Etkinlikler
- Bölüm: 'Etkinlik Takvimi'
- iCalendar dışa aktarma verisini indir
- iCalendar beslemesine abone ol
17:00
-
17 Mart 2007 17:00
18 Mart Çanakkale ZaferiÇANAKKALE ZAFERİ (Kahramanlık Günü )
( 18 Mart )
Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir.
Çanakkale Boğazı'nı savaş gemileriyle zorlayarak aşma, böylece İstanbul'a kavuşma isteği Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir.
1914 yılında I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla İtilaf devletleri bu isteklerini gerçekleştirme fırsatının doğduğuna inandılar. Bu inançla İngiltere ve Fransa işbirliği yaparak 3 Kasım 1914 günü alacakaranlıkta Bozcaada'dan Boğaz'ın ağzına doğru yaklaştılar. Buradan istihkamlarımıza doğru ateş açtılar, İngilizler Seddülbahir ve Ertuğrul tabyalarını, Fransızlar da Anadolu yakasında Kumkale ve Orhaniye tabyalarını havantopu ile dövdüler. Cephaneliğimize isabet eden top mermisiyle on bir ton barut havaya uçtu, subay ve erlerimiz şehit düştü, İngiliz Donanma Komutanı Amiral Carden Çanakkale önlerinde gösteriler yaptı, düşman denizaltıları boğazı geçmeye kalktılar.
24 Kasım 1914 günü bir Fransız denizaltısı Boğaz sularında görüldü. bu denizaltıyı gören topçularımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladı. 2 Aralık günü İngiliz denizaltısı da bir deneme yaptı. Derinden engelleri aşarak Boğaz'a girdi. Yediyüzelli metre ilerde bulunan Mesudiye zırhlısına torpil atarak bu gemimizi batırdı. Zırhlımızda bulunan subaylardan on'u ve erlerimizden yirmi dördü şehit düştü.
19 Şubat 1915 günü düşman savaş gemileri öğleye kadar uzun menzilli bir bombardımana girişti. Boğaz'a iyice sokuldular. Tabyalarımız akşama doğru düşman savaş gemilerine karşılık verdi. Ertuğrul ve Orhaniye tabyalarından atılan ateş karşısında düşman oldukça bocaladı.
İtilaf devletleri gemileri diledikleri gibi ilerleyemiyor, amaçlarına ulaşamıyordu. Lodos fırtınasını başarısızlıklarının nedeni olarak görüyorlardı. Havalar düzelince yeni saldırılar düzenlendi. Yine sonuç alınamayınca düşman gemilerine komuta eden Amiral Carden görevden alındı. Yerine 17 Mart 1915 günü Robeck atandı. Yeni komutan 18 Mart 1915 günü donanmayla Boğaz'a saldıracağını, yakında İstanbul'da olacağını Londra'ya bildirdi.
Bu arada Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Çobanlı 17/18 Mart gecesi boğaz'a mayın hattı döşenmesi emrini verdi. Aldığı emir gereği Binbaşı Nazmi Bey Nusret Mayın gemisi ile o gece yirmi altı mayın, Boğaz'a on birinci hat olarak döşendi. Boğaz'daki mayın sayısı on bir hat olarak 400'ü aşmıştı.
18 Mart 1915
İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan, o dönemin en büyük deniz gücü, üç filo olarak sabahleyin Çanakkale Boğazı'na girdi.
Bu donanmanın ilk grubunu oluşturan filoda, İngilizlerin Queen Elizabeth zırhlısı ile İnflexible, Lord Nelson ve Agamemnon savaş gemileri bulunuyordu.
İkinci grupta İngiliz Kalyon Kaptanı komutasında Ocean, İrresistible, Wengeance Majestic gibi savaş gemileri yer almıştı. Üçüncü filo ise Prince, Bouvet, Suffren gibi Fransız savaş gemilerinden oluşuyordu.
İngilizler ve Fransızlar zayıf Türk savunmasını kolayca susturarak Boğaz'ı kolayca geçebileceklerim umuyorlardı. Bu umut ve güvenle 18 Mart 1915 günü düşman savaş gemileri şiddetli bir ateşe başladılar. Rumeli Mecidiyesiyle merkez bataryaları şiddetli bir ateşe tutuldu. Boğazdaki düşman gemileri Hamidiye istihkamlarına yüklendi. Bunu gören Dardanos bataryaları ateşi üzerlerine çekmeye çalıştı. Az sonra, tüm gemiler, Dardanos'a saldırdı. Dardanos tabyamız saldırılara şiddetle karşı koydu. Bu arada Mesudiye tabyası da ateşe başlamıştı. Mesudiye üzerine ateş açılınca Hamidiye onun yardımına koştu. Bu arada kıyı bataryalarımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladılar. Bunalan düşman kaçmak isterken topçu atışlarıyla karşılaşıyordu. Düşman gemilerine göz açtırılmıyordu. Karşılıklı bu korkunç bombardıman bir saat kadar sürdü. Bu karşılıklı bombardımanı bir yabancı yazar şöyle anlatıyor:
«insan manzarayı gözlerinin önünde canlandırabilir. Kaleler, toz duman bulutları içinde kaybolmuşlarda Yıkıntıların arasından arada bir alevler yükseliyordu. Gemiler, çevrelerinde fışkıran sayısız su sütunları arasında yavaş yavaş hareket ediyorlar, bazen duman ve serpintiler arasında iyice görünmez oluyorlardı. Tepelerden ateş eden havan toplarının alevleri görülüyor, ağır toplar yer sarsıntıları gibi gümbürdüyordu.»
