İçeriğe atla


Yelken


  • Bu başlığı cevaplayamazsınız
Bu başlığa 4 cevap verilmiş

#1 Misafir_birce_*

  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 10 Ekim 2009 - 18:28


Gönderilen Resim


Yelken



Yelkeni spor olarak benimseyen ilk ulus Ingilizler oldu. 1839 yılında Seamark Club’ in kurulmasından sonra, yelken sporu, özellikle denizlerde kıyısı olan öbür ülkelere yayıldı. Tacaret, savaş ve ulsimda kullanılan teknelerin, cağların getirdiği arac ve gereclerle donatılıası da yelkenlilerin önemini artırdı. Askeri ve ticari alan dışında halkın yelkenle yakınlasması XIX. Yy. In ikinci yarısında başlar. Bunda bir ceşit tasit aracı olan yelkenli sandalın büyük payı olmuştur.



Hint Denizi’ ne kadar yelken acan Osmanlılar ise, başlangıcta spor acısından hic bir girişimde bulunmamışlardi. Osmanlı bahriyesinin eğitim için kullandığı yelkenli okul gemilerindeki subay ve subay adaylarının özel yelken sandallar yaptırarak gezi icin kullanmaları, amatör türk yelken sporunun da başlangıcı oldu. Deniz Harp Okulu’ nun Nüvidi Fütuh yelkenli gemisiyle Belkis, Yunus ve Martı adlı kotraları ögrencilerin yelkeni sevmelerinde rol oynadı. Genc subay adayları kiralayarak okulda ögrendiklerini geliştirdiler.



Istanbul’ da ilk yelken yarışları, 1912 – 1914 yılları arasında Ingilizler tarafından yapildı. Ingiliz aileleri kulüpler kurarak yelkencilik calışmalarını hızlandırırken, Moda, Bakırköy ve Büyükada’ da kurulan kulüplerde de yelken ilk defa spor olarak ele alındı.



1915’ te Harbiye Nezareti Ingilizlere’ e ait teknelere ganimet olarak elkoymuş, bu yelkenli tekneler de türk kulüplerine dağıtılmıştı. Ne var ki, bu da beklenen sonucu veremedi.


Cumhuriyet döneminde hızlananan calışmalarala Istanbul Susporları Külübü kuruldu ( 1930 ), Galatasaray ve Anadolu kulüplerinde yelkencilik ele alındı. Ilk yelkencilerimizden Dr. Demir Turgu’ un , büyük yeleken teorisyeni Manfred Cury’ yi tanıyıp, onun flokcusu olarak yarışması, Almanya’ dan yurda dönerken ( 1931 ) yelkencilik üstüne en son bilgileri ve 12 m² ‘ lik sarpi sınıfının planlarını da birlikte getirmesi geleceğe ışık tuttu.



Bu planların ilk uygulayıcısı, o devrin Sular Idaresi müdürü Delagrange oldu ve 12 m²’ lik sarpi, ilk uluslararası sınıf teknesi olarak denize indirildi. Bunun, Anadolu Kulübü’ nden Seref Reflik Bey’ in kendi yaptığı, Dr. Demir Turgut’ un da harun Beyin santiyesinde yaptırdığı sarpiler izledi.


Yelkende milli formayı ilk defa 1936 Olimpiyatlari’ nda Behzat Bayda, Harun Ülman ve Demir Turgu giydiler.


Behzat Baydar- Harun Ülman cift star sınıfında 13 ülke arasında yedinciliği alırken, Demir Turgut da Olimpik Yole ‚ de 22 ülke arasında yirminci olmuştu. O tarihten yelkenciliğimiz hız kazandı ve yukarıdaki adların yani sıra Nejat Yulkarslan, Burhan Kunt gibi yeni yelkencilerin adları duyulmağa başladı. Daha sonra başlayan duraklma devri 1950’ ye kadar sürer.



Bu tarihten sonra Istanbul Yelken Kulübü`nün kurulması ( 1952 ) ve yeni yelkencilerin yetişmesi, bu spor dalının yeniden canlanmasını sağladı. Demir Erzin, Samim ve Vecdi Arduman, Mahmut Bir gibi sporcular yetişti, ertesi yıl da ilk Türkiye birinciligi yapıldı.



