Etkinlikler
- Bölüm: 'Etkinlik Takvimi'
- iCalendar dışa aktarma verisini indir
- iCalendar beslemesine abone ol
0:00
-
10 Temmuz 2010 17:00 27 Aralık 2010 15:59
Roman-Hikâye-Şiir Yarışması-2010 (Kitap Dosyası)İLESAM-AKÇAĞ Roman-Hikâye ve Şiir Yarışması-2010 (Kitap Dosyası)
Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) ve AKÇAĞ Yayınevi, Türk Edebiyatına yeni eserler ve isimler kazandırmak, Türk Edebiyatına ve Türk kültürüne hizmet etmek amacıyla Roman-Hikâye ve Şiir alanında (Kitap Dosyası) 2010 ve 2011 yıllarında yapılacak bir yarışma düzenleyecektir.
Tarih : Başvuru Bitiş Tarihi 27 Aralık 2010
Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) ve AKÇAĞ Yayınevi, Türk Edebiyatına yeni eserler ve isimler kazandırmak, Türk Edebiyatına ve Türk kültürüne hizmet etmek amacıyla Roman-Hikâye ve Şiir alanında (Kitap Dosyası) 2010 ve 2011 yıllarında yapılacak bir yarışma düzenleyecektir.
Yarışmanın Amacı:
- Sanata ve edebiyata karşı bir heves oluşturmak, genç kuşaklar arasından yeni yetenekler çıkmasına vesile olmak,
-Türk Edebiyatına yeni eserler kazandırmak,
-Türk Edebiyatına ve Türk kültürüne hizmet etmek,
-Türkçemizin güzel örneklerle zenginleşmesini sağlamaktır.
Organlar:
A-) Ödül Yürütme Kurulu: Ödül ile ilgili tüm kurumsal işler, İLESAM adına Cemal Tuzcuoğulları ve İbrahim Albayrak, Akçağ Yayınevi adına Erdal Kutlu’dan oluşan Yürütme Kurulu tarafından düzenlenip yürütülür.
B-) Yarışma Seçici Kurulu: Yarışmaya katılan eserler Seçici Kurul tarafından değerlendirilir. 2010 Yılı “İlesam-Akçağ Roman, Hikâye ve Şiir Yarışması” Seçici Kurulu; Mehmet Nuri Parmaksız, Ahmet Hikmet Ünalmış, Prof. Dr. Tuncer Gülensoy, Prof. Dr. Nurullah Çetin, Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu, Doç. Dr. Mehmet Önal, İlter Yeşilay, Pehlivan Uzun, Ziya Demirel ve Arif Bük’ten oluşmaktadır.
C-) Sekretarya: “İlesam-Akçağ Roman, Hikâye ve Şiir Yarışması’nın her tür iletişim ve yazışma hizmetleri Yarışma Sekretaryası tarafından yürütülür. Yarışma Sekretaryası, İLESAM Genel Merkezi’dir.
Katılım Şartları:
1. Yarışmanın son başvuru tarihi, 27 Aralık 2010’dur. Bu tarihten sonra gelecek eser dosyaları kabul edilmeyecektir.
2. Yarışmaya, yayınlanmamış bir roman, bir hikâye kitabı ve bir şiir kitabı dosyası ile yurt içi ve yurt dışından herkes katılabilir.
3. Yarışma dosyalarında konu ve uzunluk serbesttir. Eserlerin içeriği millî ve manevî değerlerimize aykırı olmayacaktır. Eserlerde kullanılan Dil, Türkiye Türkçesi olacaktır.
4. Her yarışmacı, eser dosyasını, bilgisayarla 12 punto yazılacak ve A4 kağıda 8 nüsha olarak gönderilecektir. Ayrıca daha sonra dereceye giren eser dosyaları kitaplaşacağı için, eser dosyası, Word formatında hazırlanmış CD’ye yüklenmiş olarak gönderilecektir. Eserler, Türk Dili ve imla kurallarına uygun olacaktır. Yarışmacılar eser dosya metnini belirtilen iletişim adresine göndermelidir.