Bombardıman sırasında Türk tabya ve bataryaları büyük zarar görmüştü. Amiral Robeck Fransız gemilerini geri çekerek İngiliz savaş gemilerini ileri sürdü. Tam bu sırada müthiş patlamalar oldu. Bouvet ve Suffren savaş gemileri mayına çarparak sarsıldılar, manevra kabiliyetini kaybettiler. Bir gece önce Nusret mayın gemisinin döşediği mayınlar görevlerini yapmışlardı. Boğazın berrak sulan üzerinde bir dev gibi yatan Bouvet ve Suffren'e tarihi Hamidiye bataryamızın keskin nişancıları ateş açtılar. Çanakkale Geçilmez kitabının yazarı Alan Moorehead olayı şöyle anlatıyor.
«Saat 13.45'de Suffren'in az gerisindeki Bouvet müthiş bir patlamayla sarsıldı. Güverteden göğe kesif bir duman yükseldi. Gittikçe hızlanarak yana yattı, devrilip gözden kayboldu. Olayı görenlerden birinin ifadesine göre «Bir tabak, suda nasıl kayıp giderse o da öylece kayıp gitti.»
Türk tabyaları, Boğaz'ı geçmeye çalışan düşman gemilerine durmadan ateş ettiler. Bu arada düşman Boğazdaki mayınları temizlemek için mayın tarayıcılarını boğaza soktu. Tabyalarımız mayın tarayıcılarına ateş açtılar. Açılan ateş yağmur gibi yağmaya başlayınca düşmanlar panik içinde kaçtılar. Bu arada düşman savaş gemilerinden İnflexible, İrressitible büyük hasar gördü. Batanlar oldu. Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralandı. İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nı denizden aşamadılar. Büyük kayıplar vererek : Çanakkale Boğazı'nın geçilemeyeceğini öğrendiler.
İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nın savaş gemileri ile aşamayınca bu kez çıkarma yapmayı planladılar. Artık Çanakkale kara savaşları başlıyordu. Kara savaşında düşmanın nereden çıkarma yapabileceği tartışıldı. Mustafa Kemal Kabatepe ve Seddülbahir'den, Alman komutan Von Sanders ise Bolayır ve Anadolu yakasından çıkarma yapılabileceği görüşündeydi. Alman komutanı Von Sanders'in görüşü ağır bastı, ve askerler o yöreye yerleştirildi.
Düşman güçleri 25 Nisan 1918 sabahı Mustafa Kemal'in düşündüğü noktadan saldırdı. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen'de Conkbayır'da, savaştı. Cephanesi biten askerlere :
— Süngü tak emrini verdi. Daha sonra ;
— «Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir» dedi. Tarihin bu en büyük siper savaşı başlamıştı. Siperler arası uzaklık sekiz on metre kadardı. Türk siperlerinden hiçbir asker ayrılmıyordu. Şehit düşenlerin yeri hemen dolduruluyordu. Her adım başına bir mermi düşüyor; toprak adeta tüterek kaynıyordu. Düşman dalgalar halinde Conkbayır'a doğru ilerliyordu. Bu arada Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığına atandı. Anafartalar Savaşı'nda düşmanın attığı şarapnel misketi Mustafa Kemal'in göğsüne isabet etti. Ancak cebindeki saate çarptığından bir şey olmadı.
Kısa sürede Türk ordusu her yerde büyük başarılar kazandı. Düşman şaşkına döndü, bozguna uğradı.
Çanakkale kara savaşlarının en önemli cepheleri; Kumkale, Beşike, Bolayır, Seddülbahir, Anbumu, Kabatepe, Conkbayırı ve Anafartalar'dır. 19 - 20 Aralıkta Anafartalar ve Arıburnu cephesi, 8-9 Ocak'ta Seddülbahir düşmanlar tarafından boşaltıldı. Böylece 1915 baharında parlak umutlarla karaya ayak basan birleşik düşman ordusu 1916 kışında bozguna uğrayarak çekip gitti.
