Etkinlikler
- Bölüm: 'Etkinlik Takvimi'
- iCalendar dışa aktarma verisini indir
- iCalendar beslemesine abone ol
17:00
-
14 Mayıs 2008 17:00
15 Mayıs / Tiyatronun büyüsü İstanbul’u saracakTiyatronun büyüsü İstanbul’u saracak
İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Aygaz ve Opet sponsorluğunda düzenlenen 16. Uluslararası İstanbul Tiyatro
Festivali’nin programı açıklandı. Bu yıl 15 mayıs - 4 haziran tarihleri arasında gerçekleşecek festival zengin içeriğiyle
dikkat çekiyor
Tiyatro festivali için geri sayım başladı. Festival bu yıl yurtdışından altı tiyatro ve dans topluluğunu ağırlayacak. Almanya,
Danimarka, Fransa, Hırvatistan, İtalya ve Litvanya ise festivalin konuk ülkeleri... Rekor sayıda başvurunun yapıldığı
festivalde, Türkiye’den seyirciyle ilk kez buluşacak 25’in üzerinde oyun, dans, performans olmak üzere 70’in üzerinde
gösteri yer alacak. Festival süresince Aya İrini, Atatürk Kültür Merkezi (Büyük Salon, Aziz Nesin Sahnesi), Haldun Taner
Sahnesi, Kenter Tiyatrosu, Garajistanbul, Santralistanbul, Muammer Karaca Tiyatrosu, Sabancı Üniversitesi, Antrepo No.
3, Ses Tiyatrosu, Fransız Kültür Merkezi, İtalyan Kültür Merkezi, Bilsar, Galataperform, Pera Müzesi, Talimhane
Tiyatrosu ve Tiyatro Z mekân olarak kullanılacak.
Dünyaca ünlü dansçı ve koreograf William Forsythe ve topluluğu The Forsythe Company festivalin Almanya’dan merakla
beklenen konukları arasında... William Forsythe’ın Columbia Üniversitesi Hukuk Fakültesi profesörlerinden Kendall
Thomas ile birlikte tasarladığı ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 60. yılına adadığı İnsan Yazıyor / Human Writes,
festivalin en çok konuşulan gösterilerinden biri olmaya aday... Performans / enstalasyonda The Forsythe Company’nin 60
dansçısı kömür tozuyla kaplanmış masalara İnsan Hakları Bildirgesi’nden harfler, kelimeler ve cümleler yazmaya
çalışırken sürekli engellerle karşılaşacak ve bu yolla insan hakları ihlallerini güçlü bir beden diliyle anlatacaklar.
Ünlü Fransız aktris Fanny Ardant, Marguerite Duras’nın Ölüm Hastalığı adlı öyküsünü sahnelemek üzere İstanbul’a
geliyor. Yönetmenliğini Bérangère Bonvoisin’in üstlendiği oyun; Paris’te 30 kez kapalı gişe oynadı. Duras’nın iki kişi için
yazdığı ve diğer eserlerinde olduğu gibi yine aşk, umutsuzluk ve kişisel acı üzerine olan bu yapıtını Fanny Ardant sahnede
tek başına yorumlayacak. Son dönemde 8 Kadın, Paris, Seni Seviyorum gibi filmlerde rol alan beyazperdenin en çekici
kadın figürlerinden Fanny Ardant’ı sahnede görmek kaçırılmaması gereken bir fırsat olacak.
Çağdaş sanat dünyasının önde gelen isimlerinden Kirsten Dehlholm yönetmenliğindeki Hotel Proforma, yapıtlarıyla daima
ses getiren Danimarkalı bir topluluk. Bo Holten, John Cage ve Christoph Willibald Gluck’ın müzikleriyle güçlü bir koro ve
zengin ışık tasarımı, farklı hareket koreografisiyle Operation: Orfeo bir anlamda opera türünün günümüze uyarlanmış
çağdaş bir yorumu. Gösteri festivalin kaçırılmaması gerekenleri arasında...
