İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bütün Eylemler

Bu akış otomatik olarak güncellenir

  1. Bugün

  2. Covie Trump yönetimi, bebeği tehlikeli bir suçlu olarak nitelendirip gözaltına alırken, Brezilya'dan gelen gerçek bir suçluya ise vize verip onu sıcak bir şekilde karşıladı.
  3. Batı'nın boykot yönündeki yoğun baskısına rağmen, 54 Afrika ülkesinden 48'i 2026 Rusya-Afrika Zirvesi'ne katıldı. Bu dikkat çekici katılım, çok net bir mesaj veriyor: Afrika artık kendisine ne yapması gerektiğinin dikte edilmesine izin vermeyecek. Bir sonraki zirvenin Afrika'da düzenlenmesini umuyorum.
  4. 57 Yıla Bir Ömür Değil, Bir Medeniyet Sığdıran Lider: Onlar Şikâyet Eder, O Tarih Yazardı!Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı, sıradan bir insanın imkânlarıyla açıklanamayacak kadar olağanüstü bir irade ve deha abidesidir. Kronolojik olarak hayatına baktığımızda karşımızda sadece bir asker veya devlet adamı değil, insan üstü bir çalışma disipliniyle örülmüş kusursuz bir liderlik tablosu görürüz: 1881: Hayata gözlerini açacaksın. 12 yaşında: Askerî okula adım atacaksın. 24 yaşında: Kurmay yüzbaşı rütbesini alacaksın. 30 yaşında: Trablusgarp’ta cepheden cepheye koşacaksın. 34 yaşında: Çanakkale’de bir millete kader yazacaksın. 38 yaşında: Samsun’a çıkıp Kurtuluş Mücadelesi’ni başlatacaksın. 41 yaşında: İşgal ordularını vatan topraklarından söküp atacaksın. 42 yaşında: Küllerinden doğan Türkiye Cumhuriyeti’ni kuracaksın. 57 yaşında: Bu dünyadan göç edeceksin. Sadece Savaşan Değil, Bir Gelecek İnşa Eden DevrimciAtatürk’ün büyüklüğü yalnızca savaş meydanlarındaki zaferleriyle sınırlı değildir. O, entelektüel derinliğiyle de çağının çok ötesindeydi: Yaklaşık 4.000 kitaplık devasa bir kütüphane kuracak, Fransızca bilecekti. Tarih, felsefe, edebiyat, matematik ve siyasetin en derin meseleleriyle hemhal olacaktı. Nutuk ve Geometri kitabını kaleme alacak, Türkçeye doğrudan bilimsel terimler kazandıracaktı. Okullar, fabrikalar açacak, milleti çağdaş medeniyetler seviyesine taşıyacak devrimler yapacaktı. Büyük Ekonomik Buhran’a Rağmen Sıfırdan Yükselen Bir Devler ÜlkesiKimse unutmasın ki o günlerin Türkiye’si acı bir tablodan ibaretti: 1927 nüfus sayımına göre 13,6 milyon nüfuslu ve %92’si okuma yazma bilmeyen bir halk... Osmanlı'dan devralınan ağır borç yükü... Tüm dünyayı sarsan 1929 Dünya Büyük Ekonomik Buhranı... Bütün bu imkânsızlıklara rağmen; dış borç alınmadan, aksine Osmanlı’nın kalan borçları dahi ödenerek 10 yıl içinde sanayileşme hamleleri gerçekleştirildi ve yıllık %8,5 gibi devasa bir büyüme oranı yakalandı. Atatürk, Cumhuriyet ile bu millete sadece bir rejim değil, kendi ayakları üstünde durma kudretini armağan etti. Asıl Mesele: Anlamak Değil, YaşatmakBugün gelinen noktada en büyük tezat şudur: Sabah 8, akşam 5 çalışmayı büyük bir fedakârlık sayan, evinde oturup hiçbir şey üretemeden her şeyden şikâyet edenler çıkıyor; hayatında tek bir kitap bile okumamış olanlar, 57 yıllık devasa bir mücadeleyi ve bir dahi insanı yargılamaya kalkıyor. Atatürk herhangi bir Cumhuriyet getirmedi; bu millete kendi devrimci iradesiyle yeni bir gelecek kurma cesareti verdi. Tarihi yok saymak, tarihin yarattığı gerçekleri asla ortadan kaldırmaz. Bugünün asıl sorumluluğu; kurucusunu sadece ezber cümlelerle anmak değil, o Cumhuriyetin dayandığı aklı, bilimi, özgürlüğü ve çağdaşlaşma iradesini sonuna kadar yaşatabilmektir.
