Jump to content
Sign in to follow this  
Radya

ŞAİRLER ŞEHRİ

Recommended Posts

..

 

çocuk yaşta küçük yaşta
canım yaşta gözüm yaşta
bir lokma ekmek derdine
düştü gurbet ellerine
abdullacık
genç ustacık

 

atlantik denilen yerde
dönerci girip dönerde
ustaca kesip kebabı
oldu işinin erbabı
yüreği gon-
ca goncacık

bir gün izine çıkınca
dönerde çalışan gece
patron iki işi birden
görmeyi istedi ondan
abdullacık
genç ustacık

dedi ki"patrona" olur
yalnız ücretim de olur
sekiz yerine on altı
saat çalışanın hakkı
bilinci to-
mur tomurcuk

kârdan gözü dönmüş patron
ağzı leş gibi anason
çok gördü üç beş parayı
sövdü dövdü abdullayı
abdullacık
genç ustacık

polise şikayet etti
derdi gülüşmeye yetti
bunca küçük düşürülme
abdullayı canından etti
onuru yıl-
dız yıldızcık

gitti boğaz köprüsünden
attı sulara kendini
duyurdu dosta düşmana
onurunun ölmediğini
abdullacık
genç ustacık

ana babası burdur'dan
geldi aldı tabutunu
arkadaşları patrondan
sormaktalar hesabını
öfkesi bı-
çak bıçacık

Yaşar Miraç

 

..

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

i1kk.jpg

 

" Bir gün olur senin de düşerse elinden nar
Aşk bir gün seni de alır bir yerden bir yere koyar
Ne zaman ki kaplar gönül mülkünü kar
Çağır o zaman, anlatırım sana,
bir ömürden nasıl döne döne geçer turnalar. "

Birhan Keskin

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

p_14452.jpg

 

ağustostan sonra, şöyle bir sabah,

güneş, doğmamakla-doğmak arası,

insan, uyanmakla-hiç uyanmamak,

mevsim öylesine yürek yarası..

 

ağustostan sonra, biraz aydınlık,

belki biraz daha yaz bahçelerinde,

en mavi yerinde kararan ufuk.

söyleyin bulutlar, ötesi nerde?

 

ağustostan sonra, işte bir akşam.

öyle sabahların, böyle akşamı.

ağacından ırak düşmeyen armut,

bu mevsimde bütün vaktin anlamı..

 

ağustostan sonra, geceler gece,

ama günler, o günler değil.

kalbi karanlığa çeken başka şey,

bildiğimiz dertler-hüzünler değil..

 

ağustostan sonra, şöyle bir sabah,

güneş doğmamakla-doğmak arası,

insan, uyanmakla-hiç uyanmamak,

mevsim öylesine yürek yarası..

 

y.aybar

 

..

Share this post


Link to post
Share on other sites

“Sonra her şey geçmedi
Sonra her şey geçmez kolayca
Herkes kalanıyla yaşar
Kendinden geriye ne bıraktıysa
Ne bıraktılarsa ondan geriye..”

~ Haydar Ergülen

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

uzaktan seviyorum seni
kokunu alamadan,
boynuna sarılamadan
yüzüne dokunamadan
sadece seviyorum

öyle uzaktan seviyorum seni
elini tutmadan
yüreğine dokunmadan
gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
şu üç günlük sevdalara inat
serserice değil adam gibi seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni
yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden
en çılgın kahkahalarına ortak olmadan
en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan
öyle uzaktan seviyorum seni
kırmadan
dökmeden
parçalamadan
üzmeden
ağlatmadan uzaktan seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni;
sana söylemek istediğim her kelimeyi
dilimde parçalayarak seviyorum
damla damla dökülürken kelimelerim
masum beyaz bir kağıtta seviyorum



Cemal Süreya

  • Like 2

Share this post


Link to post
Share on other sites

“Ben ne zaman
Öyle durup dururken,
Öyle damdan düşer gibi
Açıp seni okumaya başlasam
Anlıyorum ki
Mahvolmuşum…”

