Jump to content
Sign in to follow this  
  • entries
    12
  • comments
    55
  • views
    71,612

YILMA !

Sign in to follow this  
simin

212 views

Köşeme hoş geldiniz. Burada yazılarımı pazarlıyorum.
Parasıyla değil mi? Ben de bu işi yapıyorum… Bakın aklınıza bir şey takılırsa hemen haber edin. Mesela bir şey mi övülecek? Hemen oradayım… Mesela bir şirketsiniz, adınız biraz şaibeli olaylara karışmış… Hiç sorun değil. Eğer karşılığını verirseniz (Mesela böylesi bir ahlaki yozlaşmışlığı 1 milyon TL’ye güzelce) överim… Nedir yani? Şu hayatta her şey satılık, bir tek mutluluk değil… O yüzden ben de mutluluğu satın almanın peşinde koşturuyorum. İsteyen beni satın alsın, nasıl olsa benim mutluluğum satılık değil ama kalemim satılık… Hemen bana ulaşın, sizin için kanseri en güzel şekilde allayıp pullayayım! zira ben bunu yaşadım/yendim. (şimdilik!  Beni Üzerseniz tekrar kanser olabilmem yüksek ihtimal)… Yılmayın direnin hep...

Araba, elektronik eşya, bilgisayar oyunu, film, İNSAN, şehir, siyasi parti (Artık ahlaksızlığına göre artan fiyatlarla) övülür, yağ çekilir, senaryo yazılır… Kalemim satılıktır, hepinizi köşemde görmek isterim. Tabii ki ücreti karşılığında… Ama o zamana kadar sadece kendi sevdiğim şeyleri öveceğim Yılmadan. Överken de biraz nereden geldiğimize, az sonra da nereye gideceğimize bakacağız birlikte Yitişlerimize... Bu ALINTILARLA ilgilenmiyorsan "DEFOL" Bloğumdan :) Çünkü burası "gerçek" bir şekilde Hayal içeriyor. (muamma)

Peki gerçekten de istikrarlı bir şekilde hayal kurarsak, hayallerimize yaklaşır mıyız? Yoksa hayaller içinde yaşayan hülyalı bir yavrucak mı oluruz? İşte bu yazıda bu sorunun ve sorunlu durumumuzun cevabını arayacağız. (Ben cevabı biliyorum, siz kendi içinizde ararsınız artık)…

Önce biraz geçmişe gidelim… Çok da değil, 4-5 yıl kadar geriye gidiyoruz. Nasıldık , neler yapıyorduk o yaptıklarımız bize ne hissettiriyordu da o Hayalleri kurabiliyorduk... Şimdi neden o hayalleri gülümseyerek yada küfrederek oldusunu olmadısını irdeliyoruz... Bence bir  hayalden ne zaman gerçekten vazgeçersen O artık olmuştur.. (Bende hep öyle oldu yani :) )

Deniz içinde en çok Balık bulundurur! Balık yaşadığı denizde adını bulur. Balık yaşadığı denizde tadını da bulur.  Senin Deniz'in senindir...Balıkla bir tahta parçası birbirinden farklıdır...Düşün Yılma;

IMMMMM şimdi hayalimde bir Barba var;  Büyükada – Heybeli arası oltasını atmış bir Barba,,, balığına bakar denizi sever… Adada kayalıklarda da güzelce teneke üzerinde istavritini yapar, yemeğine ekmek katar, rakı içer azar azar, sonra da azar… Geçmişini özler... Hala denizdeyken bile özler...Geçmişi yüceltmeden, yaşatmanın bir yolu olmalı tabii;
Bunu günü yaşayanlar yapabilir, ama günü yaşarken her gün, günü gününe günü yaşamak lazım. Bir güne takılmadan yaşamak... 

Yılmadım... Yılmayacağım... DENİZ YILMAZ...

 

*****barba

/.’./
ad
  1. yaşlı, sakallı erkek demek olan bu sözcük, yaşlı Rum meyhanecilere seslenmek için kullanılır.
Sign in to follow this  


0 Comments


Recommended Comments

There are no comments to display.

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.