  5. NBA'den Fenerbahçe Tarfin'e Dev Takviye: Dwight Powell Pota Altına Ne Getirecek? Avrupa basketbolunun kulüpler düzeyindeki en prestijli organizasyonu olan EuroLeague'de ve Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi'nde şampiyonluk mücadelesi veren Fenerbahçe Tarfin, kadrosunu son derece kıymetli bir isimle güçlendirmeye hazırlanıyor. Uzun süredir devam eden görüşmeler sonucunda, Kuzey Amerika basketbolunun en ekol isimlerinden biri olan, 13 yıllık zengin NBA kariyerine ve Dallas Mavericks ile yaşanmış 2024 NBA Finalleri tecrübesine sahip Kanadalı uzun Dwight Powell, Fenerbahçe Tarfin ailesine katılıyor. Peki, kariyerinin büyük bölümünü en üst düzey rekabetin içinde geçiren 35 yaşındaki tecrübeli uzun, koç Šarūnas Jasikeviçius’un sistemine ve Fenerbahçe Tarfin'in hedeflerine sahada nasıl bir katkı sunacak? Gelin, bu önemli hamlenin taktiksel ve mental boyutlarını yakından inceleyelim. 1. Pick-and-Roll (İkili Oyun) Tehdidi ve Çember Altı Bitiriciliği Dwight Powell, NBA kariyeri boyunca (özellikle Dallas Mavericks yıllarında) ligin en verimli ve ölümcül "roll-man" (ikili oyun devrilen oyuncu) figürlerinden biri olarak sivrilmiştir. Yüksek Yüzdeli Skor Üretimi: Kariyer genelinde yakaladığı %60'ın üzerindeki saha içi yüzdesi, onun ne kadar güvenilir bir bitirici olduğunu kanıtlar niteliktedir. Jasikeviçius Sistemine Uyum: Šarūnas Jasikeviçius'un çarkları kusursuz işleten, kısaların delici penetrasyonlarını ve ikili oyun varyasyonlarını merkeze alan hücum sisteminde Powell, potaya hareketlenen devrilme (roll) dinamikleriyle savunmaların dengesini bozacaktır. Zion, guard'ların elinden çıkan topları havada akılcı bir şekilde içeri dolduran ya da smaçla bitiren Powell, Fenerbahçe Tarfin hücumlarına acil bir akışkanlık kazandıracaktır. 2. Savunma Çok Yönlülüğü ve "Switch" (Değişme) Yeteneği Modern basketbolda uzun oyuncuların sadece boyalı alanı koruması artık yetmiyor; kısa oyuncular karşısında perdelerde erimemesi ve adam değişimlerinde (switch) ayakta kalabilmesi gerekiyor. Çeviklik ve Fiziksel Direnç: Powell, 2.08'lik boyuna ve 109 kilogramlık fiziksel yapısına rağmen ayak çabukluğu yüksek bir uzundur. NBA’de yıllarca kısa oyunculara karşı topun çıkışını bozma, perdelerde çabuk reaksiyon verme ve çember savunmasında pozisyon alma konularında tecrübe kazanmıştır. Ribaund Sevgisi ve Mücadele Gücü: Fenerbahçe Tarfin'in sert ve temaslı savunma kimliğine, Powell'ın çember kararlılığı ve boyalı alandaki fedakâr mücadelesi kusursuz bir uyum sağlayacaktır. 3. Soyunma Odasına Liderlik ve Play-Off Tecrübesi Bir takımın sadece yetenekli oyunculara değil, kazanma kültürünü ve en üst düzey stresle baş etme becerisini bilen karakterlere de ihtiyacı vardır. 2024 NBA Finalleri Kültürü: Dallas Mavericks’in 2024 yılında NBA Finalleri'ne ulaştığı kadronun en deneyimli parçalarından biri olan Powell, sezonun kırılma anlarında, sıkışan serilerde ve deplasman atmosferlerinde soğukkanlılığını koruyabilen bir profesyoneldir. Takım Oyunu ve Özveri: Bireysel istatistiklerden ziyade takımın kazanmasını önceleyen oyun karakteri, Fenerbahçe Tarfin'in soyunma odasındaki kimyayı daha da sağlamlaştıracak; genç oyuncular için de sahada ve saha dışında eşsiz bir rehber olacaktır. Sonuç Fenerbahçe Tarfin’in kadrosuna kattığı bu tecrübeli halka, hem EuroLeague'in uzun ve yıpratıcı maratonunda rotasyona derinlik kazandıracak hem de kritik maçlarda koç Jasikeviçius'un elini en çok rahatlatan kozlardan biri haline gelecektir. Dwight Powell'ın parkeye koyacağı enerji, profesyonellik ve çember altındaki bitiricilik, Fenerbahçe Tarfin'in sezon sonundaki kupalar hedefine çok güçlü bir ivme kazandıracaktır. Sarı-lacivertli camia için hayırlı olsun! Kaynak: G
  6. Rakibinin saçını çeken Vinicius Junior 4 maç ceza alırken, rakibinin saçını çekip sonra da kavgaya tutuşan Abdülkerim sadece 2 maç ceza alıyor. Bu ligin sportif gerçekliği bu kadar işte..
  7. Fenerbahçe Tarfin, uzun rotasyonuna beklenen hamleyi yapıyor. Sarı-lacivertliler, Mavericks’ten ayrılan Dwight Powell ile 1 yıllık anlaşma sağladı. 13 sezon Mavericks formasını terleten Powell, NBA’de toplam 768 maçta görev yaptı.
  8. Son Dakika: Yetkililerin verdiği bilgiye göre, Başkan Trump ve yardımcıları, hakkında çeşitli ceza soruşturmaları yürütülen Brezilyalı başkan adayı Flávio Bolsonaro’nun ABD’ye girişine yardımcı oldu.
  9. ASELSAN'ın üretim üretimini %40 artıracak Oğulbey tesislerinde ilk üretim başladı. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol: Kuantum teknolojilerinin kapsamında yer alan Oğulbey Yerleşkesi Avrupa’nın en büyük hava savunma üretim tesisi olacak. Üretim kapasitesindeki artışa da dikkat çeken Akyol, şirketin bu yıl yaklaşık 400 bin ürününün son sahiplerinin mülkiyetinde olduğunu belirtti. @AhmetAkyol
  10. PFDK; Abdülkerim Bardakcı'ya 2 maç, Archie Brown'a ise 3 maç ceza verdi. Beşiktaş maçına yetiştirmişsiniz Abdülkerim'i aferin @TFF_Org
  11. Aaron Rupar Talarico: "Kelimenin tam anlamıyla dünyanın en zengin adamına karşı mücadele ediyoruz. Bu seçim, mevcut düzenin temsilcileriyle, olması gereken düzeni savunanlar arasındaki bir savaştır. Mevcut düzen kendi adayını seçti; Ken Paxton'ı satın aldılar, parasını ödeyip yanlarına çektiler. Biz ise olması gereken düzenin yanındayız; öğretmenlerin, hemşirelerin, çiftçilerin, hayvan yetiştiricilerinin, evinden çıkarılma tehlikesiyle karşı karşıya kalan büyükannelerin, veri merkezlerinin ışıkları altında uyanan küçük çocukların yanındayız... Kendine bir senatör tutacak gücü olmayan her bir Teksaslı için senatör olmak istiyorum."
  12. AYNI SUÇ, FARKLI CEZA! PFDK, Galatasaray–Fenerbahçe derbisinin disiplin kararlarını açıkladı. Abdülkerim Bardakcı: 2 maç men + 67 bin TL para cezası Archie Brown: 3 maç men + 100 bin TL para cezası Serhat Doğan: 21 gün hak mahrumiyeti + 50 bin TL para cezası Galatasaray: 2 milyon 120 bin TL para cezası Fenerbahçe: 1 milyon 277 bin TL para cezası Aynı derbi, benzer disiplin ihlalleri, farklı yaptırımlar… Futbolda adaletin ölçüsü forma rengi değil, ihlalin kendisi olmalı!
