Bütün Eylemler
- Geçen saat
-
CHP, Yavaş'ın çağrısının ardından yol haritası belirliyor
CHP'de parti yönetimi, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın belediyelere yönelik operasyonlarla ilgili "ortak tutum belirlenmesi" yönündeki çağrısının ardından yeni bir eylem planı belirleme kararı aldı.Habere Gitmek için Tıklayın
- Bugün
-
Yapay zekanın sağlık tavsiyelerine gerçekten güvenmeli misiniz?
Uzmanlar yapay zeka sohbet robotlarından alınacak sağlık tavsiyelerine kuşkuyla yaklaşılması gerektiğini söylüyorHabere Gitmek için Tıklayın
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
Bana o ÜÇÜNCÜ YILDIZI verin; Fenerbahçe logosuna gelsin! @fbkadinbasket #EuroLeagueWomen kupasını yeniden kazandı!
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
Julie ve Annesi
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
Emma Meesseman bundan daha güzel anlatılamaz
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
HT Spor maç yorumu Ali Emre Dedoğlu: 3. kez EuroLeague kupasını Türkiye’ye getirdi Fenerbahçe. Güzel bir final oldu, düşük skorlu, derbiye yakışır bir final oldu. Fenerbahçe Opet’in yine mental gücüyle kazandığı bir final diyebiliriz.
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
Fenerbahçe Opet taraftarları her yerde
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
Adamın bir Fenerbahçe Opet Top Çevirmesine attığı Tweet'e bir bakın arkadaş tweet'de bir şiir gibi okunuyor
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
julie'nin olcay'ı her fırsatta terörize etmesi my girls
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
GALATASARAY İLE 3 FİNAL 3 KUPA 🏆🏆🏆 Fenerbahçe Kadın Basketbol takımı Fenerbahçe Opet bu sezon Galatasaray ile oynadığı 3 finali de kazanarak müzemize 3 kupa getirdi.
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
Sevgi Uzun heyecandan konuşamıyor
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
Başantrenör Miguel Mendez: Sadece kupalar değil, yaşadığımız tecrübeler için de mutluyum Kariyerindeki 4. Kadınlar EuroLeague Şampiyonluğuna ulaşan Başantrenör Miguel Mendez, karşılaşmanın ardından Fenerbahçe TV’ye açıklamalarda bulundu. Mendez, “Çok mutluyum. Kupalar için de mutluyum ama bu yaşadığımız süreç için de mutluyum. Fenerbahçe Spor Kulübü’ne, oyuncularıma çok teşekkür ediyorum beni buraya layık gördükleri için. Burada çok güzel bir ortam vardı. Çalışması çok keyifli insanlarla çalıştık. Tüm teknik ekip bu süreci çok keyifli ve güzel bir şekilde yaşadık. Günün sonunda hedeflerimizi gerçekleştirdiğimiz için mutluyum. Sadece kupalar değil, yaşadığımız tecrübeler için de mutluyum.” dedi.
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
Potanın Kraliçeleri (Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı), Avrupa Şampiyonluğunu değerlendirdi Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımımızın Genel Menajeri Arzu Özyiğit ve basketbolcularımız, EuroLeague şampiyonluğunu Fenerbahçe Televizyonu’na şu sözlerle aktardı: Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımımızın Genel Menajeri Arzu Özyiğit: “Çok mutluyum. Teşekkür edecek o kadar çok insan var ki eski başkanlarım Aziz Yıldırım’dan, Ali Koç’a, eski yöneticim Kemal Danabaş, Başkanımız Sadettin Saran ve Yöneticimiz Ufuk Bey, hepsi sağ olsunlar. Biz kadın basketbol şubesi olarak çok şanslıyız. Çünkü bütün başkanlarımız bizi çok seviyor. Bu camiaya layık olmaya layık olmaya