Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

Bunun Bir AnLamI oLmasI GerekMiyor...


Önerilen İletiler

herkes biliyor
zarların hileli
kartların kurulu olduğunu
oturduğun bu masadan
oynatana borçlu
kalkacağını...

herkes biliyor
sonunda öldüğünü
bütün iyi adamların
ve bir halta yaramıyor
iyi bilirdik yalanlarının...

herkes biliyor
dövüşe hile
kana alkol
akla ihanet karışınca
yoksul düşer
zengin aklanır yaptıklarından
tanrı kabul mercii
her cuma
ayrım yapmaksızın
edilen dualardan...

herkes biliyor
kaptanın yalan söylediğini
umut dağıtıyor köşkünden
herkes biliyor
aynı gemideyiz
biz alt güvertede boğazımıza kadar suyun içinde
batmasın diye
çekerken içimize
acısını...

herkes biliyor
beni sevdiğini
ama şimdi soyunup zırhından
çıkma zamanı insanların arasına
ve herkes bunu biliyor
senin gibi...

herkes biliyor
yazdıklarımı okuduğunda
peydahlanacak içinde bir hüzün
küllerin arasından bir kıvılcım
yetmeyecek
artık yanmayacak o ateş
yitirdi gerçekliğini bu anlaşma
önce kalbimizden başladı
çürümek...

herkes biliyor
hala kağıt topluyor o çocuk
birileri boğaz manzarasının karşısında
yudumluyor içkisini
diğeri sevgilisinin kollarında inlerken
anlık fotoğraf paylaşıyor
bunu da yaşıyorum görün!
görüyor
yatağında yalnız yatan kadın
beğeni sayıları artarken
orgazmın doruklarında
ısırıyor kaslı kollarını adamın
sabahın dördü
herkes biliyor
o çocuk hala
kağıt topluyor...

herkes biliyor
salgının durmadığını
biliyorlar
alacak aralarından safraları
önce ihtiyarlar ve hastalar
sıra nasıl olsa
gelmeyeek onlara
rahatlığıyla
nasıl da huzurlular
biz yapmadık yalanıyla
unutacaklar hatta
bir gün yataklarında
yok olanları anımsadıklarında
geriye sayacak saat
değdi mi?
daha çok sevişmeye
daha çok doymaya...

herkes biliyor
hep bildiler
boğaza nazır yalılarından bakarken mavi sulara
saraylarının en lüks odalarında
tıka basa yerken
sabahlara kadar sevişirken
geniş rahat yataklarında
bir gün daha uyandıklarında
herkes biliyor
öldürmediler belki
ama izin verdiklerini
biliyorlar...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

yeni uyanmışsın
açılmıyor gözlerin
sırtında sıcaklığım
hissedince sokulmaların
nefesim değiyor boynuna
ısınıyorsun
vazgeçiyorsun gözlerini açmaktan
biraz daha kalınabilir anlar vardır ya
en tatlısı bu belki
tutup kolumu
sarıyorsun beline
sonsuza kadar yaşanilabilir anlar vardır ya
hayalini kursan
nazar değer
sesini çıkarmazsın bozulmasın diye
sadece sokulursun
daha sıkı sarayım diye
dudaklarım saçlarının arasında
saçların
yüzümü sarıyor
kokusu
içime çektikçe
nasıl istiyorum seni
biliyorsun
yangın yerine dönecek
zor sığdığımız tek kişilik yatak
iki kişi yatıp
tek kişi uyandığımız...

ısırılmadık yerin
dokunulmadık tenin
aklına bile sığmayacak
seni nasıl istediğim
yetmediğinde nefesin
her kasılmanda
yeniden alev alacak ateşin
ikimizi de yakacak
ikimizi de
alıp uçuracak buralardan
iki kişi girip yatağa
tek kişi uyanacağımız sabahlara...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

yabancılık
ıslak parmaklarım
kimi düşündüm
kime sığındım
bu soğukta
uyusam geçerdi belki
oynuyorlar ayarlarımla
repliklerimi değiştiriyorlar
çalışma saatlerimi
saygı duyuyorlar hatta
ama
sevmiyorlar artık
mutlu oldum dediğim yerde
bedelini çıkarıyorlar
yabancısıyım hala
bunca yaşıma rağmen
aynı masanın başına oturup
aynı tadı bekliyorum
önüme konan bardağın çayından
kandırdığım yok
kendimden başka
ayık uyandığım her gün
daha ağır
düşündüklerim
düşünemediklerimden fazla
gelip uyandıracak annem beni
uyanmak istemediklerim arasından
kalk diyecek
zamanın geldi
hazır değildim oysa
kimin umurunda
senin mi?
parmaklarım ıslak
ne sen farkındasın bunun
ne de annem farkında
az önce
bir kez daha
günaha girdiğimin
tanrıdan başka...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

