Bütün Eylemler
Geçen saat
-
En Son Erkekler Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
EuroVolley'de Yarı Finalistler Belli oldu 25 Eylül POL ve SLO FRA ve FIN 26 Eylül Finali
-
Arda Güler Hakkında Bütün Haberler -Real Madrid - Her Şey
ARDA GÜLER'İN İNANILMAZ DEĞİŞİMİ Real Madrid'e geldiğinde yeteneği fazlasıyla vardı... ama yine de bir şeyler eksikti. Aylar süren fitness ve antrenmanların ardından Güler artık bambaşka biri. Sorun şu ki, belki de Florentino ve Mourinho işi biraz abarttı... Ve artık sadece daha güçlü değil; başkalarının hayal bile edemeyeceği pasları da görebiliyor. Güler bu sezon ne kadar ileri gidebilir?
-
En Son Uzay Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Artemis Anlaşmaları'na hoş geldin, Hırvatistan. Hırvatistan bugün, uzayın barışçıl ve refah dolu bir şekilde keşfedilmesini taahhüt eden 74. ülke oldu.
-
En Son Jimnastik Haberleri
Çin'deki Dünya Oyunları'nda dünyanın ilk "full-full-full" hareketini gerçekleştiren Azerbaycanlı sporcu Tofig Aliyev. "Full-full-full", her bir taklada 360 derecelik bir dönüş (twist) içeren üçlü bir geri takladır.
-
En Son Uzay Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Türkiye, Aya erişim sağlayan ilk müslüman ülke oluyor! Türkiye'nin ilk derin uzay görevini gerçekleştirmek amacıyla geliştirilen Ay Uzay Aracı'nın üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetleri tamamlandı. Yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla geliştirilen ve 2027'nin ilk aylarında fırlatılması hedeflenen 3,5 tonluk Ay Uzay Aracı'nın çevresel testleri TUSAŞ'ta sürüyor.
-
En Son Savunma ve Askeri Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Müttefikimiz Almanya'ya süregelen desteği için teşekkür ederiz.
-
En Son Uçak ve Hava Trafiği Haberleri
THY, Boeing ile 150 adetlik 737 MAX için imzayı artı Türk Hava Yolları, uzun vadeli büyüme stratejisi doğrultusunda Boeing ile 150 adede kadar Boeing 737 MAX uçağını kapsayan sipariş anlaşmasını kesinleştirdi. 2025 yılından bu yana sürdürülen görüşmeler sonucunda imzalanan anlaşma, Türk Hava Yolları’nın Boeing ile bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük tek koridorlu uçak siparişi olma özelliğini taşıyor. Anlaşma ile, bayrak taşıyıcının kısa ve orta menzilli uçuş ağının güçlendirilmesi ve filo büyüme stratejisinin desteklenmesi hedefleniyor.