1954 te Istanbul Yelken Kulübünden Hasim Mardin kotrasıyle Atlantik i gecti. Aynı yelkenci 1956’ da 800 millik Uluslararası Yelken Tatbikat Gemileri Yarışına katıldı. Yüksek Denizcilik Okulu adına yarışan Mardin, 12 ülke arasında yarışmayı ilk bitiren yelkenci oldu, ancak genel sıralamada handikap hesaplarıyle ücüncülüğü alabildi.


Aynı yıl Avusturya’ da yarışan Istanbul Yelken Kulüb’ nün Oktay Ereş Umur Kaya, Taylan Sağnak, Nusret Söyke, Emre Gönensay ve Ilban Onur’ dan kurulu takımı pirat takım yarışında 5 ülke arasında ikinci oldu. Ertesi yıl Oktay Eres ile flokcusu Vural Suveren, F. D. ( Flying Dutchman ( Ucan Hollandalı ) ) sınıfında Avrupa Şampiyonası’ nda 14 ülke arasında yedincilik kazandılar ( o tarihte yurdumuzda F. D. Sinifi yarış yapılmıyordu ) . Avusturya da yapılan Mondsee Pokal pirat sınıfı yarısında Nusret Söyke- Ertugrul Aray ekibi birincilik aldı, bunu 1958 de elde edilen ikincilik izledi.

1961 de Macit busus un ajanlığa getirilmesiyle Izmir bölgesinde yelkencilik calışmaları canladı. Haluk ve Nesrul Kardesler , Rasit Yılmaz, Hayri Karabilgin, Ergun Şengün, Kemal Kayın, Bilhan Merzeci, Ali Değerli, Altan Yolman, Bülent An, Güclü Bayar, Yusuf Zaptıcı, Ibrahim Selamioğlu, Davit Franko, Izmir in yetiştirdiği ünlü yelkencilerdir.



1966 ve 1967 yıllarında Altan Yalman-Hayri Karabilgin çifti doğu Avrupa Gencler Snipe şampiyonluğunu kazandı.