İtalya’nın önde gelen özel tiyatrolarından biri olarak kabul edilen Arca Azzurra, Murathan Mungan’ın Mezopotamya
Üçlemesi’nin son oyunu olan Geyikler Lanetler’i yepyeni bir yorumla sahneye taşıyor. Arca Azzurra’ya gölge tiyatrosu
L’Asina sull’Isola eşlik edecek. Bir saat sürecek oyunda Murathan Mungan’ın zengin dilini İtalyan bir topluluktan dinlemek
kaçırılmayacak bir deneyim olacak.
15. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’ndeki Othello yorumuyla İstanbul seyircisinden tam not alan tiyatro ve opera yorumlarıyla dünyaca tanınan Litvanyalı yönetmen Eimuntas Nekrosius ve topluluğu Meno Fortas bu yıl da festivalin konuğu.
Zagrebli genç tiyatro topluluğu BADco. Festivalde sergileyeceği Silinmiş Mesajlar ile tiyatroseverleri etkileşimli bir buluşmaya çağırıyor. 2000 yılında kurulan topluluğun "fiziksel tiyatro" olarak tanımlanabilecek bu oyununda izleyiciler performans mekânında özgürce dolaşarak bu interaktif gösterinin bir parçası olacaklar.
Festivaldeki ilginç çalışmalardan biri de Goethe Institut ve Pro Helvetia tarafından sunulan X-Daire projesi... X-Daire, Sven Heier, Patrick Wymann ve Dilek Altuntaş’ın özel konutları ve kamusal mekânları oyun alanı haline getirdikleri bir proje. Sanatçılar; İstanbul tiyatro festivalinde gerçekleştirecekleri X-Daire projesi için Tarlabaşı semtini seçtiler. X-Daire’nin başlangıç noktasında ellerine yazılı birer yol tarifi verilen izleyiciler, iki kişilik gruplar halinde Tarlabaşı’nda bir semt turuna çıkacak. Proje yaklaşık 150 dakika sürecek.
Fred Vargas’ın kaleme aldığı Kaygıların Yürürlükten Kaldırılması ise mizahi bir diyalog. Lulu Menase’nin yönetmenliğini üstlendiği oyunda Oriane Littardi yarı bilimsel bir konferans, yarı skeçle dünyadaki altı buçuk milyar insanın sorunlarını çözmek için aşk, sıkıntı, politika, ekonomi, savaş, özgür irade gibi konulardan bahsediyor.
Festival kapsamındaki dans ve performanslar da oldukça ilgi çekici... Genco Gülan’ın, Pera Müzesi’nde gerçekleştireceği YEN! bunlardan biri... Ayşegül Güryüksel tarafından kurulan Subvoid Dans Tiyatrosu’nun İlişiksiz Temas, Türkiye’de modern dansın öncü isimlerinden Aydın Teker, insan bedeniyle arp enstrümanı arasındaki ilişkiye odaklandığı harS, dansçı, koreograf ve eğitmen Tuğçe Tuna tarafından fiziksel engelli ve profesyonel dansçıların birlikte yer aldığı Farklı Bedenlerle Dans, koreografisi Talin Büyükkürçüyan’a ait Tersi Düz: Marika’nın Masalı, Kaya İlhan’ın sekiz öğrencisinin sunacağı Sonsuza İskele bu bölümde göze çarpanlar... Ayrin Ersöz’ün Atrofi 1 - İsimler Evi, Serap Erincin’in yazıp yönettiği Atrocity Bulvarı, Çıplak Ayaklar Kumpanyası’nın en son projesi Engin-Ar ve Geyvan Mc Millen tarafından kurulan İstanbul Dans Tiyatrosu’nun Yüzleşme’si yine festivalin ilgi çekici gösterilerinden...
İnsan Hakları Bildirgesi’nin 60. yılı nedeniyle İstanbul tiyatro festivalinde İnsan Hakları teması altında Genco Erkal’ın Sivas ‘93 adlı belgesel oyunu Festival Özel Gösterisi olarak programda yer alıyor.
