Gönderi tarihi: 12 Ocak , 2009 17 yıl Karikatur Sanati ve Toplum insanlık tarihi boyunca, farklı ideolojilere sahip, cesitli egemenlikler altında kalan, türlü süreclerden gecmis toplumlar, bir ideayı, bir eylemi, bir davranısı, isleyisi elestirme, yorumlama ya da yansıtma geregi duymus, bir mesaj vermeye, iz birakmaya calismistir. Cok sonra bu izlerin adini olustaracak olan karikatur, yeni dusuncelerin, isleyislerin ortaya ciktigi 18. Yuzyilin sonlarinda sanat olarak karsimiza cikmakta. Ancak, karikatur, resim sanati ile kosut, insanligin ilk zamanlarina, ilkel toplumlara kadar uzanir aslinda. Zira, ilk cag toplumunda yapilan sanatin adi olmak zorunda degildi; taslar uzerindeki sekiller resimdi, karikaturdu bazen, bazen illustrasyon bazense portreydi. Ilk insanlar farkinda olmadan grafik sanatini kanli ellerini taslara bastirarak kullanmislardir. Uygarlik tarihince, Misir hiyerogliflerindeki ideogramlarda* sekile dayali anlatim benimsenmistir. Matbaanin bulunmasi ile Bati uygarligindaki cizimler, yeni disavurumcularla soylulura hitap ederken, Sanayilesme ile ezilen insan cizgileri yansimaya basladi tuvallere, kagitlara. Guncelimizde ise karikatur sanatinin bicimine, kavramsal yerine, saf ya da arabesk gibi iki uç sanata fazlaca yer verilmesinden kaynakli, karikatur sanatinin ici bosaltilmaktadir. Andaki elestirel ya da ironik diyebilecegimiz cizimler maalesef insanligi degil gunceli takip etmekte ve anin cizimleri sabun kopugu olma ozelligi ile karsi karsiya kalmaktadir. Ki bununla beraber, karikatur elbette sanatcinin ideolojisi ile yasadigi kosul ve zamanin yorumunun dokulmesidir kagida. Misal; diktator rejim altinda ezilen insanlar, yonetim yanlisi cizerlerce, sarkazmin kurbani oluverirler; egemen sistem, rejime karsi cizerlerce ise ironik ogeye donusuverir. Bilinmelidir ki, teorisiz pratik olamayacagi gibi, bos bir bilincle usta ellere sahip olunsa dahi karikatur cizilemez. Uygarlik tarihi, ideolojiler, Dunya tarihi, yonetim sistemleri, toplum yapilari, siniflar, kulturler, felsefe ile kusanmali cizer. Cizim tekniklerine, karikatur siniflarina deginmek istiyorum. Cizerler, elestirmenler, dusunurler vakitlerce karikaturu bir tahta oturtmak icin cesitli siniflamalarda bulunmuslardir. Bu ayrimlarin kimi icerik acisindan felsefi, toplumsal, bireysel karikaturler diye ortaya cikmistir. Ancak toplumu felsefeden ayirmak yanlistir ve boyle bir ayrim soz konusu degildir. Pablo Picasso’nun “Baris guvercini” eskiden beri baris, ozgurluk, kardeslik kavramlarina kosut sayilir, karikaturlerde bu kavramlari korumak adina kullanilirdi. Simdi hal boyle degildir. Ancak, Picasso’nun guvercininin artik kafasi karismistir, bireysellesmistir, sefillesmistir, ucamiyordur. Ciziminde mavi gokyuzunde onu kullanan cizer dahi inanmiyordur cizdigine. Asil sorun da budur aslinda. Bicimsel yorumlardan soz etmisken bir diger ana kademe ise bicime yonelik karsimiza cikar. Grafik Mizah (yazisiz karikatur) ve Yazili Karikatur (balonlu). Karikatur sanatinda boyle bir ayrim soz konusudur elbette ancak yaklasim ve bakis perspektiflerinin ne yonde oldugu daha onemlidir. Kadin sorunu uzerine ornegin amac Turkiye ise yazili da karikatur cizilebilir. Grafik cizgisi, taramali calismalar vd. Farkli teknikler kullanilabilir. Onem arz eden iceriktir, kadin sorununa karsi alinan tavrin degistirici gucudur. Ekonomi