Zıplanacak içerik
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.
Blog gönderen: karçiçeği_m - Şurada: Genel
  • Başlık

    40
  • Yorum

    13
  • Görüntü

    29.104

Bu blog hakkında

BiR KaRDeLeN MaSaLı

Bu blogdaki başlıklar

Güzel bir film tadındaydı yaşadıklarımız. Ve bu film üç bölümden oluşuyordu. Birinci ve ikinci bölümün ardından üçüncü yani son bölümü oynuyoruz birlikte. Başrol oyuncuları ise sen ve ben. Defalarca bulup kaybettim seni. Ve artık yorgunum. Seninle bu oyunu daha fazla sürdüremeyeceğim. Her yaşadığımız anda ben bu anı yaşadım demek istemiyorum. Çünkü hep aynı şeyleri yaşatıyorsun bana. Önce geliyorsun hiçbir şey olmamış gibi hayatımın tam ortasında duruyor sonra yine hiçbir şey olmamı
Çiçeklere su vermeyi unutma demiştin Bugün ilk kez papatyalara su vermedim Gözler değil sözler değil Söylenmeyendir yaralayan Kuru dalda kalan son yaprak gibi bekledim Geldiğindeyse mevsim kıştı Kuru bir soğuktu bahar Papatyaları soldurdun sen Gittikçe uzaklaşıyor gözlerin gözlerimden Ya bu gözler senin değil, ya bu dünya yalan Kimin gözleri bu gök ırmaklardan boşalan Beni ağlattın sen Yurtsuz bir gemisin açık denizlerde biliyorum zor İnsanlar soruyor seni benden ağrıma gidiyor Hangi denizler
Misafir
  • Misafir
Günlerdir nefesim bile boğazımı tıkıyor. Nefes almak ta bazen zor gelirmiş insana.. Sessiz çığlıklarım, gülümseyen gözyaşlarım var. Kırıldım artık, dargınım hayata da..   Herkesi görüp te dokunamamak, kimselere anlatamamak içimden geçenleri.. Soyutlanmış bir zaman diliminde sıkışıp kalmışçasına.. Bunca kalabalığın arasında yalnız, yapayalnız hissetmek kendini.. Herşey o kadar sessizce oluyor ki, sesimin yankısı kırıyor tüm bedenimi.   Ben bu kadar yalnız, bu kadar ıssız değildim...   Bazen
gittiğin yer bir yağmur damlası kadar yakın gittiğin yer bir uçurum kadar uzak   herkes yeniden yazgısına kanacak gittiğin yer kalbimde hep kan kadar sıcak   gittiğin yeri anlamak gittiğin yeri ağlamak   bir çerçevede yarım bir gülüş ve yalnız bir fotoğraf bırakarak   yine bahar açacak, güvercinler uçacak gittiğin yerlerde sana kimler bakacak?   gittiğin yer bir yağmur damlası kadar yakın gittiğin yer bir uçurum kadar uzak   seni benden zaman, seni ölüm alırdı ancak
Biz aşk bahçemizi küçük tuttuk seninle içinde güvensizlik ağaçları, küstüm otları kendini saklama çiçekleri   Özlem kirlibir kan gibi yüreklerimizi boğmasın yalnızlık karanllık bir orman gibi çökmesin içimize diye biz aşk bahçemizi küçük tuttuk seninle Önümüzde dokunuşlardan uzak, İnsafsız ve çok uzun bir kış var diye koca bir yaz kendini saklama çiçeklerini suladık durduk yalnızca   Biz aşk bahçemizi küçük çok küçük tuttuk seninle...       Cezmi ERSÖZ
Deprem değil kapitalizm öldürür!Deprem sözcüğünün bu ülkedeki algılanışı hemen herkes için benzer. 17 Ağustos’u bizzat yaşayanlar için de, evlerinde televizyon karşısında izleyenler için de bu sözcük ürkütücü bir ölümü çağrıştırıyor. Hiç kimse oturduğu eve güvenmiyor. Öyle ya bu ülkede Zümrüt apartmanları depremsiz sarsıntısız yıkılıveriyor. Depremlerin artçıları azaldıkça korkularımız da silikleşiyor fakat her yeni sarsıntıda yeniden gün yüzüne çıkıyor. Her depremin ardından benzer konuşmalar y
Misafir
  • Misafir
Daha ne kadar yaşayacağım seni,   Biliyor musun?   Daha ne kadar susacağım gözlerinde,   İçimden bir şeyler akıp giderken?   Daha ne kadar yol alacağım   Bilinmeyen çocukluğuna?   Daha kaç kere döneceksin arkanı bana   Uzun bir yol boyunca?   Daha ne kadar öldüreceğim seni,   Biliyor musun?
