Zıplanacak içerik
  • Üye Ol
GeceKuşu

Böyle Buyurdu Zerdüşt - F. Nietzsche

Önerilen İletiler

..

Ariadne'nin Yakınması

 
Kim ısıtır, kim sever beni daha?
Sıcak eller uzatın bana!
Yürek mangalları uzatın bana!
Vurulup düşürülmüş çırpına çırpına,
can çekişenler gibi, ayakları ovuşturulan,
sarsılmışım, ah! Bilinmeyen ateşlerle yana yana,
sen peşimdesin, ey Düşünce!
Adlandırılamaz! Açıklanamaz! ******!
Sen, ey bulutların ardındaki avcı!
Yerle bir olmuşum senin şimşeklerinle,
sen alaycı göz, dikmişin gözünü bana karanlıklardan!
Yatıyorum öyle,
kıvrılarak, çırpınarak, işkencesiyle
bütün sonsuz ezaların,
vurdun beni
sen ey zalim avcı,
sen ey tanınmaz - T a n r ı...
ur, daha derine vur!
Bir kez daha, haydi vur!
Kopar, parçala bu yüreği!
Niye bu işkence
körelmiş oklarla?
Neye göz koydun böyle,
usanmadın mı bu insan işkencesinden,
acı vermekten haz duyan Tanrı şimşeği gözlerle?
Öldürmek değil istediğin,
yalnızca eziyet, eziyet etmek mi?
Bana - niye eziyet ediyorsun,
sen, ey acı vermekten haz duyan tanınmaz Tanrı?

Ha ha!
Usul usul sokuluyorsun
böylesi gece yarısında? ...
Ne istiyorsun?
Konuş!
Üstüme geliyorsun, sıkıştırıyorsun beni,
Ha! Çok yaklaştın yanıma!
Soluğumu duyuyorsun,
yüreğimi dinliyorsun,
kıskanç seni!
- neden kıskanıyorsun beni?
Git! Defol!
O merdiven de niye?
İçeri mi girmek istiyorsun,
yüreğime tırmanmak,
en mahrem
düşüncelerime tırmanmak?
Utanmaz! Tanınmaz! Hırsız!
Ne çalmak istiyorsun?
Ne gözetlemek istiyorsun?
Ne işkencesi etmek istiyorsun?
Sen ey işkenceci!
sen - Cellat - Tanrı!
Yoksa köpek gibi,
taklalar mı ataydım karşında?
teslim mi olaydım, kendimden geçerek
sevginle - sırnaşarak?

Boşuna!
Sürdür batırmanı!
Zalim diken!
köpek değilim - avınım yalnızca senin,
zalim avcı!
en gururlu esirinim,
en ey bulutların ardındaki haydut...
Konuş artık!
Ey şimşeklerin ardına gizlenen! Tanınmaz! konuş!
Ne istiyorsun, ey Eşkiya... benden?

Nasıl?
Fidye mi?
Ne istiyorsun fidye diye?
Çok iste - böylesi yaraşır gururuma!
ve az konuş - böylesi yaraşır öteki gururuma!

Ha ha!
Beni - istiyorsun ha? beni?
herşeyimle beni? ...
Ha ha!
Ve işkence ediyorsun bana, delisin ya işte,
gururumu kırıyorsun işkencenle?
Sevgi ver bana - kim ısıtır ki beni daha?
kim sever ki beni daha?
sıcak eller uzat bana,
yürek mangalları uzat bana,
bana, yalnızların en yalnızına,
buzunu ver ah! yedi kat donmuş buz,
düşmanları bile
düşmanları özlemeyi öğreten,
ver, evet, teslim et,
ey zalim düşman
bana - kendini!

Kaçıyor!
Bu kez o kaçıyor,
tek yoldaşım,
en büyük düşmanım, tanınmazım benim,
Cellat-Tanrım benim! ...

Hayır!
gel geri!
bütün işkencelerinle birlikte geri gel!
Bütün gözyaşlarım
sana akıyor,
yüreğimin son alevi
seni aydınlatıyor.
Gel, geri gel,
tanınmaz Tanrım! Acı-m benim!

son mutluluğum benim! ...
 