5. Eserin üzerinde (herhangi bir sayfasında) kimlik bilgileri yer almayacaktır. Bunun yerine, rumuz yazılacaktır. Yarışmacının adı, soyadı, telefonu (cep, ev, iş) , adres ve e-mail bilgileri, kapalı bir zarf içinde gönderilecektir.
6. Yarışmanın sonuçları 2011 yılı Şubat ayı içinde açıklanacaktır.
7. Yarışmaya katılan dosyalardan Roman, hikâye, şiir türlerinde derece alan eserler Akçağ Yayınevi tarafından yayımlanacaktır. Yarışmaya gönderilen eser dosyalarından dereceye girenler ve Seçici Kurul’un yayımlanmaya değer bulduğu eserlerin ilk baskısı için telif ücreti ödenmeyecek (daha sonraki baskılar için yazarla telif anlaşması yapılacaktır) , ayrıca yarışmaya gönderilen hiçbir eser dosyası iade edilmeyecektir.
8. Yarışmanın ödülleri; Mart ayı içinde (2011) düzenlenecek törenle sahiplerine verilecektir.
9. Yarışmaya katılacak eser dosyaları, 2010 Haziran ayından önce hiçbir yerde yayımlanmamış olacaktır.
10. Yarışmaya eser dosyası ile katılanlar eserin bütünüyle kendilerine ait olduğunu ve bugüne kadar düzenlenen hiçbir yarışmaya göndermediklerini, eser dosyalarına hiçbir şekilde basılması için muvafakat vermedikleriniçin yazarlai, hiçbir kuruma kayıt ettirmediklerini; İLESAM-AKÇAĞ işbirliğinde düzenlenen yarışma şartnamesini aynen kabul ettiklerini belirten yazılı ve imzalı EK-1 belgeyi İLESAM Genel Merkezi’ne göndermekle/vermekle yükümlüdürler.
11. Yarışmaya gönderilen eserlerin, bu şartnamenin herhangi bir maddesine aykırılığının tespit edilmesi durumunda, söz konusu eserler yarışma dışı bırakılır.
Eserlerin Teslimi
Yarışmaya katılacak dosya sahipleri eserlerini kendileri veya bir yakınları aracılığı ile:İLESAM Genel Merkezi / İzmir 1. Cad. No: 33/16 Aydın Apartmanı, Kat:4 Kızılay / Ankara adresine elden teslim edecek veya ettireceklerdir. Posta ile de gönderebilirler. Ancak, postayla ya da başka bir yolla gönderilen eserlerde evrakların korunması ve yarışma şartlarına uygun olarak ulaştırılması hususunda İLESAM ve AKÇAĞ yayınevi sorumluluk kabul etmez.
Yarışma Takvimi
1) Bu şartnamenin yayımlandığı, yarışmaya davet niteliğindeki afiş, billboard haber, v.s gibi unsurların kamuoyuna duyurulduğu tarihten itibaren yarışma başlamıştır.2) 27 Aralık 2010 Başvuruların bitiş tarihi3) Sonuçların Açıklanması ve Ödül Törenleri Yarışmaya gönderilen eserler arasından Seçici Kurul tarafından ödül kazandığı tespit edilen eserler 2011 yılı Şubat ayı içinde basın açıklaması ile duyurulacaktır. Ödül Töreni, 2011 Mart ayı içinde sonradan duyurulacak bir tarihte yapılacaktır.
Ödüller:
1. Roman Dosyası: 1. Olan Eser 1000 TL. Para Ödülü ile ödüllendirilecektir.
2. Hikâye Dosyası: 1. Olan Eser 1000 TL. Para Ödülü ile ödüllendirilecektir.
3. Şiir Dosyası: 1. Olan Eser 1000 TL. Para Ödülü ile ödüllendirilecektir.
Daha fazla bilgi için: www.ilesam.org.tr ve www.akcag.com.tr adresine bakabilirsiniz.
