Etkinlikler
- Bölüm: 'Etkinlik Takvimi'
- iCalendar dışa aktarma verisini indir
- iCalendar beslemesine abone ol
0:00
-
12 Ocak 2010 16:00 10 Şubat 2010 15:59
Fransız,Türk sergisi İstanbul'da başlıyorHem Fransız hem Türk sergi Cafe & Croissant
Cengiz Aktar’ın bir fikrinden esinlenen ve Zerrin Baydar, Çağlar Şavkay ve Mesut Tufan tarafından geliştirilip tasarlanan bu belgesel sergi, Fransa ve Türkiye arasındaki uzun bir geçmişe dayalı olan ilişkilerin önemine ve dinamizmine tanıklık etmekte.
Sergi, Fransa ve Türkiye arasındaki ilişkilerin taşıdığı öneme vurgu yapmak amacıyla, "kelimelerin yolculuğu", "insanların yolculuğu", "fikirlerin yolculuğu", "bilim, doğa, kültür", "gündelik yaşam, hem Türk hem Fransız", "olaylar ve tarihler" gibi seçilmiş tematik başlıklar çerçevesinde iki kültürün yakınlaştığı ve etkileştiği noktaları ele alıyor.
Sergi, Fransa’da Türkiye Mevsimi çerçevesinde yer almaktadır. Sergiyi 13 Ocak - 10 Şubat 2010 tarihleri arasında İstabul Fransız Kültür Merkezi'nde ziyaret edebilirsiniz.
Kaynakça:Hürriyet
16:00
-
10 Şubat 2010 16:00 14 Şubat 2010 15:59
11-14/EMITT Fuarı İstanbul'daGeçen yıl bir ilke imza atarak konuk ülke uygulamasını başlatan EMITT Fuarı, 2010’da Mısır’ı ağırlıyor.
Tarih : 11 - 14 Şubat 2010
Yer : Tüyap Fuar Ve Kongre Merkezi
Şehir : İstanbul Avrupa
14. Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (EMITT) , İstanbul TÜYAP Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını bir kez daha açmaya hazırlanıyor. Asya’yı içine alan her bölgenin yanı sıra dünyanın dört bir yanından binlerce firmanın katıldığı EMITT 2010 Fuarı, geçen yıl başlattığı konuk ülke uygulaması kapsamında bu kez Mısır’ı ağırlıyor.
11–14 Şubat 2010 tarihleri arasında düzenlenecek olan EMITT Fuarı’na konuk ülke olarak katılan Mısır, bölge için son derece büyük bir önem taşıyan bu etkinlik aracılığıyla bir turizm destinasyonu olarak dikkatleri üzerine çekmeyi hedefliyor. Fuar süresince çok sayıda tanıtım faaliyeti yürütmeyi planlayan Mısır, küresel ekonomik krizin yarattığı durgunluğu EMITT 2010 Fuarı ile aşmayı amaçlıyor.
Türkiye’yi turizm açısında büyük bir potansiyele sahip son derece önemli bir pazar olarak gören Mısır, kısa bir zamanda dünyanın en önemli 10 turizm etkinliğinden biri olmayı başaran EMITT Fuarı sayesinde iki ülke arasındaki mevcut ilişkilerin daha da kuvvetleneceğine inanıyor. 2006 yılında 44 bin, 2007 yılında 50 bin ve 2008 yılında 52 bin Türk turisti misafir eden Mısır, EMITT Fuarı’na katılarak bu sayıyı daha da artırmayı hedefliyor.
3 yıl önce Türkiye’de bir turizm ofisi açan Mısır, EMITT Fuarı’na “Mısır’da Her Şey Var! ” sloganıyla katılıyor. Kendini terapi, çöl, kültür, macera, kongre, tatil, spor, golf, dalış ve alışveriş gibi çeşitli turizm kategorilerinde önemli bir destinasyon olarak tanıtmak isteyen Mısır, sahip olduğu kültürel ve doğal güzellikleri tüm dünyanın gözü önüne sermeye hazırlanıyor.
