Zıplanacak içerik
  • Üye Ol
Legendary

Voyager 1′den Mesaj Var

Önerilen İletiler

Voyager 1′den Mesaj Var

 

12 Şubat 2010

 

Merhaba. Ben Voyager 1 Uzay Aracı. Neredeyse unuttuğunuz bir uzay aracı…

 

79257130.jpg

 

33 yıl kadar önceydi. Dünya’yı, roketimin ayakları toprağa değerken gördüğüm son gündü. O günden sonra Dünya’yı yalnız uzaydan gördüm. O da bir yere kadar. Size “Soluk Mavi Nokta” fotoğrafını yollayan benim. Şimdi ise Dünya’dan ve Güneş’ten çok ama çok uzaktayım.

 

Size dargın değilim. Beni bu sonsuz boşlukta yalnız bıraktığınız içinse hiç değilim. Ben yine de görevimi yapıyorum. Size çok güzel görüntüler yolladım. Güneş Sistemi’ndeki bazı nesnelerin görüntülerini ilk kez gördünüz, heyecanlandınız.

 

Mars’ın hilalini gösterdim size. Donra dev gezegenleri, Jüpiter ve Satürn’ü. Ama önce size Venüs’ü gösterdiğimi unutmayın.

 

İlk kez Apollo astronotları Dünya’dan dışarıdan bakmış ve büyülenmişlerdi. Ben ise çok daha uzaktan baktım. O kadar küçük parlak nokta arasında dünyayı buldum ve size gösterdim. Şimdi ise Güneş’ten 17 milyar km uzaklıktayım. Siz bir yerden bu kadar uzağa gitmenin ne olduğunu bilir misiniz?

 

Size yolladığım o soluk mavi nokta görüntüsünü Carl Sagan yorumlamış, duydum. Bana ilettiler. Herhalde o fotoğraftan sonra Dünya’da savaşlar bitmiştir. Öyle mi, gerçekten savaşlar bitti mi?

 

Ben yoluma devam ediyorum. Dünyayla hala haberleşiyorum, bilmem size bilgi geliyor mu? Bir süre daha haberleşeceğim. Tek derdim, mesaj sürelerinin yavaş yavaş uzaması. Size elveda demeden önce son bir isteğim var: O mavi kürenin bir fotoğrafını bana yollar mısınız? Bende yok da.

 

73872646.jpg

Voyager 1'in 14 Şubat 1990'da Dünya'ya yolladığı ünlü Dünya görüntüsü

 

Not: Voyager 1 Uzay Aracı 14 Şubat 1990′da (yani bir başka Sevgililer Günü’nde) Dünya’ya olan sevgisini bu fotoğrafla bildirmişti.

 

Fotoğrafla ilgili Carl Sagan’ın açıklamasını

 

30038058.jpg

 

Soluk Mavi Nokta

 

Soluk Mavi Nokta'dan yapılan aşağıdaki alıntı, Sagan'ın önerisiyle, Voyager 1 tarafından 14 Şubat 1990'da çekilen yukarıdaki görüntüden esinlenerek yazılmıştır. Uzay aracı komşu gezegen alanlarını aşıp güneş sistemimizin kenarlarına ulaştığında, mühendisler kendi evi olan gezegene son bir bakış atabilmesi için aracı kendi etrafında çevirdiler. Voyager 1 Dünyamızın bu portresini çektiğinde, evinden yaklaşık 6,4 milyar kilometre uzakta ve tutulum düzleminin yaklaşık 32 derece üzerindeydi. Resmi Güneş'e çok yakın çekmenin bir sonucu olarak, saçılmış güneş ışınlarının ortasında yer alan Dünya, yalnızca küçük bir ışık noktası olarak görülüyor.

 

Uzayın derinliğinden bu resmi çekmeyi başardık. Eğer bu resme dikkatlice bakarsanız, orada bir nokta göreceksiniz. O noktaya tekrar bakın. İşte o nokta burasıdır. Evimizdir. O nokta biziz. Sevdiğiniz herkes, tüm tanıdıklarınız, adını duyduklarınız, gelmiş geçmiş tüm insanlar hayatlarını o noktanın üzerinde geçirdiler. Türümüzün tarihindeki tüm sevinçlerimiz ve acılarımız, kendinden emin bin çeşit inancımız, ideolojimiz ve ekonomik öğretimiz; her avcı ve her yağmacı, her kahraman ve her korkak, uygarlığımızın mimarları ve tahripçileri, her kral ve her köylü, birbirine aşık olan her genç çift, her anne ve her baba, umutları olan her çocuk, her mucit ve her kâşif, ahlak değerlerini öğreten her öğretmen, yozlaşmış her politikacı, her bir "yıldız", her bir "yüce önder", her aziz ve her günâhkar işte orada yaşadı; bir güneş ışınında asılı duran o toz zerreciğinde.

 

Dünya, dev bir evrensel arenada yer alan çok küçük bir sahnedir. Bütün o komutan ve imparatorların akıttıkları kan göllerini düşünün... Şan ve şöhret içerisinde, bu noktanın küçük bir parçasında kısa bir süre için efendi olabildiler. Bu noktanın bir köşesinde yaşayanların, başka bir köşesinde yaşayan ve kendilerinden zar zor ayırt edilebilen diğerleri üzerinde uyguladıkları zulmü düşünün... Anlaşmazlıkları ne kadar sık, birbirlerini öldürmeye ne kadar istekliler, nefretleri ne kadar yoğun!

 

Bu soluk ışık noktası, bütün o kasılmalarımıza, kendi kendimize atfettiğimiz öneme ve evrende öncelikli bir konuma sahip olduğumuz yolundaki yanlış inancımıza meydan okuyor. Gezegenimiz, çevremizi saran o büyük evrensel karanlığın içerisinde yalnız başına duran bir toz zerreciğidir. İçinde yaşadığımız bilinmezlik ve bütün bu enginliğin içerisinde, başka bir yerden bir yardımın gelip bizi bizden kurtaracağına dair hiçbir ipucu yoktur.

 

Dünya... Şu ana kadar, yaşam barındırdığı bilinen tek gezegen. En azından yakın gelecekte, türümüzün göçebileceği başka hiçbir yer yok. Evet, ziyaret ediyoruz. Ama henüz yerleşemiyoruz. Beğensek de beğenmesek de, Dünya şu an için yaşadığımız yegâne yer.

 

Gökbiliminin alçakgönüllü ve kişiliği geliştiren bir uğraşı olduğu söyleniyor. Bana kalırsa, insan kibrinin akıl dışılığını, küçük Dünyamızın uzaktan çekilmiş bu görüntüsünden daha iyi gösterebilecek bir şey yoktur. Bu görüntü, bildiğimiz tek evimiz olan bu soluk mavi noktayı daha içten paylaşmamız ve koruyup şefkat göstermemiz gerektiği konusundaki sorumluluğumuzun altını çiziyor.

 

Carl Sagan, Soluk Mavi Nokta (Pale Blue Dot), 1994

 

Çeviri ve Düzenleme : Murat TUNÇAY - Tahir ŞİŞMAN

 

Kaynaklar:Bulutsu/Astronomi Diyarı

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.