çalışıyoruz. Bu camianın büyüklüğünü biliyoruz. Galatasaray’ı da tebrik ediyorum. Fenerbahçe ve Galatasaray finalleri her zaman iyidir ve EuroLeague’deki böyle bir derbiyi kazanmış olmak beni inanılmaz mutlu etti ve gururlandırdı. Tüm camiamıza hayırlı olsun. Çalışma arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Televizyon karşısında bizi izleyen ve buradaki taraftarlarımıza çok teşekkür ederim.” Tilbe Şenyürek: “Ben çok mutluyum ama benim için çok keyifli bir sezon olmadı. O yüzden sevincimi buruk yaşıyorum. Oynayamamak, arkadaşlarıma yardımcı olamamak çok kötü. Burada olduğum için çok mutluyum, herkesi tebrik ediyorum.” Sevgi Uzun: “Öncelikle Tilbe’nin takıma yardım edemedim demesin katılmıyorum. Bütün sezonun başından beri ortaya çok büyük emek ve istek koyduk. Tabii talihsizlikler yaşandı, herkesin başına gelebilecek bir şey. Bizim yanımızda olmak istedi ve bu şampiyonlukta bizim kadar onun da emeği var. Çok istedik gerçekten. Çok inişli-çıkışlı ve sakatlıklarla dolu bir sezon oldu. Bütün herkesle gurur duyuyorum ve takımı tebrik ediyorum.” Alperi Onar: ”Evet, bu sene gerçekten çok zordu ama çok güzeldi. Geçen yıldan sonra bu sene tekrar final oynamak, kupayı tekrardan ülkemize, kulübümüze, taraftarlarımıza götürüyor olmak bizim için çok önemli. Çok mutluyuz.” Julie Allemand: “Açıkcası şu an rüya gibi geliyor. Geçirdiğimiz sezonu göz önünde bulundurduğumuz zaman gerçekten bu şampiyonluğu hak ettiğimizi düşünüyorum. Tabii ki benim için çok özel bir yeri olacak ve hayatım boyunca unutmayacağım bir tecrübe olacak. Çünkü bu benim ilk EuroLeague kupam. Evet, Emma’nın yedi tane kupası var ama benim bir tane.” Emma Meesseman: “Şu an tamamen hedeflerimize ulaşmış olduk ve sezonu bitirdik. Benim yedinci EuroLeague kupam ama takım arkadaşlarım için çok mutluyum. Bazılarının ilk şampiyonluğu oldu. Dolayısıyla keyfini çıkarmaları ve çıkarmamız lazım.” Breanna Stewart: “Öncelikle Fenerbahçe Spor Kulübü’ne teşekkür ediyorum. İlk geldiğim günden beni çok güzel bir şekilde karşıladılar. Beni kucakladılar, resmen kollarını açtılar. Çok teşekkür ediyorum. İlk şampiyonluğa göre şartlar daha farklıydı ama bu kupayı Fenerbahçemize geri getirdiğimiz için çok mutluyuz.” Olcay Çakır Turgut: “Çok mutluyum, çok yorgunum. Zor ve yoğun bir sezon oldu. Ama dört kupa aldık ve almadık kupa bırakmadık. Şimdi gerçekten dinlenme sürecine gireceğim. Biz, burada sadece fiziksel olarak değil, mental olarak da çok büyük savaşlar veriyoruz. Bizi burada desteklemeye gelen yönetim kurulumuza ve taraftarlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bizim için destekleri çok kıymetliydi. Çok yorulduk ama dört kupa aldık. Bundan daha büyük bir mutluluk yok. Benim için açıkçası bundan 12 sene önce o takımdan kalan travmalar maçtan önce biraz su yüzüne çıktı ve maçtan sonra da çok duygulandım. Bu benim için çok kıymetliydi.” Iliana Rupert: “Çok mutluyum ve çok gurur duyuyorum. Çünkü Fenerbahçe armamıza üçüncü yıldızı dâhil eden gruptayım. Bir de Galatasaray finaliydi… Dolayısıyla finalin ayrı bir özelliği vardı. Sezon boyunca da takım olarak çok güzel bir karakter ortaya koyduk.” Gabby Williams: “Çok mutluyum ve hak ettiğimizi düşünüyorum. Sadece oyuncular olarak değil, benchte ve kameranın önünde gözükmeyen insanlar olarak hepimiz çok hak ettik. Gerçekten benim Avrupa’daki en güzel senem ve tecrübemdi. Sezonu bu şekilde bitirmenin keyfini yaşıyoruz.”
