Jump to content

yoqben

Φ New Members
  • Content Count

    7
  • Joined

  • Last visited

Posts posted by yoqben


  1. 250px-Ballet_Nacional_de_Cuba_pas_de_deux.jpg

     

     

     

     

    Bale, belli figürlere, adım atışlara dayalı dans ve müzikli gösteri türüdür.

     

    Bale dansı, mimik, müzik, duygu ve dekor sanatlarının ileri standartda birleştirilerek kullanan bir tiyatro gösterisi olarak tanımlanabilir. Asıl eleman olarak kullanılan dans aslında İtalyanca "dans" anlamına gelen "ballo" ya da "balletto" sözcüğünden türetilmiştir.

     

    Bale uzun yıllar süren bir eğitimle öğrenilir, çoğunlukla müzikli yapılır. Erkek dansçılara "balet", kadın dansçılara "balerin" denir. Balede tayt, mayo ve "tütü" denilen özel etek ve bunun gibi giysiler kullanılır. Bale terminolojisinde ayakların tam parmak ucunda durmasını sağlayan ayakkabıya "point" ya da "puant" denir. Bale yapılmadan önce esneme hareketleri mutlaka yapılmalıdır; yoksa ısınılmadan hareketler yapıldığı için kaslar yırtılabilir ya da vücudun biryeri incitilinebilir.

     

     

    Bale ilk olarak İtalya'da rönesans döneminden görülmektedir. Mim sanatçılarının ortaçağ ve rönesans tiyatro gösterilerinde ve geleneksel halk gösterilerindeki dans adımları bugünkü balenin temellerini oluşturur. O zamanlarda koreografik bir düzeni olmayan bale Dominic de Piacenza ve Antonio Cornazzo'nun ilk koreografik kompozisyon denemeleri ve adımlara isim vermeleriyle gelişmiş bu noktada Fransızlar çok etkilenmiş ve bunun sonucunda bugünkü balenin ilk tohumları 1581'de Catherine de Medici'nin "Beaujoyeux" adlı Le Ballet Comique de la Reine tarafından sahnelenen gösterisiyle atılmıştır.

     

    Fransa'da IV. Henry tarafından desteklenen bale tüm Avrupa'ya, oradan da 16. ve 17. yüzyılın sonlarında da Danimarka ve İsveç'e kadar yayılmıştır. Balenin altın çağı kendisi de iyi bir dansçı olan XIV. Louis döneminde başlamıştır. Bu döneme kadar halk tarafından dans edilirken bir kez profesyonel dansçılar kostüm maske ve peruklar kullanarak dans etmeye başlamışlardır. 18. yüzyılda bale tamamen kendini opera sanatından soyutlayarak özgür bir sanat formuna kavuşmuştur. Bunun da tohumları George Noverre trafından atılmış ve bugün sahnede gördüğümüz bale sanatı onun koyduğu kurallar üzerine kurulmuştur.

     

    18. yüzyılın ikinci yarısında Rusya'ya ulaşan bale St.Petersburg da Petipa ve Saint-Leon la hayat bularak gelişmiş ve bugün hala sahnelenen Uyuyan Güzel, Fındıkkıran ve Kuğu Gölü gibi tanınmış eserler buradan tüm dünyaya yayılmıştır.ayrıca balenin ilk bulunduğu sıralarda ıloy binte pointi kendi eleriyle yapmıştır!!


  2. Taner Özdemir - Gözün Aydin - 01 - Gözün Aydin (( Kina Yak ))

    Taner Özdemir - Gözün Aydin - 02 - A Le Yaman

    Taner Özdemir - Gözün Aydin - 03 - Tükendim

    Taner Özdemir - Gözün Aydin - 04 - Dilo Dilo

    Taner Özdemir - Gözün Aydin - 05 - Nerdesin Pirim

    Taner Özdemir - Gözün Aydin - 06 - Türkülerin Kizi

    Taner Özdemir - Gözün Aydin - 07 - Üzülme

    Taner Özdemir - Gözün Aydin - 08 - Deli Misin Divane Mi

    Taner Özdemir - Gözün Aydin - 09 - Kimim Var

    Taner Özdemir - Gözün Aydin - 10 - Güngörmedik

    Taner Özdemir - Gözün Aydin - 11 - Kahmut Yaylasi

    Taner Özdemir - Gözün Aydin - 12 - Halaylar


  3.  

    dimmu-borgir.jpg

     

    Dimmu Borgir, 1993 yılında Shagrath, Silenoz ve Tjodalv tarafından kurulmuş Norveçli melodik black metal grubudur. Adı "Karanlık Kule" anlamına gelmektedir. Stian Aarstad’ın da klavyeci olarak katılmasıyla tam anlamıyla doğmuş olan Dimmu Borgir; Emperor ve Kreator gibi tarzında başarılı bir topluluktur.