Mısır Turizm Bakanı ve Mısır Turizm Müdürlüğü Başkanı’nın da katılacağı EMITT 2010 Fuarı’nda bir basın toplantısı ve Mısır gecesi düzenleyecek olan konuk ülke, mutfağındaki eşsiz lezzetleri ve halk oyunlarını da İstanbul’a taşıyor. Fuar süresince ziyaretçilere çeşitli hediyeler vermeyi, Karkadi ve Tanr Hendi gibi yöreye özgü içecekler ikram etmeyi planlayan Mısır, Tennura dansı ile de EMITT 2010 Fuarı’na görsel bir zenginlik katmayı amaçlıyor.
Mısır Turizm Bakanlığı Türkiye Temsilcisi Nehad Gamal Eldin, EMITT 2010 Fuarı’na sponsor olmanın ülkesinin 2016 yılına ilişkin turizm stratejisi açısından son derece önemli olduğunu dile getiriyor ve ekliyor: “Mısır olarak EMITT Fuarı’na her yıl hiç aksatmadan katılıyoruz. Aldığımız iyi sonuçlar neticesinde bu yıl ’konuk ülke‘ sıfatıyla fuara sponsor olmaya karar verdik. Bunun üzerine EMITT Fuarı’nı düzenleyen ve Ekin Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Ekin Fuarcılık ile anlaşma imzaladık. Bakanlık düzeyinde katılacağımız EMITT 2010 Fuarı’nda 15 acente ile birlikte yer alacağız. Fuar’ın, katılan tüm ülke ve firmalarla işbirliği yapmamız için önemli bir platform olduğuna inanıyoruz.”
Mısır’ın Türkiye’de yalnızca piramitler ve Nil Nehri ile bilindiğini, ancak ülkesinde bunların yanı sıra pek çok tarihi ve doğal güzellik daha olduğunu ifade eden Nehad Gamal Eldin, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Mısır, Türk turistler için bilinenden çok daha fazlasını sunabilecek kapasiteye sahip bulunuyor. EMITT Fuarı, sahip olduğumuz değerleri hem Türkiye’nin hem de dünyanın bilgisine sunmamız açısından büyük bir fırsat.”
Ekin Fuarcılık A.Ş. Direktörü Hacer Aydın ise konuyla ilgili görüşlerini şöyle dile getiriyor: “Ekin Fuarcılık olarak EMITT 2010 Fuarı’nda Mısır’ı ağırlayacağımız için büyük bir heyecan duyuyoruz. Fuar için aldığımız başvurular, hükümetin turizm sektörüne ısrarla ilgisizlik gösterdiği kriz döneminde Türkiye’nin rakiplerinin dünyanın en önemli 10 turizm etkinliğinden biri olan EMITT 2010 Fuarı’nda umut aradığını gösteriyor.
Mısır’ın EMITT Fuarı’na ‘konuk ülke’ sıfatıyla sponsor olması da bunun en önemli göstergelerinden biri. Mısır’ın yanı sıra, bir diğer rakip ülke Yunanistan da Türk turistleri ülkesine çekebilmek için İstanbul ve Antalya gibi pek çok ilde tanıtım yapıyor. Türkiye’nin turizmde rakibi olan Yunanistan ve Mısır’ın bu girişimlerinin ardında ülkemizin bu alanda merkez bir ülke haline gelmesinin bulunduğunu düşünüyoruz. Bu durum ayrıca, çevre ve bölge ülkelerinin turizmdeki açılımları için Türkiye’yi platform olarak gördüklerini de açıkça ortaya koyuyor.”
EMITT 2010 Fuarı’na katılmak isteyen ziyaretçiler www.fuardavetiyesi.com adresine girerek ücretsiz online davetiye alabiliyorlar. EMITT 2010 Fuarı hakkında ayrıntılı bilgiye ise www.emittistanbul.com adresinden ulaşılabiliyor.
Gösterim Tarihleri:
•11.02.2009 10:00 •12.02.2009 10:00
•13.02.2009 10:00 •14.02.2009 10:00
-
10 Şubat 2010 16:00 21 Şubat 2010 15:59
11-21 Şubat/Berlin Film Festivali'nde Türk rüzgarıBerlin Film Festivali'nde Türk rüzgarı esecek!