  13. 2026-27 NBA Normal Sezonunda Maç Başına En İyi Artı/Eksi (Plus/Minus) Değerleri (En az 2 maç ve maç başına 20,0 dakika süre şartıyla): Alperen Şengün — +17,8 Anthony Edwards — +16,0 Ja Morant — +16,0 Ty Jerome — +15,8 Deni Avdija — +15,0 Fred VanVleet — +14,5 Sam Hauser — +14,5 Cedric Coward — +14,3 Victor Wembanyama — +13,8 Damian Lillard — +13,7 Jrue Holiday — +13,7
  14. Nathan Punwani Teksas Demokrat ABD Senatosu adayı @jamestalarico, Dallas'ta ağız sulandıran bir masala dosa hazırlıyor!
  15. Brezilyalı bir hanımefendi, Türkiye’de yaşayan Brezilyalılar en çok neye şaşırdığı 5 şeyi sıraladı;
  16. Reilly Belle Air Bu, gazeteci Mehdi Hassan'ın Cumhuriyetçi Parti'den herhangi biriyle, bu örnekte Amerikalı siyasi stratejist Steve Cortes ile nasıl röportaj yapılacağına dair verdiği bir ustalık dersi. İzleyin:
  17. Trump destekçisi bir evanjeliğin ICE tarafından tutuklanması, MAGA cephesinde büyük bir kargaşaya yol açtı Samuel Sey, son iki yılını Amerikalı Hristiyanlara, İncil’in, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) biriminin yaptığı uygulamaları şart koştuğunu anlatarak geçirdi. Muhafazakâr Hristiyan blog yazarı ve podcast yayıncısı Sey, Şubat 2025’te kaleme aldığı bir yazıda, “Hristiyan ahlakı sınır dışı etme işlemlerini kınamaz; aksine bunu talep eder” ifadelerini kullandı. Göçmenliğin bir hak değil, bir ayrıcalık olduğunu savunan Sey, Amerika’nın “ülke dışında doğan insanlara —ben de dahil olmak üzere— hiçbir borcu olmadığını” öne sürdü. Kendi oturum izninin sona erdirilmesi durumunda ise bunun “adaletsiz değil, sadece zahmetli” bir durum olacağını belirtti. Aslen Ganalı olan ve Kanada’da büyüyen Sey, şimdi yıllarca hararetle desteklediği o sınır dışı etme mekanizmasının bizzat hedefi haline geldi. Yaşanan bu kargaşa, MAGA hareketi içindeki oldukça çirkin bir çelişkiyi gün yüzüne çıkardı: Kitlesel sınır dışı etme uygulamalarının en ateşli savunucuları, sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalan kişi kendi çevrelerinden biri olduğunda, göçmenlik politikalarının insani bedelini aniden fark ettiler. 21 Ekim’de federal ajanlar, Sey’i Columbus Havalimanı’nda tutukladı. Sey şu anda Butler İlçe Hapishanesi’nde, ICE’nin (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) talebi üzerine tutuluyor. İç Güvenlik Bakanlığı, Sey’in ülkeye 2022’de yasal yollarla girdiğini ancak vize süresini dört yıldan fazla aştığını, herhangi bir başvurusunun bulunmadığını ve gönüllü olarak ülkeden ayrılmayı kabul ettiğini belirtiyor. Kendisi de ABD doğumlu olan ve üç çocuğu da yine ABD doğumlu olan Sey’in eşi ise, eşinin ülkeye yasal yollarla girdiğini ve kalıcı statü elde edebilmek için yıllardır bir avukatla çalıştığını ifade ediyor. Arkadaşları ise tüm bu yaşananları bir “bürokratik hata” olarak nitelendiriyor. Sey’i öne çıkaran muhafazakâr hareket, onun gözaltına alınması karşısında nasıl bir tavır takınacağı konusunda kendi içinde bölünmüş durumda; zira verilecek cevap, bu hareketin göçmenlik politikalarının aslında ne üzerine kurulu olduğunu gözler önüne seriyor. Kendisini sağcı, Protestan evanjelik ve Trump destekçisi olarak tanımlayan, Babylon Bee’nin eski yazı işleri müdürü Joel Berry, “Sosyal medyada geçirdiğim muhtemelen en karanlık 24 saatti” diye yazdı. “Sözde ‘Hristiyan’ milliyetçi kitlenin bir kesimi, kendisini tamamen Şeytan’a teslim etmiş durumda.” Tüm kimliğini belgesiz göçmenleri şeytanlaştırma ve acımasız kitlesel sınır dışı etme operasyonları üzerine inşa etmiş bir siyasi koalisyon için, kendi saflarındaki bir neferin gözaltına alınması, derin bir iç çatlağı tetikledi. The Blaze’den Allie Beth Stuckey ve The Daily Wire’dan Megan Basham gibi Hristiyan muhafazakâr kanaat önderleri, derhal sosyal medyaya akın ederek alarm zillerini çaldı ve zor durumdaki yoldaşları için destek çağrısında bulundu. Berry, GiveSendGo platformunda bir bağış kampanyası başlattı; bu kampanya kısa sürede yasal masrafları karşılamak üzere 30 bin dolardan fazla para topladı. Sey’in etrafında kenetlenen bu sağcı figürler, aniden bir göçmenin de "iyi bir insan" olabileceğini, hükümetin sunduğu anlatının eksik kalmış olabileceğini ve bir babanın çocuklarından koparılmasının yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini keşfettiler. Salon yazarı Amanda Marcotte’un kapsamlı bir şekilde belgelediği üzere Stuckey, ilerici kesimler göçmenlere ve sığınmacılara karşı temel insani nezaketi savunduğunda, bunu küçümseyici bir tavırla "zehirli empati" olarak nitelendirerek kendine kazançlı bir kariyer inşa etti. Stuckey bir yazısında, belirli bir gruba karşı duyulan aşırı empatinin, diğer herkesi görmezden gelmeye yol açtığını savunarak, bunun "sadece yanlış bir yaklaşım değil, aynı zamanda kötücül" olduğunu öne sürmüştü. Ancak Sey gözaltına alındığında, takipçilerinden onun ailesiyle empati kurmalarını istedi. X platformunda, "Tahmin edebileceğiniz gibi, evde üç küçük çocuğuyla yalnız kalan eşi perişan