<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"><channel><title>Alternatif T&#x131;p En Son Ba&#x15F;l&#x131;klar</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/forum/313-alternatif-tip/</link><description>Alternatif T&#x131;p En Son Ba&#x15F;l&#x131;klar</description><language>tr</language><item><title>&#x130;yi geceler tatl&#x131;s&#x131;: Daha iyi uyumak i&#xE7;in yatmadan &#xF6;nce bu 7 meyveyi yiyin</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/954803-i%CC%87yi-geceler-tatlisi-daha-iyi-uyumak-icin-yatmadan-once-bu-7-meyveyi-yiyin/</link><description><![CDATA[<p>
	<strong>İyi geceler tatlısı: Daha iyi uyumak için yatmadan önce bu 7 meyveyi yiyin</strong>
</p>

<p>
	Uyumakta zorluk çekiyorsanız yeni bir gece yarısı atıştırmalıklarını denemek isteyebilirsiniz.
</p>

<p>
	Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri yetişkinlerin günde 7 saat veya daha fazla uyku almasını önermektedir.
</p>

<p>
	Ancak SleepHealth.org'a göre her 3 Amerikalı yetişkinden 1'i (yaklaşık 84 milyon kişi) yeterince kesintisiz uyku alamıyor. daha sonra yaklaşık 50 ila 70 milyon Amerikalıda uyku bozuklukları gelişti.
</p>

<p>
	Yetersiz uyku çeken talihsiz birçok kişi için deneyebileceğiniz birkaç tatlı ikram var. Panda London'ın Uyku Uzmanı Max Kirsten, HuffPost'a bazı meyvelerin antiinflamatuar özellikleri, melatonin ve potasyum sayesinde daha iyi bir gece uykusunu destekleyebileceğini söyledi.
</p>

<p>
	Yatmadan önce aşağıdaki meyvelerden birini düzenli olarak tüketmek, iyi bir erteleme için faydalı olabilir:
</p>

<p>
	Muz
</p>

<p>
	<a class="ipsAttachLink ipsAttachLink_image" data-extension="core_Attachment" href="https://www.turkish-media.com/forum/uploads/monthly_2022_02/banana-2449019.jpg.c0c8bb4b2fdba0a1b8d04bab2f132b48.jpg" data-fileid="61656" data-fileext="jpg" rel=""><img class="ipsImage ipsImage_thumbnailed" data-extension="core_Attachment" data-fileid="61656" data-ratio="66.70" data-unique="kaq48bc3a" width="1000" alt="banana-2449019.jpg" data-src="https://www.turkish-media.com/forum/uploads/monthly_2022_02/banana-2449019.thumb.jpg.d103bc43b9c94e4ce154f8533d7266e5.jpg" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png"></a>
</p>

<p>
	Muzlarda yüksek düzeyde magnezyum ve potasyum bulunur. 
</p>

<p>
	Muzların enerjiyi artırmaktan şişkinliği azaltmaya kadar pek çok faydası var, ancak Sleep Charity'ye göre yatmadan hemen önce tüketilen bir muz, melatonine benzer şekilde çalışarak insanların kaliteli uyku almasına yardımcı olabilir.
</p>

<p>
	Sarı meyve, her ikisi de kasları gevşetebilen yüksek düzeyde magnezyum ve potasyumun yanı sıra vücutta serotonine dönüştürülen ve beyni sakinleştirmeye yardımcı olabilen triptofan içerir.
</p>

<p>
	Kirazgiller
</p>

<p>
	<a class="ipsAttachLink ipsAttachLink_image" href="https://www.turkish-media.com/forum/uploads/monthly_2024_05/cherries-3477927.jpg.02ce70090514a16171310a1864ea0e33.jpg" data-fileid="64648" data-fileext="jpg" rel=""><img class="ipsImage ipsImage_thumbnailed" data-fileid="64648" data-ratio="66.60" data-unique="p82spt18w" width="1000" alt="cherries-3477927.jpg" data-src="https://www.turkish-media.com/forum/uploads/monthly_2024_05/cherries-3477927.thumb.jpg.2e8e996566dbc204510f9ace99a328ed.jpg" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png"></a>
</p>

<p>
	Kirazlar “uykulu kız kokteyli”nin ana maddesidir. 
</p>

<p>
	TikTok'taki pek çok kişinin zaten bildiği gibi kirazlar, özellikle de ekşi kirazlar, uyku konusunda oyunun kurallarını değiştirebilir. Healthline'a göre vişne suyu, uyku kalitesini ve süresini artırmanın harika bir doğal yolu olan melatonin içeriyor.
</p>

<p>
	Tart vişne suyu, insanların uykuya dalmalarına yardımcı olmak için "uykulu kız kokteyli" adı verilen bir karışım hazırladıkları viral bir trendin parçası haline geldi.
</p>

<p>
	Ananas
</p>

<p>
	Ananas bromelain içerir. 
</p>

<p>
	EatingWell'e göre ananaslar melatonin, C vitamini, magnezyum ve lif içerir ve bunların hepsi uyku-uyanıklık döngüsünü düzenlemeye yardımcı olabilir.
</p>

<p>
	Kirsten, ayrıca antiinflamatuar özellikleri nedeniyle kas gevşemesine yardımcı olan ve uykuya dalmanızı kolaylaştırabilen bromelain de içerdiğini söyledi.
</p>

