Bütün Eylemler
Bugün
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Gerçek kontrolü: Trump'ın Erdoğan ile yaptığı bir görüşmede dile getirdiği beş yanlış iddia Başkan Donald Trump, bir NATO zirvesi öncesinde Ankara'da Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşme sırasında basına konuşurken Grönland, Amerika Birleşik Devletleri ve kendi başarıları hakkında bir dizi yanlış iddiada bulundu. Bu yanlış ifadeler arasında belki de en güncel olanı, Trump'ın ABD kontrolüne geçmesi için yeniden çağrıda bulunduğu, Danimarka'ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland hakkındaydı. Trump, daha önce de yaptığı gibi, adanın "Çin ve Rus gemileriyle çevrili" olduğunu iddia etti; ancak bağımsız uzmanlar ve çeşitli yabancı hükümetlerin açıkça belirttiği üzere durum böyle değil. Trump ayrıca; "sekiz savaşı sona erdirdiği", eski Başkan Joe Biden'ın Ukrayna'ya "yüz milyarlarca dolar değerinde ekipman" verdiği, geçen yıl göreve dönmesinden bu yana ABD'ye "19,2 trilyon dolar" veya üzerinde yatırım yapıldığı ve 2020 seçimlerine "hile karıştırıldığı" yönündeki, çoktan çürütülmüş iddialarını da yeniden gündeme getirdi. İşte bir gerçek kontrolü analizi. Grönland, Rusya ve Çin Trump, Grönland'ın "Çin ve Rus gemileriyle çevrili" olduğunu söyledi. Ancak bu iddianın hiçbir dayanağı yok; nitekim bu iddia daha önce bağımsız uzmanlar, Danimarka hükümeti ve ordusu, diğer İskandinav ülkelerinin yetkilileri, Grönlandlı yetkililer ve bölge sakinleri ile mevcut ve eski ABD'li yetkililer tarafından reddedilmişti. Danimarka yayın kuruluşu TV 2'nin haberine göre, geçen ay yayınlanan bir röportajda Danimarka ordusunun Arktik kuvvetleri komutanı, her zamanki gibi Grönland içinde veya çevresinde Çin ya da Rus gemileri görmediklerini ifade etti. Kanada'daki Trent Üniversitesi'nde Arktik güvenlik konularında uzman bir profesör olan P. Whitney Lackenbauer, Ocak ayında CNN'e verdiği demeçte Trump'ın iddiasının "tamamen uydurma" olduğunu söylemiş ve Salı günü gönderdiği bir e-postada bu iddianın "hala yanlış" olduğunu yinelemişti. Trump, yakın zamanda Grönland yakınlarında Çin veya Rus denizcilik faaliyetlerini gösteren gizli istihbarat bilgilerini görmüş olabilir. Ancak bu durum bile Grönland'ın "çevrili" olduğu iddiasını doğru kılmazdı. Trump ve savaşlar Dış ilişkiler konusundaki en sık tekrarladığı yanlış iddialardan birini yineleyen Trump, "Biliyorsunuz, sekiz savaşı sona erdirdim," dedi. Oysa bunu yapmadı. Onun "sekiz savaş" listesi ciddi hatalar barındırıyor. Trump’ın listesi, görev süresi boyunca aslında hiç savaş niteliği taşımayan iki durumu içeriyor: Mısır ile Etiyopya arasındaki diplomatik anlaşmazlık ve Sırbistan ile Kosova arasında yaşandığı iddia edilen gizemli bir durum. Liste ayrıca, Trump yönetiminin aracılık ettiği barış anlaşmasına rağmen fiilen sona ermemiş olan Ruanda ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti arasındaki savaşı da kapsıyor. Buna ek olarak liste, İsrail ile Hamas arasındaki savaşı da içeriyor; ancak İsrail, ABD aracılığıyla sağlanan ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze'de neredeyse her gün saldırılar düzenlemeye devam ediyor. Ayrıca listede İsrail ile İran arasında 2025'te yaşanan kısa süreli çatışma da yer alıyor; gerçi İsrail daha sonra ABD ile birlikte hareket ederek 2026'da İran'a karşı başka bir savaş daha başlatmıştı. Biden ve Ukrayna'ya yardım Ukrayna konusuna değinen Trump, daha önce de dile getirdiği gibi, "Biden buradayken onlara yüz milyarlarca dolar değerinde ekipman verdi" ifadesini kullandı. Bu "yüz milyarlarca dolar" iddiası, durumu büyük ölçüde abartan bir beyan. Ukrayna'ya yapılan uluslararası yardımları yakından takip eden bir Alman düşünce kuruluşu olan Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü'ne göre ABD, Rusya'nın kapsamlı işgalinden hemen öncesi olan Ocak 2022 sonlarından Nisan 2026'ya kadar Ukrayna'ya (güncel döviz kurlarıyla) yaklaşık 74 milyar dolarlık askeri yardım tahsis etmişti. Finansal ve insani yardımlar da dahil edildiğinde, ABD'nin toplam yardımı yaklaşık 132 milyar doları buluyordu. ABD'deki yatırımlar Trump ayrıca, "Amerika Birleşik Devletleri'ne 19 trilyon dolar, tam olarak 19,2 trilyon dolar yatırım yapılıyor" şeklindeki sıkça tekrarladığı asılsız iddiasını yineledi. Bu kez, söz konusu toplam rakamın başkanlık döneminin yalnızca ilk 12 ayına ait olduğunu, dolayısıyla göreve dönüşünün üzerinden geçen yaklaşık 18 ayın ardından "bu rakamın artık çok daha yüksek olduğunu" da sözlerine ekledi. Ancak 19,2 trilyon dolarlık rakam bile gerçek dışı bir iddiadan ibaret. Trump'ın Salı günü bu iddiayı dile getirdiği sırada, Beyaz Saray'ın kendi internet sitesinde bu dönemde "10,6 trilyon dolarlık" "büyük yatırım duyurusu" yapıldığı belirtiliyordu; ki bu rakam bile gerçekleşen yatırımların büyük ölçüde abartılmış bir haliydi. Ekim ayında yayınlanan kapsamlı bir CNN incelemesi, Beyaz Saray'ın; ABD'ye yapılacak yatırımlardan ziyade "ikili ticaret" veya "ekonomik alışveriş"e ilişkin muğlak yatırım taahhütlerini ve hatta taahhüt niteliği bile taşımayan belirsiz beyanları içeren trilyonlarca dolarlık bir rakamı hesaba kattığını ortaya koydu. Beyaz Saray tarafından açıklanan bu rakam, hem ABD merkezli şirketlerden hem de yabancı kuruluşlardan gelen taahhütleri kapsamaktadır. Geçen ay yayınlanan federal veriler, 2025 yılında ABD'ye yapılan yeni doğrudan yabancı yatırımın yaklaşık 232 milyar dolar olduğunu gösteriyor. 2020 seçimleri Trump, her zamanki gibi, 2020 seçimlerini "hileli bir seçim" olarak nitelendirdi. Bu bir yalandır. Trump, meşru bir seçimde Biden'a karşı dürüst ve adil bir şekilde kaybetti. Kaynak: CNN
-
Futbol FIFA Dünya Kupaları Hakkında Bütün Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
Haber: İngiltere ile oynanacak Dünya Kupası maçı öncesi Norveç'te yaygın hastalık krizi Norveç, 2026 FIFA Erkekler Dünya Kupası'ndaki göz kamaştırıcı performansından önce, 1998'den beri erkekler Dünya Kupası'nda yer almamıştı. Daha önce hiç eleme turu maçı kazanamamış olan Norveç Milli Takımı, geçen hafta Son 32 turunda Fildişi Sahili'ni mağlup etti. Erling Haaland'ın attığı iki golle Son 16 turunda Brezilya'yı deviren Norveç, tarihinde ilk kez çeyrek finale yükseldi. Ancak her şey bir peri masalı gibi değil. Daily Mail'den Gethin Hicks'in 7 Temmuz Salı günü bildirdiğine göre; Brezilya zaferinin ve ardından çıkılan kutlama gecesinin sonrasında, yorgunluk ve hastalık korkusu Norveç kampında endişeye yol açıyor. Norveç gazetesi Dagbladet, teknik direktör Ståle Solbakken'in oyuncuların "dışarı çıkıp eğlenmesine" izin verdiğini ve sağlık endişelerini önemsemediğini belirtti. Solbakken, "Aslında sadece Jørgen'in [Strand Larsen] ateşi yükseldi; bunun dışında takım genelinde ara sıra görülen hafif öksürük ve boğaz gıcıklanması gibi durumlar oldu," dedi. "Sonuçta klimalar, uçuşlar, soyunma odaları ve benzeri etkenler var. 50 kişiyi aşkın bir grubuz, dolayısıyla birilerinde hastalık görülmemesi tuhaf olurdu." Norveç, 11 Temmuz Cumartesi günü Miami'de İngiltere ile karşılaşacak. İngiltere, çeyrek finale ulaşmak için efsanevi Azteca Stadyumu'na gidip Meksika'yı yenmek zorunda kalmıştı; bu nedenle "Üç Aslan" lakaplı İngilizler de bu hafta kendi fiziksel kondisyon zorluklarıyla karşı karşıya kalacak. Umarız Norveç ve İngiltere sahaya çıktıklarında mümkün olduğunca tam kapasiteyle hazır olurlar ve Haaland, Harry Kane ve Jude Bellingham gibi yıldızlarla birlikte, unutulmaz bir Dünya Kupası şöleni sunarlar.
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Trump, İran ile anlaşmanın bittiğini ve İspanya ile ticareti keseceğini söyledi ABD Başkanı Donald Trump Çarşamba günü yaptığı açıklamada, çatışmayı sona erdirmek amacıyla İran ile imzalanan mutabakat zaptının "bittiğini" belirtti; Tahran ile muhatap olmak istemediğini ifade ederek İran liderliğini "hasta ruhlu insanlar" olarak nitelendirdi. Ankara'daki NATO liderler zirvesinde konuşan Trump ayrıca, Hazine Bakanı Scott Bessent'a İspanya ile ticari bağları kesme talimatı verdiğini söyledi ve Madrid'i NATO içinde "berbat bir ortak" olarak tanımladı. ABD, üç tankere yönelik saldırılara yanıt olarak İran'a karşı yeni askeri saldırılar düzenledi ve İran'ın petrol satmasına izin veren lisansı iptal etti. Bu hamle, Avrupa'da büyük tepki çeken bir savaştaki kırılgan ateşkes anlaşmasına vurulan son darbe oldu. Mutabakatın sona erip ermediği sorulduğunda Trump, "Çok ilginç bir soru. Bana göre bu iş bitti. Onlarla muhatap olmak istemiyorum," dedi. "Onlar aşağılık insanlar. Hasta ruhlular. Başlarında hasta ruhlu insanlar var." "Benim açımdan bakıldığında, onlarla uğraşmak sadece zaman kaybı," diye ekledi. Kaynak: R
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Dünya Voleybol Günü, #Paris2024'teki Brezilya-Türkiye bronz madalya maçında yaşanan o inanılmaz ralliyi yeniden gündeme getirmek için mükemmel bir bahane oldu.