2006 yılında Trent Üniversitesi-Asti Tiyatro Festivali ve Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali işbirliğiyle düzenlenen Yazarlar Buluşması’nda Murathan Mungan, Özen Yula, Yeşim Özsoy Gülan ve Tuncer Cücenoğlu’nun kendi tercihleri olan birer oyunu İtalyanca’ya çevrilerek profesyonel sanatçılar tarafından okunmuştu. Arca Azzurra Tiyatrosu’nun Murathan Mungan’ın Geyikler Lanetler yorumu bu projenin bir ürünü. Bu yıl yine İtalyan Kültür Merkezi-İstanbul ve Enteteatrale (Roma) tarafından desteklenen projede İstanbul tiyatro festivaliyle birlikte İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü de yer alıyor. İstanbul’a gelecek Renata Ciaravino, Letizia Russo, Sonia Antinori ve Vittorio Franceschi gibi yazarların bu etkinlik için özel olarak Türkçe’ye çevrilen oyunlarından profesyonel gruplar tarafından yapılacak okumalar ve izleyecek tartışmalar gelecekte yeni buluşmalara yol açacak.
Festival süresince ünlü konukların katılacağı söyleşi ve konferanslar, usta tiyatro toplulukları ve dans gruplarının gerçekleştireceği atölye çalışmaları ve ustalık sınıflarına da yer verilecek. Festival kapsamında Ali Berktay tarafından yönetilecek olan Türkiye’de Toplum-Sanat İlişkisi: Sabahattin Ali başlıklı panel de bunlardan biri...
Comédié Française’in sanat yönetmeni ve başoyuncularından Muriel Mayette de festival kapsamında İstanbul’un
ağırlayacağı konuklar arasında...
New York Üniversitesi’nde performans ve yaratıcı sanatlar üzerine çalışan Georg Emilio Sanchez, Augusto Boal Tiyatrosu
üzerine bir atölye çalışması yapacak. New York Üniversitesi Deneysel Tiyatro Bölümü’nde eğitimci ve dans sanatçısı olan
Patricia Hoffbauer’in gerçekleştireceği Hareket + Metin: Kültürel Bağlamda Beden Atölyesi de programda yer alıyor.
Birbirinden renkli gösterilerin, konukların resmi geçidine dönecek festivalin biletleri 12 nisanda satışa sunuluyor...
İlgilenenlerin bilgisine...
TİYATRO FESTİVALİNDE "YERLİ" KONUKLAR •
16. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali programında Türkiye’den tiyatro topluluklarının oyunları da ilk kez sahnelenecek 25’in üzerinde gösteri yer alıyor. Festival biletlerinin pahalı olması nedeniyle yakınan tiyatroseverlere müjde:
Bu yılki "tek bilet" uygulamasıyla yerli yapımların hepsi 10 YTL’ye izlenebilecek. İşte yerli yapımlar...
LEONCE İLE LENA • Tiyatro Oyunevi, çağdaş tiyatroyu en çok etkileyen yazarlardan Georg Büchner’in Leonce ile Lena adlı oyununu Mahir Günşiray rejisiyle sahneye koyuyor. Oyun bir iktidar komedisi.
PHILOCTETES: BİR MEDENİYET ENTRİKASI! • Tiyatro Z, Bengi Heval Öz’ün yaptığı Philoktetes uyarlaması Philoctetes: Bir Medeniyet Enterkası!, Truva savaşı komutanlarından Philoctetes’in ölümle yaşam arasındaki seçimini konu alıyor.
HİKÂYECİ • Tiyatro Dot festivale Hikâyeci adlı oyun ile katılıyor. Alain Resnais’nin 1961’de yönettiği Geçen Yıl Marienbad‘da adlı filmden yola çıkılan oyunu Murat Daltaban yazıp yönetti.
