Jump to content
Sign in to follow this  
melonss

sadece ismini söledim

Recommended Posts

Güne hep seninle Merhaba demek ; Vapurda denize her sabah tebessüm edip; seni düşünmek. Sayende Güne güzel başlıyorum. Sen olmayınca o gün gözlerimin içi gülmüyor. Çünkü o mavi gözler yurekden gelen sözlerini duymayı doyumsuzca hep ister. Hergün bıraz daha fazla içten sözlerine hasret kalır. Bundan mahrum etme sevgi dolu yüreğimi....

 

Senden uzaklaşırsam kendime verdiğim en buyuk ceza olur demiştin. Biz kendimize ceza veremeyiz diye düşünüyorum. Hep imrenilecek aşk olmanın mutluluğunu yaşamak. Sana olan sevgim her gün artacak felsefene hayran kalmak . Gerçekten çok güzel!

Başlardaki korkum seni tanıtıkça azaldı. Çünkü sen başkasın. Sana inanmanın güvenmenın mutluluğu var. Çünkü gerçekten aşk adamısın. Çünkü sen gerçek aşkı yaşıyorsun. Hesapsızca, kaygısızca, sorgulamadan, nedensiz, yaşıyorsun. Yani benım gibi doğal yaşıyorsun. Gerçek dünyada aşk dünyan kirlenmemiş. Ben hep gerçek aşk yaşadığımı sanarak; güzel dünyamı sahte aşklara yer verdim. Bu yuzden aşkdan korktum. Erkeklere güvenim azaldı; şüphelerim arttı. Kafamda türlü türlü senaryolar kurarak onlar hakkından sabit fikirlere yer verdim. İlişkilerimin başında bigün buda bıtecek. Boşa emek harcamak kanısında olmak. Aşk adamımı yani gerçek aşkımı yıpratacağını düşünerek bu kanılardan giderek uzaklaştım. ‘’Şuan yıne korkuyorum desem.’’ kızma sakın. Çünkü seni kaybetmek istemiyorum. Korkum bu !

Kaybetmek kelimesi telafuzu bıle kötü. Kımbılır belki bu aşkın gerçekliğine inanmayan sevdiklerimiz olacak. Kimbilir destekleyen sevdiklerimiz. En önemlisi şu: Biz varız; hep olacağız, aşkımız hep heycanıyla var olacak.

 

Burnunu çekip ; elleriyle korkulu gözlerini ovuşturan küçük bir kıs çoçuğun anne sıcaklığını araması; sevgiye hasret kalması gibi ben aşka hasretim. Bana aşkı yaşatacağına inanıyorum. Bunun için bana yemın eder misin? Aşkımızı kirletmeden yaşamaya; ihanete, saygısızlığa, aldatmaya yer vermeden, hep gülümseyen sıcaklıkta yaşamaya yemin eder misin?

Bi gün buraya kadarmış diye bılırsın! Dış etmenler tarafından yada duyguların körelip uzaklaşabılırsın, bırakabılırsın. Ama ben senı bir ömür için yemin ediyorum. Yüreğim bedenim beynim yemin eder.

 

Her sabah mavılıklere bakmanın güzelliğiyle geleceğimize gülümsemek . Hırçın dalgaların maviliğe kattığı beyaz gibi sesinle , sözlerinle aşka renk katarak güne MERHABA diyorum.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Seni Dilemek Değil En Büyük Cefa

İkamet Olur Bana İnan Bebeğim

Uzaktan Görmek Değil En Büyük Ceza

Mükafat Olur Bana İnan Meleğim

 

Ben Yüklerim Sırtıma Dertleri Bir Bir

Yalnızlık Eski Bir Dost Arkadaş Bilir

Sen Gönlünde Yeter ki Hükmümü Bildir

Teselli Olur Bana İnan Meleğim

 

Seni Beklemek Değil En Büyük Heba

İbadet Olur Bana İnan Bebeğim

Uğrunda Ölmek Değil En Büyük Hata

İtaat Olur Bana İnan Meleğim

Share this post


Link to post
Share on other sites

Çok uzun zaman oldu ellerime biri dokunmayalı

Ve uzunda bir zaman belki Aşk ı yaşamayalı

Kimbilir kaç zaman..?

 

İşte yine başlamışım yazmaya ,

Yelken açmışım beni şiirlere salacak sevdaya..

 

Denizi düşler, derinliklerine inerim,

Semayı düşler, yüzünde aydınlanırım,

Tenini hisseder, yüreğimde bir sevinçle oynaşıveririm

Çocuk edasıyla yeni bir oyuncağım olmuş gibi,

Sarmaş dolaş olup, şımarabilirim..

 

Nasılda bu kadar çabuk ısınabiliyor insan ?

Sevmekten, sevilmekten bu kadar korkup kaçarken

Kapılarını bu kadar hızlı çarpıp kapatmışken ?

 

Dilimde söylediğim tek şarkıydı "Acıya Gülmek"

 

Aşk bu kadar mı güzel anlatılabilirdi.

Bu kadar mı ayrılığa ve sevdaya dair yaşanabilir..

Her mısrasında insanı alıpta, uzaklara götürebilirdi..

 

Uzun cümleler kurmaya gerek yok artık

Dilimde şimdilerde, tek bir cümle ve tek bir hece

Sen AŞK sın...

 

Hoş geldin yüreğime, sefanıda getirdin

"Azalır geceler" ve umarım "dertler biter" seninle

Şimdi, tek bildiğim,

Sen AŞK sın..