<p>
	kivi
</p>

<p>
	<a class="ipsAttachLink ipsAttachLink_image" data-extension="core_Attachment" href="https://www.turkish-media.com/forum/uploads/monthly_2024_01/kiwifruit-400143.jpg.53f849db05a272db7a3d5ccd2a4c0129.jpg" data-fileid="64239" data-fileext="jpg" rel=""><img class="ipsImage ipsImage_thumbnailed" data-extension="core_Attachment" data-fileid="64239" data-ratio="66.60" data-unique="rl2qnovnv" width="1000" alt="kiwifruit-400143.jpg" data-src="https://www.turkish-media.com/forum/uploads/monthly_2024_01/kiwifruit-400143.thumb.jpg.88b4ba069baac1c8708a625227e5be95.jpg" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png"></a>
</p>

<p>
	Kivi C vitamini içerir ve daha yüksek serotonin seviyelerini destekler.
</p>

<p>
	Günlük kivi tüketimi hem uyku kalitesi hem de uyku miktarındaki iyileşmelerle ilişkilendirilmiştir.
</p>

<p>
	C vitamini ve daha yüksek serotonin seviyeleri rahatlamayı teşvik eder ve yatmadan önce mükemmel bir atıştırmalıktır.
</p>

<p>
	Portakal
</p>

<p>
	C vitaminini düşünmeden portakalları düşünemezsiniz.
</p>

<p>
	C vitamini demişken, besin neredeyse portakalla eş anlamlıdır. Ayrıca, bu klasik narenciyedeki doğal şekerler vücudunuza ve zihninize yatmadan hemen önce enerji verebilir, böylece gevşemeye daha iyi hazırlanabilirsiniz.
</p>

<p>
	Papaya
</p>

<p>
	Papayada hem C hem de E vitaminlerinin yanı sıra folat ve potasyum da bulunur.
</p>

<p>
	Geceleri papaya yemenin uyku kalitesini artıran birçok faydası olabilir. Medical News Today'e göre papayada bulunan ve vücuda uykuda yardımcı olan özel bir besin maddesi de kas hareketini, öğrenmeyi ve hafızayı destekleyen kolindir.
</p>

<p>
	Kirsten, papayanın ayrıca C ve E vitaminlerinin yanı sıra folat ve potasyum da içerdiğini belirtti. Potasyum kasların gevşemesine yardımcı olur ve kişinin daha derin bir uykuya kavuşmasına yardımcı olabilir.
</p>

<p>
	Elma
</p>

<p>
	<a class="ipsAttachLink ipsAttachLink_image" data-extension="core_Attachment" href="https://www.turkish-media.com/forum/uploads/monthly_2024_05/apple-1532055.jpg.0a78788afb36cfb10123b770f5154443.jpg" data-fileid="64612" data-fileext="jpg" rel=""><img class="ipsImage ipsImage_thumbnailed" data-extension="core_Attachment" data-fileid="64612" data-ratio="66.20" data-unique="qm6a937ed" width="1000" alt="apple-1532055.jpg" data-src="https://www.turkish-media.com/forum/uploads/monthly_2024_05/apple-1532055.thumb.jpg.33973140f1ec5e3febd591dbc73f318b.jpg" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png"></a>
</p>

<p>
	Elmalar kişinin genel ruh halini iyileştirebilir.
</p>

<p>
	Kirsten, elmalardaki lif ve doğal şekerlerin "gece uyanıklığını önlemeye" yardımcı olabileceğini söyledi.
</p>

<p>
	İçerikler kan şekeri seviyelerini dengelemeye ve kişinin genel ruh halini ve genel refahını iyileştirmeye yardımcı olabilir.
</p>

<p>
	Kaynak: New York Post
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">954803</guid><pubDate>Fri, 10 May 2024 23:07:52 +0000</pubDate></item><item><title>Amerika da FDA, a&#x11F;r&#x131; kesici olarak kullan&#x131;lan bitkisel ila&#xE7; kratom hakk&#x131;nda uyard&#x131;: Yan etkileri hakk&#x131;nda bilinmesi gerekenler</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/862965-amerika-da-fda-agri-kesici-olarak-kullanilan-bitkisel-ilac-kratom-hakkinda-uyardi-yan-etkileri-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/</link><description><![CDATA[<p>
	<strong>Amerika da <abbr title="Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi">FDA</abbr>, ağrı kesici olarak kullanılan bitkisel ilaç kratom hakkında uyardı: Yan etkileri hakkında bilinmesi gerekenler</strong>
</p>

<p>
	Milyonlarca Amerikalı, Güneydoğu Asya'ya özgü bir ağacın yapraklarından çıkarılan reçetesiz satılan bir bitkisel ilaç olan kratom'a ağrı, kaygı ve hatta opioidlerden yoksunluk semptomlarını gidermek için yöneldi.
</p>

<p>
	<img alt="Kratom-1190641277-770x533-1.jpg" class="ipsImage" data-ratio="69.22" height="533" style="height: auto;" width="770" data-src="https://health.clevelandclinic.org/wp-content/uploads/sites/3/2021/06/Kratom-1190641277-770x533-1.jpg" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png">
</p>

<p>
	Ancak Gıda ve İlaç İdaresi, kratomun zararlı olabileceğini söyledi. Ajans, maddenin ithalatını kısıtlamaya çalıştı ve yakın zamanda bir Oklahoma üreticisine giden büyük bir sevkiyata el koydu.
</p>

