Zıplanacak içerik
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bütün Eylemler

Bu akış otomatik olarak güncellenir

  1. Geçen saat
  2. tm_haberci şurada bir başlık gönderdi: Türkçe Haberler
    Venezula Devlet Başkanı Nicolas Maduro, eski bir otobüs şoförü ve sendikalarda yöneticilik de yapmış tecrübeli bir siyasetçi.Habere Gitmek için Tıklayın
  3. Bugün
  4. Maç Günü Vodafone Sultanlar Ligi 14. Hafta Aras Kargo 3 Ocak Cumartesi 16.00 Burhan Felek Vestel Voleybol Salonu TRT Spor Yıldız
  5. Aras Kargo mücadelesine hazırız!
  6. Fenerbahçe Medicana Erkek Voleybol Takımı Luka Marttila'yı kadrosuna kattı Fenerbahçe Medicana Erkek Voleybol Takımı, Finlandiyalı smaçör Luka Marttila’yı kadrosuna kattı. Kulüp binasında gerçekleştirilen imza töreninde Genel Sekreterimiz ve Voleybol Şubemizden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyemiz Orhan Demirel ile Voleybol Şube Direktörümüz Soner Erdoğmuş yer aldı. 2017-2018 sezonunda ülkesinin takımlarından Ginepro Masku ve Salon Viesti’nin alt yaş kategorilerinde görev alan Luka Marttila; sonrasında Murikat, Salon Viesti, Hurrikaani Loimaa, Vero Volley Monza, Montpellier Volley ve yeniden Vero Volley Monza formalarını terletti. U20 ve U21 yaş kategorilerinde ‘En iyi smaçör’ ve ‘En skorer oyuncu’ ödüllerinin sahibi olan Luka Marttila’ye 'Ailemize hoş geldin’ diyor, çubuklu forma ile sonsuz başarılar diliyoruz.
  7. Chris Silva Fenerbahçe Beko’da! Fenerbahçe Beko Erkek Basketbol Takımımız, son olarak AEK forması giyen Gabonlu pivot Chris Silva (1996 - 2.03 - P) ile 1+1 yıllık anlaşmaya varmıştır. Chris Silva kimdir? 19 Eylül 1996 yılında Libreville, Gabon’da dünyaya gelen Chris Silva, 15 yaşına geldiğinde Gabon Erkek Milli Takımı’nın formasını giyen babası tarafından eğitimi için Amerika’ya gönderildi. Amerika’daki basketbol hayatına Roselle Lisesi’nde başlayan Silva, son sınıfta eyalet şampiyonluğu kazanan takımın bir parçasıydı. Lisenin ardından South Carolina Gamecocks ile sözleşme imzaladı. 2017’de Final Four oynama başarısı gösteren Gamecocks’ta 37 maçın tamamında ilk beşte yer aldı. 2018 yılında Güneydoğu Konferansı’nda üç önemli başarı elde etti. Yılın Ortak Savunma Oyuncusu ödülünü kazanan Silva, Güneydoğu Konferansı’nda birinci takıma seçilirken yılın savunma takımında da yer aldı. Chris Silva, kolej kariyerinde blok, ribaund ve enerji katkısıyla dikkat çekti. 2019-20 sezonunda Miami Heat ile iki yönlü (two-way) kontrat imzalayan Gabonlu pivot, 2020 NBA Finalleri’nde Miami Heat forması ile Los Angeles Lakers’a karşı mücadele etti. Sırasıyla Miami Heat (2019-21), Sacramento Kings (2021), Iowa Wolves (2021), Minnesota Timberwolves (2021), Miami Heat (2021-22), Iowa Wolves (2022), College Park Skyhawks (2022-23), Dallas Mavericks (2023), College Park Skyhawks (2023-24), Piratas de Quebradillas (Porto Riko/2024), Mets de Guaynabo (Porto Riko/2024), Bnei Herzliya (İsrail/2024-25), AEK (2025). 2025 yazında Yunanistan ekiplerinden AEK ile sözleşme imzalayan Chris Silva, üç kez haftanın oyuncusu seçildi. 2025-26 sezonunda AEK formasıyla beş Basketbol Şampiyonlar Ligi maçına çıkan Gabonlu oyuncu, 14.8 sayı, 8.0 ribaund, 1.8 asist ve 21 verimlilik puanı ortalamaları tutturdu. Uluslararası turnuvalarda Gabon Milli Takımı’nın formasını giyen Chris Silva, FIBA AfroBasket Elemeleri’nde oynadığı üç maçta 25.0 sayı, 14.7 ribaund, 4.0 asist ve 29.3 verimlilik ortalamaları ile oynadı. Chris Silva, son olarak 2025-26 sezonunda Basketbol Şampiyonlar Ligi Grup Aşaması’nın en değerli oyuncusu seçildi. Yüksek enerjisi, ribaund sezgisi, pota altı savunması ve blok tehdidi ile oynadığı tüm takımlarda ön plana çıkan Chris Silva, Fenerbahçe Beko Erkek Basketbol Takımımızın başarısı için ter dökecek. Bu anlaşmanın Kulübümüze ve Chris Silva’ya hayırlı olmasını diliyor, oyuncumuzun Çubuklu formamız altında nice başarılar yaşamasını temenni ediyoruz.
  8. Otomatik oto yıkamalar hakkındaki gerçek: Arabanızın boyasına gizlice zarar veriyorlar mı? Elbette, temiz bir araba her zaman sahipleri için gurur kaynağı olmuştur ve bu, araçlarına gösterdikleri özeni ve dikkati yansıtır. Yine de, yoğun hayat temposunda, arabanın parlaklığını korumak tam zamanlı bir iş gibi görünebilir. Otomatik oto yıkamalar hızlı bir çözüm vaat ediyor; kirli bir aracı dakikalar içinde parlayan bir örneğe dönüştürüyorlar. Kolaylıkları inkar edilemez; yol kirinden, tuzdan ve kirden kaynaklanan günlük aşınma ve yıpranmaya karşı bir rahatlama sağlıyorlar. Otomatik Oto Yıkamanın Avantajları: Zaman tasarrufu: Arabanızı dakikalar içinde temizler, böylece diğer önemli işlerinizi yapabilirsiniz. Tutarlılık: Aracın dış yüzeyinde tekdüzelik sağlar. Erişilebilirlik: Şehir merkezlerinden otoyollara kadar neredeyse her yerde bulunur. Hava koşullarına dayanıklı: Arabanızı kar, yağmur ve yol tuzundan korur. Uygun maliyetli: Sık sık profesyonel detaylı temizliğe kıyasla daha az iş gücü gerektirir. Ancak bu kolaylık önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Otomatik oto yıkamalar boyanız için güvenli mi? Ne kadar cazip olsa da, birçok araç sahibi çizikler, girdap izleri veya kimyasal hasarlar konusunda endişeleniyor. Bu sistemlerin aracınızın yüzeyiyle nasıl etkileşime girdiği, boyanın derinliğini ve aracınızın değerini korumanın anahtarlarından biridir. 1. Araç Boyalarındaki Katmanları Anlamak Yeni nesil araçlarda, sadece estetik amaçları değil, aynı zamanda korumayı da göz önünde bulunduran çok katmanlı bir sistem bulunur. En alttaki ilk katman astar tabakasıdır; bu tabaka doğru yapışmayı ve pürüzsüz bir yüzeyi garanti eder. Üzerine renk katmanı gelir ve aracınıza karakteristik rengini verir; ayrıca şeffaflık, parlaklık ve UV radyasyonuna ve çevresel tehditlere karşı ilk bariyer şeffaf vernik tabakası tarafından sağlanır. Araç Boyası Katmanlarının Açıklaması Astar: Boyanın yapışmasını ve homojenliğini sağlar. Renk Katmanı: Aracın görünür rengini sağlar. Şeffaf Vernik: Parlaklık sağlar ve alttaki katmanları korur. Koruyucu rol: Bu katman küçük çiziklere ve UV hasarına karşı koruma sağlar. Hassasiyet: Sürtünmeden kaynaklanan girdaplara karşı hassas olan ince şeffaf vernik tabakası. Şeffaf vernik tabakası sağlam olsa da, ince ve aşındırıcılara karşı hassastır. Her yıkama yöntemi bu katmana bir miktar basınç uygular ve yetersiz temizlik girdaplara, ince çiziklere veya kimyasal aşınmaya neden olur. Aracınızın boyasının yapısını anlamak, temizlik yöntemleri ve sıklığı konusunda bilinçli seçimler yapmanıza yardımcı olur. 2. Otomatik Araba Yıkama Sistemleri Nasıl Çalışır? Otomatik araba yıkama sistemleri, her birinin kendine özgü avantajları ve riskleri olan birçok farklı teknoloji kullanır. Genel olarak üç kategori vardır: fırçalı tüneller, yumuşak bez sistemleri ve temassız yıkama sistemleri. Nasıl çalıştıklarını