-
En Son Savunma ve Askeri Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
NATO aile fotoğrafı çekildi
-
En Son Savunma ve Askeri Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Macron Toplantılardan önce Ankara Sokaklarını Arşınlıyor (Jogging)
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Pasörlerimiz iyi değil. İlk iki sette Elif Şahin oldukça kötü oynadı. Pas isabeti çok kötü. Tabi reception (top/servis karşılama) çok kötüydü bunu sadece Elif Şahin'e yüklemeyelim ama Elif Şahin oynadığı oyuncuları tanımıyormuş gibi paslar atıyor.
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Japonya Etabına galibiyetle başlıyoruz! Filenin Sultanları Polonya’yı 3-1 yenerek 2026 FIVB Voleybol Milletler Ligi üçüncü haftasına galibiyetle başlıyor!
-
En Son Çevre Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
- ÇERNOBİL'İN GİZLİ MİRASI: Radyasyonun Çocuklardaki Genetik İzi 40 Yıl Sonra Ortaya Çıktı!
ÇERNOBİL'İN GİZLİ MİRASI: Radyasyonun Çocuklardaki Genetik İzi 40 Yıl Sonra Ortaya Çıktı! 26 Nisan 1986 gecesi saat 01.30’da Ukrayna’daki Çernobil Nükleer Santrali’nde kontrolden çıkan bir güvenlik testi, insanlık tarihinin en büyük çevre felaketlerinden birine yol açtı. Patlamayla birlikte Avrupa’nın dört bir yanına yayılan iyonlaştırıcı radyasyon, sadece o dönemi değil, nesilleri etkileyecek bir sürecin fitilini ateşledi. Facianın ardından yüz binlerce işçi (tasfiyeciler), hayatlarını hiçe sayarak radyoaktif atıkları temizlemek için bölgeye koştu. Aradan geçen 40 yıla rağmen bilim dünyası hâlâ şu kritik sorunun yanıtını arıyor: Radyasyon, bu kahramanların çocuklarında silinmez bir genetik iz bıraktı mı? Ezber Bozan Keşif: Babadan Çocuğa Geçen Genetik "Kümeler" Bonn Üniversitesi’nden genetikçi Dr. Peter Krawitz liderliğindeki uzmanlar, Çernobil mağduru ailelerin ve Soğuk Savaş dönemi Alman radar operatörlerinin genom verilerini inceleyerek ezber bozan bir keşfe imza attı. Daha önce 2021 yılında yapılan büyük bir araştırma, radyasyona maruz kalan ebeveynlerin çocuklarında genel mutasyon oranında bir artış olmadığını savunmuştu. Ancak Dr. Krawitz ve ekibi, mikroskobu daha da yakınlaştırarak farklı bir noktaya odaklandı: Kümelenmiş de novo (yeni ortaya çıkan) mutasyonlar (cDNM). Araştırma, özellikle yüksek dozda ve uzun süreli radyasyona maruz kalan babaların çocuklarında, DNA üzerinde birbirine çok yakın konumlanmış küçük mutasyon kümelerinin daha sık görüldüğünü ortaya koydu. Bu bulgu, babanın uğradığı radyasyon hasarının bir sonraki nesle mikroskobik düzeyde de olsa aktarıldığına dair ilk somut kanıtlardan biri olarak kabul ediliyor. Korkmalı mıyız? Bilim İnsanları "Sakin Olun" Diyor Bulgular kulağa ürkütücü gelse de uzmanlar yüreklere su serpiyor. Araştırmaya göre, radyasyon kaynaklı bu küçük mutasyon kümelerinin çocukta ciddi bir genetik hastalık yaratma riski ihmal edilebilir düzeyde. Araştırmanın Sınırları ve Geleceği Bilim insanları bu sonuçların önemli bir kapı araladığını ancak henüz kesin konuşmak için erken olduğunu belirtiyor. Çünkü geçmişe dönük radyasyon dozlarını tam olarak hesaplamak zor ve laboratuvar ortamında bu mutasyonları hatasız doğrulamak teknik açıdan oldukça güç. Yine de bu çalışma, babaların düşük dozlu radyasyona uzun süre maruz kalmasının nesiller arası etkilerini gösteren ilk araştırma olarak tarihe geçti. Şimdi gözler, çok daha net sonuçlar sunması beklenen ve yüzlerce aileyi inceleyen kapsamlı NCI/DCEG TRIO çalışmasına çevrilmiş durumda. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) felaketin 40. yılında nükleer tehditlere karşı sağlık sistemlerini hazırlıklı olmaya çağırırken, Çernobil'in genetik şifreleri üzerindeki sis perdesi de aralanmaya devam ediyor. Kaynak: PM- Futbol FIFA Dünya Kupaları Hakkında Bütün Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
Dünya Kupası Çeyrek Final Maçları Tarihleri ve Saatleri 9 Temmuz Perşembe 23.00: Fransa - Fas 10 Temmuz Cuma 22.00: İspanya - Belçika 12 Temmuz Pazar 00.00: Norveç - İngiltere 04.00: Arjantin - İsviçre- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
VNL 2026 Kadınlarda Bugünkü Maçlar Tayland: 0 - ABD: 3 Ukrayna: 1 - İtalya: 3 Japonya: - Brezilya: Fransa: - Hollanda: Çin: - Kanada: Çek Cumhuriyeti: - Almanya: Sırbistan: - Bulgaristan: ABD: - Polonya:- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
VNL 2026 Kadınlarda Bugünkü Maçlar Türkiye: 3 - Polonya: 1 Belçika: 3 - Dominik Cumhuriyeti: 2- En Son Kadın Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
FIBA 2026 20 Yaş Altı Kızlar Avrupa Şampiyonası’nda Slovenya karşısında 58-48’lik skorla galip ayrılıyoruz!- Futbol FIFA Dünya Kupaları Hakkında Bütün Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