Ansiklopediden alıntılar


~~~~~


Yelken Kısımları


Direk

Gırcala

Matafiyon

Açavela Gönderi

Alt Yaka

Ön Yaka

Üst Yaka

Arka Yaka

Bağlantı Köşesi

Mandar Köşesi

Pik Köşesi

Iskota Köşesi

Dikiş

Çıta Cebi

Çıta

ISAF Kodu

Sicil Numarası

Bumba Çekeri

Koç Boynuzu ya da Kıstırmaç

Bumba

Bumba Ayı


Gönderilen Resim



1. Emin Ertan

2. Sayit Songür

3. İsmail Karakaş (Kürekçi)

4. Ali (Arap Ali)

1941 İzmit Bölge Şampiyonu


Gönderilen Resim



1973 Türkiye Pirat Şampiyonası (Antalya)

Hüseyin Teoman - Işık Şengünler (TK229)

Mehmet Özen - Fikret Tarım (TK228)





Gönderilen Resim



#2 Misafir_birce_*

  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 10 Ekim 2009 - 23:36

Behzat BAYDAR, yelkenci ( istanbul 1901 ) . Spora Alman Lisesinde başladı. Altınordu’ da bir süre futbol oynadı, aletli cimnastik yaptı. Kendi yaptığı teknelerle yarışıp pek cok birincilik kazandı. 1936 Olimpiyatları nda Star Boat sınıfında Harun Ülman ile birlikte 14 tekne arasında yedinci geldi.



Sadun BORO, yelkenci, denizci ( Istanbul 1928 ) . 1948’ de Galatasary Lisesi’ni bitiridi, 1952 de Manchester Üniversitesi nden tekstil mühendiliği diplomasını aldı. Ilk dünya turunu ayni yıl Ling adlı kotrayla yaptı. Ikinci tura 22 ağustos 1965’ te Istanbul dan Kismet adlı kotrasıyle cıktı,




eşi Oda Boro ile 15 haziran 1968 de döndü....Gönderilen Resim... Gezi anılarini Pupa yelken adlı kitabinda anlattı.



Erzin DEMIR, yelkenci ( Istanbul 1922 ). Spora Galatasaray Lisesin’ nde başladı. Bir süre Galatasaray in voelybol takımında oynadıktan sonra yelkenciliğe yöneldi. Finn sınıfında 35 kere milli oldu. Roma Olimpiyatları’nda 41 tekne arasında yirmincilik kazandı.



Haluk KALKIS; yelkenci ( Trabzon 1932 ) . Yelkene Izmir’ de başladı , Göztepe Kulübü’ nde parladı. Önce F.D. sınıfında yarıştı, sonra Finn sınıfını secti. 105 kere milli oldu, sayısız Türkiye şampiyonluğu kazandi.



Ibrahim KALIKIŞ, yelkenci ( Istanbul 1960 ) . Hauk Kalkiş’ in oğlu ve ögrencisi olan Ibrahim Kalkiş, yelkene ortaokul öğrencisiyken başladı. 2 kere Türkiye şampiyonu oldu,

1 kere Marmara birinciliğini kazandı. 13 yaşında milli formayı giyerek 1973 Balkan Şampiyonası’ nda Optimist sınıfı birinciliğini aldı. Istanbul Yelken Ajanligi’ nin düzenlediği bütün yarışları o kazandı.



Hayri KARABILGIN, yelkenci ( Izmir 1943 )Yelkene Göztepe Kulübü’ nde başladı. Özellikle Sniipe türünde başarı sağlayan Karabilgin, milli formayi ilk defa 1962 de giydi. 1966 ve 1967 ‚ de altan Yalman ile birlikte Doğu Avrupa Gencler Snipe şampiyonu oldu.



Gönderilen Resim.....Demir TURGUT, yelkenci ( Stockolm 1906 ) Babasının hariciyeci olması nedeniyle çocuklugu


ve gencligi Avrupa’ da gecti. Yelkene Avusturya’ da başladı, 12 yaşında ilk birinciliğini aldı. 1931 ‘ e kadar katıldığı 236 yarısın


220’ sini birincilikle bitiren Demir Turgu, doktor olarak yurda döndükten sonra Galatasaray ve Istanbul Yelken Kulübü’ nde bu spor dalına büyük

hizmetlerde bulundu, sayısiz Türkiye birinciliği kazandı.



H
arun ÜLMAN , yelkenci ( Istanbul 1901 ) . Berliner Hokey takımında uzun yıllar hokey onyadı. Yelkenciliğimizin gelişmesinde payı olan Ülman,

1936 Olimpiyatları’ nda Behzat Baydar ile birlikte yarışarak yedincilik almıştı.


#3 Leonardo

    Genç Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPip
  • 124 İleti

Gönderi Tarihi: 01 Kasım 2009 - 16:32

Yelkenli Kullanımı
YELKEN GEZİSİ VE YELKEN SEYRİ



• Genel giriş:


