Blog Yorumları gönderen: ERBAY
-
-
tamam yaaa bu kadar büyütmene gerek yok alıyom seni evlebiliriz...

:lol: sende beni alıyon mu... 



-
normalde desek bi tane yapıştırırsınız suratımıza ama mani oldumu güzel oluyo...

ben mani yazmaya devam ediim o zaman... 
-
evet bunun örnekleri çok ama sadece karadeniz müziğinde değil tabi...mesela fadimeyi samanlıkta bastılar fistanını gül dalına astılar gibi...
bizim karadeniz türkülerine örnek vermek gerekirse... armudu budakladım
dallarını sakladım
anasının yanında
kızını kucakladım....

ah vaylari vaylari
geldi kiraz aylari
15 yaşunda kızın
sallaniyi .....
15 yaşunda kızın
sallaniyi şalvari....

ben böle türküleri tasvip etmiyorum...

-
resim tek kelimeyle harika..........
bulutlardan daha yüksekte , kanatlanıp uçmak istermiş gibi bir his veriyor insana..neresi orası..?
bizim köyün yaylası...Trabzon/Sürmene/Küçükdere/Lişit yaylası
geçen yaz çekilmiştim... -
bu şiirde ustasından çekirgesine gelsin....

Her Sabah Seninle Başlar
Önce gözlerin girer odamdan içeri
Sonra ellerin, saçların dudakların
Bir bir hatırlarım
Her sabah senin olan ne varsa
Yüzüm aydınlanır
Şarkılar söylemek gelir içimden
Yakında bir kuş öter
Uzaklarda bir tren sesi
Sonra kornalar, çocuk ağlamaları
Vapur düdükleri
Sesler bir uğultu halinde yükselir büyük şehirlerden
Ve alışılmış bir yaşamaktır çöker omuzlarıma
Sarar benliğimi birden
Büyük, devamlı dalgalar halinde duygularım
Her sabah seninle başlar
Ve ben her sabah
Ta içimde bir ağrı gibi yokluğunu duyarım
Her sabah
Rezil insanlar bekler her köşebaşında beni
Yüzleri, yürekleri kadar kirlidir
Biri gider, biri gelir
Biri gider, biri gelir
Yakamda duygusuz ********* elleri
Ve soğuk gözbebekleri gözlerimde
O alışılmış yaşamak ki her sabah
İğreti bir elbise gibi durur üzerimde
Bir isyandır sarar içimi
Her şeyi üzerimden çıkarıp atasım gelir
Fakat insanlar, insanlar bırakmaz beni
Biri gider, biri gelir
Hep aynı ses, aynı şarkı
Aynı sağır gökyüzü
Dilsiz bir deniz
Kör bir düzen
Hep aynı kör döğüşü
Yalancı yüzler, aptalca bakışlar
O iki yüzlü selamlar
Hep aynı tempoda geçen manasız bir gün
Hep o değişmeyen puslu ikindi üstleri
Ve hep aynı yorgun, zoraki akşamlar
Ya o geceler satılmış, utanç dolu
Büyük avizelerin aydınlattığı sefil yüzlerimiz
Renkli kumaşlar, altın kol düğmeleri
Kristal kadehlerde kral içkiler
O hesaplı dostluklar
Satın alınmış sevgiler
Ben alışılmış şeyleri sevmem, bilirsin
Yaşamaksa dilediğim gibi yaşamalıyım
Sevmekse gönlümce sevmeliyim
Kendi ellerimle yazmalıyım alın yazımı
Ölmekse istediğim anda ölmeliyim
ve yaşıyorsam
Her şey bambaşka olmalı seninle
Alışılmış şeylerden öte
Yalanlardan, düzenlerden uzak
Yeter, yeter artık
Dönmesin o eski plak
Her şey gölümüzce olsun
Bulsun
Dilediği zaman ellerim ellerini
Paylaşalım seninle bütün geceleri
Sabahları, akşam üzerlerini
Görülmemişi görelim, tadılmamışı tadalım
Şarkılar söyleyelim kimsenin bilmediği
Yüzüm her zaman aydınlık olsun aydınlığında
Her zaman sevgiyle gülsün gözlerimin içi
Yeter artık, yeter
Kırılsın o çemberler
Sarsın her yanımızı bir yaşama sevinci
Ayrılıklar, kederler, gözyaşları bitsin
Bütün bir ömür boyunca
Seninle başlayan sabahlarım
Seninle sürüp gitsin.
Ümit Yaşar Oğuzcan |
-
-
buda böcüğünden sana...

Basit Bir Aşk
Bir yer
Ne günışığı
Ne bir fener
Fena halde
Yaşamak duygusu iner
İğne ucundan süzülen umuda
Seninle ben
Yaşamı bilinmeyen iki sevgiliydik
Otobüslere binen
Dolmuş bekleyen
Yağmurda sığınacak yer arayan
Heyecan
Akşam buluşmalarımızdı,
Aynı kapıdan girdiğimiz evde, odaları ısıtan
Nasıl anlatabilirim
Yokluğunu düşündüğümde, bütün mezarların yüzüme açıldığını
Nasıl anlatabilirim sen gülünce, yıldızların yeryüzünden göğe saçıldığını
Çünkü seninle ben
Kimsenin tanımadığı iki sevgiliydik
Basit
Gösterişsiz
Tek sığınağımız sevgimiz
Bir sıcak simidin lezzetini
Bir liralık kağıt helvanın tadını
Nasıl anlatabilirim
Saatlerce bakakaldığımız karşı kıyıların adını
Nefesini kokladığımda
Tenine dokunduğumda
Koro halinde başıma üşüşen güvercinlerin ne söylediğini
Bir ben biliyorum
Bu duyguyu tercüme edemiyorum
Basit bir aşkın
Basit iki sevdalısıydık
Heyecanımızı anlatmaya dilimiz yok
Bağışlayın bizi………………..
Oğuzkan Bölükbaşı
-
bir yaprak koptu dalından düştü toprağa,bir kuş öttü dertli dertli mor ufuklarda,gün bile ağarmak istemedi can dayanırmı bu işe,ağladı güller döküldü peşine kim inanır bu gidişe,bu ömür bizim canım ben varım dedin canım dün bu zamanlarda,nasıl gidersin böyle kollarımdaydın daha dün bu zamanlarda,şu masada başbaşa gülmüştük birşeylere dün bu zamanlarda,gözyaşım sokakları süpürmemişti daha dün bu zamanlarda....
-
hiiiii.....

daha kaç gece geçer yar hasretinle?
söyle kaç gece gözyaşın yağmur olur üzerime!
hiç gitmediğin düşler kurmak ölümse her gece!
varsın ölüm senden gelsin!
hüznüm sürgün, sevdan bir ömür esir bende!

-
-
-
-
-
-
-

Babamı Kaybettim, Hükümsüzdür...
- alamet-i farika
Blog gönderen: alamet-i farika - Şurada: Genel
Gönderi tarihi:
ALLAH rahmet eylesin...başın sağolsun...