merak etmişsin beni
için rahat etmemiş
duymak istemişsin sesimi
için rahat etmemiş
hoşuna gitmemiş yazdıklarım
içine kurt düşmüş
kemirmiş biraz
duymak istemişsin beni
rahatlamak için
iyiyim desem yetiyormuş
yetmiş
uyuyacaksın şimdi
zaten anlatmıyordum
yine anlatmadım
ama duymuşsun beni
bu da yetmiş
uyuman için
sabah olsa geçer demişsin
geçmezse
nasıl olsa bilmeyeceksin
bu da yeter
yetmiş
hayatımda ne çok sen varmışsın
bunu da anladık çok şükür
bana yetmiş
senin merakın giderilmiş
herkes huzurlu şimdi
bunu mu düşüneceksin sanki
derdin başından geçkin
o uyuyamamış
ben yazmışım
sen okumuşsun
diğeri
bu üçlünün
hallerinden habersiz
beklemiş
sana yetmiş
ona sabaha çok var
bana alkol yeter mi?
diğeri
uzaktan izlemiş
yoruldum herkesi mutlu etmekten
kendim dahil
genç değilim ki
yatağında uyanayım
hepsinin...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

parmak uçlarınla kazırsın bazen
canın yanar
vazgeçmezsin
olsun istersin
olsun
tahammül sınırlarını zorlarken
başardım derken
avucun çarpar
yıkılır kazıdıkların
altında kalırsın
ne uyandığın kalır yanına yanında
ne uyuduğun
sığınıp sıcağına
gelirse diye gecenin köründe
beklersin ya
sırtında hissetmeyi beklemek
küçücük bir kalbin çarpmasını
küçük elleriyle saracak ya
bedenini
yüzünü yaslayacak boynuna
belki özlemiş
belki yorulmuş
tutmuş nefesini gün boyu
gelip bırakacak boynuna
yoksun diye geceleri
kapatıp kendini kendine
beklemiş
gelip sığınacak gölgene
becerememişsin
tırnaklarını kazıdıklarını
avuçlarınla gömmüşsün
yüreğine
kırılmış da
sesini çıkarmamış oysa
tamam demiş sadece
uyuyalım şimdi
uyumayacağını bile bile
bir gece daha olsundu
sabaha geçer hepsi
yine hatırlamayacak ne yaptığını
koynunda nasıl da sızıp kaldığını
ya çok sevdiği
bu da mı yalandı?
ayılınca akşam üzeri
anımsamayıp
yokmuşssun gibi davranacaktı...
bu bilinmezlik
bu
en güvendiğinin
en yarı yolda bırakması seni
neresine sığardı
sevmelerin...

ne çok affettin beni
ne çok gömdün içine
sesini
seviyor ya derdin
her kalbin sığmadığında
göğsün kafesine
olsun
o seviyor ya derdin
o
her defasında daha şiddetle yıkarken
parmak uçlarınla kazıdığını
bu defa olmaz derdin
bu defa da yapmaz
bu defa yarı yolda bırakmaz
derken
uyumak isterdin
ne aklın kabul eder bu yıkımı
ne mantığın
sadece uyusak geçer şimdi
bir daha ki yııkıma kadar
olmaz demişti tüm otoriteler
bilim adamları uzmanlar
olur demiştin
oluyor gibiydi hatta
bilemezdin
ne yapsan
olmayacakmış...
bir hayalin peşinden koşmuşsun
nefesin kesilene dek
yorulmuşsun üstelik
berbat etmişim yine
mazereti yok
gitsen de anlarım
kalsan da
gelirsen bir gün
beklerim
bahane değil bu
ne olur kızma
genç değilim ki
sevgilim...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