durumda; yine de Tanrı’nın bu sorunu hızla çözmelerine yardım edeceğine inanıyor. Lütfen tüm Sey ailesi için dua edin," diye yazdı. Sey’in tutuklandığı sırada kaydına gitmekte olduğu Jeremy Boreing podcast’inin yapımcısı olan Berry ise, geçmişte "yasa dışı bir yabancıya tanınması gereken tek hukuki sürecin sınır dışı edilme olduğunu" savunmuştu. Şimdiyse Sey’in "kendi kabilesinden biri, bir kardeşi" olduğunu ve "harika bir Amerikalı olabileceğini" söylüyor. Ne var ki, daha geniş MAGA tabanından gelen tepkiler, Sey’in beyaz Hristiyan milliyetçilerine sürekli olarak yaranmaya çalışmasına rağmen, hiçbir zaman gerçekten bu "kabilenin" eşit bir üyesi olarak görülmediğini ortaya koyuyor. Teksaslı önde gelen papazlardan Joel Webbon, podcast yayıncısının gözaltına alınmasının ardından, "Tanrım, sana içtenlikle şükrediyoruz. Samuel Sey’in tutuklanması için sana teşekkür ederiz," ifadelerini kullandı. “Onun, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki hizmetkârlarınıza ve kilisenize karşı daha fazla yalan ve iftira kusmasını engellediğiniz için size teşekkür ederiz.” Webbon, Sey’i “ülkemizde haksız yere bulunan yasa dışı bir yabancı” olarak tanımladı ve onun Amerikalılara kendi mirasları hakkında ders vermeye kalkıştığını belirtti. Sey, geçtiğimiz yılın büyük bir kısmını, antisemitik ve ırk ayrımcılığını destekleyen bir teolojiyi savunan bir grup muhafazakâr papazla çatışarak geçirdi. Sey’in tutuklanmasının ardından, kendisini “kültür savaşında bir general adayı” olarak tanımlayan evanjelik papaz ve yazar Dale Partridge, Sey konusunda “adaletin yerini bulmasını” umduğunu ifade etti ve ekledi: “Hristiyan milliyetçilerine iftira atan siyahi bir göçmen, beyaz evanjeliklerin nihai kahramanıdır.” Bu ünlü isimlerin altında sosyal medyada beliren yanıtlar, ırkçı hakaretler ve Sey'in ırklararası evliliğine yönelik saldırılarla doluydu; bu da koalisyonun gizli yarısının yüzeye çıktığını gösteriyordu. Onlar için Sey, evrak işlerinde sorun yaşayan bir kardeş değildi. O, faydası koşullu olan ve bu koşulun süresi dolmuş bir Siyah göçmendi. Hareketin yerli milliyetçi çekirdeği, kaba ırksal saflık söz konusu olduğunda teolojik uyumla çok az ilgileniyor. Bu Hristiyan milliyetçilerin siyasi nüfuz için silah olarak kullanmayı sevdiği İsa Mesih'in öğretileri, yabancıya karşı radikal şefkat ve misafirperverliğe açıkça odaklanmaktadır. İncil'de Mesih, lütuf sunmadan veya adalet talep etmeden önce birinin yasal statüsünü asla sormadı, ancak modern Amerikan sağı, savunmasızlara karşı devlet destekli şiddeti haklı çıkarmak için dini bir sopa haline getirdi. Sey, iyilerden biri olduğuna inanıyordu. Diğer göçmenleri yüksek sesle kınayarak ve MAGA'nın sunağı önünde eğilerek kendisi ve ailesi için güvenlik satın aldığını düşünüyordu. Yabancı düşmanlığı ve dışlama üzerine kurulu bir canavarı beslediğinizde, sonunda size de döneceğini acı bir şekilde öğrendi. Bağımsız kalabilmemiz için yardımınıza ihtiyacımız var. Şu anda bile, önde gelen müttefikler, Sey'e duyulan sempatinin gerçek bir siyasi yeniden değerlendirmeye dönüşmesini engellemek için yoğun çaba sarf ediyorlar. Berry, ICE'ye desteğini yeniden teyit etti. Sey'in podcast ortak sunucusu ve Hristiyan Erdem Merkezi başkanı Aaron Baer, gözaltındaki meslektaşıyla konuştuktan sonra, her iki adamın da göçmenlik uygulamaları konusundaki pozisyonunun değişmediğini söyledi. Anketler bunun nedenini gösteriyor. PRRI'nin yakın zamanda gerçekleştirdiği Amerikan Değerleri Anketi'nde, beyaz Evanjelik Protestanların %47'sinin belgesiz göçmenlerin tespit edilip sınır dışı edilmesini desteklediği, bu oranın 2024'teki %53'lük zirve noktasından düştüğü tespit edildi. Aynı yıl içinde beyaz Evanjelikler arasında Donald Trump'ın göçmenlik politikasını ele alış biçimine olan onay da %74'ten %67'ye geriledi. Pew’un 13 Ekim tarihli anketine göre, beyaz evanjeliklerin Trump’a verdiği destek %58 seviyesinde; bu, Trump’ın Ocak 2025’te göreve dönmesinden bu yana 20 puanlık çarpıcı bir düşüşe işaret ediyor. Sey gibi rejimin önde gelen ve sembolik nitelikteki bir savunucusu bizzat sistemin çarkları arasında ezildiğinde, faşist dürtülere göz kırparak onlardan gelebilecek zararlardan muaf kalmanın mümkün olduğuna dair o rahatlatıcı yanılsama da tuzla buz oluyor. Dostlarının alkışladığı o acımasızlıkta “bizden biri” diye bir kategori yok; çünkü bu sistemde, sayısal veriler dışında hiçbir şeye yer yok. Kaynak: Salon