 

Kahrına açığım, lütfunada..

Ne olur, ne olur bu defa bırakma!

Bırakma beni sevdam, salma daha efkarlara

Yoksa, yoksa bundan sonra...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Gözlerin

Karaborsa

 

Gözlerin

Gözlerimi ne kadar da yorsa

 

Gözlerim

Gözlerinde forsa

 

Dur

Gözlerimde kal

 

Vur

Gözlerimi al

 

Sur

Gözlerin aşılmaz

 

Hayat budur

Gözlerinsiz yaşanmaz........

Share this post


Link to post
Share on other sites

Hadi geçtik diyelim yaşayıp bir sevdanın özünden

 

Bize kalan acıları yaşayıp bitirmek midir hep sonradan

Nakış nakış ,el yordamıyla işlenip büyüyen sevda varmıdır mutlu sona erişen

Kim bekleyebilir hayallerle süslenip büyümüş bir umudun yeşermesini

Ve isteyebilir gerçeğe dönüşüp mutluluktan ölecekmiş gibi hisse kapıldığında

Ansızın yere düşüp hücrelerinin artık hissetmeyişini, bile bile susarak yaşamayı

Kim kalır tek başına bir sevdanın yüküyle, razı olunabilir mi ..

 

Aşkı noktalayıp kaldığımız yerden devam etmemizi isteyen peki

 

Ne kadar adaletli? Ve ne kadar hak etmişti?

 

Merhaba denmemiş aşkın kapısından dönmek

Sanırım en hafif elveda olur canımızı acıtan ..

Büyütülmesine yardımcı olunmamış çiçeklerin kokuları

Olduğu gibi giriversin camdan içeri her zamanki gibi

 

Bize düşen, doğan güneşi ve yağan yağmuru karşılamaktır

En güzel biçimiyle, en yalın –haliyle (!)

Her geçen mevsimi , yazıyla hazanıyla..

 

Hüküm giymeye cesaretim olmayan aşkı

Alamam kapı içeri üzgünüm..

Geçmeyecek sevdanın ucundan tutamam

Ne yazıkki artık büyüdüm ve tekrar yaralayamam yaşadıklarımı..

Share this post


Link to post
Share on other sites

Üşüyor ellerim yokluğunda ısınmıyor

Bakıyor gözlerim bir ihtimal dönersin diye

Şimdi sensiz kalamam buralarda

Söz dinletemem deli yüreğime

Hayata küstürmemeliydin beni

Hangi yürek dayanır senin bu kalleşliğine

Gidiyorsun hiçbirşey söylemeden gidiyorsun

Susuyorsun çünkü söyleyecek kelime bulamıyorsun

Haykırmaz mıyım herkese zalimliğini

Can mı dayanır bu suskun terkedişe

Ya benim olacaksın yada ölümü hak edeceksin

Şimdi senin ölmeden yasını tutmaz mıyım

Ölmeden ellerimle mezarını kazmaz mıyım

Seni gönül defterimden silmez miyim

İşte bana veda edip gidiyorsun

Yolun açık değil kördüğüm olsun

Unut beni, unut yaşadıklarımızı diyorsun

Sen beni boşver ben unutmam biliyorsun

Share this post


Link to post
Share on other sites

soğuktu üşüyordum

ceketimi ilikliyordum

çıplak sokaklar yalnızdılar

üşüyorlardı

ceketleri yoktu

pencerelerden ışıklar yaklaşıyordu

gözlerim kamaşıyordu

seni düşünüyordum

hep seni düşünüyordum

 

karanlıktan korkak eller uzanıyordu

gecenin ellerine uzanıyordum

bir şarkı yazıyordum

ıslığımdan şeytanlar üretiyordum geceye

içmiş olsam yıldızları öldürecektim

yıldızlar gökyüzüne koşuşuyordu

seni düşünüyordum

hep seni düşünüyordum

 

gözlerim kırıktı

yavaş yürüyordum

sokaklar birbirinin katiliydiler

her sokakta bir nefes öldürüyordum

ellerim cebimdeydi

sigaramı arıyordum

sigaram yoktu

sen yoktun

ceblerimde ellerimi ısıtıyordum

ellerin yoktu

üşüyordum

seni düşünüyordum

hep seni düşünüyordum

 

saatim durmuştu

gülüyordum

kar yağmıştı

şapkamı süpürüyordum

geç olmuştu

ışıklar sönmüştü birer birer

yalnızdım

yorulmuştum

düşüyordum

seni düşünüyordum

hep seni düşünüyordum

 

konuşamazdım

dudaklarım yaşamıyordu

yalnızdım

yorulmuştum

yalnız olmadığımı düşünüyordum

ceketi olmayan bu çıplak sokaklarda

seni düşünüyordum

düşünüyordum..