..

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

..

Sürü İnsanı

Nietzsche’ye göre sürü insanı kimdir?

 

Sürü insanı günlük dilde “kötü insan” denilen, ahlak kurallarına saygı göstermeyen insan

ya da yığın insanı değildir.

Sürü insanı, ahlaklı insandır.

Her çeşidiyle sürü insanı, gerçeklikte olan ahlakın ve onun gereklerinin sınırları içinde var

olan, yapıp ettiklerini değerlendirmelerini bu ahlakın değer yargılarına uydurmaya çalışan

insandır.

Sürü insanı için, bütün değerlerin, insan ile ilgili her şeyin değerlendirilmesi kendisinden

önce yapılmıştır. Kişinin tek yapacağı, bunlara göre yaşamak, yapıp ettiklerini bu değer

yargılarına göre ayarlamaktır.

Sürü insanı için söz konusu ahlak ve onun değer yargıları tartışma konusu bile değildir.

Çünkü sürü insanı için, bunları tartışma konusu yapmak ahlaksız davranışta bulunmaya

eştir.

Bu konuda özgür olabileceğinin farkında bile olamayan sürü insanının yaptığı tek şey,

söz konusu ahlaka boyun eğmektir. Bu yüzden sürü insanının yapıp ettiklerini yöneten,

olayları ve durumları kendi gözleriyle görmesine dayanan kendi değerlendirmeleri değil,

geçerlikte olan ahlakın değer yargılarıdır.

Nietzsche’ye göre, insanların var olduğu bütün zamanlar boyunca insan sürüleri de

(aile grupları, topluluklar, kabileler, halklar, devletler, kiliseler) var olmuştur. Her zaman

küçük sayıdaki buyurucularla karşılaştırıldığında boyun eğenlerin sayısı çok olmuştur.

Dolayısıyla boyun eğmenin, insanlar arasında en iyi ve en uzun uygulanan eğitim olduğu

kolayca varsayılabilir.

Ortalama olarak her bir boyun eğme gereksinmesi doğuştandır; bir çeşit formal vicdan

olarak, bizden talep ettiği şudur:

“Herhangi bir şeyi koşulsuz olarak yapmalısın.”

 

Bu gereksinme kendi kendini yerine getirmeye çalışır, formunu bir içerikle doldurarak;

gücüne, sabırsızlığına, gerilimine göre, kaba bir iştah olarak şeyleri yakalar, çok az ayrım

yapıp, kulağına bağırılan her şeyi kabul eder.

 

..

 

..

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

..

 

Özgür İnsan

Özgür insan nasıl bir insandır? Kimdir özgür insan?
Nietzsche’ye göre, özgür insan, ahlak dışı insandır.
"Özgür insan, içinde yetiştiği ve yaşadığı sürüden
  kopmuş, kendi yolunu arayan, insan ile ilgili şeyleri,
  insanın her şeyini kendi gözleriyle görmek isteyen
  insandır."

Ancak özgür olma yolunda her kişi, birkaç dönem
geçirmek, birkaç basamak inip çıkmak zorundadır.
Bazı kişiler bu basamakların herhangi birinde takılıp
kalırlar, asla ileri gidemezler.
Böyle durumlarda çeşitli "kopmuş insan" tipleri,
değerler karşısındaki tutumları bakımından başka
başka olan çeşitli "kopmuş insan" tipleri ortaya çıkar.

Geçerli olan ahlâk kabullerinin dışına çıkan ilk adım;
"büyük kopma" dır.

Ahlaki değerler ve değer yargılarının havada kaldığının
farkına varan bir kişi "büyük kopma"nın sınırına gelmiş

demektir. İşte bu noktada insanın karşısına "nihilizm"
sorunu çıkmaktadır. Bu temel problem karşısında ancak
etkin ve aktif olan kişi, terk ettiği değerlerin yerine yeni

değerler yaratma ve ortaya koyma imkanı bulabilir.

