme mesajı yayınlanır. Böylece iyi niyetli hayvanseverlerin köpeğinizi kurtarmak için camınızı kırmasını engellemiş olursunuz. 3. Görünmez Şahit: Dahili Araç Kamerası (Dashcam) Sonradan takılan, camda kötü duran ve çakmaklığı işgal eden araç kameralarını unutun. Tesla, halihazırda çevre kameralarını birer güvenlik kamerası olarak kullanmanıza izin veriyor. 2020 yılından sonra üretilen Tesla'ların torpido gözünde halihazırda biçimlendirilmiş bir USB sürücüsü bulunur. Eğer yoksa, kendi USB'nizi takıp Kontroller > Güvenlik > USB Sürücüsünü Biçimlendir adımlarını takip edebilirsiniz. Kayıt tetiklemek için harika seçenekleriniz var: Otomatik (Auto): Bir çarpışma anında görüntüyü kendisi kaydeder. Manuel: Ekrandaki kamera simgesine dokunduğunuz an geçmişe dönük 10 dakikayı hafızaya alır. Korna Çalınca (On Honk): Trafikte tehlikeli bir durumla karşılaşıp kornaya bastığınızda, korna anından önceki 10 dakikalık kaydı güvenceye alır. 4. Uzaktan Hız Sınırı Modu: Direksiyonu Başkasına Güvenle Emanet Edin Tesla'nın muazzam ivmelenmesi ve gücü, deneyimsiz sürücüler veya genç aile üyeleri için tehlikeli olabilir. Aracınızı birine ödünç verdiğinizde içinizin rahat etmesi için hız limiti koyabilirsiniz. Kontroller > Güvenlik > Hız Sınırı Modu yolunu izleyerek 80 km/s ile 193 km/s arasında bir sınır belirleyebilirsiniz. Bu mod açıldığında: Araç otomatik olarak "Chill" (Sakin) ivmelenme moduna geçer; yani ani hızlanmalar engellenir. Sürücü limiti zorladığında telefonunuza anlık bildirim gelir. Modu uzaktan kapatıp açmak için 4 haneli bir PIN kodu belirleyebilirsiniz. 5. Araç Yıkama Modu (Car Wash Mode): Tünel Yıkamalarda Fiyaskoları Önleyin Tesla'nızı otomatik araç yıkama tüneline soktuğunuzda sensörlerin çıldırmasını veya fırçaların sileceklere zarar vermesini istemiyorsanız bu modu mutlaka kullanmalısınız. Kontroller > Servis > Araç Yıkama Modu adımlarını takip ederek bu özelliği açabilirsiniz. Bu mod aktifken araç şunları yapar: Silecekleri ve şarj portu kilidini devre dışı bırakır. Park sensörlerini ve otomatik kapı kilitlemeyi kapatır. Tünelde ilerlemek için fren pedalına basıp ekrandan "Serbest Yuvarlanmayı Etkinleştir" (Enable Free Roll) seçeneğini seçerek aracın boşa (N) geçmesini sağlayabilirsiniz. Not: Araç hızı 14 km/s üzerine çıktığında mod otomatik olarak kapanır. 6. Bagaj Açılma Yüksekliği Ayarı: Tavanlara Çarpmaya Son! Özellikle Model X ve Model Y gibi yüksek SUV modellerinde, alçak tavanlı garajlarda bagaj kapağını açmak tam bir kabustur. Otomatik engelden kaçma sensörleri her zaman kusursuz çalışmayabilir ve garaj kapısına çarpan bagajlar can sıkıcı çiziklere yol açabilir. Bagajın maksimum açılma sınırını kendiniz çizebilirsiniz: Bagajı açın ve elinizle ideal yüksekliğe kadar (aşağı veya yukarı) manuel olarak ayarlayın. Bagaj kapağının altındaki kapatma düğmesine 3 saniye boyunca basılı tutun. Bir onay sesi duyacaksınız. Artık bagajınız her seferinde tam da ayarladığınız o güvenli noktada duracaktır. 