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sen Benimsin Sevgilim

 

 

Sen benim yüregimde büyüttügüm çiçegimsin

Sen benim gözlerimde tüttürdügüm hasretimsin

Sen benimsin sevgilim

 

Sen benim yasli gözlerimdeki sevincimsin

Sen benim her aldigim nefesimsin

Sen benimsin sevgilim

 

Sen benim etrafimda dolasan melegimsin

Sen benim yanimdayken bile özledigimsin

Sen benimsin sevgilim

 

Sen benim gönlümden içeri bir gönülsün

Sen benim ask bahçemin gonca gülüsün

Sen benimsin sevgilim

 

Sen benim tek amacim tek gayemsin

Sen benim herseyim, birtanemsin

Sen benimsin sevgilim

 

Sen benim her tebessümde güldügümsün

Sen benim ugrunda severek öldügümsün

Sen benimsin sevgilim

Share this post


Link to post
Share on other sites

AŞK

 

Dolaştım yine bÜtÜn sahilleri,

DÜşÜndÜm durdum kendi kendime

Oturdum bir kenara,balıkçıları izledim,

Gemiler geçti yÜreğimden,

Sessiz, sakin, huzur dolu gemiler,

Yine aynı sevdaya takıldı gönlÜm,

Alıp başımı gitmek istedim bir an,

Bir yanımda İstanbul diğer yanımda sen,

Yapamadım be sevdalım,

Bırakamadım bu şehri ve seni,

Neden diye sorma, bilmiyorum?

İçimde, tam şuramda,

Sezemediğim bir şey var,

KötÜ desem değil, gÜzel desem değil,

Bambaşka bir şey bu,

Dilim varmıyor söylemeye,

Adını sen koy be sevdalım ,

Ben korkuyorumÂ…

Share this post


Link to post
Share on other sites

Benim Sevdam

Benim sevdam

Bir güle benzer

Bazen solar,bazen açar

Ama sürekli yaşar

Kışın kardelen gibidir

Baharda delerek ölü toprağını

Göğe uzanır

Boyuna posuna bakmadan

 

Benim sevdam

Bir suya benzer

Temiz ve berrak

Ve çöl ateşinde kanarak

İçilen bir suya

 

Benim sevdam

Bir kuşa benzer

Uçar gökyüzüne

Bulanır maviye

Bazen kartal

Bazen serçe

Bazen güvercin olur.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Gitme Seni Özledim

Azaltma baharları

İşletme bana aşk adına günahları

Fırtınalı bir gece gibi esme

Bu son kez, mi bakışın gözlerime

Bu son sözlerin, mi

Sen yüreğimden yol alırken

Silemem izlerini yıllarca.

Gitme seni özlerim....

 

İliklerime işliyerek esiyorsun.

Keskinliğin çaresizliğim oluyor.

Gitme sabahlarım güneşsiz olur.

Güneşine uzanamaz ince dallarım.

Acılar bedenimi ezer yoğurur.

Dayanmaz yüreğim korkular büyütür.

Uğruna ölecek kadar sevdiğimsin.

Gitme seni özlerim............

 

Ayrılık girdi, girecek kanıma.

Nasıl anlatırım yüreğimdeki yangınlara.

Ne derim düşen takvim yapraklarına.

Gitme seni şimdiden özledim.

Bittimi vadem doldumu.

Gülermisin şimdi gözümdeki yaşlara.

Gitme uğrunda verdiğim can hatrına.

Gitme seni özlerim.......

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sana Geleceğim

Tüm mavilerimi aldım yanıma

Kırmızılarımla sana geleceğim

Yüreğimdeki düşleri,

Düşlerimdeki gülüşleri sana

Birtek sana getireceğim

 

Gökkuşağının tümrenklerini giydim

Tüm renklerimi yoluna sereceğim

Ağlayışlarımı,acılarımı tükettim yenilendim

Arındım tüm acılarımdan

Mutluluk gülüşlerimi sana

Birtek sana getireceğim

 

En kuyu mutsuzlukta bile

Kalbim birtek senin adını fısıldadı

Vazgeçtim gerçeklerden yalan düşlerden

Birtek seni va aşkımızın resmini çizeceğim

 

Tek gerçeğim sen iken

Evrene meydan okuma gücünü

Birtek aşkıma vereceğim

 

Keşkelerin yer almadığı bir hayat

Bir hayat sunmak istiyorum bu aşka

Keşkelerimi atıp yalnız ben geleceğim

 

Aşkımın maviliğiyle yıkandım

Sana mavileri getireceğim

Bir martının kanatlarında

Umutları ve hayalleri değil

Yalnızca kendimi getireceğim

 

Bazen deli çırpınışları

Bazen beklentisiz

Sakin dalgaları değil

Aşkımın kabına sığmayan

Coşkularını getireceğim

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bir Çiçek Aldım

Dün gece yine yalnızdım

Sokağa çıktım

Ve kendime bir çiçek aldım

Kendim almamış gibi yürüdüm sokaklarda

Ve yalnız değilmişim gibi düşündüm

Ama her gece gibi

Dün gece de yalnızdım

Ve kendime bir çiçek aldım

Bir saat geri alınmış saatler

Ben geri almadım

Ve bir saat daha yalnız kalmadım

Bir masaya oturdum

İki çay ısmarladım

Ben içtim

Sen soğutdun

Sana söyleyeceğim herşeyi unutdum

Çok dert etmedim

Çünki yoktun

Dün gece yine yanlızdım

Rahat ağladım

Yokluğunda gizlemedim gözyaşlarımı

Ve lambaları hiç karartmadım

Dün gece

Her gece gibi yanlızdım

Sokağa cıktım

Ve kendime bir çiçek aldım

Sen sandım

KOKLAMADIM..!

Share this post


Link to post
Share on other sites

Boşversene

Bu benim ilk yalnız kalışım,

İlk gurbet ellere düşüşüm,

Kendimle savaşımın yıl dönümü,

Hasretim gizli efkarım içine dönük,

Ben ise korkulara sevgi salgılayan tek savaşçı.

Koku nedir çile ne bilmezdi benim yüreğim,

Sen çıkmadan önce tabi,

Özleminle yaktın beni sonra da canlı canlı!

