İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.
Blog gönderen: Gece Yağmuru - Şurada: Genel
  • Başlık

    228
  • Yorum

    118
  • Görüntü

    267.511

Bu blog hakkında

Vur Şanlı Silahınla Gönül Mülküm Düzelsin...

Bu blogdaki başlıklar

Yarın sabah gözlerini açtığında doğan güneşe, Ben yanında olamayacağım biliyorum... Yürürken ıslak sokaklarda, Adımlarına ortak olup, Üşüyen ellerini saramayacağım biliyorum... Dalınca uzaklara, Birazda sitemli bana, Gözlerindeki o değerli ışıltıya, Derman olamayacağım biliyorum... Batarken güneş kızıllığını ahengiyle, Yüreğini sarınca hüzün sonbaharındaki burukluk, Omzuna yaslanamayacağım biliyorum... Başına yastığa koyunca, Rüyalar alemine dalıp beni arayınca, Sana iyi geceler de
Soğuk kış günlerin de sana sarılamamak Yüreğinde ki o BABA sıcaklığını hissdememek varya Bu nasıl bir duygudur bilir misin BABA? Herkes gitse sen beni bırakıp gitmezsin Terketmezsin diyordum Yanılmışım... Herkes gibi bir gün sen de gittin Ve senin gidişinin ardından asla bir bekleyiş olmayacaktı Sen geri dönmeyecektin Kabullenmek çok zor biliyorum Ama kavuşmayı beklemekte çok zor Sen de bunu biliyor musun? Hangi deli rüzgar aldı seni benden Hangi adını bilmediğim kah'pe kurşun Han
Saçlarına pütür pütür yapışmış, Gözlerinin rengi ile sıvanmış Bir avuç kuru çiçek topladım. Kırılıp dökülmesinler diye Sevgiyle, özenle tek tek topladım. Yürek fideledim zamana ve mekâna, Hasat vakti geldi yürek topladım. Belli ki bu yıl da vuslat gecikecek Aşıdır, serumdur, besindir her umut, Ey sevgili umudunu diri tut! ... Bedenim hür değil, mühlet ver bana, Er veya geç çıkıp geleceğim sana; -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...   Mevsimi geçiyormuş, geçsin varsın,
Yağmur yağıyor. Mutfak camındayım. Nasıl üşüdüğümü bilemezsin. Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne. Söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama…   Şimdi telefon açsam sana, sesini duymak da yetmiyor ki. Hep aynı cümleler; “Babamlar nasıl, ilacını aldın mı?” Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde. Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi. Bazen mutfakta dalıp giderdin yemek yaparken, tahta kaşıkla tencerenin başında öylece ne düşünürdün acaba? Özlemek çok fena anne. Anlamak seni; d
Maviye/Maviye çalar gözlerin, Yangın mavisine/Rüzgarda asi, Körsem/Senden gayrısına yoksam Bozuksam/Can benim, düş benim, Ellere nesi? Hadi gel, Ay karanlık... İtten aç/Yılandan çıplak, Vurgun ve bela Gelip durmuşsam kapına Var mı ki doymazlığım? İlle de ille/Sevmelerim, Sevmelerim gibisi? Oturmuş yazıcılar Fermanım yazar N'olur gel, Ay karanlık... Dört yanım puşt zulası, Dost yüzlü, Dost gülücüklü Cıgaramdan yanar. Alnım öperler, Suskun, hayın, çıyans
Dipsiz kuyuda ki ben Çıkarmak için uğraşmayan sen Dipsiz kuyuda ki sen Bir avuç su için çabalayan ben Kuyu derin,zifiri karanlık Ne su var ne de bir ümit Bir damla su için neler vermezdim   Öyle bir an gelir ki Ne bir söz ne de bir hareket Ne seni anlatmaya ne de beni anlatmaya yeter Sana git demek o kadar zordu ki..... Gitmeni istesem hiç HOŞGELDİN dermiydim? Ay karanlık güneş soğuk İçimi titreten bu ateş Ya beni kül eder ya da seni Ben sana vurulduysam yandıysam ellere ne k