anlamak, aracınız için en güvenli olanı seçmede, efsanelerin ötesine geçerek bilinçli bir karar vermede önemli olacaktır. Otomatik Araba Yıkama Sistemlerinin Türleri Fırçalı Tüneller: Kir, geleneksel dönen fırçalarla mekanik olarak temizlenir. Yumuşak Bez: Esnek şeritler aşındırıcı teması azaltır, ancak yine de kiri tutabilir. Temassız: Fiziksel teması ortadan kaldırmak için yüksek basınçlı su ve kimyasallar kullanır. Bakım Önemlidir: Temiz, iyi bakımlı ekipman riskleri en aza indirir. Kullanıcı Tekniği: Aracın doğru yerleştirilmesi ve durulama adımları hasarları önlemeye yardımcı olacaktır. Her sistem boya ile farklı şekilde etkileşime girer. Tünel sistemlerindeki fırçalar agresif bir şekilde fırçalarken, temassız yıkama sistemleri kimyasallara dayanır. Mekanizmalar hakkında bilgi sahibi olmak, sürücülerin rahatlığı uzun vadeli boya korumasıyla dengelemelerine yardımcı olur. 3. Fırçalı Tünel Sistemleri: İki Ucu Keskin Bir Kılıç Fırçalı tüneller: Dönen naylon veya köpük fırçalarla donatılmış, aracınızı konveyör sistemiyle ilerletirken kirleri fiziksel olarak temizleyen ikonik otomatik yıkama sistemleridir. Görsel olarak etkileyici olsalar da, önceki araçlardan kalan kirleri tutma eğilimindedirler ve aracınızın şeffaf kaplamasında zımpara kağıdı gibi etki ederler. Fırçalı Tünel Yıkamalarının Riskleri Sıkışmış aşındırıcı maddeler: Fırçalara sıkışan kirler boyayı çizer. Dairesel Çizikler: Güneş ışığında görünen dairesel aşınmalar. Rastgele Çizikler: Sert kalıntılar daha derin çizikler bırakır. Tutarsız Temizlik: Fırçalar köşeleri veya kenarları temizleyemez. Ekipmanın Yaşı: Eski, yıpranmış fırçalar boya hasarı riskini artırır. Verimliliklerinden bağımsız olarak, eski fırçalı tüneller, dairesel çizikler açısından yüksek riskli olarak değerlendirilmektedir. Yeni fırçaların bile mikro aşınmaları önlemek için düzenli bakıma ihtiyacı vardır ve tekrarlanan maruz kalma zamanla sorunu daha da kötüleştirir. 4. Yumuşak Bezle Yıkama: Nazik Ama Zararsız Değil Yumuşak bez veya "yumuşak dokunuş" sistemleri, geleneksel fırçaların sertliğini azaltmak için tasarlanmıştır. İnce sentetik kumaş şeritleri yüzey üzerinde kayarak konturların etrafında esner. Fırçalardan daha yumuşak olsalar da, bu bezler her geçişte parçacıkları şeffaf kaplama üzerinde sürükleyen ince kum tanelerini tutabilirler. Yumuşak Bezle Yıkama İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler Aşındırıcı Parçacıkların Tutulması: Bez, geleneksel fırçalarda olduğu gibi parçacıkları barındırabilir. Mikro Çizikler: Birkaç geçiş, fark edilmeyen girdap izlerine neden olur. Daha Az Kuvvetli: Naylon fırçalardan daha yumuşak oldukları için derin çizikleri en aza indirirler. Bakıma Bağlı: Temiz, değiştirilmiş bez şeritleri riski azaltır. Aldatıcı "Nazik" İddiası: Kalıntı birikirse her zaman daha güvenli değildir. Yumuşak bez sistemleri bir adım daha iyidir, ancak yine de orta derecede risk taşır. Naziklik görecelidir ve kötü bakım veya sık ziyaretler sonucunda aracınızın boyası zamanla matlaşabilir. 5. Temassız Araç Yıkama: Avantajları ve Dezavantajları Temassız yıkama yöntemleri, yüksek basınçlı su ve güçlü deterjanlar kullanarak teması ortadan kaldırır. Bu yöntem çoğu mekanik çizilmeyi önlese de, kimyasalların yoğunluğu, daha nazik yöntemlere göre cila ve seramik kaplamaları daha hızlı aşındırabilir. Nadir durumlarda, basınç zayıf boya kenarlarına da zarar verebilir. Temassız yıkama ile ilgili önemli noktalar: Minimum Sürtünme: Fırça izlerinin neredeyse tamamını ortadan kaldırır. Kimyasal Tehlike: Yüksek pH'lı temizleyiciler cila veya koruyucu kaplamaları aşındırabilir. Basınç Endişeleri: Yüksek basınçlı su jetleri zayıf noktalarda boyayı soyabilir. Temizleme Verimliliği: Kirleri çıkarmak için daha fazla kimyasal gerekebilir. Düzenli Maruz Kalma: Kaplama, kullanım sıklığı arttıkça bozulur. Temassız sistemler genellikle düşük ila orta risklidir ve koruyucu kaplamalar uygulanmış ve uzun ömürlülük için uygun boya bakımıyla desteklenmiş günlük kullanılan araçlar için en uygunudur. 6. Otomatik Yıkamalardan Kaynaklanan Yaygın Boya Hasarları Otomatik yıkamaların neden olduğu görünür sorunlar arasında girdap izleri, daha derin çizikler, kimyasal aşınma ve cila soyulması yer alır. Girdap izleri, güneş ışığını yakalayarak puslu bir görünüm oluşturan dairesel aşınmalardır; daha derin çizikler ise içine sıkışan ve şeffaf kaplamaya zarar veren kalıntılardan kaynaklanır. Kimyasal aşınma, özellikle çok sert deterjanlar kullanıldığında, hassas boyaların solmasına veya renk değiştirmesine de neden olabilir. Hasar Türlerinin Açıklaması Girdap İzleri: Doğrudan güneş ışığında görülebilen yuvarlak çizikler. Rastgele Çizikler: İçine gömülü kalıntılardan kaynaklanan düz, daha derin oyuklar. Kimyasal Aşınma: Sert deterjanlar şeffaf kaplama ile reaksiyona girer. Cila Soyulması: Koruyucu katmanlar çok hızlı aşınır. Kümülatif etki: Tekrarlanan yıkamalar zamanla bu etkileri artırır. Bu riskler anlaşıldığında, araç sahiplerinin yıkama rutinlerini planlamalarına, uygun sistemleri seçmelerine ve hasarı en aza indirmek için koruyucu katmanları korumalarına yardımcı olur. 7. Otomatik Araba Yıkama İşlemlerinin Riskli Olabileceği Durumlar Bazı koşullar otomatik yıkama işlemlerini daha tehlikeli hale getirir: eski ekipmanlar, bakımsız fırçalar veya bezler ve yumuşak, yeni veya özel boyalı araçlar. Mat yüzeyler, saten kaplamalar veya vinil kaplamalar temas veya güçlü kimyasallardan asla kurtulamaz. Artan Risk Koşulları Eski veya kirli ekipman: Aşındırıcı kum taneciklerini hapseder. Yeni Boya: Yeni uygulanmış veya yumuşak yüzeyler hassastır. Özel Kaplamalar: Mat veya kaplamalı yüzeylere ekstra özen gösterilmelidir. Korunmasız Boya: Mumsuz yüzeylerin koruma kalkanı azalmıştır. Yüksek Frekanslı Yıkama: Düzenli ve agresif yıkama bileşikleri hasara neden olur. El yıkama veya temassız yıkama seçenekleri, yüksek değerli veya yeni boyanmış araçlar için genellikle daha güvenlidir. Boya durumunun ve yıkama ortamının farkında olmak, uzun vadede daha iyi sonuçlar sağlar. 8. Otomatik Yıkamalarda Daha Güvenli Uygulamalar Ağır çamuru önceden durulamak, temassız veya yumuşak bez ayarlarını seçmek ve jantlarda agresif kimyasallardan kaçınmak gibi basit alışkanlıklar, otomatik yıkama gerekiyorsa aracınızı koruyacaktır. Su lekelerini önlemek için yumuşak bir mikrofiber bezle kurulayın. Yıkama Hasarını En Aza İndirmek İçin İpuçları Ekipmanı Kontrol Edin: Fırçaları veya bezleri kalıntı açısından kontrol edin. Nazik Ayarları Seçin: Temassız veya yumuşak bez modlarını kullanın. Ön Durulama: Yıkamaya girmeden önce ağır kiri temizleyin. Kaçınılması Gereken Kimyasallar: Agresif jant temizleyicilerinden kaçının. Dikkatlice Kurulayın: Temiz bir mikrofiber bez kullanmak leke oluşumunu önleyecektir. Bu yöntemleri kullanmak, parlaklığın ve koruyucu kaplamaların uzun vadeli korunmasını göz önünde bulundururken otomatik yıkamayı daha düşük riskli bir seçenek haline getirir. 