sesini duyduğunuz anda avuçlarınız terlemeye kalbiniz deli gibi çarpmaya başlıyorsa... Bu aşk değil HOŞLANMAKTIR   Ellerinizi ondan çekemiyor sürekli dokunmak sarılmak istiyorsanız .. Bu aşk değil ARZULAMAKTIR   Yanınızda bir tek o olduğu için onu istiyorsanız.... Bu aşk değil YALNIZLIKTIR   Herkes onunla olmanızı beklediği için onunlaysanız... Bu aşk değil SADAKATTİR   Size sıcak , yakın davrandığı için onunlaysanız... Bu aşk değil KENDİNE GÜVENSİZLİKTİR   Üzülmesini isteme
AFFET BABACIĞIMEvliliğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde bir fazlalık olduğunu düşünüyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu.Yine böyle bir tartışma anında eşi bütün bağları kopardı ve "Ya ben giderim, yada baban bu evde kalmayacak" diyerek rest çekti.Eşini kaybetmeyi göze alamazdı. Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu bir yuvası sevdiği ve kendini seven bir eşi ve birde çocukları vardı. Eşi için çok
Misafir
Hiçbir şeye yetemediğin anLar vardır. Yaşadığın her şeyin sabun köpüğü oLduğunu anLadığın, BaLoncukLar teker teker patLarken, Her şeyi kaybettiğinin farkında oLup da, hiçbir şey yapamadığın.   BinLerce cevapsız soru içinde, hayata cevapsız kaLdığın, KimseyLe konuşmak istemeyip, kendine çağrıLarını biLe meşguLe aLdığın.   "Ben güçLüyüm" yaLanını her söyLediğinde aynaya, Yüzün kızarır böyLe zamanLarda. Hayat güçLüdür. Gerçeği biLmek kimseye bir şey kazandırmayacağından, Herke
Neden?   Neden olacak, korkuyorum! Korkuyor musun? Evet ya, korkuyorum. Cunku seni seversem hemen huyun suyun degisecek. Sende sevdigim seyler farklilasacak. Simaracaksin. Begenmez olacaksin artik beni. Cunku ben artik muhtac olmus olacagim sana, senin gozunde. Oyle degil mi?   Bilmez misin? Muhtac olmak acizliktir. Simdi seni sevdigim icin cezalandiracaksin beni biliyorum! Hor goreceksin. Bekleteceksin. Aramayacaksin. Menfaatlerin on plana cikacak. Sayet menfaatlerinide sevm
En çok gözlerim özledi seni… Daha göz bebeklerine bakmadan, içinde kaybolmayı özledi Ve gözlerimizin sarmaşık misali birbirine kenetlenip öylece kalmayı. Uçsuz bucaksız uçurumlara sonunu bilmeden beraber atlamayı   En çok gözlerim özledi seni, Bakışlarına değdiğinde çocuksu bir gülüşle, ürpermeyi özledim en çok, Derinlerindeki gizli kalmış yanmalarını, sayıklamalarını çözmeyi, Bir labirentin içinden geçip sana ulaşmayı özledi.   En çok gözlerim özledi seni. Sancılı bekleyişle
BABAM SEYREDİYOR Ortaokulda okuyan ve kısa bir süre önce annesini kaybeden genç, babasıyla birlikte yaşıyordu.Babasıyla aralarında çok güzel bir dostluk vardı.Genç,okulun futbol takımındaydı.Takımdaydı ama,ufak-tefek yapısı ve tecrübesizliği nedeniyle hocası ona bir türlü maçlarda görev vermiyordu.Bu yüzden,her maçta yedek kulübesinde oturuyordu.Buna rağmen,babası hiçbir maçı kaçırmaz ve hep ayağa kalkıp tezahürat yapardı.Liseye girdiğinde sınıfının en sıska öğrencisiydi gencimiz.Fakat babası on
Misafir

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Tap the lock icon next to the address bar.
  2. Tap Permissions → Notifications.
  3. Adjust your preference.
Chrome (Desktop)
  1. Click the padlock icon in the address bar.
  2. Select Site settings.
  3. Find Notifications and adjust your preference.