İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.
Blog gönderen: made in turkey! - Şurada: Genel
  • Başlık

    137
  • Yorum

    46
  • Görüntü

    79.213

Bu blog hakkında

BİR TÜRK YAPIMI:)

Bu blogdaki başlıklar

Otuz beşime bastım geçen hafta... İlk yarı bitti: Hayat: 1 - Ben: 0!.. Ama belliydi böyle olacağı… Nicedir başlamıştı belirtiler: Yolda çocuklar "Amca şu topu atıversene" diye seslendiklerinde kuşkulanmıştım ilkin… Sonra saçlarımdaki beyaz teller tescilledi yarı yolun ufukta göründüğünü, Baktım; lise fotoğraflarım sararmış, sınıf arkadaşlarım yaşlanmış. Eş dost sohbetlerinde sağlık ve çocuk konuşulur olmuş, seyahat ve aşk yerine... Gök gibi gürlemeye alışkın müzik setimin ses düğmesini k
Yuregimi aldin sevgili, oylesine aldin ki. Utandim onceki asklarimdan kendimden. Anladim ki anlarida, kendimide kandirmisim. Ve hepsi silindi sen gelince. Simdi kalan izlerden utaniyorum. Butun kapilari kapandi yuregimin. Sen geldin. Yuregimi oylesine aldin ki sevgili. Senden once yapilan aptalca kurlardan, konusmalardan, gecelerden utandim. Ogrenememisim, becerememisim. Anladim senden oncesinin yalan oldugunu. Yuregimi oylesine aldin ki sevgili... Uzaklasiyordu dusuncelerim ve yur
Gözlerine bakarken umurumda değil mevsimler Gülüşün hep deniz kenarı bana Sen bir adım attığında göreceksin Elinde balonlarla bekleyen o adam benim Aldığım en derin nefessin sen Dudaklarının dudaklarımdaki işgali hala yüreğimde Nefes alıyorum ama hala bulamadım seni   'ben sana yanarken şimdi...sen kim bilir nerede üşüyorsun'   Cyhn YLMZ
Kimbilir kaç baharı birlikte uğurladık seninle... Kimbilir kaç yazı karşıladık kan ter içinde... İlhamısın ergenlik şiirlerimin, o ilk Haziran’dan beri... Yaşgünlerimin fener alayı, ilkyaz günahlarımın tanığısın... Tanığısın yüzüme düşen gözlerin, tenime değen ellerin... Senle başlayıp, sende bitirdim bunca yılı... Sendin hararetli yılsonu muhasebelerimin değişmez takvim yaprağı... Tutkunum sana... sadık, itaatkar ve hayran.. ... Yarim Haziran...!     ***   Hasretle bekleyip iple
Unutulmuş bir gece de unutulamayan anılar, uykusuzluğumun ağırlığıyla birleşip başımı döndürüyor.   Bir insanı diğerlerinen farklı kılan, o kişinin dünyayı algılayış biçimi olduğu kadar, algıladığı yaşantıları beyninin kıvrımlarına nasıl yazdığı ve günün birinde kumların arasında parlayan ufak bir taşla yeniden karşılaştığında o aynı yaşantıları hangi biçimlerde geri çağırmayı seçtiği değil mi? Öyleyse neden bu bizi biz yapan anılara düşmalığımız?   Unutmak, bir daha anımsamamak, yaşanma
Artık aldanmak istemiyorum. Beni sevgilerinin ölümsüzlüğüne inandır, korkulardan, şüphelerden kurtar. Hiç aldanmamışların o engin iç rahatlığına hasretim. Ayıkla, arıt beni... Bütün insanlar aldanıyormuş, sürekli bir aldanmaymış yaşamak... Ne çıkar? Ben artık aldanmak istemiyorum ya! Sen ona bak... Onun için seni erişemeyeceğin bir yere çıkarmayacağım, olduğun gibi seviyorum seni. Olmanı istediğim gibi değil... Hiç olamayacağın gibi değil... Neredeysen orada dur... Nasılsan öyle kal...     B
GiT.....GiT KeNDİNi ÇoK SeWDiRMeDeN......       Aslında.. Her şey ne kadar kolay gelir insana.. Çoğu zaman gözlerimiz dolar, boğazımızda düğümler oluşur,söyleyemeyiz içimizden geçenleri…       Git.. git demek elimde olsa kolayca derdim herhalde.ama git demek benim elimde değil,kaderimde.. Sevmeyi bilmeden olmuyor,gideceği yere yol yetmiyor. Yağmurlar yağsa da , fırtınalar kopsa da hayatının ortasında, tutunacak dal aradığın anda, bulduğun çıraysa tutunmana yetmez. Umut o çırayı da yakar
Saat Gecenin İkisi Olmuş Ve Ben Sendeyim Yine Durduramadan İçimdeki Seni ; Beni Alıp Götüren Saatler   Sana Akıyor Sanki, İçimde Tarif Edemeyeceğim Kadar Anlamsız Fırtınalar Esiyor Ilık Rüzgarlar Getirdi Seni Bana   Ruhumdan Bir Parça Alıp Adını En Güzel Duygu Koydu, Beni Öyle Bir Heyecan Sardı Ki ; Bir Annenin Evladını Sarar Gibi   Beni Sana Mahkum Eyledi Nasıl Yazmak İsterim Şimdi Sana Sayfalarca Sana Anlatmak İsterim Yaşadıklarımı..!   Sana Uzaktan Konuşuyo

