Jump to content
Sign in to follow this  
tülvent

Ceyda Görk

Recommended Posts

35772.gif

 

17 Temmuz 1951 İstanbul-Emirgân da doğdum.İstanbul-Ortaköy Öğretmen Okulu mezunuyum.

 

6 yaşında başladığım şiirden asla vazgeçmedim. 1970 yılında "BENDEKİ SEN" adındaki şiir kitabımdan sonra kitap çıkarmadım.

 

Klasik Türk Müziği güftekârıyım.TRT repertuarlarında ve haricinde 80 civarında çoğu aruz ve hece kalıplı bestelenmiş güftem var

İnternet üzerinde çok çeşitli sitelerde ve yerel gazetelerde siyasi köşe yazarlığı yapıyorum.

 

"Bertan Üsküdarlı&Mecidiyeköy Musıki Derneği"nin başkanıyım...

 

(Her salı ve perşembe 19.00-21.00 arası İstanbul Mecidiyköy /esentepe de Şişli Belediye Başkanlığı Ana binası 15. katta dernek üyelerimizle eşim Bestkâr kanuni BERTAN ÜSKÜDARLI nın şefliğinde koro çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

 

Büyükdere cad.no:100 kat 15

 

Halen istanbul'da yaşıyorum.

 

Klâsik Türk Müziğimizin anası kabul edilen "FASIL" musıkimizi icra ettiğimiz kendimize ait Gayrettepe'deki KENT FASIL Gazinomuzda sahne alarak ecdat yadigârı FASIL ve Türk Musikimizin ölümsüz eserlerini sunuyoruz.

 

Her dalında eser vermeye gayret ettiğim şiir, musıkimiz kadar içime işlemiş, en "ben" olan olgudur...Şiirsiz ve musıkisiz hayat hayat sanırım çok ıssız olurdu.

 

 

ŞAİR / CEYDA GÖRK

Share this post


Link to post
Share on other sites

VESAİREM... VELHASILIM... SEVDİĞİM...

 

 

ne kadar zaman geçti üzerinden

nefes almadan beklemelerin

 

kirpiklerim

güneş çalığı bir perde gibi sımsıkı kapalı

avuçlarımda tırnaklarımın acısı

yüzüm hasret sarısı

dualar düğümlediğim dilimde ismin

ve sevgim

ve nefretim

hiddetim

 

kara kazanlarımda

kara yazgımla erittiğim kederim

 

ey sen !

vesairem

velhasılım

sevdiğim...

...

 

kopup gittiğin gecenin nihayetinde

biliyordum

hiç bir şey

ve ben

artık eskisi gibi değildim

 

kasım rüzgarlarına kokunu ezberlettiğim

estiğim

estirdiğim

ölümlerden ölüm yazdıran hasretim

annesini kaybeden yavru bir kedi gibi

üşüyorum

korkuyorum

sersemim

 

anlıyorsun değil mi

 

ey sen!

vesairem

velhasılım

sevdiğim...

...

 

şerrimden

en uzak köşelerde sindi haylidir

meçhul bir zamanı beklemekte

yazılacak tüm şiirlerim

 

ne zaman ki bir selam gibi

çıkar gelir uzaklardan sevgili sesin

işte o zaman biter kendime esaretim

 

çözülür düğümlerim

açılır kilitlerim

bestenigâr bir bestede dile gelir güftelerim

ve yeşil bir türbede yeşerir muradı

adak mumlarınca eriyen gönüllerin

 

anlıyorsun değil mi

 

ey sen !

vesairem

velhasılım

sevdiğim...

...

 

acısını dibe çöktürdüğüm günlerin

kıyısından kendimi akıntıya bıraktığım gecelerin

günden vazgeçmekten başka hüneri olmayan takvimlerin

ve paslı kol demiri vurulmuş gönül hanemin müsteciri sahibim

 

dilimde bir şarkı

"bir haber ver ey sâbâ, n’oldu gülistânım benim"

 

dört mevsim hüküm sürmez miydi kâinatta

neden hep hazan şimdi bütün bahçelerim

 

ben diyeyim bir

sen de üç yıldır en çok mühletim

gel ki boynunda kalmasın vebalim

 

anlıyorsun değil mi

 

sen ey !

vesairem

velhasılım

sevdiğim...