9. Otomatik Araba Yıkama Sistemlerine Üstün Alternatifler Elle yıkama, kendi kendine yıkama istasyonları ve profesyonel detaylandırma, boya sağlığı üzerinde çok daha fazla kontrol sağlar. İki kova yöntemi, kirleticileri ayrı tutarak sürtünmeyi azaltır ve basınçlı yıkama istasyonları su ve sabun üzerinde dikkatli kontrol imkanı sunar. Profesyonel detaylandırma uzmanları, daha titiz araç sahipleri için ideal olan özel ürünlerle uzman temizlik hizmeti sunar. Boya Koruması İçin En İyi Alternatifler İki Kova Yöntemiyle Elle Yıkama: Kirleticilerin ayrılması sayesinde çizik izlerini en aza indirir. Kendi Kendine Yıkama İstasyonları: Kontrollü basınç ve teknik sayesinde risk azalır. Profesyonel Detaylandırma: Boya ve kaplamalara uzman bakımı yapılır. Koruyucu Kaplamalar: Mum, sızdırmazlık malzemeleri veya seramik katmanları boyayı korur. Düzenli Bakım: Sürekli bakım dayanıklılığı ve parlaklığı artırır. Bu yöntemler daha uzun sürer, ancak çoğu otomatik yıkama sistemine göre daha uzun ömürlü bir yüzey ve daha fazla koruma sağlarlar. 10. En Yaygın Oto Yıkama Efsanelerini Çürütmek Oto yıkama efsaneleri çoktur. Tek bir yıkama boyaya zarar vermez; hasar birikimlidir ve bu birçok yıkama seansıyla birlikte ortaya çıkar. Elle yıkama her zaman güvenli değildir; kirli süngerler veya yanlış teknik boyaya zarar verebilir. Temassız yıkamalar sürtünmeyi ortadan kaldırır, ancak yine de çok güçlü kimyasallar kullanır. Ve son olarak, seramik kaplamalara çok fazla güvenmeyin; bunlar yenilmez değildir. Yaygın Efsanelerin Açıklaması Tek bir yıkama boyaya zarar verir: Hasar kademeli olur, anında olmaz. Elle yıkama her zaman güvenlidir: Teknik ve kullanılan aletler önemlidir. Temassız yıkamalar boyaya zarar veremez: Kimyasallar yine de kaplamaları etkiler. Seramik kaplamalar yıkamaları zararsız hale getirir: Tamamen geçirimsiz değillerdir. Tüm otomatik yıkamalar eşit derecede zararlıdır: Ekipman ve bakım fark yaratır. Bu bilgiler, araç sahibinin rahatlık ve boya ömrü arasında dengeli kararlar almasına yardımcı olur. Kaynak: CFR
  9. ABD'nin Venezuela'ya saldırı düzenlemesinin ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun "yakalanıp ülke dışına çıkarıldığını" açıklamasının ardından ülkelerden tepkiler gelmeye devam ediyor.Habere Gitmek için Tıklayın
  10. Maduro'nun sonu uzun zamandır bekleniyordu Donald Trump, Venezuela'ya karşı askeri operasyon başlattı ve son dakikalarda, ülkenin otokratik sosyalist başkanı Nicolás Maduro'nun yakalandığını duyurdu. Gece boyunca Caracas'ta patlamalar duyuldu; ABD güçleri, Venezuela ordusunun üst düzey komutanlarının bulunduğu başkentin geniş Fuerte Tiuna askeri üssünü hedef aldı. Miranda, Aragua ve La Guiara eyaletlerinde de patlamalar bildirildi. Federal Havacılık İdaresi, "devam eden askeri faaliyetlerle" ilgili güvenlik risklerini gerekçe göstererek ABD ticari uçaklarının Venezuela üzerinden uçmasını yasakladı. Bu askeri eylemlerin yoğunlaşması, Trump'ın Maduro'yu iktidardan uzaklaştırma arzusunun doruk noktasıdır. Ağustos 2017'de ABD başkanı, Venezuela'daki siyasi kaosu çözmek için "askeri seçeneği" dışlamayacağını açıklamıştı. Dönemin ABD ulusal güvenlik danışmanı HR McMaster'ın karşıt müdahalesi ve tehditlerin Maduro'nun işine yarayacağı uyarıları sayesinde, Trump'ın savaşçı söylemi daha ileri gitmedi. Bununla birlikte, Trump, Maduro'nun Mayıs 2018'deki başkanlık seçimlerindeki hileli zaferini, Venezuela'da rejim değişikliği peşinde koşmak için başka bir fırsat olarak gördü. John Bolton ve Mike Pompeo'nun teşvikiyle Trump, Ocak 2019'da muhalefet lideri Juan Guaido'yu Venezuela'nın başkanı olarak tanıyan diğer Batılı liderlere katıldı. Ancak Trump'ın Guaido ile dayanışması diplomasi ve yaptırımların ötesine geçmedi ve Bolton, Trump'ı Guaido'ya verdiği "Maduro'yu devirme" sözünü yerine getirmediği için suçladı. Trump'ın başkanlığının ikinci döneminin üzerinden bir yıldan az bir süre geçtikten sonra, bu kıl payı kaçırılan fırsatların geçmişte kaldığı görülüyor. Adalet Bakanlığı'nın Mart 2020'de Venezuela'yı "narko-terörist devlet" olarak tanımlamasına dayanarak, Trump, Venezuela uyuşturucu teknelerine karşı bir dizi saldırı emri verdi ve petrol tankerlerine el koydu. Aralık ayında Maduro'nun sert davranması durumunda "bu, sert davranabileceği son sefer olacak" şeklinde şifreli bir uyarı dışında, Trump bu askeri eylemler için istediği nihai sonucu açıkça belirtmedi. Tam ölçekli rejim değişikliği, ABD için jeostratejik faydalar ve zorlukların bir karışımını getirecektir. Olumlu yönden bakıldığında, Latin Amerika'daki önde gelen ABD rakiplerinin stratejik ayak izlerini zayıflatacaktır. Sadece geçtiğimiz hafta içinde, Venezuela şirketi EANSA, İran insansız hava araçlarını monte ettiği için kara listeye alındı ve ABD, Rusya'nın Bella-1 adlı gölge filo petrol tankerini Venezuela kıyılarından uzaklaştırdı. İran kendi kitlesel gösterileriyle karşı karşıya kalırken, Rusya Ukrayna'da sıkışıp kalmış durumda ve Çin'in Latin Amerika'da sınırlı askeri kaynakları var; bu nedenle Maduro'nun otoriter ortaklarından maddi destek alması pek olası değil. Rejim değişikliği destekçileri ayrıca Maduro'nun devrilmesinin Venezuela'nın ekonomik krizini hafifleteceğini umuyor. Venezuela bolivarı bir yıl içinde %80 oranında değer kaybetti ve Venezuela'nın tahmini %270'lik enflasyon oranı dünyanın en yüksek oranı. Dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip ülkenin %84'lük bir yoksulluk oranına sahip olması trajik bir ironi ve Venezuela'ya uygulanan yaptırımların hafifletilmesi bu eğilimi tersine çevirmeye yardımcı olabilir. Maduro'yu devirmenin faydaları çok olsa da, iyi tanımlanmamış bir askeri müdahalenin riskleri bunları aşabilir. Trump'ın Maduro'nun diplomatik çağrılarını görmezden gelme ve savaş pozisyonuna geçme kararı, Latin Amerika genelinde şiddetli Amerikan karşıtı tepkilere yol açtı. Venezuela'nın güçlü bir sivil toplumu ve cesur muhalefet liderleri olsa da, dışarıdan dayatılan rejim değişikliğinden demokratik konsolidasyona giden yol açık değil. Benzer şekilde vahim ekonomik koşullarla karşı karşıya kalan ve Marco Rubio'nun özgürlük gündeminin hedefinde olan Maduro'nun Küba ve Nikaragua'daki müttefikleri daha da baskıcı taktiklere başvurabilirler. Venezuela'daki rejim değişikliğinin artçı şoklarıyla birleştiğinde, Trump yönetimi istemeden de olsa yoğunlaşmış bir Latin Amerika mülteci krizini tetikleyebilir. Trump'ın Venezuela'daki askeri eylemleri, ülkenin zor durumdaki muhalefetine verdiği sözleri gecikmeli olarak yerine getiriyor. Daha net bir planlama olmadan, bu eylemler, barış başkanı olarak arzuladığı mirasını lekeleyebilir. Kaynak: The Telegraph