Berlin Film Festivali, 11-21 Şubat tarihlerinde 60. kez düzenlenecek.
Festivalin yarışma, panorama ve forum gibi üç önemli bölümünde üç Türk filmi sinemaseverlerin beğenisine sunulacak. Ankara Sinema Derneği Başkanı Ahmet Boyacıoğlu, yaptığı açıklamada, Berlin Film Festivali’nin 60. yılını kutladığını, festival yönetiminin bunun heyecanını yaşadığını söyledi.
Festivalin bu yıl Türkiye için ayrı bir önemi olduğunu belirten Boyacıoğlu, ilk kez üç önemli bölümde üç ayrı Türk filminin yer alacağını bildirdi. En son 2000 yılında Nuri Bilge Ceylan’ın "Mayıs Sıkıntısı" filminin yarışma bölümüne seçilme başarısı gösterdiğini anlatan Boyacıoğlu, "Festivale katılım yüksek oluyor. Bu yıl altı bin film başvurmuş. Bunların arasından 70-80 tanesini alıyorlar 20’si yarışma bölümüne alınıyor. İlk 20’ye kalmak çok büyük bir başarı" dedi.
Semih Kaplanoğlu’nun "Bal" adlı filminin yarışma, Reha Erdem’in "Kosmos" adlı filminin Panorama, genç sinema olarak bilinen Forum bölümünde ise Tayfun Pirselimoğlu’nun "Pus" adlı filminin beğeniye sunulacağını kaydeden Boyacıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ayrıca forum bölümünün 40. yılı dolayısıyla özel bir gösterim düzenlemişler. Geçmişten bazı filmler gösteriyorlar. Orada da Nuri Bilge Ceylan’ın ’Kasaba’ adlı filmi filmi beğeniye sunulacak. Bu yıl çok önemli bir katılım söz konusu. Önceki yıllarda bir ya da iki filmle katılıyorduk ya da yarışmada filmimiz olmuyordu. Bu yıl önemli bir başarı bizim için. Yarışma bölümünde son 10 yıldır tamamen Türk yapımı bir film ilk kez yer alıyor."
-"TÜRKİYE RESEPSİYONU DÜZENLEYECEĞİZ"
Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğünün festivalde açılacak standın organizasyonunu Ankara Sinema Derneğine verdiğini anlatan Boyacıoğlu, hazırlıkları üç aydır sürdürdüklerini söyledi. Boyacıoğlu, geçtiğimiz yıla göre daha büyük bir stantta tanıtım çalışmalarını yürüteceklerini ifade ederek, "Stantta dağıtılmak üzere uzun ve kısa metrajlı ile belgesel filmleri içeren kataloglar bastırdık. Uzun metrajlı filmlerin fragmanlarını içeren bir DVD ile kısa metrajlı filmlerin bulunduğu dört DVD hazırladık. Ayrıca Kalan Müziğin katkılarıyla bir Türk müziği CD’si oluşturuldu. Bunları Berlin’de dağıtacağız" diye konuştu.
Tanıtım çalışmalarının yanı sıra 14 Şubatta "Türkiye Resepsiyonu" düzenleyeceklerini bildiren Boyacıoğlu, şunları kaydetti: "Resepsiyonu Berlin’de bütün galaların yapıldığı büyük bir kompleksin içindeki bir mekanda yapacağız. Her şey Türkiye’ye özgü olacak. Yemekleri
Berlin’de yaşayan bir Türk hazırlayacak. Menüde döner, sarma gibi Türk mutfağından yemekler yer alacak. ’Baba Zula" grubu konser verecek.
Bu arada bazı içki firmaları ve bir kahve firması, destek sağlayacak. İhracatçılar Birliği kuru incir ve kuru kayısı verecek. Amacımız Türk müziği, içkisi, kahvesi ile tamamen bizden bir şeyler sunmak. Sinema çok iyi bir tanıtım aracı madem, biz de ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz."
