Jump to content

Leaderboard


Popular Content

Showing content with the highest reputation since 01/23/2017 in all areas

  1. 4 points
    DAN BROWN - BAŞLANGIÇ KİTABINDAKİ TÜM RESİMLER, GÖRSELLER ve SANAT ESERLERİ Yıllar önce Dan Brown'ın Cehennem kitabı için böyle bir sayfa açmıştım. Kitapta geçen bütün görsellerin fotograflarını metinleriyle birlikte buraya yüklemiştik. Gelen yorumlardan anladığım gayet işe yaramıştı diye düşünüyorum. Şimdi Dan Brown, Başlangıç adlı yeni kitabını çıkardı. Ben de tabii hemen alıp okumaya başladım. Yine aynı sıkıntı, yine aynı merak, daha birinci sayfadan acaba bu bahsettiği yer nasıl bir yer diye merak etmeye başladım. Eeee baktım zamanı gelmiş, açalım yeni sayfamızı. Bu arada bazen yavaş yavaş okuyorum, hızlı olamıyorum, o yüzden resi yükleme konusunda gerinizde kalabilirim. O zaman hemen üye olun diyorum, hem tanışmış oluruz hem de bana yardımcı olursunuz, kaldığım yerden resimleri yüklemenizde hiçbir sorun yok, maksat işe yarasın. Eğer Dan Brown'ın Cehennem kitabına arıyorsanız aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz....
  2. 3 points
    6 Hafta önce ilk Kombucha çayımı yaptım... Oldukça zahmetli fakat bir o kadar lezzetli ve yararlı bir şey.... Size nasıl yaptığımı ve neler kullandığımı anlatayım. Öncelikle başlamadan önce Kombucha yapmada kullanacağınız eşyaları / araçları tedarik etmeniz gerekiyor. Benim aldıklarım şöyle: Büyük Kavanoz (8 litrelik) Scoby (Kombucha mantarı) İçinden içeceğiniz şişeler Şişeler doldurmak için kullanacağınız bir huni Şişeleriniz temizlemek için şişe fırçası Kahverengi Organik Toz Şeker İlk yapımda kullanılmak üzere önceden yapılmış bir miktar Kombucha veya sirke Organik Siyah Çay Sevdiğiniz bütün organik meyvelerden bir kaç tane Malzemeleri tedarik ettikten sonra, sırasıyla şunları yaptım. Bir tencerede 6 Litre su kaynattım ve içine 12 paket çay attım. Oda sıcaklığına kadar soğumasını bekledim ve soğuyan çayı tencereden kavanoza aktardım. Daha önce yaptığım Kombucha'dan bir miktar bu kavanoza koydum Daha sonra yavaşça Scoby'i (Kombucha mantarı) kavanoza koydum **************** KESİNLİKE METAL KAŞIK VEYA METAL OLAN HİÇ BİR ŞEY KULLANMAYIN************** 7-9 Gün bekledikten sonra Scoby'i kavanozdan aldım ve küçük bir kavanozda bir sonraki işlem için Kombucha içinde buzdolabında sakladım Geriye kalan çayı bir güzel filtreledim Önce sevdiğim meyvelerden çok küçük parçaları önceden temizlediğim şişelere attım Daha sonra üstlerine huni kullanarak çayı döktüm Şişeleri tam doldurmamaya özen gösterin (Asit oranı yükseleceğinden açma esnasında zorluk yaşamayın) Bütün şişeleri doldurduktan sonra şişelerin plastik tapalarını kapatarak buzdolabına yerleştirin 7 ila 10 sonra içime hazır olacaklardır... İşte şu anda mutfağımda hemen hemen hazır duruma gelen Kombucha kavanozunun resmi
  3. 3 points
    -- Poseidon; Cyber bir Gemidir.. Açık denizlerde başı-bozuk dolanır Şellâfe deniz cıbıldak kızlarıynan oynaşır Bu arada gördüğünü-yediğini hep yazar notlar tutarmış.. Bu vessel ne mene bişise çok çekici/cazibeli ve Mülevves cinler.. cinnîler ile yakın ilişki kurmuş Onlardan aldığı gizli hem meş'um bilgileri uğradığı limanların pis meyhanelerinde kafaladığı korsan adamlarına şarap karşılığı satadururmuş.. Neticesinde bu durum; an impure condition indicating the presence of undesirable matter in the deep ocean'dur.. Peki; Bu matter ne mene bişidir? Cerehat ya iltihabî midir? Yoksa atıklar mıdır? Residue Filmi seyredin Belki Poseidon görünmez emme Sediment kayaç görürsünüz de İlminiz artar benim canım kuzucuklarım Fanlarım.. By
  4. 3 points
    Yaaaaaa bu sayfa yine çok güzel oluyor. Umarım kitabı okuyan herkes bir şekilde bu sayfayı bulur. Çünkü kitabı gerçekten bu fotograflarla birlikte okumak çok daha etkileyici.
