Jump to content
Sign in to follow this  
evrensel-insan

Bil Kokeni/Karsitliklarin Temeli

Recommended Posts

Bil kokunden turetilen; bilmek, bilgi, bilinc, bilim, ve edilgen catilarini algilamak icin; once bil kokeninin nerden geldigine bakalim.

 

Soyle bir ornek ele alalim. Bes duyumuza yansiyan herhangibir cisim dusunun ve bu cisme daha once hic rastlamadiginizi dusunun. Ilk etapta; bu cismin bir yansisi oldugu icin ve bu yansida bes duyuya yansidigi icin; bir algi sureci baslar. Bu algi surecinin ilk ayagi; dusunce de beliren, soru ve unlem isaretleridir. Iste bu soru ve unlem isaretlerinin verdigi isaret; su anki dil temelinde "bil" emridir. Sizde bu bil emri temelinde; ve

 

VARI YANSIYAN BU CISME, ALGINIZI YANSITABILMEK ICIN; KAVRAM VEREREK BU VARI OLDURARAK YANSITIRSINIZ.

 

Bu bil kokenli tum turevlerin baslangicidir ve soyuttur. Kisaca vari oldurulan ve varlik denilen seyin ne oldugunu nerden geldigini v.s. ortaya koyan, felsefenin metafizik dalidir. Yani, VARLIK BILIMI. Buradaki insanoglunun felsefi cekismesi; mustakil temelde; idealizm, materyalizm ve pozitivizm dir.

 

Konumuz bilginin ne oldugudur. Bunu daha iyi algilayabilmek icin bazi cumleleri ortaya koyalim.

 

Bilgi: Yansisi algilanan varin; kavram ile oldurularak yansitilmasidir. Bu cumle bize, bilginin direk degil; yansinin yansitilan turevi oldugunu ortaya koyar.

 

Bu turevin turetilmesi ise; alginin; ya yansiyan vari; ya da sezilen vari kavram ile oldurarak yansitmaktir. Iste burada turetilen ve turev olan bilgi; algilanan varin; kavram olarak oldurulmasidir. Iste karsitlik ta tam burdan dogar.

 

Cunku vari yansiyan direk bes duyuyla algilandigi icin; varinin kavram olarak oldurulmasi; onu, somut/nesnel/gorunussel/dissal yapar.

 

Eger ortada bir sezgi algisi var ise; bu varin kavram olarak oldurulmasi ise, inanctir. Yani, soyut/oznel/ozsel/icsel.

 

Iste bil kokenli bilgi kaynaginin en buyuk sorununun karsitlikli icerigi bu kavramlamadadir.

 

Yansisi algilanan ve sezgisi algilanan varin oldurulmasinin bu onemli bilgi farki; bilimsel ve inancsal olarak tum bilgiyi iki katagoriye ayirir.

 

Ikisi arasindaki ana farkta; ister yansi, ister sezgi ile olsun, ortaya atilan bir yansitilan algi vardir. Bu ya teori, ya da ideolojidir. Teori ve ideoloji arasindaki farkta; bilimsel ile inancsal arasindaki farktir.

 

Sonucta teori-pratik olarak; somuta/gorunuse/nesnele donusturuldugunde, artik o bir bilimdir. Bilimselligide, epistemolojinin suregelen surecinde yanlislanabilirligine baglidir.

 

Halbuki, ideoloji-pratik olarak; somuta/nesnele/goruntuye; sadece ona inanan ve onu dogrulayan icin yansir. Yani TUM INSANOGLU TURUNU KAPSAMAZ. Bu temelde de; yanlislanabilme olgusu gecerli olmaz.

 

Demekki; birsey ya bilinir, ya inanilir. Bilinen pratigi kanitlanmis teori iken;

Inanc, inanan acisindan dogrulugu kanitlanmis bir ideolojidir.

 

Iste teori ile ideoloji arasindaki ana fark budur.

 

Bilgi ise; yansisi algilananin; algilanan yansiyi kavramla oldurarak yansitmadir. Yani TUREVDIR, TURETILMISTIR. Buradan da; en belirgin diyalegin karsitligi; olan pozitif ve negatif cikar.

 

Bilgi daima ve herzaman heryerde, her kosulda v.s. pozitiftir. Bunun nedeni; direk degil; turev olmasi ve turetilmesidir. Bu da insanoglunun; negatifi, pozitif olarak cevirmesinden ve turetmesinden kaynaklanir.

 

Bunu da soyle aciklayalim. Varin yansisi nedir? Iste bu sorunun cevabi, bilgi disi ve negatif olarak ortaya konur ve tum negatif izahatlari icerir, ama bir izahat; negatif bile olsa; bilgi olacagindan da pozitiftir.

 

Demekki varin yansisinin ne oldugu; ancak bu yansinin algisinin yansitilmasi olan kavram oldurumudur. Iste pozitivite ve bilgi de bundan sonra baslar.

 

Bu aciklamalar, bizlere cok rahat bir sekilde; bilginin iki farkli bransini bilimsel ve inancsal yapiyi, teori ve ideoloji farkini, pratik ve dogru farkini cok acik bir bicimde ortaya koyar. Bunu algilamak; en azindan bilginin inancini ve bilimini yerinde ve epistemolojik kullanimini saglar. Belki de bir suru gereksiz, diyalektik tartismanin onunu alir. Iki farkli kulvarin birbiriyle tartismasinin da olanaksizligini ortaya koyar.

 

Sonucta; bilginin tartismasi ya inanc kulvarinda, ya da bilim kulvarinda yapilmalidir. Cunku neyin inanc, neyin bilim oldugunu bu yazi acikca ortaya koymaktadir.

 

Oyuzden herkes kendi bilgisini degerlendirerek ne gibi bir degerleri savundugunu ve bu degerlerin hangilerinin bilimsel/teorik/pratik/yanlislanabilir/ ve hangilerinin;inancsal/ideolojik/dogrusal/yanlislanamaz oldugunu bilincli olarak saptar ve ona gore tartismasini savunusunu, sahiplendigi ve sabitlendigi degeri ortaya koyar. Bu durumda tum tabu ve verilerinde inanc oldugu ortaya cikmaktadir. Cunku; IDEOLOJIYI SAVUNAN DOGRULUK INANCI; TEORIYI SAVUNAN YANLISLANABILEN BILIMDIR.

 

Ikiside turevdir, turetilmistir. Yansinin yansitilmaya degisimidir.Direk degil; indirek algidir. Varin kavramsal/yansitmasal/algisal oldurumudur. Yani BILGIDIR.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.