ve uretim iliskileri maalesef sanatin her alanini oldugu gibi, karikatur sanatini da tesiri altina almaktadir. Bu konumda, asil karikatur sanati olan grafik mizah ust dilden konusuyor, ve cizerin dahi anlamadigi, somurtkanligi ilke edindigi ve toplumca anlasilmayan cizgiler sanat olarak degerlendiriliyor. Sonra da buna kara mizah diyor. Hayir grafik mizah bu degildir. Toplumsal acilari, insani engelleri ya da ic bunalimlari acikca anlatan, elestiren cok degerli yazisiz karikaturler vardir. Asil karikatur sanati, insan bilinciyle, toplum algisiyla bulusan grafik mizahtir bana gore. Ki karıkatur “caricare” fransizca sozcuk kokunden turemistir ve dusunce anlatan sekil anlamina gelir. Evrensel dildir karikatur zira; Turkiye’de cizilmis bir eser, Avustralya’da da yorumlanabilmelidir ki kaygimiz karikatur sanati ise tabi. Bu da yazisiz karikaturle mumkundur. Obur yandan balonlu yani yazili karikaturu halktan goren, halkin yanina koyan ekonomi tutsagi zihniyetler vardir. Leman ve benzeri kopuk sanat yayinlari sizce de halka hitap etmektedir oyle mi?(Ayri bir konu olarak Lemanin durumu 90li yillardan once farkliydi) Sanatin tiraja burundugu, arabesklesmis bir karikatur cagi yasatilmaktadir zaten bircok alanda sanat disinda ezilmis, bireysellesmis, yabancilasmis insanlara. Dergi tiraji gibi populist gerekceler disinda, karikaturle ilgilenen halkin algi durumu dusukse balonlu karikatur elbette cizilebilir. Ancak maalesef bu durum ulkemizde o kadar duru degildir. Tasra kulturuyle yetismekte olan, Anadolu’nun unutulmus kentlerinin ucralarinda yasayan bir beyin sizce Okuz, Uykulu, Hasta, Manyak gibi garip adlari olan urunleri okur mu? Okusa ya da ne gibi sonuclar dogar. Suleyman ile Sıkılhan arasinda fark vardir, Sıkılhan plajda bira icip kadin avindayken Suleyman cesmeden su tasiyordur. Ki gunumuz, Gonul Adamlari gibi tek konusabilecegi ic bunalimi olan insanlarla dolmus tasmisken, bir de kitle iletisim araclarini tam anlamiyla kullanabilen kent insanlari birer Sıkılhan ya da Bunalgul disina cikamamaktadir gittikce. Bu kesim ancak, insanlik draminin yasandigi, savasin su sicak gunlerinde posu takarak sozde duyarliliklarla bilincsizlikler icinde olmaktan oteye gecemez. Neden Peyo diye bilinen Pierre Culliford’u tanimasinlar ki insanlar? Belcikali cizer, Sirinler (Smurf)’in cizeridir. Ideolojik icerigi sebebiyle, bazi ulkelerde yasaklanan Sirinler, ilk kez 1958’de cizgi roman olarak ortaya cikmistir. Ve elestirilere maruz kalmistir surec icinde. Peyo disinda, Roland Topor, Semih Balcioglu, Cemal Nadir Guler, Ali Ulvi Ersoy, Ramiz, Avni Odabasi, Ares vd. Bircok isim sayilabilir karikaturun cizerleri arasinda. Onceden de bahsettigim gibi, dil, din, irk farki olmadan ekonomi ve uretim ciktilarina gore kademelesen toplumlarda, farkli ideolojilere sahip cizerler, karikaturler bulunmaktadir. Onem teskil eden, alginiza en uygun olan mizahtir aslinda. Politik, bireysel, toplumsal, tarihi vb karikatur durdugunuz yerden olumlu ya da olumsuz gelebilir. Hakikat ise, mesaj, hedef kitle, ideoloji ve sanat dortlusunu biraraya getirmek… ve Karikaturun etki baglaminda oneminin farkina varmak… Dilay YATKIN Cukurova Sanat Atolyesi Ocak 2009
Katılın Görüşlerinizi Paylaşın
Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için ŞİMDİ OTURUM AÇIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.