Adres: İLESAM Genel Merkezi/ İzmir 1. Cad. No: 33/16 Aydın Apartmanı, Kat:4 Kızılay / ANKARA
Tel: 0 312 419 49 38 -417 52 65 Faks: 0 312 419 49 39
17:00
-
27 Ağustos 2010 17:00 29 Ağustos 2010 16:59
Körfez Yelken Yarışması "79. İEF Kupası"Körfez Yelken Yarışması " 79. İEF Kupası "
28 - 29 Ağustos
Saat : 12.00 - 17.00
Yer : Konak Pier / Konak - İzmir
-
27 Ağustos 2010 17:00 31 Ağustos 2010 16:59
3.Yonca Gençlik Konserleri3.Yonca Gençlik Konserleri
Mustafa Ceceli - Altay - Gripin - Işın Karaca
28-31 Ağustos
Saat: 21.15
Yer : Fuar Atatürk Açıkhava Tiyatrosu/Kültürpark - İzmir
Ücretsiz
-
27 Ağustos 2010 17:00
28 Ağustos/OTELLO-İzmir Devlet Opera&Balesi BodrumOTELLO-IZMIR DEVLET OPERA & BALESİ/ IZMIR STATE OPERA & BALLET
Zaman
28 Ağustos · 21:30 - 23:00
Yer 8.th Bodrum international ballet festival
Oluşturan:
Bibi Banu Dagcioglu, Asli Cilek, Yarin Mance, Yasemin Altinel
Choreography by UĞUR SEYREK
Music by Verdi
Modern Ballet
G. Verdi
OTELLO
(Bale, 2 Perde)
Hava kararmış akşam olmak üzeredir. Fırtına esmekte, şimşekler çakmaktadır.
Kent halkı limanda toplanmış, azgın dalgalarla boğuşan gemiyi izlemekte, herkes bir fikir yürütmektedir. Sonunda gemi güçlükle limana yanaşır ve savaştan dönen Otello, askerleriyle birlikte karaya çıkar. Kendisini alkışlayan halkı selamlayıp zafer müjdesi verir ve evine çekilir. Herkes çok sevinçlidir. Sevinmeyen yalnızca iki kişi vardır.
Bunlar eski yaveri lago ile soylu bir genç olan Roderigo'dur. Roderigo, Otello'nun genç ve güzel karısı Desdemona'ya âşıktır ve Otello'yu kıskanmaktadır, lago ise rütbesini alıp Cassio'ya verdiği için Otello'dan nefret etmektedir. Ayrıca karısı Emilia ile de ilişkisi olduğundan kuşkulandığı için Otello'ya iyice düşman kesilmiştir...
Otello'nun emriyle şenlik ateşleri yakılır, herkes eğlenmeye başlar, lago, Roderigo'yu da ikna ederek korkunç bir plan hazırlar. Cassio'ya sarhoş olana kadar içirtir. Montano gelip Cassio'yu nöbete çağırınca, aşırı sarhoş olan genç subayı kışkırtarak amirine silah çekmesine neden olur. Montano'da silahını çekince çatışma başlar, lago, sözde araya girer, bu arada Roderigo'ya da Otello'ya haber vermesini söyler. Olay yerine gelen Otello, lago'dan olayı anlatmasını isteyince, kötü adam işine geldiği gibi anlatır. Otello büyük bir öfkeye kapılarak Cassio'dan rütbesini geri alır...
Şatonun arka planda bir bahçeye açılan salonu, lago planının ikinci aşamasını gerçekleştirmek üzeredir. Gözden düştüğü için çok üzgün olan Cassio'ya, Otello'nun affını kazanabilmek için Desdemona'dan aracılık etmesinin iyi olacağını söyler. Cassio, Desdemona ile görüşmek için bahçeye gidince, arkasından alay ederek tüm kötülüğünü açığa vurur. Otello, öfke ve kıskançlıkla sarsılır, lago'nun karısı olan nedimesi Emilia ile birlikte yanlarına gelen Desdemona, masumca Cassio için kocasından af ister. Otello başının ağrıdığını söyleyince mendiliyle kocasının başını sarmak isterse de Otello, kızgınlıkla mendili yere atar. Emilia mendili yerden alır. lago karısından mendili ister, Emilia direnirse de zorla elinden alıp cebine atar. Otello kendini kaybeder, intikam yeminleri eder...