  11. Matas Buzelis, Jalen Suggs'ın üzerinden yılın en inanılmaz smaçını yaptı ve ikisi de güldü.
  12. Batı'nın uyguladığı yaptırımlar, aşırı zenginleri muhaliflere dönüştürmekte başarısız oldu ve Putin'in politikaları onları sessiz destekçilere çevirdi.Habere Gitmek için Tıklayın
  13. İran'da sokak protestolarının yeniden başlaması çok az kişiyi şaşırttı. Siyaset ve ekonomi uzmanları uzun zamandır "aç kalan insanların" sokaklara döneceğini tahmin ediyordu. Sadece zamanı, yeri ve ateşlenme şekli net değildi.Habere Gitmek için Tıklayın
  14. Venezuela'nın başkenti Caracas'ta arka arkaya patlamalar meydana geldi. Kentte birçok bölgede dumanlar yükseliyor ve elektrik kesintileri yaşanıyor. ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'daki hedeflere saldırılar düzenlenmesi talimatı verdi. Habere Gitmek için Tıklayın
  15. Bizle İslam dininden bahsedip karşılıklı konuşurken, birbirimize öyle cevaplar veriyoruz ki, inanın bu cevaplarımızdan Kur’an’ı ya hiç anladığımız dilden okumadığımız, ya da hiç ayetler üzerinde düşünmediğimiz anlaşılıyor. Bu makalemde de, mezhepler konusunda bir video ya verilen bir cevap üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. “MEZHEPLERİ YOK SAYMAK, BEN BİR EBÛ HANİFE KADAR, BİR İMAM ŞÂFİÎ KADAR KUR’AN’I KERİM DEN ANLARIM, HÜKÜM ÇIKARABİLİRİM DEMEKTİR. VAR MI BUGÜN O DERECE BİR ÂLİM. İSLAM’I YAŞAMAK İÇİN O BÜYÜK ÂLİMLERİN REHBERLİĞİNE İHTİYACIMIZ VAR. YOKSA HERKES KUR’AN’I KERİMDEN ANLAYA BİLDİĞİ KADAR AYRI AYRI YOL TUTSUN. ÖYLE OLURSA İSLÂM DİYE BİR DİN KALMAZDI.” Çok ilginçtir cevabın daha ilk cümlesi, Kur’an’ın tam tersi bir konuda uyarıp, sakın dinde bölünenler gibi olmayın uyarısına, dinde adeta bölünmeyi savunurcasına, mezhepleri yok saymanın, adeta İslam’ı yaşayamamakla eşit tutabiliyor. Bakın Rabbimiz dinde sakın bölünmeyin diye nasıl uyarıyor. “DİNLERİNİ PARÇALAYAN VE GRUPLARA AYRILANLARDAN OLMAYINIZ! HER GRUP, KENDİLERİNDE OLAN İLE BÖBÜRLENMEKTEDİR.” (Rum 32) Şunu lütfen hiç unutmayalım. Rabbimiz Kur’an’da ruhban sınıfının asla olmadığını söylüyor. Ruhban sınıfı topluma dini anlatan Allah ile kulu arasındaki din adamlarıdır. Eğer Allah benim indirdiğim İslam dininde, ruhban sınıfı yok diyor da, bizlerin birey olarak yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı ondan sorumlu olduğumuzu emrediyorsa, DEMEK Kİ BİZLER ALLAH’IN DİNİ İSLAM’I BİRİLERİNDEN DEĞİL, BİZZAT ALLAH’IN KİTABINDAN ÖĞRENMEKLE YÜKÜMLÜYÜZ DEMEKTİR. Hatırlatırım Allah, sakın kendinize Veliler edinmeyin, güvenilecek veliniz yalnız benim diye uyarıyor. Demek ki mezhepleri, ya da benzeri cemaat ve tarikatlara bölünmeyi Allah yasaklıyormuş. Arkadaşımızın mezhepleri savunduktan sonra söyledikleri, aslında çok önemli. Çünkü bizlerin hala Kur’an ile buluşamadığımızı ve Allah’ın dinini nasıl yaşamamız gerektiğini bilmediğimizi gösteriyor. Verdiği örnekte bizler Ebu Hanife, İmamı şafi kadar Kur’an’dan anlayamam hüküm çıkaramam demek istiyor. Yani isimlerini saydıkları kişilerin ancak, Kur’an’ı doğru anlayıp bizlere anlattığını söylüyor. Halbuki muhyem ayet üzerinde yorum yapamayız, çünkü muhkem çok açık tartışmasız anlamındadır. Peki hangimiz, onların adı kullanılarak bizlere ulaştırılan sözlerin, bizzat kendilerine ait olduğundan emin olabiliriz? Hiç birimiz olamaz. Onun için Allah, sakın emin olmadığınız bilgilerin ardına düşmeyin, hesabını sorarım diye bizleri uyarıyor. EĞER ÇABA GÖSTERDİĞİMİZDE, GERÇEKTEN KUR’AN’I ANLAYAMAZ OLSAYDIK, SORUMLUDA OLAMAZDIK AMA ALLAH SORUMLU TUTARIM DİYORSA, DEMEK Kİ ÇABA GÖSTERDİĞİMİZDE ANLAYABİLECEĞİMİZ SONUCU ÇIKIYOR. Birileri Allah ile aramıza girmiş ama bu gafletin farkında hala değiliz. Bizleri bölenler ve parçalayanlar, bakın Resulün adını kullanarak Kur’an’ın tam tersi bir inancı, onun adıyla bizlere nasıl anlatıyorlar, bizlerde hiç ses çıkarmıyoruz. “ÜMMETİMİN ÂLİMLERİ ARASINDAKİ AYRILIK RAHMETTİR.” VE “ÜMMETİMİN ÂLİMLERİ, ASLA YANLIŞ ÜZERİNDE İTTİFAK ETMEZLER.” BUYURDULAR.” Allah’ın Resulü Rabbimizin bizlere, sakın dinde bölünmeyin ayetini tebliğ ettikten sonra, sizce böyle bir söz söyleyebilir mi? Zerre kadar Kur’an ile düşünene her şey çok açık. Devamında da adeta meydan okuyarak, var mı günümüzde O derece âlim diyerek, İslam toplumunun bahsettikleri âlimlerin rehberliğine, ihtiyacımızın mutlaka olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliyor. BİZLER ÖYLE BİR GAFLET UYKUSUNDAYIZ Kİ, UYANMAK BİLE İSTEMİYORUZ. UYANMAK İSTEYEN ALLAH’IN İPİ KUR’AN’A SARILIR. Değerli dostlarım din kardeşlerim, lütfen Allah aşkına Kur’an’ı dikkatle ve düşünerek okuyalım. Okumadığımız ve Kur’an’ı anlayabilmemiz için hiçbir çaba göstermediğimizden, Rabbimizin eşi benzeri olmayan Nuru Kur’an’a böyle sözleri rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Bir an söylediklerinin doğru olduğunu düşünelim. Eğer doğru olduğunu düşünürsek, ortaya ne çıkar biliyor musunuz? ALLAH’IN RESULÜ O ÖRNEK İNSAN, GÖREVİNİ HAŞA TAM YAPAMAMIŞ, TEBLİĞ ETTİĞİ KUR’AN’I YAŞARKEN KAYDA AÇIKLAMADAN, DETAYSIZ GEÇİRMİŞ ANLAYAMIYORUZ. EBU HANİFE, İMAM ŞAFİ GİBİ ALİMLER OLMASAYDI, KUR’AN’I ANLAYAMAZDIK KAPALI KALIRDI, DEMİŞ OLUYORUZ. Bunun farkında mısınız? Hiç sanmıyorum, çünkü bizler hala İmamı Azam Ebu Hanife’yi bile tam olarak tanımıyoruz. Çünkü Ebu Hanife asla sağlığında bir mezhep kurmamış, onun vefatından sonra öğrencileri kurmuştur. Bakın imamı Azam O gün öğrencilerine, kendi düşünceleri hakkında ne söylüyor. “TALEBESİ ZÜFER’DEN NAKLEDİLEN ŞU RİVAYET