     

    Agresif gitarlar, gürültülü davullar, operatik vokaller, değişik klavye melodileri, Norveçli grubun müziğini böyle tanımlayabiliriz. 80’lerin black ve heavy metal etkilerini taşıyan Dimmu Borgir, Wagner ve Dvorak gibi klasik müzik bestecilerinden de etkilenmiştir.

     

    Topluluk, piyasaya, 1994’te Necromantic Gallery Productions’dan çıkardıkları "Inn I Evighetens Morke" adlı çalışmalarıyla girdiler. Albüm büyük ilgi gördü ve birkaç haftada yüksek satış rakamlarına ulaştı. Black metal çevresinde artık adları duyulmuştu. Ve aynı yıl "For All Tid" isimli ilk uzun albümlerini hazırladılar. Yavaş, karamsar ve atmosferik bir kayıttı bu. Albümde Dødheimsgard’dan ldrahnand’a, Ved Buens Ende’den Vicotnik’e kadar birçok ismin yardımları vardı. Shagrath davul ve vokallerde (ve beşinci şarkıda gitarda), Silenoz gitar ve vokallerde, Tjodalv gitarda, Aarstad ise klavyede ve efektlerde şarkıları icra eden isimlerdi.

     

    Dimmu Borgir, 2000 yılının Mart ayında yeni albüm kayıtları için Abyss sütüdyosuna girmeyi planlıyordu ama bu gerçekleşmedi. Çünkü yeni materyali tamamlamak için zamana ihtiyaçları vardı. Finansal problemler söz konusuydu, Nick hala İngiltere’de yaşıyordu ve her istediğinde Norveç’e gelmesi mümkün değildi. Kişisel sorunlar yüzünden Astennu gruptan atıldı ve yerine Norveç black metal müziğinin önemli gitaristlerinden Galder geldi. Bu değişikliklerden bir süre sonra aynı yılın sonbaharında İsveç’teki Fredman Stüdyosu’na girdiler (At The Gates, In Flames, Dark Tranquillity gibi topluluklar burada kayıt yapmışlardır.). Ve yine oldukça kaliteli bir işle dinleyenlerinin karşısına çıktılar: "Puritanical Euphoric Misanthropia". Ürkütücü atmosferiyle hayranlarını kendilerinden geçiren bu albüm, büyük bir kesime göre Dimmu Borgir’ın o güne kadarki en iyi albüm çalışmasıydı. Şarkı yazma işi en yüksek noktaya ulaşmıştı artık. "Blessings Upon The Throne Of Tyranny", "Kings Of The Carnival Creation", "The Mealstrom Mephisto" ve "Architecture Of A Genocidal Nature" parçaları bu açıdan özellikle dikkat çeken çalışmalardı.

     

    Bazı parçaları Göteborg Senfoni Orkestrası'yla kaydetmişlerdi. Sonuç; mükemmel gitar işleri ve dinamik klavyeler... Nick Barker, şarkılarda patlamalar yaratmış, basta mükemmeliğe ulaşan Hestnaes çok iyi geri vokal icra etmiş, Shagrath’ ın korkutucu vokalleri, Dimmu Borgir müziğini zirveye çıkarmıştır.

     

    Grup, Mart 2001’de yollara düştü ve yüzbinlerce hayranına müthiş gösteriler sundu. 2001 sonbaharında 11 Eylül saldırısı nedeniyle turlarını yarıda kestiler. 26 Ekim 2001'de "Alive in Torment" adlı canlı performans albümlerini çıkardılar. Çalışmanın içeriğini şu parçalar oluşturdu; "Tormentor of Christian Souls", "The Blazing Monoliths of Defiance", "The Insight and the Catharsis" ve "Puritania and The Maelstrom Mephisto"

     

    Kimsenin iLgilenceni sanmıorm ama bi ümit işte :)


  4. beyoncefm0.jpg

     

    01 - Deja vu[feat. Jay Z]

    02 - Check on it[feat. Slim Thug & Bun B]

    03 - I'm leaving

    04 - Sexuality

    05 - Woman like me

    06 - Creole

    07 - Angel[beyonce & Kelly Rowland]

    08 - Back up

    09 - My man

    10 - Lost yo mind

    11 - One night only

    12 - My heart still beats

    13 - Learn to be lonely

    14 - Ring the alarm (Jazze Pha remix)

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.