Şatonun salonu, lago, hain planını sürdürmekte, mendili sorması için Otello'yu kışkırtmaktadır. Desdemona tekrar Cassio'nun affı için kocasından ricada bulunur. Otello yine başının ağrıdığını ileri sürerek mendiliyle alnını sarmasını ister. Desdemona farklı bir mendil çıkarınca öfkeyle onu yere atar ve daha önce kendisine armağan etmiş olduğu öbür mendili ister. Olmadığını öğrenince de Desdemona'ya hakaretler eder ve onu tartaklar. Otello, deliye dönmüştür. Desdemona umutsuzca gidince, lago ortaya çıkar. Otello, ona derhal Cassio'yu getirmesini buyurur, lago, zaten çoktan planını yapmış, Cassio'yu çağırmıştır. Otello'ya Cassio'yu uygun sorularla konuşturacağını, kendisinin de saklanarak gözlemesini söyler. Cassio gelince lago onu işine gelen şekilde yönlendirip konuşturur. Cassio, tanımadığı birinin kendisine bir mendil gönderdiğini söyleyince göstermesini ister ve elinden alıp Otello'nun göreceği şekilde sallar. Otello, saklandığı yerde acıyla kıvranmaktadır. Dışarıdan bir top sesi duyulur. Elçiyi getiren geminin gelişini haber vermektedir, lago, derhal Cassio'yu gönderir. Ortaya çıkan Otello, artık karısının ihanetine kesinlikle inandığını, onu ne şekilde öldüreceğini düşündüğünü haykırır...
Desdemona yatak odasında Emilia ile dertleşir. Otello, yavaşça odaya girer. Onu Cassio'yu sevmekle suçlar ve ihanetinin bedelini hayatıyla ödeyeceğini söyler. Desdemona'nın yeminleri ve yalvarmaları etkisiz kalır. Otello karısının boğazını sıkmaya başlar. O sırada kapı vurulur. Gelen Emilia'dır. Cassio ile Roderigo'nun çatıştıklarını ve Roderigo'nun öldüğünü bildirir. Sonra da can çekişmekte olan Desdemona'nın yanına koşar. Ama geç kalmıştır.
Desdemona, masum olduğunu söyleyerek son nefesini verir. Otello onu Cassio'nun metresi olduğu için öldürdüğünü, bunu kendisine lago'nun açıkladığını söyleyince Emilia bunun imkânsız olduğunu, asıl suçlunun kocası lago olduğunu haykırarak herkesi odaya çağırır. Gerçeği öğrenen Otello, hain adamı yakalamak isterse de lago kaçar. Yaşamasının bir anlamı kalmadığını anlayan Otello, gizlediği hançerini çıkarıp göğsüne saplar. Herkes dehşet içinde kalmıştır. Otello, sürünerek Desdemona'nın yanına gelir, onu son bir kez öpmek ister, yatağının kenarına yığılır, ölür...
BODRUM
... Tel : +90 312 231 85 15
+90 252 313 42 66
+90 252 313 29 28
E-posta/E-mail : [email protected]
Yakın Etkinlikler
-
Dünya Günü
Dünya Günü
Dünya Günü, her yıl 22 Nisan'da çevre kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitliliğin korunması gibi küresel çevre sorunlarına dikkat çekmek amacıyla dünya genelinde kutlanan bir farkındalık günüdür. Yaklaşık 190'dan fazla ülkede 1 milyardan fazla kişinin katılımıyla gerçekleşen bu gün, dünyanın en büyük sivil hareketi olarak kabul edilir.
Tarihçesi ve Ortaya Çıkışı
İlk Adım (1969): Barış aktivisti John McConnell, 1969'da San Francisco'daki UNESCO Konferansı'nda, dünyadaki yaşamı kutlamak ve çevre kirliliğine dikkat çekmek için özel bir gün düzenlenmesini önermiştir. McConnell, tarih olarak gece ve gündüzün eşit olduğu ekinoks zamanını (21 Mart) önermişti.