DE, ONUN SABİT FİKİRLİ OLMADIĞINI ORTAYA KOYMASI VE İSTİŞAREYE VERDİĞİ ÖNEM BAKIMINDAN DİKKAT ÇEKİCİDİR. ZÜFER ŞÖYLE DER: “EBU HANİFE’NİN DERSLERİNE DEVAM EDERDİK, EBU YUSUF VE MUHAMMED İBNU HASAN DA BİZİMLE BİRLİKTE OKURLARDI. BİZ EBU HANİFE’NİN GÖRÜŞLERİNİ YAZARDIK. BİR GÜN EBU HANİFE, EBU YUSUF’A HİTABEN: “EY YAKUP VAY HALİNE! BENDEN HER İŞİTTİĞİNİ YAZMA. BEN BUGÜN BÖYLE DÜŞÜNÜYORUM. YARIN ONU BIRAKABİLİRİM. YARINKİ GÖRÜŞÜMÜ ERTESİ GÜN TERK EDEBİLİRİM” DEDİ.” (İbnu Muin, Tarih, II. Cilt, sh. 607; Bağdadi, Tarih, XIII. Cilt, sh. 402) “YİNE ONUN: “BU BİZİM SÖYLEYEBİLDİĞİMİZ EN GÜZEL SÖZDÜR. KİM BİZİM SÖZÜMÜZDEN DAHA DOĞRU BİR SÖZ GETİRİRSE, O HAKİKATE BİZİMKİNDEN DAHA YAKINDIR” DEDİĞİ; “SENİN BU VERDİĞİN FETVALAR DOĞRULUĞUNDA HİÇ ŞÜPHE OLMAYAN HAKİKATLER MİDİR?” DİYE SORULUNCA DA: “BİLMİYORUM BELKİ DE YANLIŞLIĞINDA HİÇ ŞÜPHE OLMAYAN YANLIŞTIR” ŞEKLİNDE KARŞILIK VERDİĞİ NAKLEDİLMEKTEDİR.” (Bağdadi, Tarih, XIII: Cilt, sh. 352) İşte İmamı Azam Ebu Hanife böyle bir âlimdi, ama onun adına öyle şeyler uydurdular ki, kendi düşünce ve inançlarını ona söyletmeye çalıştılar. Tüm mezhep, tarikat ve cemaatlerin Allah’ın Resulünün adını kullanıp, uydurdukları rivayet hadisler gibi. Değerli dostlarım, Allah bizlere öyle bir NUR, yol gösterici FURKAN indirmiş ki, Onu anlayabilmemiz için hiç kimseye ihtiyacımızın olmadığını, ben söylemiyorum sakın yanlış anlamayın, ALLAH KUR’AN’DA BİZZAT KENDİSİ SÖYLÜYOR, HEMDE YEMİN EDEREK. Kamer 17: ANDOLSUN BİZ, KUR’AN’I DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALMAK İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK. VAR MI DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALAN? (Diyanet meali) Değerli dostlarım, siz Rabbimizin yemin ederek Kur’an’ı öğüt almamız ve anlayabilmemiz için kolaylaştırdığını söylediği halde, Allah’a inanmıyor musunuz? Ayetin sonunda ne diyor? Var mı düşünüp öğüt alan? Allah her aklı başında kulunun MUHKEM ayetleri, yani bizlerin sorumlu olduğu dinimizin inancımızın anası temeli olan ayetleri anlayalım ve HİÇ KİMSEYE MUHTAÇ OLMAYALIM diye kolaylaştırdığını söylediği halde, bizler nasıl olurda Allah’ın nurunu anlayabilmemiz için birilerine muhtaç olduğumuzu söyleriz. BUNUDA MI AKIL EDEMİYORUZ. Edemiyoruz çünkü birileri Kur’an’ı elimizden aldı ve verdikleri kitaplarda, Allah’ın emirlerinin tam tersi yazıyor ve SİZ KUR’AN’I NALAYAMAZSINIZ VELİ İNSANLAR ANLAR DİYORDA, ONDAN BU YANLIŞLARI YAPMAYA ISRARLA DEVAM EDİYORUZ. Eğer bizler bir öğrenci misali, kafamızdaki tüm batıl bilgilerden, önyargılardan kurtulup Kur’an’ı anladığımız dilden okuyup, ayetler arasında bir bağ kurarak anlamaya çalışsaydık, HİÇ KİMSE KUR’AN’I ELİMİZDEN ALIP, KENDİ KİTAPLARINI ELİMİZE VEREMEZLERDİ. Kur’an’dan nasibini almış, zerre kadar düşünen bir Müslüman bu sözleri söylemez. Neden biliyor musunuz? Zuhruf suresi 44. Ayetinde Allah, SİZLERİ KUR’AN’DAN SORUMLU TUTUYORUM diye hükmünü verdiyse, sizce bizlerin anladığımız dilden Kur’an’ı okuduğumuzda, Kur’an’ı anlayamayacağımızı söylememiz mümkün olabilir mi? Anlamadığımız bir kitaptan, Allah’ın bizleri hesaba çekeceğine nasıl inanırız? Bunu da mı akıl edemiyoruz? Edemiyoruz çünkü aklımızı da elimizden aldılar, onun yerine öyle batıl ve hurafeyle doldurdular ki, ne düşünebilsin nede gerçek HAK olanla buluştuklarında, hak olanı fark edemesin. Bizler Kur’an’a bu önyargılarla baktığımız için, Kur’an’da bize kendisini açmıyor. Çünkü Kur’an’a değil edindiğimiz Veli, Âlim dediğimiz kişilerin rivayet sözlerine inanıp güveniyoruz da ondan. Hâlbuki Allah’ın Resulü Enam 19. Ayetinde, ne tebliğ etmişti? “BU KUR’AN BANA VAHYOLUNDU Kİ, ONUNLA SİZİ VE ULAŞTIĞI HERKESİ UYARAYIM.” Sizce bizlerin okuduğumuzda anlayamayacağımız bir kitap olsaydı, Kur’an bizleri uyarabilir miydi? Lütfen içimize girmiş din düşmanlarının simsarların oyununa gelip, Rabbimizin nuru Furkan’a saygısızlık yapamayalım. Birilerine değil Rabbimize yani Kur’an’a güvenelim, çünkü Allah’ın Resulü de yalnız Kur’an’a güvenmiş ve biz ümmetine yalnız Kur’an’ı tebliğ etmiştir. Çok değil biraz düşünelim ve elimize Kur’an’ı alıp farklı meallerden tercümelerden zaman ayırıp dikkatle okuyalım. İnanın tüm gerçekleri göreceksiniz. “ANDOLSUN BİZ, KUR’AN’I DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALMAK İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK. VAR MI DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALAN?” (Kamer 17) “EY İNSANLAR! ŞÜPHESİZ SİZE RABBİNİZDEN KESİN BİR DELİL GELDİ VE SİZE APAÇIK BİR NUR İNDİRDİK.” (Nisa 174) Konuyu özetlemek gerekirse; Allah sizlere indirdiğim İslam dinini, kendinize sakın Veliler, Gavslar edinip onlardan öğrenmeye çalışmayın. Çünkü ben indirdiğim dini, birilerinden öğrenmenizi isteseydim, RUHBAN SINIFI emrini verirdim ama vermedim diyor. GÜVENİLECEK VELİNİZ YALNIZ BENİM, yalnız size indirdiğim Kur’an’ın ipine sarılın, yalnız ona uyun emrini veriyor da, yemin ederek KUR’AN’I KOLAYLAŞTIRDIĞINI SÖYLÜYORSA, bu demektir ki bizler Allah’ın dini İslam’ı öğrenmek ve yaşamak için, hiç kimseye muhtaç değiliz. Lütfen bu gerçeğin artık farkında olalım. Çünkü Allah bizzat aklı başında tüm kulunu, KUR’AN’DAN SORUMLU TUTUYOR. Allah’ın Resulü de bu konuda bizleri Kur’an’da uyarıyor ve BEN SİZLERİ YALNIZ KUR’AN İLE UYARDIM, ONA DAVET ETTİM DİYOR. Değerli yazarımız Mehmet Akif Ersoy’un güzel sözü ile makaleme son vermek istiyorum. “BEŞ ON MÜNAFIĞIN İMANINA KANDIK. BİR UYKUYA DALDIK Kİ, CEHENNEMDE UYANDIK.” Mehmet Akif Ersoy. Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK
  16. Alperen Şengün hakkında çok güzel bir Video Yayınlandı onu buraya çeviriyle getirmek istiyoruz. Muhtemelen birisi çılgın bir NBA hücumundan bahsettiğinde aklınızda hep aynı öne çıkan anlar canlanıyor. Steph'in logo çizgisinden şut atması. Jokic'in ısınma hareketleri gibi paslar vermesi. Luka'nın topu sürerek ilerlemesi, perde istemesi, savunmayı alt etmesi ve birinin yüzüne karşı geri adım atarak şut atması. Ve insanlar Houston Rockets'ın hücumunu düşündüğünde, birçoğu hala James Harden döneminde takılı kalmış durumda: Sonsuz bire bir oyunlar, geri adım üçlükler, serbest atışlar, beş oyuncunun dışarıda olduğu düzen ve diğer herkesin sadece izlemesi. Ama dünya bu eski versiyonu kafasında tekrar ederken, Houston'da şu anda tamamen farklı bir şey oluyor. Kesmeler, okumalar, top dolaşımı ve güvenle dolu modern bir hücum. Yavaş çekimde oynuyormuş gibi görünen, ancak sahayı çok iyi gören ve oyunun ilerisini düşünen Türk bir pivotun etrafında kurulu bir sistem. Bu video onun hakkında, Houston'ın hücumunun arkasındaki gizli NBA dehası hakkında ve siz onu hala tam olarak tanımıyorsunuz. Dalmadan önce, kısa bir mola. Eğer kimin 50 sayı attığından çok, kimin diğer oyuncuları tehlikeli hale getirdiğinden bahseden bu tür analizleri seviyorsanız, abone olun, beğenin ve bildirimleri açın. Bu, YouTube'a sadece smaç derlemeleri değil, basketbol zekasıyla ilgili daha fazla video istediğinizi söyler. Tamam, hadi başlayalım. Şunu hayal edin: Rockets yarı sahada. Hiçbir gard 18 saniye boyunca topu havada sektirmiyor, sürekli hareketler yapıp geri adım şutunun girmesi için dua etmiyor. Top yan yana hareket ediyor. Bir oyuncu perde kuruyor, diğeri sıyrılıyor. Birisi potaya doğru kesme yapıyor. Savunma hareketlenmeye başlıyor. Ve sonra top, pota dibindeki pivotun eline ulaştığında hücum gerçekten başlıyor. Bu Alperen Şengün, bir pivotun vücuduna, bir oyun kurucunun beynine sahip. Dirsekte topu yakalıyor, her şeyi görebilmek için omuzlarını yeterince çeviriyor. Zayıf tarafta, bir şutör köşeye doğru kayıyor. Gard, perde kullanacakmış gibi yapıyor ve bunun yerine geri kesme yapıyor. Başka bir kanat oyuncusu dip çizgi boyunca süzülüyor. Savunma yarım saniye tereddüt ediyor. Pivot'a yardım mı edeceğiz? Şutörlerin başında mı kalacağız? Değişim mi yapacağız? Şengün'ün cevabı zaten hazır. İki savunma oyuncusunun arasından mükemmel zamanlanmış bir pas. Kolay bir turnike, iki kolay sayı. İstatistik kağıdında sadece asist olarak görünüyor. Bu, savunmanın hiçbir şansı olmadığı bir pozisyondu çünkü tepedeki bir oyuncu aynı anda beş savunmacıyı ve dört takım arkadaşını okuyordu. Houston'ın hücumu artık böyle görünüyor. Topu getiren oyuncuya ait değil aslında. Sahada her şeyi okuyan uzun oyuncuya ait. Bunu özellikle topu elden ele verme oyunlarında görüyorsunuz. Birçok takımda, topu elden ele verme oyunu sadece "gel topu al, ben perdeye dönüşeceğim, sen şut at veya içeri gir" şeklindedir. Şengün ile ise her seferinde üç yönlü bir tehdit söz konusu. Topu elden verebilir, ardından hemen adamını pota altında sıkıştırarak derin bir post pozisyonu alabilir. Topu elden verme taklidi yapabilir, topu tutabilir, dip çizgiye doğru dönebilir ve bir guard gibi doğrudan potaya gidebilir. Ya da topu tutabilir, o ekstra yarım saniye bekleyebilir ve ardından orijinal aksiyonun bir parçası olmayan bir şutöre çapraz bir pas atabilir. Ve en çılgın şey, çoğu zaman o, öne çıkan oyuncu bile değil. Twitter'da viral olan klip, bir rol oyuncusunun rahatça boş bir üçlük atması veya hiç beklenmedik bir anda kolay bir smaç yapmasıdır. Ama pozisyonu geri sarıp sadece Şengün'ü izlerseniz, temelde her şeyi o yönetiyor, oyuncuları köşeye yönlendiriyor, perdenin açısını değiştiriyor, yardım savunmacısını yanlış bir adım atmaya teşvik ediyor ve sonra bunu cezalandırıyor. Gerçek süper gücü bu. Sadece sayı atmıyor veya pas vermiyor. Diğer insanları silaha dönüştürüyor. Ve bu, lige geldiğinde birçok insanın beklediği şey değildi. Avrupa'da zaten yetenekli bir uzundu. Yumuşak dokunuşlu, iyi ayak hareketlerine sahip, pota altından akıllıca oynayan, yaratıcı bir pasör. Ama draft edildiğinde, birçok kişi tarafından "iyi bir potansiyel, belki de sağlam bir hücum oyuncusu" olarak etiketlendi. Bakalım ne olacak dediler. Birçok takım onu pota altına yerleştirir, topu istemesini söyler, sürekli pota altı oyunları yapmasını, ribaund almasını ve kendi bölgesinde kalmasını isterdi. Houston ise tam tersini yaptı. Topu potadan uzakta, tepede, dirsekte eline verdiler ve temelde "Sahayı oku. Oyunu yönet" dediler. Bu karar her şeyi değiştirdi. Eskiden sadece köşe başında durup topun kendisine gelmesini uman şutör, artık özgüvenle içeriye doğru hareket ediyor çünkü doğru zamanlamayla hareket ederse Şengün'ün onu göreceğini biliyor. Eskiden pick and roll'dan sonra zor şutlar atmak zorunda kalan genç gard, artık topu verip hareket etmeye devam edebiliyor ve topun tekrar kendisine ritim içinde geleceğine güveniyor. Eskiden arka planda kalan oyuncular, birdenbire gerçek birer skor tehdidi gibi görünüyor çünkü nihayet birisi her akıllıca hareketin, her iyi perdenin, her doğru pozisyon almanın karşılığını veriyor. Vücut dilindeki farkı da hissedebiliyorsunuz. Şengün sahada olduğunda Rockets'ı izleyin. Takım arkadaşları daha aktif. Geçiş hücumlarında sahayı hızla koşuyorlar çünkü her zaman uzun bir pasın gelme