-
İstanbul Hakkında Her Şey Buraya
Mehmet Nuri Ersoy: Haydarpaşa’yı geleceğe taşırken tarihî gar binasının temellerine ilişkin kritik bir bulguya ulaştık. Orijinal projelerde yer alan 1000 ahşap kazığa yönelik jeoradar incelemelerinde, yalnızca 200 kazığın yerinde olduğu tespit edildi. Teknik incelemeler, ahşap kazıkların yaklaşık yüzde 80’inin zaman içinde yok olduğunu ortaya koydu. Zemin araştırmalarında ise gevşek ve suya doygun zeminde sıvılaşma riski belirlendi. Bu riskin gerçekleşmesi hâlinde yapıda oturma ve yana doğru hareket meydana gelebileceği tespit edildi. Tarihî yapıyı bu risklere karşı korumak amacıyla, uzman mühendislerin hazırladığı, akademik heyetlerin incelediği ve Danışma Kurulumuzun uygun bulduğu proje doğrultusunda yapı çevresinde fore kazık ve zemini sağlamlaştıran enjeksiyon uygulamaları gerçekleştirdik. Her aşamada teknik cihazlarla yapının davranışını izleyerek kontrollü biçimde ilerledik. Bu hassas uygulamalar, bilimsel analizler ve proje revizyonları nedeniyle, ilk etabını İstanbul Kültür Yolu Festivali’nin başlangıcında açmayı planladığımız çalışmalarımızın takvimini yeniden düzenlememiz gerekti. Arkeopark alanında ortaya çıkan yeni kalıntıların korunması için de altyapı ve ziyaretçi güzergâhlarına ilişkin projelerimizi yeniledik. 1909’da resmî açılışı yapılan tarihî gar binasını ve çevresindeki kültürel mirası kapsayan bu çalışmalarla Haydarpaşa Gar Sahası’nda tarihinin en kapsamlı restorasyonunu yürütüyoruz. Anadolu Yakası’nın ilk arkeoloji müzesi, arkeoparkı, kütüphanesi, performans sanatları merkezi, sergi salonları ve atölyeleriyle Haydarpaşa’yı İstanbul’un kültür hayatına kazandıracağız. Önceliğimiz, bu eşsiz mirası bütün değerleriyle koruyarak güvenle geleceğe taşımak. Çalışmalarımızın ilk etabını 2027 yılı içinde tamamlayarak vatandaşlarımızla buluşturmayı hedefliyoruz.
Bugün
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Aaron Rupar Ossoff: "Son 18 ayda en çok siyasi sermayeyi neyi yapmaya çalışırken harcadılar? Epstein dosyalarının üzerini örtmeye. Epstein dosyalarını örtbas etmek için, gıda fiyatlarını düşürmek için gösterdikleri çabadan çok daha fazlasını harcadılar."
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
ThePatrioticBlond 341,8 milyon Amerikalıdan oluşan bir ülkede Trump TV'yi sadece 556 kişi izliyor. Bu durum çok hoşuma gidiyor.
Dün
-
En Son Politik Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
Mansur Yavaş Sevgili Hemşehrilerim, Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir. Bugün aldığım karar da böyle bir karardır. 19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir. Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok. Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım. Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir. Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım. Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık. Bunu yalnızca ben söylemiyorum. Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir. Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum. Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum. Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım. Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır: Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir. Biz bunu Ankara’da başardık. Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık. Çünkü bizim için herkes eşittir. Her zaman şunu söyledim: Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir. Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim. Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim. Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum. Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım. Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım. Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır. Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız. İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir. Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Don Winslow Sayın @SecRubio Seni zavallı, acınası, bitik ve satılmış herif.
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
BrooklynDad Sevgili Trump'a oy veren çiftçiler: Tüm belgesiz tarım işçilerinizi kaybettiğiniz için acı çekiyorsanız, ÇOK ZOR. Umurunuzda değil. Buna oy verdin. SİZ "toplu sürgünlere" oy verdiniz. Üzgünsün çünkü bu SİZİ etkiliyor. Şimdi HEPİMİZ acı çekiyoruz. Lanet olsun sana.
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Gavin Newsom Office Dünyanın en güçlü adamı, Kaitlan Collins tarafından dize getirildi.
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Aaron Rupar "Yepyeni bir CNN anketi, Başkan Trump'ın onay oranının tüm zamanların en düşük seviyesinde olduğunu gösteriyor... Siyasi açıdan tamamen bağımsız seçmenler nezdindeki net onay oranına bir bakın; eksi 71 puan! Yani, bu resmen okyanusun en derin noktaları gibi bir durum. Böyle rakamlar kolay kolay görülmez. Başkana yönelik destekte 86 puanlık bir kayma söz konusu!"
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Red Bull Türkiye Dilay Özdemir'i transfer etti - Hediyesini de Hande Baladın'dan aldı Oyunun ritmini o belirliyor Red Bull ailesine hoş geldin Dilay Özdemir!