Resmi Başlangıç (1970): Bugün kutladığımız 22 Nisan tarihi ise, ABD'li senatör Gaylord Nelson ve genç aktivist Denis Hayes'in organizatörlüğünde 1970 yılında ilk kez kutlanmıştır. Yaklaşık 20 milyon kişinin katıldığı bu ilk etkinlikler, ABD'de EPA (Çevre Koruma Ajansı)'nın kurulmasına ve "Temiz Hava" ile "Temiz Su" yasalarının çıkarılmasına öncülük etmiştir.
Küresel Boyut (1990): 1990 yılında Denis Hayes tarafından uluslararası bir boyuta taşınan Dünya Günü, 141 ülkeden 200 milyon insanın katılımıyla dünya sahnesine çıkmış ve geri dönüşüm çabalarına büyük bir ivme kazandırmıştır.
Amacı ve Kutlamalar
Dünya Günü'nün temel amacı, bireyleri ve toplumları gezegenimizi korumak için somut adımlar atmaya teşvik etmektir. Bu kapsamda her yıl belirli bir tema belirlenir (örneğin 2025 yılı teması: "Gücümüz, Gezegenimiz").
Kutlamalar kapsamında şu tür faaliyetler yürütülür:
Ağaç dikme ve ormanlaştırma çalışmaları.
Çevre temizliği ve atık toplama etkinlikleri.
Yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik üzerine eğitimler/seminerler.
İklim kriziyle mücadele için siyasi ve toplumsal farkındalık kampanyaları.
- 0 yorum
-
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) açılışının yıl dönümünü kutlayan ve dünyada çocuklara armağan edilen ilk ve tek resmi bayramdır. Bu özel gün, hem Türk milletinin kendi geleceğine kendisinin karar vereceğini (milli egemenlik) ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasını hem de geleceğin teminatı olan çocuklara verilen değeri temsil eder.
Tarihsel Süreç ve Anlamı
TBMM'nin Açılışı (23 Nisan 1920): Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Ankara'da toplanan meclis, Türk halkının egemenliğini tüm dünyaya ilan etmiştir. Bu olay, modern Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı ve Milli Mücadele'nin merkezinin belirlendiği andır.
Resmi Bayram İlanı (1921): 23 Nisan, 1921 yılında Türkiye'nin ilk milli bayramı olarak kabul edilmiştir.
Çocuklara Armağan Edilmesi (1929): Atatürk, çocukların bir milletin geleceği olduğuna inandığı için bu anlamlı günü 23 Nisan 1929'da çocuklara armağan etmiştir. O tarihten itibaren bu bayram, çocuk şenlikleriyle birleşerek kutlanmaya başlanmıştır.
İsim Birleşmesi (1981): Farklı isimlerle anılan kutlamalar, 1981 yılında yapılan yasal düzenleme ile resmen "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" adını almıştır.
Bayram Gelenekleri ve Etkinlikler
Temsili Görev Değişimi: Bayramın en bilinen geleneği, çocukların sembolik olarak Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık (eski sistemde) ve Belediye Başkanlığı gibi makamlara oturup ülkeyi yönetme provası yapmalarıdır.
Okul Kutlamaları: Tüm Türkiye genelinde okullarda şiirler okunur, dans gösterileri yapılır ve stadyumlarda büyük törenler düzenlenir.
Uluslararası Katılım: 1979 yılından bu yana TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği kapsamında dünyanın dört bir yanından çocuklar Türkiye'ye gelerek kendi kültürlerini sergiler.
- 0 yorum
-
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü (dünyada bilinen adıyla Uluslararası İşçi Bayramı), işçilerin ve emekçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi için verdikleri mücadelenin simgesi olan, dünya genelinde 130'dan fazla ülkede kutlanan bir birlik ve dayanışma günüdür.
Tarihçesi ve Ortaya Çıkışı
ABD'deki Mücadele (1886): 1 Mayıs'ın kökeni, ABD'nin Chicago kentindeki işçilerin 1886 yılında günlük çalışma süresinin 12-16 saatten 8 saate indirilmesi talebiyle başlattıkları greve dayanır.
Haymarket Olayı: 4 Mayıs 1886'da düzenlenen gösteriler sırasında meydana gelen ve çok sayıda işçi ile polisin hayatını kaybettiği olaylar, dünya işçi hareketinde bir dönüm noktası olmuştur.
