Etkinlikler
16:00
-
23 Aralık 2008 16:00
Örtemeyen… Kumaş Neyi Örtebilir ki?
Nazan Azeri son çalışmaları ile 24 Aralık 2008 - 20 Ocak 2009 tarihleri arasında
Karşı Sanat Çalışmaları’nda. Sergi, pazar günleri hariç 11.00 - 19.00 saatleri arasıda ziyaret edilebilir.
Gerek yerleştirme, gerek fotograf ya da video; veya pentür olsun, Nazan Azeri’nin işlerinin merkezinde giysi ve giyinmek duruyor; örtmek eylemi de denilebilir.
Bütün kıvrımları, gölgesi, sıcaklığıyla bizi sarmalayan, bütün kullanılmışlığıyla; cennetten dünyaya kovulmanın(!) elmayı dişlemenin getirdiği utancın simgesi kumaş sanki...
Ki o ısırılan örtünme öncesi “günahkar” elma, Azeri’nin gravürlerine konu olmuşken. 2004 tarihli Sürüklenme adını taşıyan video ve performans işlerinde Nazan Azeri, kumaşla kurulan gerilimli bir ilişkinin izini (ve hafızasını) sürmeye devam ediyordu.
Güvenli barınaklarımız, evlerimizin odalarından, mahrem dehlizlerden, koridorlardan, naftalin kokusuyla sıcacık (ama aynı zamanda yabancılık kokan) gardroplardan taşan giysiler.
Çekilen, sürüklenen, bir tür prangayla “istenen” gönüllü bir tutsaklığı da imleyen kumaşlar. Bizim çektiğimiz ama aslında çoğu zaman bizi sürükleyen parlak, yumuşacık kumaşlar.
Elbise ve kumaş sadece büyük utanmayı gizleyen bir nesneden ötedirler.
En başta kadınlık, ev, giysi, giyinmek, sahte mutluluk, masum tekinsiz bebekler, bitmeyen ev emeği, yabancılaşmayı davet eden nesneler....
Evet Nazan Azeri, çok yakınımızdaki insanlık durumumuzun içinde dolaştırıyor bizi. Sanatçı, kavram ağırlıklı yerleştirmeden, fotoğrafa ve videoya uzanan geniş bir hat çizerken, son çalışmalarıyla
boya katmanları ve tualle şaşırtıcı bir farklı hatta geçiveriyor.
Onun deyimiyle dil ötesi, ancak malzemenin ve fırça izininin hissetireceği bir yöne.
Örtemeyen adlı sergisinde yine kumaş ve giysi var Nazan Azeri’nin.
Ama daha önceki anlayışından farklı bir yöne evrilmiş halde. Siyah beyaz, dalların harelendiği, fırçanın özgür koşuğunun hissedildiği, hatta bir Zen hissiyatının ve minimalizminin olduğu bu tualler, kavramsaldan öte bir yere uzanıyor.
Nazan Azeri, annesinin gelinliğinden yola çıkarak büyük boy tualler boyamış.
Dallar arasında kıvrılan, bazen çırpınan; hatta bazen sadece yaprak olmuş resimler bunlar.
Gözü içine çeken ve çini mürekkebinin doğaçlamasını andıran grafik etkiler veriyor; ince ince işlenmiş ağaç dalları.
Kavramsalın mesafesi ve ironisi yok bu işlerde. Hatta tam tersi yoğun bir duygusallık(pathos) ve
bağlanma dikkati çekiyor.
Yüzyılın başına ait bir gelinlik, bütün kuşatıcılığı ile üstümüze eğiliveriyor; bir anne şefkati ile; ya da çırpınması ile...
Orman, dallar, ağaç gövdeleri Batı sanatında 18. yüzyıl romantizmiyle beraber yoğun metafor taşır duruma gelmişlerdir.
Caspar David’in cılız, yapraksız ağaç gövdeleri, hüznün ve ölümün çağrışımlarını ve sonsuzluğu, geçiciliği anlatıyorlardı.
Nazan’ın işlerinde, siyahi de olsa fışkıran dallar, bakanı sarmalarken, hüzün ve ölümle birlikte şefkatli bir fısıltı da
yayılıyor.
Nazan son çalışmalarıyla fırça ve boyanın eşlik ettiği, kavramın kuşatamayacağı, “dil ötesi” bir yöne uzanıyor,
bunu derinden hissediyoruz...
Bitiş Tarihi: 20 Ocak 2009
Başlangıç Tarihi: 24 Aralık 2008
Yer: Karşı Sanat Çalışmaları, Beyoğlu, İstanbul
Diğer Bilgiler:
Ayşe Çetinkaya
T: (212) 245 71 53
Yakın Etkinlikler
-
30 Ağustos Zafer Bayramı
30 Ağustos Zafer Bayramı
- 0 yorum
-
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
- 0 yorum
-
10 Kasım Atatürk'ü anma günü ve Atatürk haftası
10 Kasım Atatürk'ü anma günü ve Atatürk haftası
- 0 yorum
-
24 Kasım Öğretmenler Günü
24 Kasım Öğretmenler Günü....
Bütün öğretmenlerimize yaşamları boyunca mutluluklar diliyoruz...