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
Avrupa'nın en büyüğü yurda döndü (Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı)
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Talen Horton Tucket Fenerbahçe Beko sevgisi hakkında konuşuyor
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
Alperi Onar 3. kupa hakkında konuşuyor
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
Kardeşler arası desteğin en güzel örneği. Illiana Rupert'in kardeşi Iliana Rupert'in formasıyla
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
Fenerbahçe Opet Başantrenörü Miguel Mendez: Çok yorgunum. Başardığımıza inanamıyorum. Zor bir maçtı. Sonuna kadar mücadele ettik. Yarı final maçında ritmimizi bulmamız için zamana ihtiyacımız vardı ama şimdi başardık. Takımımla gurur duyuyorum. Bu şampiyonluğu hak ettik. Sezon boyunca çok eğlendik. Hocama da teşekkür ediyorum, onun sayesinde kendimin en iyi versiyonu oldum. Kutlamak için sabırsızlanıyorum.
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
Fenerbahçe Opet bayrakları bütün köprülere asılmış
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
Emma ve Gabby'nin halayı - inanılmaz
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
Vakıfbank Voleybol takımı Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol takımı Euroleague şampiyonluğu için bir tweet attı Kadınlar EuroLeague'de Şampiyon olan Fenerbahçe Opet’i tebrik ederiz
-
Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı Avrupa'nın Zirvesinde - Euroleague Şampiyonu
Boğazın tek hakimi, Avrupa'nın en büyüğü. #PotanınKraliçeleri #EuroLeagueWomen
-
Arda Güler Hakkında Bütün Haberler -Real Madrid Arda Güler - Her Şey
Merhaba patron. Ben AS için Mario de la Riva. Genç oyuncular ve liderlikten bahsetmişken, geçen gün Bayern maçında kilit oyunculardan biri Arda Güler'di. Son üç ayda onu nasıl değerlendirdiğinizi ve gelecekte Real Madrid'i yönetecek oyunculardan biri olup olmadığını sormak istedim. Teşekkür ederim. Arda Güler ile çok yoğun üç ay geçirdik ve birlikte çok şey yaşadığımız için harika bir ilişki geliştirdiğimizi düşünüyorum. Buraya geldiğimde, Arda'nın önemli maçlarda, yüksek yoğunluklu maçlarda oynayamayacağı hakkında çok konuşuluyordu ve işte Bayern Münih'e karşı oynadığı maça, Manchester City'ye karşı oynadığı maça bakın. Ona ilk günden itibaren çok açık bir şekilde söyledim: Oynasan da oynamasan da, maçın yoğunluğu ne olursa olsun, yetenek eksikliğinden olmayacak, değil mi? Benim için, onunla çalışma fırsatı bulduğumdan beri, her zaman sahip olduğu yeteneği ve onun gibi bir oyuncunun yaptığı fedakarlığı gördüm. Bu sadece fedakarlık ve sıkı çalışmayla ilgili değil. Ve bu onun başarısı çünkü yol boyunca yaptığımız hatalardan, iniş çıkışlardan, iyi yaptığı şeylerden, iyi yapamadığı şeylerden ders çıkarabildi ve bence bu büyük bir ödül, değil mi? Arda Güler'in sadece gelecekte çok önemli bir oyuncu olmaya aday olduğunu değil, şimdiden de öyle olduğunu göstermesi gereken bir sezon bu. Nisan 2026 itibarıyla Álvaro Arbeloa, özellikle A takım antrenörlük yapısındaki rolü arttığından beri, Arda Güler'in Real Madrid'deki en ateşli savunucularından biri haline geldi. Arbeloa'nın yorumları, Güler'in bir "üstün yetenekten" dünya çapında bir yıldıza dönüşmesine odaklanıyor. İşte İspanyol futbol adamının Türk yıldızın geleceğiyle ilgili öne çıkan ifadeleri: 1. "Dünya Seviyesinde Bir Oyuncu"2026'nın başlarında Arbeloa, Güler'i kulübün gelecek