 

Ceyda Görk

28 Kasım 2010__01.13

Taksim Park/İst

Share this post


Link to post
Share on other sites

ben senin önce sesini sevdim

 

ne ismin, ne yüzün

ne de kim olduğun

yüreğim

yüreğini bilmiyordu

 

yalnızca

özlediğim bir dost gibiydi sesin

mısralara hüzün yağdırıyordu

 

gurbet gibi

hasret gibiydi sesin

bana uzak bir akşamdan aşinâ acılar

sımsıcak selamlar gönderiyordu

 

sabâ gibi

hicaz gibi

yankılar bırakıyordun yüreğimde

 

mısralar

sesinde harman zamanı olgun başaklardan ayrılan

buğdaylar gibi savruluyordu...

 

...

 

ben senin önce sesini sevdim

 

tütün sarısı kelimeler

sesinde yeri göğü hazana boyuyordu...

 

eski bir ramazan akşamında iftarı beklerken

fırından yeni çıkan pidenin sımsıcak çağrısı gibiydi sesin

bana çocukluğumu hatırlatıyordu

 

...

 

ben senin önce sesini sevdim

 

sesinde

dağa çıkmış bir milisin yalnızlığı

erkekçe oynanan bir Ege zeybeğinin edası

ve kavganın ta ortasında

yiğitçe vuruşanların vakarı gizleniyordu

 

sen tüketirken kelimeleri

sesin

vatan toprağına al bayrağına sevdalı

yiğit yüreklerin şehâdetine destanlar yazıyordu

 

...

 

ben senin önce sesini sevdim

 

ne şiirler anladı

ne kelimeler fark etti

 

neydi

nedendi

 

ağıt mıydı

sitem miydi

kurşun muydu

hançer yarası mıydı derinlerde

 

sesin

sırılsıklam bir sevdâ gibi

içime işliyordu...

 

 

Ceyda Görk

19 Temmuz 2006 11.38

Share this post


Link to post
Share on other sites

Niye Sevdim Seni Bu Kadar Söyler misin?

 

 

niye

niye sevdim seni bu kadar

ne vardı

neydi

nasıl oldu da

kazıdım ismini avuçlarıma

nasıl dolandın saçlarıma

batık bir tekneye tutunan yosunlar gibi,

kahretsin

 

niye sevdim seni bu kadar

niye

söyler misin

 

öldüremediler de bunca yıl kavgalarda

çaprazlara alamadılar da ara sokaklarda

seni mi yolladılar üstüme

ne yaptılarsa düşüremedikleri o pusu

sen misin

 

niye sevdim seni bu kadar

niye

söyler misin

 

zincir mi bu, ayaklarıma doladığın

yüreğimin hücresine ihanet pası bir kilit asıp

dönüp gittin

 

sesin bileklerimi kanatıyor,

kurtaramıyorum kendimi,

etime gömülen bir kelepçesin…

hak mı bu

reva mı bu

kahretsin

 

çinko bir maşrapada uzatılan su

bakır çalığı bir sahanda

önüme atılan kuru ekmek gibisin

 

hasretsin

hasretsin biliyorum

ama yoksun nerdesin

kahretsin

 

niye sevdim seni bu kadar

niye

söyler misin

 

delirmiş fırtınam

kış basmış eylüllere hiç sormadan

kırık camlardan dökülüyor içime mısraların hala

 

“Yanında olsam eğer

sigaranı yüreğimle yakardım

yatıp dizlerine, boğaziçini seyreder gibi

gözlerine bakardım..”

diyen sen değil misin

kahretsin…

 

evet

o hiç yatamadığın dizlerim kanıyor

sigaramı parlayıp duran hasretin yakıyor

ben,bizi seyrediyorum

gözlerini aradığım hücre duvarlarımda

nerdesin

 

niye sevdim seni bukadar

niye

söyler misin?

 

 

CEYDA GÖRK

 

(5 eylül 2006........sa:04.53)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ve Ben Seni Ne Çok Özlüyorum...

VE BEN SENİ NE ÇOK ÖZLÜYORUM...

 

 

bir koltuğa bıraktım bedenimi

kıpırtısız

kapadım gözlerimi

nihayet

gelen geceyi dinliyorum...

tütünle harmanladım sevdanı

nefes nefes

içime çekiyorum

 

ne çok gürültü yapıyor yıldızlar

ve ben seni

ne çok özlüyorum...