Kavurucu sıcaklık yaktı göğsümü,

Dayanmaya çalıştım ben her ölüm anında,

Beynimi kemiren bu duygusal çelişkilere bir son vermeye çalıştım,

Belki başardım belki de umutsuzluğa yenildim,

Direndim ama gayret ettim yıkılmamak,

Aldanmamak için özlem denilen sancıya,

Sende yoktun yanımda,

Halbuki sadece sen sarardın beni kollarına,

Sen okşardın saçlarımı,

Mavilerimizi paylaşırdık seninle,

Hayatımızı satmıştık her ikimizde birbirimize,

Bağlı kalacağımıza söz vermiştik,

Tek sen değildin beni yıkan,

Anamda beni yalnız bırakıp gitmişti buralardan,

Hasreti hep içimde bir çocuk gibi;

Gece gündüz ağlar oldu,

Susturamadım içimdeki bu feryatları,

Belki de gücüm yetmezdi bu çelişkilere,

Donuk hücrelerime ben seni yazardım oysa geceleri,

Bülbülün feryatları vokal olurdu göz yaşlarıma,

Birlikte söylerdik en içten en güzel şarkıları,

Yıldızları sayarken sen olmalıydın yanımda,

Bu hasret sürgünlerinde beni yalnız bırakmamalıydın,

Hayat boyunca eksik etmemeliydin gülücüklerini benden,

Ayazlar da elimden sen tutmalıydın,

Sadece sen dokunabilirdin gözlerime ellerinle,

Bırakmamacasına sarılmalıydık,

Nede güzel olurdu değil mi?

Ama sen mahvettin bütün bu güzel günleri,

Nasılda kıydın sen bu taze sevgiye,

Kimseler göz etmesin diye ben saklardım sevgimi herkes ten,

Sen başkaydın benim için,

Rüyalarımın prensesi hayatımın anlamıydın sen,

Özgür bir kuş gibi hissederdim yanındayken senin,

Ruhumu sana teslim eder gözlerinde yüzerdim,

İçimde burukluk olsa da,

O güzel gözlerin solmasın diye söylemezdim de sana,

Ama bana yaptıkların.....

Yıktın gittin sen beni viran kıldın hapse mahkum eyledin,

Karar kıldın hemen cezamı yazdın deftere,

Bilemezdin asla tahmin edemezdin seni ne kadar sevdiğimi,

Bulutlar bile ağlardı bana bu yalnızlığıma,

Geceleri hasretin daha bi çökerdi omzuma,

Yüklenirdi hep bana hep yalnızlığıma,

İimdi ne sen varsın nede o güzel günlerimiz,

Bitti her şey yine sensizim,

Yine bir başımayım,

Ama umudumu yitirmiş değilim,

Hani sende derdin ya “güçlü olmalısın” diye,

Evet güçlüyüm hala ayaktayım,

Ölmedim,yenilmedim hayata,

Aşka dair ne varsa attım kalbimden,

Luzumuna ihtiyaç duyardım arada sırada ama,

Sevgim tünemişti,

Artık lanet eder oluyorum seni sevdiğime seni ilk öptüğüm güne,

Keşke bağrıma kor alevleri yükleseydim de sana aşık olmasaydım diye

pişmanlıklarımı duyuyorum,

Volta atıyorlar pişmanlıklar denizlerimde,

Efsunkar gülüşüne bir yenisi daha ekleniyor,

Ben yeni sevdalara yüzüyorum,

İster gel ister gelme,

Bu gemi herkese açık,

Sevilmenin kıymetini bir gün anlayacaksın,

Ve gözlerin yine beni arayacak,

Vuslat diye aranır olacaksın,

Ama ben olmayacağım yanında,

Kendin ettin kendin buldun,

Allah"a emanet ol!

Share this post


Link to post
Share on other sites

DORUKLARDA SEVDAM

 

Buna ne diyorlar bilmiyorum?

Baktığımda gözlerine;

Işık var, yıldız yok.

Gözlerin var.

 

Derince baksam

Karlı doruklardan düşüyor gibi,

Uçuyor gibi,

Saçlarının rüzgarında nereye gideceğimi bilemeden,

Uçuyor gibi,

Bulutların arasında kaybolarak.

 

Derince baksam,

Buzdağı zirvesinden buzlar parçalanıyor.

Serin dalgalar açıyor damarlarımı,

Sanki ısınıyor bedenim.

Kalbim eriyor.

Ben yok oluyorum.

 

Derince baksam.

Hani cesaret edemem

Ama bakarsam

Sonrası bir yakamoz

Ve sonrası bir hayal.

 

Doruklardaydı sevdam,

Her yer siyah beyazken

Ben mavi düşlere dalacaktım.

Umudu elimdeki suya yansıtıp,

Toprağa damla damla düşürecektim,

Her birinde bir umut olacaktı

Her birinde tek bir sevda olacaktı.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sen Ol

 

Yağmur sonrası kokan toprak oldum

Biten sevdaların ardından.

Umutlarıma el açmaksızın

Yarınları düşledim.

Sen kokan yağmurlarda yıkandım

Düşen her yağmur damlasın da

Islandı gönlüm

Sonra sel oldu.

Bitmeye yüz tutmuş aşkların arasında

Göz yaşlarım koyboldu, boğuldum

Derin sessizliğe batarken bedenim

Tamda güneşi kaybetmişken,

Işığım oldun,ayım oldun birden

Son nefesimi vermek üzereyken.

