İçeriğe atla






- - - - -

"İnsan kendine yalan söyleyebilir mi ?"

Gönderen GeceKuşu, 14 Mart 2011 · 2.100 Gösterim

insan kendine yalan söyleyebilir mi
  • Akbaba ve Çocuk
  • Prenseslerim
  • Zeyno
  • *tna 2010
  • *tna 2011
  • *tna 2008
  • Zeyno

***

"İnsan kendine yalan söyleyebilir mi ?"

Nedir Yalan?

Yalanın gerçeklerin bilinmemesini sağlamak amacıyla söylenen, gerçeğe uygun olmayan anlatımlar olduğunu herkes bilir.

Soruyu bu bilgi ışığında yanıtlamaya kalktığımızda genelde büyük çoğunluk hayır söylemez diye yanıtlar...

Oysa öyle durumlar vardır ki; Örneğin inançlarımız söz konusu olduğunda, gerçek dışı yada abartılı iddialar ve varsayımlar söz konusu olduğunda bile sürekli kendimizi kandırmayı yeğler ve gerçek dışı olabileceği ihtimalini sürekli göz ardı ederiz.

Oysa kim olursa olsun söylenen yalanlar ve gerçeğe uygun olmayan anlatımlar bir an, bir yer gelir ki ister istemez herkeste hep bir şüpheye yol açar. Kafamızda oluşan şüpheler ne yazık ki ve her zaman aleyhimize sonuçlar oluşturur. Bu olumsuz sonuç ve çelişkileri aşmanın en kolay ve insanoğlunun en çok başvurduğu yöntem ise varsayımları gerçekmiş gibi algılama yaratıp ön yargılar oluşturmaktır.

Ancak; Ne kadar sağlam varsayımlar ve aşılamaz ön yargılar oluşturursak oluşturalım, İnançlarımızda dahil yaşamımızda var olan ve bizi etkileyen olumlu ya da olumsuz her gelişmeyi, etkisi ne olursa olsun onları sürekli olumlamak, öyle olduğunu varsaymak onları iyi ve doğru yapmaz. Sürekli olumsuz düşünerek gerçeklerin ve olayların kötüye dönüştürülemediği gibi...

Ama... Ne yazık ki, istesek de istemesek de;...
"Varsayım ve ön yargılarımızı, korku ve çelişkilerimizi yenebildiğimiz ölçüde" bir zaman sonra fark ederiz ki..
"Gerçeğin üstünü, kendini hangi özel yere koyan, konumda ve yafta da gören olursa olsun, herkes örtebilir..."

Ve... Ne yazık ki, istese de istemese de gerçekliğin bir anında,..

"Ya gerçeği bilmiyor olduğunu veya bildiği şeyin kendi doğrusu olduğu için onu gerçek sandığını, kabul ettiğini kavrar. Farkında dahi olmadan gerçeklerin üstünü örtmüş olduğu gerçeğiyle yüzleşir..."

Herkes çok iyi bilir ki, gerçeklerle yüz yüze geldiğimizde ortaya çıkan yeni durum ve koşulları kabullenmek ve onları aşmak öyle çok kolay değildir. Elimizde var olan değerleri kaybetmek yada kaybetmiş olmak sarsar insanı.

Hele inanç gibi toplumu sımsıkı saran değerler karşısında, hele o güne kadar hiç üzerinde düşünce üretmeden körü körüne ve içtenlikle sarıldığınız inanca dair şeylerse bunlar içinizde oluşmaya başlayan, kuşku ve şüpheler sizi korkutur ve sarsar...

İçinde bulunduğunuz toplumun bir bireyi olarak o toplumun yüz karası, onlar tarafından reddedilecek güvenilmez bir kişilik olarak algılanmaktan korkarız...

Çünkü anlarız ki, Bizlere o güne kadar söylenen bir çok şey " Ölümsüzlüğün çözümsüzlüğü karşısında yerine koyduğumuz ahiret kavramı" gibi gerçeğe uygun olmayan, varsayımlara dayalı ütopik değerlerdir.

İçimizde oluşan bu yeni durum ve şüpheler her zaman aleyhimize yeni durum ve koşullar getirmektedir.

Ve... Ne yazık ki, yaşamımızın devamında zorunlu ve gerekli olan yaşam algılamamızı doğru ve sağlıklı bir noktaya taşımamız için ihtiyaç duyduğumuz ikinci bir şans öyle çok kolay elde edilebilir şey de değildir.

Bu şansı kendimiz yakalayabilsek ya da toplum tarafından bize verilse bile içinde bulunduğumuz koşullar yeni bir düzeltme ve doğruları bilincimize aktara bilmek için oldukça zorludur...

***

"İnsan kendine yalan söyleyebilir mi?"

"Karşısına çıkan zorlu ve aşılmaz koşullar söz konusuysa eğer ve bunu aşabilecek düşünsel gerçekliği, mücadele gücü..
Ve en önemlisi karşılaşacağı zorluklar ne olursa olsun kendi öz benliğine saygılı olması gerektiği gibi bir kavramı içselleştiremediği ölçüde
" ... Elbette...