Film festivallerinde boy göstermenin yurt dışında Türk sinemasının imajının yükselmesi ve Türkiye’nin tanıtımı açısından önemli olduğunu vurgulaya Boyacıoğlu, "Bu nedenle bu organizasyonları önemsiyoruz. Son iki üç yıla bakıldığında, dünyanın bütün önemli festivallerinin yarışma bölümünde bir Türk filminin yer aldığı görülecektir. Bu bazen yıllarca mümkün olmayabilir. Türk sineması üç dört yıldır gelişme içinde" dedi.
Boyacıoğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve sponsorlardan aldıkları destekle festivalde Türkiye’yi en iyi şekilde temsil edeceklerini sözlerine ekledi.
Kaynakça:Milliyet
-
10 Şubat 2010 16:00
11 Şubat/Dünyaca ünlü sanatçımızdan müthiş konser!Dünyaca ünlü sanatçımızdan müthiş konser!
Türkiye’nin dünyaca ünlü viyolonsel sanatçısı Erman İmayhan 11 Şubat Perşembe günü Akbank Sanat’ta konser verecek.
İmayhan, klasik müzik tutkunları için G. Frescobaldi - Toccata, F. Chopin, C. Debussy, C. Saint-Saens, A. Dvorak’tan oluşan bir program hazırladı. Konserde sanatçıya İris Şentürker piyanosuyla eşlik edecek.
Erman İmayhan Hakkında
1982 İstanbul doğumlu olan Erman İmayhan viyolonsel çalışmalarına 1994 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda Prof. Reşit Erzin ile başladı. Sahneye ilk kez 1996 yılında Atatürk Kültür Merkezi’ nde “İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Filarmoni Derneği Konserleri” kapsamında çıktı. 1999 yılında Bilkent Üniversitesi’nde Anaçev’in düzenlemiş olduğu uluslararası viyolonsel yarışmasında üçüncülük ödülü alan İmayhan, 2000 – 2001 sezonunda İstanbul Festivali etkinliklerinde yer aldı. 2002 – 2003 yıllarında Avrupa Akdeniz Gençlik Orkestrası’na çello grup şefi olarak katıldı ve aynı sezon Korsika’da düzenlenen Akdeniz Gençlik Festivali’ne çağırıldı. İstanbul St. Esprit Kathedrali’nde J.S.BACH’ın solo süitlerini seslendiren İmayhan, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, ASO, Eskişehir Devlet Senfoni Orkestrası, İstanbul Filarmonia orkestraları eşliğinde solo konserlerin yanı sıra 2009 İstanbul Uluslararası Müzik Festivalinde de yer aldı. Oda müziği çalışmalarını da “Quadro Turco” piyanolu dörtlü ile sürdüren İmayhan, Solo konserlerini devam ettirmekle birlikte M.S.G.S.Ü Devlet Konservatuarı’nda öğretmenlik yapmaktadır.
İris Şentürker Hakkında
Piyano eğitimine beş yaşında başlayan İris Şentürker, çalışmalarına İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda devam etti. 1998 yılında Prof. Meral Yapalı’nın sınıfından derece ile mezun oldu. Aynı yıl “The British Council” tarafından düzenlenen “Yılın Genç Müzisyeni” yarışmasında birinci olan sanatçı tam burs alarak, Manchester’da Royal Northern College of Music’de Margaret Fingurhut ile piyano, Yossi Zivoni, Rodney Slatford ve Christopter Rowland ile oda müziği calışmalarını tamamlayarak master diplomasını aldı. Sanatçı, ayrıca Leontina Margulis, Irina Zaritskaya, Hüseyin Sermet, Arnaldo Cohen, Sergei Dorensky gibi ünlü müzisyenlerle çalıştı. Devlet Sanatçısı Hüseyin Sermet’in eserlerinin Türkiye’de ilk seslendirmesini birlikte gerçekleştiren ve kendisi ile ikili konserler de gerçekleştiren Şentürker, 33. ve 34. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali’nde ve Litvanya Ulusal Filarmonisi daveti ile Nisan 2007’de Vilnius Uluslararası Müzik Festivalinde solist olarak yer aldı. Paris’te Alfred Cortot Concours Diplômes Superieurs de Concertiste 2005 Oda Müziği Yarışması’nda oybirliği ile birinci olmudu.. Halen MSGSÜ Devlet Konservatuvarı’nda öğretmenlik yapmakta olan İris Şentürker, solo çalışmalarını yoğunlukla devam ettirmekte ve oda müziği çalışmalarını kurucu üyesi olduğu piyanolu dörtlü ‘‘QuadroTurco’’ ile sürdürmektedir.
