Jump to content

rina's Blog

  • entries
    90
  • comments
    249
  • views
    61,074

iMkAnSıZ aŞkLa SeVeN yÜrEkLeRe.!


rina

489 views

HAYATA DAİR!!!

 

Karanlikti oda, karanlikti sokaklar, kapkaraydi sehir.. Ne kadar olmustu

kendine dokunmayali. Ne kadar zaman olmustu aynada yuzunu gormeyeli. Ne

kadar olmustu sadece kendisi icin bir sey istemeyeli.

 

Kocasi icin cabaliyordu, oglu icin dusunuyordu, is arkadasi icin uzuluyordu.

Ya kendisi neredeydi. Kendisi icin cabalayan, kendisini dusunen var miydi.

Nasil bir duyguydu simartilmak. Sahi simarmayi bilmezdi ki, ya da kimse

ogretmemisti ona simarmayi.

 

Mutlu muydu ? soruyordu cogu zaman. Cevabi hayirdi, biliyordu bunu adi gibi.

Niye mutluyum kandirmacasi icinde boguluyordu o zaman. Gucluyum diye

haykirabilmek icin mi ? kimi kandiriyordu ki gucsuzdu iste. Gucsuz oldugunu

herkesin bilmesini hic bu kadar istememisti.

 

Yalnizdi … Oysa kocasi vardi. Sevismelerini andiginda hala teni urperiyordu.

Oglu vardi, cani, bir tanesi, karanliktaki isigi… Yine de yalnizdi. Ask mi

idi aradigi.. Ama kocasini seviyordu. Yoksa sevgi disinda bir sey miydi

aradigi. Yoksa herseyi kocamda buluyorum diye kandirmis miydi kendini.

 

Ruyalar goruyordu. Derinlerden bir ses, bir yuz beliriyordu. Yalnizligi

kayboluyordu. Ruyalarinda derin bir huzur olusuyordu. Sabah uyandiginda

anliyordu eksik bir parca vardi yasaminda. Bilmedigi o yuz bir gun karsisina

cikacak, bildigi , ozledigi o dokunusu verecekti. Ya hayalse , ya

yalnizligin kendisine oynadigi bir oyunsa bu.Hayir, hayir o yuz vardi

yasaminda, belki bilipte animsamadigi o eski zamanlardan birinde.

sozlesmislerdi onunla bulusmaya.

 

Sahilde dolasirdi zaman zaman. Ozgurlugunu burda buluyordu biraz da. Bir

adam dikkatini cekiyordu. Balik tutuyordu sakince. Ara sira adam da ona

bakip gulumsuyordu. Garip bir tanisiklik buluyordu o gulumsemede. Sormaya

cesaret edemedigi bir soru sekilleniyordu beyninde. Yoksa o eksik parca bu

adam mi. Sonra guluyordu kendine, kendine gel kizim delirmeye mi basladin

yoksa sen diye kiziyordu kendine.

 

Isyerine kacarcasina kosuyordu. Sorular bazen korkutuyordu insani. Isyerinde

ara ara o adamin o cok bildik, o huzur veren gulusunu hatirliyordu. Bir an

kendini sahile o adamin yanina atasi geliyordu.icinde gittikce buyuyen bir

ates yaniyordu. O adamin gulusu ile kivilcimlanan bir atesti bu.

 

-Merhaba dedi birgun ansizin adama. Gulumsedi adam sanki bu selami coktan

bekliyormus gibi.

-Ne zamandir benimle konusacaginiz gunu bekliyordum dedi adam.

Gulumsedi kadin elinde olmadan. Sohbet ettiler uzun uzun. Ne zamandir

boylesi huzurlu, boylesine mutlu gitmemisti eve. Her sozde kendine

dokunuyordu, her gulumsemede kendini buluyordu.

 

Bir sonraki gun ogle yemegine cikmayi hic bu kadar arzulamamasti. Adam da

bekliyordu onu. Ayak seslerini duydugu zaman gulumsedi adam. Utangac ve bir

o kadar kararli ayak sesleriydi bunlar, gelen o idi . Merak ediyordu adam bu

kadinin gulusunde buldugu sicakligin nedenini. Oysa henuz ikinci kez

konusuyorlardi. Ama bildik bir bakisla bakiyordu kendisine.