<p>
	Yine de milyonlarca kullanıcı, kratom'u marketlerden ve sigara dükkanlarından düzenli olarak hap, kapsül veya diğer formlar olarak satın alıyor.
</p>

<p>
	İşte kratom hakkında bilinmesi gerekenler, yan etkileri, nasıl satıldığı ve yasallığı.
</p>

<p>
	kratom nedir?
</p>

<p>
	Kratom, Tayland, Malezya, Endonezya ve Papua Yeni Gine'ye özgü bir ağaç olan Mitragyna speciosa'nın yapraklarından elde edilir. Ürünler, kullanıcıların ağrıyı hafiflettiğini, enerjiyi artırdığını, kaygıyı tedavi ettiğini ve opioidlerden yoksunluk semptomlarını hafiflettiğini iddia ettiği bitkisel takviyeler olarak pazarlanmaktadır.
</p>

<p>
	<abbr title="Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi">FDA</abbr>, kratomun psikoaktif bileşenler içerdiğini ve morfin ile aynı opioid beyin reseptörlerine bağlandığını söyledi. Ajans, düzenlenmemiş maddenin kullanıcıları bağımlılık ve kötüye kullanma riskine soktuğunu söylüyor.
</p>

<p>
	Bir ticaret grubu olan American Kratom Association, iddiaya itiraz ediyor ve <abbr title="Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi">FDA</abbr>'nın on yıldan fazla bir süredir kratom'u "haksız yere şeytanlaştırdığını" söylüyor.
</p>

<p>
	Kratom'un yan etkileri nelerdir?
</p>

<p>
	<abbr title="Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi">FDA</abbr>, terapötik kullanım için kratom'u onaylamadı ve tüketicileri "kratom'un güvenliğiyle ilgili raporlar" konusunda uyardı.
</p>

<p>
	Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri ve Ulusal Uyuşturucu Suistimali Enstitüsü (NIDA), kratomun uzun vadeli etkileri hakkında daha fazla araştırma yapılması çağrısında bulunsa da, federal kurumlar, maddenin bilinen zararlarla bağlantılı olduğunu ve opioid ve uyarıcı oluşturabileceğini söyledi. efektler gibi.
</p>

<p>
	NIDA'ya göre, kratom olarak pazarlanan düzenlemeye tabi olmayan ürünler, ağır metaller ve zararlı bakterilerle kirlenmiş olabilir.
</p>

<p>
	2021 Dünya Sağlık Örgütü'nün uyuşturucu bağımlılığı uzman komitesi raporuna göre, insanlar ajitasyon, kafa karışıklığı, sedasyon, halüsinasyonlar, nöbetler ve karaciğer toksisitesi gibi yan etkiler yaşadılar. İnsanlarda ayrıca kalp sorunları, depresif solunum, mide ağrısı, mide bulantısı ve kusma da görülmüştür.
</p>

<p>
	Zehir kontrol merkezleri tarafından bildirilen vakaları inceleyen 2019 tarihli bir araştırma, 2011'den 2017'ye kadar <abbr title="1. Amerika Birleşik Devletleri 2. Ana Bilim Dalı">ABD</abbr>'de 11 ölümü kratom ile ilişkilendirdi. Çalışma, bu ölümlerden ikisinin "yalnızca kratom'a maruz kaldıktan sonra meydana geldiğini" buldu.
</p>

<p>
	<abbr title="Centers for Disease Control and Prevention - Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri">CDC</abbr>, Temmuz 2016 ile Aralık 2017 arasında aşırı dozdan ölen 152 kişinin otopsilerinin kratom için pozitif çıktığını bildirdi, ancak bu ölümlerin büyük çoğunluğu, fentanil, eroin ve kokain dahil olmak üzere birden fazla madde alan kişileri içeriyordu.
</p>

<p>
	Delta-8 üzerindeki savaş kızışıyor. İşte 'diyet otu' hakkında bilmeniz gerekenler.
</p>

<p>
	Shreveport'taki Louisiana Eyalet Üniversitesi'nde anesteziyoloji ve farmakoloji profesörü olan Dr. Alan Kaye, kratom'un afyon benzeri etkileri olduğu için bağımlılık bir risktir.
</p>

<p>
	<img alt="adobestock_229784561.480x0.jpeg" class="ipsImage" data-ratio="66.67" height="320" style="height: auto;" width="480" data-src="https://lbscares.org/site/assets/files/1117/adobestock_229784561.480x0.jpeg" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png">
</p>

<p>
	Kaye, "Düzenlenmemiş bir afyon agonisti vermenin kötüye kullanım, bağımlılık ve aşırı doz açısından bir sorun olabileceğini bilmek için benim gibi bir farmakolog olmanıza gerek yok" dedi. "Bu, düzenlemeye tabi tutulmaması ve benzin istasyonunuzda satılması gereken bir şeye benziyor mu?"
</p>

<p>
	Kratom yasal mı?
</p>

<p>
	Kratom bir besin takviyesi olarak satılıyor ve <abbr title="Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi">FDA</abbr>, tüketicilerin ürünlerini satın almalarını sağlamak için tedavi edici iddialarda bulunan pazarlamacıları kapatabilir. Son on yılda <abbr title="Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi">FDA</abbr>, ajansın Amerika Birleşik Devletleri'ne bir besin takviyesi veya dökme bileşen olarak gönderilen kratom'a el koymasına izin veren iki ithalat uyarısı yayınladı.
</p>

