Jump to content
Sign in to follow this  
diloş

*N O S T A L J İ K Ö Ş E S İ *

Recommended Posts

Evet dostlarım,yaşlanıyormuyum nedir? :mellow: Bir acaip geriye dönme tutkusu,bir garip özlem var bende...Kimi hüzünlü,kimi tatlı bir sürü yaşanmışlık geri tepiyor beynimde..

"Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler

Tek bir söz bile söylemeye hakkım yok" diyen ozan ne güzel söylemiş :)

Sanki eskilerde herşey daha bir anlamlıydı..daha coşkuluydu insanlar ve yaşadıklarımız daha sahiciydi..

Şimdi isterim ki...ben gibi hisseden-ki bu dostlarla hicrilerimiz üç aşağı beş yukarı birbirini tutacaktır-şööle bi eski yıllara dönüş yapalım..ne dersiniz?

Benim çocukluğumda evimiz sobalıydı..tek bir odada yanardı maalesef..çok soğuk günlerde tuvalate gitmek bir kabustu bu yüzden :lol: fakat o meretin yaydığı sıcaklığı hatırlayın lütfen..bir benzerine rastladınız mı?üstünde kestane,altında patates pişirirdik..kardeşimle ikimiz sobanın olduğu odada yatardık..ışıklar söndüğünde sobanın közü tavanda ve duvarda değişik şekiller oluştururdu..anlamlandırmaya çalışırdık..büyülüydü sanki :) sıcacıktı..ve dokunulmazdı..yanlışlıkla dokunmaya gör izi kalırdı :lol:

Var mı sizinde anılarınız bu hususta???

Share this post


Link to post
Share on other sites

Yav arkadaşlar başlıkta;

"Biz eskiden eskiden su içerdik testiden" demek istedimdi ama sonuca bakın hüsran! :lol: düzeltilmiyorda... Herneyse...

Bakın aklıma Örovizyon(özellikle ve itina ile okundukları gibi yazılacaktır) Şarkı Yarışması geldi...

Allahım o nasıl bir gerilimdi..aylar öncesinden gün sayılırdı..derken büyük gün..önce ülkemizin jüri üyeleri tanıtılırdı..ardından Semiha Yankı'nın Seninle Bir Dakikası'ndan başlanılarak yıl yıl katılan parçalarımız ve aldıkları skorlar yer alırdı..derken..yarışma başlardı..kaçıncı sıradaydık bu sene?..nefesler tutulurdu..evet,sıra bizimdi kabaran milliyetçi damarlarımıza pres uygularken Garo Mafyan eşliğindeki orkestramız çalmaya başlardı..şarkımız iyi de olsa kötüde kalbimiz küt küt ataraktan ve birkaç sallanan Türk bayrağına nemli gözlerimizde asılı duran coşkuyla bakaraktan seyrederdik..bizden sonra çıkan ülkelerin şarkılarından beğendiklerimiz olurdu olmasına da çaktırmazdık.. en iyisi bizimki miydi ne? :P (İşteee Operaaaa....heyecan fırtınası...en süperi buydu bence :D zati öroviyon tarihinde en berbat şarkılar bölümünde haklı yerini almıştır)

Gelirdi puanlama faslı...

Battaniyenin altına tek sıralı safta toplanılmış :lol: (ki niyeyse hep öyle hatırlıyorum)eller yumruk olmuş gergin bir biçimde bekleşirdik...bir ülke..iki ülke..beş ülke..puanlamasını yapmış olurdu..fakat biz aynı halet-i ruhiyede bekleşir olurduk zira bir Allahın kulu da şaşırıp Türkiye'ye oy vermezdi..Puanlamanın ortalarına doğru sıralamadki sonunculuğumuzu bazen gelen ses bozardı ;

-Törkiy du points..!!!

Allaaaaahhh...sanırsınız bir cenk olmuş ve biz kazanmışız...çocuklar gibi sevinirdik...niye? Niye mi sonunculuktan kurtulduk diye tabii... :lol: Artık yarışımız sıralamanın son saflarını tutan üç ülke arasında olurdu...

