<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"><channel><title>En Son Videolar</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/videos/</link><description>En Son Videolar</description><language>tr</language><item><title>"KULA&#x11E;A AYNI, BEYNE FARKLI: Kuzey I&#x15F;&#x131;klar&#x131; ile Anadolu Yollar&#x131;n&#x131; Kesi&#x15F;tiren Ses B&#xFC;y&#xFC;s&#xFC;!"</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/videos/video/13350-kulaga-ayni-beyne-farkli-kuzey-isiklari-ile-anadolu-yollarini-kesistiren-ses-buyusu/</link><description><![CDATA[<p><strong>"KULAĞA AYNI, BEYNE FARKLI: Kuzey Işıkları ile Anadolu Yollarını Kesiştiren Ses Büyüsü!"</strong></p><p><strong>Dilbilimsel açıdan, hayır.</strong> Norveççe ve Türkçe tamamen farklı dil ailelerine aittir; yapısal, dilbilgisel veya kökensel olarak neredeyse hiçbir ortak noktaları yoktur.</p><ul><li><p><strong>Norveççe</strong>, bir <strong>Hint-Avrupa</strong> dilidir (Kuzey Cermen kolu); İsveççe, Danimarkaca ve Almanca ile yakından akrabadır.</p></li><li><p><strong>Türkçe</strong>, Avrupa dilleriyle hiçbir akrabalığı olmayan bir <strong>Türk dilidir</strong>.</p></li></ul><p>Ancak <strong>fonetik olarak (kulağa geliş şekliyle), şaşırtıcı bir benzerlik illüzyonu vardır</strong>. İki dili de konuşmayan kişiler, yan yana duyduklarında dillerin kulağa belirsiz bir şekilde benzer geldiğini sıkça belirtirler.</p><h2>İnsanlar Neden Benzediklerini Düşünüyor?</h2><p>Bu algısal yanılsama, yüzeydeki birkaç ortak ses modelinden kaynaklanır:</p><h3>1. Ön Yuvarlak Ünlüler (<code>ø</code>/<code>ö</code> ve <code>y</code>/<code>ü</code>)</h3><p>Her iki dil de İngilizce veya İspanyolca gibi dillerde nispeten nadir görülen ön yuvarlak ünlüleri yoğun bir şekilde kullanır.</p><ul><li><p>Norveççe <strong>ø</strong> ve <strong>y</strong> seslerini kullanır (örneğin: <em>søn</em>, <em>by</em>).</p></li><li><p>Türkçe <strong>ö</strong> ve <strong>ü</strong> seslerini kullanır (örneğin: <em>göz</em>, <em>gün</em>).</p><p>Sıradan bir dinleyici için tekrarlayan bu ses dokusu, cümlelerin birbirine oldukça benzer tınlamasına neden olabilir.</p></li></ul><h3>2. Net Ünlü Telaffuzu</h3><p>İngilizcenin aksine (İngilizcede ünlüler genellikle yumuşak bir "uh" /şva/ sesine dönüşür), hem Türkçe hem de Norveççe heceler boyunca ünlüleri net ve belirgin bir şekilde telaffuz etme eğilimindedir.</p><h3>3. Hece Yapısı ve Akış</h3><ul><li><p><strong>Ağır Sert Ünsüz Gruplarının Olmaması:</strong> İki dil de Almanca veya Rusça'daki gibi ağır ve sert ünsüz yığınlarını (örneğin <em>spl-</em> veya <em>-rtz</em> gibi sesleri) pek tercih etmez.</p></li><li><p><strong>Çarpmalı 'R' Sesi:</strong> Her iki dilde de sıklıkla çarpmalı bir <code>/r/</code> sesi kullanılır.</p></li><li><p><strong>Ritim:</strong> Doğu Norveç diyalekti ve Türkçe, net, istikrarlı ve melodik bir ritme sahiptir.</p></li></ul><h2>Temel Farklılıklar</h2><p>Yüzeydeki bu ses benzerliğinin ötesine baktığınızda illüzyon tamamen kaybolur:</p><div class="ipsRichText__table-wrapper"><table style="min-width: 833px;"><colgroup><col style="min-width:20px;"><col style="width:212px;"><col style="width:601px;"></colgroup><tbody><tr><td colspan="1" rowspan="1"><p><strong>Özellik</strong></p></td><td colspan="1" rowspan="1"><p><strong>Norveççe</strong></p></td><td colspan="1" rowspan="1"><p><strong>Türkçe</strong></p></td></tr><tr><td colspan="1" rowspan="1"><p><strong><span style="font-family: inherit;">Dil Ailesi</span></strong></p></td><td colspan="1" rowspan="1"><p><span style="font-family: inherit;">Hint-Avrupa</span></p></td><td colspan="1" rowspan="1"><p><span style="font-family: inherit;">Türk Dilleri</span></p></td></tr><tr><td colspan="1" rowspan="1"><p><strong><span style="font-family: inherit;">Vurgu Yapısı</span></strong></p></td><td colspan="1" rowspan="1"><p><span style="font-family: inherit;">Vurgu tonlaması kullanır ("şarkı söyler gibi" tınlar)</span></p></td><td colspan="1" rowspan="1"><p><span style="font-family: inherit;">Sondaki heceye vurgu yapar, tonlama sabittir</span></p></td></tr><tr><td colspan="1" rowspan="1"><p><strong><span style="font-family: inherit;">Dilbilgisi Yapısı</span></strong></p></td><td colspan="1" rowspan="1"><p><span style="font-family: inherit;">Edatlar kullanır, Özne-Yüklem-Nesne (ÖYN) dizilimi</span></p></td><td colspan="1" rowspan="1"><p><span style="font-family: inherit;">Bitişken (sözcük köküne ekler eklenir), Özne-Nesne-Yüklem (ÖNY) dizilimi</span></p></td></tr><tr><td colspan="1" rowspan="1"><p><strong><span style="font-family: inherit;">Ünlü Uyumu</span></strong></p></td><td colspan="1" rowspan="1"><p><span style="font-family: inherit;">Yoktur</span></p></td><td colspan="1" rowspan="1"><p><span style="font-family: inherit;">Sözcük içindeki ünlülerin kalınlık/incelik olarak uymasını gerektiren katı kurallar vardır</span></p></td></tr></tbody></table></div><p>Arka plandaki konuşma seslerinde benzemelerine rağmen, bunlar tamamen farklı iki dildir.</p>]]></description><guid isPermaLink="false">13350</guid><pubDate>Tue, 04 Aug 2026 14:17:04 +0000</pubDate></item><item><title>Dubai &#xC7;ikolatas&#x131;na Birde Bu A&#xE7;&#x131;dan Bak&#x131;n</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/videos/video/13349-dubai-cikolatasina-birde-bu-acidan-bakin/</link><description><![CDATA[<p>Dubai Çikolatasına Birde Bu Açıdan Bakın</p>]]></description><guid isPermaLink="false">13349</guid><pubDate>Thu, 16 Jul 2026 23:12:31 +0000</pubDate></item><item><title>3 Boyutlu San Francisco ve Silikon Vadisi - Yukar&#x131;dan Teknoloji &#x15E;irketleri</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/videos/video/13348-3-boyutlu-san-francisco-ve-silikon-vadisi-yukaridan-teknoloji-sirketleri/</link><description><![CDATA[<p>3 Boyutlu San Francisco ve Silikon Vadisi - Yukarıdan Teknoloji Şirketleri</p>]]></description><guid isPermaLink="false">13348</guid><pubDate>Wed, 15 Jul 2026 00:09:00 +0000</pubDate></item><item><title>10 Milyar Dolarl&#x131;k T&#xFC;rk S&#xFC;permarket Zinciri Nas&#x131;l Fas'&#x131;n En Sevilen Marketi Oldu?</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/videos/video/13347-10-milyar-dolarlik-turk-supermarket-zinciri-nasil-fasin-en-sevilen-marketi-oldu/</link><description><![CDATA[<p><strong>10 Milyar Dolarlık Türk Süpermarket Zinciri Nasıl Fas'ın En Sevilen Marketi Oldu?</strong></p><p>Çoğu ülkede süpermarket devleri, inşası onlarca yıl ve milyarlarca dolara mal olmuş, herkesin bildiği köklü markalardır. Türkiye'de ise gıda perakendeciliğindeki baskın güç; 21 mağaza, ödünç alınmış bir fikir ve <abbr title="Türkiye Elektrik Kurumu">tek</abbr> bir tutkuyla yola çıkmıştı: Temel ihtiyaç ürünlerini herkesten daha ucuza satmak. Bu şirket BİM'dir ve aradan geçen 30 yılda dünyanın en büyük 250 perakendecisinden biri haline gelmiştir. Bunu rakiplerinden daha fazlasını yaparak değil, aksine çok daha azını yaparak başarmıştır.</p><p>Bugün BİM; Türkiye, Fas ve Mısır genelinde 12.000'den fazla mağaza işletmekte ve yıllık işlem hacmiyle çoğu Batılı perakende zincirinin hayal bile edemeyeceği rakamlara ulaşmaktadır. Ancak mağaza sayısı aslında ikincil derecede önemlidir. BİM'i incelemeye değer kılan asıl unsur, işin arka planındaki o kusursuz işleyiştir.