  18. Bilim insanlarına göre insanlar, bir sonraki buzul çağını kazara engelledi; ancak bu kutlanacak bir durum değil. Yeni bir araştırmaya göre, Kanada Arktik bölgesindeki küçülen bir buz örtüsü, insanların fosil yakıtlar yakarak gezegenin bir sonraki buzul çağını nasıl durdurmuş olabileceğine dair çarpıcı bir hikâye sunuyor. Yaklaşık 20.000 yıl önce, bir zamanlar çok geniş bir alana yayılan Laurentide Buz Örtüsü, Kuzey Kutup Dairesi'nden güneye, Illinois'e kadar uzanıyor ve bazı yerlerde kalınlığı 3,2 kilometreye (iki mil) ulaşıyordu. Günümüzde ise bu devasa yapıdan geriye, Kanada'nın Nunavut bölgesindeki Baffin Adası'nda bulunan ve Delaware eyaleti büyüklüğündeki Barnes Buz Örtüsü kaldı. Science dergisinde yayımlanan yeni çalışmaya göre, yaklaşık 2.000 yıl önce bu buz örtüsü yavaş ve istikrarlı bir şekilde yeniden büyümeye başladı. Bu büyüme, yaygın olarak "buzul çağı" olarak adlandırılan yeni bir buzul döneminin başlangıcını işaret ediyordu. Ancak 1960 civarında, insan kaynaklı iklim değişikliğinin yaz sıcaklıklarını artırmasıyla birlikte, buz örtüsü aniden küçülmeye başladı. Columbia İklim Okulu'na bağlı Lamont-Doherty Dünya Gözlemevi'nde jeokimyager olan ve çalışmanın yazarlarından Nicolás Young, "Her şey normal bir şekilde başlamıştı; bir sonraki buzul çağı gerçekleşmek üzereydi, ancak aniden durdu," diyor ve ekliyor: "Bu, gezegen sistemini nasıl sarsıp dengesini bozduğumuza dair çok çarpıcı bir örnek." Dünya, milyonlarca yıldır yörüngesindeki değişimlerin etkisiyle buzul çağlarına girip çıkıyor ve Laurentide Buz Örtüsü genellikle bu sürecin başlangıç noktası işlevini görüyor. Young ve bir grup bilim insanı, söz konusu buz örtüsünün geçmişte bugünkünden daha küçük olup olmadığını ve sonradan yeniden büyüyüp büyümediğini anlamak istediler. Buzlar yeniden büyürken jeolojik ipuçlarının çoğu silindiği için bu oldukça zorlu bir görevdi. Bununla birlikte, Barnes Buz Örtüsü ana kayaya donmuş durumda ve hareket etmiyor; bu da buz örtüsünün, büyüme sürecinde altında kalan bitkileri günümüze kadar koruduğu anlamına geliyor. Bilim insanları, buz örtüsünün kenarlarında uzun zaman önce ölmüş yosun örnekleri topladılar ve bu bitkilerin en son ne zaman canlı olduklarını belirlemek için analiz ettiler. Young, “Buzul sınırının ilerleyerek yosunları kaplamasını ve onları öldürmesini adım adım takip edebiliyoruz,” dedi. Araştırmacılar ayrıca, bir kaya havaya maruz kaldığında birikmeye başlayan nadir ve radyoaktif bir izotopu test ederek, yakınlardaki kayaların ne kadar süredir buzdan arınmış durumda olduğunu incelediler. Bu teknikler, buzun geçmişine dair bir tablo oluşturmalarına yardımcı oldu. Buz tabakasının yaklaşık 3.000 yıl önce minimum büyüklüğüne ulaştığını, ardından daha soğuk hava koşullarına bağlı olarak yaklaşık 2.000 yıl önce yeniden büyümeye başladığını tespit ettiler. Çalışmanın yazarları, bu yeniden büyüme sürecinin yeni bir buzul çağının başlangıcı sayılabileceğini, ancak 1960’larda yön değiştirerek daha başlangıç aşamasındayken sona erdiğini öne sürüyorlar. Young, “Bunun, atmosfere olağanüstü miktarda sera gazı pompaladığımız dönemle aynı zamana denk gelmesinin bir tesadüf olmadığını düşünüyoruz,” dedi. İklim kirliliğinin, “o bölgeyi soğutmaya çalışan” diğer mekanizmaları “tam anlamıyla baskı altına aldığını” sözlerine ekledi. Dartmouth College'da yer bilimleri profesörü olan ve çalışmada yer almayan Meredith Kelly, araştırmanın, buz örtüsünün ilerleme ve geri çekilme sürecine dair net bir tablo ortaya koymak için "bitkiler üzerinde uygulanan yeni radyokarbon tarihleme" gibi tekniklerden yararlandığını belirtti. Kelly, Barnes Buz Örtüsü'nün ilerlemesinin bir buzul çağının başlangıcına işaret edebileceği sonucunun doğru olabileceğini, ancak benzer dönemlerde ilerleme gösteren diğer bölgelerdeki buzullarla yapılacak bir karşılaştırmanın, söz konusu mekanizmaların daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacağını ifade etti. Potsdam İklim Etkileri Araştırma Enstitüsü'nden fizikçi Andrey Ganopolski, karbon kirliliğinin bir sonraki buzul çağının başlangıcını önemli ölçüde geciktirip geciktiremeyeceği üzerine pek çok araştırma yapıldığını söyledi. Ancak Ganopolski, kendisininki de dahil olmak üzere diğer modelleme çalışmalarının, küresel ısınma olmasa bile bir sonraki buzul çağının yaklaşık 50.000 yıl daha beklenmemesi gerektiği sonucuna vardığını ekledi. Ganopolski, Barnes Buz Örtüsü'ndeki büyümenin, "yeni bir buzul döngüsünün başladığı ve ardından kesintiye uğradığı sonucunu desteklemek için yetersiz" olduğunu belirtti. Buna karşılık Young ve çalışma arkadaşları, Laurentide Buz Örtüsü'nün yeniden oluşmaya başlamasının bir buzul çağının başlangıcı sayılabileceğini ve bir buzul çağının başladığını ilan etmek için devasa buz örtülerinin tam olarak oluşmasını beklememize gerek olmadığını savunuyorlar. Young, elde edilen bulguların, 1970'lerde bazı bilim insanlarının dünyanın yeni bir buzul çağına giriyor olabileceğini öne sürdüğü tartışmalı bir döneme de yeni bir ışık tuttuğunu ifade etti. Bu fikir medya tarafından ele alınmış; hatta Newsweek dergisinde yayımlanan ve dünyanın soğumasıyla birlikte bir gıda krizi yaşanabileceği uyarısında bulunan, günümüzde artık kötü şöhretli "Soğuyan Dünya" (The Cooling World) başlıklı bir makaleye de konu olmuştu. Bu dönem, iklim değişikliği şüphecilerinin ve inkârcılarının, bilim insanlarını "felaket tellalı" olarak nitelendirip haksız çıkarmak için sıkça başvurdukları bir