Jump to content
Sign in to follow this  
Radya

ŞAİRLER ŞEHRİ

Recommended Posts

 

Durup dururken içimde bir şeyler kopup tıkıyor boğazımı,

Durup dururken sıçrayıp kalkıyorum yarıda bırakıp yazımı,

Durup dururken rüya görüyorum bir otelde, holde, ayakta,

Durup dururken çarpıyor alnıma kaldırımdaki ağaç,

Durup dururken bir kurt uluyor aya karşı bahtsız, öfkeli, aç,

Durup dururken yıldızlar inip sallanıyor bir bahçede, salıncakta,

Durup dururken mezardaki halim geçiyor aklımdan,

Durup dururken kafamda bir güneşli duman,

Durup dururken hiç bitmeyecekmiş gibi bağlanıyorum başladığım güne,

Ve her seferinde sen çıkıyorsun suyun yüzüne...

 

Nazım Hikmet Ran

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bunca zaman bana anlatmaya

çalıştığını,kendimi

bulduğumda anladım.

 

Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu

varmış,

 

Kendi yolumu çizdiğimde anladım..

 

Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat,

okuyarak,dinleyerek değil..

 

Bildiklerini bana neden

anlatmadığını, anladım..

 

Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün

kayıpmış,

 

Aşk peşinden neden yalınayak

koştuğunu anladım..

 

Acı doruğa ulaştığında

gözyaşı gelmezmiş gözlerden,

Neden hiç ağlamadığını

anladım..

 

Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla

ağlamaktan daha değerliymiş,

 

Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde

anladım..

 

Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir

tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,

 

Çok acıttığında anladım..

 

Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her

damla gözyaşını,

Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler

terkettiğinde anladım..

 

Yalan söylememek değil, gerçeği

gizlememekmiş marifet,

 

Yüreğini elime koyduğunda anladım..

 

''Sana ihtiyacım var, gel ! ''

diyebilmekmiş güçlü olmak,

 

Sana ''git'' dediğimde anladım..

 

Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum''

diyebilmekmiş sevmek,

 

Git dediklerinde gittiğimde anladım..

Sana sevgim şımarık bir

çocukmuş,her düştüğünde zırıl

zırıl ağlayan,

Büyüyüp bana sımsıkı

sarıldığında anladım..

 

Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye

haykırmak istemekmiş pişman olmak,

 

Gerçekten pişman olduğumda anladım..

Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,

 

Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,

 

Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

 

Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş

bir gün affedilmeyi,

 

Beni afetmeni ölürcesine istediğimde

anladım..

 

Sevgi emekmiş,

 

Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak

kadar sevmekmiş

 

Can YüceL

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

MIRILDANDIĞIM ŞEYLERSİN

 

Senin Harflerin İçin

 

1.

Mırıldandığın her şeysin, sesinden öpüyorum

sessizliğine de eğiliyorum fakat neredesin

kapanınca harflerinin kapısı: Adın

şiirim!

Heceler gibi öpüyorum işte iki hecesin

adından başlıyorum öpmeye kırlara çıkmış

harflerinin arasından öpüyorum: Ağzın

cennetim!

Dilin hâlâ çocukluğun suyuyla terli

ve haylaz suyundan öpsem küskün

bir çeşmenin harflerin susuz. Dilin

cehennemim

 

2.

Mırıldan dur bana, senin üstüne harf

getirmem daha, ağız ağıza duruyor

harflerin: Sevmenin birinci hâli gibi

telaşlı duruyor da ben utanıyorum

üçü bakarken birini öpmeye senin!

 

3.

Harflerin aralanmış

sesliler sevişiyor

sessizlere bu cümlede

sıra gelmeyecek gibi

 

Harflerin yatışınca

belki duyarsın içinde

sessizlerin uykusuz

kaldığı o cümleyi

 

Aşkı seslendirirken

unuttuğun mırıltı

bizi sessizliğimizden

doğru bağışlar belki

 

4.

Bir ses sesini öpse

harflerin uykusuz kalır

 

5.

Dün sabah önünden geçtim

kağıt gibiydi harflerinin yüzü

araları açılmış olmalı

bütün gece sevişmekten

 

6.

Mırıldandığımız şeyler

kalmayınca aramızda

ağızda söz, gövdede ter,

bir aşk bunlarla biter

 

7.

Harflerin gülüştüğünü senin adında gördüm!

 

Haydar ERGÜLEN

Share this post


Link to post
Share on other sites

 

~

 

Bir sargın umut yakaladım onu kuşandım

Serin mavi bir gökyüzü buldum onu kuşandım

Denize doğru sokaklar gördüm onları da kuşandım

Üstlerine üstlük seni kuşandım

Tedirgindim ,namussuzdum ,deli deliydim

Uslandım !