Yelkenciliğin iki boyutu vardır.

Yarış (centerboard ve yatlarda)
Şamandıra yarışları
Offshore yarışları

Gezi (cruising)
Gezi yelkenciliğinin faydaları!!! Bünyeyi yormaz, stresi azaltır arkadaşlık bağlarını
kuvvetlendirir. Yarışta kurallar belli, ne yapacağını bilmesen de diğerlerini taklit
edebilirsin.
Yarış yelkenciliğinde ise öncesinde ve sonrasında dikkat edilmesi gereken pek
çok nokta var. Bununla birlikte burada belirli kurallara uyduğun sürece sınırsız
özgürlüğe sahipsin. İstediğin yere gidip gezebilirsin.

1. YELKEN SEYRİ

1.1. Hareket öncesi hazırlıklar



Seyirden önce yapılacak seyrin yapısına göre yapılacak hazırlıklar:

Seyre çıkmadan önce yapılacak seyre göre ihtiyaçların belirlenmesi ve temin edilmesi
gereklidir. Bu genellikle (özellikle demokratik ortamlarda) ortaklaşa halledilir. İhtiyaçların
belirlenmesinde tecrübe önemli bir rol oynar. Öncelikle dikkat edilmesi gereken noktaları şu
şekilde sıralayabilir:

.. Seyir kaç günlük?
.. Tekne ekibi toplam kaç kişi?
.. Teknede yapılacak işler için yetişmiş ekip sayısı yeterli mi?
.. Mola verilecek limanlar nerede? Ne kadar sürede ulaşılacak?

Hemen her seyirde ihtiyaç duyulan malzemeleri birkaç ana kalemde toplamak mümkün.

1) Kumanya: Seyir süresi ve ekip sayısına göre belirlenmelidir. Bir sonraki duraktan temin
edilebilecek kumanyaları önceden yük etmeye gerek olmayabilir. İçecek olarak hem
soğuk hem de sıcak içeceklerin bol miktarda alınması tavsiye edilir. Özellikle suyun
ihtiyaçtan fazla alınması gerekir.
2) Giyim eşyaları: Gidilecek yere ve önceden edinilmiş hava raporuna göre belirlenir.
Islanmaz ve sıcak tutacak elbiseler olarak ayrılır.
3) Ekipman: El fenerleri, projektör, (gece seyirleri için), tabak, çatal, bıçak, bardak, tamirat
kutusu (pense, tornavida, yedek vidalar ve kilitler vs..)
4) İletişim ve Navigasyon: Telsiz, GPS, Haritalar, pergel, cetvel, kalem
5) Yakıt ve Enerji: Seyir boyunca yetecek mazotun olup olmadığı kontrol edilmeli.
Teknedeki elektronik ekipmanın çalışması için gerekli enerjinin olup olmadığı kontrol
edilmeli.
6) İlkyardım malzemeleri: Acil durumlarda, ilk müdahaleyi sağlayacak ilkyardım çantası her
seyir öncesi kontrol edilmelidir. Çanta içindeki ilaçların son kullanma tarihleri önceden
bilinmelidir.


1.2. Seyir öncesi teknenin kontrolü:

Bütün bunlara ek olarak teknenin sabit ve hareketli donanımının da kontrolü zorunludur.

.. Tekne (komple)
.. Teknenin yelkenleri,
.. Halatlar (iskotalar, mandarlar, koltuk halatları, güvenlik halatları vb.)
.. Makaralar, kilitler, koç boynuzları vs.
.. Demir, zincir, halat vs.



Tüm bunlar şimdiye kadar hiçbir problem yaratmamış olabilir ancak denize çıkmadan önce
bunları kontrol etmek ve ileride problem yaratacağını düşündüğünüz en ufak bir aksaklığı bile
seyirden önce gidermek bir zorunluluktur.

Tekneyle marinanın önünde antrenmana çıkmakla Çeşme’ye gitmek aynı şey değildir ve ciddiye
alınmalıdır. Uzun bir seyre çıkmak için kendimize ve tekneye güvenimizin tam olması gerekir ve
bu da ancak tekneyi çok iyi tanımak ve hakim olmakla mümkündür.

Seyre çıkmadan önce mümkünse bir gün önce bir toplantı yapmakta fayda vardır. Seyirde görev
dağılımı, hava durumu, beklentiler, uyulması gereken kurallar vb belirlenir bu toplantıda.
Teknenin önceden belirlenen ihtiyaçları da (kumanya, ilaçlar, giyecek vs..) bu toplantıda görev
dağılımı yapılarak giderilir.

Seyre çıkılmadan önce, seyirde yer alacak ekibin birbirini iyi tanıması ve anlaması da önemlidir.