Dilim çözülmeyi ve konuşmayı bilmeyen

Bir düğümdü önceleri

Sonraları sen geldin

Her düğümüne nakış nakış

Çözüm ekledin.

Ve sonra yine sen kokan gecelere

Giderken ben

Yıldızlarla düş kurdum

Şiirler yazdım gönlü esrarengiz sevgiliye.

Yüreğim boğulmuşçasına sıkıldı

Her günün gecesinde.

 

Ben seni bekliyorum gene

Bitmiş olan fırtına ardından

Toparlanıp yeniden yelken açarcasına ufka

Deşmeden geçmişin taze acılarını

Yeniden düşünelim,

Geleceğin;

Yepyeni taze filizler vereceğini

Her kışın ardından,

Bir bahar geleceğini bilerek

Yeniden gülümseyelim...

Her kimsen her ne isen gel:

Yaşama sevincini kırmayan ağaç ol

ve

Yağmurdan sonra kokan ben ol.

Yüreğimin ücra köşesinde,

Mutlulukları hak eden,

Ağladıktan sonraki gözlerimde

Bir tatlı tebessüm ol.

Gülmeyi unutan pervasız yüzümde

Yalnızlığı hüküm giymiş gönlümde

Gel sen ol...

Share this post


Link to post
Share on other sites

MASAL AŞK

 

Var mısın...

Masal gibi bir aşk yaşayalım seninle

Bir sen bir ben bilelim yaşananları

Sonra denizden bir boş sayfa açıp

Var mısın...

Sulara yazalım masal aşkımızı

Varsın yaşanmamış olsun

Dalgalar kayalarda söylesin şarkımızı

Aşkımız kıyı kıyı, liman liman dolaşsın

Var mısın...

Bir düş olup düşelim sulara

Bedenlerimiz arzulara teslim

Aşk selinde yıkanalım sırılsıklam

Dev dalgalarda bir bedende sarsılalım

Var mısın...

Koskoca bir ummanda kaybolalım

Aşkımızı anlatalım uçan kuşa

Dolaşıp liman liman cümle alemi

Fırtınada aynı limana sığınalım

Var mısın...

Yazalım yaşanmış gibi yaşanmamışları

Öpüşmelerimizi boş kumsalda

Hayal sevişmelerimizi bulutlar altında

İster adı masal olsun aşkımızın

Var mısın...

Bir gecede bin defa ölelim

İçimizde masalsı ürpermeler

Kah ağlayalım kah gülelim

Sulara aşkımızı yazıp acıları silelim

Var mısın...

Bir masal yazalım sulara

Yaşanmamış aşkımızın masalını

Sonra ölelim hiç yaşamamış gibi yarın

Masal aşkımız sularda yaşasın...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sensizlik

 

Yine sensiz geçti bir günüm daha

Dün kapınızın önünden geçtim

Ilık bir bardak çay içmek için

Girdim içeri boşboştu evin

Herkes vardı ama sen yoktun

Sonra veda ettim kaçar gibi

Hızlı adımlarla yürüdüm sokakları

Kimsesiz gibi kaçar gibi ardıma bakmadan

Birini gördüm tanıdık, selam verdim

Ne konuştuğumuzu bile hatırlamadan

Öylesine...

Bir şarkı duydum kafelerden birinden

Içinde yine ayrılık vardı sensizlik olan

Içimden bir ahhh ettim

Göklerde sedası yankılanan

Buram buram kokuyorsun şehrimde

Bir ıhlamur yaprağını salmış sen koksun diye

Ve bir akasya ağacı...

Yerde duran kuşları seyrettim uzun uzun

Minik minik serçeleri

Onlar ne kadar da mutluydular

Birbirleriyle konuşup uzun uzun sohbet ederken

Hayatları ne güzeldi...

Yüzüme bir tebessüm kondurdum

Ahh dedim içimden ahh

keşke bende bir kuş olsaydım...

Sonra bir sigara yaktım hasretine selam söyleyen

Dumanı sen olan

Her yudumunda sensizliğini içtiğim

Ve taa kalbimin içini acıtan yaralayan...

Yine sensiz geçecektim bu sokaktan

Yarın ve sonraki gün...

Yine hasretini arkadaş edecektim yanıma

Yokluğunda hayalinle konuşup

Sitem edecektim uzun uzun...

Bakkal Hüseyini gördüm

"Yine dalgın dalgın yürüyorsun?" diye laf attı

Biliyordu her zamanki halimi

Sayende onun bile diline düştüm...

Sensiz kaldığımdan beri dalgınlığımda arttı

Artık herşeyi unutur oldum

Yani anlayacağın sen gittiğinden beri

Ben her şeye boşverdim...

Artık aynaya da bakmıyorum uzun uzun

Ne bulursam giyiyorum üstüme

Öylesine taranmış bir saç ve kıyafetle

Atıyorum kendimi yalnızlıklar sokağına...

Oysa seninle ne güzel hayallerim vardı

Adı seninle biten bir umut şiirim vardı

Yalnız sana ait olan

Ve yalnız sen diye biten tertemiz bir aşkım...

Hayatım boyunca söyleyeceğim

Kimsenin bitirmeye gücünün yetmeceği

Bir umut türküm vardı...

Hoyrat esen rüzgarlarda seni düşünerek

O gece gözlerini düşünerek

Karşı gelecektim en kuvvetli rüzgarlara...