Norveç milli takımında oynarken Erling Haaland federasyondan özel bir talepte bulundu: formasında "Braut" soyadının da yer almasını istedi. İşte bu yüzden forması "Braut Haaland" yazısını taşıyor. Braut, kendisi de profesyonel bir sporcu ve birçok kez Norveç heptatlon şampiyonu olmuş annesi Marita'nın kızlık soyadıdır. Erling, futbola olan sevgisinin eski bir Premier Lig futbolcusu olan babasından, ancak disiplini ve fiziksel kondisyonunun annesi Marita'dan geldiğini her zaman dile getirmiştir. Bir futbol canavarı yaratmak için mükemmel bir kombinasyon. Annesine yönelik harika bir saygı duruşu.- Futbol FIFA Dünya Kupaları Hakkında Bütün Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
Dünya Kupası çeyrek finallerinde mücadele eden takımlar ne sıklıkla kart görüyor: İngiltere - Her 7 faule karşılık 1 kart Fas - Her 9,8 faule karşılık 1 kart Belçika - Her 10 faule karşılık 1 kart İsviçre - Her 11,5 faule karşılık 1 kart Fransa - Her 12,2 faule karşılık 1 kart Norveç - Her 13,6 faule karşılık 1 kart İspanya - Her 17,5 faule karşılık 1 kart Arjantin - Her 22 faule karşılık 1 kart- Futbol FIFA Dünya Kupaları Hakkında Bütün Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
2026 Dünya Kupası'ndan yürek burkan sahneler… Portekiz'in yolculuğu sona ererken gözyaşlarına hakim olmaya çalışan 41 yaşındaki Cristiano Ronaldo. Hırvatistan tarihinin gelmiş geçmiş en büyük ismi Luka Modric'ten (40) duygusal bir veda. Almanya'nın elenmesinin ardından gözyaşları içindeki Manuel Neuer (40) – tüm zamanların en iyi kalecisi. Brezilya'nın hayaline veda eden Neymar (34). Dört gerçek efsane. Tüm zamanların en golcü ismi... Hırvatistan'ın kralı. Neslinin en iyi kalecisi. Futbolun prensi. İdollerimizin o en büyük sahneden ayrılışını izlemek bambaşka bir acı veriyor. Futbolun en büyük döneminin sonu. BİTTİĞİ İÇİN AĞLAMA. YAŞANDIĞI İÇİN GÜLÜMSE. Seni en çok hangi an etkiledi?- En Son Futbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Portekiz Ronaldo'ya vefa gösterdi BİR HARİKA. Madeira, Cristiano Ronaldo'ya işte böyle veda etti. Son Dünya Kupası'na ithafen bir drone gösterisi. Efsane. Gerçekten inanılmaz....- İş Dünyasından En Son Haberler / Bilgiler (Türkiye ve Dünyadan)
Dünyanın En Kârlı Şirketleri (12 aylık finansal sonuçlar): Alphabet: 160,2 milyar $ Microsoft: 125,2 milyar $ Apple: 122,6 milyar $ NVIDIA: 120,1 milyar $ Saudi Aramco: 99,3 milyar $ Smazon: 90,8 milyar $ Berkshire Hathaway: 72,5 milyar $ Meta Platforms: 70,6 milyar $ TSMC: 62,5 milyar $ JPMorganChase: 58,6 milyar $ Samsung: 58,5 milyar $ SK Hynix: 52,7 milyar $ ICBC: 51,3 milyar $ China Construction Bank: 48,2 milyar $ Agricultural Bank of China: 39,2 milyar $ Bank of China: 34,5 milyar $ Tencent Holdings: 33,1 milyar $ Softbank: 33,1 milyar $ Bank of America: 31,8 milyar $ Toyota Motor: 25,5 milyar $ ExxonMobil: 25,3 milyar $ Eli Lilly: 25,3 milyar $ Broadcom: 25,0 milyar $ Micron Technology: 24,1 milyar $ Schweizerische Nationalbank: 23,6 milyar $ PetroChina: 22,4 milyar $ Visa: 22,0 milyar $ Walmart: 21,9 milyar $ Wells Fargo: 21,7 milyar $ China Life Insurance: 21,5 milyar $ Kaynak: Forbes Global 2000; en son 12 aylık finansal sonuçlarına göre Mayıs 2026 itibarıyla dünyanın en kârlı 30 şirketi.- Tesla Modelleri Hakkında Her Şey Buraya
Tesla, Model 3 ve Model Y bataryalarının 200.000 mil (yaklaşık 322.000 km) kullanımdan sonra bile orijinal kapasitelerinin %80'ini koruyacak şekilde tasarlandığını belirtiyor. "On yılı aşkın süredir elektrikli araç satışı yapıyoruz ve zaman içindeki batarya kapasitesi kaybını gösteren güvenilir verilere sahibiz. Bir aracın, ABD'de yaklaşık 200.000 mil ve Avrupa'da yaklaşık 150.000 mil kullanımdan sonra kullanım ömrünü tamamladığını öngörüyoruz. Model 3 ve Model Y'deki bataryalar, kimyasal yapıları ne olursa olsun, 200.000 millik kullanımın ardından bile kapasitelerinin yalnızca yaklaşık %20'sini kaybediyor. ABD'deki ortalama bir sürücü için 200.000 mil mesafe katetmek yaklaşık 15 yıl sürer; bu da bir Tesla aracının öngörülen kullanım ömrü dolduğunda bile bataryasının hâlâ orijinal kapasitesinin %80'ine sahip olduğu anlamına gelir." Bunu doğrulayabilirim; durum gerçekten de böyle. 310.000 milden fazla yol yapmış bir Model 3'ün hâlâ kapasitesinin yaklaşık %70'ini koruduğuna bizzat şahit oldum.- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
İlk Tur geride kaldı: En güncel #FIBAWC SMART Güç Sıralaması'nda takımınızın durumu ne?- DÜNYA KUPASI'NDA SKANDAL: BELÇİKA KAZAN KALDIRDI, FIFA'YA YANIT GECİKMEDİ!
