Zıplanacak içerik
  • Üye Ol
sardunyam

hayatı en iyi ne anlatır?

Önerilen İletiler

Ali Pektaş'ın hayata yorumuna bakalım bir de..

 

Bilmiyordum Öğrendim

 

Bilmiyordum öğrendim

Yalnızmış o güller içindeki goncalar

Yeni birer ümitmiş çekilen acılar

Tırmandıkça erişilmez olurmuş dağlar

Her karanlıkta bir ışık varmış

Ve her son yeni bir başa kanıtmış

Örtüler apaçık edermiş saklananı

Söylenen her yalan bir doğrunun parçasıymış

Ve her sevgi kalbinde sevgisizlik saklarmış

 

Bilmiyordum öğrendim

Denizler korkudan köpürürmüş

Gelinen yerle aynıymış dönülen yer

Tokluk açlıktan ibaretmiş

Zenginlik yoksulluktan

Gerçek aşk kalbe ağır gelirmiş

Her yeni sevgi eskisini bitirirmiş

Mutluluk bir yanında mutsuzluk beslermiş

Bilmiyordum iyi ki öğrendim

Kuşlar da yalan söylermiş

 

Bilmiyordum öğrendim

Şiir yazmazmış şairler

Alaca karanlıkta çalarmış mısralar kapısını

İçki değil içmek sarhoş edermiş adamı

Hüner değilmiş yaşamak

Gün gelir çekilen nefes boğarmış insanı

Sular zehir olurmuş içtikçe

Sudan ibaret değilmiş gözyaşları

İnsan yaşamayı değil asıl ölmeyi severmiş

Öğrendim ki aslında gökyüzü de mavi değilmiş

 

Bilmiyordum öğrendim

Bildiklerim bilmediklerimi bildiğimmiş

Gördüğümü sandıklarım aslında göremediklerim

Kısraklar çatlamak için koşarmış

Kader kadersizlikle beraber yaşarmış

Çiçekler sabırla beklermiş dalından kopmayı

Tuttuğumu sandıklarım aslında tutamadıklarımmış

Duyduğumu sandıklarım duymadıklarım

Taşlar acı çekerek ufalanırmış

Ve hayat dedikleri aslında kocaman bir yalanmış..

 

:clover:

çok güzel taurusmutis gerçekten çok güzel... teşekkürler... evet kocaman bir yalanmış, sahi sandığımız, kendimizi paraladığımız, hırslarımız, koşturmalarımız ve hatta üzüntülerimiz bile yalanmış... gerçek olan yaşadığımız yalanlardan bize kalan... -_-

ve o gerçeklerden biride şiirde dediği gibi hiç bir şey bilmediğimizdir... ki asıl bilmek belkide budur... :)

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

ADIMLA NASIL BERABERSEM!!

 

Adımla Nasıl Berabersem

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların

bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan

koşar gibi yürüyüşün

karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün

 

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların

uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın

karanlık boşluklarında akıp giderken zaman

 

adımla nasıl berabersem öylece beraberiz

seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye

gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat

koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz

ve sonra her zaman her ölümlüye

aynı şartlar altında kısmet olmıyan

gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda

 

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların

sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın....

 

Atilla İlhan

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

bu nasıl yalnızlık

bu nasıl bir hayat ki, hep kavgadır bize kalan...

dört bir yanı sarmış yalancılar

bizi kuşatmış kalpazanlar...

insan eti ve insan ruhu alıp satarlar...

bir uçurumdayız ki...

sıkıştırıyorlar bizi...

ne yana uzansak boşluktur biran...

bir tek dal var bize uzatılan...

çok yukarılardan...

 

yetiş bize Allah'ım...

bu hayat kavgasında yalnızlığa itilen biz olduk

sensin bize yetecek olan

ve asıl sensin bütün gerçeklerden daha gerçek olan...

 

Sardunyam

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

DEĞİŞTİM..