Yarışmanın sonlarına doğru sıra teselli sözcüklerine gelirdi doğal olarak...

-Canım tamamen politik! Şarkıya oy verilmiyor..baksana x ülkesi bile ne kadar oy aldı...yazık yazık..bi daha ki sene seyretmiycem!!! :)

Bir dahaki sene aynı battaniye :P ve aynı kadro ekranın başına ip gibi dizilirdik..nefeslerimizi tutmuş olaraktan... :D

Share this post


Link to post
Share on other sites

olmaz olur mu..geçmişin gümbürdemeleri her dem oluyor..çocukluk..biz bir havluda(ninemin evi) üç kız kardeşin çocukları olaraktan aynı yerde büyüdük..tüm teyze çocukları..neler yapmadık ki..ninemin evi bahçeliydi..meyve ağaçları filan..tüm çocuklar aynı yerde yatardık..yaz günleri ise damda yatardık..geceleri gökyüzünü seyrederekten.eski biraz daha imeceydi..samimiyet biraz daha..dahada anlanırdı halden..insan gülen..dahada gülen..çekinmeden gelen..burkulmadan giden..eski daha da insandı..dahada az bozulmuş..Sevgi abla..Hamza dayı..yün eğiren Emine nine..her dem şeker olurdu cebinde..geldimi akla şekerinin tadı da ağıza gelen..emine nine.. :( ..eskiden bizim evde siyahbeyaz televizyon vardı..(hatırlarım..)uçan kazı izlemek için koştura koştura bütün kuzenler bizim eve gelirdik..allahım allahım ..o işitme engelliler haber bülteni biterde ardından başlar çizgi filmimiz diye kimseler kalkmazdı yerciğinden..heeyt gidi günler..Tarsus un o yeşil arsalarında..parklarında..şelalerinde azmı oynadık..az mı tuttuk balık..ya Diloş kaldım yine alık alık...işyerinde de nerelere götürdün beni..kim getirecek şimdi.. :lol::lol:

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest taurusmutis

Eskiler dedin mi,e bide ben geldim mi kenara çekilip yol vermek gerek..;)

 

Tv henüz tek kanalken,her evde tv yok iken ve tv ler akşam saat 17.00 de istiklal marşımızla açılırken.Hafta da bir gün türk filmi olurdu.Hanımlar bir evde toplaşır (Beyler kahvede seyretmeyi tercih ederdi çoğu zaman) Bi yandan çekirdek çitlerken bi yandanda ağlar,filmin kötü karakterine belalar okurlardı.HAtta ''Mahalle ağızlı'' tabir edilenler küfür bile ederlerdi.Onca ağlama,sinir harbi ve küfürden sonra evlere dağılırken;

 

--Ne güzel filmdi,ne eğlendik derlerdi..:)

 

Biliyorum çünkü;kahveye gidebilecek kadar büyük değil ama hanımlarla oturmayı da kendime yedirecek kadar küçük değildim.Ben de o gün aldığım kavutu(leblebi tozu)şekerler bi köşede tozuta tozuta yerdim.Sonrasında evde elime geçirdiğim ve bu yaşımda çoğu şeyi onarabilmeme temel olan elektrikli ev eşyalarımızı açar içini bırkalayıp kapatırdım.

 

En büyük zevkti uludağ gazozla finger bisküvi yemek.Türk lokumunu iki petibör bisküvi içinde sıkıştırıp sandviç (TDK da bu şekilde yazılmış..) yapmak ki hala ara ara yaparım ne güzel şeylerdi..

