İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.
Blog gönderen: made in turkey! - Şurada: Genel
  • Başlık

    137
  • Yorum

    46
  • Görüntü

    79.207

Bu blog hakkında

BİR TÜRK YAPIMI:)

Bu blogdaki başlıklar

Sana gitme diyemediğim zaman; gözlerine baktım ağlamaklı ve çaresizce. Belki anlar anlar da gitmez diyen   bir umutla. Ellerin kayarken ellerimden yavaşça "seni seviyorum" dedim sessizce, belki de vaz geçip   yanımda kalmanı bekleyerek. Sararken kolların beni yavaşça kokluyordum saçının her telini ve güzel tenini   unutmak istemezcesine. Verirken bana son buseni akıyordu gözlerimden yaşlar usulca.   Sana gitme diyemediğim zaman; ağlıyordum önce sessizce bir köşede dönecek diyen bir um
(Ne zaman rüzgar esse Onu çarpar yüzüme Ve ne zaman ağlasam...) İliklerime yağardı .   Ne şemsiye para ederdi, Ne ağaç gölgesi, Ne dam...   Sevdiğim bir yağmurdu. Islatırken ıslanan...   Birbirimize giyinmezdik biz Birbirimize soyunurduk Ve koşmazdık asla birbirimizde; Dururduk   Beyin hücrelerimiz Yetişip yazamazdı yaşantımızı. Evrim’in tekerine sokardık çomağı; Darwin utanırdı   Hiçbir tarihe yazdırmadık adımızı, Ne yeryüzü, ne gökyüzü. O bende kaldı.
Adım Hüzündü Benim     Adım hüzündü benim yaşamın varolmuşluğunda. Yaşam denen kargaşa içinde yenik düşmemek için tüm çabalar, tüm direnmeler, ve bitmek bilmeyen zamanlar. Yüzlerdeki gülümsemeler, sahtelikler, sabırsızlıklar, anlamsız istekler. Koştukça peşinden erişilmeyen gönüller, pertavsız üzerinden görünen ablak suratlar. İstemek gerekir hayatın barışıklığını. Yaşamak gerekir yalnızlığı,hüzünü, gökkuşağının o renkleri altında inançlılığı. Uz
Ne zaman tanıdım seni diye düşündüm dün gece Bulamadım Sanki hep vardın bir yerlerde Saklanmış Ve bir anda Ortaya çıkmıştın Sen Zamanda bulamadığımsın...   Ne kadar seviyorum seni Sevgi... Aşk... Tutku... Hayal... Sanki hepsinden de öte Kalbimde En derinde Bir Duygusun Sen Adını Koyamadığımsın...     Bitecek ve gideceksin bir gün Biliyorum ama önemi yok Sen bende sonsuza kadar kalacaksın Ama Ben sende olacak mıyım Bir soruyum Sen de Cevabını bulamadı
yüreğini eline alarak çıkacaksın bu yola seni sen yapan ne kaldı söyle ? beynin ! yüreğin ! düşüncelerin ! ideallerin ... gem vurmadığın ne kaldı ? düşüncelerini mi söyleyebiliyorsun özgürce, yoksa gelecekle ilgili mutlu hayaller mi kurabiliyorsun ? ya da beynini mi geliştirebiliyorsun. özgürce yaşayabiliyormusun sevdalarını. çılgınca haykırabiliyormusun sevdiğine "seni seviyorum" diye. hangisini yapabiliyorsun. söyle seni diğer insanlardan ayıran ne kaldı ? anlat bana; ayş
BEŞİNCİ MEKTUP Ayrılık diye bir şey yok. Bu bizim yalanımız. Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var. Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun?   Güneş çoktan doğdu. Uyanmış olmalısın. Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi? Öyleyse ayrılmadık. Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.   Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum. Önce beklemekten. Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan. İkisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.   Bir çocuğun önce doğması
eLFiDa   Yüzün geçmişten kalan, aşka tarif yazdıran Bir alaturka hüzün, yüzün kıyıma vuran Anne karnı huzuru, çocukluğumun sesi Senden bana şimdi zamanı sızdıran   Şımartılmamış aşkın sessizliğe yakın Kimbilir kaç yüzyıldır sarılmamış kolların Sisliydi kirpiklerin ve gözlerin yağmurlu Yorulmuşsun hakkını almış yılların   Elfida bir belalı başımsın Elfida beni farketme sakın Omuzumda iz bırakma yüküm dünyaya yakın Elfida hep aklımda kalacaksın   Elfida sen eski bir şa
SEN VURDUN DA BEN ÖLMEDİM Mİ   Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni Sense araya korkular koydun. Yasaklar koydun... Şimdi nerdesin diye sakın sorma Sen çağırdın da ben gelmedim mi?   Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara, Yağmurlu havalara...Bu kasvetli akşamlara Sen varken Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına Otobüs duraklarına... Sen varken ayrılanlara ağlamazd
Giderken bıraktığım, asmalar üzüm olmuş,   Yerlerde bütün kollar, bütün bağlar bozulmuş.   Ben mi geç kaldım yoksa, mevsimlermi soğumuş,   Görmeyeli buralara,olanlar olmuş,   Olanlar olmuş . . . Giderken bıraktığım,gökyüzü toprak olmuş, Yıldızlar çakıl taşı,güneş bir yaprak olmuş, Ben mi yaşlandım yoksa,dünya Mı alt üst olmuş, Görmeyeli buralara olanlar olmuş, Olanlar olmuş . . .   Giderken bıraktığım, gülüşler bakış olmuş, Kahkahalar buralarda, özlenen yakış olmuş, Ben mi gülmü
Aşkmış.. İnsanı elden ayaktan düşüren hayat şakasıymış adı.. ''Bu ne cüret'' demek var içimde.. Ahh içim.. hafızan ne kadar da derinmiş..   Gecelerin dili hala çözülmedi, acıların da mevsimi sonbahar.. Sigaramı bile yakamıyorum, seninle herşeyim kaybolmuş, çakmağım dahil.. Sen de beni içinde kaybettin, niyeyse.. 70'lik rakıya meze misali.. Sabah ayıldığında unuttun muhtemelen, yada unuttuğun gün ayıldın kimbilir.. Temize çekilecek kelimelerin bile yok hala. Senle b
aşk görmek istedigin yerde degil;bakıpta göremedigin yerdedir   Senden başkası da varmış, bak başkasında da attı kalbim heyecanlı heyecanlı...Bak onu görünce de utandım,sustum,bakamadım gözlerine...Sen değilmişsin kalbimin mühürlü sahibi..Kim olduğu ne fark eder ki sen değilsin ya benim için bu önemli..Bian için,kısa bir an için,bile olsa "o" vardı yanımda; "o"nu gördüm gözümü kapadığımda..Ama takvim yaprakları yanlış zamanı gösteriyordu çünkü ikimizde geç kalmıştık birbirimize.O da beni
Öyle içimdesin ki. Yanağımda dolaşan rüzgardan daha gerçek dokunuşların. Küçük, ürkek, kesik dokunuşlarınla, belki de her zamankinden daha yanımdasın. Yani öylesine, o kadar bensin ki. Ah nasıl anlatsam. Boşuna bu çabalarım, doğru kelimeleri aramalarım. Ne kitaplar yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı var. Yalnızca hissediyor insan, yaşıyor. Kelimeler eksik, kelimeler yaralı. Kelimeler cılız.       Taşımıyor, anlatmıyor, tanımlamıyor bu duyguyu. Ben de. Çok başka bir şey. Sevginin ortasında

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.