IRK BITIG • İzmit Şehir Tiyatrosu, Göktürk Yazıtları’ndan uyarlanan Irk Bitig ile festivalde. Dokuzuncu yüzyıl başlarından kalma en eski metin olan Irk Bitig, Emre Koyuncuoğlu tarafından "sesler" aracılığıyla sahneye taşınacak.
İSTANBUL’DA BİR DAVA • Kerem Kurdoğlu’nun yazıp yönettiği İstanbul’da Bir Dava garajistanbul yapımı bir Kafka uyarlaması...
NOTER • Yeşim Özsoy Gülan’ın kendi yazdığı Noter adlı oyunda devlet ve kişi arasındaki boşluklar ve sessizlikleri konu ediliyor.
KARANLIK KORKUSU • Şahika Tekand ve topluluğu Studio Oyuncuları ise yedi monoloğun iç içe geçerek tek bir monoloğa dönüştüğü Karanlık Korkusu adlı oyunla festival konuklarından...
ZAMAN AŞIMI -I "DİLLER DE GÜNAHKAR" • Nihal Geyran Koldaş’ın yazıp yönettiği Zaman Aşımı I - "Diller de Günahkâr", Bilsak Tiyatro Atölyesi & Maya Sahnesi yapımı olarak festivale katılıyor.
İNSANIN BAŞINA GELEN ŞEYLER • İnsan ömrünü ortalama 75 sene olarak hesaplayan Berkun Oya, İnsanın Başına Gelen Şeyler‘de 75 seneyi sekiz farklı oyundan oluşan bir gösteriyle anlatıyor.
CALIGULA • Eskişehir Şehir Tiyatrosu 1957 Nobel ödülü sahibi Albert Camus’nün Caligula‘sını yorumluyor. Reji Ahmet Mümtaz Taylan’a ait.
HASTALIK HASTASI • Bu yıl 10. senesini kutlayan Diyarbakır Devlet Tiyatrosu, ilk defa İstanbul’da seyircisi karşısına çıkacak. Topluluk Işıl Kasapoğlu yorumuyla Molière’in Hastalık Hastası’nı sahneliyor.
JOKOND İLE Sİ-YA-U • Zeliha Berksoy, Nâzım Hikmet’in 1929 yılında kaleme aldığı Jokond ile Si-ya-u adlı şiirini tek kişilik bir oyun olarak sahneye taşıyor.
KIRMIZI PAZARTESİ • İstanbul Şehir Tiyatroları, 1982 Nobel ödülü sahibi Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez’in Kırmızı Pazartesi romanının bir uyarlamasıyla festivalde yer alıyor. Uyarlama ve yönetim Macit Koper’e ait.
KIZ TAVLAMA SANATI • Akbank Sanat Yeni Kuşak Tiyatro, Mehmet Ergen’in sahneye koyduğu Kız Tavlama Sanatı adlı oyunu çağdaş Amerikan tiyatrosunun en parlak yazarlarından biri olarak kabul edilen Rebecca Gilman yazmış.
CESARET ANA VE ÇOCUKLARI • Bir diğer Işıl Kasapoğlu yorumu ise Bertolt Brecht’in Cesaret Ana ve Çocukları. Oyunda Tilbe Saran da rol alıyor.
-
14 Mayıs 2008 17:00
15 Mayıs / Çocuk Oyuncular Tiyatro FestivaliEtkinliğin adı : Çocuk Oyuncular Tiyatro Festivali
Etkinlik Tarihi :15 Mayıs 2008 – 25 Mayıs 2008
Düzenleyen Kişi, Kurum yada Kuruluş : Kocaeli Bölge Tiyatrosu
Kısa Bilgi : 15 yıldan bu yana düzenlenmektedir.
-
14 Mayıs 2008 17:00
15 Mayıs / FIPRESCI kime gidecek?FIPRESCI kime gidecek?
11. Uluslararası Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali’nin ‘Her Biri Ayrı Renk’ bölümünde FIPRESCI Ödülü için yarışacak
12 film belli oldu. Bu sene Almanya’dan Angelika Kettelhack, Fransa’dan France Hatron ve Türkiye’den Burcu Aykar
Şirin’den oluşan FIPRESCI Jürisi; Arjantin, Avusturya, Belçika, Brezilya, Fransa, Hollanda, İran, İspanya, İsrail, Polonya
ve Türkiye’den yarışmaya katılan filmlerden birini seçecek. Uçan Süpürge dünyada FIPRESCI Ödülü’nü veren tek kadın
filmleri festivali.
