Gönderi Tarihi: 09 Ağustos 2007 - 12:32
Her mevsimini bilmek ne güzel rüzgarını,güneşini,yağmurunu.......
Baharla itibaren yeşile doyar gözleriniz çünkü nereye bakarsanız ya yeşildir yada mavi....
Sonbaharla hazan rengine dönen ormanlarını bilirsiniz serin bir rüzgarla üşütür sizi yağmur,sonra çırpınan karadenize dalıp gidersiniz ilk baharla yeşile bürünen doğayı seyretmeye doyamazsınız...
Her mevsimini bilirsiniz,bilirsiniz ama her kar yağışında yine hayecanlanırsınız,yağmur sonrası gökkuşağı ile birlikte çıkan güneşe gülümsersiniz....
Trabzon bir efsanedir çok eski bir yerleşim yeri dir Yavzun valilik yaptığı,Kanuninin doğduğu şehirdir,hala bile Ortahisarda hissederbilirsiniz Kanuni'yi Yavuz'u şimdi müzeye dönüşen Kanuni'nin evinin bahçesinde bir şehzade şerbeti yudumlarsınız tarihi yudumlar gibi....
Sümelaya çıkarsınız gözünüzün alabildiğince orman ve tertemiz çağlayarak akan derelerin arasından,vay be dersiniz bir dağın zirvesine kayaların yontularak yapıldığı manastırı seyredersiniz kendinizi zamanında orda yaşayanların yerine koyarak...
Bir hafta sonu değişiklik yapar kahvaltınızı Ayasofyanın bahçesinde yaparsınız mistik ortamda önünüzde upuzun uzanan bazen bir atlas çarçaf gibi dingin bazen deli divane olmuş hırçın Karadenizi ve ayasofya müzesi...
Uzungöle çıkıp şöyle tereyağında sacda kavrularak yapılmış alabalık yersiniz,denize uzaksınız,ama olsun bir vadinin ortasında yemyeşil göl manzarasının ve çam kokuları ile gelen dağ rüzgarının esintisinde çayınızı yudumlarsınız...
Birçok yerdeki mevcut konakları gezersiniz ve içlerinde bir zamanlar kendiniz gibi düşünen,sevinen,üzlen,ağlayan,sinirlenen insanların varlığını hissederek..
O kadar çok şey varki bu şehirle ilgili anlatılacak.....
Her şehrin ayrı bir güzelliği var evet ama Trabzon bir başka güzeldir,ilk bakışta soğuk gelebilir size insanı ulaşılmaz görüntülerinin ardında tertemiz kocaman bir yürek taşırlar,bu şehir kadar büyük bir yürek...
Not:Erbay resimler harika..