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Finlandiya 8000 bin İtalya'nın önünde İtalya'yı 3-2 yenerek eledi
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Fenerbahçe Medicana ve THY birarada
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Ana Cristina Souza ait olduğu yere döndü...
-
En Son Politik Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa etti.
-
En Son Ev, Bahçe ve Şehir Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Yuvarlak bir boruyu kare bir profile 90 derecelik açıyla nasıl bağlayacağını pek çok kişi bilmez.
-
En Son Politik Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
İtiraf edeyim; New York’a gelmeden önce Türkevi’nin BM’ye bu kadar yakın bulunduğunu ve bulunduğu noktanın ne kadar stratejik olduğunu ben de tam olarak tahmin etmiyordum Bugün kapı önünde dahi diplomasi trafiğini görünce Türkevi’nin neden sadece bir bina olmadığını daha iyi anlıyorsunuz
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Fenerbahçe Tarfin'in şampiyonluğu sonrası İstanbul bu gece sarı laciverte büründü. Duvar kağıdı olarak kullanılır bence
-
En Son Fenerbahçe Haberleri
DÖRT BÜYÜKLERDEN SADECE FENERBAHÇE BIST100’DE! Galatasaray hisseleri, 1 Ekim itibarıyla BIST 100 endeksinden çıkarılacak. Beşiktaş’ın da daha önce endeksten ayrılmasıyla birlikte BIST 100’de yer alan tek büyük kulüp şirketi Fenerbahçe (FENER) oldu.
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Elon Musk’ın ekibinden bir isim Washington’da neler keşfettiğini anlatıyor; bu anlattıkları sizi dehşete düşürecek türden Elon Musk’ın Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE) tarafından İçişleri Bakanlığı’na görevlendirilen Tyler Hassen, olağanüstü bir kitap kaleme aldı: Inside DOGE: The Real Story from a Senior Insider (DOGE’un İçinden: Kıdemli Bir Ekip Üyesinin Gözünden Gerçek Hikâye). Amerika’nın geleceğini önemsiyorsanız bu kitap mutlaka okunmalı. Hassen’in bulguları, Mart 2025’in sonlarında Fox News’ta yayınlanan Special Report with Bret Baier programında haberlere konu oldu. Musk, bir müşteri hizmetleri anketi için hazırlanan ve Hassen’in ifadesiyle "benim lisedeyken bile yapabileceğim" türden olan milyar dolarlık bir sözleşmeye dikkat çekmişti. (Üstelik Hassen yapsaydı yazım hataları da olmazdı.) Hassen’in övgüyle bahsettiği İçişleri Bakanı Doug Burgum, Hassen’in brifinginin ardından bu sözleşmeyi iptal etti; ancak Bakanlık o zamana kadar çoktan 100 milyon dolar harcamıştı! 20 yıllık kariyeri boyunca New York, Londra ve beş farklı ülkede üst düzey yöneticilik görevlerinde bulunmuş bir Princeton mezunu olan Hassen, Houston merkezli Stable Crest Holdings LLC’nin kurucusu ve CEO’sudur. 