Zıplanacak içerik
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.
Blog gönderen: karçiçeği_m - Şurada: Genel
  • Başlık

    40
  • Yorum

    13
  • Görüntü

    29.102

Bu blog hakkında

BiR KaRDeLeN MaSaLı

Bu blogdaki başlıklar

Daha ne kadar yaşayacağım seni,   Biliyor musun?   Daha ne kadar susacağım gözlerinde,   İçimden bir şeyler akıp giderken?   Daha ne kadar yol alacağım   Bilinmeyen çocukluğuna?   Daha kaç kere döneceksin arkanı bana   Uzun bir yol boyunca?   Daha ne kadar öldüreceğim seni,   Biliyor musun?
Ben bugün vazgeçtim senden... yolunun ıraklığı değildi sebep, kilometrelerinde üzerine hiç birşey atma. aynaya bak sadece. o hep kendine bakıpta güzelliğini övdüğün aynana..   O kadar tarumar ki şimdi hücrelerim, öylesine çökük gözlerle bakıyorum ki hayata... tarifini bile anlatamam sanırım. şimdi unutacağımı bilsem çoktan gömerdim seni bir kaç kadehe, ya da bilsem acı çekmeyeceğimi nice yerlerde aldatır, nice geceler sevişirdim alabildiğine...   Dedim ya; yolunun ıraklığı deği
Mektup yazdım sana. Veda anlatan satırlarım, bana gülümseyişini hatırlatarak yok oldu kalemimde. Burası karanlık, ruhum gibi... “Nasılsın ?” diye soranlara “eksik” diye cevap veriyorum bu aralar. Kızıl bir mehtap yükseliyor her akşam sahilin üzerinden. Hafif bir rüzgar selam getiriyor sanki senden bana. Bana selam söylüyor musun?   Hayallerim vardı, başarılarım vardı, çöpe atıldı hepsi, sanki önemsiz bir kağıt parçasında yazılmış , okunmamış hikaye gibi. Başaramadıklarım suçum oldu. Mahkum edi
BİR KARDELEN MASALI... Bir varmış bir yokmuş ,uzak ülkelerin birinde, dağların doruklarında güzeller güzeli Dağ Fulyası yaşarmış.Baharın ilk belirtileriyle uzun kar uykusundan uyanır, güneş sıcaklığını iyice hissettirmeye başladığı günlerde tomurcuklanır, yaz boyunca da çiçekleriyle çevresine binbir renkler saçar, kokusu ile, güzelliği ile, güzelliğinden çok o mahçup saf duruşu ile herkesi kendine hayran bırakırmış. Doğa ananın da en sevgili yavrusu, herşeylerden sakınıp gözettiği en nadide çiç
Misafir
bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı varmış>>>> Kıza bir partide rastlamıştı.. Harika birşeydi. Ogün peşinde o kadar>> delikanlı vardı ki... Partinin sonunda kızı kahveiçmeye davet etti.>> Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetineşaşırdı ama tam bir>> kibarlık gösterisi yaparak kabul etti. Hemenköşedeki şirin kafeye>> oturdular.>> Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbininçarpmasından konuşamıyordu.>> Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı...
Misafir
  • Misafir
Gücüm kalmıyor sevgili.. Tükeniyorum.. Tüketiyorsun.. Ben seninle olmak istedikçe sen beni itiyorsun.. Seninle dolu içimi görmüyor ya da görmek istemiyorsun... Sana her yeni gün bir adım daha yaklaşmaya çalıştıkça sen üç adım geri kaçıyorsun... Görmeyi istemediğin yürek öylesine seninle doldu ki acıyor artık. Söylediğin her söz, biraz daha dağlıyor yüreğimi.. "Seni seviyorum" diye haykırmak istedikçe dünyaya susturuyorsun, kapatıyorsun ağzımı. Ama kaybediyorsun sevgili, aslında uzaklaşan kendin
Basit Yaşayacaksın Basit yasayacaksin. BASİT Mesela susayinca su içecek kadar basit... Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında. Tek düğmesi olacak elindeki cihazin; tek bir düğme, tek bir cümle gibi... Sevince lafı dolandırmadan soylediğin 'seni seviyorum' gibi. Basit bir opücük yetecek sana... Basit, sıcak bir opücük; ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tum düşlerin. O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını, öpücük için yiyeceksin hayatinin dayağını. Kabak çekirdeği verecek sana rakamlarin v