Bu anlamda özgür insan, yaşadığı ve yetiştiği ahlâkın ve
onun değer yargılarının, gereklerinin dışına çıkan ahlâksız/
ahlâk dışı insandır. Ahlak dışı kavramından ise Nietzsche
şunu anlar:

"Aslında iki yadsıma girer ahlakdışı sözcüğümün içine.
 Bir yandan, şimdiye kadar en yüksek sayılan bir insan
 tipinin, iyileri, iyilikseverleri, iyilik yapanları yadsıyorum;
 öte yandan, gerçek ahlâk diye geçerli ve egemen olan
 bir tür ahlâkı, dekadans ahlâkını, daha somut deyimiyle 

 Hıristiyan ahlâkını yadsıyorum.."

Özgür insan, birçok erdemleri olmasını asla istemeyen
insan tipidir. Özgür insan sadece erdemi ister ve kendi

erdemini sever; onun için mücadele eder, savaşır.
Kısaca onun için yaşar.

Öte yandan, "Özgür insan, hangi şeyden özgür olmak
istediğini sormaz; niçin ne için özgür olmak istediğini
sorar ve buna verdiği cevapla kendi işini sorar, bulur."

Özgür insanın bütün değerlendirmelerine ve tüm yapıp

ettiklerine yön veren tek düşünce vardır. Bu da insanın
hiçbir zaman ona doymadığı idealidir ve bu ise yaratıcı
insanın ideali, trajik insanın idealidir.

 

Nietzsche’nin ifadesiyle;
..daha önce olmuş ve şimdi olanla yalnız uyuşmayı,

ona katlanmayı öğrenmiş olan insanın değil, aynı

zamanda bunun daha önce ve şimdi olduğu gibi, bir daha

olmasını isteyen, hep olmasını isteyen, yalnız kendisine

değil, tüm piyasa ve oyuna, ve yalnız bir oyuna değil, aslında

tam bu oyuna ihtiyacı olana ve onu gerektiren, yüksek şeyleri

en çok seven, en canlı, hayata en çok "evet" diyen insanın

idealidir.

Özgür insan, ahlaki değer yargıları kurmaz.
Özgür insan, iyinin ve kötünün ötesine geçmiştir.
Özgür insan, kendisi ahlâk dışı bir insan olsa da, farklı 

değerlendirme tarzlarının varlığını, zıt değerlendirmeler
yapan insanların varlığının farkındadır.

 

..

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

..

devam:

 

Hangi anlama gelirse gelsin, iyi ile kötünün hayat
için kaçınılmaz olduğunu; belli bir açıdan görmenin

kaçınılmaz olduğunu bilir.

Nietzsche’ye göre, "insanların farklılığı," yalnızca
iyi bulduklarının çizelgelerindeki farklılıkta, yani,

çabalamaya değer iyi anlayışlarında değil de, bir
de az ya da çok değerli bütün ortaklaşa tanıdıkları
iyilerin farklılığında ya da sıralanma düzenlerinin

farklılığında gösterir kendini:
Hatta bunlardan daha çok, bir şeye sahip olup,
o şeyi ele geçirmekten ne anladıklarında kendini
ortaya koyar.

Özgür insan, bu dünyanın realitelerinin anlamlarını,
kendi gözleriyle görmek ister. İnsanlarla ilgili her
şeyin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini görerek
hiç olmazsa bunun da yolunu açmak ister. Özgür
insan bu anlamda hazırlayıcı insandır.
Açtığı yol, üstinsanın yoludur.

Özgür insan, kendi kendini yenileyen, kendini eğiten,

herhangi bir şeye saplanıp kalmayan insandır. Özgür

insan kendi erdemi için yaşar ve birçok erdemi olsun

istemez, kendisi olmak ister.

Onun erdemi, başkalarının erdemsizliğinden acı

çekmeyen propaganda yapmayan, yasak olan her
şeyi yapan, moral dışı bir erdemdir. Ancak kendi
kendisi olmak isteyen özgür insan, sürekli maske
taşır, kendisini olduğu gibi göstermez.
O kendisinden utanmaz.
Başkaları onu anlamadığı için onun gerçek yüzünü

göremezler.

Özgür insan, yalnız kalmak ister.