2025 yılında Washington’da; kapüşonlu sweatshirt giyen mühendislerin ve kot pantolonlu, tişörtlü personelin arasında bir bankacı gibi giyinmiş halde, dizüstü bilgisayarıyla bürokratik karmaşanın karşısına dikildi. Daha da kötüsü şuydu: "Ortada ne bir brifing dosyası, ne bir işe uyum kılavuzu, ne de bir öncelikler listesi vardı. Sadece şu deniyordu: 'Çözümünü kendin bul.'" Neyse ki Hassen ve çalışma arkadaşları işin içinden çıkmayı başardılar. Hassen oradaydı çünkü ulusal borç meselesi zihnini kurcalıyordu. "Mesele siyaset değil, matematikti. Hesabın hiçbir zaman ödenmeyeceği yanılgısına alışmıştık. Oysa borç miktarı şu an 39 trilyon doların üzerinde ve artmaya devam ediyor." Lideri Musk, patronları ise (DOGE’un varlık sebebi olarak övdüğü) Başkan Donald Trump ve Burgum’du; ancak asıl muhatapları vergi mükellefleriydi. İçişleri Bakanlığı’nda "çarpışan iki dünya" ile karşılaştı: "İşlerin hep yapıldığı şekli korumaya çalışan [kariyer memurları] ve bunları anbean değiştirmeye çalışan [siyasi atamalarla gelenler]." Bu durum bir direnç yarattığı gibi, "yapmaya çalıştığımız şeye kimin gerçekten inandığını anlamayı neredeyse imkânsız kılan" bir ortam da oluşturdu. [Hassen’in] ise bunu yavaş yavaş keşfetme lüksü yoktu. Yetkinlik, netlik ve "doğrudan yanıt veren, hızlı hareket eden ve jargonun arkasına saklanmayan insanlar"ın arayışındaydı. Şans eseri bu kişileri buldu; onların değerini, vizyonunu ve enerjisini takdirle karşılıyor. Hemen ardından, bir su krizini yönetmek üzere Kaliforniya'ya gitti; bu, onun için "medya dünyasına ateşten bir vaftiz" niteliğindeydi ve Hassen bu süreçte "Houston'da sıradan bir yöneticiden, Amerika'nın en çok siyasallaşmış su mücadelelerinden birinde kamuoyunca tanınan bir isme" dönüştü. "Algı sadece gerçeklik demek değildir; aynı zamanda bir silahtır." Eğer bir "anlatı yerleşirse, olgular ikinci plana düşer." Washington'da Hassen, devlet sözleşmelerini "israf" açısından mercek altına aldı; Musk bu durumu şöyle tanımlıyordu: "Para en kötü şekilde, tanımadığınız insanlar için başkasının parasını harcadığınızda harcanır. Federal hükümet işte budur." Hassen, en büyük israfı gizleyen mekanizmayı çözüp bürokratları yanıt vermeye zorlayan net "veri talepleri" yayınladıktan sonra, "göz önünde gizlenen" milyarlarca dolarlık israfı ortaya çıkardı. Toplamda "şaşırtıcı" bir tutar olan 26,7 milyar dolarlık, daha önce hiç incelenmemiş 25.719 hibe de aynı derecede savurganca dağıtılmıştı. Hassen, israfın kol gezdiği bir bakanlık yapısını gün yüzüne çıkardı: İçişleri Bakanlığı bünyesinde zaman ve para kaybına yol açan, Federal Danışma Komitesi Yasası (FACA) kapsamında kurulmuş 79 birim; tek finansman kaynağı İçişleri Bakanlığı olan ve yüksek maaşlı yöneticileri besleyen "kâr amacı gütmeyen kuruluşlar"; ve ülke genelinde boş duran ofisler için yapılmış 160 kira sözleşmesi. DOGE'un "devletin verimsizliklerini istismar eden dış tedarikçiler"e odaklanması, gözden kaçan bir kör noktayı da beraberinde getirmişti; Hassen bunu da ifşa etti: "Çoğu insanın... asla görmediği yollarla milyarlarca doları dolaşıma sokan, gizli hizmet sağlayıcıları ve sisteme yerleşmiş danışmanlardan oluşan devasa bir ekosistem." Hassen ve DOGE'daki çalışma arkadaşlarının tüm çabalarına rağmen sözleşmeler imzalanmaya, hibeler verilmeye ve personel alımları yapılmaya devam edildi. Başlangıçta bu fikirden dehşete düşse de, sonunda İçişleri Bakanlığı'nın