 

Hergun bir ibadet gibi sohbetlerine kosuyorlardi. Simdi zamanin icinde

zamanin durdugu bir an vardi ikisi icin de. Yureklerinin icinde ayni sekilde

yeseren, ayni kokan birer cicek vardi artik. Konusmuyorlardi ya askin

yeserdigini ikisi de biliyordu. Oysa evliydiler ikisi de. Seviyorlardi

eslerini. . . ve birbirlerinden ayrilmaz tek bir ruh oluyorlardi yavas

yavas… sevdanin yeserttigi bir korku sariyordu yureklerini. Haklari yoktu

cunku, vicdanlari sesleniyordu her an onlara.

 

Ayrilik diyorlardi birbirlerinin yuzune bakmaya korkak. Denemeliyiz bunu.

Eslerimiz icin, cocuklarimiz icin, yasamin kendisi icin sokup atmaliyiz bu

sevdayi icimizden. Arkalarina bakmaya korkak ayrildilar. Mavinin gokyuzunden

ayrildigi gibi, yesilin yapraktan ayrildigi gibi ayrildilar.

 

Biliyorlardi dayanamayacaklardi bu ayriliga. Gülüsleri donmustu yuzlerinde.

Umutlari gömulmustu derinlere. Ve kadin icin yine sokaklar karanlikti, sehir

karanlikti. Hastalaniyordu sık sık. Kendini bulmusken birakmisti ruhunu

erkeginin kollarinda. Zayif duserdi ne zaman kendini yalniz hissetse. Birden

hatirladi erkegi ile birlikteyken hastalanmamisti. Ve hep gulumsemisti. Is

arkadaslari onunla guluyordu, odasi onunla guluyordu, karanlik bile

gulumsuyordu isiklar icinde.

 

Erkek de kotuydu. Asktan aska kosuyordu kendinde bildigi eksik parcayi

bulmak icin. Ve kadininda bulmustu butun arayislarini ve butun sorularinin

cevabini. Seviniyordu adam bitecek arayislarim. Bir sakin limana demir

atacak ruhum diye. Ve birden farkina variyordu adam, asklarin pesinden

kosamiyordu artik, o gulumsemeleri ile kendilerine ceken kadinlari

gormuyordu artik. Hepsi kadininin gulumsemesinin icinde eriyip gitmisti.Oysa

simdi eksikti yine, simdi yine arayislarin yorgun kosusuna donuyordu.

 

Uzun surmedi ayrilik. Kostular birbirlerinin kollarina. Sanki hic

ayrilmamislardi. Kadin nasil agladigini anlatiyordu. Nasil eksik oldugunu,

nasil gulumsemesinin dondugunu anlatiyordu erkegine. Erkegi dinliyordu onu

sevgiyle. Hep dinlemisti zaten. Omur boyu dinleyebilirdi kadinini.

 

Sevisiyorlardi birbirlerine dokunmadan. Tenleri baskalarinindi cunku. Gizli

bir anlasma varmis gibi gozlerinde dokunuyorlardi sadece. Ask sozcuklerinin

kanatlarinda ucuyorlardi sevisme denen o gokyuzu mavisinin ufkuna.

 

Gitgide buyuyordu sevdalari. Gitgide buyuyordu birbirlerinin icindeki

parcalari. Ve gunduzler yetmez olmustu asklarini yasamaya. Geceleri

birbirlerini dusler oldular. Gece yildizlara bakiyorlardi birbirinden uzak

diyarlardan. Yildizlara goz kirpiyorlardi sevgiliye goz kirpar gibi.

Ayisigina dokunuyorlardi sevgiliye dokunur gibi.

 

Ve o hic dusunmedikleri aci gelip yapisiyorlardi yakalarina. Sadece

birbirlerinin olmaliydilar. Oysa hic sucu olmayan baska yurekler vardi.Ama

biliyorlardi acilarin ve ihanetin dalinda mutluluk cicegi acmazdi.

 

Kadinin yuregi yaniyordu. Erkeginden baskasini dusunemez olmustu. Ve agir

geliyordu ayrilik. Biliyordu kendisini verse erkegine hep isteyecekti onu.