 

Daha var da arkadaşlar da bişeyler yazsın..;)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Diloş şimdi sen Semiha Yankının eurovisyona katıldığı tarihi hatırlıorsan :huh::unsure::o:whistling:

 

:w00t::lol::D

Çok Sevgili Gece Yağmuru :)

Sanırım bu düşüncenden hareketle bir parmak hesabı içindesin..yorma kendini zira parmak sayın bu hesap için yeterli diil :P:lol:

Share this post


Link to post
Share on other sites

Çok Sevgili Gece Yağmuru :)

Sanırım bu düşüncenden hareketle bir parmak hesabı içindesin..yorma kendini zira parmak sayın bu hesap için yeterli diil :P:lol:

kankimin el ve ayak parmaklarının yanında benim el parmaklarımı da verseydik :D yeter mi :unsure: yetmesse benim ayak parmaklarımı da feda edicem :lol:

Share this post


Link to post
Share on other sites

kıss sen tek başına katlederken iyi ama :angry::P

Share this post


Link to post
Share on other sites

kankimin el ve ayak parmaklarının yanında benim el parmaklarımı da verseydik :D yeter mi :unsure: yetmesse benim ayak parmaklarımı da feda edicem :lol:

Ha bak o zaman olur :lol:

Share this post


Link to post
Share on other sites

kankimin el ve ayak parmaklarının yanında benim el parmaklarımı da verseydik :D yeter mi :unsure: yetmesse benim ayak parmaklarımı da feda edicem :lol:

Ha bak o zaman olur Minecim:lol:

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ha bak o zaman olur Minecim :lol:

hadi yaaaa :huh::unsure::D:lol:

 

 

Kıs kankim bis yavaş yavaş müsade isteyelim ev sahibinden

kıss kankim ev sahibeside halinden memnun baksana :D cvp falan yasmış bana :stuart:

Share this post


Link to post
Share on other sites

olmaz olur mu..geçmişin gümbürdemeleri her dem oluyor..çocukluk..biz bir havluda(ninemin evi) üç kız kardeşin çocukları olaraktan aynı yerde büyüdük..tüm teyze çocukları..neler yapmadık ki..ninemin evi bahçeliydi..meyve ağaçları filan..tüm çocuklar aynı yerde yatardık..yaz günleri ise damda yatardık..geceleri gökyüzünü seyrederekten.eski biraz daha imeceydi..samimiyet biraz daha..dahada anlanırdı halden..insan gülen..dahada gülen..çekinmeden gelen..burkulmadan giden..eski daha da insandı..dahada az bozulmuş..Sevgi abla..Hamza dayı..yün eğiren Emine nine..her dem şeker olurdu cebinde..geldimi akla şekerinin tadı da ağıza gelen..emine nine.. :( ..eskiden bizim evde siyahbeyaz televizyon vardı..(hatırlarım..)uçan kazı izlemek için koştura koştura bütün kuzenler bizim eve gelirdik..allahım allahım ..o işitme engelliler haber bülteni biterde ardından başlar çizgi filmimiz diye kimseler kalkmazdı yerciğinden..heeyt gidi günler..Tarsus un o yeşil arsalarında..parklarında..şelalerinde azmı oynadık..az mı tuttuk balık..ya Diloş kaldım yine alık alık...işyerinde de nerelere götürdün beni..kim getirecek şimdi.. :lol::lol:

Figgaro...yazdıkların bana Yeni Türkü'nün ezgilerinden şu mısraları anımsattı;

 

Evvel zaman içinde dostlar

Ağaçlara ev kurardık

Tatlı bir düş içinde

Bir yere bir göğe bakardık

 

Gönlümüz kuş gibiydi dostlar

Dünyaya kanat açardık

Tutsak değildik zamana

Başına buyruk yaşardık

 

Çocuklardık parlak yıldızlardık o zaman

Ay büyülüydü yakamoz deniz

Ardından koştuğumuz son bahardan

 

Çocuklardık parlak yıldızlardık o zaman

Artık dönemesek de geriye

Ardından koştuğumuz o zamandır

 

O zaman bu zamandır dostlar

Ne ister neyi özleriz

Denizini arayan akarsulara benzeriz

Pencereler bırak açık kalsın

Geceleri yağmurlar yağsın

Günebakan düşlerimiz yağmur sesiyle çoğalsın

 