 

Değiştim maalesef değiştim

Beni de kayırmadı yordu hayat

Gün oldu dövüştüm gün oldu seviştim

Bir tek ana evindeymiş rahat

 

Yok eski cesaretimden eser

Geçti benden

Olayların içinde değil dışındayım

Seyirciyim ne hayatlar geçer önümden

Bilmiyorum aslında kaç yaşındayım

 

Ne gecem belli ne gündüzüm dünya durdu

Hep aynı mahallede geçiyor rüyalar

Beni ayrılık değil

Acı söz can evimden vurdu

Ama daha bitmedi bu hikaye yarım

 

Tam vazgeçiyorken yetiştin

Az da olsa ümidim var şimdi

Ban ki aşk için ölmeli demiştim

Ne yazık ki aşklarda çok değişti

 

Ne gecem belli ne gündüzüm dünya durdu

Hep aynı mahallede geçiyor rüyalar

Beni ayrılık değil

Acı söz can evimden vurdu

Ama daha bitmedi bu hikaye yarım

 

sezen aksu.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Frozenim bidenesin... :flowers:

 

 

beni nereye koyuyorsun böyle?

neresinde yaşıyorum yüreğinin?

var mıyım senin için,

gecelerinin masalsı düşü ben miyim

yoksa kendin misin?...

beni sığdırabiliyor musun içine?

hangi yana baksam tünel;

sonsuz uçurumlar gibi dipsiz ve kuyu

hani içinin aynasıdır ya sevdiğin,

benim aynamda karanlık aksetmekte...

öyleyse anlarım ki ben de yokum sen de.

beni nerede yaşatıyorsun söyle?

cennetin miyim senin,

amber kokulu bahçelerinde gezindiğin?

yoksa kaybolduğun kör kuyun mu,

dehliz yalnızlıklarını yitirdiğin?

artık anlamsız geliyor tüm sorular

yanıtlarını bir gün verecek olsan bile

ben de bir şeyler buram buram,

ben de çok şey ılık ılık,

ben de sen acıtarak, kanayarak

eksiliyor...

ben seni bunca zamana ağırlayamazken ruhumda

aitsizliğim çaresiz çoğalıyor...

ve görüyorum aynada yüzü silinmiş suretimi

sen bende herşeysin belki ama

ben sende yitiyorum için için...

beni nerelerde arıyorsun öyle?

yüreğine sor bir de

mutlaka cevabı gelecektir sessizliğinin..

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Negüzel şiirler yüreğinize sağlık

çok teşekkürler, hoşgeldiniz... :clover:

 

Kum

 

 

Sen kum nedir bilmezsin

Deniz görmedin ki

Yum gözlerini zamanı düşün

Deniz bir gözünde

Kum bir gözündedir.

 

Sen taş nedir bilmezsin

Dağa çıkmadın ki

Yürü ufuklara doğru

Dağ bir ayağında

Taş bir ayağındadır.

 

Sen kül nedir bilmezsin

Ateş yakmadın ki

Uzat ellerini gökyüzüne

Ateş bir elinde,

Kül bir elindedir.

 

Sen kan nedir bilmezsin

Ölmedin, öldürmedin ki

Yat toprağa boylu boyunca

Ölüm bir yanında

Kan bir yanındadır.

 

Sen aşk nedir bilmezsin

Beni sevmedin ki

Ağla ağlayabildiğin kadar

Bütün güzellikler sende

AŞK bendedir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Hayat; bir yaşam öyküsüne katlanılamayacak kadar uzun!

Bir gülümseyişe,bir kıpırdanışa,bir dokunuşa vakit ayıramayacak kadar kısa!

 

Hayat; gerçekleri sırtlayıp taşıyamayacak kadar ağır..

Bir kuşun kanadına konup ona bile hissettirmeden ucabılecek kadar hafif!

 

Hayat; her anını dibine kadar yaşamaya çalışmak icin nefes nefese koşturmayı göze alacak kadar dolu..

Bütün yaşadıklarının sadece bir hayal olduğunu hissettırecek kadar boş!

 

Hayat; koskoca ömürde ‘’yalnız bir gün daha nasıl geçecek,şu saatler nasıl bitecek’’ diye şikayet edebılecek kadar muamma..

Göz acıp kapayıncaya kadar gecen sürede nihayete erebilecek kadar basit.