7. Vale Modu (Valet Mode): Torpido Gözünüz ve Kişisel Verileriniz Kilit Altında Aracınızı bir otel veya restoran valesine teslim ederken sadece hızını sınırlamak yetmez; kişisel verilerinizi de korumanız gerekir. Vale Modu aktif edildiğinde Tesla'nız adeta bir "misafir profiline" bürünür. Neler Olur?: Torpido gözü ve ön bagaj (frunk) kilitlenir. Ekranda ev adresiniz, kayıtlı konumlarınız ve navigasyon geçmişiniz gizlenir. Aracın gücü ve maksimum hızı ciddi oranda kısıtlanır. Nasıl Açılır?: Ekranın üst kısmındaki profil adınıza dokunup direkt Vale Modu seçeneğini işaretleyerek 4 haneli bir PIN koduyla kilitleyebilirsiniz. 8. Kamp Modu (Camp Mode): Altınızda Tekerlekli Bir Otel Odası Tesla’nızla doğada gecelemek veya araç içinde uzun süre vakit geçirmek istediğinizde, sistemi açık tutmak için direksiyona dokunup durmanıza gerek yok. Kamp Modu, araç park halindeyken kabini adeta yaşanabilir bir odaya dönüştürür. Neler Olur?: Araç kilitli olsa bile havalandırma, klima ve optimum kabin sıcaklığı saatlerce korunur. Dokunmatik ekran ve USB portları açık kalır; böylece müzik dinleyebilir, film izleyebilir veya cihazlarınızı şarj edebilirsiniz. Kritik Detay: Tıpkı Köpek Modu gibi, bu mod da batarya seviyeniz %20'nin altına düşene kadar çalışmaya devam eder. Kaynak: G
  11. 22 golle FIFA Dünya Kupası tarihindeki tüm zamanların en çok gol atan oyuncusu oluyor.
  12. Dün

  13. Filenin Sultanları, Milletler Ligi final etabı için Macao’ya (Çin) ulaştı.
  14. Bugün Filenin Efeleri Çok kötü oynadı. Slovenya'ya alacağı bir maçı 3-1 kaybetti. Filenin Efeleri, Slovenya'ya 3-1 Mağlup Oldu A Milli Erkek Voleybol Takımımız, 2026 FIVB Voleybol Milletler Ligi’nin üçüncü haftasının üçüncü maçında Slovenya'ya 3-1 mağlup oldu. Millilerimiz, Belgrad etabının dördüncü ve son maçında 19 Temmuz Pazar günü saat 14.00’da İran ile karşı karşıya gelecek. Mücadele, TRT Spor ve S Sport ekranlarından canlı yayınlanacak. TÜRKİYE-SLOVENYA: 1-3 SALON: Belgrad Arena HAKEMLER: Catherine-Marie Boulanger (Belçika), Dominga Lot (İtalya) TÜRKİYE: Efe, Ahmet, Murat, Gökçen, Bedirhan, Adis, Berkay (L) (Kaan, Mirza, Ahmet Samet) SLOVENYA: Palininsic, Bracko, Krzic, Mujanovic, Urnaut, Stalekar, Okroglic (L) (Marovt, Najdic, Sen, J.Krzic) SETLER: 22-25, 25-20, 21-25, 23-25 SÜRE: 129 dakika
  15. Dünya Üçüncüsü İngiltere. 60 yıl sonra Dünya Kupasında Madalya kazanıyor İngiltere: 6 - Fransa: 4 Bellingham 6-4 (İngiltere) Mbappe 4-3 (İngiltere) 4-2 İngiltere 3-0 İngiltere 2-0 İngiltere 1-0 İngiltere
  16. KANADA VNL'DEN DÜŞTÜ Kanada Erkek Voleybol Milli Takımı, Voleybol Milletler Ligi (VNL) genel sıralamasını son sırada tamamlamasının ardından resmen küme düştü. Kanada, turnuvanın ilk kez düzenlendiği 2018 yılından bu yana VNL'de mücadele ediyordu. Takım, en iyi performansını 2024 yılında sergileyerek tarihinde ilk kez VNL Finalleri'ne kalmış ve turnuvayı 6. sırada tamamlamıştı. Hayal kırıklığı yaratan bu sonuca rağmen Kanada'nın bu sezon küme düşmekten kurtulmak için pek çok fırsatı vardı. Takım, beş sete uzayan yedi maç oynadı ve bunların hepsini kıl payı kaybetti; üstelik bu mağlubiyetlerin üçü, 2-0 öne geçilen maçların dramatik bir şekilde kaybedilmesiyle (rakibin geri dönüşüyle) gerçekleşti. Kıyasıya mücadelelere sahne olan bir sezon, nihayetinde küme düşmeyle noktalandı; zira en küçük farklar en büyük belirleyici oldu.