 

Turgut Uyar -Yılgın

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sevda üstüne

 

Bütün kitapları yakmalı

Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır

Kitaplara göre insan

Karanlıkta yüzüne bin mumluk lamba tutulmuş

Gözleri, yüreği kamaşmış insandır

Aptaldır, hastadır, kahramandır

Bütün kitapları yakmalı

Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır

İçinde bir tek suret yaşayan yüreğe

Yürek mi derler

Bir tek yaprak veren dalın boynun burarlar

Bir tek meyve veren dalı keserler

İnsan dediğin bir Buğday tarlası gibi olmalı

Esti mi rüzgar bir değil milyonlar için esmeli

Bir tek meyve veren dalı kesmeli

İnsan dediğin derya misali

Üstünde milyonlarca dalga

İçinde kıyametler kopmalı

İnsan dediğin derya misali

Uçsuz bucaksız olmalı.

Gel çıkalım sevgilim gel

Gel kurtulalım birler hanesinden

Çekelim gidelim bir uçtan uca

Açalım yüreğimizin kapılarını sonuna kadar

Sevelim sevelim sevelim

Sevebileceğimiz kadar

 

Bedri Rahmi Eyüpoğlu

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bugün pazar,

Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.

Ve ben ömrümde ilk defa,

Gökyüzünün bu kadar benden uzak,

Bu kadar mavi,

Bu kadar geniş olduğuna şaşarak,

Kımıldamadan durdum.

Sonra saygıyla toprağa oturdum.

Dayadım sırtımı beyaz duvara,

Bu anda ne düşmek dalgalara,

Bu anda, ne hürriyet, ne karım.

Toprak, güneş ve ben...

Bahtiyarım.

Nazım Hikmet Ran

 

Doğum günün kutlu olsun Mavi Gözlü Dev

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bir yanım tuz, bir yanım şeker

Tuzdan yanayım...

Bir yanım deniz, bir yanım toprak

Denizden yanayım...

Bir yanım sen, bir yanım ben

Senden yanayım...

 

Bedri Rahmi Eyüboğlu

Share this post


Link to post
Share on other sites

Kendimi nerelerde buldum, nerelere gidip geldim, nerelerden de geri döndüm, sayende. Harika bi şehir bu, emeğine sağlık Radya...

bookmark-kalp1.png

Share this post


Link to post
Share on other sites

...

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım

Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum

Bu senin eski zaman gizlerin yalnız gibi ağaçlar gibi

Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor

Seni aldım bu sunturlu yere getirdim

Sayısız penceren vardı bir bir kapattım

Bana dönesin diye bir bir kapattım

Şimdi otobüs gelir biner gideriz

Dönmiyeceğimiz bir yer beğen, başka türlüsü güç

Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin

Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat

Durma kendini hatırlat

Durma göğe bakalım...

 

Turgut Uyar

Share this post


Link to post
Share on other sites
Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin

Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat

 

Turgut Uyar'ın bu şehirde yeri apayrıdır benim için...:)

 

Sevgili tülvent..:gul: :gul: :gul: seni seviyom bennn...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Balıklar için deniz lazım,

Sevişmek için işsiz olmak

Ve geceleri yatakta

Duymamak için tabanların sızısını

Zengin olmak lazım.

Halbuki ıslık çalmak için

Birşey lazım değil....:)

 

/Melih Cevdet Anday

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ben, birlikte kıyıya sürüklediğimiz kayıktan

saflığımı ve sabrımı aldım tek

kalanları kumsala göm sen de

yaz boyunca

nasılsa her keder eksilir

kendini doldurarak

 

sardunyalarla konuşarak çoğalttım

aramızdaki ayrılığı

sayarak çoğalttığım günleri tamamladım

kirpiklerimin arasına çektiğim tülde

yağmur durdu ve şimdi kış bitiyor

oysa kimse yokmuş dışarda

içim dışıma vuruyor

 

sardunyalara su vermekle unutamadığımız

şeymiş aşk:

alnından bir günaydın gibi düşürdüğüm sabah,

sağ yanımda unuttuğun keder.

 

Birhan Keskin

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bir yolun varsa gidilecek sona bırakma...

Bir sözün varsa dilden yüreğe hiç susma......

Görmen gerekiyorsa birini git yanına...

Okşaman gereken bir yürek varsa esirgeme elini...

Hayat çok zalim...

An gelir...

Elini...gözünü... yolunu... yüreğini alır senden...

O zaman istesen de......

Dokunamaz......

Göremez...

Gidemez...

Söyleyemez olursun..