Herkesin birbiri hakkında en azından fikir sahibi olması, yapacakları ve yapamayacakları işler
hakkında bilgi sahibi olması seyir sırasında rahatlık verecektir. Tecrubesi olmayanların,
tecrubesiz olduğunun anlaşılması, görev dağılımı dışında her işe burnunu sokan birilerinin
olması veya teknedeki hiyerarşiye uyulmaması teknede stres yaratır ve seyir keyfini yokeder.



Seyir esnasında güvenlik ve organizasyon

Artık denize çıktınız. Şimdi en önemli kısım görev dağılımı. Yine de teknede herkesin
kapasitesi, ilgisi ve bilgisi ile görev dağılımı belirleniyor. Tecrübeniz ne kadar azsa
angarya işleri yapma olasılığınız da o kadar yüksek ama bunlardan da bir şeyler
öğrenebilirsiniz. Yemek yapmak, bulaşık yıkamak da teknede yapılması gereken
şeyler ve birilerinin yapması gerekiyor. Ortalama büyüklükteki bir teknede görev
dağılımının şu şekilde olması beklenebilir.

1.3. Seyir esnasında görev dağılımı :

Dümenci-skipper (Tekne Kaptanı): Bu görev genellikle teknedeki en tecrübeli elemanın
görevidir. Aslında skipper ile dümenci aynı kişi olmak durumunda değil ama genelde
Türkiye’deki uygulama böyledir. Bu kişi ekibin ve teknenin performansından sorumludur. Ekibin
geri kalanının uyumlu çalışmasını gözetir. Teknede son kararlar daima onundur.

Navigatör: Uzun seyirlerde rota çizmek- mevki belirlemek vb. işlerden sorumlu ekip elemanıdır.

-Elektronik cihazlardan anlayıp, onları kullanma becerisine sahip olmanın yanısıra, harita bilgisi
ve meteoroloji bilgisinin de iyi olması gereklidir. Telsizle haberleşme de çoğunlukla bu ekip
elemanının görevidir.


Başüstü Ekibi: Teknenin büyüklüğüne göre sayı değişmekle birlikte ortalama büyüklükte (40
foot) bir teknede direk dibi ve baş üstü olmak üzere iki kişiden oluşur. Uzun seyirlerde
şamandıra yarışlarındaki kadar yorulmasalar da bazı özel durumlarda (mandarların karışması,
yelkenlerin yukarıda takılı kalması) direğe çıkmak, bumbaya tırmanmak gibi işleri yaparlar.

-Genel olarak atletik bir yapıya sahip olmaları gerekmektedir. Her manevra öncesi ve sonrası,
çok hızlı davranmak ve çıkabilecek aksaklıkları önceden görebilecek tecrubeye sahip olunması
baş üstü ekibinin sahip olması gereken niteliklerdir.

Trimmerlar: Ana yelken, cenoa, balon yelkenlerinin uygun seyirlerde, uygun açıda ve
gerginlikte olmasını sağlayan havuz ekibidir. Direğin manevralar sırasında gerginliğini ayarlayan
runnercılar da bu kategoride yer alırlar.

-Bu kişilerin yelken tecrubelerinin çok olması, en ufak rüzgar değişikliğini bile algılayabilmeleri,
yelkenin formu hakkında fazlaca bilgi sahibi olmaları gerekmektedir.



Piyano: Tekne üzerindeki çeşitli donanımlar vasıtasıyla kokpite gelen mandarlar ve diğer
kontrol işlerinden sorumlu ekip elemanı. Bu mevkide çalışan kişi diğer ekip elemanları, özellikle
de başüstü ile koordinasyon halinde olmalıdır.

-Teknedeki her halatın ne işe yaradığını bilmesi gereken kişidir.

Sweeper (ortacı): Bu ekip elemanları teknede geri kalan birçok işte çalışır. Nispeten tecrübesiz
elemanlar bu görevi yapar. Çeşitli işler (balon ellemek, yelken katlamak, vinç çevirmek, bulaşık
yıkamak, tekneyi yıkamak, ıskotaları yıkamak, yemek yapmak vb.) yapıldığı için öğrenme süreci
hızlıdır.

Buraya kadar olan kısım genel olarak görev dağılımını belirtiyor. Manevralarda ve yelken
seyrinde görev dağılımı daha kritiktir. Hepiniz şimdiye kadar öğrendiklerinizle yelkenli teknede
manevralar konusunda belirli bir bilgiye sahipsiniz. Burada önemli nokta uzun veya kısa bir seyir