</p><p>Kısıtlı imkanları bir güce, ekonomik kaosu ise rekabet avantajına dönüştürecek kadar hassas bir şekilde kurgulanmış bir iş modeli... Peki, İstanbul çıkışlı bir indirim marketi zinciri nasıl oldu da gelişmekte olan dünyadaki perakendecilik sektörü için bir model haline geldi? Ve dünyanın herhangi bir yerindeki işletmeler, "daha azına sahip olma" sanatı üzerine bir imparatorluk kuran bu şirketten neler öğrenebilir? 1990'ların ortalarında Türkiye ekonomik bir çalkantı içindeydi; enflasyon dizginlenemez bir hızla yükseliyordu.</p><p>Hanehalkı bütçeleri ağır bir baskı altındaydı. Ülkedeki perakende ortamı ise yerel halkın "bakkal" olarak adlandırdığı küçük, bağımsız mahalle dükkanlarından oluşan dağınık bir yapıdaydı ve ortada baskın bir modern gıda zinciri görünmüyordu. İşte böyle bir ortamda, Aziz ve Cüneyd Zapsu kardeşler ile Mustafa Latif Topbaş, 31 Mayıs 1995'te İstanbul'da BİM Birleşik Mağazalar'ı kurdular.</p><p>Zapsu kardeşlerin Almanya ile köklü bağları vardı. Cüneyd, kısmen Münih'te büyümüş, orada ekonomi eğitimi almış ve iş hayatının ilk yıllarını her iki ülkeyi kapsayacak şekilde geçirmişti. Bu Alman bağlantısı belirleyici bir rol oynadı. Kurucular, danışman olarak Dieter Brandes ile anlaştılar. Aldi'nin başarısının mimarlarından biri olan Brandes, "sert indirim" (hard discount) modelini Türk pazarına uyarlama konusundaki uzmanlığını bu girişime taşıdı.</p><p>Brandes ve Aziz Zapsu ilk kez Mayıs 1995'te Hamburg'da bir araya geldiler. Aynı yılın Eylül ayında İstanbul'da ilk BİM mağazaları açılmış ve 1995 yılı sona erdiğinde şirket halihazırda 21 noktada faaliyet gösterir hale gelmişti. Konsept basitti, hatta ilk bakışta sezgilere aykırı bile denebilirdi: Daha az ürün çeşidi bulundur, mağazaları küçük tut, müşteriye doğrudan fayda sağlamayan her türlü maliyeti kıs ve elde edilen tasarrufu fiyatlara yansıt.</p><p>Bu, dünyanın en disiplinli perakendecilerinden birinden ödünç alınıp, dünyanın en kaotik pazarlarından birine uyarlanmış bir stratejiydi. Sonrasında yaşananları ise çok az kişi öngörebilirdi. Çoğu işletme, makroekonomik çalkantıları bir engel (karşı rüzgar) olarak görür.</p><p>BİM içinse bu durum tarihsel olarak bir itici güç (arkadan esen rüzgar) olmuştur. Türkiye'de enflasyon Mayıs 2024'te %75 ile zirve yaptıktan sonra 2025 sonuna doğru %31 seviyelerine geriledi. Bu, tüketici harcamalarını temel ihtiyaçlara ve fiyat-performans odaklı alışverişe yönlendirerek kökten değiştiren çarpıcı bir ekonomik ortamdı. Tüketiciler ekonomik baskı altındayken temel ihtiyaç maddelerini almayı bırakmazlar; sadece bunları nereden satın alacakları konusunda çok daha bilinçli davranırlar. İşte BİM tam da bu noktada devreye giriyor.</p><p>Gıda enflasyonunun hızla yükseldiği dönemlerde, satın alma gücünün düştüğü anlarda uygun fiyatlı alternatifler sunan BİM'e yönelen tüketiciler sayesinde şirketin sepet hacimlerinde (aynı mağaza bazında) büyük artışlar yaşandı. Bu, değişken yapıdaki gelişmekte olan pazarlarda faaliyet gösteren her işletme için kritik bir tespittir. Maliyet disiplini üzerine kurulu bir model, ekonomik durgunluk dönemlerinde sadece ayakta kalmakla yetinmez; üst segment ve orta segment rakipler kan kaybederken, bu süreçte büyümesini hızlandırabilir.