  5. 2 points
    Normal Bir Ağaçtan Bonzai Ağacı Nasıl Oluşturulur - Karete Kid filminin ünlü ağacını normal bir ağaçtan nasıl elde edersiniz.
  6. 2 points
    Bir odaya üniversite öğrencisi 3 erkek bir kız alıyorlar. Kız kumral, erkekleren biri esmer kısa saçlı, biri kızıl saçlı kıvırcık ve 3.sü dazlak, kaşı kirpiği de yok..Diyorlar ki "aranızda bir yarışma yapacağız ve Susan kazanacak." Sizce hangisi kazanmıştır.? (Nedeni ile yazın lütfen)
  7. 2 points
    Yeni dizinimiz 'Ev ve Bahçe Forumu' ev ve bahçe hakkında aklınıza gelecek bütün sorulara cevap verecek...
  8. 2 points
    Kişisel çıkarlarınızı, beklentilerinizi bir kenara bırakarak ilişkilerinize devam edebilir misiniz? Bu konuda düşüncelerinizi merak ediyorum
  9. 2 points
    Günümüzün bir parçası haline gelen "sosyal medya" nın birey üzerindeki etkisi nedir? Kişiler kendi ürettikleri sosyal medyanın esiri mi oldular? Yoksa sadece bir eğlence aracı mı?
  10. 2 points
    sizce sosyal medyanın yararı mı daha çok yoksa zararı mı neden
  11. 2 points
    Bence çoğu kişi yansıtmıyor çünkü çoğu hacker hesaplardan bilgileri alıp başka bir yerde kullanabilir
  12. 2 points
    teknolojinin zararları hakkında bir video
  13. 2 points
    Zararlarından bir kaçı şunlardır ZARARLAR === Aile içi muhabbeti engeller Sosyalleşmemize engel olabilir. Sağlığımızı bozar. Ulaştığımız her bilgi doğru olmayabilir.
  14. 2 points
    Daha Özgür ve Otantik Bir Yaşam İçin Maskeni Çıkar “Gerçekten kim olduğunuzu bulmak cesaret ister.” ~ E.e Cummings Bu huzursuz edici bir fikir: Çoğumuz olduğumuzu düşündüğümüz kişi değiliz. Çalıştığımız insanlar biz değiliz, ebeveynlerimize ve çocuklarımıza gösterdiğimiz insanlar değiliz ve bazen arkadaşlarımızı gösterdiğimiz insanlar bile değiliz. Çoğumuz yaşamımızı bir dizi maskenin arkasında geçiriyoruz. Farklı amaçlar ve durumlar için farklı maskelerimiz var. Her zaman güçlü, olumlu ve birlikte olan birinin “mükemmel” maskesi; bugünkü toplantı için profesyonel maske; Öğretirken veya tavsiyede bulunduğumuz uzman maske; becerilerimizi sattığımızda ya da mallarımızı tanıtırken ortaya koyabileceğimiz enerjik ve enerjik olanı. Maskelerimiz o kadar rahat ki, çoğu zaman onları taktığımızın farkında bile olmuyoruz. Ama unutmayın maskenin ön yüzündeki kişi siz veya ben değilim. Kendimizi korumak için giydiğimiz maskeler yüzünden yok olduğumuza inanıyoruz çünkü yumuşak konuşulan, giden ya da güçlü olan bu maskeler bizi yansıtmıyor. Maskelerimizin altında gerçek, duyarlı insanlar, fikir ve tutkuları olan insanlar, kızgın ve sabırsız olan insanlar; derin empatik ve şefkatli olabilen insanlar var ama biz değiliz. Gerçek hayatta, sansürsüz bir insanın neye benzediğini hatırlatmak istersek, bir bebekle biraz zaman geçirin. Bu küçük melekler bütün bedenleriyle gülüyorlar ve sık sık