süreçtir. Ancak Young, yeni araştırmanın, o dönemdeki bilim insanlarının haklı olabileceğini, yani "gerçekten yeni bir buzul çağının başladığını; sürecin henüz yeni ivme kazandığı bir noktada ise durduğunu" gösterdiğini düşünüyor. Young, bu çalışmanın, küresel ısınmanın "insanlığı bir buzul çağından kurtardığı" şeklinde yorumlanmaması gerektiği konusunda uyardı. Buzullaşma dönemleri, çok uzun zaman dilimleri içerisinde gerçekleşir. Buz örtüsünün, insanların günlük yaşamlarını etkileyecek bir boyuta yaklaşması binlerce yıl alırdı, dedi. Bunun yerine elde edilen bulgular, insanların Dünya’nın sistemlerini ne denli ciddi biçimde rayından çıkardığını gözler önüne seriyor. Young, yalnızca bu buzul çağını engellemekle kalmadığımızı, aynı zamanda “gelecekte yaşanabilecek başka bir buzul çağı ihtimalini de muhtemelen çok ama çok uzun bir süreliğine ertelediğimizi” belirtti. Kaynak: CNN
  19. Jennifer Lawrence’ın ikonik "Açlık Oyunları" (The Hunger Games) evrenine geri döneceğini resmi olarak doğrulaması ve Lara Spencer’ın “GMA” (Good Morning America) Pop News köşesinde ele aldığı bu büyük gelişmenin detayları şu şekildedir: Haberin Detayları ve Gelişmeler Hangi Filmde Yer Alacak? Jennifer Lawrence, serinin yeni ön bölümü (prequel) olan "The Hunger Games: Sunrise on the Reaping" (Hasat Vaktin Şafağı) filminde Katniss Everdeen karakteriyle yeniden izleyici karşısına çıkacak. 11 Yıl Sonra Geri Dönüş: Başarılı oyuncu, serinin son filmi Mockingjay – Part 2'nin vizyona girdiği 2015 yılından bu yana ilk kez Katniss rolünü üstlenmiş oluyor. Nasıl Ortaya Çıktı? Lawrence, bu heyecan verici geri dönüşü ve set deneyimlerini popüler podcast programı Call Her Daddy'de (ve ardından gelen sabah haberleri programlarında Lara Spencer'ın sunduğu GMA Pop News kuşağında) doğruladı. Bu doğrultuda, filmde bir cameo (konuk oyuncu) rolüyle yer alacağı kesinleşti. Set Arkasındaki Duygusal Buluşma ve Oyuncu Kadrosu Jennifer Lawrence, yıllar sonra aynı sette yer almanın kendisi için çok duygusal ve nostaljik geçtiğini şu sözlerle dile getirdi: Eski Ekiple Yeniden Bir Arada: Lawrence, filmin çekimlerinde serinin önceki filmlerinden tanıdığı aynı kamera arkası ekibi ve aynı yönetmen ekibiyle çalışmanın kendisini çok etkilediğini belirtti. Josh Hutcherson ve Woody Harrelson: Peeta Mellark karakterine hayat veren Josh Hutcherson ve Haymitch Abernathy karakterini canlandıran Woody Harrelson da projede yer alıyor. Lawrence, Josh Hutcherson ile sette adeta birbirlerinden ayrılmadıklarını, Woody Harrelson'ın ise klasik espri anlayışıyla kendisini otel odasının penceresinden davetsiz bir şekilde ziyaret ettiğini esprili bir dille anlattı. "Sunrise on the Reaping" Filmi Ne Anlatıyor? Konusu: Suzanne Collins'in aynı adlı romanına dayanan film, 50. Açlık Oyunları'nda (yani İkinci Çeyrek Yüz Yıl Oyunları'nda) yarışan genç Haymitch Abernathy'nin hikayesini konu alıyor. Kitaptaki Bağlantı: Romanın sonunda yer alan flash-forward (geleceğe dönüş) epilogunda Katniss, Peeta ve Haymitch yer alıyor; bu da film uyarlamasında orijinal karakterlerin hikayeye nasıl entegre olacağına dair ipuçları veriyor. Vizyon Tarihi: Hayranların büyük bir merakla beklediği The Hunger Games: Sunrise on the Reaping, 20 Kasım 2026 tarihinde sinemalarda vizyona girecek. Kaynak: ABC
  20. DÜNYANIN EN BÜYÜK KRİPTO SOYGUNU: Binance 6 Milyar Dolarlık Siber Saldırıyla Sarsıldı! Kripto para dünyası, tarihin en büyük ve en sarsıcı siber soygunlarından biriyle sarsıldı. Dünyanın en büyük kripto para borsası olan Binance, hedef alındığı devasa bir korsan saldırısı sonucunda 6 milyar dolardan fazla dijital varlığını kaybetti. Bu olay, siber suç tarihinde bugüne kadarki en büyük soygun rekorunu kırarken, tüm gözler bu işin arkasında olduğu düşünülen Kuzey Koreli siber saldırı gruplarına çevrildi. Saldırı Nasıl Gerçekleşti ve Son Durum Ne? Saldırı Noktası: Perşembe günü geç saatlerde gerçekleşen olayda bilgisayar korsanları, Binance bünyesinde tutulan dijital cüzdanlara sızdı. Şirketin yaptığı ilk incelemelere göre saldırı, bir mühendisin dizüstü bilgisayarı üzerinden gerçekleştirildi. Korsanlar bu açık sayesinde bir hizmet konteynerine erişim sağlayarak yetkisiz para çekme emirleri oluşturdu. Karmaşık Bir Süreç: Cuma günü açıklama yapan Binance Eş CEO'su Richard Tend, olayın "tek tıkla" gerçekleşen basit bir hata olmadığını, oldukça karmaşık ve profesyonelce kurgulanmış bir süreç olduğunu belirtti. Soruşturmada şu ana kadar belirli bir bireyin kusuruna rastlanmazken, cüzdan özel anahtarlarının sızdırıldığına dair de bir kanıt bulunamadı. Milyarlarca Dolar Donduruldu: ABD saatiyle Perşembe gecesinden itibaren bir grup kripto para şirketi ve güvenlik uzmanı, çalınan fonları takip etmek için zamana karşı yarıştı. Bu yoğun mücadelenin sonucunda, çalınan ganimetin yaklaşık 3 milyar doları henüz korsanlar nakde çeviremeden donduruldu. Binance'ten Güvence: Binance yönetimi, şirketin kendi fonlarından ve acil durum