projelerinin temel taşlarından biri olarak gördüğünü net bir şekilde belirtti. Güler'in büyük bir potansiyelle geldiğini ancak artık en üst seviye için gereken fiziksel ve savunma olgunluğunu kazandığını vurguladı: 2. "Çerçevelik" GolMart 2026'daki Elche maçında atılan muhteşem golün ardından Arbeloa, Madridistalar arasında viral olan övgü dolu bir değerlendirme yaptı. Güler'in teknik kalitesinin o kadar nadir olduğunu savundu ki, sadece bunu izlemenin bile bilet fiyatına değdiğini söyledi: Sözü: "Bir çerçeve getirip o golü içine koymalısınız. Olağanüstü bir şey, harika... Yaptığı şeyi izlemek için bir, iki hatta üç bilet parası ödemeye değer." 3. "Modrić Sonrası" Dönemde Çok YönlülükLuka Modrić'in efsanevi kariyerinin sonuna yaklaşmasıyla Arbeloa, Güler'i çeşitli rollerde denedi. Arda'nın şu yeteneklerini özellikle övdü: Oyun Kurucu Olarak: Merkez "10 numara" veya üçlü orta sahanın solunda görev yapabilmesi. Kanatta: Kylian Mbappé ve Vinícius Jr. ile olan uyumu. Gelecek Vizyonu: Arbeloa, Güler'in vizyonunun ve "belirleyici paslarının" onu takımın önümüzdeki on yılı için ideal yaratıcı motor haline getirdiğini belirtti. Transfer Bağlamı (2026)Arbeloa'nın kamuoyu önündeki desteğine rağmen, Güler'in geleceği bu bahar aylarında yoğun spekülasyonlara konu oldu. Haberler onu Arsenal (onu "yeni Martin Ødegaard" olarak görüyorlar) ve Liverpool ile ilişkilendirdi. Ancak Arbeloa'nın, Bayern Münih'e karşı oynanan Şampiyonlar Ligi çeyrek finali gibi kritik maçlarda Güler'e istikrarlı bir şekilde şans vermesi, hocanın dışarıdan gelen ilgiden bağımsız olarak onu "dokunulmaz" gördüğünü gösteriyor.
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Trump'ın, ülkenin en yüksek askeri nişanını kendisine vermek istediği iddia ediliyor Başkan Donald Trump, ABD Silahlı Kuvvetleri'nde hiçbir zaman görev yapmamış olsa da, iddialara göre ülkenin en yüksek askeri nişanını yine de kendisine vermek istiyor. Wall Street Journal gazetesi hafta sonu yayımladığı haberde, Trump'ın "Onur Madalyası"nı (Medal of Honor) kendisine takdim etme fikrini "düşündüğünü" (mused) aktardı. Bu madalya; resmi kriterlere göre, üç farklı durumdan biri kapsamında "görev çağrısının çok ötesine geçerek, can kaybı riskini göze alıp, cesaret ve gözüpekliğiyle kendilerini belirgin bir şekilde öne çıkaran" ordu mensuplarına, Başkan tarafından takdim edilir. Bu durumlar; bir ABD düşmanına karşı askeri eyleme girişmek, karşıt bir yabancı güçle yürütülen askeri operasyonlarda yer almak veya silahlı bir çatışma sırasında dost yabancı güçlerle birlikte görev yapmaktır. Askerlik hizmeti yapmamış olduğu göz önüne alındığında, Trump'ın bu ödüle neden veya nasıl hak kazanabileceğini düşündüğü belirsizliğini koruyor. Vietnam Savaşı döneminde Trump; üniversite eğitimi nedeniyle dört kez ve topuklarındaki kemik çıkıntıları (mahmuzları) nedeniyle bir kez olmak üzere, toplam beş kez askerlik tecil hakkı kullanmıştı. Daha sonra radyo programcısı Howard Stern'e verdiği bir demeçte, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmanın, kendisi için "kişisel Vietnam'ı" anlamına geldiğini söylemişti. Başkan sıfatıyla Trump, Silahlı Kuvvetlerin Başkomutanı konumundadır; ancak bu, sivil nitelikli bir makamdır. Yine de bu durum, onun söz konusu madalyayı arzulamasının önüne geçemedi. Şubat ayında yaptığı bir açıklamada Trump, önceki görev döneminde, 2018 yılında Irak'a gerçekleştirdiği seyahat nedeniyle bir madalya almak istediğini dile