Orhan Veli Kanık

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

  

 incecikti            gül dalıydı            dokunsam kırılacaktı            dokunmadım                      kurudu  
gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiçağaçlar bükmesinler n'olursun boyunlarınıneden akşam oluyorum tren kalkıncakırlangıçlar birdenbire çekip gidincemendiller sallanınca neden tıkanıyorumöyle çok acımasız ki öyle birdenbire kiaz önceki çiçekler nasıl da diken dikengitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç  o sularda çimdik, bitti; köprüleri geçtik bittio elmanın tadı orda, o kuş çoktan öttü, bittiartık çocuk değiliz, susarak da bir şeyler diyebilirizgünler devlet alacağı, yıllar bir kadehcik buzlu rakıoyunlar oyuncaksı, oyuncaklar eski şarkıkavaklara oklu yürek çizip duran o çakınerde şimdi nerde şimdi, nerde o kan sarhoşluğugitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç 

Hasan Hüseyin Korkmazgil

 

 

http://www.turkish-media.com/forum/videos/view-652-akarsuya-birakilan-mektup/

 

 


  

  • Like 2

Share this post


Link to post
Share on other sites

Elbet bir gün, bütün çiçekler beyaz açar
Hür ve mes’ut bir şarkı halinde
Penceremizden uzanır nur.
İstediğimiz şekilde doğar gün,
Dilediğimiz gibi yağar yağmur.

Gök yüzüne hayranlığımız biter;
Kapımıza çırılçıplak gelen bahar,
Bir tohum halinde toprağa düşer.
Bizim için başka türlü eser rüzgâr

 

Bahçelerin aşinalığı artar.
Herkes gibi biz de doyasıya yaşarız hayatı

Yıldızlar dilimizle konuşur.
Elbet bir gün, bizim de sevgilim
Köyümüzde beyaz badanalı, bir evimiz olur.

 

Yaşar Kemal

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sen benim hiçbir şeyimsin
Yazdıklarımdan çok daha az
Hiç kimse misin, bilmem ki nesin
Lüzumundan fazla beyaz
Sen benim hiçbir şeyimsin
Varlığın yokluğun anlaşılmaz..

- Atilla İlhan

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites
Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim

Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak
Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak

Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu; ...

Toprağı rüzgârı denizi göğü

O her zaman bir insanla anlamlı

Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı

Unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların
Ve ucuz korkuların kör kuyularına

Daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz...

Şükrü Erbaş

Share this post


Link to post
Share on other sites
ölesiye çalıştın yada hiç çalışmadın
hiçbir sevinç -sevinç ne- hiçbir şey yok
şu gecenin ucunda
ve öteki boşluklar ürpertiyor insanı
tek başına olmanın dengesine vurunca
evet şimdi ne var bakalım avucunda :...
dövüş mü, yenilgi mi, bir bulut parçası mı
aşkın fotoğrafı olan bir mayıs sonrası mı
bir türkü mü, bir asker matarası mı
terhis tezkeresi mi, karakol sırası mı
becerikli bir anahtar mı, bir polis tabancası mı ?
şimdi nerde, ne zaman, nasıl bir kadın
-bir adam da olabilir-
mutlu olabilmiştir bir (tek) başkasıyla
gökler başıboş bir fanus gibi
çılgın bir kürre gibi gidip
her yanımızı boş bırakınca
bomboş bırakınca
yalnızlık çoğalan bir yunus gibi etrafını sarınca
ne var avucunda :
soylu dedenin anısı mı, bir sultan sofrası mı
pasaport şubesinde bir sıra numarası mı
gökkuşağı, tüberkülin, intihar dalgası mı ?
olagan bir öğle sonu sonsuzluk
bir bitimlik olarak kapıya dayanınca
ne elverir, kim kurtarır kişiyi bundan
kurtarmamaya
ne var ki avucunda
ağır kamyonlar ve sürücüleri mi
dağda yitenler ve yol göstericileri mi
evde kalmış kızlar ve görücüleri mi ?
imdi :
son buzul erirken durduranları
hatırla !

hani kan vericileri, kan vericileri
ve kanı alıcıları da unutma.

Turgut Uyar
Ne Var ki Avucunda
 
 
  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

Gülten Akın

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Hanımdudu
Ne güzel bir aşksın sen sevdiceğim.

Özlemin yaksa da sevgim bir başka alevlenir.

İsterdim ki saatlerim seninle dolsun.

Seninle yaşanmayanlar hayat bulsun

Üç günlük dünyada sonsuz olup

Sonsuzlukta ben olman

Seninle her şey sensiz hiçlik olsun

"Ve SEN Yüreğimin benliğimin sahibi

Hep en güzel Yerde Saklanacaksın.