Kimse yıkamayacaktı beni

Hiç kimse incitemeyecekti

Çünkü yanımda hep sen olacaktın...

Elele gezecektik seninle meydan okurken hayata

Beraber olacaktık setten duvarları geçerken...

Şimdi sokaklarda sensiz yürürken

Sadece yalnızlık var bu şehirde...

Hiç kimsenin incitmediği kadar

Hiç kimsenin kırmadığı kadar

Ve hiç kimsenin yaralayamacağı kadar

Yaraladın kalbimi...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bu Gidiş !?

 

Anlıyorum, öylesi bir gidiş ki bu gidiş...

Kâlbi koparılıyor gibiyim köklerinden!

Gidiş değil, aldatma, bu apaçık bir terk ediş!

Terk etsen de, kurtulman imkansız yüklerimden.

 

Her hoş gülüş bir yara, her hoş bakış bir sızı

Misâli, yüreğimde zamanla depreşecek!

Yokluğunda aşkımın ritmi bozuk yıldızı

Kendini bilmez hâlde boşluklara düşecek.

 

Hatırladıkça içten söylediğin sözleri

Oluşacak özümde özlemden yanardağlar

Her tarafta hayâlin, yoracak bu gözleri

Bilmeyecek hiç kimse bu deli niçin ağlar.

 

Eğer kulak verirsen, kapını yumruklayan,

Çok uzak diyarlardan arza gelen rüzgara:

Diyecektir, bıkmadan adını sayıklayan

Biri var terk ettiğin, perişan, onu ara.

 

Kim bilir, belki de çok kızacaksın, kim diye?

Gelmeyeceğim belki aklına hiç, kim bilir?

Neden bu ansız kaçış, ayrılık niçin, niye?

Nereye gidersen git ruhum peşinden gelir.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sen Uyurken

 

Sen uyurken ben,

Meleklere yalvardım

Bulutları boşaltsınlar

Belli olmasın gözyaşlarım

Ve hep sana,

Sanaydı dualarım...

 

Sen uyurken ben

Saçlarından yıldız topladım

Ayışığı yansımalarını alıp

Nakış nakış

Gözlerime işledim

 

Sen uyurken ben,

Yanağını okşadım

Bin yıllık sevgiyi

Çıkarıp küller altından

Bir kere,

Son kere daha yaşadım...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Dört Mevsim Avuçlarımdasın!

 

Duygularım avuçlarımda saklı.

Yanaklarım kızarmış, tüm bedenimi

Sarmış olsa da acımasız soğuk rüzgar.

Parmak uçlarımı uyuştursa,

Sarsa tüm bedenimi ayrılık acısı,

Bırakmayacağım seni özgürlüğüne.

 

Damla damla işlese başımdan aşağı yağmur,

Hiçbir yerim kalmasa ıslanmadık,

Baştan aşağı titremeye başlasam bile,

Bırakmayacağım seni özgürlüğüne.

 

Tüm dehşeti ile güneş sere serpe saçsa,

Sıcaklığını kalplere,

Kurutsa tüm ırmakları,

buharlaştırsa çöl kumlarını,

Hasret bıraksa beni bir damla suya,

Yine de bırakmayacağım seni özgürlüğüne

Share this post


Link to post
Share on other sites

Romantik Sevgili

 

Günlerce, gecelerce hep onu düşünmüştüm. O ise beni sadece bir iş arkadaşı olarak görüyordu. Hatta bir seferinde, kız arkadaşıyla kavga etmiş ve bana cep telefonunu uzatarak, onu aramamı ve ikna etmemi rica etti. Göz yaşlarımı içime akıtarak, kıza telefon açıp barğıması için ikna etmeye çalıştım. Sanki tanrı dualarımı duymuştu. Kız hiçbir şekilde barışmaya yanaşmıyordu. Ben üstüme düşeni fazlasıyla yapmıştım.

Aradan birkaç hafta geçmişti. Haldun olanları unutup, eski neşesine kavuşmuştu. Bir akşam saat 22:00 sularında cep telefonuma bir mesaj geldi. Mesajın sahibi Haldun’du. Mesaj şöyleydi.

-Yarın bana son kez yardım etmeni istiyorum. Hayatımın aşkını buldum. Ne olur benimle evlenmesi için onu ikna et.

Bu mesaj beni beynimden vurmuştu. Gün ışıyana kadar yanağımdan süzülen yaşlar yastığımda acı ve unutulması mümkün olmayan bir iz bırakmıştı.

İşe giderken ayaklarım beni geri geri götürüyor, yol bitmesin diye sürekli dua ediyordum. Hayatımda ilk ve son kez aşık olmuştum ve bu aşkı ben kendi ellerimle yok edecektim. Mesaime yarım saat geç gittim. İçeri girer girmez Haldun, bu günün hayatındaki en mutlu gün olduğunu ispatlar gibi neşeli ve bir çocuk gibi heyecanlı yanıma geldi. Ben ise yenilgiyi çoktan kabullenmiştim. Ama sevdiğimin mutluluğu beni teselli ediyordu. Haldun, iyi günler dedikten sonra hemen konuya girdi.

-Yeşim, senin hakkını nasıl ödeyeceğim bilmiyorum. Ama inan çok yüce bir olaya vesile oluyorsun.

Elindeki telefon numarasını bana uzattı. Bu numarayı arayıp, karşı tarafa;

-Haldun seni hayatını paylaşacak kadar çok seviyor. Lütfen onu kırma ve evlilik teklifini kabul et. İnan seni şimdiye kadar kimseyi sevmediği kadar çok seviyor.