getirmişti. "Irak'a uçtum. Son derece cesurdum. O kadar cesurdum ki, Onur Madalyası'nı (Congressional Medal of Honor) bizzat kendime takdim etmek istedim," diyen Trump; bunu yapmasına yasal olarak izin verilip verilmediğini "ekibine" sorduğunu da sözlerine eklemişti. "Bir gün bunu deneyeceğim. Yasaları zorlayacağım." Aynı ayın ilerleyen günlerinde, Birliğin Durumu (State of the Union) konuşması sırasında da benzer nitelikte yorumlarda bulundu. Trump, "Onur Madalyası'nı her zaman istemişimdir; ancak bu madalyayı bizzat kendime takmamın yasalara aykırı olduğu, ayrıca madalyayı tam olarak hangi gerekçeyle almam gerektiğinin de muğlak olduğu bana bildirildi," ifadelerini kullandı. "Fakat şayet bir gün o yasanın kapısını aralarlarsa, bir gün ben de orada, sizlerin arasında olacağım." Trump'ın, söz konusu madalyayı kendisine takdim etme girişiminde bulunup bulunmayacağı ise henüz netlik kazanmış değil. Ancak geçen yıl göreve dönmesinden bu yana, bir dizi “onur” ve “ödül” biriktirdi; bunların en azından bazılarının, sanki sırf kendisi için ihdas edilmiş gibi göründüğü söylenebilir. Şubat ayında Washington Kömür Kulübü, Beyaz Saray’da düzenlenen bir törenle, başkana, kendisini “Güzel ve Temiz Kömürün Tartışmasız Şampiyonu” ilan eden bir kupa takdim etti. Geçen yıl ise, futbolun yönetim organı tarafından kendisine ilk —ve tek— FIFA Barış Ödülü verildi. Trump ayrıca, Nobel Barış Ödülü’nü alamamış olmayı kamuoyu önünde takıntı haline getirmiş ve bu konuda açıkça küskünlük sergilemiştir. Nihayet bir tane edindi; ancak bu, yalnızca “bir nevi” bir ödüldü: Geçen yıl ödülü kazanan Venezuelalı muhalif lider María Corina Machado, kendi madalyasını Trump’a verdi. İşte Trump’a verilen ödül ve onurların güncellenen listesi. Kaynak: HuffP
-
İran İsrail ve ABD Savaşı / Sorunu - Bütün Detaylarıyla Buraya...
Yeni Tehditler ve Gerilimler İran Ateşkesini Sarsıyor, Barış Girişimini Sınıyor Bu hafta, İran ateşkesi ve barış görüşmeleri, Tahran'ın yeni nüfuzunun simgesi haline gelen stratejik su yolu üzerindeki gerilimin tırmanması ve eleştirmenlerin, Başkan Donald Trump'ın kontrolünden çıktığı uyarısını yaptığı bir çatışma nedeniyle pamuk ipliğine bağlı durumda. Cuma günü Trump, İran'ın "her şeye rıza gösterdiğini" söyledi; bu açıklama, savaşın yakında sona erebileceği umuduyla borsalarda bir yükseliş dalgasını tetikledi. Ancak Pazar gününe gelindiğinde bu durum, diplomasinin yine aşırı abartıldığına dair bir başka örnek gibi görünüyordu; Başkan yeniden İran'ın köprülerini ve elektrik santrallerini yok etme tehditleri savuruyor, Tahran ise Hürmüz Boğazı'nı tekrar kapatıyordu. ABD Donanması'nın, Tahran filosuna uygulanan ablukayı delmeye çalışan İran bandıralı bir yük gemisine ateş açıp el koymasının ardından, karşılıklı güvensizlik ve savaşa tam ölçekli bir dönüş korkuları gün yüzüne çıktı. Bu ani ve sert değişimler, Trump'ın savaş liderliğinin tipik bir özelliği; zira bu liderlik tarzı, yakın bir barışa dair zafer dolu öngörüler ile şiddete yönelik endişe verici tehditler arasında sürekli gidip geliyor. Rakip siyasetçiler bu durumda kaos ve bir plan eksikliği görürken, Başkanın yardımcıları, Trump'ın elindeki nüfuzu, İran'ı boyun eğmeye zorlayacak şekilde ustaca kullandığı konusunda ısrar ediyor. Ancak Trump'ın "savaş sisi" içindeki stratejisi, ateşkesin Salı günü planlanan bitiş tarihinden hemen önce, Pakistan'da yapılması beklenen ikinci tur ABD-İran görüşmeleri ufukta belirirken, gerçeklikle bir