:))

Gaffur: Kiminle konuşuyorsun?   Hacer: Okuldan arkadaşımla.   Gaffur: Kiminle konuşuyorsun?   Hacet: Öff Hatice' yle   Gaffur: Kız mı erkek mi?   Hacer: İnanamıyorum abim tek hücreli.          
Anneciğim! Evlatlar vardır başarılarını, zaferlerini yazarlar... Sana yazacak bir başarım, bir ödülüm yok anne. Keşke olsaydı da, seni sevindirebilseydim. Keşke, benim de anneme yazacak, anlatacak başarılarım olsaydı. Ama yok anne...   Sevdiğin, okşadığın saçlarıma aklar düştü anne. İlk evvel saçlarım hayat mücadelesinde yenildi. Düşmanlarım hep benden güçlü oldu anne. Onların tahta kılıçları benim çelikten kılıcımı paramparça etti. Onlar beni yenmek için ne senaryolar yazdı, ne iftir
Evi beyaza boyattım Kapısına seni yazdım Erkenden uyandım Yağmurlara baktım Yağmurlara baktım Daldım oyalandım Güller açılınca, gülüyorsun sandım Kuşlar uçuşunca, biliyorsun sandım Hadi geliver, hadi gülüver Mini mini minnacık Hadi geliver, hadi gülüver Mini mini sevdacık Evi beyaza boyattım Kapısına seni yazdım Derdime de dayandım Mazimize baktım Mazimize baktım Daldım oyalandım Güller açılınca, gülüyorsun sandım Kuşlar uçuşunca, biliyorsun sandım Hadi geliver, hadi gülüve
Sana Ne Yaptılar   O sabah mı çıkmıştın, bir gün önce mi Bir bıçağın ağzında yürür gibiydin Demirlerin soğukluğu soluk dudaklarında Gözlerinde karanlığı dar hücrelerin Seni görür görmez özgürlüğümden utandım Söyle ne içersin, çay mı kahve mi Çok değişmişsin birden tanıyamadım.   Saçların uzundu, omuzlarına akardı Gönlümüz şenlenirdi sarışınlığından Onlar mı kestiler, sen mi kısalttın Gülerdin, içimize aylar doğardı Görünmez dağların arkasından Eski gülümsemeni beyhude
gönlümde akşamları karşılıyorum bugün…sevdiğim!   gözyaşına yeminlim!...   sen ağlıyorsun ya, sen sahte sevdalara intizarsın ya…   kalamam sende, bırak gideyim…   sen mutlu ol!...   bekleyenim bir kara haberse, durma önümde!...   bırak!...kurşunlara geleyim!     ben seni sevdim!...anladım ki! kederlerden ölüm seçtim!...   ne zaman ki seni görsem, ne zaman ki gözlerime düşsen, ağlarım!   ben seni sevdim! gözyaşıma hesap sorarım!...   olmayacaksın ya!...kalsan da bende! ölüm
KENDİNE İYİ BAK   “Kendine iyi bak” bir veda değil,elveda cümlesidir çoğu zaman.O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde...   "Kendine iyi bak" çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de.Sevdim bir zamanlar seni,hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum.Olurda birgün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.   "Kendine iyi bak" çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak.Ben olmayacağım.Kendine iyi bak ve
Biliyorum, konuşacak bir şeyimiz kalmadı, paylaşacak hiçbir şeyimiz yok ortada. Yine de yüreğimden, gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum. Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım, sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum. Cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen evlat dudaklarımda. Bir ihtimal gelişine sığındığımı fark ettiysem de, engel olmadım gurursuz ama umutlu ve sabırlı hasretine. Anlık hayaller anlık mutluluklara gebe kalıyo
gece leylak ve tomurcuk kokuyor yaralı bir şahin olmuş yüregim uy anam anam, haziranda ölmek zor calışmışım onbeş saat tükenmişim onbeş saat yorulmuşum, acıkmışım, uykusamışım anama sövmüs patron sıkmışım dişlerimi islıkla söylemişim umutlarımı sıcak bir ev özlemişim sıcak bir yemek sıcacık bir yatakta unutturan öpücükler cıkmışım bir dalgadan, vurmuşum sokaklara sokakta tank paleti sokakta düdük sesi sarı sarı yapraklarla dallarda insan iskeletleri   gece leyl
Kelimeler eksik, kelimeler yarali. Kelimeler ciliz. Tasimiyor, anlatmiyor, tanimlamiyor bu duyguyu. Ben de... Çok baska bir sey. Sevginin ortasinda, derin acilar hisseder mi insan? Aydinlik gülümsemelerin içine, hüznü yerlestirir mi durup dururken? Gözlerine bugu,diline sitem, yüregine burukluk, çöreklenir kalir mi asirlarca? Gelmeyecegini bildigi mektup için, posta kutusunu hep ayni heyecanla açar mi? Dedim ya, baska bir sey bu. Ne kadar yalnizsam, o kadar seninleyim su günle

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.