Erman İmayhan, viyolonsel
İris Şentürker, piyano
Program: G. Frescobaldi - Toccata, F. Chopin, C. Debussy, C. Saint-Saens, A. Dvorak
Tarih : 11 Şubat 2010, Perşembe
Saat : 20.00
Yer : Akbank Sanat
Bilet Fiyatları : Tam 12 TL / Öğrenci 6 TL
Tel: 0212 275 01 45 Dahili 16
Fax: 0212 275 01 44
[email protected]
Kaynakça:Milliyet
-
10 Şubat 2010 16:00
11 Şubat/Bursa’nın tadı,Avrupa’nın damağında kaldıBursa’nın tadı, Avrupa’nın damağında kaldı!
Yemek kitaplarının Nobel’i olarak bilinen “Gourmand World Cookbook Awards”, 2009’un en iyi kitabını “Bursa Mutfağı” olarak belirledi.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanan, Şef Ömür Akkor’un kaleme aldığı “Bursa Mutfağı” kitabı, dünyanın en prestijli yemek kitabı yarışması “Gourmand World Cookbook Awards”un yerel mutfak kategorisinde 2009’un en iyi kitabı seçildi.
Şef Ömür Akkor’un, beş yıl önce Bursa’yı karış karış gezerek şehrin zengin yemek kültürüne ait unutulmuş lezzetlerini keşfettiği araştırması sonucu ortaya çıkan ve geçtiğimiz Mart ayında İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanan “Bursa Yemekleri” kitabı, dünyanın en prestijli yemek kitabı yarışması “Gourmand World Cookbook Awards”un yerel mutfak kategorisinde 2009’un en iyi kitabı seçildi. Hamur işlerinden sebze yemeklerine, et yemeklerinden tatlılara zengin ve otantik bir içeriğe yer verilen kitapta, 140 tarifin 120’si ilk kez yemek literatürüne girdi.
Yemek kitaplarının Nobel’i olarak bilinen “Gourmand World Cookbook Awards”a bu yıl 136 ülkeden yaklaşık 5 bin kitap başvurdu. “Bursa Mutfağı” ilk 20’ye kalarak “2009’un En İyi Yemek Kitabı” finalisti olurken yerel mutfak kategorisinde ise 2009’un en iyi kitabı seçildi.
Ömür Akkor’a ödülü, 11 Şubat’ta Paris’te düzenlenen Yemek Kitapları Fuarı’nın açılışı sırasında gerçekleştirilecek törende verilecek.
Kaynak:Milliyet
Yakın Etkinlikler
-
Dünya Günü
Dünya Günü
Dünya Günü, her yıl 22 Nisan'da çevre kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitliliğin korunması gibi küresel çevre sorunlarına dikkat çekmek amacıyla dünya genelinde kutlanan bir farkındalık günüdür. Yaklaşık 190'dan fazla ülkede 1 milyardan fazla kişinin katılımıyla gerçekleşen bu gün, dünyanın en büyük sivil hareketi olarak kabul edilir.
Tarihçesi ve Ortaya Çıkışı
İlk Adım (1969): Barış aktivisti John McConnell, 1969'da San Francisco'daki UNESCO Konferansı'nda, dünyadaki yaşamı kutlamak ve çevre kirliliğine dikkat çekmek için özel bir gün düzenlenmesini önermiştir. McConnell, tarih olarak gece ve gündüzün eşit olduğu ekinoks zamanını (21 Mart) önermişti.
