Jump to content
Sign in to follow this  
  • entries
    201
  • comments
    22
  • views
    162,234

Göç ve Göçmen Konusu

Sign in to follow this  
evrensel-insan

1,103 views

Bilindigi gibi onca zahmetliyolun sonunda, dun; gocmen kafilesi Avusturya ve Almanya'ya vardi.

 

Sevindirici olan Avusturya'da ve Almanya'da goc edenlerin insanliga yakisir bir sekilde karsilanmasi ve her turlu insanlik iceren yasam gerekcesi malzemenin de duyarli kitleler eliyle goc edenlere ulastirmasiydi.

 

Macaristan hukumeti bir kac gunun direnisi sonunda pes edip, gocmenlerin yollarina devam etmesine izin Verdi.

 

Avusturya'da Almanya'ya goc etmek isteyenler icin her turlu tasiti ve yardimi onl;ara sundu.

 

Aslinda ilginctir. Suriye' de emperyalizm eliyle acilan savastan bu yana gecen sure icinde, onca gocmen yollarda yasamlarini bazen kitlesel olarak yitirirken, bardagi tasiran son damlanin; Aylan kurdi adli bir cocugun Bodrum kiyilarina botlarinin batmasi ile vuran cansiz bedeninin fotografinin dunyanin gozu onune serilmesiydi.

 

Aylan yalniz degildi, Galip agbeysi ve annesi ile birlikte bu yolculukta yasamini yitirdi.

 

Tum aile fertleri, dogduklari yer olan Kobani'de topraga verildi.

 

Iste bu olay, tum dunyayi ve Avrupa'yi gocmeni guncel gundemleri haline getirdi.

 

Goc ve gocmen nedir?

 

Insanoglu tarihler boyu bulundugu bolgeden cesitli yasam olanaklarinin kalmadigini anladiklarinda, baska bolgelere hareket edip, yeni yerlesim yerleri aramislardir.

 

Bunlar kuraklik sel gibi ana nedenler olmanin yaninda, deprem gibi dogal felaketler de olabilir.

 

Gocmen ise dogdugu ya da yerlesik olarak yasadigi yerden baska bir yere yerlesmek icin hareket eden ve yerlesendir.

 

Insanoglunun goc etmesi ve de gocmen olmasi, dogal afetler ile sinirli degildir.

 

Insanoglunun insanlasamamasi ve bu ugurda verdigi savas ve saldiranlar hem de kendini korumak isteyenler adinadir.

 

Kisaca savas uzerine saldirilan yerlesik halklarin da gocme nedenidir.

 

Cunku savasta ozgurluk hakki da, hak icin ozgurluk mucadelesi de barisci olarak biter.

 

Cunku ortada ne bir hukuk ne bir adalet kalmamistir.

 

En son buyuk savas gocu tarihte ikinci dunya savasi sirasinda ve sonrasindadir.

 

Su gunlerdeki goc ise o gunden bugune en yogun olandir.

 

Aslinda emperyalizm "kendi bindigi dali kesmektedir."

 

Kendi cikari Adina ulkeler de savas cikaran emperyalizm, gun gelir savas cikardigi ulkelerdeki halklari kendi ulkesine onlari goce zorlayarak davet eder.

 

Yani goc "madem sen benim ulkeme kendi cikasrin icin saldiriyor ve benim yasamimi elimden almak istiyorsun, ben de o zaman gelir senin ulkende senin toplumun ile birlikte yasarim" demektir.

 

Bugun istatiklere gore Avrupa basta olmak uzere dunyanin her yerinde ceyrek milyar kisi, kendi dogdugu ya da yerlesik yasadigi ulkede yasamamaktadir.

 

Dunya bazinda ulkelerin ortalama %5 oranini, ulkesine goc etmis olanlar temsil eder.

 

Yine ilginc olan Avrupadaki goc listesinin basinda T.C. vatandasi olanlar ve kendilerini baska bir etnik milliyet ile belirlemeyenler yani turkler basi cekmektedir.

 

Bugun 4 milyonu Almanya'da olmak uzere 9 milyon turk ulkesinin disinda yasamaktadir. Sonra 5 milyon ile araplar ikinci siradadir.

 

Aslinda goc edenlerin geldikleri ulke ve toplumu ister istemez zamanla bir kuresellestirmeye soktuklari gozlemdir.

 

Zaten cesitli etik degerler farki ile yasayan toplumlar, bu sayede hic te belki tadamayacaklari yeni etnik degerler ile tanisir ve kaynasirlar.

 

Gelenlerin yeni etik degerlere adaptasyonu yerlesiklerin de yeni etnik degerler ile birlikte yasamasi sureci baslar.

 

Bu degerler bazen zit degerlerdir.

 

Bu zit degerlerin basinda dini degerler vardir.

 

Bu durum etik radikallerin karsi cikisi yaninda, CAGDASLASMANIN VE FARKLARIN FARKINDA OLARAK BIR ARADA YASAMANIN DA ORTAK MUCADELESIDIR.