Festivalde Avusturya adına yarışan ‘Az Önce Oldu’ (Kurz davor ist es passiert) evrensel bir sorun olan kadın ticaretini
gerçek öyküler ekseninde ele alıyor. Anja Salomonowitz’in Berlin’den ‘Caligari’, Viyana’dan da ‘En İyi Film’ ödüllerini
toplayan filmi, kurguyla kurmaca arasında seyircinin vicdanını da sorguluyor.
10 YAŞINDA BİR ÇOCUĞUN GÖZÜNDEN
Emmanuelle Cuau’nun festivallerde çok beğenilen filmi ‘Çok Mersi’ (Trés Bien, Merci) ise traji-komik bir öykü anlatıyor.
Cannes Film Festivali’nden ‘Altın Kamera Ödülü’yle dönen ‘Denizanası’ ise, insanlık durumlarına dair çok parçalı öyküler
anlatan şaşırtıcı bir yapım.
Yarışmaya Hollanda’dan katılan ‘Gerçek Aşk Kördür’ (Blind) sinemada gerçek bir aşk öyküsü izlemeye hasret kalanların
damağında hoş bir tat bırakacak. Etkileyici görüntüleri ve müziğiyle öne çıkan film, aşkın gerçekten de kör olup olmadığını
sorguluyor.
Yeni sözcükler yaratması bakımından sık sık James Joyce ile karşılaştırılan, Brezilya'nın önde gelen yazarlarından João
Guimarães Rosa’nın bir romanından uyarlanan ‘Mutum’, 10 yaşındaki bir çocuğun gözünden hayatı anlatıyor. Sandra
Kogut’un Berlin Film Festivali’nde ‘Özel Ödül’le taçlandırılan bu samimi filmi yaşadığımız yerdeki güzellikleri görebilmeyi
öğretiyor.
‘ELEŞTİRMENLER HAFTASI’NIN EN İYİSİ
Geçtiğimiz sene Polonya Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu dahil pek çok ödül almış ‘Ölmek
Zamanı’ (Pora umierac) ise bu bölümün öne çıkan bir diğer filmi. Polonya sinemasının usta yönetmenlerinden Dorota
Kedzierzawska’nın bu son filmi, yaşlı Aniela ve köpeğinin öyküsünü anlatıyor. Aniela rolünde Danuta Szaflarska’nın adeta
döktürdüğü film, mizah anlayışı ve nostaljik ruhuyla şaşırtıyor.
Marion Hänsel’in San Sebastian Film Festivali’nden ödülle dönmüş filmi ‘Rüzgâr Kumları Kaldırırsa’ (Si le vent souleve le
sable) Belçika sinemasından etkileyici bir yapım. Çölde hayatta kalmaya çalışan bir ailenin yol boyunca parçalara
ayrılışını anlatan film, umutla merhamet üzerine yeni sözler söylemeyi başarıyor.
Yarışmaya Brezilya’dan da bir konuğu olacak: ‘Samanyolu’. Yaşamla ölüm, zamanla mekân arasındaki sınırlar arasında
gidip gelen film, şaşırtıcı bir deneyim vaat ediyor.
Halihazırda Havana Film Festivali’nden ‘FIPRESCI Ödülü’ bulunan, Arjantinli yönetmen Ana Katz’ın çektiği ‘Tatilde
Yalnız’ (Una Novia Errante) birlikte tatile çıktığı sevgilisi otobüsten inmeyince tatile tek başına devam etmek zorunda
kalan bir kadının başından geçenleri ‘tatilde yalnız kadın’ algısıyla oynayarak anlatıyor. Yarışmanın en merakla beklenen
filmlerinden ‘Utanç’ (Buda as sharm foru rikht), Hana Makhmalbaf’ın ilk uzun filmi.