zırhını çıkarıp
savaş meydanına bırakmış
aldığı yaralar ölümcül
damarlarındaki kan dışarı akmak için
sabırsızlanırken
dizleri taşıyamamış bu ağırlığı daha fazla
yorgun
çökmüş
demir kaskını çıkarmış önce
alnından sızan kan
göz çukurlarına dolarken
rütbelerini sökmüş
çok savaş kazanmış oysa
her biri omzunda ayrı yük
her biri şimdi
ağır gelirken
onurlu bir ölüm bahşedilmiş
haketmediği halde
kargalar konmuş etrafına
ziyafetime gelmişler
son yemeklerine
havarilerim vazgeçecekler
çarmıha gerildiğinde bedenim
tanrım diyordum en son!
sen de mi?
çamuruna batıyorum dünyanın
toprak toprağa
karışırken
ait olduğum yerdeyim
bazen bir umut ayağa kalksam da
bazen bir umut
oradasın diye
nasıl tutunmuşum
avuçlarım acıyor şimdi
zırhımın ağırlığı
derininine çekiyor batağın
nefesim kesiliyor
savaş meydanında bırakıyorum bedenimi
üzerime basıp geçiyor biri
tutunduğumu elimden alıp
kanata kanata
gidiyor şimdi...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

kaydıraktan kaymak gibi heyecanlarım vardı benim
sabahın köründe giderdim salıncakta sallanmaya
bekleyemezdim çünkü
sıramı da isteyemezdim başkası sallanırken
hep önüme geçerlerdi
ve hep iki salıncak olurdu

ikisinde de
annesi yanlarında çocukların
yine de mutluydum
sabahın köründe
anneleri uyanmamış henüz
diğer çocukların
gelmememişlerse
benimki de uyurdu
öyle güzel uyurdu ki
kıyamaz yalnız gelirdim
iki salıncağın olduğu parka

uzaktan izlerdim
sokak dolusu çocukların
bağıra çağıra oynadıklarını
oturur kaldırımın kenarına
çağırsınlar diye beni
bakardım gözlerinin içine
kimse bakmadı
oturdum saatlerce
oyun bitti
yandı sokağin lambası
herkesin annesi çağırdı
benimki
öyle güzel uyuyordu ki
bekledim


büyüdüm sonra
geçti beklemeler
geçti
ne beklediysem
salıncak sırası
kaydırak aldatmacası
en sona kaldım
çok istedim oysa
annem uyansın
tutup elimden
sırasına koysun beni
koymadı
uyanmadı
geçti
büyüdüm
mevsimi geçti
soğukta
kimse sallanmaz ki...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

nasıl bakar hastasının gözlerinin içine
öleceğini bile bile doktor
bir de gülümsüyorsa
sonsuza dek yaşayacakmış gibi
nasıl söyler?
takvim yapraklarının insafına kalmış
belki üç ay
belki üç gün
sussa
hangi gülümseme saklanabilir ki
deney tüplerinde
doktor nasıl söyler
öleceği günü
hastasına
ya insan
nasıl saklar sevdiklerinden
ilahi adalet mi?
adalet bunun neresinde?
çok sevmeseler
çok üzülmezler belki
sevmesinler beni
iyi ki öldü desinler
keşke ölmeseydi yerine
günahlarımla hatırlasınlar beni
iyi bilmezdiklerin arasına kaynatsınlar
helal olsun derken sesli
sessizce lanet okusunlar
tanrı duyar nasıl olsa
sevmesinler beni
çok üzülmezler o zaman
doktor gözlerimin içine bakar
daha kolay söyler belki
üç ay kaldı
üç gün de diyebilirdi...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

  • 1 ay sonra...

sarıl bana sımsıkı
kollarınla bacaklarınla
yüzüm boynundan
parmakların saçlarımın arasında
nefesim boynunda
sen saçlarımla oynarken uyuya kal
ben kokunla
uyanmak hiç bu kadar güzel olmamıştı
sabahında sıcaklığınla
ısırmak istersin ya yanağını
küçük bir çocuğun
öyle tatlı öyle masum
sakallarım değer tenine
tutup göğsünü ağzıma vermek istersin
nasıl aç uyanmışım
kokuna varlığına
rüyalarda olur ancak bu uyanmak
uyansam da inanamam
sol bacağın üzerimde
sol elin sırtımda
nefesin
koklar gibi
saçlarımın arasında
tenim tenine değerken
bir yangın daha körükleniyor
usulca girmemişim gibi
gece koynuna
düşünsene!
uyanıyorsun ve ben
yere göğe sığdıramadığın
sığıyor kollarının arasına
inanamıyorsun önce
uyanmak istemediğin bir rüya
öyle güzel
öyle teslim olmuşsun
alsan içine
fırtınanı dindirse
kasıklarındaki yangın
sönse en hararetinde
rüya nasıl olsa
uyanınca geçecek
bastırıp parmak uçlarını
geçirmek ister gibi tenimden içeri
gerçek bu!
kokum, sıcaklığım, kalbimin çırpınışı
kalbinin üzerinde
kollarının arasında tuttuğun benim
tutunduğum sen
uyansak öylece
yangın alarmları çalışmasa
ve biz ilk kurtarılacaklar arasından çıkarsak kendimizi
yangın esnasında
nasıl aç uyanmışım
tutup göğsünü ağzıma verirken
rüya gibi
sakallarım tenine değerken
içime çektiğim her nefeste
sen uyanmamayı dilerken...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