  17. Dedikoduya göre (Uzun süredir bu konuda yazıyorum. Tam zamanı): SON DAKİKA: Marcello Abbondanza Fenerbahçe Medicana'dan ayrılıyor. Kulüp yeni teknik direktör atamaya hazırlanırken, çeşitli teknik direktör adaylarıyla görüşmeler çoktan başladı.
  18. Deniz biyologları yüzen çöpler buluyor ve bunların sadece çöp olmadığını fark ediyor.
  19. Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Çin hakkındaki görüşleri: Şunu açıkça ifade edeyim: Çin karşıtı değilim. Ancak hem kendi ekonomilerimizde hem de Avrupa genelinde, Çin ile olan ticaret açığımızın her geçen yıl büyüdüğünü görüyoruz. Bu durum, Avrupa'da her yıl on binlerce istihdamın kaybedilmesi anlamına geliyor. Çin aynı zamanda inovasyon alanında küresel bir lider haline gelmiş bir ülke. Fakat kendi ülkelerimizde teknolojik kalkınma istiyorsak, sadece Çin ürünlerini ithal etmekle yetinemeyiz; teknoloji transferine ihtiyacımız var. Kimya, otomotiv ve şu anda baskı altında olan diğer pek çok sektörde yatırıma ve iş birliğine ihtiyacımız bulunuyor. Çin, kendi endüstrilerini, bizim Avrupa'da yapabildiğimizin ortalama sekiz katı düzeyinde destekliyor. Bunlar, yeniden dengelenmesi gereken rekabet kurallarıdır.
  20. Gianni Infantino: “FIFA resmen mutluluk sağlayıcısıdır” Trump: “Tabii takımı (Arjantin) kaybetmezse” Trump’ın canlı yayında Infantino’nun yüzüne karşı onu yolsuzlukla suçlaması inanılmaz bir olay.
  21. Sırbistan Etabı’nda üçüncü maçımıza çıkıyoruz! Filenin Efeleri, üçüncü maçında Slovenya ile karşılaşıyor! Slovenya 17.30 TRT Spor | S Sport
  22. Bugün Alessia Orro'nun doğum günü! Mutlu yıllar Alessia!
  23. Google'ın Yapay Zekası Gemini'ye MURAD EASA Radar'ı sordum işte cevabı: ASELSAN tarafından geliştirilen MURAD AESA (Aktif Elektronik Taramalı Dizi) Burun Radarı, Türkiye için teknolojik açıdan çok büyük ve önemli bir başarıdır. Ancak gerçek yetenekleri, vatansever pazarlama söylemlerinden ("oyun değiştirici") ayırmak için teknolojinin kendisine rasyonel bir şekilde bakmak gerekir. Kısa cevap: MURAD, Türkiye’yi dünyada AESA teknolojisi üretebilen çok özel ve sınırlı sayıdaki ülkeler kulübüne sokan, son derece gelişmiş ve modern bir radardır. Bununla birlikte, radarın tüm filoya entegre edilip, seri üretimi yapılıp çatışma ortamlarında rüştünü ispatlamasına kadar geçen süreçte "oyun değiştirici" ifadesini kullanmak şu an için bir miktar pazarlama abartısı (hiperbol) barındırmaktadır. Aşağıda, bu radarın neden gerçekten etkileyici olduğunu ve abartının nerede başladığını gösteren dengeli bir analiz bulabilirsiniz. MURAD Neden Gerçekten İyi Bir Radar? AESA teknolojisi, modern savaş uçakları için altın standarttır. Eski nesil F-16'larda bulunan mekanik taramalı radarlarla kıyaslandığında MURAD, çok ciddi avantajlar sunar: Galyum Nitrat (GaN) Teknolojisi: ASELSAN, radarın alma/gönderme (T/R) modüllerinde en son teknoloji olan GaN yarı iletkenlerini kullanıyor. GaN teknolojisi, radarın çok daha yüksek güç seviyelerinde çalışmasını sağlayarak, erken nesil AESA radarlarında kullanılan Galyum Arsenür (GaAs) sistemlerine kıyasla daha uzun menzil, daha iyi termal