ve yüksek sesle yapıyorlar. Eğer zaten konuşuyorlarsa, fikirlerini açıkça ve dürüst bir şekilde dile getiriyorlar. “Beğenme. Daha fazla istemek. Hayır, gitme. ” Soruları, dürüstlükleri ve dünyayı deneyimlemenin tamamıyla bitmemiş bir yolu nedeniyle güzel ve derindir. En önemlisi, bu küçük insanları izlerken, nerede olurlarsa olsunlar, ne yaparlarsa yapsınlar. Bu gerçekliği ve mevcut olma yeteneğini geri kazanmak için tüm yaşamlarımızı çalışıyoruz. Gelişmemiz için biraz zaman geçtikçe trajik bir şey oluyor. Belki ilk kez, kıskanç olmanın uygun olmadığını, acı çektiğimizde ağlamanın dramatik olduğunu veya yüksek sesle sinir bozucu olduğunu gösteren sinyaller verilir. Davranış biçimimizin etrafımızdaki yetişkinleri mutlu etmediğini gösteren sinyaller alıyoruz. Azıcık, biraz da olsa, bir dizi maskeye dönüşen sosyal olarak kabul edilebilir davranışları, yüz ifadelerini, ses hacimlerini ve kabul edilebilir fikirleri benimsiyoruz. Herhangi bir anda, gerçekler, giydiğimiz maskelerin altında, bazen oksijen için çığlık atıyor. Gerçeğimizi aşağıya çekmeye, uyum sağlamaya, daha katı sosyal kabul edilebilirlik kurallarına uymaya zorluyoruz. Kendimizi dünyada ifade etmek için otantik olmalıyız. İç sesimizi indirmeye çalıştığımızda ya da var olmadığını iddia ettiğimizde, savaşır. Vücudumuzun içinde doldurulan, bastırılmış duygular depresyona, uykusuzluğa, fiziksel acıya ve devam edersek kansere ve kalp hastalığına yol açabilir. Bu gerçek. Doğuştan gelenlik bizi hasta ediyor. Neyse ki, otantik benliklerimiz muazzam bir güce sahiptir. Neyse ki, başa çıkma mekanizmalarımızın bu aksaklıkları bizi, kendimizle ilgili en büyük kavrayışlarımıza yönlendirdiği için söylüyorum. Tamamen ve otantik olarak kendileri olduğunu bilenler, dünyayı sarsan bir krizle, olayları nefes almayı ve yaşamı tam olarak yaşamaları altındaki insanları ortaya çıkarmak için yeterince uzun bir süre gevşetmiş olan içgörüler tarafından zorlu olayların ötesine geçtiler. Bu kesinlikle benim deneyimim oldu. Boşanmam bir kriz noktasıydı. On yıl önce bitmiş olmasına rağmen, hayatımın en dönüştürücü tek olayı olmaya devam ediyor. Bir anda, eski hayatımın yarattığı herhangi bir fikir, paramparça edildi. Göz kamaştırıcı netlikle, evlendiğim kişinin nasıl bir rol oynadığını gördüm. Yıllar boyunca davranışlarımı ve hayallerimi, olması gereken şeyi düşündüğüm noktaya sığdırıyordum. O kişinin kim olduğundan bile emin değildim, ama onun daha sabırlı olduğunu ve enerjisinin daha küçük olduğunu ve insanların ezilmediğini biliyordum. Daha da kötüsü, kim olduğumu bile bilmediğimi anlamaya başladım. Olimpiyat atletinin, halkın, eşinin ve annenin maskesini o kadar uzun süredir giyiyordum ki, hala orada olup olmadığımı merak ettim. Evliliğim patladığı zaman, yenilenmiş enerjiye sahip oldum. Bu, kocamın beni başının