 

Hayat; kendini oluşturan her büyüsü,her cazibesi,her rengi yürekleri hoplatacak,kanlarımızı kaynatacak kadar parlak ve güzel..

Gözlerimizi acılarla,hüzünlerle,ayrılıklarla,ölümlerle bulusturdugumuzda,sadece iki renk! Gri ve siyah!

 

Hayat; her anını tuvallere,yazılara,şiirlere,gösterilere döküp,sergileyebileceğın kadar sanat!

Tek bir uyanışta,görevinin tek bir oyundan ibaret,tek bir rol olduğunu fark edebileceğin kadar da kısır ve monoton..

 

Hayat; senin tek bir ‘’evet’’ınle başkalarına bölüştürüp sunabileceğin,nefes alıp verişinlerinle’’paylaştırabileceğin kadar hayret verici ve cömert..

Tek bir ‘’hayır’’ınla her şeyi mahvedebileceğin,yok edebileceğin kadar da cimri ve densiz!

 

Hayat; gerçek yaşam öykülerine katlanabilecek gücü bulup,bulaştırıp,daha da büyüğünü oluşturabilecek kadar heybetli ve zor.

Her şeyden vazgecip,’’yaşama veda etmeyi ‘’isteyecek kadar güçsüz ve zayıf!

 

Hayat; sevmeyi bilecek,bilmiyorsa öğrenecek,tadacak,sunacak,paylaşacak..ve böyle sevgilerle bütün sevgileri çoğaltabilecek kadar anlam’lı..

 

Nefreti seçip,sıçratmak,sıçrattıkça da o pisliğe bulaşacak kadar da anlam’sız..

 

Hayat; gerçek yaşam öykülerine katlanmaya değecek kadar ‘’yaşamaya değer’’..

 

Hayat; onu kısaltmanın haksızlık olduğunu anlatacak kadar öğretici..

 

Ve bir daha bulunmayacak,yaşanmayacak kadar ‘’tek’’..

 

 

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Herşey Sende Gizli

 

Yerin seni çektiği kadar ağırsın

Kanatların çırpındığı kadar hafif..

Kalbinin attığı kadar canlısın

Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...

Sevdiklerin kadar iyisin

Nefret ettiklerin kadar kötü..

Ne renk olursa olsun kaşın gözün

Karşındakinin gördüğüdür rengin..

Yaşadıklarını kar sayma:

Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

 

Ne kadar yaşarsan yaşa,

Sevdiğin kadardır ömrün..

Gülebildiğin kadar mutlusun

Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin

Sakın bitti sanma her şeyi,

 

Sevdiğin kadar sevileceksin.

Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer

Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın

Bir gün yalan söyleyeceksen eğer

Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.

Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret

Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın

Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın

Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.

Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın

Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.

Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

 

İşte budur hayat!

İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın

Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün

Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun

Çiçek sulandığı kadar güzeldir

Kuşlar ötebildiği kadar sevimli

Bebek ağladığı kadar bebektir

Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,

Sevdiğin kadar sevilirsin...

 

Can Yücel

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

çok güzel bir topic olmuş, katkıda bulunanlara teşekkür ederim.

 

hayat sevince güzel, sevince kolaylaşır herşey, sevgi cesaret demektir, cesarette hayat demektir. :flowers: SEVMEYE CESARETİ OLANLAR İÇİN. :clover:

 

Tam ortasındayım yağmurun

Karın soğuğun ortasındayım

Nasıl da paylaşıyor insan isterse

Nasıl da birmiş meğer hasretler

Nasıl da mecburmuşuz sabretmeye

Sevmeye, öğrenmeye

 

Tam ortasındayım yolun

Hmmm koşunun ortasındayım

Tam varıyorum ki hedefe

Bir yenisi başlıyor

Bu oyun hep aynı, değişmiyor

Hala devam hala figân

Hem de bile bile

Nasıl da paylaşıyor insan isterse

Nasıl da birmiş meğer hasretler

Nasıl da mecburmuşuz sabretmeye

Sevmeye, öğrenmeye...