ihtimali var. Yarı sahada daha sert hareket ediyorlar çünkü doğru şeyi yaparlarsa topun gerçekten kendilerine gelebileceğini biliyorlar. Yedek kulübesini izleyin. Dirsekte topu aldığında oyuncular ayağa kalkıyor çünkü bu filmi daha önce izlediler. Birisi kolay bir şut fırsatı yakalayacak. Sonra o kenara oturduğunda durumu karşılaştırın. Hücum daha normal görünmeye başlıyor. Daha çok düz pick and roll, daha çok izolasyon, daha çok oyuncu sadece durup izliyor. Sanki Houston'ın Şengün ile iki farklı kimliği var: organize kaos. Beş oyuncu canlı, herkes oyuna dahil. Şengün olmadan ise, diğer herkes gibi oyunu çözmeye çalışan genç bir takım. İşte bir hücumun arkasındaki gizli deha gerçekten de bu anlama geliyor. Bir gecede çılgın bir istatistik tablosu oluşturmakla ilgili değil. Sahada 10 farklı insanın nasıl hareket ettiğini değiştirmekle ilgili. Beşi sizin formanızda, beşi diğer takımın formasıyla. Ve sayılar da gözlemlerimizi destekliyor. Şengün sahada olduğunda, Rockets'ın hücumu bambaşka bir seviyeye çıkıyor. Uzun mesafeli şut atabilen bir pivot olmamasına rağmen, saha düzeni daha temiz görünüyor. Rakip potaya atılan bir basketten sonra topu yavaşça ilerletirken bile oyun temposu daha hızlı hissediliyor. Etrafındaki rol oyuncuları kariyerlerinin en yüksek performanslarını sergiliyor. Savunmalar onun pas pencerelerinden aşırı yardım etmekten korktuğu için gardlar daha kolay penetre yolları buluyor. Şutörler daha temiz şut fırsatları yakalıyor çünkü savunma oyuncuları tereddüt ediyor. Bir adım fazla dönersem, arkamdaki oyuncuya pas atacak diye düşünüyorlar. En hızlısı değil, en yükseğe zıplayan veya en gürültülü kişiliğe sahip olan da değil. Bir şey kanıtlamak için çılgın bir video klibe ihtiyacı yok. Ama her pozisyonda, savunma oyuncularının daha rahatsız olduğunu görebiliyorsunuz. Sadece bir pivotu savunmadıklarını biliyorlar. Tüm hücumun merkezini savunuyorlar. Ve işte burada istatistiklerin asla tam olarak gösteremeyeceği kısım devreye giriyor: Güven. Güven bir silahtır. Eğer bir rol oyuncusuysanız ve 10 kez sert bir şekilde içeriye koşarsanız, 10'da 10'unda topa dokunacağınızı biliyorsanız, tamamen farklı bir şekilde hareket etmeye başlarsınız. Durup izlemezsiniz. Tehlikeli hale gelirsiniz. Şengün bu güveni her maçta inşa ediyor. Her doğru kararı ödüllendirdiğinde, takım arkadaşlarına "Bunu yapmaya devam edin. Sizi görüyorum. Sizi bulacağım" diyor. İşte böyle sıradan bir oyuncuyu gerçek bir probleme dönüştürürsünüz. Bir konuşmayla değil, medyada verilen demeçlerle değil, tekrarlarla, topa dokunmalarla, bu hücumda önemli olduğunuzu söyleyen paslarla. Ve Houston'ın potansiyelinin sadece eğlenceli genç bir takımdan çok daha yüksek olmasının nedeni de tam olarak bu. Bu tür oyun kurucu bir uzuna daha fazla tekrar, etrafında daha fazla şutör, daha fazla istikrar verin ve birdenbire güzel bir lig takımı olmaktan çok daha korkutucu bir şeyle karşı karşıya kalırsınız. Her pozisyonda bir gardın kahramanlık moduna geçmesine gerek kalmadan, yarı sahada sizi ezebilecek bir hücumla karşı karşıya kalırsınız. Bu yüzden bir dahaki sefere Rockets'ın istatistik tablosunda sadece 20 sayı, 9 ribaund, 7 asist, Alperen Şengün yazısını gördüğünüzde, bunun sadece başlık olduğunu unutmayın. Gerçek hikaye, şut bile atmadığı, ancak sadece tepede durarak, bekleyerek, okuyarak ve ipleri çekerek savunmayı alt üst ettiği tüm pozisyonlarda gizli. Houston'ın hücumunun ardındaki gizli NBA dehası artık sürekli geri adım atarak şut atan bir oyun kurucu değil. O, kendine özgü şut tekniğine, sakin bir yüze ve etrafındaki herkesi daha zeki gösteren bir zekaya sahip Türk bir uzun oyuncu. Eğer lig onu görmezden gelmeye devam ederse, Rockets taraftarları şikayet etmeyecektir. Ama eğer oyunun gelişimini izlemeyi gerçekten seviyorsanız, bu tür oyunculara şimdi odaklanmalısınız, 5 yıl sonra herkes "bunu zaten tahmin ediyorduk" diyecekken değil. Eğer videonun sonuna kadar izlediyseniz, tam da bu kanalın hitap ettiği türden bir basketbolsever olduğunuz anlamına geliyor. İşte kapanış cümlesi: Ligdeki gizli yetenekler hakkında daha fazla video istiyorsanız beğenin. Abone olun ve bildirimleri açın ki bir sonraki analiz videosunu kaçırmayın. Ve yorumlarda bana söyleyin, Alperen Şengün'ü şu anda NBA'deki en iyi oyun kurucu uzunlar arasında kaçıncı sıraya koyarsınız? Çünkü insanlar farkında olsun ya da olmasın, Houston zaten hücum sistemini onun etrafında kurdu. Kaynak: StreetBall Files
  17. Bence Bu Kadın Voleybol Milli Takımını Giovanni Guidetti Daha İyi Yönetirdi (Yani Melissa Vargas'lı) Bana göre Daniele Santarelli bu milli takımı iyi yönetemiyor. 2023'te başarılı olmasının nedeni İtalya milli takımının eksikleri neden olmuştu. Ama ondan sonra bir daha başarılı olmadı. İtalya'yla yaptığımız bütün maçları kaybettik. Bence Giovanni Guidetti bu milli takımı daha iyi yönetirdi. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? In Engilsh I think Giovanni Guidetti would have managed this Women's National Volleyball Team better (especially with Melissa Vargas). In my opinion, Danielli Santarelli is not managing this national team well. The reason for their success in 2023 was due to the shortcomings of the Italian national team. But since then, they haven't been successful again. We lost all the matches we played against Italy. I think Giovanni Guidetti would have managed this national team better. What are your thoughts on this?