Dememi istedi. Masama;

-Bu emeğinin karşılığı değil ama,

diyerek küçük bir hediye paketi bıraktı. Elimdeki telefon numarasını çevirmeye başladığımda parmaklarımdaki titremeyi görecek diye çok endişelendim. Telefon çalmaya başlamıştı. Birden masamdaki kutudan love story müziğini duydum. Telefon halen kulağımdaydı. Bir yandan da kutuyu açmaya çalışıyordum. Kutuyu açtığımda bir cep telefonu gördüm. Telefonu aldım ve açtım. Haldun bir hamle ile masamdaki iş telefonunu kulağımdan aldı. Ben ise gayri ihtiyari cep telefonunu kulağıma götürmüştüm. Haldun şimdiye kadar duymayı her şeyden çok istediğim, bir kerecik duyduğumda ölmeyi bile kabul edeceğim o cümleleri söylemeye başladı. Ben ise göz yaşlarımı tutamadım ve boynuna sarıldım.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sakın Elimi Bırakma

 

Ilık rüzgarla gelen bir müzik sesiyle dalıverdim uzaklara; "Aşık olmak günahsa ben bir günahkarım, pişman değilim tanrım…" diyordu yumuşak bir ses… bir sızı saplandı ilk önce kalbime… sensizlik yüreğimi yakıyordu, sana hasrettim… sarı kurumuş yapraklar arasında yürürken rüzgarın yüzüme vurmasıyla kokunu duydum sanki… yalnızdım… mutsuzdum, sen yoktun… ebediyen gitmiştin… Şimdi yanımda olsaydın kollarınla beni sarar, yüzüme dağılan saçlarımı parmaklarınla düzeltirdin.. iki taraftan kulaklarımın arkasına sıkıştırır, "Böyle daha güzel aşkım"derdin… yüzüme düşen saçlarıma tuzlu gözyaşlarım karışıyor şimdi. "Sakın ha ağlama, seni birgün bile ağlarken görmek istemiyorum" derdin bana… şimdi bir yerlerden bakıyorsa gözlerin üzülüyorsundur… ama gözyaşlarıma söz geçiremiyorum sevgilim... Hani biz sonsuza kadar mutlu olacaktık? Hani birbirimizi terketmiyecektik? Neden beni tek başıma bırakıp gittin aşkım.? Kaza haberin geldiğinde inanamadım… evimizden nasıl çıktığımı bile hatırlamıyorum… hastanede seni öyle kanların içinde baygın bir şekilde görünce dünya başıma yıkıldı… elini tuttum ve sen gözlerini açtın "Sakın ha! Sakın elimi bırakma" dediğin zaman bile "Gözlerindeki ormanda yağmur yağmasın" dedin… yanaklarımdan süzülen sicim gibi yaşlar yüzüne döküldüğünün farkında bile değildim.. ameliyathanenin kapısına kadar elini hiç bırakmadım ve mecburen elini ayırdılar benden… saatlerce o odada kaldın… çıktığın zaman komadaydın… doktorlar ümitsizce gözlerime bakıyordu… seni odana götürdüler.. neydi, neden o makinaları vücuduna bağlamışlardı.? Sen yaşayacaktın.. beni bırakmayacaktın yemin etmiştin..yavaşça elimi elinin üzerine koydum.. hiç kıpırdamıyordun… günlerce başucunda bekledim… farkında bile değildin… hep uyuyordun… yanında seni beklerken; geçirdiğimiz günler bir film şeridi gibi gözlerimden geçti… beni kızdırmaların, sinirletmelerin ve ondan sonra gönlümü almak için bütün evi ben yokken çiçek bahçesine çevirmen… doğumgünlerimizde birbirimize aldığımız müzik kutuları… hani son doğumgününde sana mavi bir kazak almıştım da hemen giyip mankenlik yapmıştın ya ve ben seninle dalga geçmiştim sen de pastayı alıp yüzüme yapıştırmıştın ve sonra da bütün evi pastayla alt üst etmiştik… ne kadar deliymişiz, ne kadar aşıkmışız… mavi kazağını son gördüğümde kanlar içindeydi.. kaza günü onu giyiyormuşsun meğer… çok sinirlettin beni, nasıl çıkacak şimdi kazaktaki kan lekeleri? Olmadı şimdi, iyileşir iyileşmez kazağını sen yıkayacaksın.. onu sana ben aldım atmak olmaz ki… Hala uyanmadın… bir hafta geçti hiç bir kıpırtı yok…doktorların biri gidiyor biri geliyor.. söyledikleri hiçbirşeyi artık anlamıyorum.. bu arada o yağmurlu gün geldi aklıma.. bisikletlerle yarış yaptığımız o gün.. hani ani bir yağmur başlamıştı da eve zor yetişmiştik.. balkonda durup yağmuru izlerken bir gün bebeğimiz olursa ismini Yağmur koyalım demiştik… bizim yağmurumuz yaz yağmuru olsun demiştik… Ve bir gün daha geçti işte, yanında sen o yatakta hareketsiz yatarken bir gün daha geçti… elim elinde.. ve başım yatağın yanında, kendimden geçmişim.. ve aniden elin elimde kıpırdadı.. aniden kırmızı, şiş gözlerimi sana çevirdim… ve gözlerini açtın… o halinle bile gülümsüyordun bana… dudaklarına küçücük bir öpücük kondururken sessizce gözlerimden yine bilinçsizce tuzlu gözyaşlarım dudaklarına düştü… kızar gibi yine baktın bana… "Tamam" dedim "Ağlamıyacağım…" Gözlerime baktın buğulu… hiç beklemediğim bir anda dudakların kıpırdamaya başladı "Affet beni" dedin, "Birbirimizi terketmiyecektik, hala daha da seni terketmedim ama…." dedin ve gerisini duymak bile istemiyordum, parmaklarımla dudaklarını kapattım, "Konuşma, yorulma, sonra konuşuruz" dedim ama başınla "Şimdi" dercesine işaret ettin… "Şehre inmiştim, yıldönümümüz için beğendiğin tek taşlı pırlanta yüzüğü alacaktım, aldım da… yanında 25 tane gül vardı, arabanın torpido gözünde yüzüğün, koltukta da güllerin vardı" dedin… ve devam ettin "Hayatımda geçirdiğim en güzel yılları seninle paylaştım, gözlerim, kalbim hep yanında olacak, arabadan emanetlerini almayı unutma" dedin bana… gözlerimdeki yaşları artık durduramıyordum… "Bir dahaki sonbahara yürüdüğümüz yolda yanlız yürüyeceksin ve çok güçlü olacaksın, beni affet aşkım seni bensiz bırakıyorum, seni canımdan çok seviyorum, son bir öpücük ver bana" dedin ve bir elim elinde bir elimle alnını okşarken istediğini yaptım dudakların sıcaktı ve aniden makineden ince bir ses geldi, elin elimden kopuverdi…. Gözlerin yavaşca kapandı…. Doktorlar koşup geldiler… öylece orda kalıverdim hareketsiz kaldım, donmuştum, sen yoktun artık… doktorlar seni götürdüler… artık sen yoktun, yanlızdım.. Ve şimdi sensiz geçen ilk sonbahardayım… yürüdüğümüz yolda kurumuş yaprakların arasında tek başınayım. Arabadan bana getirdikleri emanetlerimin biri evde diğeri parmağımda… yüzüğünü yaşadığımı sürece parmağımdan, güllerini yatağımın yanından hiç ayırmayacağım… mavi kazağını yıkadım, temizledim… yastığının üzerinde duruyor.. Hazan mevisimi, hüzün mevsimi… aşk mevisimi.. ayrılık mevsimi… Kulağımda bana söylediğin şarkıyla yürüyorum tek başıma söz verdiğimiz gibi sarı yapraklı yolda....