 

MFÖ

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

hayat mücadeledir ve mücadele cesaret gerektirir,

korkusuz bir insan olamaz ve asıl mücadele korkuyla yüzleşmektir.

kazanıp kaybederken, hayat yolunda ilerlerken

düşer kalkar insan, yolundaki engellere takılırken

herşeye rağmen, sevgi üstesinden gelir bütün korkuların ve

sarılır bütün yaraların...

 

sardunyam

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

ey hayat, söyle nedir seni yaşanılır kılan...? nedir bütün acılara dayanma gücü veren? her canın ölümü tadacak olmasını bilmesine rağmen nedir seni vazgeçilmez kılan... şiirlerde aradım seni, hikayelerde aradım, gözlerde aradım, dostlarda aradım, yürüdüğüm yolun manasında aradım, kavgalarda, kırılmalarda, düşlerde, umutlarda, şarkılarda, meyve veren ağaçlarda, bir kedinin mırıltısında, bir kuşun kanadında, bir yağmurun damlasında, toprağın bereketinde, güneşin vazgeçmeden hergün doğuşunda, ıssızlıkta, kalabalıkta, sende, bende, onda, doğurduğum evlatta, yaşarken tanıdığım herşeyde aradım... her tattığımda ve her tanıdığımda buldum senden bir mana ama eksik olan bir şey var... çözemediğim... bir şey daha var bütün bildiklerimden başka!!!

 

 

hayat olmazsa olmazlarımızdır...

 

üzüntülerimiz, seviçlerimiz, öfkelerimiz, kavgalarımız, terk etmelerimiz, terk edilmelerimiz, çoşkumuz, sevdalarımız, umutlarımız, bir eski dostun selamı belki... ne varsa içinizde sizi siz yapan, odur bütün yaşadıklarınızdan kalan...

ne bugün ne yarın, zaman bile ölüp gittiğinde sizi siz yapanlardan başka hiç bir şeyin kalmadığını göreceksiniz...

bir ömre sığan bir şiire sığmaz elbette, bir "an" içinde yaşadıklarını bile anlatamazsın bir sayfa dolusu metinle...

 

saniyenin bilmem kaçta kaçında aklından neler geçer, kalbinde neler çarpar ve kanında neler dolaşır kanla birlikte... hani ben bu anı daha önce yaşamıştım der gibi, bir şiirde o "an"larınızdan bir parça, bir şarkının melodisinde hep çok eskilerden kalmış garip bir tanıdık hüzün gibi... aklınızdan geçenlere çarpar geçer...

 

ve anlamaya çalıştığımız hayat ondan hep sözlere dökülür... ama elde kalan hep kocaman bir soru işaretidir. en babayiğit filazof bile çözememiştir annesinin karnından gelip, karatoprağa girdiği zaman içinde ne olup bittiğini??? ondandır onların filazofluğu... bir yanıt bulmuşluklarından değil tek bir yanıt olmadığını bilirler ve her "an" yeni anlamlar bulmak çabasındadırlar... deneyip deneyip yanılmaktayız ve en çok yanılan hiç yanılmadığını sanandır...

:):clover:

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Yaşamak

 

Biliyorum, kolay değil yaşamak,

Gönül verip türkü söylemek yar üstüne;

Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,

Gündüzleri gün ışığında ısınmak;

Şöyle bir fırsat bulup yarım gün,

Yan gelebilmek Çamlıca tepesine...

-Bin türlü mavi akar Boğaz'dan-

Her şeyi unutabilmek maviler içinde.

 

 

Biliyorum, kolay değil yaşamak;

Ama işte

Bir ölünün hala yatağı sıcak,

Birinin saati işliyor kolunda.

Yaşamak kolay değil ya kardeşler,

Ölmek de değil;

 

Kolay değil bu dünyadan ayrılmak

 

orhan veli kanık

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

O Çocuk Benim

 

insanlığın okulu yok doğru söylüyorsun

bu dünyadaki yaşantıdan nefretimi cinnetimi

yalancılara önümden gülüp arkadan çalanlara

hepsinin küllerini denize atmayışım doğrudur

uyurgezer olsam hiç uyanmasaydım

yosun tutsaydı gözlerim hiç görmeseydim

 

bak bir çoçuk doğuyor ben gibi ağlamaklı

sen aç gözünü çoçuğum herşeye kader diyemezsin

kabul et çoçuğum yılana sarılacaksın

adam gibi adam kadın gibi kadın yok

balda zehir bulacaksın arayış denizinde boğulacaksın

 