  18. Yunan derbisinde Olympiakos deplasmanda Panatinaikos'u 87 - 82 yenerek derbiye adını yazdırdı
  19. Melania Trump, Barron Trump'ın fotoğraflarını çeken modellere 'tehdit' savurdu Melania Trump, oğlunun mahremiyetine yönelik kabul edilemez bir müdahale olarak gördüğü duruma hızla ve kararlılıkla müdahale etti. Mar-a-Lago'daki bir tatil partisine katılan modellerin, Barron Trump'ın izni olmadan fotoğraflarını çekmeye başlamasının ardından, eski First Lady'nin çocuğunu istemediği ve aramadığı bir ilgi odağından koruma kararlılığını gösteren bir olay yaşandı. Olay, Mar-a-Lago'daki Noel kutlamaları sırasında meydana geldi. 19 yaşındaki Barron, son aylarda büyük ölçüde gözlerden uzak kalmış ve kaynakların belirttiğine göre finansal çıkarlarına odaklanmıştı. Kamuoyunun gözünden uzak kalma çabasına rağmen, Barron, modeller Valeria Sokolova ve Abla Sofy'nin tatil toplantısı sırasında fotoğraflarını çekmesiyle istenmeyen bir ilgi odağı haline geldi; bu görüntüler daha sonra kamuoyuna yansıdı. İçeriden kaynaklar daha sonra dedikodu yazarı Rob Shuter'a, perde arkasındaki tepkinin konukların başlangıçta fark ettiğinden çok daha sert olduğunu söyledi. Bu anlatımlara göre, Melania Trump, Barron Trump'ın fotoğraflarını çeken üyeleri yakaladığında, Mar-a-Lago üyeliklerinin iptal edilebileceği konusunda uyarıldılar. Bir kaynak, "Melania, Barron'ın mahremiyetinin pazarlık konusu olmadığını çok açık bir şekilde belirtti" dedi. "Çekim yapan veya fotoğraf çeken herkes, kulüpten potansiyel olarak men edilme de dahil olmak üzere derhal sonuçlarla karşılaşacaktı." Başka bir kaynak ise, "Mesaj açıktı: kamera yok, sızıntı yok. Özel aile anları özel kalır" diye ekledi. Kaynak: Inquisitr
  20. Epstein kayıtlarında Trump'ın daha fazla uçuşu ortaya çıktı Adalet Bakanlığı (DOJ), Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin yeni açıklanan yaklaşık 30.000 sayfalık belgeyi yayınladı. Bu belgeler arasında, Başkan Donald Trump'ın 1990'larda Epstein'ın özel jetinde daha önce bildirilenden daha fazla uçuş yaptığına dair bir iç e-posta da yer alıyor. Trump, Epstein dosyalarını siyasi bir dikkat dağıtma olarak nitelendirirken, yoğun bir şekilde sansürlenmiş belgeler milletvekillerini hayal kırıklığına uğrattı. 7 Ocak 2020 tarihli bir New York savcısının e-postasında, uçuş kayıtlarının Trump'ın Epstein'ın jetinde sekiz uçuş yaptığını gösterdiği belirtildi. Bu uçuşlardan en az dördünde Ghislaine Maxwell de uçakta bulunuyordu. Maxwell, Epstein'ın reşit olmayan kız çocuklarına cinsel istismarda bulunmasına yardım etmekten 20 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı ve e-postada, diğer uçuşlardaki kadınların onun davasında potansiyel tanık olabileceği belirtildi. Adalet Bakanlığı, bazı belgelerin 2020 seçimlerinden önce FBI'a sunulan Trump hakkında "asılsız ve yanlış" iddialar içerdiğini, ancak Trump tarafından imzalanan yeni şeffaflık yasası kapsamında yine de yayınladığını söyledi. Adalet Bakanlığı, "Bu belgelerin bazıları, 2020 seçimlerinden hemen önce FBI'a sunulan, Başkan Trump'a karşı yapılan gerçek dışı ve sansasyonel iddiaları içermektedir." dedi. Adalet Bakanlığı ayrıca, "Açıkça belirtmek gerekirse: iddialar asılsız ve yanlıştır ve eğer en ufak bir güvenilirlikleri olsaydı, kesinlikle zaten Başkan Trump'a karşı silah olarak kullanılırlardı. Bununla birlikte, yasaya ve şeffaflığa olan bağlılığımızdan dolayı, Adalet Bakanlığı bu belgeleri Epstein'ın kurbanları için yasal olarak gerekli korumalarla birlikte yayınlamaktadır." dedi. Kaynak: The Sacramento Bee
  21. Gavin Newsom Donald Trump'la alay etmeye ve açıklarını göstermeye devam ediyor... Attığı tweet'te şunu söyledi: Milyonlarca Amerikalı, sağlık sigortası primlerinin ortalama %114 oranında arttığına şahit oldu.
  22. Trump İran'ı Göstericiler İçin Çok Ağır Şekilde Tehdit Etti! Donald Trump Şöyle konuştu: "Eğer İran, kendi alışkanlığı olduğu üzere, barışçıl protestoculara ateş açar ve onları vahşice öldürürse, Amerika Birleşik Devletleri onların yardımına koşacaktır." 'Amerikan başkanı dünyayı değiştirmiş olabilir': Sosyal medya, Trump'ın İran'a yönelik şok edici tehdidine tepki gösterdi. Başkan Donald Trump, 13 Aralık 2025 Cumartesi günü Washington'daki Beyaz Saray'a varışında gazetecilerle konuşuyor. (AP Fotoğrafı/Jose Luis Magana) Başkan Donald Trump, Cuma sabahı, acımasız, otoriter İran rejimine karşı protesto eden İranlı sivilleri savunmak için Amerikan askeri gücünü kullanma sözü vererek tüm dünyada şok etkisi yarattı. Başkan, Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, "Eğer İran, kendi alışkanlığı olduğu gibi, barışçıl protestocuları vurup öldürürse, Amerika Birleşik Devletleri onların yardımına koşacaktır. Hazırız ve harekete geçmeye hazırız" diye yazdı. Trump'ın protestoculara verdiği açık destek açıklaması ve Amerika Birleşik Devletleri'nin askeri harekâta geçebileceğine dair ima, hem destekçileri hem de karşıtları arasında büyük yankı uyandırdı. İsrailli yorumcu Amit Segal, "Klasik Donald Trump tarzında, Amerikan başkanı sosyal medya aracılığıyla dünyayı değiştirmiş olabilir" dedi. "Rejimin protestoculara karşı avantajı her zaman organize şiddeti kontrol etmesi olmuştur. Ancak Trump'ın açıklaması ciddiye alınırsa, rejimin en büyük kozu ortadan kalkmış olabilir." İran asıllı Amerikalı yorumcu Yashar Ali, "Burada belki de çok şey istiyorum, ama Başkan bunun ne anlama geldiğini ve sınırlarının ne olduğunu tanımlamalı," diye yazdı. "Yine de çok umutlu değilim, ama açıklık istemek önemli." “Ortadoğu'da barış hayallerinin, İran Devrim Muhafızları'nın (IRGC) varlığını sürdürdüğü ve kaos tohumları ektiği sürece asla gerçekleşemeyeceğini doğru bir şekilde anladı. Protestocuları destekleyeceğine söz vererek onları cesaretlendiriyor ve rejim üyelerini, ortadan kaybolmazlarsa gökyüzünden gelecek ölümle tehdit ederek terörize ediyor. Bu, dedikleri gibi, çok büyük bir olay,” diye belirtti yazar Saul Sadka. Northeastern Üniversitesi profesörü Max Abrahms, "Her ne kadar yeni muhafazakarlığa ve rejim değişikliğine karşı birisi olsam da şunu söyleyeceğim: İran'daki protestocuları desteklemek iyi bir şey çünkü haklılar ve hatta Başkan Trump'ın mollaları tehdit etmesi de iyi bir şey, böylece halkı ezmeden önce iki kez düşüneceklerdir." şeklinde görüş belirtti. Ama durun, dahası da var: Kaynak: Mediaite

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Tap the lock icon next to the address bar.
  2. Tap Permissions → Notifications.
  3. Adjust your preference.
Chrome (Desktop)
  1. Click the padlock icon in the address bar.
  2. Select Site settings.
  3. Find Notifications and adjust your preference.