Çanakkale savaşlarında 250 binin üzerinde askerimiz şehit düştü. Düşman kayıpları ise bu rakamın üstündedir.
Çanakkale savaşlarının unutulmaz kahramanı, Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal'in başarısı ilerde başlayacak Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızın kaynağı oldu.
Bağımsızlığımızı savunmak, yurt topraklarımızı korumak için yapılan savaşlar kutsaldır. Çanakkale, Ulusal Kurtuluş Savaşımız kutsal destan savaşlara birer örnektir..
Yakın Etkinlikler
-
KURBAN BAYRAMI
KURBAN BAYRAMI
Kurban Bayramı, İslam dünyasında her yıl zilhicce ayının 10. gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan, Allah'a yakınlaşmayı ve yardımlaşmayı simgeleyen dini bir bayramdır. Kelime anlamı "yakınlaşmak" olan kurban, Müslümanların Allah'a olan bağlılıklarını ve şükranlarını sunmalarının bir vesilesidir.
Bu özel günün temel özellikleri ve önemi şunlardır:
Dini Kökeni: Kurban ibadeti, Hz. İbrahim'in oğlu Hz. İsmail'i Allah'a olan bağlılığının bir göstergesi olarak kurban etmeye niyetlenmesini ve bu teslimiyetin karşılığında kendisine bir koç gönderilmesini simgeler.
İbadet ve Paylaşım: Bayram süresince şartları sağlayan Müslümanlar kurban keserek bu ibadeti yerine getirirler. Kesilen kurban etlerinin bir kısmı ihtiyaç sahiplerine dağıtılarak toplumsal dayanışma ve kardeşlik bağları güçlendirilir.
2026 ve sonraki 10 Yıl Tarihleri: Diyanet İşleri Başkanlığı verilerine göre 2026 yılında Kurban Bayramı tarihleri şöyledir:
Türkiye'de Kurban Bayramı tarihleri Hicri takvime göre belirlendiği için Miladi takvimde her yıl yaklaşık 10-11 gün öne gelmektedir.
Önümüzdeki 10 yıl boyunca (2026 - 2035) Diyanet İşleri Başkanlığı'nın dini günler hesaplama yöntemlerine ve astronomik tahminlere göre Kurban Bayramı'nın başlangıç (1. Gün) tarihleri şu şekildedir:
Yıl
Kurban Bayramı 1. Gün Tarihi
Gün
2026
27 Mayıs
Çarşamba
2027
16 Mayıs
Pazar
2028
5 Mayıs
Cuma
2029
24 Nisan
Salı
2030
13 Nisan
Cumartesi
2031
2 Nisan
Çarşamba
2032
22 Mart
Pazartesi
2033
11 Mart
Cuma
2034
1 Mart
Çarşamba
2035
18 Şubat
Pazar
Önemli Not: Kurban Bayramı toplamda 4 gün sürmektedir. Resmi tatil süresi, bayramdan bir önceki gün olan Arife günü öğleden sonra başlar ve bayramın 4. günü akşamı sona erer. Yukarıdaki tarihler, her yılın bayram başlangıcını (1. gününü) işaret etmektedir. Kesin tarihler ilgili yılın öncesinde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından resmi olarak ilan edilir.
Kutlamalar: Bayram sabahı kılınan bayram namazı ile başlar, ardından kurban kesimi ve aile ziyaretleri ile devam eder.
- 0 yorum
-
30 Ağustos Zafer Bayramı
30 Ağustos Zafer Bayramı
30 Ağustos Zafer Bayramı; 1922 yılında Dumlupınar'da Mustafa Kemal Atatürk'ün başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz'u ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ni anmak amacıyla kutlanan ulusal bir bayramdır. Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en kritik dönüm noktası olarak kabul edilir.
Bu özel günün öne çıkan başlıkları şunlardır:
Tarihsel Önemi: 26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos'ta Türk ordusunun mutlak galibiyetiyle sonuçlanmış ve işgal güçlerinin Anadolu'dan çıkarılmasını sağlamıştır.
Cumhuriyet'in Temeli: Atatürk, bu zaferin yeni Türk devletinin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı yer olduğunu vurgulamıştır.
Tarihçesi: İlk kez 1923 yılında kutlanmaya başlanmış, 1926 yılından itibaren ise resmi olarak "Zafer Bayramı" adıyla ulusal bayram ilan edilmiştir.
Kutlamalar: Her yıl Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) askeri törenler, fener alayları ve Anıtkabir ziyareti gibi büyük merasimlerle kutlanır. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri'nin "Günü" olarak da özel bir anlam taşır.