</p><p>BİM'in bu dayanıklılığının temelinde, şirketin "özel markalı ürünlere (private label) yaklaşımı yatmaktadır. Bu yaklaşım, bir ürünün üzerine sadece daha düşük fiyatlı bir etiket yapıştırmanın çok ötesine geçer. BİM'de özel markalı ürünlerin toplam satış hacmi içindeki payı artık %70'i aşmış durumdadır; bu da hammadde ve tedarik zinciri aksaklıklarının yaşandığı dönemlerde bile kâr marjlarının korunmasını sağlamaktadır. 2022-2024 yılları arasındaki enflasyon ve tedarik şokları sırasında BİM; çoklu tedarikçi kullanımı, esnek paket boyutları ve daha hızlı stok yenileme döngüleri sayesinde ürün bulunabilirliğini sürdürmeyi başarmıştır.</p><p>Perakende sektöründeki bu değişim, özel markalı ürünlerin Türk tüketiciler nezdinde büyük markalara kıyasla uygun maliyetli ve genellikle yüksek kaliteli bir alternatif olarak benimsenmesini sağladı. Yıllar içinde oluşan bu algı değişimi, artık tüketici ürünleri alanında kalıcı ve güçlü bir rekabet avantajı (rekabetçi bir hendek) işlevi görüyor. </p><p>Bu pazarı izleyen şirketler için çıkarılacak ders çok nettir: Yüksek enflasyon ortamında özel markalı ürünler bir "B planı" olmaktan çıkıp birincil tercih haline gelir. Üstelik tüketicinin bir perakendecinin kendi ürünlerine duyduğu güven bir kez tesis edildiğinde, bu güveni sarsmak veya değiştirmek oldukça zordur. BIM, Fas'ta 828 ve Mısır'da 300 mağazayla faaliyetlerini genişletti. Ancak indirimli perakende sektöründe uluslararası çapta büyüme nadiren sorunsuz ilerler.</p><p>BIM'in Kuzey Afrika'daki deneyimi, bir iş modelini yeni pazarlara taşımanın hem sunduğu fırsatları hem de beraberinde getirdiği zorlukları gözler önüne seriyor. Fas'ta hükümet yetkilileri, BIM'in mağaza açtığı her yerde çok sayıda yerel ve bağımsız dükkanın kapandığına dair endişelerini dile getiriyor. Bu, parçalı yapıda ve kişisel ilişkilere dayalı bir pazara giren, hızla büyüyen her perakendecinin aşina olacağı türden bir gerilim.</p><p>Ölçek ekonomisine dayalı verimlilik; milyonlarca insanın geçim kaynağı olan kayıt dışı ekonomiyi yerinden edebilir ve bu durum sadece operasyonel karmaşıklık değil, aynı zamanda siyasi riskler ve itibar riskleri de yaratır. BIM buna yanıt olarak yerel tedarik ve toplulukla bütünleşme konularına ağırlık verdi; ancak temel zorluk varlığını sürdürüyor.</p><p>Kağıt üzerinde temel unsurlar —fiyat hassasiyeti, yoğun şehir nüfusu ve parçalı perakende yapısı— benzer görünse bile, bir pazar için optimize edilmiş bir model her zaman bir diğerine sorunsuz bir şekilde uyarlanamaz. BIM yıllarca <abbr title="Türkiye Elektrik Kurumu">tek</abbr> bir mağaza formatıyla faaliyet gösterdi. Ardından, başarılı her indirimli perakendecinin er ya da geç yüzleştiği o soruyu sordu: Temel müşteri kitleniz daha fazlasını talep etmeye başladığında ne yaparsınız? 2014 yılında BIM'in CFO'su, Türkiye için tamamen yeni bir perakende modeli geliştirmeye başladı.</p><p>Ulusal ve yerel süpermarketlerle doğrudan rekabet etmek üzere tasarlanmış daha büyük mağazalarda, çok daha geniş bir ürün yelpazesi (SKU) sunan bir indirimli süpermarket zinciri olan "File" hayata geçirildi. Bu, önemli bir stratejik riskti. BIM'i başarılı kılan unsurlar; "hard discount" (sert indirim) DNA'sı, sadelik, maliyet disiplini ve sınırlı ürün çeşitliliğiydi.</p><p>Daha kapsamlı bir süpermarket formatına geçiş; operasyonel karmaşıklık, daha yüksek işletme maliyetleri ve yerleşik oyuncularla kendi sahalarında doğrudan rekabet anlamına geliyordu. 2025 yılına gelindiğinde BIM, temel indirimli mağaza formatlarının yaygınlaşma hızını yavaşlatmış; bunun yerine File süpermarket zincirine öncelik verirken aynı zamanda online gıda perakendeciliği operasyonlarına hazırlanmaya başlamıştı.