en önemli pozisyonlarından biri olan Politika, Yönetim ve Bütçeden (PMB) Sorumlu Bakan Yardımcılığı görevini üstlenmeyi kabul etti. Hassen, "PMB'nin sıradan bir politika ofisi olmadığını" fark etti; "Burası İçişleri Bakanlığı'nın sinir merkeziydi." Hassen bu görevde; sözleşme süreçlerini, hibe dağıtımlarını ve deneme süresindeki çalışanların işe alımının dondurulması da dahil olmak üzere personel azaltma işlemlerini yönetti. Hassen, İçişleri Bakanlığı'nın ülke genelinde 2.000 çalışana sahip 50 ayrı insan kaynakları ofisi bulunduğunu ve bunun tam bir karmaşaya yol açtığını tespit etti: 70.000 çalışan için 300.000 ayrı iş tanımı! Bilgi teknolojileri (BT) alanı da bundan farksızdı: 18 üst düzey bilgi işlem yöneticisi (CIO), 2.000 personeli yönetiyordu. Tedarik süreci ise daha da vahimdi; 1.000'den fazla görevli, kişi başına beşer sözleşme yürütüyordu! Yüksek ücretli bir danışmanlık firması, birleştirme çalışmaları üzerine beş yıl harcamış ve bu sürecin yönetimi için bir beş yıl daha önermişti. Hassen’in ekibi ise aynı işi beş haftada tamamladı. Musk şu uyarıda bulundu: "Bu odada elli kişi bile değiliz; ancak başarısız olmamızı isteyen milyonlarca devlet çalışanı var." Ne yazık ki, milyonlarca başka kişi de DOGE'ye savaş açtı. DOGE'deki pek çok çalışma arkadaşı Demokratlara oy veren Hassen, federal bürokrasinin şişkin ve verimsiz olduğuna inanmanın ne zaman bir parti meselesi haline geldiğini sorguladı. DOGE bünyesindeki "olağanüstü yetenekli" kişiler, "Amerikan halkı adına çalışmak" uğruna "muazzam maaş ve hisse senedi" içeren fırsatları geri çevirirken; uzun çalışma saatlerine, sıkı veri disiplinine ve eleştirileri hiç sarsılmadan göğüsleme gerekliliğine katlandılar. Karşılığında ise ölüm tehditleri aldılar! Yine de, DOGE etrafında koparılan "yaygara", kurumun "israfı azaltma, bürokrasiyi sadeleştirme ve hesap verebilirliği artırma" yönündeki temel görevini değiştirmedi. Hassen, DOGE 2.0 konusunda umudunu koruyor. Hassen, Musk’ın federal çalışanlara gönderdiği ve "Geçen hafta ne yaptınız? Lütfen 5 başarınızı yazın," ifadelerini içeren o meşhur e-postayı bir aynaya benzetiyor; bu ayna, "bir bürokrasinin içine tutulduğunda, kimin bakmaya istekli olduğunu ve kimin yüzünü başka yöne çevirmeyi tercih edeceğini" gözler önüne seriyor. Hassen, halka da bir ayna tutuyor. Acaba halk, federal çalışanlara dokunulmaz, hatta kutsal varlıklarmış gibi muamele etmeye devam edecek mi? Eğer böyle yaparlarsa, kamu yararı ikinci plana düşer ve reform imkansız hale gelir. İlk Trump yönetimi sırasında İçişleri Bakanlığı'nda benzer bir süreçten geçmiş biri olarak, Amerikalıların Hassen’e kulak vermesini umuyorum. Bir Deniz Piyadesi ve Wyoming barosuna kayıtlı bir avukat olan William Perry Pendley; ABD Yüksek Mahkemesi'ndeki davalarda kazandığı zaferlerle dolu otuz yıllık kariyeri boyunca Colorado merkezli bir kamu yararı avukatı olarak çalışmış, Reagan yönetiminde görev almış ve Başkan Donald Trump döneminde Arazi Yönetimi Bürosu'na (Bureau of Land Management) liderlik etmiştir. Kaynak: WE