- 0 yorum
-
25 Aralık Christmas Day - Dini Gün (Noel)
Christmas Day - Noel Dini Gün
Noel Baba Vikipedi, özgür ansiklopedi
Noel BabaNoel Baba (aslen Santa Claus,Saint Nicholas, Saint Nick, Father Christmas, Kris Kringle, Santy veya Santa) Noel gecesi (24 Aralık'ı 25 Aralık'a bağlayan gece) çocuklara hediye dağıtan yerel bir kahramandır. Türkiye'de ise Noel Baba yılbaşı gecesi hediye dağıtan kişiye dönüşmüştür. Kökeni Saint Nicholas`a dayanır, fakat kültüre göre farklılık gösterir. Noel Baba dünya çapında daha çok sevilmiş ve Santa Claus isminin yerini almıştır. Örnek olarak "Santa" yerine İtalya`da "Babbo Natale", Brezilya`da "Papai Noel", Çek Cumhuriyeti`nde "Deda Mráz", Portekiz`de "Pai Natal", Romanya`da "Moş Crăciun", Almanya`da "Weihnachtsmann", İrlanda`da "Daidí na Nollag", Fransa`da "Le Père Noël", İspanya ve Meksika`da "Papa Noel", Türkiye`de "Noel Baba" olmak üzere farklı isimler kullanılır.
Hikaye Türkiye doğumlu tarihsel bir figür olan psikopos Saint Nicholas`ın (Nikola) fakirlere hediye dağıtmasına dayanır. Bilinen en meşhur yardımı da, üç kızı olan bir babayla arasında geçenlerdir. Bu olayın 320'li yıllarda gerçekleştiğine inanılır. Fakir bir baba kızlarına çeyiz parası karşılayacak durumu yoktur, bu yüzden hiçbir erkek onlarla evlenmek istemez. Böyle bir durumda da kötü yola düşmek zorunda kalabilirler. Oldukça eğitimli ve zengin bir aileden gelen Nikola da üç kızı için üç külçe altını geceleyin gizlice fakir adamın penceresinden içeri atar. Hikayenin bu noktada birçok versiyonları mevcuttur.Bu üç külçe altının 3 gün arayla ya da 3 yıl ard arda atılması ile ilgili; ancak sonu aynıdır. Fakir adam çıkıp kendisini görünce şaşırır ve o'na teşekkür eder; bir rahip olan Nikola da "Bana değil, Tanrı'ya teşekkür et." der. Bu olayın ortaya çıkmasından sonra, o yörede birçok gizlice yapılan yardımların aslında Nikola tarafından yapıldığı anlaşılır. Nikola'nın ölümünden sonra da yöre halkı birbirlerine gizlice hediye vermeye başlarlar ve bir gelenek oluşur.
320 yılından önce Jermen kültüründen mevcut olan senelik hediye verilmesi ise, Odin'e dayanır. Odin'in uçan atı Sleipnir için çocuklar patiklerinin içine havuç ve şeker koyup duvara (ya da kapıya) asarlar. Odin de bu iyiliği karşılığında çocuklara hediyeler, tatlılar, ve şekerlemeler verir.
Bu olay mitolojik bir karakter olan Sinterklaas'a esin kaynağı olmuştur. Hollanda, Belçika ve Almanya'da (ölüm tarihi 6 Aralık bir gece önce 5 Aralık'ta kutlanmaktadır) Sinterklaas adına büyük kutlamalar düzenlenir. Aslında Flemenkçe "Sinterklaas" kelimesinin New Amsterdamlılar(sonradan New York) tarafından yanlış telaffuz edilmesiyle Santa Claus şekline dönüşmüştür.
Noel Baba, batılı ülkelerde, Japonya'da ve Asya'nın doğusunda bir Noel geleneği olarak varlığını sürdürmektedir.
İnanışa göre, Noel Baba kır saçlı, uzun kır sakallı, sevimli, koca göbekli, tonton birisidir. Beyaz tüyleri olan kırmızı bir cüppe giymekte aynı görüntüde bir de kukuleta takmaktadır. Noel gününe geçilen gecede uçan geyiklerin çektiği kızağı ile evden eve hediyeler dağıtır; evlere bacadan girip, şömineden ulaşır. Yılın geri kalan zamanlarını ise eşi ve elfleri ile birlikte bir sonraki Noel için oyuncaklar hazırlayarak geçirir. Evinin yeri ülkelerin geleneklerine göre değişiklik göstermektedir. Kuzey Kutbu, Finlandiya'daki Korvatunturi, İsveç'teki Dalecarlia veya Grönland bunlardan bazılarıdır.
Noel Baba, sevimli görünüşü ve hediye dağıtmasından dolayı çocukların çok sevdiği bir karakterdir. Büyükler arasında da Noel yaklaşınca, Noel Baba'ya olan saygı ve sevgi ifadesi olarak, kukuletasını takanlara sıkça rastlanır.
1875 te Kanada'daki bir gazetede Noel BabaBir iddiaya göre günümüzdeki Noel Baba imajının (kır sakallı, koca göbekli, kırmızı cübbeli, kukuletalı) kaynağı, 1931'de Haddon Sundblom adlı çizerin Coca Cola reklamları için yaptığı çizimlerdir. Ne var ki Coca Cola reklamlarından çok önce, 19. yüzyılın başında Noel Baba'nın çeşitli çocuk kitaplarında ve karikatürlerde günümüzdeki Noel Baba imajına benzer şekilde resmedildiği görülmüştür. 1862 Noel'inde Noel'in henüz ABD'de tatil dönemi olmadığı ve Noel Baba figürünün kullanılmadığı dönemde Thomas Nast adlı Amerikalı karikatürist Harper's Weekly adlı derginin kapağında Noel Baba figürünü kullanmış ve kimilerince Noel Baba'nın mucidi kabul edilmiştir.
- 0 yorum