 

"SANA RÜYA DIYEMEM, SENDEN UYANAMAM KI

NEREDE OLURSAN OL, SENINLEYIM BEN SANKI

BULUTLU GÜNEŞIMSIN, SEVGILIMSIN BENIMSIN

YAZ YAĞMURUM, KIŞ GÜLÜM, NEŞEMSIN KEDERIMSIN

SENINLE DOLU DÜNYAM, GÜNDÜZÜM GECEM SENSIN

ÖLSEMDE AYRILAMAM, BENLIĞIM RUHUM SENSIN..."

 

Biliyorum her an her saniye benimlesin, beni izliyorsun. Iyi ki şarkılar var ve şiirler. Sen sözünü tutmadın, beni bırakıp gittin. Belki birgün aşkım... Bu yağmurlar diner ve biz yine birlikte oluruz hiç ayrılmamacasına.

 

"HER YERDE HATIRAN VAR, HERŞEY SENINLE DOLU

HERŞEYDE SENIN IZIN, BU YOL AŞKININ YOLU

ALAMAZ BIN SEVGILI KALBIMDEKI YERINI

SANKI IÇIMDE AÇAR BU SARMAŞIK GÜLLERI.... "

 

Iyi ki şarkılar var...

Share this post


Link to post
Share on other sites

’Yatmak,gözlerinde yatmak zindanı'’

Görmek,gözlerinde görmek ruhumu

Dokunmak,bedeninde dokunmak benliğime

Hissetmek,kalbinde hissetmek düşlerimi

Yok!Sevgilim,nerdesin?’Gözlerin hani?’

Uzaktasın.Elimi uzatıp gel desem de,uzaktasın

Ama silinmesin,silinmesin hayalin gözlerimin önünden.

Her gece gir sen yine düşlerime.Aldırma gözlerimi açtığımda ağlarmışım.Olsun

Sen her gece gir koynuma saat tam on ikide.Rüyalar bir saniye sürermiş gerçeklerin dünyasında.

Kanma!Sen gel.Yine gel.Yine gir koynuma her gece.Sen ömürsün sevgilim,hayatımsın bir saniyelik.

Uyanırsam ağlarım.Olsun, kurur elbet yanağımdan süzülen yaşlar;ben silerim.Ya da hayalinden bir sen yaparım.Onun elleri değer yanaklarıma.Yaklaşır silmek için bana.Hissederim,nefesini hissederim.Tutarım ellerini,tutup öperim.Sonra dudakların belirir apansız;yapışırım.Ben yanarım.Kavrulup kül olurum sana.Sonra kaybolursun.Ben ağlarım Bırak,bırak ben silerim!

Sevgilim,seni her nefeste özledim bugün.Yürüyordum.Bi ses duydum aniden.İçimde yağmurlar yağdı.Ah beni beni.Değildi işte.Kalbim acıdı.Başımı eğdim önüme.Yüzümde hüzün,ilerledim . Sanki ömrümün en uzun yolunu gittim.Ve ben bittim.Çünkü anladım sevgilim;sen gittin

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.