</p><p>Şirketin şu an karşı karşıya olduğu soru, pazar lideri olan her işletmenin er ya da geç yüzleştiği türden bir soru: Sizi en başta baskın kılan özellikleri zayıflatmadan nasıl evrilirsiniz? BIM sıklıkla bir perakende vakası olarak incelenir, ancak sunduğu asıl dersler çok daha kapsamlıdır. Birincisi, kısıtlamalar bir strateji olabilir.</p><p>Daha az ürün çeşidi, daha küçük mağazalar, reklam yapmama ve franchise vermeme gibi tercihlerle daha azını yapmak, her zaman bir sınırlılık göstergesi değildir; bazen bu, bir avantajın mimarisidir. İkincisi, en iyi iş modelleri doğası gereği konjonktür karşıtıdır (counter-cyclical). BIM, Türkiye'deki enflasyon krizi sırasında güncelliğini korumak için strateji değiştirmek zorunda kalmadı; zaten tam da o ortam için tasarlanmıştı. </p><p>Üçüncüsü, ölçek her şeyi değiştiriyor. BIM, tedarik zinciri üzerindeki kontrolünü artırdıkça, genellikle birkaç ay gibi daha uygun ödeme koşulları sayesinde işletme sermayesi gereksinimlerini önemli ölçüde azaltabildi; müşteriler ise çoğunlukla nakit ödeme yapıyor. Sonuç olarak, büyük bir negatif işletme sermayesi oluşuyor, yani işletme esasen tedarikçileri tarafından finanse ediliyor. Bu, ağ büyüdükçe katlanarak artan yapısal bir finansal avantajdır.</p><p>Tüketici güveninin kırılgan olduğu, enflasyonun tahmin edilemez olduğu ve rekabetin her pazarda yoğunlaştığı bir dünyada, BIM'in stratejisi olan "yerel odaklı, fiyat konusunda acımasız" yaklaşımı, market perakendesinin çok ötesindeki işletmelerin de anlaması gereken bir stratejidir. Asıl soru, örtük yaklaşımın ne kadar süreyle en gelişmiş strateji olarak kalabileceğidir.</p>]]></description><guid isPermaLink="false">13347</guid><pubDate>Tue, 14 Jul 2026 23:57:23 +0000</pubDate></item><item><title><![CDATA[KIYAMAM - Sibel Can & Eypio (Official Music Video)]]></title><link>https://www.turkish-media.com/forum/videos/video/13346-kiyamam-sibel-can-eypio-official-music-video/</link><description><![CDATA[<p>KIYAMAM - Sibel Can &amp; Eypio (Official Music Video)</p>]]></description><guid isPermaLink="false">13346</guid><pubDate>Sun, 12 Jul 2026 22:58:34 +0000</pubDate></item><item><title>Bernab&#xE9;u, konserlerin &#xE7;imlere zarar vermeden yap&#x131;labilmesi i&#xE7;in ger&#xE7;ek &#xE7;imlerini yer alt&#x131;nda saklar</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/videos/video/13345-bernabeu-konserlerin-cimlere-zarar-vermeden-yapilabilmesi-icin-gercek-cimlerini-yer-altinda-saklar/</link><description><![CDATA[<p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;">Bernabéu, konserlerin </span><strong>çimlere</strong> zarar vermeden yapılabilmesi için gerçek çimlerini yer altında saklar</p><p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;">Real Madrid'in yenilenen Santiago Bernabéu Stadyumu, son teknolojiye sahip </span><strong>açılır-kapanır bir saha sistemine</strong> sahiptir. Konserler veya diğer etkinlikler sırasında çimlerin ezilmesini önlemek için saha <strong>altı parçaya</strong> bölünür. Bu parçalar, hidrolik tepsilerle <strong>30 metre derinlikteki yer altı serasına</strong> indirilir.</p><p><strong>Yer Altı Serası Nasıl Çalışır?</strong></p><p>Yer altına alınan çimler, burada otomatik olarak bakıma alınır:</p><ul><li><p><strong><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;">LED ve UV Işıkları:</span></strong><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"> Çimlerin büyümesi için yapay güneş ışığı sağlar.</span></p></li><li><p><strong><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;">İklim Kontrolü:</span></strong><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"> Sıcaklık, nem ve havalandırma sürekli izlenir.