Misafir
  • Misafir
BABAM SEYREDİYOR Ortaokulda okuyan ve kısa bir süre önce annesini kaybeden genç, babasıyla birlikte yaşıyordu.Babasıyla aralarında çok güzel bir dostluk vardı.Genç,okulun futbol takımındaydı.Takımdaydı ama,ufak-tefek yapısı ve tecrübesizliği nedeniyle hocası ona bir türlü maçlarda görev vermiyordu.Bu yüzden,her maçta yedek kulübesinde oturuyordu.Buna rağmen,babası hiçbir maçı kaçırmaz ve hep ayağa kalkıp tezahürat yapardı.Liseye girdiğinde sınıfının en sıska öğrencisiydi gencimiz.Fakat babası on
Misafir
Ateş bir gün suyu görmüş… yüce dağların ardında… sevdalanmış onun deli dalgalarına, hırçın,hırçın kayalara vuruşuna...   Yüreğindeki duruluğu demiş ki suya; gel "Sevdalım ol" hayatıma anlam veren, mucizem ol... Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa, "Al " demiş.. "Yüreğim" sana armağan… Sarılmışlar ateşle su birbirlerine sıkıca.. Kopmamacasına…   Zamanla Su; buhar olmaya, ateş kül olmaya başlamış... Ya kendisi yok olacakmış, ya Aşkı..!   Baştan alınlarına yazılm
Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış: Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil. Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.Aşk, "Zenginlik, beni de yanına alır mısın?" di
Misafir
  • Misafir
AŞK Gülü dikeni ile avuçlamaktır AŞK: Çiçeği koklamaktır. Sevdayı hissetmektir. Ve sevdiğini bilmektir... Geceleri yıldızları saymaktır AŞK: Gündüzleri şuursuzca dolaşmaktır. Ve seviyorum derken herkesi karşısına almaktır... Kalabalıklar içinde yalnız kalmaktır AŞK: Bomboş sokaklarda, Sevdiğini aramaktır; Yılmadan... Yıkılmadan... Beklemeyi öğrenmektir AŞK: Yetinmektir. Dönmeyeceğini bilse de, Beklemektir... Rüzgâra karşı uçurtma uçurtmaktır AŞK: Ay' a yüzünü dönmek; Güneş'i kucaklamaktır... Zif
Misafir
Canım yanmıyor artık(!). Hayır, senden vazgeçmedim ama yine de kanımı akıtmıyorum gecelere. Gözyaşlarım yıkıyor kirli sokaklarını. Sen farkında değilsin. Yalanlarla tozlanmış üstü örtülü aşklarımızın. Kırık dökük raflarda unutulmuş iki koca kitabız. Sanki hiç okunmamış sayfalarımız. Çok kişi okumayı denemiş belki de ama yazılanları anlamamışlar. Çok kez karalanmış üstümüz. Yanık kokusu üstümüze sinmiş, yakmak istemişler bizi. Yazılanlar seçilmiyor artık, üstü kaplanmış kara bir isle. Unutmak ist
AFFET BABACIĞIMEvliliğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde bir fazlalık olduğunu düşünüyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu.Yine böyle bir tartışma anında eşi bütün bağları kopardı ve "Ya ben giderim, yada baban bu evde kalmayacak" diyerek rest çekti.Eşini kaybetmeyi göze alamazdı. Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu bir yuvası sevdiği ve kendini seven bir eşi ve birde çocukları vardı. Eşi için çok
Misafir
O olmazsa yasayamam." demeyeceksin. Demeyeceksin iste. Yasarsin çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.   Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kirilirsin. Ve zaten genellikle O daha az sever seni, Senin O'nu sevdiginden. Çok sevmezsen, çok acimazsin. Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsin hem.   Çalistigin binayi, masani, telefonunu, kartvizitini... Hatta elini ayagini bile çok sahiplenmeyeceksin. Senin degillermis gibi davranacaksin. Hem hiçbir seyin olmazsa, kaybetmekten

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Tap the lock icon next to the address bar.
  2. Tap Permissions → Notifications.
  3. Adjust your preference.
Chrome (Desktop)
  1. Click the padlock icon in the address bar.
  2. Select Site settings.
  3. Find Notifications and adjust your preference.