Donald Trump, her taraftarın FIFA hakkında bildiği bir gerçeği farkında olmadan doğruladı Başkan Donald Trump, ABD'nin Seattle'da Belçika'yı ağırlayacağı maçtan önce FIFA ile görüştüğünü ve Bosna'ya karşı oynanan bir önceki maçta kırmızı kart gören Folarin Balogun'un durumunun yeniden değerlendirilmesini istediğini doğruladı. Trump kendi ifadeleriyle durumu şöyle açıkladı: "Bir inceleme talep ettim çünkü bunun bir faul olduğunu düşünmüyordum. Bana göre olay, birbirine çarpıp dolanan iki harika sporcunun mücadelesiydi. Eğer üst düzey bir oyuncunun oynamasına izin vermeselerdi, bunun büyük bir leke oluşturacağını düşünüyordum." "Ona ne yapması gerektiğini söyleyemem... kararı veren bir komiteydi ve doğru kararı verdiler. Faul değildi; ayrıca insan en iyi oyuncuların sahada olduğu bir maç izlemek ister." Taraftarların FIFA hakkındaki teorileri, Başkan Donald Trump tarafından doğrulanmış oldu FIFA'dan ve karar alma sürecinden övgüyle bahsederken, Başkan Donald Trump aslında FIFA'nın işleyişindeki ölümcül bir kusuru da açığa çıkardı. Süreçteki o kusur şu ki; aslında ortada gerçek bir süreç falan yok. Kurallar FIFA'nın keyfine göre esnetilip manipüle edilebiliyor ve bu gerçekten üzücü bir durum. Herkes için adil olması gereken bir oyun, kısa sürede bir avuç azınlık için adaletsiz bir oyuna dönüşebiliyor. Taraftarlar ile FIFA arasındaki kopukluk giderek büyüyor. Pek çok futbolsever FIFA'ya saygı duymuyor; çünkü FIFA'nın da taraftarlara saygı duymadığı hissine kapılıyorlar. Futbolseverler arasındaki genel kanı, FIFA'nın oyuna zarar verdiği yönünde. Futbol dünyanın oyunudur ve "güzel oyun" olarak anılır; ancak FIFA, taraftarların yüzyıllar boyunca var olmasına katkıda bulunduğu bu oyuna büyük zarar veren adımlar atmaya devam ediyor. Eski Arsenal oyuncusu Folarin Balogun'un kırmızı kartının, sırf Belçika'ya karşı oynayabilsin diye iptal edilmesi kararı, FIFA'nın kuralları anlık olarak ve keyfine göre belirlediğinin bir başka göstergesi. Cezanın kaldırıldığı dönemde siyasi bir müdahalenin de kabul edilmiş olması, durumu bilhassa endişe verici kılıyor. Reddit'teki bir taraftar, FIFA'nın değerleri ile eylemleri arasındaki bu çelişkiyi fark etti. "FIFA = 'Oyunumuza/sporumuza siyasetin karışmasını istemiyoruz.' Yine FIFA = 'Siyasetçilerden etkileniyoruz.'" Bir başka taraftar, asıl meselenin FIFA'nın vereceği ve çok daha farklı olabilecek yanıtta yattığına dikkat çekti: "Asıl sorun, FIFA'nın onun talebine 'Hahaha, hayır' şeklinde bir yanıt vermemiş olması." FIFA Başkanı Gianni Infantino, karar alma sürecinden uzak durduğunu belirtti. FIFA'nın karar vericileri hakkındaki şahsi düşünceleri ne olursa olsun, alınan karara saygı duyduğunu ifade etti. Infantino, "FIFA Disiplin Kurulu'nun kararlarını yayınlandıklarında okuyorum," dedi. "Bazen bu kararlar beni şaşırtıyor. Bazen katılıyor, bazen de katılmıyorum." "Ancak her zaman yaptığım şey, bu kararlara ve kararı alan kurulların özerkliğine saygı duymaktır. Bir kararı şahsen beğenip beğenmememiz önemli değil." 1962'den bu yana ilk kez, Dünya Kupası'nda görülen bir kırmızı kart maçtan men cezasıyla sonuçlanmadı. Basitçe ifade etmek gerekirse; Dünya Kupası'nda kırmızı kart görürseniz, cezasını çekersiniz. 1962'den beri her takıma uygulanan kurallar, Amerika Birleşik Devletleri için geçerli olmadı. Folarin Balogun'un başaramadığını Leandro Trossard başardı. Eski Arsenal forveti ve Hale End altyapısı çıkışlı Folarin Balogun bu durumun görünen yüzü olsa da, gerçek şu ki yaşananların hiçbiri onun suçu değil. Taraftarlar da onu suçlamıyor; onlar, FIFA'yı sergilediği bariz çelişkili tutum nedeniyle eleştiriyor. Sonuçta adalet yerini buldu. FIFA'nın kendi geçmiş uygulamaları göz önüne alındığında, Folarin Balogun'un cezasını kaldırmaması gerekirdi. Ancak bunu yaptılar ve bu durum, Belçika'nın ABD karşısındaki galibiyetini daha da etkileyici kılıyor. Folarin Balogun sahanın en sessiz oyuncularından biriydi. Topla