 

Can YÜCEL

Share this post


Link to post
Share on other sites

seni kimse anlamıyor Duygu

yıkandığın su, yürüdüğün yol, omuzunda gezinen melek

şemsiyende sayı saymayı öğrenen yağmur

sarmaşık gibi yüzüne sarılan ayna

 

seni kimse anlamıyor Duygu

binicisiz atlar, yeleli gece, elini altına soktuğun yastık

hep başkalarının sevdiği şarkıları çalan radyolar

kırmızı şarap gibi alnında gezinen ateş

 

seni kimse anlamıyor Duygu

denizdeki şişe, şişedeki mektup, mektuptaki söz

tuttuğun günlüğe düşen gölge

kuruttuğun çiçeklerden uçup giden koku

 

seni kimse anlamıyor Duygu

kırılan bardak, taşan süt, eteğine sıçrayan çamur

yorgunlukta başını dayadığın omuz

rüzgarın getirip pencerenin önüne bıraktığı kuştüyü

 

seni kimse anlamıyor Duygu

yıldırım aşkları, boşanma davaları, evine dönen yolcu

aşkını Portofino mu Mortofino mu, neyse işte öyle

bir yerlerde bulduğunu şarkısında anlatan adam

ve mırıldanan

yalnızca mırıldanan kalabalıklar kentin iç organlarında

 

seni kimse anlamıyor Duygu

yaşını başını aldığı halde neden teyze olmadığını kimsenin

bilmediği Güzin Abla

bilginin kurutulacak bir çamaşır olduğunu sanan okul

bir terliksi hayvan olduğunu

ve tek hücreli canlılar gibi bölünerek çoğaldığını düşünen devlet

 

seni kimse anlamıyor Duygu

ayın arkada kalan karanlık yüzü

aşkın sana bakan yaralı yüzü

ve kayarlarken dilek tuttuğun yıldızlar

 

“Birisi çıkıp

yalnızca

beni ben

olduğum için

sevsin

Tanrım!

Ama

geç olmadan,

olur mu? ”

 

 

Akgün Akova

Share this post


Link to post
Share on other sites

Acılarla ve Sorularla

 

İşte yine kapıldım o can sıkıntısına;

İçimde bir tozlu sarnıç boşluğu,

Gitmekle kalmak arasında karasız

Yürüdüm kederle dağlara doğru.

 

Yüzlerce soru vardı aklımda,

Kulaklarımda bir garip uğultu

Ölümü kullanamazdım; bir yerlerde

Bilmediğim birilerine belki ayıp olurdu.

 

Belki de hiç ummadığım

Sevgisi tarazlı biri; koparıp bana ilişik

Umudunu bir kitabın arasında

Yamyassı kuruturdu

 

Bir gazetenin ölüm ilanlarında

Okuyup adımı, öfkeye dönüştürürdü

Sandık kokulu hüznünü

Ve ölümü inatla, yok yere savunurdu.

 

Ben bunca yıl bunca insan tanıdım

Yüreği zehir dolu; yine de insanlardan

Kesmedim umudu. insan dedim

Yekindim; paylaştım varı yoğu.

 

Ben neden dudaklarının arasında

İğneler tutan bir terzi suskunluğunu

Prova ediyorum şimdi bu yol boyu

Kederle yürürken dağlara doğru?

 

Neden kedi seven bir insan

Olduğumu biliyorum da

Kedisiz ve sevgisiz getiriyorum

Yaşadığım günlerin yaprak döken sonunu?

 

Cevapsız sorunun boynu büküktür,

Hemen anlar yetim olduğunu.

Ben neden hala duyuyorum avucumda

Bir çocuk elinin sızlayan boşluğunu?

 

Hipodromda yatıp kalkan bir adamın

Ölü bulunduğunu yazdı gazeteler

Geçenlerde haber olarak.

Tokatlıymış ya da Çorumlu.

 

Bıraktığı nottan öğrenilmiş

Son isteğinin ölürse terminale

Götürülmek olduğu. hipodromda yatıp

Kalkan bir adam kimin umuru!

 

Acılarla sorularla tiftikledim

Bunca insanın mutsuzluğunu.

Düşündüm kendi sonumu. hayrettir;

İçim içime nasıl da sığıyordu!

 

Oysa ben kaç yıldır kaç acı eskittim

Unuttum kaç ölüm gördüğümü.

Bir omzumun alçaklığı ondandır;

Taşıdım kaç kişinin kanayan tabutunu.

 

Yıllar önce ölümü seçen sevgilim

Bunca sevgisizlik içinde iyi biliyordu

Yetmeyeceğini iki kişinin birbirine.

Bu yüzden döşeğinde ölümle buluştu.

 

Gömdük onu geçiştirip polis sorgusunu.

Onunla birlikte neleri gömdük;

Bir akşam içkisinin coşkusunu,

Sevincimizi gömdük kürek dolusu

 

Yüzlerce soru vardı aklımda,

Kulaklarımda bir garip uğultu

Ölümü kullanamazdım; bir yerlerde

Birilerine mutlaka ayıp olurdu.