Çünkü kendi işini yapabilmesi için yalnız kalması gerekir.

O, yalnız kalabilen insandır. O, kendi kendine yeter.
O, yığınla, sürü insanına söz söylemez.

Ancak kendi gibileriyle ve kendi gibi alacaklarla konuşur.
Öte yandan özgür insan, hazır olan her şeye karşı şüphecidir.

Bununla birlikte hazır olan her şeye el uzatma hakkını da tanır

kendine.

Sonuç olarak diyebiliriz ki;
özgür insanın bütün değerlendirmelerine yön veren
bir tek düşünce vardır. Bu da özgür insanın, üstinsana ulaşabilmesi

uğraşısıdır. Özgür insanın yüceliğini belirleyen neden, sadece kendini

kurtarması, kendini özgür kılması değil, bütün bunları ne için yaptığını

bilmesi ve bunu başarmasıdır. Kişi yabancılaşmasını kendi ego tatmini

ya da çıkarı için değil, bir ideal uğruna, gelecek olana yolu hazırlamak

için aşar.

Nitekim Nietzsche bunu Zerdüşt’te şöyle dile getirir:
İnsana yüce olan, onun köprü olmasıdır, gaye değil:

İnsanda sevilecek olan şey onun başlangıç ve bitiş olmasıdır.

Ben batmaktan başka türlü yaşamasını bilmeyenleri severim,

çünkü bunlardır karşıya geçecek olan..

Ben, batmak ve kurban olmak için yıldızların ötesinde sebep

aramayıp, kendisini, yeryüzünün bir gün üst insanın olsun

diye yeryüzüne feda edenleri severim..

Ben bilmek için yaşayan ve bir gün üst insan
yaşayabilsin diye bilmek isteyeni severim..


Böylece "özgecilik" ve "feda ediş" özgür insanın

en büyük özellikleridir. Bununla birlikte özgür insan

kendini mükemmelleştirmek ister. Bu da yeni bir
insan tipini ortaya çıkarır.

Bu yeni insan tipi, trajik insanın, diğer adla "üstinsan"ın

ta kendisidir.

Bu insan tipi, Nietzsche’nin ifadesiyle:
"yeryüzünün efendileri" dir.

Böylece özgür insanın kendini feda etmesiyle artık

"üstinsan" ortaya çıkacaktır.

 

..

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

..

Trajik İnsan ya da Üstinsan

Öncelikle trajik insan ya da üst–insan’ın ayırt edici
özelliklerinden söz etmeden önce, üstinsan’ın kısa
bir tanımlamasını yapmak yerinde olacaktır.

Üstinsan, geleneksel ahlakı köle ahlakı olarak görüp
değerlendiren, eşitlik kavramına karşı çıkıp, ahlaki
değerlerin son çözümlemede insanın gerçek doğasına,
insandaki güçlü olma isteğine dayanması gerektiğini
belirten ve de Nietzsche’nin öngördüğü bir insanlık
aşamasıdır.

Üstinsan kavramı, insan evriminin bundan sonraki
aşamasında ortaya çıkacak bir insan tipi olarak,
değerleri gözden geçirme, yeni baştan yaratma ve
güçlü olma isteğini hayata geçirme cesaretinde olan
insan için kullanılmaktadır.

Bu tanımlamadan da anlaşılacağı üzere;
Trajik İnsan, güçlü olma isteğine dayanır,
güç istemiyle hareket eder.
"Güç istemi" Nietzsche felsefesinin anahtar olan
kavramlarından biridir.
Güç istemi, yaşamın kendisidir.
Yaşamdan koparılmayan, hep yaşamla birlikte olandır.

"Nerde canlı bir şey bulduysam, orada güç istençleri  
de buldum.." diyen Nietzsche’ye göre, tüm canlıların   
evreni, insan yaşamının öz belirlenimleriyle bezenir.
Efendi olma, üste çıkma, güçlü biçimindeki insana
özgü görünümleri tüm canlılara aktaran Nietzsche,
bir bütün olarak evreni/kâinatı da güç istenci olarak
yorumlamaktan çekinmez.

..

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.