Jump to content

Recommended Posts

BU SEVDA

 

Bu sevda

Birdenbire saran içimizi

Bu narin

bu sımsıcak

Bu umutsuz

Sevda

Gün gibi güzel

Ve kabaran deniz gibi

Çalkantılı

Bu sevda

O kadar gerçek

O kadar güzel

O kadar mutlu

O kadar sevinçli

Ve karanlıkta korkudan titreyen bir çocuk gibi

Gülünç

Ve gecenin ortasında sakin bir adam gibi

Kendinden emin

Başkalarının yüreğine korku salan

Benizlerini solduran

Dillerini çözen bu sevda

Gözetlediğimiz için gözetlenen

Yaraladığımız

Ayaklar altına aldığımız

İnkar ettiğimiz unuttuğumuz için

Kovalanmış yaralanmış ayaklar altına alınmış

İnkar edilmiş unutulmuş

Bu kocaman sevda

Gene dipdiri

Gene güneşli

Senin sevdandır bu

Benim sevdamdır

Hep var olan

Durmadan yenilenen

Ve değişmeyendir

Bir bitki kadar gerçek, bir kuş kadar ürkek

Yaz güneşi kadar diri ve sıcaktır

İkimiz de gidebiliriz

Sonra dönüp

Derin uykulara dalabiliriz

Acı çekebiliriz uyanınca

İhtiyarlayabiliriz

Sonra tekrar dalabiliriz uykuya

Ölümü düşleyebiliriz

Oysa

Başucumuzda

Gülerek bakıyor bize

Durmadan tazelenen bu sevda

Ayak diriyor yaşamakta

Arzu kadar diri

Bellek kadar zalim

Pişmanlık kadar budala

Hatırlamak kadar tatlı

Mermer gibi soğuk

Gün gibi güzel

Bir çocuk gibi narin

Bize bakıyor gülümseyerek

Ve hiçbir şey söylemeksizin

Konuşuyor bizimle

Ve ben ürpererek dinliyorum onu

Bağırıyorum

Senin için

Kendim için

Bağırıyorum bizim için

Gitme kal

Dur orda

Ayrılma yerinden

Kal orda

Kımıldama

Gitme

Biz ki sevmiştik birbirimizi

Unuttuk seni

Bari sen unutma bizi

Bir sen varsın yeryüzünde bizim için

Terk etme bizi

Buz bağlamasın yüreklerimiz

Ne kadar uzakta

Ve nerde olursan ol

Duyur bize kendini

Bir çalı dibinde

Hatıralar ormanında

Birdenbire çıkıver karşımıza

Uzat elini bize

Ve kurtar bizi

Link to post
Share on other sites

ŞU SEVİ

Şu sevi

Öyle yaman

Öyle ince

Öyle sevecen

Öyle umutsuz

Şu sevi

Gün gibi güzel

Zaman gibi kötü

Zamansız gelirse

Şu sevi öyle gerçek

Şu sevi öyle güzel

Öyle mutlu

Öyle sevinçli

Ve öyle alaycı

Karanlıkta ödü kopan çocuk gibi

Öyle sevinçli

Geceleyin dingin bir adam

Dört yana korku salan şu sevi

Olur olmaz söyleten

İçin için kemiren

Pusu kuran şu sevi

Gözledikçe

Sıkışan yaralanan tepinen yadsınan

unutulan yetinen

Sıkıştırmamız yaralamamız yadsımamız

unutmamız yüzünden

Sevide var ne varsa

Öyle canlı

Günlük güneşlik

Seninki

Benimki

Tanrının günü

Yepyeni

Değişmez

Bitkiden daha gerçek

Kuştan daha titremekli

Yazdan daha canlı daha sıcak

İkisi de elimizde

Gidip gelme

Unutabilir

Sonra uyuyabiliriz

Uyanabilir acı çekebilir yaşlanabiliriz

Gözümüzü kapayabiliriz

Ölümü düşünebiliriz

Gençleşebiliriz

Sevimiz

İnatçı eşek örneği

................

Unuttuk seni

Sen bizi unutma

Bir sen varsın yeryüzünde

Çok uzaklarda

Nerede olursa olsun

Bir haber yolla bize

Geç de olsa koruluktan

Anılarımdan

Çık birden orta yere

Uzat elini

Kurtar bizi

 

Jacques PRÉVERT

Link to post
Share on other sites

BARBARA

 

 

Anımsa Barbara

Yağmurlar yağıyordu o gün Brest'e durmadan

Sen gülerek geçiyordun

Şaşkın hayran sırılsıklam

Yağan yağmurlar altında

Anımsa Barbara

 

Yağmurlar yağıyordu Brest'e durmadan

Seninle karşılaştım Siam sokağında

Sen gülümsüyordun

Ben de

Hatırla Barbara

Seni tanımıyordum

Sen de beni

Anımsa

Anımsa azıcık n'olur o günü

Unutma

Kapına sığınan adamı

Adını ünleyen

B a r b a r a

 

Koşup gelmiştin yağmurlar altında

Şaşkın hayran sırılsıklam

Atılmıştın kollarına

Anımsa Barbara

Sen diyorum sana kızma bana

Bir kez görsem de onları

Sen diyorum bütün sevişenlere

Tanımasam da

 

Anımsa Barbara

Unutma

O yumuşak mutlu yağmur

Senin mutlu yüzüne

Bu mutlu kentte

Bu yağmur denizler üstünde

Tersaneler üstünde

Quessant gemilerinin üstünde

 

Ah Barbara

Ne aptal savaş

N'oldun ya şimdi sen

Kurşun sağnakları altında

Kandan ateşten çelikten

Ya o adam n'oldu

Kucaklıyan seviyle

Öldü mü kaldı mı

 

Ah Barbara

Yağmurlar yağıyor Brest'e durmadan

Yağardı önceleri yağmurlar ya

Şimdi bitmiş ne varsa

Bu yağmurlar ayrılık yağmurlarıdır

Artık ne o fırtınalar

Kandan çelikten ateşten

Yalnız bulutlar şimdi

İtler gibi ölen

Gözden yiten itler

Brest'e sular boyunca

Uzaklarda çürüyüp giden

Uzaklarda Brest'e çook uzak

Hiçbir şey kalmıyan Brest'den.

 

 

Jacques PRÉVERT

Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.
Примечание: Ваше сообщение будет проверено модератором перед отправкой.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.