 

şehir uzanmış

ayaklarımın dibine sereserpe

çok uzak ışıklar

göz kırpıyor bulutlara

görüyorum

gecenin ağırbaşlı laciverdini

işveyle kışkırtıyor ayışığı

gülümsüyorum

 

ne çok gürültü yapıyor yıldızlar

ve ben seni

ne çok özlüyorum...

 

aç bir martı

kopmuş sahilden

dolanıyor bu saatte

kanatları bölüyor tenhalığını bir bacanın

irkiliyorum...

durup bana bakıyor düşünceli

hayret ediyorum

gagasını aralıyor

bir şeyler anlatıyor sanki

evet...'bekle' diyor

duyuyorum...

 

ne çok gürültü yapıyor yıldızlar

ve ben seni

ne çok özlüyorum...

 

kocaman bir ateş böceği gibi

göz alıcı ışıklarıyla

bir uçak geçiyor başımın üstünden

ardından bakıyorum...

 

bir eski saba geçiyor aklımdan

'seni herkesten kıskanıyorum,

kalbimi yaktın,ah...yanıyorum'

umarsız söylüyorum...

 

ne çok gürültü yapıyor yıldızlar

ve ben seni

ne çok özlüyorum...

 

Ceyda Görk

11 Temmuz 2006 sa:24.01

Share this post


Link to post
Share on other sites

HIRÇINLIĞIM BİR TUTAM HASRETTEN...

 

 

cızırtılı

çizik

esrik bir taş plaktır siyahlığım

bir eski saba’dır dönüp durduğum Mustafa Nafiz’

 

 

'' sahilde saba rüzgarı ağlarken uyan sen''

 

öyle değiştim

öyle değiştim ki

utanır sabrım benden

 

bunca hırçınlığım

bir tutam hasretten

 

yarım uykuların tılsımında şekillenir

sancır serencâmım inceden

çizer kirpiklerim yastığıma

hayal meyal hatırladığım bir şehri

 

sonra o şehrin adını bilmediğim semtindeki bir evden

sızar ağır ağır

üstadın sesinden

 

 

"kalbinde derin bir sızı duy, aşkımı an sen"

 

eksik bir adrestir bulamam

bundandır sağırlığı

tüm kapıları yüzüme kendim kapattım zaten

 

nihayet

can hükmümdür bu laf değil

gıyabımda kalem kıran

boynumu urgana ikram etmeden

 

duyulmasa ve bilinmese de

kaç kez okudum ben bu meyanı eskiden

neydi o ince yakarış o sitem

 

''hicrinle nasıl söndüğümü gör de inan sen''

 

bir yüreğe rehin bıraktığım

vadesi tükenmiş bir yüreğin şikayetidir

el ayak çekilince başlar

sürer sabaha dek

dinleyin

duyulur hala

uzak bir bedestenden

 

 

desem de beyhudedir artık

 

"kalbinde derin bir sızı duy, aşkımı an sen"

 

bana dair her bir cümleyi

gecenin en kuytu yerine hapseden sinsi bir keder

ve uzaklığımdır kendimden

 

öyle değiştim

öyle değiştim ki gider ayak

utanır sabrım benden

 

bunca hırçınlığım

bir tutam hasretten...

 

Ceyda Görk

11 nisan 2008

Share this post


Link to post
Share on other sites

İŞTE... ÖYLEDİR...

 

 

kapılar sağır

hava ağır

aklım tamtakır

 

paramparça edip çiğnediğim

çiğnettiğin

bir nefeslik gururun üstünde

olan gelen öfkemle

acıyla tepiniyorum

dahası var mıdır

 

hani demiş ya usta... işte öyledir

yer demir

gök bakır

 

 

kendimden kovduğum azametimi

geri veremez

gömütte tarazlanan duruşum

 

ve kayıp bir mücevher gibi

bulup

yeniden boynuma takamaz gelişin

 

ben

hiçliği seçtim

 

sen

kendine herşeysin

 

devran döner dönmesine de

döne döne aldatır

 

...

 

çıkıp çıkıp gittiğim doğrudur zamandan mekândan

lâkin tevatürdür seni unuttuğum

bir diken gibi battım içime

kan revan boğazım

bir diken ki

olabildiğince çakır

 

...