<p>
	Acente periyodik olarak gönderilere el koydu. Geçen ay <abbr title="Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi">FDA</abbr>, <abbr title="1. Amerika Birleşik Devletleri 2. Ana Bilim Dalı">ABD</abbr>'li mareşallerin Broken Arrow, Oklahoma'da Botanic Tonic LLC tarafından yapılan çeyrek milyon kratom ürünü ve 1.000 kilogram dökme malzemeye el koyduğunu duyurdu. 2021'de federal yetkililer, Floridalı bir üreticiden 34.000 kilogram dökme kratom ve Boosted Kratom, Devil's Kratom ve El Diablo gibi markalar altında satılan ürünlere el koydu. <abbr title="Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi">FDA</abbr>, yaklaşık 1,3 milyon dolar değerindeki ürünleri imha etmek için bir mahkeme kararı aldı.
</p>

<p>
	Ancak dokuz eyalet, etiketleme gerekliliklerini içeren ve reşit olmayanlara satışı kısıtlayan kratom tüketiciyi koruma yasasını örnek alan bir yasa çıkardı. American Kratom Association'a göre bu eyaletler Utah, Georgia, Arizona, Nevada, Oregon, Colorado, Oklahoma, West Virginia ve Virginia.
</p>

<p>
	Alabama, Arkansas, Wisconsin, Indiana, Vermont ve Rhode Island, son on yılda kratom ürünlerini yasakladı, ancak dernek bu eyaletlerden bazılarına yeniden gözden geçirmeleri için dilekçe verdi. Dernek, bu eyaletlerin ilacı bir narkotik olarak planlamayı başaramayan <abbr title="Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi">FDA</abbr>'dan gelen bilgilere dayandığını söyledi.
</p>

<p>
	American Kratom Association'da kamu politikası konusunda kıdemli bir uzman olan Mac Haddow, endüstrinin üreticileri tedavi edici iddialardan kaçınmaları konusunda uyararak kendi kendini denetlemeye çalıştığını söyledi. Haddow, derneğin, desteklenmeyen terapötik iddialarda bulunarak potansiyel olarak federal kurallara aykırı davranan 75'ten fazla şirketin ayrıntılarını aktardığını, ancak <abbr title="Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi">FDA</abbr>'nın bu şirketlere karşı harekete geçmediğini söyledi.
</p>

<p>
	Kratom bir opioid ikamesi midir?
</p>

<p>
	Kratom, Güneydoğu Asya'da yüzyıllardır uzun süredir kullanılmasına rağmen, son yirmi yılda Amerika Birleşik Devletleri'nde daha popüler hale geldi. Bir çalışma, 10 ila 16 milyon Amerikalı'nın düzenli olarak kratom kullandığını tahmin ediyor.
</p>

<p>
	NIDA, insanların ağrı, kaygı ve depresyonu hafifletmek için kratom kullandığını gösteren araştırmalara atıfta bulundu. Diğerleri bunu opioidlerin yerine veya yoksunluk semptomlarını yönetmek için kullanır.
</p>

<p>
	8.000'den fazla kratom kullanıcısıyla yapılan bir ankette, yaklaşık %68'i maddeyi ağrıyı tedavi etmek için ve %66'sı duygusal veya zihinsel durumları ele almak için kullandıklarını söyledi.
</p>

<p>
	Haddow, insanların opioidlere bağımlılığı azaltmak için kratom kullandığını gösteren çalışmalara atıfta bulundu.
</p>

<p>
	Haddow, "Diğerleri bunu enerji artırmak veya yeniden odaklanmak için bir fincan kahve gibi kullanıyor" dedi. "Bazı insanlar bunu kaygı veya depresyon semptomlarından kurtulmak için kullanıyor."
</p>

<p>
	Kapsül, çay veya toz? Kratom nasıl alınır?
</p>

<p>
	Kratom genellikle perakende mağazalarda hap veya kapsül olarak satılsa da, bazıları onu içeceklere karıştırmak için toz olarak kullanır. Diğerleri kratom yapraklarını çay olarak demler veya sıvı halde yutar.
</p>

<p>
	Kratom düzenlemeye tabi olmadığı için, kullanıcılar gerçekten ne kadar aldıklarını bilmiyorlar.
</p>

<p>
	Kaye, "Herhangi bir ilacın <abbr title="Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi">FDA</abbr>'dan geleceği gibi standartlaştırılmadı" dedi. "Tağşişler olabilir, kan konsantrasyonu terapötik (etki) için çok düşük olabilir ve yan etkiler ve ilaç etkileşimleri olabilir."
</p>

<p>
	Kratom ve hamilelik: Bilmeniz gerekenler
</p>

<p>
	NIDA, hamilelik öncesinde, sırasında veya sonrasında kratom kullanımı hakkında çok az araştırma yapıldığını bildirmektedir. 2021'de yapılan bir araştırma, kratom kullanan ancak opioid kullanmayan annelere opioid benzeri bir bağımlılıkla doğan en az beş bebek vakası buldu.
</p>

<p>
	Yine de, hamilelik sırasında kratom kullananlar genellikle başka maddeler kullanırlar, bu nedenle NIDA, "kratomun hamilelik üzerindeki etkilerini daha fazla araştırma yapmadan belirlemek zordur" diyor.
</p>

