Jump to content

Recommended Posts

Çatıdaki güvercinleri ayak sesleri, pencerenin önündeki saksı,yerdeki ucuz halı,hiçbir şey ona ilham vermiyordu. Kafasını patlatmıştı ama sonuç elde var sıfır. Uzun süredir parasızdı hiç yazı işi de gelmiyordu. Aileden kalma müstakil evi vardı ikş katlı küçük bir de bahçesi, bahçe kurumuş veya solmuş çiçeklerle doluydu tıpkı kendi gibi. Üzerini değişmeden yatağına uzandı. Sanki duvarlar resimler üzerine üzerine geliyordu. Üzerinden kara bulutlar eksik olmuyordu. Başucundaki gramofondan müzik açtı. Küflü, sıvası dökük tavana bakarak hayal kurmaya başladı. Huzurlu bir aile hayal etti hayatında hiç olmamıştı çünkü. Gözleri doldu hatta taştı. Yastığına yavaşça süzüldü gözyaşları. Sonra sevdiği kadınla evlenmeyi hayal etti. Sade bir kır düğünü sonrası bir sahil kasabasına yerleşeceklerdi. İki de çocukları olacaktı bir kız bir erkek. Kulübelerini ve teknelerini boyayacaklardı. Mutlulukları yorgunluklarını hatırlatmayacaktı bile. Her gece sarılarak uyuyacaklardı. Ama bir deri bir kemik, çulsuz bi herife kim baksın. Böyle düşününce çok şey istiyorum herhalde diyerek kendine sitem etti. Sigarasını yaktı ve ağlamaya devam etti. Hatta halıya düşen küle aldırış etmedi bile. Yanına gelen dostunun başını okşadı ve uykuya daldı sabaha karşı. Öğleye doğru kapısı çaldı aniden. Tedirgin yaklaşsa da kapıyı açınca rahatladı. Yazı teklifi gelmişti ve gazeteye bekleniyordu. Mutluluk sigarasından sonra duş alıp temiz kıyafetlerini giydi ve evden çıktı.Ayakları titriyor kalbi küt küt atıyordu. Kapıyı tıklatıp içeri girdi ve oturmak için izin istedi. Patron ondan bir şiir yazmasını istedi yarın öğlene kadar. Ücreti elli milyonu da peşin verdi. Mutlu olmuştu. Eve dönerken bi paket sigara bi şişe ucuz şarap kalan paraya ise dostuna salam almıştı. Eve girer girmez kedisini okşadı ve salamını verip pencereye yöneldi. Uzun uzun yıldızları inceledi güzelliğine kapılarak.Sahile inmeye karar verdi birden. Üzerine dirsekleri yamalı üzeri delik ceketini aldı cebine sigarasını,kalemini ve defterini attı eline de şarabını alıp sahile yöneldi. Yoldam geçen birinden kibrit aldı ve sahildeki banka yerleşerek ayakarını zincirlere uzattı. Şarabını ve sigarasını hızlıca tüketti ve denize bakmaya başladı. Mavilikler ona sevdiğinin gözlerini hatırlatıyordu dalgalar ise sarılmak istiyordu adeta. Ceketini çıkardı,üzerine defter ve kalemi atıp dalgalarla kucaklaştı sımsıkı. Sabah oradan bir polis teasdüf eseri gördü ceketi ve dalgalarla kucaklaşan adamı. Ceketin üzerindeki defterden ise mürekkebi gözyaşlarıyla yer yer dağılmıi şu satırlar çıktı.

  

Elinde sigarası,önünde ise koca bir deniz

Haykırıyor çılgınlar gibi aç martılar gibi

“Deli değilim bendeniz!”

Şimdiye kadar kaç kere görmüştü dibi

 

Sevgiye muhtaç kolları açık iki yana

Yaptıkları gelir aklına ve birleşmez iki yaka 

Teselli edemez toplansa iki yaka

Düşünedurur, o sırada bi sigara daha yaka

 

İki damlada taştı deniz

Dalgalarla kucaklaşma vakti gelmişti 

Mavilikler kucakladı bir anne şefkatiyle 

Zincirler gevşemiş banklar kaskatı kesilmişti 

Uzun süreli sessizliği güneşin doğuşunu karşılayan martılar bozuyordu

 

Ardında birkaç izmarit, bir şarap şişesi minik bir dost bırakarak huzurlu bir şekilde bu cehennemden ayrılmıştı.

Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.