Resmi Kabul (1889): Milletlerarası İşçi Kardeşliği Teşkilatı'nın Paris Kongresi'nde, ABD'li sendikacıların önerisiyle 1 Mayıs, işçilerin "ortak bayramı" olarak kabul edilmiştir.
Türkiye'deki Süreç
İlk Kutlamalar: Osmanlı döneminde ilk kez 1911'de Selanik'te, 1912'de ise İstanbul'da kutlanmıştır.
Cumhuriyet Dönemi: 1923 yılında resmi olarak "İşçi Bayramı" ilan edilmiş, ancak 1924-1925 yıllarında yasaklanmıştır. Uzun yıllar "Bahar ve Çiçek Bayramı" olarak tatil edilmiştir.
1977 Taksim Olayları: "Kanlı 1 Mayıs" olarak tarihe geçen bu günde, Taksim Meydanı'ndaki kutlamalar sırasında çıkan olaylarda 30'dan fazla kişi hayatını kaybetmiştir.
Günümüz: 1 Mayıs, 2009 yılında Türkiye'de yeniden resmi tatil ilan edilmiş ve ismi "Emek ve Dayanışma Günü" olarak belirlenmiştir.
Bayramın Amacı
Bu gün; emeğin yüceliğini vurgulamak, işçi haklarını savunmak, sosyal adaletsizliklere dikkat çekmek ve dünya çapındaki tüm emekçiler arasında bir dayanışma köprüsü kurmak amacıyla kutlanır.
- 0 yorum
-
Anneler Günü
Anneler Günü
Anneler Günü; anneleri onurlandırmak, anneliği kutlamak ve annelerin toplumdaki önemini vurgulamak amacıyla düzenlenen özel bir gündür. Bu özel günde annelere olan sevgi ve minnettarlık dile getirilir, emekleri için onlara teşekkür edilir.
İşte Anneler Günü ile ilgili temel bilgiler:
Ne Zaman Kutlanır?: Türkiye dahil pek çok ülkede her yıl Mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanır. 2026 yılında bu tarih 10 Mayıs Pazar gününe denk gelmektedir.
Ortaya Çıkışı: Modern haliyle ilk kez 1908 yılında ABD'de Anna Jarvis'in kendi annesi için düzenlediği bir anma töreniyle başlamış, 1914 yılında ise resmi olarak tüm dünyaya yayılmıştır.
Nasıl Kutlanır?: Genellikle annelere hediyeler alınarak, çiçek gönderilerek veya birlikte özel bir vakit geçirilerek kutlanır. Ayrıca uzakta olan anneler için anlamlı mesajlar ve telefon aramaları da kutlamanın bir parçasıdır.
Önemi: Annelerin hayattaki yeri ve fedakarlıkları hakkında farkındalık oluşturmak ve onlara kendilerini değerli hissettirmek için bir fırsat olarak görülür.
- 0 yorum
-
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı; Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkarak Milli Mücadele'yi ve Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı günü simgeleyen ulusal bir bayramdır.
Bu önemli günün temel özellikleri şunlardır:
Tarihsel Önemi: 19 Mayıs 1919, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden sürecin ilk adımı ve Türk milletinin küllerinden yeniden doğuşunun sembolüdür. Atatürk, bu tarihi "ulusal egemenliğin başlangıç günü" olarak tanımlamıştır.
Gençliğe Armağan: Atatürk, bağımsızlığın ve Cumhuriyet'in koruyucusu olarak gördüğü Türk gençliğine bu günü bayram olarak armağan etmiştir.
Tarihçesi: İlk kez 1935 yılında "Atatürk Günü" adıyla kutlanmaya başlanmış, 20 Haziran 1938'de ise resmi olarak "Gençlik ve Spor Bayramı" ilan edilmiştir. 1981 yılından itibaren ise günümüzdeki tam ismini almıştır.
Kutlamalar: Her yıl yurt genelinde stadyumlarda yapılan spor gösterileri, fener alayları, Gençlik Marşı eşliğinde düzenlenen törenler ve Atatürk'ü anma etkinlikleriyle kutlanır.
- 0 yorum