sadece 21 kez buluştu ve maç sonunda yerini Haji Wright'a bırakarak oyundan alındı. Öte yandan Arsenal'li Leandro Trossard o gece olağanüstü bir formdaydı; sanki sahanın her yerinde oynuyordu. Sahadaki tüm oyuncular arasında en yüksek sayıya ulaşarak dört şut çekti ve bir asist yaptı. Leandro Trossard'ın Arsenal formasıyla başka bir maça çıkması pek olası görünmüyor; ancak taraftarlar, Arsenal'in gelecek sezon Premier Lig kupasını kaldırmasında oynadığı kritik rol nedeniyle onu bir kulüp efsanesi olarak görüyor. Dünyanın %99'unun tek bir takımı desteklediği bir maçta, Trossard'ın Arsenal taraftarlarının ondan görmeye alışkın olduğu performansı sergilediğini görmek güzeldi. Kaynak: PITA- Rusya'nın Ukrayna İstilası Hakkında Bütün Haberler
Finlandiya Cumhurbaşkanı CNBC'ye verdiği demeçte, Ukrayna'nın Rusya'ya karşı savaşı çoktan kazandığını söyledi Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, CNBC'ye yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın bağımsızlığını ve egemenliğini dört yılı aşkın bir süre boyunca korumayı başararak Rusya'ya karşı savaşı kazandığını belirtti. İsveç Başbakanı Ulf Kristersson da "Rusya şu anda Ukrayna'ya karşı savaşı kesinlikle kazanmıyor," ifadesini kullandı. Bu açıklamalar, NATO müttefiklerinin; Ukrayna'nın geleceği, Rusya'nın Avrupa'ya yönelik tehdidi ve Avrupa ülkelerinin ABD'ye olan bağımlılıklarını azaltma çabalarının ağırlık kazandığı bir zirve için Türkiye'de bir araya geldiği bir dönemde yapıldı. Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb Salı günü CNBC'ye verdiği demeçte, Kiev'in NATO müttefiklerinden acilen daha fazla hava savunma desteğine ihtiyaç duyduğu uyarısında bulunsa da, Ukrayna'nın Rusya'ya karşı savaşı çoktan kazandığını söyledi. Stubb, Moskova'nın dört yılı aşkın süredir devam eden topyekûn işgaline rağmen Ukrayna'nın bağımsızlığını, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumayı başardığına dikkat çekti. Ankara'daki NATO Zirvesi'nde konuşan Stubb, "Duruma Moskova açısından bakın: Aktif savaşın sürdüğü son dört yılda sadece 60 kilometre ilerleyebildiler. İkinci Dünya Savaşı'nda ise Moskova'dan Berlin'e kadar gitmişlerdi; bu da 1.400 kilometre demek. Kendinize şu soruyu sormalısınız: 'Kim kazandı, kim kaybetti?' Bana göre kazanan Ukrayna'dır," dedi. Stubb sözlerine şöyle devam etti: "Mesajım şu: Evet, Avrupa'nın çabalarını artırması gerekiyor; ancak şunu da unutmamak lazım ki Ukrayna'nın NATO'ya ihtiyacı olduğu kadar, NATO'nun da Ukrayna'ya ihtiyacı var." İsveç Başbakanı Ulf Kristersson da günün erken saatlerinde benzer bir yaklaşım sergiledi. Kristersson, "Rusya şu anda Ukrayna'ya karşı savaşı kesinlikle kazanmıyor; bu çok açık, Ukrayna olağanüstü başarılar elde ediyor," dedi ve ekledi: "Rusya bu savaşı hiç de başta öngördüğü şekilde yürütemiyor." İskandinav liderlerin bu açıklamaları, NATO müttefiklerinin; Ukrayna'nın geleceği, Rusya'nın Avrupa'ya yönelik tehdidi ve Avrupa ülkelerinin ABD'ye olan bağımlılıklarını hangi ölçekte ve hızda azaltabilecekleri konularının öne çıktığı bir zirve için Türkiye'nin başkentinde bir araya geldiği sırada geldi. Bu zirve, Washington'dan gelen yıllar süren baskıların ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından NATO liderlerinin savunma harcamalarını 2035 yılına kadar GSYİH'nin %2'sinden %5'ine çıkarma taahhüdünde bulunmalarının üzerinden bir yıl geçmiş olması bakımından da önem taşıyor. Stubb, geçen yılki anlaşmayı "tarihi" olarak nitelendirdi ve Ankara'daki zirvenin, müttefiklerin bu anlaşmayı hayata geçirdiklerini gösterip gösteremeyeceklerine bakılarak değerlendirileceğini söyledi. "İşte bu yüzden NATO 3.0'dan bahsediyoruz. İşte bu yüzden yükün ABD'den Avrupa'ya kaydırılmasından ve aslında daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa'dan söz ediyoruz," dedi. Rusya ile 1.340 kilometrelik bir sınırı paylaşan bir ülkenin lideri olan Finlandiya Cumhurbaşkanı, Avrupalı müttefiklerin