İranlı Hana’nın 18 yaşında çektiği ve Berlin’den Selanik’e pek çok festivalden ödüller toplamış bu filmi Afganistan’da bir
köyde geçiyor ve altı yaşındaki Baktay’ın öyküsünü anlatıyor.
Cannes'da Eleştirmenler Haftası'nda Büyük Ödül kazanan Lucia Puenzo'nun ilk uzun metrajlı filmi ‘XXY’ ise hermafrodit
(çift cinsiyetli) bir gencin çarpıcı öyküsünü anlatıyor. Cinsiyet, cinsellik ve toplumsal cinsiyet kimliği üzerine etkileyici
sözler söyleyen film yarışmanın en akılda kalıcı filmlerinden biri olacak.
ÖDÜL ALAN FİLM 15 MAYIS’TA AÇIKLANACAK
Senaryosunu Necla Algan’la birlikte yazan Selma Köksal’ın ilk uzun filmi ‘Fikret Bey’ bu bölümde gösterilecek tek
Türkiye yapımı film. Fikret Özsoy adlı işadamının, yaşamının son dönemindeki bir gününün öyküsünü anlatan film
sinemamıza taze bir soluk getiriyor.
‘Gerçek Aşk Kördür’le Tamar van den Dop, ‘Çok Mersi’yle Emmanuelle Cuau ve Samanyolu’yla Lina Chamie festival
tarihlerinde Ankara’da olacaklar. Yönetmenler gösterimlerin ardından seyircilerle sohbet edecekler.
Ödül alan film
15 Mayıs Perşembe günü festivalin kapanış töreninin yapılacağı Kızılırmak Sineması’nda açıklanacak ve törenin ardından
ücretsiz gösterilecek.
-
14 Mayıs 2008 17:00
15 Mayıs / Gülriz Sururi ve Engin Cezzar’a onur...Gülriz Sururi ve Engin Cezzar’a onur ödülü
15 Mayıs-4 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek 16. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’nin onur
ödülleri belirlendi.
15 Mayıs akşamı Aya İrini Müzesi’nde yapılacak açılış töreninde Türk tiyatrosunun iki ustası, Gülriz Sururi
ve Engin Cezzar ile Litvanyalı tiyatro adamı Eimuntas Nekrosius festivalin bu yılki onur ödüllerini alacaklar.
Bireysel çalışmalarının ardından tiyatro kariyerlerine 1962’de kurdukları Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu
ile devam eden Sururi ve Cezzar, aralarında "Keşanlı Ali Destanı", "Kurban", "Kabare", "Teneke", "Ferhat ile
Şirin"in de bulunduğu önemli tiyatro yapımlarına imza attılar. Çift, kazandıkları pek çok ödülün yanı sıra
2003 yılında Afife Tiyatro Ödülleri Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü’ne de değer görülmüştü.
Yakın Etkinlikler
-
KURBAN BAYRAMI
KURBAN BAYRAMI
Kurban Bayramı, İslam dünyasında her yıl zilhicce ayının 10. gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan, Allah'a yakınlaşmayı ve yardımlaşmayı simgeleyen dini bir bayramdır. Kelime anlamı "yakınlaşmak" olan kurban, Müslümanların Allah'a olan bağlılıklarını ve şükranlarını sunmalarının bir vesilesidir.
Bu özel günün temel özellikleri ve önemi şunlardır:
Dini Kökeni: Kurban ibadeti, Hz. İbrahim'in oğlu Hz. İsmail'i Allah'a olan bağlılığının bir göstergesi olarak kurban etmeye niyetlenmesini ve bu teslimiyetin karşılığında kendisine bir koç gönderilmesini simgeler.