<p>
	Kratom çekilmesi bir endişe midir?
</p>

<p>
	Erken araştırmalar, kullanıcıların düzenli kullanımı bıraktıklarında hafif ila orta şiddette yoksunluk belirtileri yaşadıklarını gösteriyor ve kullanıcıların anonim anketleri, "azınlık bir kişinin kratomla ilgili yoksunluk belirtileri yaşadığını bildirdiğini" gösteriyor, NIDA raporları.
</p>

<p>
	Bilim adamları, ana kratom bileşenlerinin - mitrajinin ve 7-hidroksimitraginin - bağımlılık yapan ilaçların yaptığı beyin reseptörlerini kısmen aktive ettiğini söylüyor.
</p>

<p>
	Kaynak: <abbr title="United States Of America">USA</abbr> TODAY
</p>

<p>
	<a class="ipsAttachLink ipsAttachLink_image" href="https://www.turkish-media.com/forum/uploads/monthly_2023_05/herb-2915337.jpg.28f71614bf87d65b1bd31fca1cebb202.jpg" data-fileid="63448" data-fileext="jpg" rel=""><img class="ipsImage ipsImage_thumbnailed" data-fileid="63448" data-ratio="66.60" data-unique="jjv03jojc" width="1000" alt="herb-2915337.jpg" data-src="https://www.turkish-media.com/forum/uploads/monthly_2023_05/herb-2915337.thumb.jpg.98b5047d7b1c69e03d3653fd4b534fc5.jpg" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png"></a>
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">862965</guid><pubDate>Sun, 28 May 2023 00:18:39 +0000</pubDate></item><item><title>90 saniye boyunca Eksi 110&#xB0;C'lik bir odada durmay&#x131; i&#xE7;eren bir uygulama olan kriyoterapiyi denedim. Uzun zamand&#x131;r sahip oldu&#x11F;um en iyi enerji art&#x131;&#x15F;&#x131;yd&#x131;.</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/753434-90-saniye-boyunca-eksi-110%C2%B0clik-bir-odada-durmayi-iceren-bir-uygulama-olan-kriyoterapiyi-denedim-uzun-zamandir-sahip-oldugum-en-iyi-enerji-artisiydi/</link><description><![CDATA[<p>
	90 saniye boyunca Eksi 110°C'lik bir odada durmayı içeren bir uygulama olan kriyoterapiyi denedim. Uzun zamandır sahip olduğum en iyi enerji artışıydı.
</p>

<p>
	<img alt="AAUNhEl.img?w=800&amp;h=415&amp;q=60&amp;m=2&amp;f=jpg" class="ipsImage" data-ratio="75.05" height="415" style="height: auto;" width="553" data-src="https://img-s-msn-com.akamaized.net/tenant/amp/entityid/AAUNhEl.img?w=800&amp;h=415&amp;q=60&amp;m=2&amp;f=jpg" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png">
</p>

<p>
	90 saniye boyunca -110°C'lik bir odada durmayı içeren ünlülerin sevdiği bir tedavi olan kriyoterapiyi denedi. Uzun zamandır sahip olduğum en iyi enerji artışıydı.
</p>

<p>
	Sporcular tarafından sıklıkla kullanılan kriyoterapi, çok soğuk bir odada iki ila dört dakika geçirmeyi içerir.
</p>

<p>
	Yemin eden insanlar iyileşmeye yardımcı olduğunu, iltihabı azalttığını ve bağışıklık sistemini güçlendirdiğini söylüyor.
</p>

<p>
	Eksi-110 derecelik bir Fahrenheit odasında 90 saniye geçirdim ve bu beni süper enerjik hissettirdi.
</p>

<p>
	<img alt="AAT0peN.img?w=800&amp;h=415&amp;q=60&amp;m=2&amp;f=jpg" class="ipsImage" data-ratio="75.05" height="415" style="height: auto;" width="553" data-src="https://img-s-msn-com.akamaized.net/tenant/amp/entityid/AAT0peN.img?w=800&amp;h=415&amp;q=60&amp;m=2&amp;f=jpg" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png">
</p>

<p>
	Tüm vücut kriyoterapisi, genellikle eksi-130 derece civarında, çok soğuk bir odada kısa bir süre harcamayı içeren bir tedavidir.
</p>

<p>
	Vücudu iki ila dört dakika boyunca aşırı soğuk sıcaklıklara maruz bırakan bir tedavi olan kriyoterapi, sözde iyileşme hızlandırıcı faydaları nedeniyle sporcular arasında popülerdir ve Daniel Craig, Mandy Moore ve Cristiano Ronaldo gibi ünlülerin hepsinin hayran olduğu bildiriliyor.
</p>

<p>
	Insider'dan Madeline Kennedy'nin bildirdiğine göre, müşteriler tedaviye başlamak için soğuk havayla dolu bir odada duruyorlar, bu da cildinize en yakın kan damarlarının daralmasına ve kan akışının sınırlanmasına neden oluyor.
</p>

<p>
	Kriyoterapi savunucuları, tedavilerin iltihabı azalttığını, iyileşmeye yardımcı olduğunu ve bağışıklık sistemini, kan dolaşımını ve metabolizmayı güçlendirdiğini iddia ediyor.
</p>