Washington'ın savunma harcamaları ve askeri hazırlık konusundaki mesajını aldıklarını belirtti. Stubb, "Amerikalıların mesajını çok net bir şekilde duyduk: Kendi savunmanızın sorumluluğunu daha fazla üstlenin. Bu; savaş veya kriz zamanlarında, barış döneminde ve planlama aşamasında sorumluluk almak anlamına geliyor; biz de tam olarak bunu yapıyoruz," dedi. Ancak Ukrayna'nın hâlâ, özellikle hava savunması alanında önemli miktarda askeri desteğe ihtiyacı olduğunu da sözlerine ekledi. "Bu konuda rehavete kapılmamalıyız; çünkü Zelenskiy'nin hava savunmasına ihtiyacı var ve Ukrayna'ya mümkün olduğunca bu alanda yardım etmeliyiz." İsveç Başbakanı Kristersson ise şu anki meselenin "zamanın kimin lehine işlediği" olduğunu belirterek, Rusya'nın Avrupa'nın savaştan ve savaşın maliyetinden dolayı yorulmasına, dikkatinin dağılmasına ya da gözünün korkmasına bel bağladığını savundu. "Biz izin vermediğimiz sürece, zaman şu anda Rusya'nın lehine işlemiyor," dedi. "Rusya; Avrupa'nın bu savaştan yorulmasını, 'başka önceliklerimiz var' demesini ya da korkuya kapılmasını umuyor; ancak şu anda biz bunun tam tersini kanıtlıyoruz." İsveçli lider, Avrupa'nın 90 milyar avroluk (103 milyar dolar) kredi paketini, Ukrayna'ya verilen desteğin birlik içinde sürdürülmesine bir örnek olarak gösterdi. Kristersson, İsveç'in Ukrayna'ya Saab üretimi Gripen savaş uçakları sağlama planlarını ilerlettiğini; bu kapsamda hem satın alınmak üzere yeni nesil uçakların hem de destek amaçlı eski modellerin tedarikinin söz konusu olduğunu belirtti. Kristersson, "Bu, Ukrayna'nın savunma kapasitesini artıracak ve güçlendirecek çok iyi bir başlangıç," dedi. Rusya kaynaklı savunma kapasitesi artışı Kristersson ve Stubb'ın açıklamaları, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden bu yana NATO müttefikleri arasında yaşanan daha geniş çaplı değişimi yansıtıyor. Finlandiya 2023'te ittifaka katıldı. İsveç de 2024'te onu takip ederek iki asırlık askeri tarafsızlık politikasına son verdi. Her iki ülke de artık savunma kapasitelerini güçlendirme hamlelerinin arkasındaki temel itici gücün ABD baskısı değil, Rusya'nın saldırgan tutumu olduğunu savunuyor. Kristersson, "Yaptıklarımızı Amerikan söylemleri nedeniyle değil, Rusya'nın davranışları nedeniyle yapıyoruz. Bunun çok net anlaşılması gerek," dedi. "Rusya, bölgemiz için temel tehdit konumunda; işte bu yüzden bu adımları atıyoruz." Bununla birlikte NATO zirvesine, müttefikler kendi savunma sanayii altyapılarını güçlendiremeden ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltıp azaltmayacağına dair soru işaretleri damgasını vurdu. Kristersson, Avrupa'nın daha fazlasını yapması gerektiğine dair ABD tezini kabul ettiğini belirterek, çeşitli Amerikan yönetimlerinin on yıllardır bu hususu dile getirdiğine dikkat çekti. "Bu, makul olmayan bir talep değil ve artık somut adımlar atılıyor," dedi. "Avrupa daha erken harekete geçseydi; dürüst olmak gerekirse, İsveç de dahil olmak üzere savunma kapasitelerimizi o denli ciddi ölçüde küçültmeseydik daha iyi olurdu denebilir. Ancak şu anda doğru yola girmiş durumdayız." Bununla birlikte, sorumluluğun ABD'den Avrupa'ya geçiş sürecinin dikkatle yönetilmesi gerektiği konusunda da uyarıda bulundu. "Yük paylaşımında bir değişim olması gerektiği konusunda hemfikiriz; bu süreci ne kadar düzenli yürütebilir, birbirimize karşı ne kadar açık ve şeffaf olabilirsek, bu yük değişimi de o denli başarılı olacaktır." Kaynak: CNBCDün
- Tesla Modelleri Hakkında Her Şey Buraya