İbadet ve Paylaşım: Bayram süresince şartları sağlayan Müslümanlar kurban keserek bu ibadeti yerine getirirler. Kesilen kurban etlerinin bir kısmı ihtiyaç sahiplerine dağıtılarak toplumsal dayanışma ve kardeşlik bağları güçlendirilir.
2026 ve sonraki 10 Yıl Tarihleri: Diyanet İşleri Başkanlığı verilerine göre 2026 yılında Kurban Bayramı tarihleri şöyledir:
Türkiye'de Kurban Bayramı tarihleri Hicri takvime göre belirlendiği için Miladi takvimde her yıl yaklaşık 10-11 gün öne gelmektedir.
Önümüzdeki 10 yıl boyunca (2026 - 2035) Diyanet İşleri Başkanlığı'nın dini günler hesaplama yöntemlerine ve astronomik tahminlere göre Kurban Bayramı'nın başlangıç (1. Gün) tarihleri şu şekildedir:
Yıl
Kurban Bayramı 1. Gün Tarihi
Gün
2026
27 Mayıs
Çarşamba
2027
16 Mayıs
Pazar
2028
5 Mayıs
Cuma
2029
24 Nisan
Salı
2030
13 Nisan
Cumartesi
2031
2 Nisan
Çarşamba
2032
22 Mart
Pazartesi
2033
11 Mart
Cuma
2034
1 Mart
Çarşamba
2035
18 Şubat
Pazar
Önemli Not: Kurban Bayramı toplamda 4 gün sürmektedir. Resmi tatil süresi, bayramdan bir önceki gün olan Arife günü öğleden sonra başlar ve bayramın 4. günü akşamı sona erer. Yukarıdaki tarihler, her yılın bayram başlangıcını (1. gününü) işaret etmektedir. Kesin tarihler ilgili yılın öncesinde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından resmi olarak ilan edilir.
Kutlamalar: Bayram sabahı kılınan bayram namazı ile başlar, ardından kurban kesimi ve aile ziyaretleri ile devam eder.
- 0 yorum
-
30 Ağustos Zafer Bayramı
30 Ağustos Zafer Bayramı
30 Ağustos Zafer Bayramı; 1922 yılında Dumlupınar'da Mustafa Kemal Atatürk'ün başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz'u ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ni anmak amacıyla kutlanan ulusal bir bayramdır. Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en kritik dönüm noktası olarak kabul edilir.
Bu özel günün öne çıkan başlıkları şunlardır:
Tarihsel Önemi: 26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos'ta Türk ordusunun mutlak galibiyetiyle sonuçlanmış ve işgal güçlerinin Anadolu'dan çıkarılmasını sağlamıştır.
Cumhuriyet'in Temeli: Atatürk, bu zaferin yeni Türk devletinin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı yer olduğunu vurgulamıştır.
Tarihçesi: İlk kez 1923 yılında kutlanmaya başlanmış, 1926 yılından itibaren ise resmi olarak "Zafer Bayramı" adıyla ulusal bayram ilan edilmiştir.
Kutlamalar: Her yıl Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) askeri törenler, fener alayları ve Anıtkabir ziyareti gibi büyük merasimlerle kutlanır. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri'nin "Günü" olarak da özel bir anlam taşır.
- 0 yorum
-
21 Eylül Uluslararası Barış Günü - International Day of Peace
21 Eylül Uluslararası Barış Günü - International Day of Peace
Uluslararası Barış Günü, her yıl 21 Eylül tarihinde dünya genelinde kutlanan, çatışmaların durdurulması ve barış idealinin güçlendirilmesine adanmış küresel bir gündür.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu tarafından 1981 yılında ilan edilen bu gün, tüm ulusları ve insanları askeri faaliyetleri durdurmaya ve barışla ilgili konularda farkındalık yaratmaya davet eder.