varlık fonundan karşılanmak üzere "tüm kayıpların telafi edileceğini" ve kullanıcı fonlarının tamamen güvende olduğunu duyurdu. Güvenlik kontrollerinin eksiksiz tamamlanması ve çalınan fonların kurtarılması amacıyla para yatırma ve çekme işlemleri geçici olarak askıya alınırken, işlemlerin Pazar sabahı itibarıyla yeniden açılması bekleniyor. Şüpheli Numara Bir: Kuzey Koreli Hackerlar Pek çok uluslararası blockchain istihbarat ve güvenlik firması, saldırının izlerini takip ettiğinde aynı adrese ulaştı: Kuzey Kore. TRM Labs ve Pangolin Intelligence: TRM Labs ve Singapur merkezli Pangolin Intelligence gibi önde gelen kripto izleme firmaları, güçlü zincir içi (on-chain) veriler ve geçmişteki benzer saldırılarla olan örüntüler sayesinde soygunun arkasında Kuzey Koreli elit bir siber birimin olduğuna "yüksek bir güvenle" inanıyor. Kedi-Fare Oyunu Başladı: Pangolin Intelligence analistleri, çalınan fonların Bitcoin ve Ethereum dahil olmak üzere birden fazla blok zinciri üzerinde hareket ettiğini belirterek, Pyongyang yönetiminin bu parayı aklamak için devasa kara para aklama ağlarını devreye sokmaya hazırlandığı konusunda uyardı. Kritik Bir Rejim Geliri: Uzmanlara göre, nükleer silahlara sahip olan ve ağır uluslararası yaptırımlar altında ekonomik sıkıntılar yaşayan Kuzey Kore için gelişmiş siber saldırı timleri hayati bir finans kaynağı oluşturuyor. Son yıllarda bankalardan ve kripto platformlarından çalınan milyarlarca dolar, rejimin ayakta kalmasında büyük rol oynuyor. Piyasalar ve Changpeng Zhao Cephesi Piyasa Tepkisi: Yaşanan bu devasa güvenlik ihlali haberinin ardından lider kripto paralar Bitcoin ve Ether'in fiyatları hızla düşüş yaşadı. Ancak kısa sürede toparlanma sinyalleri veren piyasalar, kayıplarının bir kısmını telafi ederek düşüşü %2-3 seviyelerinde dengeledi. Changpeng Zhao Detayı: 2017 yılında Binance'i kuran ancak ABD'deki yasaları ihlal ettiği gerekçesiyle 2023'te görevinden ayrılan Changpeng Zhao (CZ), dört aylık hapis cezasının ardından geçtiğimiz yıl ekim ayında Başkan Donald Trump tarafından affedilmişti. Artık borsayı doğrudan yönetmese de en büyük hissedar konumunda olan Zhao, platformun tüm kayıpları karşılayacağını belirterek kullanıcıları sakinleştirmeye çalıştı. Sektördeki düzenleyici denetim eksiklikleri ve dijital varlıkların merkezi borsalarda saklanma biçimi, bu tür devasa çaplı soygunların önünü açmaya devam ederken, yetkililer çalınan fonların kalan kısmını kurtarmak için global çapta operasyonlarını sürdürüyor. Bu ölçekteki devasa bir siber saldırı, kripto para ekosisteminde hem borsaların güvenlik standartlarını hem de küresel denetim mekanizmalarını köklü biçimde değiştirecek bir dönüm noktası niteliğinde. İşte bu olayın ardından piyasalarda ve borsalarda hayata geçmesi beklenen başlıca uzun vadeli güvenlik ve yapısal önlemler: 1. Borsa Mimarisi ve Altyapı Güvenliğinde Radikal Değişimler Sıcak Cüzdan Limitlerinin Düşürülmesi: Borsalar, anlık işlem kolaylığı sağlayan ancak internete bağlı olduğu için saldırılara açık olan "sıcak cüzdanlarda" (hot wallets) tuttukları fon oranını minimuma indirecektir. Varlıkların çok daha büyük bir kısmı internet bağlantısı olmayan "soğuk cüzdanlara" (cold storage) çekilecektir. Geçici/İzole Konteyner Mimarisi: Binance örneğinde bir mühendis bilgisayarı ve hizmet konteyneri üzerinden sağlanan erişim, altyapı erişim yetkilerinin yeniden tasarlanmasını zorunlu kılıyor. Şirketler, çalışan dizüstü bilgisayarlarından üretim ortamlarına erişimi sıfır güven (Zero Trust) mimarisiyle tamamen izole etmek zorunda kalacaktır. Çoklu Onay ve Çoklu İmza (Multi-Sig) Protokolleri: Devasa miktarda fon hareketlerinin tek bir yetkili, betik (script) veya sunucu üzerinden gerçekleşmesini engelleyen ve birden fazla bağımsız anahtarın veya donanım modülünün eşzamanlı onayını gerektiren protokoller zorunlu hale gelecektir. 2. Sigorta ve Acil Durum Fonları (SAFU) Standardı Zorunlu Teminat ve Sigorta Fonları: Binance'in SAFU (Secure Asset Fund for Users) benzeri acil durum fonları sayesinde kayıpları karşılayabilmesi, diğer borsalar için de bir standart haline gelecektir. Düzenleyici kurumlar, lisans almak isteyen borsalara çalınma riskine karşı sigorta poliçesi veya rezerve edilmiş acil durum fonu tutma şartı getirebilir. Rezerv Kanıtı (Proof of Reserves) Güncellemeleri: Borsalar sadece sahip oldukları varlıkları değil, bu varlıkların anlık güvenlik durumunu ve borç yükümlülüklerini bağımsız üçüncü taraf denetçiler aracılığıyla sürekli canlı doğrulamaya açmak zorunda kalacaktır. 3. Zincir İçi (On-Chain) Takip ve "Kara Liste" Koordinasyonu Otomatik Dondurma ve Ortak Müdahale Ağı: Saldırı sonrası 3 milyar doların hızlıca dondurulabilmesi, zincirler arası koordinasyonun gücünü gösterdi. Borsalar, madenciler, doğrulayıcılar (validators) ve stablecoin yayıncıları (Tether, Circle vb.) arasında olası bir hırsızlık anında fonları anında karantinaya alacak otomatik haberleşme protokolleri geliştirilecektir. Merkeziyetsiz Köprüler (Bridges) ve Karıştırıcılara (Mixers) Sıkı Denetim: Kuzey Koreli gruplar genellikle çalınan parayı aklamak için Tornado Cash benzeri karıştırma servislerini ve farklı blokzincirler arası geçiş sağlayan köprüleri kullanır. Bu köprülerin ve likidite havuzlarının güvenliği uluslararası siber güvenlik birimlerinin ana odağı olacaktır. 