verimlilik ve üstün bir elektronik harp (karıştırmaya karşı direnç) kabiliyeti sunar. Çoklu Görev Yeteneği: MURAD; aynı anda birden fazla hava hedefini takip edebilir, yüksek çözünürlüklü yer haritalaması yapabilir (SAR modu) ve düşman sinyallerini karıştırarak elektronik harp icra edebilir. Stratejik Bağımsızlık: Türkiye için en büyük "oyun değiştirici" unsur jeopolitiktir. F-35 programından çıkarılma ve çeşitli gizli/açık ambargolara maruz kalma sürecinde, yerli bir AESA radarı geliştirmek; F-16'ları (ÖZGÜR Projesi ile) modernize etmeyi ve KAAN, HÜRJET, AKINCI ile ANKA-3 gibi yerli platformları ABD veya Avrupa'dan ihracat izni beklemeden silahlandırmayı mümkün kılmaktadır. Pazarlama Söylemleri ile Gerçeklerin Ayrıştığı Noktalar (Abartı Kısımları) Donanım olarak son derece yetenekli olsa da, savunma sanayii pazarlamaları genellikle operasyonel zorlukları arka plana iter: 1. Yazılımın Olgunlaşması Yıllar Alır Bir radar, ancak onu çalıştıran yazılım kadar iyidir. Elektronik harp faaliyetlerini yönetirken, yer gürültüsünü filtreleyip aynı anda 20'den fazla hedefi takip etmek ve bunu bir füzenin güdüm sistemine entegre etmek inanılmaz derecede karmaşık algoritmalar gerektirir. ABD yapımı AN/APG-83 veya Avrupa yapımı Captor-E gibi sistemler, gerçek çatışmalardan ve tatbikatlardan elde edilen onlarca yıllık operasyonel verilerle optimize edilmiştir. MURAD, yazılım olgunluğu açısından henüz yolun başındadır. 2. Entegrasyon ve Sistem Darboğazları Güçlü bir radarı F-16 Blok 30 gibi eski bir jete entegre etmek; uçağın soğutma sistemlerinde ve elektrik güç üretiminde devasa revizyonlar gerektirir. Eğer uçak radara yeterli gücü sağlayamaz veya onu hızla soğutamazsa, radar reklamı yapılan maksimum menzil ve kapasitede çalışamaz. 3. Seri Üretim Ölçeği Bir AESA radarı prototipi tasarlamak ayrı, binlerce hatasız GaN modülünü yüksek verimlilik oranlarıyla seri üretmek tamamen ayrı bir meydan okumadır. ASELSAN için asıl test, bu sistemleri yüksek güvenilirlikle ve seri olarak üretip üretemeyeceğidir. Karşılaştırma Tablosu Özellik Eski Nesil Radarlar (Mekanik Taramalı) ASELSAN MURAD AESA Üst Düzey Batılı AESA (Örn: AN/APG-83) Hedef Takibi Sırayla, tek veya birkaç hedef Aynı anda onlarca hedef Üstün hassasiyetle aynı anda onlarca hedef Karıştırma Direnci Modern Elektronik Harbe karşı savunmasız Çok Yüksek (GaN tabanlı) Çok Yüksek ve Çatışmada Kanıtlanmış Güvenilirlik Hareketli parçalar arızaya meyilli Hareketli parça yok (Yüksek güvenilirlik) Hareketli parça yok (Yüksek güvenilirlik) Yazılım Olgunluğu Tamamen olgunlaşmış Gelişme / İlerleme aşamasında En üst düzeyde optimize edilmiş Sonuç İyi bir radar mı? Kesinlikle evet. En son GaN teknolojisini kullanan, Türkiye'ye elektronik harp ve durumsal farkındalıkta devasa bir sıçrama yaptıran bir sistemdir. "Oyun değiştirici" mi? Bu tamamen baktığınız perspektife bağlı. Uluslararası ölçekte, Amerikan, Fransız veya İsrail AESA radarlarının yaklaşık on yıldır yaptığı şeylerin ötesinde sıra dışı bir şey sunmuyor. Ancak Türk savunma sanayii açısından kesinlikle bir oyun değiştiricidir; çünkü dışa bağımlılığı kırarak yerli hava platformlarının kendi ayakları üzerinde durmasını sağlamaktadır. Kaynak: Gemini