Ayrıca kal biraz o zamanlarda...ne mahsuru var...ruhun tazelensin fena mı? :):clover:

Share this post


Link to post
Share on other sites

hadi yaaaa :huh::unsure::D:lol:

kıss kankim ev sahibeside halinden memnun baksana :D cvp falan yasmış bana :stuart:

Memnunun tabii...niye olmayayım?Ninesinin dizlerinin dibinde cıvıldaşan iki yaramaz ama bir o kadar da sevimli torunları misali heheheehe :lol::lol:

Share this post


Link to post
Share on other sites

Eskiler dedin mi,e bide ben geldim mi kenara çekilip yol vermek gerek..;)

 

Tv henüz tek kanalken,her evde tv yok iken ve tv ler akşam saat 17.00 de istiklal marşımızla açılırken.Hafta da bir gün türk filmi olurdu.Hanımlar bir evde toplaşır (Beyler kahvede seyretmeyi tercih ederdi çoğu zaman) Bi yandan çekirdek çitlerken bi yandanda ağlar,filmin kötü karakterine belalar okurlardı.HAtta ''Mahalle ağızlı'' tabir edilenler küfür bile ederlerdi.Onca ağlama,sinir harbi ve küfürden sonra evlere dağılırken;

 

--Ne güzel filmdi,ne eğlendik derlerdi..:)

 

Biliyorum çünkü;kahveye gidebilecek kadar büyük değil ama hanımlarla oturmayı da kendime yedirecek kadar küçük değildim.Ben de o gün aldığım kavutu(leblebi tozu)şekerler bi köşede tozuta tozuta yerdim.Sonrasında evde elime geçirdiğim ve bu yaşımda çoğu şeyi onarabilmeme temel olan elektrikli ev eşyalarımızı açar içini bırkalayıp kapatırdım.

 

En büyük zevkti uludağ gazozla finger bisküvi yemek.Türk lokumunu iki petibör bisküvi içinde sıkıştırıp sandviç (TDK da bu şekilde yazılmış..) yapmak ki hala ara ara yaparım ne güzel şeylerdi..

 

Daha var da arkadaşlar da bişeyler yazsın..;)

TAURUSMUTİS :):clover:

Harika bir paylaşım teşekkür ederim...

Birde yazlık sinemalar varmış.. insanlar bir ellerinde mendil bir ellerinde çekirdek maaile giderlermiş.."Hıçkırık" tipi bol bol romantizm ve acı kokan filmler..benim milat oralara kadar uzanmıyor tabii..

annem anlatır ağlayarak döner aynı filmi yine de üç kez seyredelermiş..

Leblebi tozlarını sanki hatırlıyorum ama hayal meyal..tadını unutmadım ama...

Sizin mahallenizede macuncular gelir miydi?Şöyle rengarenk herbiri bambaşka lezzette...

Tombik oynarmıydınız sizde mahallecek..anneniz babanızda katılır mıydı?

Sonra..bir uçurtman oldumu yarıştırdığın?

Uçan kaz evet hatırlıyorum..peki sen Şeker Kız Candy'i anımsarmısın?Hani Anatonio'ya aşık olan...

Dallas ki bir döneme damgasını vurmuştur..Sanki gizli bir anlaşma varmışcasına dizi başladımı bizim elektrikler kesilirdi..gaz lambasını yakardı bizimkiler..önce bi kızılır söylenilirdi ardından sohbet başlardı ufaktan..ilerlerdi...bilmeceler,fıkralar derken kahkalar...birden ışıklar gelirdi..Dallas bitmiş olurdu çoktan...ışığın gelmesiyle Tv açıldığından muhabbette bitmiş olurdu... böyle zamanlarda için için üzülürdüm ışıkların geldiğine..