- 0 yorum
-
21 Eylül Uluslararası Barış Günü - International Day of Peace
21 Eylül Uluslararası Barış Günü - International Day of Peace
Uluslararası Barış Günü, her yıl 21 Eylül tarihinde dünya genelinde kutlanan, çatışmaların durdurulması ve barış idealinin güçlendirilmesine adanmış küresel bir gündür.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu tarafından 1981 yılında ilan edilen bu gün, tüm ulusları ve insanları askeri faaliyetleri durdurmaya ve barışla ilgili konularda farkındalık yaratmaya davet eder.
Önemli Tarihler ve Farklar
Türkiye'de ve bazı eski Doğu Bloğu ülkelerinde "Dünya Barış Günü" kavramı iki farklı tarihte karşımıza çıkabilir:
21 Eylül (Uluslararası Barış Günü): BM tarafından belirlenen, dünya çapında kabul gören resmi tarihtir.
1 Eylül (Dünya Barış Günü): 1939 yılında Nazi Almanya'sının Polonya'yı işgal ederek II. Dünya Savaşı'nı başlattığı tarihtir. Bu acı hatıra nedeniyle Türkiye ve bazı ülkelerde barışın önemini vurgulamak için bu tarih de kutlanmaktadır.
Kutlama ve Ritüeller
Barış Çanı: New York'taki BM Genel Merkezi'nde bulunan ve dünyanın her kıtasından çocukların bağışladığı madeni paralarla dökülen "Barış Çanı" çalınır.
Yıllık Temalar: BM her yıl barışın farklı bir boyutuna (iklim eylemi, ırkçılıkla mücadele, barış kültürü vb.) odaklanan özel bir tema belirler.
Küresel Ateşkes: BM, bu 24 saatlik süre boyunca tüm dünyada çatışmaların durdurulması ve şiddetten kaçınılması çağrısında bulunur.
- 0 yorum
-
10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü - World Mental Health Day
10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü - World Mental Health Day
Dünya Ruh Sağlığı Günü, her yıl 10 Ekim'de ruh sağlığı konularında farkındalık yaratmak ve bu alandaki çabaları desteklemek amacıyla kutlanır.
Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu (WFMH) tarafından 1992 yılında başlatılan bu gün, dünya genelinde ruhsal sağlığın korunması ve damgalanma (stigma) ile mücadele edilmesi için bir platform sağlar.
Temel Amaçlar
Farkındalık Artırma: Ruh sağlığı sorunları hakkında toplumu bilgilendirmek ve eğitmek.
Stigma ile Mücadele: Ruhsal rahatsızlıkları olan bireylere yönelik ön yargıları ve sosyal dışlanmayı azaltmak.
Savunuculuk: Ruh sağlığı hizmetlerine erişimin iyileştirilmesi ve politikaların güçlendirilmesi için çağrıda bulunmak.
Öne Çıkan Bilgiler
Yıllık Temalar: Her yıl Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve WFMH iş birliğiyle özel bir tema belirlenir. Örneğin, 2024 yılı teması "İş Yerinde Ruh Sağlığı" iken, 2025 yılı için odak noktası "İnsani Yardım Gerektiren Acil Durumlarda Ruh Sağlığı" olarak belirlenmiştir.
Evrensel Bir Hak: Birçok kuruluş tarafından ruh sağlığının "evrensel bir insan hakkı" olduğu vurgulanmaktadır.
Katılım: Bugünde dünya çapında seminerler, kampanyalar ve farkındalık yürüyüşleri gibi çeşitli etkinlikler düzenlenir.
- 0 yorum
-
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) 29 Ekim 1923'te Türkiye'nin yönetim biçimini Cumhuriyet olarak ilan etmesini ve bağımsızlık mücadelesini taçlandırmasını simgeleyen ulusal bir bayramdır.
Bu tarihi günün öne çıkan noktaları şunlardır:
Cumhuriyetin İlanı: 29 Ekim 1923 akşamı, Meclis'te yapılan anayasa değişikliğiyle devletin yönetim şekli resmen Cumhuriyet olarak belirlenmiştir.
İlk Cumhurbaşkanı: Cumhuriyetin ilanıyla birlikte, Milli Mücadele'nin lideri Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
Önemi: Atatürk'ün "En büyük eserim" dediği Cumhuriyet, halkın kendi iradesiyle yönetildiği, özgür ve eşit bir Türkiye'nin simgesidir. Aynı zamanda monarşinin sona erdiğinin ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete geçtiğinin tescilidir.
Tarihçesi: 1925 yılında çıkarılan bir kanunla milli bayram ilan edilen bu gün, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) her yıl resmi tatil olarak kutlanmaktadır.
Yıl Dönümü: 2026 yılı itibarıyla Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlanacaktır ve 29 Ekim 2026 tarihi Perşembe gününe denk gelmektedir.
- 0 yorum