altında tutmuş olan çürük bir adam olduğu için değildi; Bunun sebebi, acı, kargaşa, olanın şoku, maskemdeki bir şokun kırılmasına neden oldu. Bir hayat krizi beni gerçekliğimi keşfetme yoluna koydu. Tüm bunlar size küçük bir hokey gibi geliyorsa, sevdiğiniz birinin kaybı, iş kaybı, birincil ilişkinin sonu gibi gerçekten zor bir şey üzerinde düşünün. Çoğunlukla bu aşırı kriz dönemlerinde, başkalarıyla derin bağlantılar kuruyoruz - bizi destekleyen arkadaşlar, bir ebeveynin ölüm yatağıyla elimizi tutan kız kardeş. Krizde, insanlar maskelerini bırakabilir ve insandan insana, birbiri için ulaşabilirler. Bu bağlantı hakkında o kadar büyülü ve ferahlatıcı bir şey var ki, pek çok insan, daha sonra asla maske takmalarına geri dönmeyecek. Hayatın yeni bir anlamı vardır ve bağlanma ve yaşama arzusu, gerçek anlamda yaşam için bir slogan haline gelir. Giydiğim maskeleri parçaladığımda, kendimi yaratıcı enerjiyle dolu buldum. Bu, tüm o davranışın oldukça yorucu olduğu ortaya çıkıyor. Olduğumu sandığım kişi olmaya çalışmayı bıraktığımda, ruhumu elektrik akımı enerjisine takmış gibiydim. Kitap yazmaya, ders almaya, resim yapmaya, yoga eğitimi vermeye ve yapmak istediğimi bilinçli olarak bilmediğim her tür şeyi yapmaya başladım. Ayaklanma ve kayıp ağrısından, kendimi yıllardır benim özgünlüğümün üzerine oturtduğum kişiliklerden kurtardım. Gerçekliğimle yeniden bağlantı kurmak, yeni ve heyecan verici bir maceraydı. Zihinsel ve fiziksel sağlığım açısından, eve gelmenin hayatımı kurtardığına inanıyorum. Seninkini kurtarabilir. Gerçekten ne hissettiğini söyle. Gerçekten yapmak istediğiniz seçenekleri yapın. Kim olduğunu düşündüğünüzü unutun ve olduğun gibi ol. En azından, kendi içinizde kendinizle yeniden bağlantı kurma cesaretini bulmak, hayatınızın en özgürleştirici eylemi olabilir. Makale: Silken Laumann Çeviri: Google Translate
  15. 2 points
  16. 2 points
  17. 2 points
  18. 2 points
    Merhaba @gloria. Sırf sana teşekkür edebilmek için üye oldum. Bahsi geçen mekanların ve eşyaların resimlerini görerek okuyunca kitap çok daha iyi anlaşılıyor. Cehennem kitabını da senin paylaşımlarınla birlikte okumuştum. Müthiş bir emek harcamışsın. Eline sağlık!
  19. 2 points
  20. 2 points
    Cağ kebabı Erzurum, kaymak Afyon, kuyu tandır Denizli, karpuz Diyarbakır, baklava Gaziantep'e adresli. Her şehrin, her ilçenin kendine özgü yemekleri ve mutfağı var. Ait oldukları şehirlere değer katan bu yemekler, marka değerlerine de çok önemli katkılarda bulunuyor. İşte Türkiye'de ait oldukları yerin simgesi haline gelip kültür varlığı olarak anıtlaşan ve bir şehre mal olmuş marka yemekler. Adana- Adana kebap, Şalgam, Bıcı bıcı, Karpuz
  21. 2 points
    -Anne ben çocuk doktoru olayım en iyisi -neden çocuk doktoru? -Çok fazla yorulmam çocuklar en fazla grip nezle oluyor..