Önemli Tarihler ve Farklar
Türkiye'de ve bazı eski Doğu Bloğu ülkelerinde "Dünya Barış Günü" kavramı iki farklı tarihte karşımıza çıkabilir:
21 Eylül (Uluslararası Barış Günü): BM tarafından belirlenen, dünya çapında kabul gören resmi tarihtir.
1 Eylül (Dünya Barış Günü): 1939 yılında Nazi Almanya'sının Polonya'yı işgal ederek II. Dünya Savaşı'nı başlattığı tarihtir. Bu acı hatıra nedeniyle Türkiye ve bazı ülkelerde barışın önemini vurgulamak için bu tarih de kutlanmaktadır.
Kutlama ve Ritüeller
Barış Çanı: New York'taki BM Genel Merkezi'nde bulunan ve dünyanın her kıtasından çocukların bağışladığı madeni paralarla dökülen "Barış Çanı" çalınır.
Yıllık Temalar: BM her yıl barışın farklı bir boyutuna (iklim eylemi, ırkçılıkla mücadele, barış kültürü vb.) odaklanan özel bir tema belirler.
Küresel Ateşkes: BM, bu 24 saatlik süre boyunca tüm dünyada çatışmaların durdurulması ve şiddetten kaçınılması çağrısında bulunur.
- 0 yorum
-
10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü - World Mental Health Day
10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü - World Mental Health Day
Dünya Ruh Sağlığı Günü, her yıl 10 Ekim'de ruh sağlığı konularında farkındalık yaratmak ve bu alandaki çabaları desteklemek amacıyla kutlanır.
Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu (WFMH) tarafından 1992 yılında başlatılan bu gün, dünya genelinde ruhsal sağlığın korunması ve damgalanma (stigma) ile mücadele edilmesi için bir platform sağlar.
Temel Amaçlar
Farkındalık Artırma: Ruh sağlığı sorunları hakkında toplumu bilgilendirmek ve eğitmek.
Stigma ile Mücadele: Ruhsal rahatsızlıkları olan bireylere yönelik ön yargıları ve sosyal dışlanmayı azaltmak.
Savunuculuk: Ruh sağlığı hizmetlerine erişimin iyileştirilmesi ve politikaların güçlendirilmesi için çağrıda bulunmak.
Öne Çıkan Bilgiler
Yıllık Temalar: Her yıl Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve WFMH iş birliğiyle özel bir tema belirlenir. Örneğin, 2024 yılı teması "İş Yerinde Ruh Sağlığı" iken, 2025 yılı için odak noktası "İnsani Yardım Gerektiren Acil Durumlarda Ruh Sağlığı" olarak belirlenmiştir.
Evrensel Bir Hak: Birçok kuruluş tarafından ruh sağlığının "evrensel bir insan hakkı" olduğu vurgulanmaktadır.
Katılım: Bugünde dünya çapında seminerler, kampanyalar ve farkındalık yürüyüşleri gibi çeşitli etkinlikler düzenlenir.
- 0 yorum
-
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) 29 Ekim 1923'te Türkiye'nin yönetim biçimini Cumhuriyet olarak ilan etmesini ve bağımsızlık mücadelesini taçlandırmasını simgeleyen ulusal bir bayramdır.
Bu tarihi günün öne çıkan noktaları şunlardır:
Cumhuriyetin İlanı: 29 Ekim 1923 akşamı, Meclis'te yapılan anayasa değişikliğiyle devletin yönetim şekli resmen Cumhuriyet olarak belirlenmiştir.
İlk Cumhurbaşkanı: Cumhuriyetin ilanıyla birlikte, Milli Mücadele'nin lideri Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
Önemi: Atatürk'ün "En büyük eserim" dediği Cumhuriyet, halkın kendi iradesiyle yönetildiği, özgür ve eşit bir Türkiye'nin simgesidir. Aynı zamanda monarşinin sona erdiğinin ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete geçtiğinin tescilidir.
Tarihçesi: 1925 yılında çıkarılan bir kanunla milli bayram ilan edilen bu gün, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) her yıl resmi tatil olarak kutlanmaktadır.
Yıl Dönümü: 2026 yılı itibarıyla Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlanacaktır ve 29 Ekim 2026 tarihi Perşembe gününe denk gelmektedir.
- 0 yorum