  24. Marjorie Taylor Greene, Trump'ın yeniden gündeme getirdiği seçim hilesi iddiaları arasında 2024 seçimlerine kimin "hile karıştırdığını" sorguluyor: "Ne kadar da saçma" Eski Temsilciler Meclisi Üyesi Marjorie Taylor Greene (Cumhuriyetçi-Georgia), Başkan Donald Trump'ın seçimlerin "hileli ve çalınmış" olduğuna dair söylemlerini değerlendirerek, 2024 seçimlerine kimin "hile karıştırdığını" sorguladı. Greene, Geçmişteki Müdahale İddialarına Atıfta Bulunarak Hile Söylemini Dikkat Dağıtıcı Bir Unsur Olarak Niteledi Greene, X platformundaki yakın tarihli bir paylaşımında; 2016'da Rusya'nın ve 2020'de Çin'in müdahale ettiğine dair tartışmalı iddiaları hatırlatarak 2024 sonuçlarını sorguladı. Şu anda hile iddialarını öne süren yetkilileri eleştiren Greene; bu kişilerin daha önce Mike Lindell ve Sidney Powell tarafından ortaya atılan benzer 2020 iddialarını reddettiklerini, buna karşılık 6 Ocak olaylarına karışanların yargılanmasını desteklediklerini belirtti. Greene, "Trump destekçileri dışında tutuklanan oldu mu? Hayır," diye yazdı ve yeniden alevlenen hile tartışmalarını; İran ile yaşanan gerilim, açıklanmayan Jeffrey Epstein dosyaları ve yerine getirilmeyen seçim vaatleri gibi konulardan dikkati uzaklaştıran "büyük ve göz alıcı bir dikkat dağıtıcı unsur" olarak tanımladı. Greene, ayrı bir paylaşımında ise "maruz kaldığımız yabancı etkinin İsrail ve onların bağışçılarından kaynaklandığını" ifade ederek, Trump ve Cumhuriyetçilerin yabancı bir hükümet tarafından "kontrol edildiğini" öne sürdü. Tartışmayı Başlatan Unsur: Trump'ın Ana Haber Saatindeki Konuşması Greene'in paylaşımları, Trump'ın Perşembe günü ana haber saatinde yaptığı konuşmanın ardından geldi. Trump bu konuşmada, "çalınmış" olarak nitelendirdiği 2020 seçimlerinin arkasındaki güçlerin, 2026 ara seçimleri için hâlâ bir tehdit oluşturduğunu iddia etmişti. Trump, gizliliği yeni kaldırılan belgelere atıfta bulunurken "hileli", "yozlaşmış" ve "olayın üstünün örtülmesi" gibi ifadeler kullanmıştı. Ayrıca Trump, Çin'in 2020'den bu yana 220 milyon ABD'li seçmenin kaydını ele geçirdiğini ve Başkan Joe Biden lehine yasa dışı oy pusulaları oluşturmaya çalıştığını öne sürdü. Pekin yönetimi ise bu iddiayı "tamamen uydurma" ve "kötü niyetli bir iftira" olarak nitelendirerek reddetti. Bu yorumlar, daha geniş bir sürecin parçası niteliğinde. Trump, Ağustos 2025'te, 2020 seçimlerindeki hile iddialarını desteklemek amacıyla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Alaska'daki zirvenin ardından yaptığı açıklamalara atıfta bulunmuştu. Trump, Putin'in "Eğer siz kazansaydınız, savaş yaşanmazdı," dediğini belirtmişti. ABD Ulusal İstihbarat Konseyi'nin; CIA, FBI, DHS ve NSA ile koordinasyon içinde hazırladığı ve gizliliği kaldırılan Mart 2021 tarihli bir değerlendirme, Çin'in 2020 seçimlerinin sonucunu değiştirmeye yönelik herhangi bir müdahale girişiminde bulunmadığı sonucuna "yüksek güven" derecesiyle vardı. Kaynak: Benzinga

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.