  22. 2 points
    Pek tabiî.. .. de.. bi-iki iyi not alabilirim kabilinden accık sırnaşıklık yapıyorum.. hoş görünüz öğremenim.. Belkim de bu yol ile "sabr"ınız deneniyordur..
  23. 2 points
    Siz de benim için öylesiniz ama dediğim gibi sevdiklerimi ayıramam ben. Ve hepsinin iyi ve mutlu olması için önce kendimi önemsemem şart.
  24. 2 points
    Bencil Öğretmen.. Gel de not bekle şimdi.. Olsun.. Benim yaşam platformumda örtmenim.. Her zaman çok önemli olmuştur.. Olacaktır.. Ellerinden öperim..
  25. 2 points
    Benim bir kişiyi söylemem ayırmam imkansız..:( sevdiğim herkes ayrı ayrı önemli. ama illa da bir kişiyi ayıracaksam kendim derim.
  26. 2 points
    Ben de hiç bir yasağa uğradığımı hatırlamıyorum..Sadece bazı konularda kitap okumamı istemezdi annem (Bilinmeyen, parapsikolji türünden kitaplar)
  27. 2 points
    Sarmaşıp uyumak! Kalbinde sevgiliye bi dua ve dudaklarında teşekkür şarkısıyla..
  28. 2 points
    ** KORİDOR'DA MED-CEZİR o öldü ardından yola çıktı üzerinde beyaz kefeni hasır'ın etkinliğinden kurtulmuşluğunca bağımsız roma'nın agorası sökmeye gelenlerle doldu taştı söz konusu heykelleri birlikte getirdikleri emaillerle benzer mit ve efsaneler üzerine döngü veya dönüşüme girdiler hazlı eylemleriyle ve akıcı ya da sürükleyici bohem seyahatlerinde hep bunu yapmaktaydılar kaygısızığa sığınarak derbeder sintinede kaçak küçük çocuk bütün gün uyumuştu minik ellerinde sımsıkı tuttuğu mavicik kurşundan askeriyle ışıl ışıl ve parlak renkli benzer efsaneler üzerine ki o bilinmez ve görünmez bir soluktur savaş uykusunda onu buharlaştırdı veya görselleştirdi görünür hale getirdi ahşaptan çarşafının kıvrımlarında sonra sicil dairesinde kayda geçirdi rüzgarı arkasına alıp ve türlü çeşit büyük küçük gemileri kattı önüne krokisinin ve göğsünden hırlıyarak fışkıran öksürüğünün önüne katarak ve üç direkli barkanın sıyırtılarında hayallerini gezdirerek bu arada sintinede andışı kalmış kaçak yolcu bi kadın vardı ve sessizce seyrediyordu çocuğun rüyalarında kayboluşunu soluklarda devinen köpüren denizi görmüyordu oysa bi yaygara hem çığlık nidalarında ve cümbüşünde rüzgarın tayfalar güvertede farklı hem çok komik anlamsızca bi başkaldırı hazırlığında idiler ki feryat kırlangıçlara özgü gemi rüzgarın önünde yürüyordu fütursuz yürüyordu orada gereksiz kargaların üzerinden uçarak boğuşuyordu dalgaların kaprisleriyle ki dalgalar ayırdında olmadığında çarpıverir hayaletleşir martılar seri atışlar yaparlar poligonda kaptanın karısı felçliydi ve tek çocuğuna nazar değmişti farkında değildi hınzimanın aşiretleşen başkaldırısının zira kaptan şepşeylerin etki alanına girmişti bilemeden uzak bi akrabadan ummadığı bi arazi kalıvermişti miras işte bu hercümercde kamarasında başı iki eli arasında martıların çığlıklarına tayfalarının cinnetine duyarsızdı mavicik kurşun askeri elinde ve buharlar arasında savaşan küçük çocuk mırıldandığı kendince şarkısıyla güverteye yürüdü andışı kalmış kadın da istençsizce küçük