Ve imkansizligi istemis olacakti. Erkegini caresiz birakacakti. Erkeginin

yuzunde huzun yeserecekti. Oysa ne guzel gulerdi erkegi. Ne guzel kahkahalar

atardi. Hakki yoktu erkegini bu huzunlere atmaya. Ayrilmaliydi,acisini ve

sevdasini yuregine gomup gitmeliydi.

 

Anliyordu erkek kadininin sorgularini. Aci vermeye baslamisti sevdasi.

Ayrilik olsa mi diye dusundu. Acaba kadini mutlu olur muydu. Cunku

sevdiginin mutlulugu icin buldugu cevaplardan vazgecmeye raziydi, biten

arayislarina hic bulmayacagini bildigi arayislara tekrar baslamaya raziydi.

 

-Bana bir hafta sure ver dedi kadin.

-Ayriligi mi deneyeceksin dedi kadinina.

-Evet dedi kadin, denemeliyiz ikimiz de.

-Peki dedi erkek

-Hoscakal dedi kadin

-Hoscakal dedi erkek

-Birgun sorgularin sevdana yenilirse geleceksin degil mi dedi erkek

-Sevdayla evet dedi kadin

-Seni seviyorum dedi kadin

-Seni seviyorum ve hep bekleyecegim seni dedi erkek

 

baska tek soz etmeden ayrildirlar yureklerinde birbirlerinin sevdasini

tasirken. Ve o anda bin kok koptu topraktan, bin agac devrildi yere,bin

yildiz kaydi ayni anda gokyuzunden, bin karanlik doldurdu yildizlarin

yerini,bin gunes sondu birden, bin gece dogdu karanligin ustune, bin kirmizi

gul egdi boynunu, bin bulbul sustu huzunle

 

Sevda yenilmisti yasama, sevda bogun egmisti kurallara, sevda yok olmustu

korkularin ve sorgularin karanliginda.

 

Iki sevdali yurek, iki asik can, iki ruh , uzak diyarlarda sevdalarini

duslere yuklediler. Ikisinin de yureginde `belki bir gun` umudu en degerli

emanet , birbirlerinin sevdasinda aciyi buyuterek, hasretin icinde hayaller

buyuterek biraktilar kendilerini zamanin solgun akisina. .

...............................................

 

İmkansız aşkla seven yüreklere....

2 Comments


Recommended Comments

çalışmanız analitik bir yaklaşımla

çok güncel ama bir okadar da mahrem bir konuyla hesaplaşıyor.

üstelik çok da cesurca..evliliğin tüm boyutunu sorgulamak

o kadar kolay olmasa gerek..yazınızın kahramanı üstelik daha kendi

evliliğinde bir sorun yokken yapıyor bu işi..

ve sonucu kabulleniyor: eksik birşeyler var..

yazınız işte bu noktada çok değerli..

maalesef toplumumuzda evliliklerin çoğunun içi

boşalmış durumda..sadece zorunluluklar,alışkanlıklar,

ve yakın çevreye vitrin olmak biraz da çocukların gelişimi kaygısıyla yürütülüyor..

her ne kadar finalde kahramanınız cesur bir karar veremiyorsada,

şimdilik <teğet> geçiyor..

kaleminize sağlık..

Link to comment
çalışmanız analitik bir yaklaşımla

çok güncel ama bir okadar da mahrem bir konuyla hesaplaşıyor.

üstelik çok da cesurca..evliliğin tüm boyutunu sorgulamak

o kadar kolay olmasa gerek..yazınızın kahramanı üstelik daha kendi

evliliğinde bir sorun yokken yapıyor bu işi..

ve sonucu kabulleniyor: eksik birşeyler var..

yazınız işte bu noktada çok değerli..

maalesef toplumumuzda evliliklerin çoğunun içi

boşalmış durumda..sadece zorunluluklar,alışkanlıklar,

ve yakın çevreye vitrin olmak biraz da çocukların gelişimi kaygısıyla yürütülüyor..

her ne kadar finalde kahramanınız cesur bir karar veremiyorsada,

şimdilik <teğet> geçiyor..

kaleminize sağlık..

 

Sevgili AED;

 

Teşekkur ederimm ...

 

Hayata dair yazılarım genelde gercektir ...sadce biraz allayıp pullama var wink.gif Şimdilik evet unsure.gif teget

 

geçiyor ama sonunu bende merak etmiyor değilimm......

Link to comment
×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.