</span></p></li><li><p><strong><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;">Otomatik Bakım:</span></strong><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"> Sulama, gübreleme ve robotik biçme işlemleri yapılır.</span></p></li></ul>]]></description><guid isPermaLink="false">13345</guid><pubDate>Thu, 09 Jul 2026 01:15:55 +0000</pubDate></item><item><title>Kremsi - R&#xFC;ya Gibi Dondurmalar (Antep F&#x131;st&#x131;kl&#x131; Dondurma, K&#x131;zarm&#x131;&#x15F; Dondurma ve Daha Fazlas&#x131;!)</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/videos/video/13344-kremsi-ruya-gibi-dondurmalar-antep-fistikli-dondurma-kizarmis-dondurma-ve-daha-fazlasi/</link><description><![CDATA[<p>Kremsi - Rüya Gibi Dondurmalar (Antep Fıstıklı Dondurma, Kızarmış Dondurma ve Daha Fazlası!)</p>]]></description><guid isPermaLink="false">13344</guid><pubDate>Sun, 05 Jul 2026 10:34:12 +0000</pubDate></item><item><title>T&#xDC;RK&#x130;YE: D&#xFC;nyan&#x131;n En E&#x15F;siz &#xDC;lkesi | 4K Seyahat Belgeseli</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/videos/video/13343-turki%CC%87ye-dunyanin-en-essiz-ulkesi-4k-seyahat-belgeseli/</link><description><![CDATA[<p>TÜRKİYE: Dünyanın En Eşsiz Ülkesi | 4K Seyahat Belgeseli</p>]]></description><guid isPermaLink="false">13343</guid><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 21:35:19 +0000</pubDate></item><item><title>Dai Dai - Shakira, Burna Boy (Official Video)</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/videos/video/13341-dai-dai-shakira-burna-boy-official-video/</link><description><![CDATA[<p>Dai Dai - Shakira, Burna Boy (Official Video)</p>]]></description><guid isPermaLink="false">13341</guid><pubDate>Sun, 24 May 2026 02:32:02 +0000</pubDate></item><item><title>T&#xFC;rkiye&#x2019;deki Bu Fabrikada Tam 8 Milyon Kal&#x131;p Zeytinya&#x11F;&#x131; Sabunu Tek Tek Elle &#xDC;retiliyor: S&#x131;rr&#x131;n&#x131; G&#xF6;renler G&#xF6;zlerine &#x130;nanamad&#x131;!</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/videos/video/13340-turkiyedeki-bu-fabrikada-tam-8-milyon-kalip-zeytinyagi-sabunu-tek-tek-elle-uretiliyor-sirrini-gorenler-gozlerine-i%CC%87nanamadi/</link><description><![CDATA[<p><strong>Türkiye’deki Bu Fabrikada Tam 8 Milyon Kalıp Zeytinyağı Sabunu <abbr title="Türkiye Elektrik Kurumu">Tek</abbr> <abbr title="Türkiye Elektrik Kurumu">Tek</abbr> Elle Üretiliyor: Sırrını Görenler Gözlerine İnanamadı!</strong></p><p>Intro This green liquid is what olive oil soap looks like before it hardens. Workers follow centuries old techniques to handcraft nearly 8 million bars every year at this factory in [music] southern Turkey. Handmade olive oil soap isn't only found here. It's still made in Lebanon and the West Bank. </p><p>But the craft is under pressure as industrial soap factories are squeezing out artisal producers now in a shift. Demand for more natural bath products is bringing [music] some of these workshops back to life. In Gazianep's Nisup district, [music] some shops export their bars to 25 countries around the world. So what does it take to make olive oil soap by hand? And how is this craft still standing? Origins of the factory and its process Dr. Rolu Soaps is one of the largest producers of handmade olive oil soaps in Turkey. Anhan's grandfather started this factory in 1965 and today it [music] makes 8 tons of soap daily. The process of making these bars begins in fields like this one across Turkey. </p><p>Here, olives are handpicked from November to