 

kıl payı

akla ziyan

anadan üryan

hudutsuzdu sana istisnalarım

sorgusuz nihayetlere çakıldım

izahı var mıdır

 

paslandım

alazlandım

 

sanma ki yandım

sanma ki kalmadım

uslanmadım

 

ya sabır

 

...

 

hiç bir ayrıntıyı unutmaz gitmeler

unutmadıkları içindir

inkârı üstlenir mesafeler

vebali taşır

 

ben

hiçliği seçtim

 

sen

kendine herşey ol azizim

aldanmak sana hayrandır

 

hani demiş ya usta... işte öyledir

yer demir

gök bakır...

 

Ceyda Görk

22 şubat 2009

Share this post


Link to post
Share on other sites

458043.jpg

 

 

BİR GARİP HİCAZ BESTEYDİ SEVDÂ...

 

iç sızlatan nağmeleriyle

bir garip hicaz besteydi sevdâ

 

ve yeterdi bir zemin bile

mâziye yolculuklara

 

geçmiş baharları yaşardık bir bir

yürek burkan her nakaratta

sonra

kendimize ağlar bulurduk kendimizi her meyanda

yanar tüterdik ayrılıklara

 

inleyişimizdi neyler

sabrımızdı kemanda arşe

âhımızdı tamburda yay

hasretimizdi ud’da perdeler

her mızrap

gözyaşımızdı kanunlarda

 

kanatlanır uçardı gönül

bir daha hiç yaşanmayacak o yıllara

 

...

 

bir garip hicaz besteydi sevdâ

ve bin sitem gibiydi cânâna

 

her notada güz eskisi bir rüzgâr

bin parça yürekleri tutup savururdu yeniden

küllenmiş yangınlara

 

hazan dönümü bir hüzün yürürdü sazlara

perde perde yükselirken si bemoller

do diyezler sinerdi gün dulu akşam gibi

pür keder karanlıklara

 

ah...

nasıl tarifsiz bir hicrandı o beste

sızısı dinmeyen

acısı eskimeyen

bir derin yaraydı ki

her dinleyişte yeniden

ve her terennümde sağnak misali

sevdâdan sırılsıklam

dökülürdü yalnızlıklara

 

CEYDA GÖRK

29 mart 2011

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bir Deniz Duruldu İçimde...

 

 

bir deniz duruldu içimde

katreler durdu

dalgalar durdu

 

ne lodos ne poyraz

kar etmiyor artık

bir kağıt sandal bile olsa

sürüklemiyor açıklara

 

vazgeçti kıyılardan

rüzgarlardan

bu nasıl vazgeçiştir

bilmiyorum

 

karalanmış yırtık bir defter yaprağı gibi

sırt üstü uzanıyorum sulara

kıprtısız

 

gri bulutlara bakıyorum

suların aksine

onlar sürekli koşuyorlar

 

bir çift kanat sesi

sürekli dönüyor başımda

alçalıyor yükseliyor

aç bir martı mı, doğan mı

pençelerini

tenimde hissediyorum

 

duyguları dağlanıp

tuz basılmış bir yürekle

umarsız kıpırtısız

bırakıyorum kendimi

unutmaların o dayanılmaz hiçliğine

 

nasıl tuzlu bu sular

nasıl yakıyor

bu kadar acırken nasıl unuturum

bilmiyorum

 

köpürüp şahlanıp

kıyılara vuramıyorum

yosunlar mercanlar cansız

istridyeler azad etti incilerini

göç etti balıklar

başka denizlere

onları nasıl özlüyorum

 

bir deniz

duruldu içimde

katreler durdu

dalgalar durdu

bitmek tükenmek dedikleri

bu olsa gerek

acı yeşil

bulanık bir tortu gibi büsbütün

dibe vurmayı bekliyorum

 

Ceyda Görk

10 Ağustos 2006 sa:07.10

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest neriman

Büyük değer Ceyda Görk. Sanatı, kişiliği, yorumu, şiirleri, sesi, TDK üslubu, milliyetçiliği muhteşem. Eşi Bertan Üsküdarlı üsrad. Değer verdiğim kişiler. Facebook da canlı yayınlarını takip ediyorum. Şarkıları, şiir yorumları harikadır.  İstanbul Kent Fasıl da programları devam ediyor.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.