 

Iste bu cagdaslasma hem yerlesik olana hem de goc edene "aslinda onemli olanin etik degerler degil, farkli etik degerler ile farkinda olarak saygili bir sekilde bir arada yasamayi" getirir.

 

Insanoglu icin yerlesim Alani tum dunyadir ve bunun da onune kimse gecemez. Sadece dogal zorunluluk degil, insanoglunun biri birinin yasam ve iliskisine mudahele etmesi ve ona bu hak ve ozgurlugu tanimamasi ve bunun sinucu dogan cikar savaslari surdukce de goc etmek kacinilmaz olacaktir.

 

Sonucta goc eden de zamana bagliolarak goc ettigi yerde bir yerlesik olarak yasayan haline gelecek ve oradaki yerlesik ile her yonde karisarak yeni ve ortak nesiller yaratacaktir.

 

Bu da zaten etik degerleri radikal bir sekilde savunmanin ve bunu bir ustunluk hakimiyet olarak gormenin anlamsizligini ortaya cikarir.

 

Sonucta tum bu etik farklar ve degerler de bir insanoglu urunudur.

 

Insanoglunun insanlasmasinin zihinsel ve davranissal temeli onunde de radikalizm en buyuk bir engeldir.

 

Bu aslinda "eskinin yeniye direnmesi/yeninin eskiye itaati/eskinin yeniye saygisi ve eskinin yeniye donusumu/degisimi" demektir.

 

Zaten boyle olmasaydi bilim, teknik gelismez toplumlarin yasam ve iliskisi ayni kalirdi.

 

Gunumuz bugun bilisim ve bilgi cagidir.

 

Nasil, insanoglu artik gelisen bilim ve teknik sayesinde her yerde her turlu bilgiye bulundugu yerden ulasabiliyorsa, fiziksel olarak ta bir yerden baska bir yere ulasabilmekte ve bu sayede sadece herkeste kendi etik degeri oldugunu sandiginin, yanlis oldugunu gormekte ve hic bilmedigi gormedigi yasamadigi etik degerl ile tanismakta ve yasamak ve iliski kurmak durumunda kalmaktadir.

 

Kisaca dunya bir yerlesim yeri olarak tum dunyadaki farkli degerleri ulke ve toplum, adi altinda bir arada birlestrirmektedir.

 

O yuzden kimse goc etmeyi ve edenleri "yadirgamasin" cunku; kimbilir bir gun bir durum ve zamanda kendisi de bu yadirgadigini gonullu ya da zorunlu yapabilir.

 

Iste belki ancak o zaman gocmenin goc etmenin baska bir ortamda yasamanin ve iliski kurmanin ne oldugunu belki algilar.

 

Eger buna kendini zihgin olarak ta onceden hazirlamazsa, boyle bir durumda "sudan cikmis baliga" doner.

 

Cunku gocmek ve gocmen olarak yasamak ve iliski kurmak kendi yerlesik yasam ve iliskisine benzemez.

 

Aslinda hic bir insanoglunun hic bir sekilde kendi dogum yer ve zaman insiyatifi yoktur, ama yasamda zorunlu ya da gonullubulundugu ve dogdugu yerden ayrilmak ve baska bir yerde orda doganlar ile birlikte yasam ver iliski surmek karari ve secenegi vardir.

 

Iste bu karar ve secenegin olma duzeyi de, goc etme sartini zorlama duzeyi ile esdegerdir.

 

Cunku tum dunya yer yasam ve iliski olarak herkesindir.

 

Bu arada kisa bir not olarak goc ile surgun farkinin farkini da ortaya koyalim.

 

Surgun bir goc degildir, yerlesik halklarin devlet otoritesi eli ile yerlesik oldugu yerden baska yere yerlesmesi icin zoraki gonderilmesidir.

 

Yani goc bir yerde kisinin elinde iken, surgun de kisinin yerlestigi yerden gitmeme sansi yoktur.

 

Cunku goc eden kendi degil, onu ordan surgun eden devletidir.

 

Ustelik surgun de, surgun edilenin nereye gidecegini secme hakki da yoktur. Bunun karari da secimi de devlete aittir.

 

Goc kisinin kendi zorunlu ya da gonullu karari ve secimi iken, surgun kisinin tamamen karar ve seciminin disinda ve sadece devletinin otoritesi ve baskisi temelinde ve onuin gosterdigi yere goc ettirilmesidir.

 

Aslinda surgun de goc te, en basitinden bir evden baska bir eve, bir semtten baska bir semte, bir sehirden baska bir sehire ve bir ulkeden baska bir ulkeye yasam ve iliski icin yeniden yerlesmektir.

 

Evrensel-Insan - Yapilandirmaci Epistemoloji/Qua Felsefesi/Bilissel Bilim/Serbest Dusunurluk/Devrimci Sorgulama/Numenal Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.