March. The first press extracts extra virgin olive oil, which is expensive and typically reserved for food. The leftover pulp is pressed again to produce palm [music] oil. This is what soap makers use as their base. They boil it at nearly 180° C in these tanks that are heated by steam instead of a direct flame. The mixture also contains trace amounts of palm [music] oil. The third key ingredient is costic soda which causes the fat in the palm soil to break down and turn into soap. After 2 days of boiling in these 20 ton tanks, the mixture thickens into a smooth glossy paste. Pouring the liquid soap Then workers prepare for the next step, [music] pouring the hot mixture onto the floor. They cover the surface with thin sheets of paper. [music] Emmen has been doing this for over 40 years. So he knows how dangerous this step can be. Workers guide the flow until it's evenly distributed across each row. </p><p>That overnight rest allows the soap to cool, settle, and begin to harden. It's one of the many steps in the process that can't be rushed. So for workers like Emmen, being patient is part of the job. Sweeping and scraping Workers sweep the surface and scrape away any excess material before cutting begins. </p><p>And the leftovers don't go to waste. They're used in the next batch. For this step, they wear soft leather shoes called meshed. They are handcrafted right here in Nis and prevent the craftsman from slipping or carrying dirt onto the soaps. Cutting the bars [music] Cutting is a team effort. They use a simple farming tool called a harrow to slice the soap into cubes. A physically demanding task. Every movement is precise. They cut each row called a mashara into roughly 1,400 to 2500 soaps. Stamping with the logo Next comes stamping the bars with Dr. Olu's logo. Omar has been doing this for 18 years. </p><p>These days, it takes him under 10 minutes to [music] stamp one rope. This entire [music] floor is covered with soaps that have dried to the perfect consistency. And once they cut it, the smell of olives really hits you. History of olive oil soap to the present day Soap has been around in some shape or form for thousands of years. Some of the earliest versions date back to ancient civilizations like Babylon and Egypt where [music] people mixed fats with ash to create a basic cleansing substance. </p><p>Olive oil soap came later around the 10th century in cities like Aleppo and Nablus which have remained at the center of the craft even to this day. By the 19th century, towns like [music] Nisip, where olives grew in abundance, had established soap workshops, reflecting a growing local industry. Olive oil soap was no longer just a household item. It became a traded good. But in the 20th century, production methods changed. </p><p>Industrial soaps and synthetic detergents began to take over. These products were faster and cheaper to make and didn't require months of drying or skilled manual labor. The rise of liquid soap added another challenge. It was seen as a more convenient and seemingly more hygienic alternative, shifting everyday use away from bar soap. But these mass-roduced products can contain around 20 ingredients, including synthetic fragrances and coloring agents. While the formula for handmade olive oil soap has remained simple, just olive oil, water, and costic soda. </p><p>Today, as consumers look for more natural products, these bars are finding a global market once again, especially among those with sensitive skin. And Other traditional soapmakers in the Middle