esmer teninin gölgesine sığınmışım
öpsem kasırgalar kopacak kasıklarında
nefesimi bıraksam meraktan ölecek gibisin
değse düşüm döşüne
cennet bahçesi tasviri az kalırdı kutsal kitaplarda
inkardan korkan münafık gibi
ne sana gelebiliyorum ne uzağımda tutuyorum
alnım secdeden kalkmaz aklım senden
nasıl bir ikilemdeyim dursam sen
durmasam gideceğim sen
yumuşacık göğüslerin başımı yaslasam
uyuduğum sen olacaksın uyandığım
hiç uyanmasam diyorum ya bazen
tenin kokusu henüz bırakmamışken beni
ıslanmış kasıkların alabildiğine arzuluyorken
dokunsam diyorum bazen
o narin teninin altında çağlayan
kanın nasıl da kulaklarında uğulduyor şimdi
bacaklarını aralıyorken
cennet tasvirlerinin şaşası
renk cümbüşleri, binbir şekli mutlulukların
huzur öperken kasıklarını
kıskanır seni
kapattığında gözlerini
başka dünya yok yalanları
nasıl da çaresizce uzaktan izler bizi
yeni bir dünya yaratırken
başım ellerinin altında
bastırıyorken içine
dilimi
nasıl da kendinden geçiyorsun
dudaklarını ısırırken
kaç çığlık daha gömeceksin içine?
kaç iç çekiş boğazına düğümlenecek
kaç defa tutacaksın kendini
için bir yanardağ gibi
patlarken...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

sarıl bana sımsıkı
kollarınla bacaklarınla
yüzüm boynundan
parmakların saçlarımın arasında
nefesim boynunda
sen saçlarımla oynarken uyuya kal
ben kokunla
uyanmak hiç bu kadar güzel olmamıştı
sabahında sıcaklığınla
ısırmak istersin ya yanağını
küçük bir çocuğun
öyle tatlı öyle masum
sakallarım değer tenine
tutup göğsünü ağzıma vermek istersin
nasıl aç uyanmışım
kokuna varlığına
rüyalarda olur ancak bu uyanmak
uyansam da inanamam
sol bacağın üzerimde
sol elin sırtımda
nefesin
koklar gibi
saçlarımın arasında
tenim tenine değerken
bir yangın daha körükleniyor
usulca girmemişim gibi
gece koynuna
düşünsene!
uyanıyorsun ve ben
yere göğe sığdıramadığın
sığıyor kollarının arasına
inanamıyorsun önce
uyanmak istemediğin bir rüya
öyle güzel
öyle teslim olmuşsun
alsan içine
fırtınanı dindirse
kasıklarındaki yangın
sönse en hararetinde
rüya nasıl olsa
uyanınca geçecek
bastırıp parmak uçlarını
geçirmek ister gibi tenimden içeri
gerçek bu!
kokum, sıcaklığım, kalbimin çırpınışı
kalbinin üzerinde
kollarının arasında tuttuğun benim
tutunduğum sen
uyansak öylece
yangın alarmları çalışmasa
ve biz ilk kurtarılacaklar arasından çıkarsak kendimizi
yangın esnasında
nasıl aç uyanmışım
tutup göğsünü ağzıma verirken
rüya gibi
sakallarım tenine değerken
içime çektiğim her nefeste
sen uyanmamış olmayı dilerken...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

  • 1 yıl sonra...

hala düşündüğümden hızlı yazabiliyorum mesela,

küçük imla hatalarım olsa da...