<p>
	İskandinav ülkelerinde ve İskandinavya'da aşırı soğuk, uzun süredir sağlığı geliştirmenin bir yolu olarak görülüyor.
</p>

<p>
	Sydney Üniversitesi'nden bir halk sağlığı araştırmacısı olan Catriona Rose, Kennedy'ye "Soğuğa maruz kalma, bölgeden beyne giden sinir sinyallerini yavaşlatabilir, bu da hissi azaltır, uyuşmaya veya ağrıda azalmaya neden olur" dedi.
</p>

<p>
	Rose, kan akışınızı yavaşlatmanın kaslarınıza ulaşabilen bağışıklık hücrelerinin sayısını sınırlayarak ağrıyı önlemeye ve onarım sürecini hızlandırmaya yardımcı olabileceğini söyledi.
</p>

<p>
	Gelişmekte olan araştırmalar, kriyoterapinin ağrıyı azaltabileceğini ve iyileşmeyi teşvik edebileceğini destekliyor, ancak 2016'da yapılan küçük bir araştırma, insanların 10 seanstan sonra vücut kompozisyonu değişiklikleri yaşamadığını buldu.
</p>

<p>
	Denedim ve ne kadar yönetilebilir olduğuna ve sonrasında ne kadar iyi hissettiğime hoş bir şekilde şaşırdım.
</p>

<p>
	<img alt="AAT0krj.img?w=800&amp;h=415&amp;q=60&amp;m=2&amp;f=jpg" class="ipsImage" data-ratio="75.05" height="415" style="height: auto;" width="553" data-src="https://img-s-msn-com.akamaized.net/tenant/amp/entityid/AAT0krj.img?w=800&amp;h=415&amp;q=60&amp;m=2&amp;f=jpg" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png">
</p>

<p>
	Londra'nın varlıklı Kensington semtinde yeni bir lüks sağlıklı yaşam merkezi olan Body Lab'de kriyoterapiyi denedim.
</p>

<p>
	Bazı tedavileri denemek için bir gazeteci sıfatıyla Body Lab'ı ziyaret etmeye davet edildim.
</p>

<p>
	Yeni açılan fitness ve dinlenme merkezi, hiperbarik oksijen tedavisi, kızılötesi saunalar ve bir şamandıra tankının yanı sıra kriyoterapi sunmaktadır.
</p>

<p>
	Üyeliklerin maliyeti yılda 6.800 $ (4.950 £) ila 21.800 $ (16.000 £) arasındadır ve en üst düzey üyelikler tesislerin sınırsız kullanımını içerir - kriyoterapi başka bir yerde tedavi başına yaklaşık 100 $ tutabilir.
</p>

<p>
	<img alt="AAUN3dK.img?w=800&amp;h=415&amp;q=60&amp;m=2&amp;f=jpg" class="ipsImage" data-ratio="133.44" height="415" style="height: auto;" width="311" data-src="https://img-s-msn-com.akamaized.net/tenant/amp/entityid/AAUN3dK.img?w=800&amp;h=415&amp;q=60&amp;m=2&amp;f=jpg" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png">
</p>

<p>
	Body Lab, ikili bir kriyoterapi odasına sahiptir.
</p>

<p>
	Ana oda, vücuda yardımcı olmak için ilk eksi-76 derece F (eksi-60 derece C) odasına 30 saniye sonra girdiğiniz eksi-166 derece Fahrenhayt'a (eksi-110 derece Santigrat) ayarlanmıştır. aşırı soğuğa geçiş.
</p>

<p>
	Bazen kriyoterapi, Business Insider'dan Irene Jiang'ın yazdığı gibi, kafa açıkta olan metal bir odada yapılır, ancak The Body Lab'ın odaları, tam vücut deneyimine izin verecek şekilde tamamen kapatılmıştır.
</p>

<p>
	Body Lab, ikili bir kriyoterapi odasına sahiptir.
</p>

<p>
	Ana oda, vücuda yardımcı olmak için ilk eksi-76 derece F (eksi-60 derece C) odasına 30 saniye sonra girdiğiniz eksi-166 derece Fahrenhayt'a (eksi-110 derece Santigrat) ayarlanmıştır. aşırı soğuğa geçiş.
</p>

<p>
	Bazen kriyoterapi, Business Insider'dan Irene Jiang'ın yazdığı gibi, kafa açıkta olan metal bir odada yapılır, ancak The Body Lab'ın odaları, tam vücut deneyimine izin verecek şekilde tamamen kapatılmıştır.
</p>

<p>
	<img alt="AAUN3dM.img?w=800&amp;h=415&amp;q=60&amp;m=2&amp;f=jpg" class="ipsImage" data-ratio="75.05" height="415" style="height: auto;" width="553" data-src="https://img-s-msn-com.akamaized.net/tenant/amp/entityid/AAUN3dM.img?w=800&amp;h=415&amp;q=60&amp;m=2&amp;f=jpg" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png">
</p>

<p>
	Vücut Laboratuvarı'ndan Nick Jacobs, amacın vücut ısısını 50 derece Fahrenhayt (10 derece Santigrat) düşürmek olduğunu söyledi.
</p>

<p>
	Odaya girmeden önce vücut sıcaklığım 93 derece Fahrenheit (33.9 derece Santigrat) idi.
</p>