Elektrikli araçlara şüpheyle yaklaşan bir sürücü, Chevy Silverado'sunu bir Tesla ile değiştirdi ve elde ettiği tasarruf karşısında hayrete düştü Eskiden elektrikli araçları küçümseyen bir sürücü, maliyetleri karşılaştırdıktan sonra Tesla Model Y satın almanın "basit bir matematik hesabı" haline geldiğini söyledi. Çoğu sürücüden çok daha fazla yol kat ettiği için, bu değişikliğin şarj, finansman ve sigorta gibi çeşitli alanlardaki masraflarını yılda binlerce dolar azalttığını belirtti. Neler yaşandı? Model Y Juniper sahiplerine özel bir Facebook grubunda, Tesla sahibi Tom Forsythe yıllarca elektrikli araçlara şüpheyle yaklaştığını ifade etti. Chevy Silverado 2500 Serisi aracıyla üç yılda yaklaşık 100.000 mil (yaklaşık 160.000 km) yol kat ettikten sonra, seyahatlerinin büyük bir kısmının aslında ağır hizmet tipi bir kamyonet gerektirmediği sonucuna vardı. Torque News'i kaynak gösteren Supercar Blondie'ye göre Forsythe, eskiden "elektrikli araçlara gülen" türden bir sürücü olduğunu yazdı. Şunları da ekledi: "Şarj istasyonlarında bekleyen insanları gördüğümde, 'Bunun hiçbir mantığı yok' dercesine başımı iki yana sallardım." Bakış açısı, kamyoneti ile Tesla Model Y Premium AWD arasında bir maliyet karşılaştırması yaptığında değişti. Forsythe durumu şöyle açıkladı: "Model Y Premium AWD'nin fiyatı, %0,99'luk finansman oranı ve kat ettiğim mesafe göz önüne alındığında bu iki araç arasındaki tasarruf farkı düşünüldüğünde, Model Y satın almak basit bir matematik hesabıydı." En büyük tasarrufun evde şarjdan kaynaklandığını belirtti; sabit bağlantılı şarj ekipmanı ve garajda yapılan yaklaşık %90'lık şarj oranıyla, yıllık kazancın 7.000 ila 8.000 dolar arasında olduğunu hesapladı. Bu neden önemli? Forsythe'ın hikayesi, yolda çok zaman geçiren sürücüler için tasarrufların hızla birikebileceğini gösteriyor. Finansal avantajların sadece şarj maliyetleriyle sınırlı kalmadığını da ifade etti. Supercar Blondie'nin aktardığına göre Forsythe şunları kaydetti: "Üstelik Silverado kamyonet için finansman oranı %5'ti. Tesla'da ise bu oran %1. Bu da yıllık fazladan birkaç bin dolar tasarruf demek. Chevy Silverado'nun sigortası bana yılda 1.200 dolara mal oluyordu. Tesla'da ise bu rakam 1.032 dolar. Sadece yakıt tasarrufu bile aracın taksitini ödüyor." Bir aracın etiket fiyatı, zaman içindeki gerçek maliyetini her zaman yansıtmaz. Yakıt, bakım, sigorta ve finansman dahil olmak üzere aylık sahiplik masrafları, bir aracı diğerine kıyasla çok daha hesaplı hale getirebilir. Elektrikli araçlar egzoz emisyonu üretmez; bu da —özellikle sürücüler daha büyük ve verimliliği düşük araçlarını değiştirdiklerinde— benzinli araç kullanımına bağlı hava kirliliğini ve ısıyı hapseden gazların salınımını azaltmaya yardımcı olabilir. Ne yapabilirim? Forsythe'ın deneyimi, elektrikli araca geçiş yapan her sürücünün aynı miktarda tasarruf edeceği anlamına gelmez. Onun elde ettiği sonuçlar; özellikle yüksek yıllık kilometre yapması ve evde şarj imkanına sahip olmasıyla şekillenmiştir ki bu imkan, elektrikli araç sahipliğini daha uygun maliyetli kılan en büyük etkenlerden biridir. Araç almayı düşünenler; yıllık katettikleri mesafeyi, gerçekten büyük ve benzinli bir araca ihtiyaçları olup olmadığını, evde veya yakınlarında hangi şarj seçeneklerinin bulunduğunu ve sadece satın alma fiyatını değil, toplam sahiplik maliyetini göz önünde bulundurabilirler. Finansman tekliflerini, sigorta fiyatlarını ve yakıt maliyetlerini yan yana kıyaslamak da faydalı olabilir. Bazı haneler için —özellikle de işe gidip gelirken uzun yol yapanlar veya daha büyük araçlarını değiştirenler için— ortaya çıkan maliyet tablosu beklediklerinden çok daha avantajlı olabilir. Elektrikli Araçlar Derneği'nin (Electric Vehicles Association) İletişimden Sorumlu Başkan Yardımcısı John Higham, Supercar Blondie'ye şunları söyledi: "Bunu sürekli ama sürekli duyuyoruz. Biz buna 'koltuğa oturtarak ikna etme' (butts in seats conversion) süreci diyoruz." Kaynak: TCD- Futbol FIFA Dünya Kupaları Hakkında Bütün Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
DÜNYA KUPASI ÇEYREK FİNALLERİ! Arjantin - İsviçre Fas - Fransa Norveç - İngiltere İspanya - Belçika Dünya Kupası'nı kim kazanır? - ÇERNOBİL'İN GİZLİ MİRASI: Radyasyonun Çocuklardaki Genetik İzi 40 Yıl Sonra Ortaya Çıktı!
Önemli Bilgiler
Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.