olsun mutlaka herkesin görevinin bilincinde olması ve sorumluluklarını büyük bir ciddiyet ve
dikkatle yerine getirmesidir



1.4. Seyir esnasında yapılacaklar:



Seyre başlamadan önce yapılan görev dağılımına göre teknede herkesin yapacağı iş bellidir.
Fakat uzun seyirlerde bu biraz esneklik gösterebilir. Örneğin bir günlük rüzgaraşağı bir seyirde
balon trimcisi sürekli değişebilir. Manevralar sırasında da herkesin ne yapacağı önceden
belirlenmiş olmalıdır. Bu hem manevranın doğru yapılması, hem de ekibin güvenliği için daha
doğru olacaktır. Ekip birlikte çalıştıkça manevralarda yetkinleşecektir.

Seyir esnasındaki görev dağılımıyla ilgili diğer bir önemli nokta da acil müdahale gereken bir
durum olduğunda ne yapılacağıdır.

Text Box: Vardiya Sistemi:
Görev dagilimi konusunda diger bir önemli nokta da vardiya sistemi. Özellikle uzun seyirlerde vardiya sistemi kesinlikle seyirden önce belirlenmeli ve ekip bu sisteme uymalidir. Vardiyalar ekip sayisi hava sartlari seyrin uzunlugu gibi çesitli kosullara göre degisiklik gösterebilir. Burada önemli olan seyir boyunca tekneyi güvenle götürecek sayida ekip elemaninin hazir vaziyette ve dinç olarak bulunmasidir.

Teknede herkesin görevi belli olsa da acil durumların hepsini seyre çıkmadan önce tanımlamak
mümkün olmadığından herkesin bu tür durumlarla karşılaşmaya hazırlıklı olması gerekir. Acil
müdahale gereken durumlar;

.. Teknenin sabit ya da hareketli donanımına zarar gelmesi,
(Direk kırılması, yelken yırtılması, mandar-halat kopması vb..)


.. Teknenin kendisine bir zarar gelmesi,
(Çarpma sonucu hasar, su alma, dümen dolabının bozulması, motorda hasar vb..)


.. Teknede yangın çıkması,
(Tüp, ocak, motor, jeneratör vb. arızaları nedeniyle)


.. Ekipten birinin hastalanması, yaralanması ya da bayılması,
.. Ekipten birinin deniz düşmesi

olarak özetlenebilir. Fakat bunların dışında hiç akla gelmeyen tatsız olaylarla da karşılaşmak
mümkündür.

Yapılacak en doğru şey paniğe kapılmadan doğru müdahaleyi yapmaya çalışmaktır.
Karşılaşılması muhtemel durumlar için teknede konuyla ilgili birinin olması da çok faydalı
olacaktır. İlk yardımla ilgili eğitim almış birinin teknede bulunması oldukça güven verici olacaktır.

Bu tür durumlarda ekip liderinin yani kaptanın deneyimi ve bilgisi de çok belirleyicidir. Sonuçta
ekip verilen direktiflere göre hareket edebilir ama kaptanın acil durum için hızlı düşünüp doğru
karar vermesi ve ekibi yönlendirmesi gerekmektedir. Ekip elemanlarına düşen görev ise verilen
görevleri eksiksiz olarak yerine getirmeye çalışmaktır. Diğer bir önemli nokta ise ne şekilde
olursa olsun ekipten hiç kimsenin kapasitesi ve tecrübesinin üzerinde bir işi yapmaya
kendiliğinden kalkışmamasıdır. Bu tür bir davranış muhtemelen işleri daha zor bir duruma
sokacaktır.



2. YANAŞMA, DEMİRLEME

2.1. Tekne kıyıya yanaşırken, koya girerken yapılacaklar

Tekne koya veya kıyıya yanaşırken yapılması gereken en önemli şey, yanaşacak veya
demirleyecek bir yer aramak, tespit etmek ve karar vermek olacaktır. Eğer bir marinaya
giriyorsanız öncelikle telsizle izin almanız gerekmektedir. Bir iskeleye yanaşmak üzereyseniz,
iskele için izin gerekip gerekmediğini bilmek, bilemiyorsanız yanaşır yanaşmaz karaya çıkıp
öğrenmek, başınıza sonradan açılacak bürokratik belalardan sizi uzak tutacaktır.

Eğer boş bir koya giriyorsanız içiniz rahat olabilir. Koruma altında bir koy değilse ve koyda