<p>
	Jacobs, ne kadar zayıf olursanız, sıcaklığın o kadar hızlı düşeceğini, çünkü yağın yalıtım görevi göreceğini söyledi. Bu nedenle, daha fazla vücut yağına sahip kişilerin aynı sonuçları elde etmek için odada daha uzun süre kalması gerekir.
</p>

<p>
	Çoğu insan en soğuk odada üç dakika geçirmeyi hedefler, ancak The Body Lab insanları daha kısa seanslarla başlayarak bunu geliştirmeye teşvik eder. İlk bölmede 30 saniye, bir sonraki bölmede 90 saniye denememi önerdi.
</p>

<p>
	<img alt="AAUNcTV.img?w=800&amp;h=415&amp;q=60&amp;m=2&amp;f=jpg" class="ipsImage" data-ratio="133.44" height="415" style="height: auto;" width="311" data-src="https://img-s-msn-com.akamaized.net/tenant/amp/entityid/AAUNcTV.img?w=800&amp;h=415&amp;q=60&amp;m=2&amp;f=jpg" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png">
</p>

<p>
	Tedavimden önce bana bir kıyafet değişikliği verildi.
</p>

<p>
	Ekstremitelerimin fazla soğumaması için giymem için bir yelek, şort, kulak ısıtıcısı, eldiven, çorap ve terlik verildi.
</p>

<p>
	<img alt="AAT0fBQ.img?w=800&amp;h=415&amp;q=60&amp;m=2&amp;f=jpg" class="ipsImage" data-ratio="133.44" height="415" style="height: auto;" width="311" data-src="https://img-s-msn-com.akamaized.net/tenant/amp/entityid/AAT0fBQ.img?w=800&amp;h=415&amp;q=60&amp;m=2&amp;f=jpg" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png">
</p>

<p>
	Soğuktan nefret eden biri olarak, içeri girmeden önce oldukça gergindim.
</p>

<p>
	Jacobs, istersem kendimi herhangi bir noktada bırakabileceğimi ve onu ve geri sayım saatini camın arkasından görebileceğimi açıkladı ki bu rahatlatıcıydı.
</p>

<p>
	<img alt="AAT05mi.img?w=800&amp;h=415&amp;q=60&amp;m=2&amp;f=jpg" class="ipsImage" data-ratio="133.44" height="415" style="height: auto;" width="311" data-src="https://img-s-msn-com.akamaized.net/tenant/amp/entityid/AAT05mi.img?w=800&amp;h=415&amp;q=60&amp;m=2&amp;f=jpg" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png">
</p>

<p>
	Tam iki dakikayı idare ederek kendimi şaşırttım, ama bu tamamen yeni bir soğukluk seviyesiydi.
</p>

<p>
	İlk odaya adım attığımda, keskin hava keskin geldi ve vücudumda bir şok oldu. Yine de 30 saniye çabucak geçti ve ana oda hakkında hala gergindim.
</p>

<p>
	Ama girdim.
</p>

<p>
	Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, tatsız bir şekilde soğuktu. Vücudumu germek için bir dürtü hissettim ama Jacobs'ın yapmamanın daha iyi olduğunu söylediğini hatırladım, bu yüzden kaslarımı gevşetmeye çalıştım ve yavaşça nefes almaya devam ettim.
</p>

<p>
	Yerleştiğimde, odada kalmanın asıl zorluğunun zihinsel olduğunu gördüm - 90 saniyemi tamamlamak istedim, öyle yaptım.
</p>

<p>
	<img alt="AAUMKRw.img?w=800&amp;h=415&amp;q=60&amp;m=2&amp;f=jpg" class="ipsImage" data-ratio="133.44" height="415" style="height: auto;" width="311" data-src="https://img-s-msn-com.akamaized.net/tenant/amp/entityid/AAUMKRw.img?w=800&amp;h=415&amp;q=60&amp;m=2&amp;f=jpg" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png">
</p>

<p>
	Dışarı çıktıktan sonra ateşim 60,8 derece Fahrenhayt (16 derece Santigrat) düştü, Jacobs bana bunun çok fazla olduğunu söyledi.
</p>

<p>
	Jacobs, amacın vücut ısısını 50 derece Fahrenhayt (10 derece Santigrat) düşürmek olduğunu ve bu da çoğu insan için odada daha uzun süre kalmayı gerektirdiğini söyledi.
</p>

<p>
	Yerden ısıtmaya adım attığımda harika hissettim. Kriyoterapi bana endorfin hücumu vermişti ve kendimi gerçekten enerjik hissediyordum.
</p>

<p>
	O gece de harika uyudum ve kriyoterapinin insanların iyileşmesini hızlandırmasının yollarından birinin belki de daha iyi uyumalarına yardımcı olmak olduğunu düşündüm.
</p>

<p>
	Nasıl hissettiğimin bir kısmının, vücudumdaki etkisi kadar rahatsız edici ve zor bir şey yapmadaki başarı hissinden kaynaklanıp kaynaklanmadığını merak ettim.
</p>