Resmi Başlangıç (1970): Bugün kutladığımız 22 Nisan tarihi ise, ABD'li senatör Gaylord Nelson ve genç aktivist Denis Hayes'in organizatörlüğünde 1970 yılında ilk kez kutlanmıştır. Yaklaşık 20 milyon kişinin katıldığı bu ilk etkinlikler, ABD'de EPA (Çevre Koruma Ajansı)'nın kurulmasına ve "Temiz Hava" ile "Temiz Su" yasalarının çıkarılmasına öncülük etmiştir.
Küresel Boyut (1990): 1990 yılında Denis Hayes tarafından uluslararası bir boyuta taşınan Dünya Günü, 141 ülkeden 200 milyon insanın katılımıyla dünya sahnesine çıkmış ve geri dönüşüm çabalarına büyük bir ivme kazandırmıştır.
Amacı ve Kutlamalar
Dünya Günü'nün temel amacı, bireyleri ve toplumları gezegenimizi korumak için somut adımlar atmaya teşvik etmektir. Bu kapsamda her yıl belirli bir tema belirlenir (örneğin 2025 yılı teması: "Gücümüz, Gezegenimiz").
Kutlamalar kapsamında şu tür faaliyetler yürütülür:
Ağaç dikme ve ormanlaştırma çalışmaları.
Çevre temizliği ve atık toplama etkinlikleri.
Yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik üzerine eğitimler/seminerler.
İklim kriziyle mücadele için siyasi ve toplumsal farkındalık kampanyaları.
- 0 yorum
-
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) açılışının yıl dönümünü kutlayan ve dünyada çocuklara armağan edilen ilk ve tek resmi bayramdır. Bu özel gün, hem Türk milletinin kendi geleceğine kendisinin karar vereceğini (milli egemenlik) ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasını hem de geleceğin teminatı olan çocuklara verilen değeri temsil eder.
Tarihsel Süreç ve Anlamı
TBMM'nin Açılışı (23 Nisan 1920): Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Ankara'da toplanan meclis, Türk halkının egemenliğini tüm dünyaya ilan etmiştir. Bu olay, modern Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı ve Milli Mücadele'nin merkezinin belirlendiği andır.
Resmi Bayram İlanı (1921): 23 Nisan, 1921 yılında Türkiye'nin ilk milli bayramı olarak kabul edilmiştir.
Çocuklara Armağan Edilmesi (1929): Atatürk, çocukların bir milletin geleceği olduğuna inandığı için bu anlamlı günü 23 Nisan 1929'da çocuklara armağan etmiştir. O tarihten itibaren bu bayram, çocuk şenlikleriyle birleşerek kutlanmaya başlanmıştır.
İsim Birleşmesi (1981): Farklı isimlerle anılan kutlamalar, 1981 yılında yapılan yasal düzenleme ile resmen "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" adını almıştır.
Bayram Gelenekleri ve Etkinlikler
Temsili Görev Değişimi: Bayramın en bilinen geleneği, çocukların sembolik olarak Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık (eski sistemde) ve Belediye Başkanlığı gibi makamlara oturup ülkeyi yönetme provası yapmalarıdır.
Okul Kutlamaları: Tüm Türkiye genelinde okullarda şiirler okunur, dans gösterileri yapılır ve stadyumlarda büyük törenler düzenlenir.
Uluslararası Katılım: 1979 yılından bu yana TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği kapsamında dünyanın dört bir yanından çocuklar Türkiye'ye gelerek kendi kültürlerini sergiler.
- 0 yorum
-
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü (dünyada bilinen adıyla Uluslararası İşçi Bayramı), işçilerin ve emekçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi için verdikleri mücadelenin simgesi olan, dünya genelinde 130'dan fazla ülkede kutlanan bir birlik ve dayanışma günüdür.
Tarihçesi ve Ortaya Çıkışı
ABD'deki Mücadele (1886): 1 Mayıs'ın kökeni, ABD'nin Chicago kentindeki işçilerin 1886 yılında günlük çalışma süresinin 12-16 saatten 8 saate indirilmesi talebiyle başlattıkları greve dayanır.
Haymarket Olayı: 4 Mayıs 1886'da düzenlenen gösteriler sırasında meydana gelen ve çok sayıda işçi ile polisin hayatını kaybettiği olaylar, dünya işçi hareketinde bir dönüm noktası olmuştur.