Görünen o ki sende değerim kalmamış, Zaten hiç yoktu ya, neyse.. Senin değerinde bende yerle bir olmuş, Anlamazsın ya , neyse... Kuru bir gürültünün peşinde savrulmuş, Anlamsız sevdanın yolunda kahrolmuşum ya, neyse... Hatır , gönül nedir bilmek Hiç işine gelmemiş, Bir tek kelamına aldanmışım ya, neyse... Güzel söz,bir çift göz senin için yalanmış, Bense sevda yollarında yaya kalmışım ya, neyse... Aşk , sevgi bir günde değişirmiş, Değişmeyen sevgiliyi aramışım sende ya, neyse... Bin
Sana öyle bir şiir yazmak istiyorum ki Alsın götürsün bütün sayfaları üzerinden Bir sel gibi yıkasın kalemin mürekkeplerini Geçmişin izlerini Yüreğinde ki o deli sevda yangınını Sana öyle bir şiir yazmak istiyorum ki Senden önce ve benden sonra Tarih boyunca hiç yazılmamış olsun bu şiir Baktın mı mısralarına hasretimi sevda mı gör diye Ellerimin sıcaklığını her sayfa da bul diye Akan göz yaşlarımı her kelime de oku diye Sana öyle bir şiir yazmak istiyorum ki Hiç bir sevgili benim kad
Buz gibi bir ekranda sıcak bir merhabaydın sen, En gerçekten daha gerçektin. Rotasını, klavyeye dokunan parmaklarımızın çizdiği yolculukta aynı durakta karşılaştık biz.Sıcacık bir merhabaydın sen buz bir ekranda.Yalnızdık ,yolu yok yalnızdık,bir şekilde yalnız. Gerçek yaşam içindeki sanallığımızdan kaçıp,sanal yaşamdaki gerçekliğe soyunmamışmıydık cebimizdeki yalnızlık ağırlaşınca. Sonra çıplaklığımıza kelimelerimizi giyinmemişmiydik! Açıp tüm gizlerimizin önünü,istediğimizce özgür,diled
Sensiz geçen gecelerde ki kayboluş var ya İşte bu bana ayrılıktan da ölümden de beter Gökyüzünde ki yıldızları sensiz saymak var ya İşte bu gözlerine bakamamak kadar acı Gel diyorsun, uzatıyorsun elini Ama tutmak o kadar imkansız ki Tam yaklaşıyorum uzatıyorum ellerimi Sen yok oluyorsun Yokluk sen... Sen yokluk... Yokluğun da kar düşen bu saçlarım var ya Bir de titreyen ellerim Sana nasıl hasret bir bilsen Bir bilsen sana nasıl hasret olduğumu koşar gelirsin bana biliyorum Ya zama
Mazide kalmış ve sararmış kuru yapraklar Boynu bükük eski bir kitabın arasında Belki üzerine göz yaşı değmiş Buruk bir vedanın izleri kalmış Bir veda busesinin ardından verilmiş belli Ayrılık kokuyor ... Kitap eski yaprak eski Veda zamanı çok eski.. Dokunsam içim yanacak sanki Akıp gidecek gözlerimden bir yaş belli Ayrılık kokuyor... Kimbilir hangi vakit verilmiş bu sarı yapraklar Hangi hain terkedilişin ardından Bir hercainin parmak izleri var Bir de yüreği yanan sevgilinin gözl
Kaç gece yatağımda uykusuz, Bir oyana bir bu yana dönüp durdum. Görmek için düşümde hayalimde, Duymak için sesini. Kaç kere ellerim uzandı telefona. Aşkı oyun bilirdin sen,aklıma geldi. VAZGEÇTİM...   Gezip durdum perişan halde, Kah sahillerde,kah cadde boylarında. Hayal kurup sen diye, Ağaçlara dağlara taşlara sarıldım. Elleri güldürecektim halime, İhanetin aklıma geldi. VAZGEÇTİM...   Kahırdan başka ne vardı sanki verdiğin, Acılardan zevk alır hale getirmiştin. Yine de görmek