çocuğu takip etti dalgalar giderek yükseliyordu küçük çocuğun mırıltısıyla gökyüzü boynunu bükmüş gri kara bulutlar ile büklümlenmişti aniden bi şimşek çaktı etraf aydınlandı bir daha kararmadı masmavi bi ışık ama ıpışık tüm denizi ve gökyüzünü sarmaladı tayfalar bi anda duruverdiler hiç görmedikleri ışınımında sanki felç olmuşlardı hep birden ve kaptan işte tam bu anda lombozdan gördüğü mavi ışığı anlamak üzere güverteye çıktı birden tüm hengâme duruverdi ve edepsiz bi sessizlik içinde güçlü bi el uzandı kim varsa gemide toparladı ve geçip gitti minicik kurşun askerli küçük çocuk ardındaki andışı kaçak yolcu kadın güverteye çıktıklarında hiç kimseyi göremediler sadece üzerinde beyaz kefen olan ölü bi adamı fark ettiler kaptan köşkünde ayakta durmuş onlara bakıyor gülümsüyordu bu gemiyle yola çıkan hasırın etkinliğinden kurtulmuş bağımsız ve hürr o ölü adam **
  29. 2 points
    geçmişe/nostalgia ve ölmüşlere ağlamayın!onların/others aralarında kaldığınızda oluşacakhaberleşme ve temass sonuçları; mania, cin çarpmaları ve obsessiona bağlı olan asılsız haberler ve efsanelerdir..
  30. 2 points
    ** Hucurât: 49/16-17-18 Elmalılı Hamdi Yazır: De ki: Siz Allah'a Din nedir ve Dindarlık nedir? Bunu mu öğretiyorsunuz? Halbuki Allah; Göklerdekini ve Yerdekini bilir, ve Allah her şey'e alîmdir. İslâma girdiklerini ve Müslüman olmalarını senin başına kakıyorlar..Minnet borcu altına sokuyorlar.. "İslâm Dinini Sen bize empoze ettin..Bu nedenle sana teşekkür eder ve kendimizi İslâmî şeriat bağlamında öyle kabul eder ve borçlu sayarız..) De ki: İslâmınızı benim başıma kakmayın.. (Ben, Böyle bir saptama yapmadım.. Beni yükümlülük altına sokmayın..) Aksine, belki sizi İman'a hidâyet buyurduğu, (Bu yol ile sizi Mümin olmaya sevk ettiği için) İşte bundan dolayı Allah sizin başınıza kakar, eğer sadıksanız.. (Yani; Siz minnet borcu; Yükümlülük/Sorumluluk altında kalırsınız.) Göklerin ve Yerin gaybını Allah bilir ve her ne yapıyorsanız, Allah görür!
  31. 2 points
    yazarken bile heyecan bastı merhabalar, duble merhabalar herkeslere özlemişim, hemde çok özlemişim canım forumu az biraz sevmeye geldim ben aynı ben. ağır işçi şevval olarak iş güç çoluk çocuk arasında devam ediyorum giriş kısmını uzatmayayım, buralardayım gene görüşeceğiz nasıl olsa herkeslere selamlar, sevgiler olsun ama bi dakka biraz uzatabilirim sevgili Admin size çok çok selamlar olsun
  32. 2 points
    ?? Bir muamma bulut teslim-alınca geceyi; Gözlerin tuhaf bakar göremem gözlerini.. ??
  33. 2 points
    VE HEP BİRLİKTE BİR DAN BROWN KİTABININ DAHA SONUNA GELDİK, YENİSİNDE BULUŞMAK ÜZERE DİYORUM. KİTABI BENİMLE BİRLİKTE OKUDUĞUNUZ İÇİN ÇOK AMA ÇOK TEŞEKKÜRLER İŞTE BU DA SİZE BU ANA KADAR BENİ TAKİP ETTİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR ÇİÇEĞİM.
  34. 2 points
    Sayfa 526: Akşamüstü güneşi Sagrada Familia'nın kulelerine vuruyor, Plaça de Gaudi'ye uzun gölgeler düşürüyor ve kiliseye girmeyi bekleyen turistlere sığınak sağlıyordu.