East that's helping traditional soap makers in Lebanon and Palestine. These places are widely considered the birthplace of olive oil soap with some workshops dating back a thousand years. But decades [music] of conflict in the region even till today has hurt the industry. While the West Bank once had nearly 40 workshops, Al Shaka Soap Factory is one of 15 still operating. </p><p>We visited it in 2020. Here workers don't have hoses to spread the soap, so they carry the boiling hot liquid one bucket at a time. Then they individually measure and mark the surface before cutting. Bars from Neblus are more expensive because ingredient costs are higher. over in Lebanon. Masban Aida [music] is also one of the last soap makers operating in the region. Here, workers use powdered [music] soap flakes instead of paper to keep the liquid from sticking to the cement. </p><p>They bring buckets back and forth from the tanks [music] about 700 times. It takes 3 hours to cover the floor with one batch of soap. Before cutting, they mark the boundaries by soaking this cord in dye and stretching it across the floor. Olive oil soap museum in Turkey Back in Turkey, museums like this one play a role in telling that story. This 400year-old building was once a working soap factory. Now it attracts thousands of visitors a year. </p><p>Each room reflects a different stage of the process from the initial molding and cutting to the finished bars. This kind of craftsmanship still exists in traditional soap factories today. And even as methods evolve, the need for soap hasn't changed. foreign. [music] Stacking and storing at Doktoroğlu's factory That's what Dr. Olus is counting on to keep its factory going. Once workers finish down here, they place the bars on wooden trays, load them onto carts, and transfer them upstairs using this elevator. This is where they stack them in towering formations, carefully placing one bar at a time. Each dome holds about 7,500 soaps. The design allows air to circulate evenly around every bar. So, as you can see, every soap has some space between it. And this is also empty in the middle. [music] Over time, you can see the transformation. As the soap dries and ages, it actually changes color. This stack is a little lighter in color. </p><p>This has been aging for a few weeks now, whereas this one is brand new, and it has this deep olive oil color. It's one of the clearest signs the soap has been made the traditional way. Drying it for 6 months gives the soap its hardness and [music] its shelf life. Packaging and distribution The factory sells them in packs of 24 to distributors [music] <abbr title="World Health Organization, Dünya Sağlık Örgütü">who</abbr> set their own price. Workers evenly group the bars in rows and cover them with coffee sacks. The packaging protects the soap from humidity while allowing it to breathe and dry. They sew each bag by hand and load the trucks to prepare for distribution. Most of these soaps are sold in Turkey, but Dr. Olu also exports to countries such as Russia and China. </p><p>But they can't make them all year round, only for the 3 to 5 months when olives are in season. So to stay competitive, they also produce some machine-made varieties with different ingredients like rose, clay, and honey. Honoring legacy and preparing for the future For the workers here, keeping this tradition alive is a generational responsibility.</p>]]></description><guid isPermaLink="false">13340</guid><pubDate>Sun, 17 May 2026 11:40:33 +0000</pubDate></item></channel></rss>