Pers Sultanı iki adamı ölüme mahkum etmişti. Sultanın atını ne kadar sevdiğini bilen mahkumlardan bir tanesi hayatını bağışlarsa , bir yıl içinde ata uçmayı öğretebileceğini söyledi. Kendini dünyadaki tek uçan ata binerken hayal eden sultan bunu kabul etti. Diğer mahkum inanmayan gözlerle arkadaşına baktı: "Atların uçamadığını biliyorsun.Nasıl olup da böyle delice bir fikirle çıkabildin ortaya? Yalnızca kaçınılmazı geciktiriyorsun o kadar." " "Pek değil" dedi birinci mahkum. "Kendime
Aynı şeylere gülmüş aynı şeylere ağlamıştık...Aynı şarkıyı söylemiş aynı sigarayı içmiştik...Aynı kayan yıldızda aynı dilekleri tutmuştuk..Bir simidin dağılan susamları gibi savurmuştu hayat bizi,bir avuçta aynı yerde toplandık...Yağan kar tanelerini aynı anda tutmaya çalıştık...Aynı sobanın etrafında toplanıp aynı ateşle ısıttık yüreklerimizi...Birbirimize hiç yalan söylemedik...Hiç birşeyi saklamadık yüreklerimizden ve gözlerimizden...Aynı doğan güneşe merhaba dedik sabahın ilk saatlerinde...V
Anlat bana yüreğim anlat, Sensin benim deli yarim...   Anlat bana, Oydu gecen, Ilık rüzgar gibi esen Anlat bana yüreğim anlat Gözüm değince gözüne Fırtınaydı kopan   Aşk buydu,Deli gönlüme akan   Kapıldım şavkına,Takıldım aşkına Düştüm peşine,Deli yarim   Ah bir sarılsam,Adarım canımı Duysa feryadımı,Deli Yarim...   Ben ağlarım hep, Ağlarım... Can çekişte rüyalarım, Ben ağlarım hep, Ağlarım... Dinmek bilmez, Gözyaşlarım....   Söz geçmez ,Yoldan çıkmış aşkıma   Baktı
Fırtına öncesi sessizliği andırıyor gözlerin Her an şiddetli bir yağmur yağabilir sanki... Yağmurdan değilde korkum Vuslatı andırırsa ya gözlerin... Depremden az önce ki saniyeleri andıryor sözlerin Her an herşey yerle bir olabir sanki Yıkılmaktan değilde korkum Sensizliği barındırırsa ya sözlerin.. Bir nefes sigara gibi varlığın Her an yanıp kül olabilir sanki Bitip tükenmek değilde korkum Son bir nefes çekemezsem ya varlığından.... Şişedeki rakıyı andırır hasretin Her an içince sa
Gözleri gülmeliydi bana her bakışında, Vuslatı hissettirmemeliydi sözlerinde, Gelmek istedimi dağları bile yok saymalıydı, Düşündüm gelirmi diye, Gelmedi.. Gelmeyecek biliyorum.. Alıp götüremeycek hasretimi, Esen rüzgarlarla birlikte.. Bir toz bulutu olup, Dağıtmayacaksın sana olan özlemimi, Karlı bir kış gününde, Saçlarıma düşen kar tanesinde, Bulamayacağım seni... Gözlerin gülmeliydi bana.. Her bakışında seni yeniden keşfetmeliydim... Adına yalnızlık denen türkülerde, Nakaratım
Şimdi git Say ki seninle içinden sevda geçen bir türkü söylemedik Say ki gece mektuplarının en güzel aşk şiirlerini Beraber ezberlemedik Say ki sevda trenini kaçırdığım durakta bir süre beraber Bekledik   Sen git Ben gelemem bu yürekle Ya da kal Eylül yağmurlarını bekle   Seni yağmurdan sonra sevicem Saçlarıma ak düşmemiş halimle Sen yaşlardayken 18'inde, 20'nde Seni yağmurdan sonra sevicem Kaldırımların ıslak ve temiz haliyle Yaşlı yüzüm delikanlı yüreğimle Seni yağmurdan sonr

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.