İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

ERBAY

Φ Süper Üye
  • Katılım

  • Son Ziyaret

Blog Yorumları gönderen: ERBAY

  1. Edepsiz türküler

    Gönderi tarihi:

    evet bunun örnekleri çok ama sadece karadeniz müziğinde değil tabi...mesela fadimeyi samanlıkta bastılar fistanını gül dalına astılar gibi... :blushing: bizim karadeniz türkülerine örnek vermek gerekirse...

     

    armudu budakladım

    dallarını sakladım

    anasının yanında

    kızını kucakladım.... :blushing:

     

     

    ah vaylari vaylari

    geldi kiraz aylari

    15 yaşunda kızın

    sallaniyi .....

    15 yaşunda kızın

    sallaniyi şalvari.... :blushing:

     

     

    ben böle türküleri tasvip etmiyorum... -_-

  2. !....!

    Gönderi tarihi:

    bu şiirde ustasından çekirgesine gelsin.... :clover:

     

    Her Sabah Seninle Başlar

     

    Önce gözlerin girer odamdan içeri

    Sonra ellerin, saçların dudakların

    Bir bir hatırlarım

    Her sabah senin olan ne varsa

    Yüzüm aydınlanır

    Şarkılar söylemek gelir içimden

    Yakında bir kuş öter

    Uzaklarda bir tren sesi

    Sonra kornalar, çocuk ağlamaları

    Vapur düdükleri

    Sesler bir uğultu halinde yükselir büyük şehirlerden

    Ve alışılmış bir yaşamaktır çöker omuzlarıma

    Sarar benliğimi birden

    Büyük, devamlı dalgalar halinde duygularım

    Her sabah seninle başlar

    Ve ben her sabah

    Ta içimde bir ağrı gibi yokluğunu duyarım

     

    Her sabah

    Rezil insanlar bekler her köşebaşında beni

    Yüzleri, yürekleri kadar kirlidir

    Biri gider, biri gelir

    Biri gider, biri gelir

    Yakamda duygusuz ********* elleri

    Ve soğuk gözbebekleri gözlerimde

    O alışılmış yaşamak ki her sabah

    İğreti bir elbise gibi durur üzerimde

    Bir isyandır sarar içimi

    Her şeyi üzerimden çıkarıp atasım gelir

    Fakat insanlar, insanlar bırakmaz beni

    Biri gider, biri gelir

     

    Hep aynı ses, aynı şarkı

    Aynı sağır gökyüzü

    Dilsiz bir deniz

    Kör bir düzen

    Hep aynı kör döğüşü

    Yalancı yüzler, aptalca bakışlar

    O iki yüzlü selamlar

    Hep aynı tempoda geçen manasız bir gün

    Hep o değişmeyen puslu ikindi üstleri

    Ve hep aynı yorgun, zoraki akşamlar

    Ya o geceler satılmış, utanç dolu

    Büyük avizelerin aydınlattığı sefil yüzlerimiz

    Renkli kumaşlar, altın kol düğmeleri

    Kristal kadehlerde kral içkiler

    O hesaplı dostluklar

    Satın alınmış sevgiler

     

    Ben alışılmış şeyleri sevmem, bilirsin

    Yaşamaksa dilediğim gibi yaşamalıyım

    Sevmekse gönlümce sevmeliyim

    Kendi ellerimle yazmalıyım alın yazımı

    Ölmekse istediğim anda ölmeliyim

    ve yaşıyorsam

    Her şey bambaşka olmalı seninle

    Alışılmış şeylerden öte

    Yalanlardan, düzenlerden uzak

    Yeter, yeter artık

    Dönmesin o eski plak

    Her şey gölümüzce olsun

    Bulsun

    Dilediği zaman ellerim ellerini

    Paylaşalım seninle bütün geceleri

    Sabahları, akşam üzerlerini

    Görülmemişi görelim, tadılmamışı tadalım

    Şarkılar söyleyelim kimsenin bilmediği

    Yüzüm her zaman aydınlık olsun aydınlığında

    Her zaman sevgiyle gülsün gözlerimin içi

    Yeter artık, yeter

    Kırılsın o çemberler

    Sarsın her yanımızı bir yaşama sevinci

    Ayrılıklar, kederler, gözyaşları bitsin

    Bütün bir ömür boyunca

    Seninle başlayan sabahlarım

    Seninle sürüp gitsin.

     

     

    Ümit Yaşar Oğuzcan |

  3. Gönderi tarihi:

    buda böcüğünden sana... :wub:

     

    Basit Bir Aşk

     

     

    Bir yer

    Ne günışığı

    Ne bir fener

    Fena halde

    Yaşamak duygusu iner

    İğne ucundan süzülen umuda

     

    Seninle ben

    Yaşamı bilinmeyen iki sevgiliydik

    Otobüslere binen

    Dolmuş bekleyen

    Yağmurda sığınacak yer arayan

    Heyecan

    Akşam buluşmalarımızdı,

    Aynı kapıdan girdiğimiz evde, odaları ısıtan

     

    Nasıl anlatabilirim

    Yokluğunu düşündüğümde, bütün mezarların yüzüme açıldığını

    Nasıl anlatabilirim sen gülünce, yıldızların yeryüzünden göğe saçıldığını

    Çünkü seninle ben

    Kimsenin tanımadığı iki sevgiliydik

    Basit

    Gösterişsiz

    Tek sığınağımız sevgimiz

     

    Bir sıcak simidin lezzetini

    Bir liralık kağıt helvanın tadını

    Nasıl anlatabilirim

    Saatlerce bakakaldığımız karşı kıyıların adını

     

    Nefesini kokladığımda

    Tenine dokunduğumda

    Koro halinde başıma üşüşen güvercinlerin ne söylediğini

    Bir ben biliyorum

    Bu duyguyu tercüme edemiyorum

     

    Basit bir aşkın

    Basit iki sevdalısıydık

    Heyecanımızı anlatmaya dilimiz yok

    Bağışlayın bizi………………..

     

    Oğuzkan Bölükbaşı

  4. Gönderi tarihi:

    bir yaprak koptu dalından düştü toprağa,bir kuş öttü dertli dertli mor ufuklarda,gün bile ağarmak istemedi can dayanırmı bu işe,ağladı güller döküldü peşine kim inanır bu gidişe,bu ömür bizim canım ben varım dedin canım dün bu zamanlarda,nasıl gidersin böyle kollarımdaydın daha dün bu zamanlarda,şu masada başbaşa gülmüştük birşeylere dün bu zamanlarda,gözyaşım sokakları süpürmemişti daha dün bu zamanlarda....

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.