çoçuğum susuz rakı gibi yakacaklar senide

bir gözün devamlı ağlamakli olacak gülerken

sağır günlerini özleyeceksin emekli aşklarda

kalemi kırıp yüreğini mahkum edeceksin

sen hep çoban onlar padişahin tek kızı olacaklar

 

çoçuğum kendin kurutacaksın gözyaşlarını

isyanlarda olacaksin vefalı yar olacak duvar

kime danışsan akıl verir beyin saatin duracak

ölüm pusuda hayat ipuçunda azrail yanında olacak

insanlar diken baharlar hazan yazlar susuz dolacak

 

çoçuğum çok para akıllısı var sen deki aşk yazarım

biz ikiziz aşkın dili yanlızlık benim pınarım

liman deme kimseye gemiyi hemen batırırsın

kibarlik aşk saygı şiirlerimizin dillerinde

her şey para bir görsen para kimin ellerinde

 

bitmeyen aşk yokmuş rüya gibi,kaçaçaklar

dünya dönme dolap boşalıp doluyor,çıkaracaklar

gecelerin koynunda umut yükleyeceksin,boşaltacaklar

şehrin akıllısı ol devamlı paradan konuşup,delirtecekler

birine acı bak çiçeklerin arasindan üstüne,kusacaklar

 

serdar san

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

EGER HAYATTAN BIKIP OLUME DOGRU SESIZCE YURUMEK ISTERSEN

YANIMA GELKI SANA SENSIZLIGIN OLUM OLDUGUNU GOSTEREYIM...

 

BELIM BUKUYOR BOYLE AYRILIK. VERDIGIN ACILAR HASRET TANIDIK.

GORMEDIM KI BIR GUN SENDEN YAKINLIK. DONMESENDE GERI FARKETMEZ ARTIK...

 

KESKE YANLIZLIGIM KADAR YANIMDA OLSAYDIN!

KESKE YANLIZLIGIMLA PAYLASTIGIMI SENINLE PAYLASSAYDIM!

KESKE SENIN ADIN YANLIZLIK OLSAYDI VE BEN HEP YANLIZ KALSAYDIM!!!

 

HEP KALANLARA GIDENLERI KATTIM! BIR GUN YERINE GECEMEDILER.

O KALANLARA GIDENLERI KATTIM YINE BIR TANE SEN EDEMEDILER. ZOR GELDI AYRILIK ALISAMADIM.

 

SILINIR DIYORLAR EN ACI IZLER, BITERMIS KISLARIM GELIRMIS YAZLAR,

BILMEZLER SU GONLUM DERINDEN SIZLER, UNUTURSUN DIYE SOYLEMEK KOLAY...

 

UMUDA KURSUN SIKSADA OLUM, UNUTMA UMUDA KURSUN ISLEMEZ...

 

BELKI ANLAMADIGIM BI HIS,BELKI SANA KIZAMADIGIMIN BELGESI,

BELKIDE SAMIMIYETI YANLIS ZAMANDA YANLIS INSANDA ARAMANIN CARESIZ ANLATILISI IDI...

 

SENI BIRAKIYORUM BIR ELVEDA BILE DIYEMEDEN,

SENI SEVIYORUM, SENI BILE GOREMEDEN...

 

NEZAMAN SAGIR BIR RESSAM

KIRISTAL BIR ZEMIN UZERINE DUSEN

GULUN CIKARDIGI SESIN RESMINI YAPARSA

ISTE O ZAMAN BEN SENDEN VAZGECERIM...

 

SENSIZ KALDIGIM ILK GUNDEN BERI ICIMDE BIR UMUT VUSLATA DAIR.

AKSAMLARI IMZALADIM GOZYASLARIMLA.

SENI ARAMIYOR SENI SORMUYORSAM BUM SENDEN VAZGECTIM DEMEK DEGILDIR

BIRDAHA BOYLE SEVECEK OLSAM BIR KALEMDE SILERDIM SENI...