Resmi Kabul (1889): Milletlerarası İşçi Kardeşliği Teşkilatı'nın Paris Kongresi'nde, ABD'li sendikacıların önerisiyle 1 Mayıs, işçilerin "ortak bayramı" olarak kabul edilmiştir.
Türkiye'deki Süreç
İlk Kutlamalar: Osmanlı döneminde ilk kez 1911'de Selanik'te, 1912'de ise İstanbul'da kutlanmıştır.
Cumhuriyet Dönemi: 1923 yılında resmi olarak "İşçi Bayramı" ilan edilmiş, ancak 1924-1925 yıllarında yasaklanmıştır. Uzun yıllar "Bahar ve Çiçek Bayramı" olarak tatil edilmiştir.
1977 Taksim Olayları: "Kanlı 1 Mayıs" olarak tarihe geçen bu günde, Taksim Meydanı'ndaki kutlamalar sırasında çıkan olaylarda 30'dan fazla kişi hayatını kaybetmiştir.
Günümüz: 1 Mayıs, 2009 yılında Türkiye'de yeniden resmi tatil ilan edilmiş ve ismi "Emek ve Dayanışma Günü" olarak belirlenmiştir.
Bayramın Amacı
Bu gün; emeğin yüceliğini vurgulamak, işçi haklarını savunmak, sosyal adaletsizliklere dikkat çekmek ve dünya çapındaki tüm emekçiler arasında bir dayanışma köprüsü kurmak amacıyla kutlanır.
- 0 yorum
-
Anneler Günü
Anneler Günü
Anneler Günü; anneleri onurlandırmak, anneliği kutlamak ve annelerin toplumdaki önemini vurgulamak amacıyla düzenlenen özel bir gündür. Bu özel günde annelere olan sevgi ve minnettarlık dile getirilir, emekleri için onlara teşekkür edilir.
İşte Anneler Günü ile ilgili temel bilgiler:
Ne Zaman Kutlanır?: Türkiye dahil pek çok ülkede her yıl Mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanır. 2026 yılında bu tarih 10 Mayıs Pazar gününe denk gelmektedir.
Ortaya Çıkışı: Modern haliyle ilk kez 1908 yılında ABD'de Anna Jarvis'in kendi annesi için düzenlediği bir anma töreniyle başlamış, 1914 yılında ise resmi olarak tüm dünyaya yayılmıştır.
Nasıl Kutlanır?: Genellikle annelere hediyeler alınarak, çiçek gönderilerek veya birlikte özel bir vakit geçirilerek kutlanır. Ayrıca uzakta olan anneler için anlamlı mesajlar ve telefon aramaları da kutlamanın bir parçasıdır.
Önemi: Annelerin hayattaki yeri ve fedakarlıkları hakkında farkındalık oluşturmak ve onlara kendilerini değerli hissettirmek için bir fırsat olarak görülür.
- 0 yorum
-
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı; Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkarak Milli Mücadele'yi ve Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı günü simgeleyen ulusal bir bayramdır.
Bu önemli günün temel özellikleri şunlardır:
Tarihsel Önemi: 19 Mayıs 1919, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden sürecin ilk adımı ve Türk milletinin küllerinden yeniden doğuşunun sembolüdür. Atatürk, bu tarihi "ulusal egemenliğin başlangıç günü" olarak tanımlamıştır.
Gençliğe Armağan: Atatürk, bağımsızlığın ve Cumhuriyet'in koruyucusu olarak gördüğü Türk gençliğine bu günü bayram olarak armağan etmiştir.
Tarihçesi: İlk kez 1935 yılında "Atatürk Günü" adıyla kutlanmaya başlanmış, 20 Haziran 1938'de ise resmi olarak "Gençlik ve Spor Bayramı" ilan edilmiştir. 1981 yılından itibaren ise günümüzdeki tam ismini almıştır.
Kutlamalar: Her yıl yurt genelinde stadyumlarda yapılan spor gösterileri, fener alayları, Gençlik Marşı eşliğinde düzenlenen törenler ve Atatürk'ü anma etkinlikleriyle kutlanır.
- 0 yorum