başka tekneler yoksa istediğiniz gibi hareket edebilirsiniz.

Yanaşmak için önceden baş ve kıç ipleri hazırlanmalı ve halatların neta (temiz, dolanmamış)
olduğu kontrol edilmelidir. Usturmaçalar çıkartılıp, yanaşılacak bordaya bağlanmalıdır.

Demirlemek için ise, demir ve zincir çıkartılıp kontrol edilmelidir. Daha sonra akıntı ve dip
şekillerine göre uygun bir yere demir atılmalıdır.




2.2. Tekne kıyıya yanaştığında, koya girdiğinde yapılacaklar

Tekneyle uzun süreli bir seyir yapıldığında ve bir yerde konaklanmak istendiğinde en önemli
noktalardan biri de demirlemedir. Demirleme ve bir yere bağlanma genellikle en çok problemle
karşılaşılan durumdur. Özellikle sert havalarda, teknenin manevra kabiliyeti sınırlıyken ya da
ekip yetersizse çok ciddi durumlarla karşılaşılabilir.

Yanaşma: Yanaşılacak yer için öncelikle dikkat edilmesi gereken, fazla rüzgar veya dalga gören
bir yer olmamasıdır.

Bordaya bağlanan usturmaçaların teknenin doğru yerlerinde durduğu kontrol edilmeli, dalga
veya akıntı ile teknenin duruş şekli değiştiğinde usturmaçaların işe yarıyor olduğu kontrol
edilmelidir. Ayrıca koçboynuzlarına bağlanan baş ve kıç halatlarının yeterince sağlam
bağlanmış olduğu kontrol edilmeli, teknenin kıyıya sabitlenmiş olduğundan emin olunmalıdır.

Eğer teknenin bağlandığı yer dalgalı bir yerse, teknenin hareketi belli bir süre izlenmeli ve bu tip
durumlarda teknenin karaya çarparak zarar görmesinin önüne geçmek için, fazladan lastik veya
usturmaça bağlamak yoluna gidilmelidir. Bununla birlikte halatların ve dolayısıyla koç
boynuzlarının yüksek gerilimden zarar görebileceği riski de göz önünde bulundurularak teknede
daima ekipten birkaç kişi hazır olarak bulunmalıdır.

Demirleme: Demirleme ile ilgili belirlenmesi gereken en önemli husus kullanılacak çapanın ve
bununla birlikte kullanılacak zincir ve demir halatının belirlenmesidir. Burada belirleyici olan
teknenin boyu, ağırlığı, demirlenecek alanın derinliği, zemin yapısı’dır.

Genel olarak eğer demiri tutmak için halat kullanılıyorsa, derinliğin 5 katı uzunlukta , zincir
kullanılıyorsa derinliğin üç katı uzunluğunda halat veya zincir boş verilir.

Demirleme için seçilecek yer ve malzeme teknenin değeri kadardır. Demirleme konusunda
yeteri kadar dikkatli olunmazsa teknenin kaybı bile söz konusu olabilir.

Demirlerken teknenin ve demirleme- bağlanma malzemelerinin yanı sıra çevresel etkenler de
çok önemlidir. Demirlerken

.. Rüzgarın hızı ve yönü,
.. Akıntının hızı ve yönü,
.. Rüzgar ve akıntının değişebilme ihtimali,
.. Suyun yükselip alçalması,
.. Çevrede demirli başka tekneler,
.. Çevreye yaklaşması muhtemel başka tekneler
.. Muhtemel anlık hareketler ve durumlar...



kesinlikle göz önünde bulundurulmalıdır.

Tüm bunlar demirlemeden önce dikkatle gözden geçirilmelidir. Örneğin teknemizi demirlediğimiz
yerde başka bir tekne varsa teknemizin demirdeki hareket alanını belirleyip ona göre bir yer
seçmeliyiz ve diğer tekneye durumu bildirip izin istemeliyiz.

Demirledikten sonra da sürekli tekneyi kontrol altında tutmalıyız. Çünkü dış etkenler her an
değişebilir ve tehlikeli bir duruma sebep olabilir. Karşılaşılması en muhtemel problemlerden biri
demir taramasıdır.

Demir taraması: Demirin zemine uygun olmaması, yeteri kadar kaloma verilmemesi,
zeminin demir tutmaması gibi sebeplerden olabileceği gibi rüzgarın, akıntının

değişimi gibi sebeplerden de olabilir. Demir taramasına karşı sürekli uyanık olmak ve