 

Dostlardan uzakta bir bozgun akşamında

Gerisingeri dönerken kasabaya;

Baktım gökyüzü birden yıldızla doldu.

Akşamın serinliği alnıma vuruyordu…

 

/Metin ALTIOK

Share this post


Link to post
Share on other sites

Neden hayatında biri yok diye soranlara;

Hani bazen durakta belli bir otobüsü beklersiniz ya

On dakika, onbeş dakika, yirmi dakika beklersiniz gelmez.

Bu arada başka alternatiflerde geçer ama binmezsiniz.

Ne de olsa "beklemişsinizdir o kadar" boşa gitsin istemezsiniz.

Sormayın artık bana!

Herhangi biriyle değil, beklediğime “değecek” olanla devam etmeliyim bu yola!

Durakta yaşlanmak olsada işin ucunda...

 

Can Yücel

Share this post


Link to post
Share on other sites

SEBEPSİZ SEVMEKTİR AŞK

 

Sebepsiz sevmektir aşk,

Nedeni olmadan bağlanmak birine.

Gözlerine baktığında erimektir içten içe.

Ellerini tuttuğunda titremektir tüm benliğinle.

Hatta (sarılamamaktır...// utançtan,

Çünkü utanmaktır sevmek aslında,

Sevmek nedir aslen?

Ölmek mi uğruna?

Yaşamak mı onunla?

Sevmek mi ömür boyunca?

Yoksa ayrılmak mı gerekince?

Nedir insanı başkasına bağlayan?

Güzelliği mi? Bilmez kimse bu soruların cevabını..

Kimi sever güzelini, kimi sever özelini…

 

Can YÜCEL

Share this post


Link to post
Share on other sites

tumblr_m4bsyo90kT1qgkh3mo1_400.jpg

Senin için “yasak” dediler.

—yasaklar çiğnenmek içindir, dedim.

 

Senin için “imkânsız” dediler.

—önemli olan imkânsızı başarmak, dedim.

 

Senin için “olmaz” dediler.

—dünya da olmayacak şey yok, dedim.

 

Senin için “zor” dediler.

—kolay olsaydı değeri olmazdı, dedim.

 

“Onda bulduğun nedir ki” dediler.

—herkeste arayıp bulamadığım, dedim.

 

Senin için “o ne” dediler.

—hayattaki gülen yüzüm, dedim.

 

“Ona öyle nasıl bağlandın” dediler.

—ben değil o ”bağladı” dedim.

 

“O da senin gibi sevdi mi” dediler.

işte cevap veremediğim tek şey buydu.

 

“Eğer bunu bilmiyorsan vazgeç” dediler.

—vazgeçecek olsaydım sevmezdim, dedim

Can Yücel

Share this post


Link to post
Share on other sites

Büyük konuşanlar

Alınlarında eğri olmayanlar

Yalnız yükseği görenler

Herkesin ortasında yürüyenler

Bütün ışıkları yananlar

Sesi menevişsizler

Güzü küçümseyenler

Gözyaşına arkasını dönenler

Kendini mutluluk bilenler

Sessizlikten korkanlar

Yalnız eşyalarına gülümseyenler

Öyküsünde öteki olmayanlar

Kederle kirlenenler

Aynası buğusuzlar

Kışa yolu düşmeyenler

Kalbi ölüm mühürlüler

Penceresi dışa açılmayanlar

Aşktan utananlar

Güzelliği kimsesizler

Dili şiddet olanlar

Gövdesi sözünden önce gelenler

Dünyaya dokunmayanlar

Unutanlar, unutanlar

Ey tek heceli darlık...

 

O mevsimim ki herkesten yapılmış

Üç noktayla biten bir cümleyim artık...

 

Şükrü Erbaş

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

Kimseye söyleyecek başka cümlem kalmadı gibi anladım ben..:)

Share this post


Link to post
Share on other sites

içimden öyle geldi..w00t.gif yukarıda ki dizelerde bir sürü olumsuz insan özelliği var, insan bi zaman sonra yorgun düşüyor onlardan..sleep.png

Share this post


Link to post
Share on other sites

şimdi..

eğer sizin çıkarımınız gibi..

"Kimseye söyleyecek başka cümlem kalmadı.."

olarak kabul edersek o mısraı..

o vakit şair yani sayın Şükrü Erbaş..

işi bitirmiş.. tamam olmuş ve

başı göğe ermiş bi "saint erbaş" olmuş oluyor..

 

yo sanmıyorum..

kimse böyle bi savda bulunamaz..

 

anlamadım..unsure.png

Share this post


Link to post
Share on other sites

Öyleyse ben de anlamadım..unsure.png

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.