hala düşündüğümden hızlı cahilleşiyor insanlar,

tanıklığıma ihtiyaç duymadan...

tanıklıktan yoruldum,

çekilip kabuğuma kendilerini imha etmelerini beklesem diyorum,

ömrüm yetmeyecek.

bu coğrafyada onlardan biri gibi değersiz verileceğim toprağa...

belki de en çok bu dokunacak,

marifetmiş gibi üç çocuk yapmış,

ama salmış mevlam kayırır diye,

mevlanın haberi yok bundan,

biri intihar etmiş,

diğeri kız çocuğu,

verilmiş onbeş yaşında bir mollaya,

üçüncü bu gördüklerinden sonra

düşünmeyi bırakıp itaate yeltenmiş.

baba mutlu,

anne konuşamaz ki,

harcanıp gitmiş insanlar diyarında...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

biriken kelimeler değil artık

umutsuzluk damarlarımda

uayndığım her gün

bir öncekini aratır

gördüğüm her yüz

bir öncekine hasret

zamanı öldürüyorum

saatlere bakarak

rotasından yıllar önce sapmış dümenim

kayalıklara hasret

bu da benim lanetim olmalı

sürüklenip durmak

durmadan açılırken

önüme gelen her kadına

çıkardığım günahlar

ne kadarını arındıracak

günahkar ruhumun?

 

özlemek

nasıl bir şeydi?

hatırlıyorum

ama durmuyor üzerimde

yine sabah olacak

türk lirasına çevrilecek verdiğim hayat

nasıl ucuz

nasıl

günün sonunda

devalue edilecek hislerim gibi

geçen yıl bu zamanlar

seni öpmek

dünyalara bedelken

şimdi

uyusam geçecek

 

yaşamıyorum artık

yetiniyorum sadece

ayakta durmakla

konuşmakla

hayal kurmakla

olmasa da şükürle

erken uyuyor

uyanmakla

ya olsaydıları bir bir yakarak

ısınmaya çalışıyorum

çünkü öpmek seni

yetmiyor artık

yaşadığımı hissetmeye...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

-1 derecede yazıyorum bunları

parmak uçlarımda yalnızlık

üşümek değil de

yalnız uyanmaktan korktuğum için

giremiyorum yatağıma

açık kalmış yaralarım

daha ne kadar kaybedebilirim kanımı

daha ne kadar

uyanıp yeniden

başlayabilrim yaşamaya

-1 derecede ağlıyorum

her damla buza dönüşürken yanağımda

gözyaşlarımın sesine dalıp

her iç çekiş kafiye oluyor

her içime çektiğim

dağlıyor ciğerlerimi

yaşamak buysa coğrafyasında

ölmek kaç farklı anlam taşıyor?

aklıma sığmayanları

yazmaya başladığımdan beri

neresine nokta koysam

bitirdiğim yerden suçlanıyorum

sanki ben başlatmışım gibi...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

  • 2 ay sonra...

eski sevgili geliyor aklına ansızın

üzerinde iş kıyafetlerin

nasıl hazır değilse insan

o ilk buluşmaya

o kadar hazırlıksız

neresini düzeltsen

düzeltemediğin kalır aklında

buluşmadan yıllar sonra

keşkeler peydahlanır

anın tadını çıkarmaya çalışırken

öpseydimler gerçek olur

dokunsaydımlar

dokunursun oysa

hiç kıyamadığına

ürkerek hatta

kırılacak diye

korkarak

ama aklında kalır işte

düzeltemediğin

üstünden başında ne varsa

hangi şair hazırlıklı yakalanır buna

hangi yazar

yazmış yaşadıktan sonra

kusursuz bir yakınlaşmayı

hangi ressam

hangi heykeltraş

dokunmuş benim gibi

şekil vermiş

en sakındığınıa...

eski sevgili geliyor bazen aklına

uyumuş gibi yapıyorsun

uyandığında

geçecekmiş gibi...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Katılın Görüşlerinizi Paylaşın

Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer ÜYE iseniz, ileti gönderebilmek için HEMEN GİRİŞ YAPIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.
Примечание: Ваше сообщение будет проверено модератором перед отправкой.

Misafir
Maalesef göndermek istediğiniz içerik izin vermediğimiz terimler içeriyor. Aşağıda belirginleştirdiğimiz terimleri lütfen tekrar düzenleyerek gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.