Tartışmalarımızda, "Kişisel inanç ve çıkarlarımız söz konusu olduğunda"..
Ön yargılarımıza sıkı sıkı sarılarak bunu sürekli yapmıyor muyuz zaten?..





Harika bir paylaşım olmuş sevgili dostum...
Kalemine ve yüreğine sağlık...
Sevgi ve saygılarımla...
Gerçeğin canımızı acıtacağını ya da bazı düşüncelerimiz nedeniyle canımızın acıtılacağını bildiğimiz durumlarda elbette kendimize yalan söylediğimiz olur. İşin en kötü yanı sanırım, bu yalana kendimizi
inandırmamız olacaktır.


Kaleminize sağlık, sevgili GeceKuşu.Gönderilen Fotoğraf

kullanıcı görüntülüyor

0 üye, 1 misafir, 0 gizli üye

Resmim

Blogumda Ara-Bul

Son başlıklar

" Aklımızı Kiraya Vermek "

Sizin için sizin yerinize,
bir başkasının düşünmesine,
Sizin adınıza kararlar vermesine izin verdiğiniz zaman,
Kendinizin değil,
onun istediklerini yapmak zorunda kalırsınız...


Ne yaptığın önemlidir.

"Gerçek olan öğrenmektir.
Nereden, nasıl öğrenirsen öğren.
Nereden,nasıl öğrendiğin, diploman,
Hatta neler bildiğin de önemli değil.
Ne yaptığın önemlidir."

Orhan Kemal

BİLİM VE BAĞNAZLIK

Yeni gerçeklerin ortaya çıkması pek çok kimsenin, özellikle iktidar sahiplerinin rahatını kaçırır, dahası tepkisine yol açar. Öyle de olsa, sürüp gelen bağnazlığın militan fanatizmi karşısında en büyük umut dayanağımızbilgelikle birleşen bilgidir.Bilgi edinmede, bilimsel yöntem dışında izlenecek başka bir yol yoktur; bilimin erişemediği bir şeyi bildiğimiz savı safsata olmaktan ileri geçemez. Bertrand Russell

yapraklar dökülmüş bir kez...

Yapraklar dökülmüş bir kez.
İkinci baharı beklemek için
Uzun bir yıl beklemek gerek.

Ama bahar hüzünlü,
Bahar çiçeksiz,
Bahar öksüz gelmekte...

Ve bahar insansız..
Sahipsiz,
Sessiz,
Durgun,
Yaratıcısız...

Umut mu?
Alışılmış,
Düşüncesiz,
Yargısız,
Kuytu,kör,karanlık...
Sağır,dipsiz...

Oysa yaşanılan,
Bilgisiz,
Belgesiz,
Sahipsiz...

Sadece yaşanılmakta olan
Farkındasız...
Meçhule uzanan,
Anlamsız...

Forma Katıldığım ilk gece_Aslında sabaha karşı.

Gece Kuşundan merhaba; Formun müdavimi değerli arkadaşlar, Hepinize ayrı ayrı selamlar... Uzun süredir formu ve sizleri takip ediyorum. Sessiz ve sakin geceler boyunca kendimce ilgi duyduğum konularda siz değerli arkadaşların yazdıklarını okurken çok hoş saatler geçirdim. Sonunda artık benim de forma kayıt yaptırmam gerektiğine inandım ve işte artık buradayım... Genelde, farklı düşünce ve görüşlerde olsanız da o tatlı sert ve düzeyli tartışmalarınızı, sevgi ve saygı yüklü gönül almalarınızı çok sevdim. Gruplaşmadığınızı gördüm, sizi gruplara ayrılmayı teklif edenlere prim vermediğinizi ve işin en güzel tarafı onları da aranıza alıp yönlendirdiğinizi gördüm. Ciddi konularda farklı, esprili konularda yerine göre şakacı yerinde düzeyli olduğunuzu fark ettim. Görüşleri itibariyle, Demokratı, Liberali, Devrimcisi, Ülkücüsü, Ateisti, İnanı, hep birlikte, yaşamı bu forumda inançlarınız doğrultusunda dolu dolu paylaştığınızı sevinç ve saygı duyarak izledim. Hatta Hatta büyük çoğunluğun formun sağladığı özgür tartışma ve bilgi paylaşımını suistimal etmeme bilinci ve sorumluluğunu taşıdığını gözlemledim. Neyse lafı çok uzattık. Kısaca bende aranıza katıldım. Genelde geceleri girdiğim içinde "Gece Kuşu" olarak isim seçtim. Şimdilik bu kadar Okuyan kardeşe sevgiler gönderiyorum. :clover: :clover: :clover: Herkese yaşam mücadelesinde kolay gele....
8 mart 2006 Çarşamba .. 05:10