Jump to content
Sign in to follow this  
tunc878

****ÇANAKKALE****

Recommended Posts

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

 

Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor

Bir hilal uğruna Yarab ne güneşler batıyor

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker

Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi

Bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın

Gömelim seni tarihe desem sığmazsın

Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber

Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber

 

M. Akif Ersoy

 

İşte Çanakkale harbi bunlardan ibaret: İnanç ve cesaret bir millete gerekli olan iki şey. Eğer bu değerlere sahipseniz hiçbir güç sizi durdurmaya cesaret edemiyecektir.

Herkes lütfen kendi kendisine düşünsün biz hala millet olarak bu meziyetlere sahip miyiz?

Share this post


Link to post
Share on other sites
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

 

Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor

Bir hilal uğruna Yarab ne güneşler batıyor

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker

Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi

Bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın

Gömelim seni tarihe desem sığmazsın

Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber

Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber

 

                                                            M. Akif Ersoy

 

İşte Çanakkale harbi bunlardan ibaret: İnanç ve cesaret bir millete gerekli olan iki şey. Eğer bu değerlere sahipseniz  hiçbir güç sizi durdurmaya cesaret edemiyecektir.

Herkes lütfen kendi kendisine düşünsün biz hala millet olarak bu meziyetlere sahip miyiz?

2904[/snapback]

Ilk once yazı ve sıır gercekden cok guzel... Bıde bız hala bu mıllet olarak hala bu mezıyetlere sahıpmıyız demıssın gercekden dusunduruce bır soru ama bunu zaman la karsılastırmak lazım ama bıde su var olay olus anında daha farklı olucakdır bosda konusmak zor sadece hernekadar dergerlerımız zedelensede bızım kanımızda o kahramaların kanından var bılıyorum o le buyuk bır zaferde akan kanlar bosuna o topraga akmadı bızler o topraklardan olusmadıkmı ınanmak ve ınanmak...

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest birce

CANAKKALE SEHIDLIGINE

 

Ey simdi köyünden pek cok uzakta,

Ey simdi bir yigin kara toprakta

Uyanmaz uykuya dalan yigitler

Sehidlik sanini alan yigitler

 

Yan yana dizilen mezarlariniz

Zemine semavi iftihar olmus

Dünyaya kapanan nazarlariniz

Tanrinin magfiret nuruyla dolmus.

 

Ne alacak görünür su fani hayat

Baktikca samimi uzletinize

Bir anda cosarak aglarim , heyhat

Günah-kar gözyasim layik mi size?

 

Hayir, sanmayin ki bu gözyaslarim

Kirletmek istiyor merkadinizi

Ey benim kaybolan arkadaslarim

Ben görmek isterim bir daha sizi.

 

Lanet gözlerimde duran gölgeye

Aglarim bu gölge silinsin diye

 

Ah , o gölgedir ki hayata tapar

Gözümün nurunu sizlere kapar

Beni bir vefasiz riya-kar yapar!

 

Enis Behic Köryürek

 

:clover:

 

Hepinizsin Zafer Bayrami Kultu Olsun

 

:clover:

Share this post


Link to post
Share on other sites

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

 

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?

En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,

Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya

Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.

Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!

Nerde -gösterdiği vahşetle- "Bu bir Avrupalı!"

Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,

Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!

Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,

Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer.

Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,

Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!

Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;

Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.

Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...

Hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ!

Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil,

Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,

Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;

Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.

Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...

Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.

Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,

Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

 

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;

Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;

Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.

Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,

Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.

Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer

O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer...

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,

Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.

Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,

Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.

Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,

Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.

 

Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...

Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!

Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;

Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?

Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?

Çünkü te'sis-i İlâhî o metin istihkâm.

Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,

Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;

Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi;

"O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme" dedi.

Âsım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:

İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.

Şûhedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...

O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar...

Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,

Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!

Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...

Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.

Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...

Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.

"Bu, taşındır" diyerek Kâ'be'yi diksem başına;

Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle,

Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;

Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,

Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;

Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına;

Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,

Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;

Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;

Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...

Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

 

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak salvetini,

Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,

Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...

Sen ki, İslâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,

O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;

Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;

Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!

Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,

Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber.

 

Mehmet Akif Ersoy

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.