  35. 2 points
  36. 2 points
    Üserime alinmim değil mi Efendim.. Bürucum Akreb de..
  37. 2 points
    Aşk; Alternatifsizlik ise? Tek seçenek.. Subliminal bi anlamı olmalı diyorum.. Diyorum da.. Ne diyorum? Havada bu aralar bol hurma kokusu var da ondandır.. Yoksa akıllı-usluyumdur.. Ara-sıra böyle oluyorum.. bağışlayın aziz dostlar.. "Hüngür hüngür ağladımSenin alacağın olsunUtandı meyhanelerOyuna getirdin aşkSana da aşk olsunMuhbirmiş kelimeler.."
  38. 2 points
    benım hayatta ögrendiğim en önemli ders aşk acısıdır. çünkü tüm acılar bir gün ölünce sona erer. evlılık kariyer, güç , arkadaşlar, hatta evlıysen ve aşık değilsen kendı eşin ve cocukların ölünce bir anlam ifade etmiyecek. çünkü bu saydıklarım hedefe ulaşılmış standart prosedür uygulanmış olaylar. ama aşk acısı nedenı ?zaten asla ulaşamadığın biri var demektır. karşılıksız aşk acısı.. ölüm öncesi yada sonrası için değişmez çünkü hedefe ulaşılmamıştır . hedefe ulaşılıncaya dekte asla bitmez bu acı gizemli bir acıdır.
  39. 2 points
    Sevgili Admin'imize de bir cemile-i vesileten.. Sabah kahvesi ikramı olsun..
  40. 2 points
    Sevgili pach of neo Sitayişkâr sözleriniz için müteşekkirim.. Mükâlememizin devamlı ve geliştirici olmasını diliyor yeni terfî etmiş olduğunuz mir-i liva meratibinizde üstün başarılarınızla iftihar etmeyi umuyor ve bekliyorum.. Kuşlar uçar balık gibi derin denizlerin dibinde Fekat dikkât etmelidir çünkü demirden evler varmış orada söyleniyor türküde "Denizin dibinde hatcam demirden evler Ak gerdanın altında da çiftedir benler.." Eyi Günleer
  41. 2 points
    Ben de saklandım beklemeye geçtim.. bu resim de komacanmış..
  42. 2 points
    Şuraya bi pazar kahvesi bırakayım buyursunlar..:)
  43. 2 points
    Bir muamma bulut teslim-alınca geceyi; Gözlerin tuhaf bakar göremem gözlerini..
  44. 2 points
    Bir yüce nehir bildiğince akar Umarsız kaptırır giderim bağışla.. 🐬
  45. 2 points
    Tanrı'n cebinde ya! Unuttun mu? Ama biyerlerde düşürmüş de olabileceksindir.. Kim bilir? Bu arada-derede Aşk'ın da birlikte tırsarsa çocum.. Sana da "Gizemli Acısı" kalır.. Aaaaah Lânet olasıca.. Merhaba @pach of neo
  46. 2 points
  47. 2 points
  48. 2 points
    Öğrendiğim en önemli ders kendine zaman ayırmazsan mutlu olamazsın...
  49. 2 points
    Sayfa 63: Ferragamo Guineas terlikleri. "Parmak arası terlik de terzi dikimi mi?" "Parmak arası mı? Bunlar Ferragamo Guineas. Herhalde üstündekilerin hepsinden daha pahalıdır." Bildiğimiz parmak arası terlik işte.
  50. 2 points
    Pansiyon: Çingenem Yer: Karaöz / Kumluca / Antalya Yıl: 2006 Zakkum çiçekleriyle kaplıydı. Salaş mı salaş fakat bir o kadarda sevimli sahipleri vardı. Alçak gönüllü sevecen ve çok güzel insanlardı. Koca bir dağın yamacında sanki kendince ben buradayım diye haykıran bir pansiyondu. Pansiyondan denize veya denizden pansiyona gitmek oldukça çetrefilli bir yürüyüş gerektiriyordu ama çok neşeli bir yürüyüş... Acaba hala orada mı? merak ediyorum. Oraya yolu düşen birisi lütfen yazsın...
×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.