tedbiri elden bırakmamakta fayda vardır. Eğer tekne demirli durumda bırakılıp kıyıya
çıkılacaksa ve demirlenen yer iyi tanınmıyorsa tekneden ayrı geçilecek zaman fazla
uzun tutulmamalıdır ve mümkünse teknede bir kişi bırakılmalıdır.



3. TEKNE ve YELKEN BAKIMI

3.1. Yelken ve teknenin eskimesine neden olan faktörler (tuz- güneş- rüzgar)

Denizde kullanılan her şey gerekli şekilde korunmadığında tuzlu su, güneş ve rüzgarın etkilerine
maruz kalır ve hızlı bir şekilde yıpranır. Yelkenler de teknede en çok kullanılan ve yıpratıcı
faktörlere en çok maruz kalan malzemeler olduklarından korunmaları için özel bir çaba gerekir.
Deniz suyu ve hava şartlarının yıpratıcı etkileri tekneni kendisi, yelken yaparken kullanılacak
elbiseler gibi diğer malzemelerin de yıpranmasına neden olur. Yelkenlerin bu etkilerden
korunması daha detaylı bir konudur. Ama genel olarak malzemelerin kullanıldıktan sonra tatlı
suyla yıkanması kullanılmadığı zaman kuru ve dış etkilere kapalı bir yerde tutulması genel
kurallardır.



Yelkenlerin bakımı yelkenleri uzun süre kullanmak istiyorsak çok önemlidir. Yelkenler, özellikle
yarış teknelerinde kullanılan kevlar gibi malzemelerden yapılan performans yelkenleri hem daha
çabuk yıpranır, hem de çok pahalıdır. İnce liflerin çabuk yıpranması ve yelken üzerinde
kırıkların meydana gelmesi yelkenin ömrünü azaltan en büyük etkenlerdir.

Yelkenler eğer seyir esnasında ıslanmışsa tatlı suyla yıkayıp kurutmamız gerekecektir.
Yelkenlerin doğru katlanıp torbalanması da yelkenlerin ömrünü uzatacaktır. Eğer yelkenler
teknenin üzerinde kalacaksa üzerleri mutlaka yelken örtüsü ile örtülmelidir. Bazı gezi
teknelerinde ön yelken baş ıstralya üzerine ‘furling sistemi’ ile sarılıdır. Böyle yelkenlerde yelken
sarılı olduğunda tamamını örtecek şekilde bir koruyucu bant bulunmaktadır.

Yelkenler harici diğer donanım ve kullanılan malzemeler de aynı etkiye maruz kalırlar. Bu
malzemelerin uzun süre kullanılmasını istiyorsak bunların korunmasında da maksimum dikkati
göstermeliyiz.

3.3. Seyir sonrası tekne temizliği

Teknenin temizliği de hem yelken yapmaktan daha çok zevk almak için hem de düzenli ve temiz
bir ortamda problem çıkma olasılığı daha az olacağı için önemlidir. Örneğin güvertenin düzenli
olarak temizlenmesi ve kontrol edilmesi malzeme kaybı ya da kazara bir şeyin üzerine basıp
sakatlanma gibi durumları engeller. Teknede temizlikle ilgili diğer işler de angarya gibi görülse
de düzenli olarak yapılması çok önemlidir ve diğer yapılan işleri direkt olarak etkiler.

Bir seyir sonrası yapılacak başlıca işleri şöyle sıralayabiliriz:

Yelkenlerin katlanması, branda veya torbalanması
Tüm halatların neta edilip, rodalanması, tatlı suyla yıkanması
Etraftaki çöplerin (su şişesi, bisküvi kutuları) atılması
Teknenin iç kısmının düzenlenmesi, güvertenin yıkanması
Bir sonraki seyir için eksikliklerin belirlenmesi
Tekneden ayrılırken, teknenin iyi bağlandığından emin olunması

#4 Misafir_birce_*

  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 01 Kasım 2009 - 17:58

 Leonardo, 01 Kasım 2009 - 16:32 tarihinde, dedi ki:

Yelkenli Kullanımı
YELKEN GEZİSİ VE YELKEN SEYRİ



• Genel giriş:


Yelkenciliğin iki boyutu vardır.
.
.



Vermiş olduğunuz bilgiler için çok teşekkürer Leoanardo ayrıca hoşgeldiniz :clover:

#5 Leonardo

    Genç Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPip
  • 124 İleti

Gönderi Tarihi: 01 Kasım 2009 - 18:25

rica ederim hoşbuldum :)