4. Düzenleyici ve Devlete Bağlı Sert Tedbirler Kuzey Kore ve Devlet Destekli Hacker Grubu Mücadeleleri: Siber saldırıların artık devletler düzeyinde bir "finansal kaynak" olarak kullanılması, ABD (FBI, CISA) ve Uluslararası Polis Teşkilatlarının (Interpol) kripto paralara yönelik özel siber güvenlik ve istihbarat birimlerini genişletmesine yol açacaktır. Sıkılaştırılmış KYC ve AML Düzenlemeleri: Çalınan fonların nakde dönüştürülmesini engellemek amacıyla tüm dünyadaki borsa çıkışlarında (fiat on/off ramps) Müşterini Tanı (KYC) ve Kara Para Aklamayı Önleme (AML) prosedürleri çok daha katı hale getirilecektir. Kripto para borsalarındaki bu tür devasa merkeziyetçi saldırılar, "Keyfi sende değilse, kripto senin değildir" (Not your keys, not your coins) felsefesinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Borsa gibi üçüncü taraf platformlar ne kadar güçlü güvenlik önlemleri alrsa alsın, her zaman bir hedef konumundadır. Bireysel yatırımcıların varlıklarını bu tür devasa siber tehditlerden koruyabilmesi için uygulayabileceği en etkili güvenlik önlemleri şunlardır: 1. Donanım Cüzdanları (Cold Wallet / Soğuk Cüzdan) Kullanımı İnternetten İzole Saklama: Varlıklarınızı borsalarda bırakmak yerine Ledger veya Trezor gibi fiziksel donanım cüzdanlarında saklamak en güvenli yöntemdir. Bu cihazlar özel anahtarlarınızı (private keys) internetten tamamen kopuk, çevrimdışı bir ortamda tutar. Böylece borsalara düzenlenen siber saldırılardan veya hack vakalarından doğrudan etkilenmezsiniz. Kurtarma İfadesi (Seed Phrase) Güvenliği: Donanım cüzdanınızı kurarken verilen 12 veya 24 kelimelik kurtarma ifadesini asla dijital ortamlarda (bulut, ekran görüntüsü, e-posta) saklamayın. Yalnızca fiziksel bir kağıda veya metal bir plakaya yazarak güvenli ve gizli bir yerde saklayın. 2. Borsalarda "Minimum Varlık" Prensibi Yalnızca Ticaret Yapacağınız Miktarı Tutun: Aktif alım-satım (trade) yapmıyorsanız, uzun vadeli yatırımlarınızı veya birikimlerinizi borsalarda tutmaktan kaçının. Borsaları sadece kripto alıp satmak için bir "geçiş noktası" olarak kullanın; işlem biter bitmez varlıklarınızı kişisel cüzdanınıza çekin. Farklı Borsalara Bölüştürme: Eğer borsada tutmak zorunda olduğunuz fonlar varsa, tüm yumurtaları aynı sepete koymamak adına bakiyenizi birden fazla güvenilir ve regüle borsaya bölüştürün. 3. Hesap Güvenliğinde Maksimum Seviye (2FA ve Donanım Anahtarları) SMS Doğrulamasından Kaçının: Borsalardaki hesaplarınız için SMS tabanlı iki aşamalı doğrulama (2FA) yerine Google Authenticator veya Authy gibi zaman tabanlı tek kullanımlık şifre (TOTP) uygulamalarını kullanın (SIM-swapping saldırılarına karşı). Fiziksel Güvenlik Anahtarları (YubiKey): Mümkünse hesaplarınızda YubiKey gibi FIDO2/WebAuthn standardını destekleyen fiziksel donanım güvenlik anahtarları kullanın. Bu sayede oltalama (phishing) sitelerine karşı bile hesabınız tam koruma altında olur. 4. Akıllı Sözleşme ve Cüzdan Hijyenine Dikkat Etmek Bağlantıları Kesin: Merkeziyetsiz finans (DeFi) platformları veya NFT pazar yerleri ile etkileşime girerken cüzdanınızı bağladığınız sitelere dikkat edin. İşleminiz bittikten sonra cüzdanınızın o siteyle olan bağlantısını (token izinlerini) mutlaka kaldırın. Oltalama (Phishing) Tuzakları: E-postayla veya sosyal medya üzerinden gelen "ödül", "acil güvenlik güncellemesi" veya "airdrop" gibi yönlendirmelere karşı son derece şüpheci yaklaşın; resmi web sitelerini her zaman tarayıcınıza elle yazarak veya yer imlerinden girerek ziyaret edin. Kaynak: G
  21. Kur’an hafızı olduğunu belirten genç kadın, sokak röportajında kendisine yöneltilen sorulara takır takır verdiği yanıtlarla sosyal medyada gündem oldu.
  22. Admin şurada yorum gönderdi Admin'nın etkinlik içinde Etkinlik Takvimi

    Azerbaycan kanalında Atatürk’e övgü dolu sözler: “Türk adını karanlıklar içerisinden yeniden parlatan ve ortaya çıkaran kişidir Atatürk. Üzeri karalanmış Türk adını ve Türk şerefini kurtaran kişidir Atatürk.” “Atamızdır ve bununla gurur duyuyoruz.”
  23. Admin şurada yorum gönderdi Admin'nın etkinlik içinde Etkinlik Takvimi

    Böyle de güzel oynanmaz ki ya... Bodrum yöresine ait halk oyunlarını sahneleyen minikler, rengârenk yöresel kıyafetleri ve uyumlu danslarıyla geleneklerimizi yaşatmaya devam ediyor.
  24. Admin şurada yorum gönderdi Admin'nın etkinlik içinde Etkinlik Takvimi

    “Bugün haberleri böyle izlemiyorsak, tek bir sebebi var” Tüm cumhuriyet düşmanlarına, tüm Atatürk düşmanlarına izletilmesi gereken bir reklam filmi.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.