Share this post


Link to post
Share on other sites

Memnunun tabii...niye olmayayım?Ninesinin dizlerinin dibinde cıvıldaşan iki yaramaz ama bir o kadar da sevimli torunları misali heheheehe

yaramas ve sevimli :unsure: kankim diloş bisi tarif ediyo :D:grin::wub:

 

O zaman sen kal ben gidiyom kankim

kıss gitme işte ne güsel hikayeler anlatıyo diloşcum :(;):D

Share this post


Link to post
Share on other sites

geliris demi kankim :grin:

 

kıss kankim bisim nostaljik bi hikayemis yuk mu anlatacak :(

Share this post


Link to post
Share on other sites

**Nostalcik bir makale'm dir..Böyle katılayım dedim.. :stuart:

 

Sayın Hi-Fi Fanlarım, Foremanlarım...

 

Bir "YAVRİ" nin ukala olmasında, daha doğrusu

ukala dediğimiz TİP'in meydanlara zıplamasında

rol oynattıran en önemli factor, o ZIP'ımızın

ZİHİN FAKİRİ...oluşudurdur!...

..ANCAAAAK...

 

"Bu lakin derin mevzulu hikiyi vefasını ve bu

duyarlı mesiliyi gidikçe'sinde mefumdan uzaklaşan

toplum mesilisi gidik'sinde anlamamalıyız efendim!...."

 

Üstteki paragrafta "To talk aggresively; to talk in an

inappropriate way.." tecnic characteristic kullanılmış

olup,

"YAVRİ" bu bağlamda CİVAR-MÜSTAKİM' de bulunan tüm

lügatları berheva etmiştir!...

 

Çevre gürültü kirliliği'nin sebebi budur, sayın fanlarım...

Korkmayınız-da..acı acı gülümseyiniz..

 

Pestenkerani'dirler..

Nekroz devresi semptom belirtileridir..

Taharrüşe uğramış haldedirler..

 

Eyi günleeeer!...

Eylenelim Yavrileeeer...

Share this post


Link to post
Share on other sites

yaramas ve sevimli :unsure: kankim diloş bisi tarif ediyo :D:grin::wub:

kıss gitme işte ne güsel hikayeler anlatıyo diloşcum :(;):D

Evet...sizi tarif ediyorum afacan kankiler :) ara sıra uğrayın daha size anlatacak hikayem,masalım çoookkk :clover:

Share this post


Link to post
Share on other sites

**Nostalcik bir makale'm dir..Böyle katılayım dedim.. :stuart:

 

Sayın Hi-Fi Fanlarım, Foremanlarım...

 

Bir "YAVRİ" nin ukala olmasında, daha doğrusu

ukala dediğimiz TİP'in meydanlara zıplamasında

rol oynattıran en önemli factor, o ZIP'ımızın

ZİHİN FAKİRİ...oluşudurdur!...

..ANCAAAAK...

 

"Bu lakin derin mevzulu hikiyi vefasını ve bu

duyarlı mesiliyi gidikçe'sinde mefumdan uzaklaşan

toplum mesilisi gidik'sinde anlamamalıyız efendim!...."

 

Üstteki paragrafta "To talk aggresively; to talk in an

inappropriate way.." tecnic characteristic kullanılmış

olup,

"YAVRİ" bu bağlamda CİVAR-MÜSTAKİM' de bulunan tüm

lügatları berheva etmiştir!...

 

Çevre gürültü kirliliği'nin sebebi budur, sayın fanlarım...

Korkmayınız-da..acı acı gülümseyiniz..

 

Pestenkerani'dirler..

Nekroz devresi semptom belirtileridir..

Taharrüşe uğramış haldedirler..

 

Eyi günleeeer!...

Eylenelim Yavrileeeer...

Sevgili İNTERLOCK :)

Nostaljik makalen çok güzel.. :clover: bununla beraber yok mudur hatırlatıkça içini titreten ya da tatlı tatlı gülümseten anıların?Olmaz mı vardır elbet!Ama onları paylaşamayacak kadar çok sevmende bir seçenek.. Her nasıl istersen öyle olsun..

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.