 

BEN SENIN ICIN OLMASAM BILE SEN BENIM ICIN HEP VARSIN...

 

BIR COCUK GULUSUNDE, RUZGARIN EN CAPKIN OPUSUNDE,

YAGMURUN HER SACINA DUSUSUNDE BENI HATIRLA....

 

EGER BENI BU SOKAKTA, BU MAHALLEDE, BU SEHIRDE BULAMAZSAN,

SEVGILIM BILKI BEN, GOZLERININ DALDIGI YERDEYIM.

 

HUZUN YILDIZLARI PARLIYOR BUGUN GOKYUZUNDE,

BU GECE YINE ICIN, ICIN YANIYORUM,OTURMUS SENI DUSUNUP AGLIYORUM,

SENI, GIDISINI, SEVISINI, HER SEYINI...

 

BU GECE AGLIYOR AY SEVIPTE KAVUSAMAYANLAR ICIN,

YILDIZLAR SARKI SOYLUYOR SEVIPTE SEVILMEYENLER ICIN.

BU GECE BENDE AGLIYORUM OZLEYIPTE ULASAMADIGIM SEVDIGIM ICIN. .

 

SENDE GUN GELECEK SEVECEKSIN ONUN ICIN GOZYASI DOKECEKSIN

ASKTAN ANLAMAYAN ZALIM UGRUNA HAYATINI ZEHIR EDECEKSIN ISTE O ZAMAN BENI HATIRLA.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Bir fesleğen kokusunda duyumsamak ve olduğu gibi kabullenmek, zamanı geldiğinde tüm zorluğuna rağmen bir gökkuşağı renginde seyredebilmek, bazen de bir annenin şefkatiyle sarılmak hayata. Her ayrılığı bir kavuşmaya döndürebilmek en zor anlarda. Beyaz bir mendil semada ayrılıklara ortak olurken, eller acı acı sallanırken ve istasyonda son bakışlar dolaşırken merhabalara yelken açmak.

Bir balıkçı gibi umutlara doğru ağ atmak ve bir deniz yıldızının yorgunluğunda kıyıya vurduğunda kendini yeniden maviliklere teslim etmek hayatın ta kendisi belki. Bir martı edasıyla acıların üstünden geçebilmektir hayatın özü belki de.Belki de geçmişi ve geleceği masal tadında yaşayabilmektir aslolan.

Ne olursa olsun hayat gerçektir. Ne uyandığında gördüğünü hayra yorabileceğin bir rüya, ne de çocukken bir uçurtma kadar renkli sandiğın hayallere benzer.Bazı an gelir deli bir fırtına gibi tutar kolundan savurur, bazen kışın ortasında baharı yaşatır gönlüne. Çıkmazlara girersin, patikadan yürürsün,yokuşlar tırmanırsın. Birgün bakmışsın düz yola çıkmışsın. Kocaman bir kutu gibidir hayat, içi süprizlerle dolu.Tahmin etme, hep yanılırsın.

Gençlik bahar mevsimidir yaşadığın ömrün. Hayat kovalar, sen kaçarsın. Sonra sonbahar gelir çalar kapını. Eskiden başında esen kavak yellerinin rüzgarı üşütür içini, kendine sarılırsın. Güz yaprakları gibi sararır düşlerin, düşlere kırılırsın. Ardından kış gelir. Peşini yaşlı bir gölge izler. Güzdüzler siyah bir sise bürünüp gece olduğunda karanlıklar serpilir üzerine ağır ağır. Yıldızlar parlasa da gözün yine karanlığın o serin o esmer koyuluğunda gezinir. Saatin sesi gecenin sessizliğinde sana yalnızlığını haykırır, sen unutmak istedikçe. Müptelası olduğun bir gülüş, özlediğin bir çift göz sonsuzlukta gözlerinden geçer durur, kimbilir kaç kez?

Herşeye rağmen kışı yaşarken bile her şafak yepyeni umutları getirmeli, uçup giden hayallerinden bomboş kalan avuçlarına. Binlerce kez solsanda bir çiçek saflığında tekrar açabilmeli ve aynada kır saçlarınla kendine gülebilmelisin. Ta ki; hayat sana sırtını dönüp gidene dek!

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.