kez daha yüzleşmek üzere. Önümüzdeki birkaç gün, Trump'ın artık aşina olduğumuz gözdağı stratejisinin diplomatik açılımlar yaratıp yaratamayacağını, yoksa etkinliğini yitirmekte olup olmadığını ortaya koyabilir. Eğer bu strateji başarısız olursa Trump, küresel ekonomi ve kendi düşüşteki popülaritesi açısından potansiyel olarak felaketle sonuçlanabilecek riskleri göze alıp, bir çıkış yolu bulmak adına ABD'nin askeri müdahalesini tırmandırma seçeneğiyle yeniden karşı karşıya kalabilir. Bu savaşın en kafa karıştırıcı özelliklerinden biri, hem ABD'nin hem de İran'ın savaşa dair yaptığı açıklamaların samimiyetini ve doğruluğunu yargılamanın neredeyse imkansız oluşudur. Rejim figürlerine yönelik suikast dalgalarının ardından, İran sınırları dışındaki hiç kimse, ipleri tam olarak hangi liderlerin elinde tuttuğunu kesin bir dille söyleyemiyor. Bu durum, ülkenin diplomatik stratejisini değerlendirmeyi güçleştiriyor. Öte yandan, Trump'ın savaşa dair ruh hali —en azından sosyal medya paylaşımlarına yansıdığı kadarıyla— sürekli bir değişim içinde. Geçtiğimiz hafta çeşitli raporlarda yer alan ifadelere göre ABD'li yetkililer, İran'ın Hizbullah ve Hamas gibi vekalet güçlerine verdiği desteği sonlandırmaya ve elindeki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarını teslim etmeye istekli olduğunu belirtmişlerdi. Bu, yönetim için büyük bir zafer anlamına gelirdi. Ancak modern tarih ve İran'ın son açıklamaları ve davranışları soru işaretleri doğuruyor. Yine de, söylem ve saldırganlığın ardında, her iki tarafın da yeniden çatışmadan kaçınması için ikna edici nedenler var. Belki de her iki taraf da diplomatik alan yaratmak için olası görüşmelerden önce gerilimi artırıyor. Trump'ın bir anlaşmanın yakın olduğunu tekrar tekrar vurgulaması, ara seçim yılında ağır bir ekonomik ve siyasi bedel ödeten bir savaşa olan hevesinin azaldığına işaret ediyor. Wall Street Journal Cumartesi günü, Trump'ın cesur tavrına rağmen, savaşın sonuçları ve tırmanma riskleri konusunda ciddi endişeler taşıdığını bildirdi. İran rejimi için, savaş sona erdiğinde hayatta kalmak başlı başına bir zafer olurdu. Bu arada, ABD'nin İran limanlarına uyguladığı abluka, harap olmuş bir ekonomiyi toplumsal bir çöküşe dönüştürmekle tehdit ediyor. Haftalarca süren aralıksız bombardıman, yeniden inşası trilyonlarca dolara mal olacak büyük bir yıkıma neden oldu. “Artık İyi Adam Yok” Yönetim, baskıyı artırarak Tahran'ın direncini kırabileceğine inanıyor. Pazar günü CNN'den Jake Tapper, Enerji Bakanı Chris Wright'a, patronunun sosyal medyada "Artık İyi Adam Yok" ve İran liderleri ABD'nin sunduğu anlaşmayı yapmazsa İran'daki her köprüyü ve enerji santralini bombalayacağını söylemesinin nedenini açıklamasını istedi. Wright, "Başkan azami baskı gücü arıyor" dedi. İran'daki "söylentiler ve gürültü" rejimin parçalanmakta olduğunu ve savaşın sonunun "çok uzak olmadığını" gösterdiği için "endişelenmediğini" söyledi. Wright ayrıca, benzin fiyatlarını galon başına 4 doların üzerine çıkaran savaşın enerji şokunu "fantastik bir şekilde" ele aldıkları için yönetimi övdü. ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz da Pazar günü benzer bir tablo çizerek yükselen borsalar, istikrarlı petrol fiyatları ve İran liderliğindeki parçalanmayı anlattı ve ülkenin hiç bu kadar izole olmadığını söyledi. "İran'ın elinde koz yok ve masaya oturup nükleer silaha sahip olma takıntısından nihayet vazgeçeceklerinden eminiz," dedi Waltz CBS'nin "Face the Nation" programında. “Onların kabiliyetlerini kısıtlıyoruz. Orduları darmadağın durumda. Füze programları darmadağın durumda. Ve şimdi, umuyoruz ki, diplomatik yollarla; bu yasa dışı emellerinden nihayet vazgeçme sürecini, zor yoldan ziyade kolay yoldan halledeceklerdir,” dedi Waltz. Bu tür beklentiler, ABD diplomasisine öncülük eden Başkan Yardımcısı JD Vance üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. CNN geçen hafta, ilk tur görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Trump'ın, sağ kolunun performansı hakkında yakın çevresine sorular yönelttiğini bildirdi. İran ise, teslim olmaya hazır olduğu yönündeki ABD iddialarını yalanlıyor. Başmüzakerecisi Muhammed Bakır Galibaf, devlet medyasına yaptığı açıklamada, diplomasi alanında "ilerleme kaydedilmiş olsa da", boğaz ve nükleer meseleler konusunda hâlâ önemli görüş ayrılıklarının bulunduğunu belirtti. Galibaf, İran'ın, ABD Başkanı'nın "nükleer toz" olarak nitelendirdiği zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmeyeceğini ifade etti. Tıpkı Trump gibi, İran Parlamentosu Başkanı olarak görev yapan Galibaf da, hem hükümet içindeki hem de dışındaki yerel kamuoyuna hitap ediyor ve olası her türlü müzakere öncesinde mümkün olan en sert tutumu sergiliyor. Trump Pazar günü yaptığı açıklamada, ABD temsilcilerinin müzakereler için İslamabad'a gitmekte olduğunu söyledi. İran ise görüşmelerin gerçekleşeceğini henüz kamuoyu önünde doğrulamadı. ABD gibi, İran da elinin üstün olduğuna inanıyor gibi görünüyor. Ancak bu karmaşık durumdaki kanıtlar ve gelişmeler, yönetimin elde edildiğini iddia ettiği "büyük başarı" söylemini tam olarak doğrulamıyor. ABD ve İsrail'in hava saldırıları, İran'ın kuvvetlerine, askeri-endüstriyel kompleksine ve füze-İHA envanterine şüphesiz ağır hasar verdi. Ancak rejim varlığını sürdürüyor. İran halkı ise ayaklanıp kendilerini baskı altında tutanları devirmeyi başaramadı. ABD açısından ortaya çıkan yan hasar ise ağır oldu. Üye ülkelerin karşı çıktıkları bir savaştan kaçınmaları nedeniyle Trump'ın duyduğu öfke ortamında, NATO'nun bütünlüğü sorgulanır hale geldi. Trump; bir ABD Başkanı'nın bugüne dek sarf ettiği en sert ifadelerden biriyle, İran medeniyetinin yok olabileceği uyarısında bulundu —gerçi bu tehdidini eyleme geçirmedi. Yönetimi ise geçtiğimiz haftayı, Papa Leo XIV ile çekişerek ve Papa'nın savaş karşıtı teolojisini sorgulayarak geçirdi. Trump'ın onay oranının savaş nedeniyle sert bir düşüş yaşadığını gösteren anketlerin —Pazar günü yayımlanan yeni bir NBC News/SurveyMonkey anketinde bu oran %37'ye gerilemişti— farkında olan Demokratlar, Trump'ı İran batağına saplanmış ve fikirleri tükenmiş bir lider olarak resmediyor. Demokrat Temsilci Ro Khanna, ABC'ye verdiği demeçte, "Zenginleştirilmiş uranyum hâlâ orada duruyor. Karşımızda artık daha da sertlik yanlısı bir rejim var. 'Küçük Hamaney' (Hamaney'in halefi), aslında nükleer silah geliştirmek istiyor. Hürmüz Boğazı üzerinde elimizin gerçekten de daha güçlü olduğuna inanan kimse var mı? Aksine, elimiz zayıfladı. İran üzerinde asıl nüfuz sahibi olan taraf Çin," ifadelerini kullandı. Savaşın süresi, yetkililerin başlangıçta öngördüğü "en uzun süre sınırı" olan altı haftayı geride bırakalı bir haftadan fazla zaman geçti. Trump, bunu sona erdirmek —ve bunun, ABD'nin yeminli bir düşmanını cesaretlendirmek yerine İran'ın dişlerini sökeceğini göstermek— konusunda hiç bu kadar baskı altında kalmamıştı. Kaynak: CNN