Zıplanacak içerik
Smyrna

İlk Türkçe reçel tarifi

Önerilen İletiler

L1110809rosejamone%3A450wide.jpg

 

Bildiğimiz en eski Türkçe reçel tarifi, 2. Murad’ın hekimi Şirvanî’nin 1430’larda yazdığı, ağaç kavunu gibi turunçgillerden üretilen yapılan murabba´dır. Tarife göre, iki aydan daha fazla süreyle değişik işlemlere tabi tutulup sonrasında güneşte bırakılan kabuk dilimleri, sonunda kuru bir şekerleme haline geliyordu. Yani Şirvani’nin murabbası, kristalize olmuş bir meyve şekerlemesidir.

 

Eczacı reçelciler

Tıbbî şuruplar, reçellerin gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. İlaçların hem dayanıklı hem de lezzetli olmasını sağlayan şeker veya bal sayesinde, zamanla hem devâ hem de gıda olarak mutfaklardaki yerini almıştır reçel. Reçellerin doğal yapımları dahi ilaç niteliğindedir. Gül reçeli hazmı kolaylaştırması, turunç reçeli ise mideyi rahatlatmasıyla dikkat çekiyor. Reçeller bu özelliği ile Osmanlı Sarayında başlı başına bir tatlı sınıfı haline gelmiştir. Osmanlı sarayının helvahânesi aynı zamanda sarayın eczanesidir. Dr. Celal Paşa’nın şurup, reçel, çevirme ve buzlu meyve tariflerinden oluşan 1891 tarihli “Şurup İmalatı” adlı kitabı, tıpla tatlı arasındaki bağın tamamen yok olmadığının kanıtıdır.

 

Reçel ikram etme geleneği...

Osmanlı’da 17. Yüzyılda başladığı sanılan bu gelenek zengin ailelerde bir gösteriş vesilesi olmuştur. Özel reçellikleri ile yapılan bu gelenek şu şekildeydi. “Kaşıklık denilen bir kap, küçük tatlı kaşıkları, reçel konulan kâseler, su bardaklarından oluşuyor tatlı ikram tepsisi. Tatlı ikram edilen misafir, kaşıktan bir kaşık alıp seçtiği reçelden bir kaşık yedikten sonra kaşığının kaşıklığın diğer gözüne bırakıyor, ardından bardaktan su içiyordu.”

 

Ramazan Bingöl

 

 

“Ey gül bahçesinden kaçıp da şekerle karılan gül,

Gül bahçesinden nasıl oldu da ayrıldın?

A gül, sen aslından da şekersin, şekere daha fazla lâyıksın;(...)

Şimdi gülbeşeker oldun ya gönül gıdasısın, göz nurusun

Artık gülden gönlünü çek, o nerede, bu nerede? (...)

Gülbeşekerden maksadımız Allah lütfüyle bizim varlığımızdır;

Hey gidi hey, varlığımız sanki demir, Allah lütfüyle mıknatıs.” Mevlana

 

 

GÜL REÇELİ TARİFİ:

http://www.turkish-m...DESC&entries=24

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

 Toplum olarak her yıl tekrarladığımız ve kendimize has olan alışkanlıklarımız vardır. Kışlık yiyeceklerimizin çoğunu yaz mevsiminde hazırlamak da bu alışkanlıklarımız içinde çok önemli bir yer tutarken, özellikle meyvelerin mevsimlik yetişmesi halkımızı bu meyvelerden daha uzun süreler yararlanma yoluna itmiştir. Her mevsimde her istenen meyveyi bulmak mümkün olamazken, insanlar aradıkları bu tadı, yazın yaptıkları reçel sayesinde yılın her günü bulma şansı yakalamışlardır. Kahvaltı sofralarının en vazgeçilmez gıdaları arasında yer alan bu meyve özlü yiyecek, kaynatılma yolu ile yapılıp, kavanozlar içinde çok uzun süreler bozulmadan muhafaza edilebilmektedir.

       

Meyvelerin uzun süre soframıza katılmasını sağlayan sistem aynı zamanda sebzeler için de geçerli olurken, kayısı, vişne ve çilek gibi lezzetli reçel çeşitleri yanında patlıcan ve kabak gibi sebzelerin de bu güzel yiyecek için kullanıldığını görebiliriz. Özellikle tere yağ ile muazzam bir birliktelik oluşturan bu çeşitli kahvaltılıklarının, kış mevsiminde insana ekstra enerji verdiği de söylenmektedir. Kar ve soğuk hava yüzünden kış mevsiminin ağaçları tamamen çıplak bir hale getirmesi, insanların bu konuda pratik çözüm bulmalarını sağlayıp, her mevsimde istedikleri gıdaya ulaşma imkanı sunmuştur. İçinde bolca şeker bulunmasından dolayı evden çıkmadan önce kahvaltı tabağında bu yiyeceğin bulunması, dışarı çıkınca insanların soğuğa karşı daha dayanaklı bir duruş sergilemesini sağlamıştır.  

    

Gıda sektörünün çok geniş kapsamlı olması ve insanların gıda alma zorunluluğu, bu sektörün her zaman mesafe kaydederek büyümesine yol açmıştır. Kavanoz ve pet kaplarda raflara dizilen bu sanayi ürünü reçel çeşitleri, insanların çok tükettiği bir gıdayı ortaya çıkarırken, çoğu insanın kendi yaptığı ürünü tercih ettiğine şahit oluruz. Çocukların daha çok sevdiği bu güzel yiyeceğin, sağlık açısından da çok faydalı olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. 

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoticons maximum are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.