Hep gözümün bebeklerinde Oturacaksın.

Sen !"

Diye devam eden yürek sesin

Nakşetmiş benliğime sevgilim

Ne şiirler yazılıp şarkılar bestelendi

Hepsi bizi anlattı sadece biz bildik

Her kelimesi yüreklerimizi daha bir alevlendirdi

Diğer yarım demek az geldi

Tam'dık biz hem de dibine kadar

Biz böyle sevdik 

Canparem cansuyum sevdiceğim..

 

BGOV&SEVDİCEĞİM

 

 

 

 

Share this post


Link to post
Share on other sites

gül çarşısında herkes başka tükenir şeyhim; bak
hiçbir kelimeyi almıyor içimiz, kelimeler çoktandır vahîm

taşların bilmediğimiz yüzü hesap susuyor nicedir
olabilir sanıyoruz, bu kez tutabilir kopan lehim

biz göle bakınca ancak suyu incitir, suyla biliniriz
ama göle düşürdüğümüz gül çoktandır başkasına fehîm

eklendiğimiz divanda dibace eksik, ölüm solgun
artık o çürümüş seherde gülü gülle açıklayamayız şeyhim

çarşılar geziyor gözümüz, kepenkler kapalı, nilüferler eksik
hiçbir kelimeyi almıyor içimiz, kelimeler çoktandır vahîm

Kemâl Varol

Share this post


Link to post
Share on other sites

Şükrü Erbaş

Share this post


Link to post
Share on other sites

Dağ tepesinde bir çam olamazsan,
Vadide bir çalı ol.
Fakat oradaki en iyi küçük çalı sen olmalısın.

Çalı olamazsan bir ot parçası ol, bir yola neşe ver.
Bir misk çiçeği olmazsan bir saz ol.
Fakat gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın.

Hepimiz kaptan olamayız, tayfa olmaya mecburuz.
Dünyada hepimiz için bir şey var.
Yapılacak büyük işler, küçük işler var.
Yapacağınız iş, size en yakın olan iştir.

Cadde olamazsan patika ol.
Güneş olamazsan yıldız ol.
Kazanmak yahut kaybetmek ölçü ile değildir.
Sen her neysen, onun en iyisi olmalısın.

 

Douglas Malloch/En iyisi ol

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

''...

 

Sevgi emekmiş,

Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak
kadar sevmekmiş... ''

 

az-uzgun1.png

 

@@Radya

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aşk bu,
tanırım kokusundan..
Kelebek ağaçları ile bezenmiş
bir eski cumbalı evde,
hayaller kuruyorsun bilmeden..
Görmediğin bir adamı anlatıyor yüreğin,
dinliyorsun belki gülümseyerek..
Hava da güzel günlerdir nedense..
Deniz daha bir mavi..
Daha da lezzetli annenin yemekleri..
Unutulmuş bir Fransız şarkısı kulaklarında anlamasan da…

‘Sous le ciel de Paris’

Ama daha da anlamlı şimdi bilmediğin her lisan..
Sabahtan akşama tebessümün öpüyor aynaları,
ve kitapların kır çiçekleri döküyor sayfa aralarından..

Aşk bu,
tanırım kokusundan..
Balkonunda bir kumru keyif çatıyor arsızca..
Gördüğün her dilenci tebessüm ediyor İstiklal’de..
Ve şehir ağlamıyor ne zamandır ahmak ıslatan bir yağmurla..
Ada’ya gidiyor gözlerin,
bir kahvaltı masası,
şarabın en hası öğlen sıcağında..
Nino’dan bir ayet aşkın en güzeline;

‘Bir kadın bu kadar özlenmez ki,
Bir erkek bu kadar sevemez ki’

Ama aşk bu,
tanırım kokusundan…
Elleri buruş buruş bir nine açıyor her kapıyı sana..
Gülümsemesi saf,
birşeyler anımsatıyor çocukluğundan..
Kiraz ağacından sapanlar yapıyor afacanlar,
macun yiyorlar bir de seni her gördükleri yerde,
rengarenk..
Aşk bu,
tanırım kokusundan..
Hava da güzel günlerdir nedense..
Deniz daha bir mavi..
Daha da lezzetli annenin yemekleri..
Ve bir ilahi melodi her an kulaklarında;
‘Bir kadın bu kadar özlenmez ki,
Bir erkek bu kadar sevemez ki’

Burak Özdemir

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.