<p>
	Ama her iki durumda da, kesinlikle beni harika hissettirdi.
</p>

<p>
	Kaynak: Insider
</p>

<p><a href="https://www.turkish-media.com/forum/uploads/monthly_2022_03/aurora-2526890.jpg.970ed8dab900b38eda6094b1bc333219.jpg" class="ipsAttachLink ipsAttachLink_image"><img data-fileid="61693" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png" data-src="https://www.turkish-media.com/forum/uploads/monthly_2022_03/aurora-2526890.thumb.jpg.bc5daba39c66d5999f83941c4a1e168e.jpg" data-ratio="66,7" width="1000" class="ipsImage ipsImage_thumbnailed" alt="aurora-2526890.jpg"></a></p>]]></description><guid isPermaLink="false">753434</guid><pubDate>Wed, 09 Mar 2022 00:13:50 +0000</pubDate></item><item><title>Homeopati Nedir?</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/724276-homeopati-nedir/</link><description><![CDATA[<p>
	<span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">Günümüzde homeopatik ilaçlar dünya çapında 100 milyondan fazla insan tarafından hem <abbr title="Arama Kurtarma Derneği - Arama Kurtarma Teşkilatı"><abbr title="Arama Kurtarma Derneği - Arama Kurtarma Teşkilatı">akut</abbr></abbr> hem de kronik hastalıkları tedavi etmek için kullanılmaktadır. Homeopati bir tedavi ş</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ekli olarak Avrupa'da ilk kez Alman doktor Samuel Hahnemann (1755-1843) taraf</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ı</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ndan uyguland</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ı</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">.</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;"> </span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">Bitkisel ila</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ç</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">lar genellikle bundan </span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ç</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ok daha uzun s</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ü</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">redir kullan</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ı</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">lmaktad</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ı</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">r.</span>
</p>

<p>
	<b><span style="color:#555555;font-size:13.5pt;">Homeopatik tedavi ne anlama geliyor?</span></b>
</p>

<p>
	<span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">Homeopatik tedavi bütünsel bir yakla</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ş</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ı</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">m</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ı</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;"> i</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ç</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">erir ve tamamen bireyseldir - ayn</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ı</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;"> hastal</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ı</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ğ</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">a sahip olsalar bile farkl</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ı</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;"> ki</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ş</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ilere farkl</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ı</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;"> tedaviler </span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ö</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">nerilir.</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;"> </span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">Homeopat, hastan</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ı</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">n t</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ü</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">m semptomlar</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ı</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">n</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ı</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;"> - fiziksel, zihinsel ve duygusal - dikkate al</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ı</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">r ve b</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ö</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ylece t</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ü</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">m fakt</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ö</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">rler bütüne katkıda bulunur. Homeopatik ilaç daha sonra vücudun kendi savunmasını ve kendi kendini iyile</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ş</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">tirme yetene</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ğ</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ini uyaracak </span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ş</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ekilde </span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ç</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">al</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ı</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ş</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ı</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">r.</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;"> </span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">Homeopatik ila</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ç</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">lar hem hayvanlar hem de insanlar taraf</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ı</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ndan kullan</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">ı</span><span style="color:#777777;font-size:13.5pt;">labilir.</span>
</p>

<p>
	<b><span style="color:#363636;font-size:18pt;">Homeopati ne zaman kullan</span></b><b><span style="color:#363636;font-size:18pt;">ı</span></b><b><span style="color:#363636;font-size:18pt;">l</span></b><b><span style="color:#363636;font-size:18pt;">ı</span></b><b><span style="color:#363636;font-size:18pt;">r</span></b>
</p>

<p>
	<span style="color:#363636;font-size:13.5pt;">Genellikle iyi sonuçlarla tedavi edilen sorunlara örnekler.</span>
</p>

<p>
	<span style="color:#363636;font-size:13.5pt;"> </span>
</p>

<p>
	<b><span style="color:#363636;font-size:13.5pt;">Kaslar, iskelet</span></b>
</p>

<p>
	<span style="color:#363636;font-size:13.5pt;">Ağrı, osteoartrit, HD, AD, kireçlenmeler, <abbr title="Arama Kurtarma Derneği - Arama Kurtarma Teşkilatı"><abbr title="Arama Kurtarma Derneği - Arama Kurtarma Teşkilatı">akut</abbr></abbr> yaralanmalar, esneme ve tıkanıklık, sırt problemleri.</span>
</p>

<p>
	<span style="color:#363636;font-size:13.5pt;"> </span>
</p>

<p>
	<b><span style="color:#363636;font-size:13.5pt;">Deri</span></b>
</p>

<p>
	<span style="color:#363636;font-size:13.5pt;">Egzama, alerjiler, kızarıklıklar, yaralar, kanama, çıbanlar, yanıklar.</span>
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<b><span style="color:#363636;font-size:13.5pt;">Hormonal sorunlar</span></b>
</p>

<p>
	<span style="color:#363636;font-size:13.5pt;">Tiroid sorunları, PMS, adet sorunları, kısırlık vb.</span>
</p>

<p>
	<span style="color:#363636;font-size:13.5pt;">Hayvanlarda problemli düşük, mastitis.</span>
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<b><span style="color:#363636;font-size:13.5pt;">mide, - bağırsak</span></b>
</p>

<p>
	<span style="color:#363636;font-size:13.5pt;">İshal, kabızlık, nezle, IBS vb.</span>
</p>

<p>
	<br>
	 
</p>

<p>
	<b><span style="color:#363636;font-size:13.5pt;">Böbrek ve idrar bozuklukları</span></b>
</p>

<p>
	<span style="color:#363636;font-size:13.5pt;">İdrar yolu enfeksiyonları, böbrek taşları, prostat sorunları, idrar kaçırma.</span>
</p>

<p>
	<span style="color:#363636;font-size:13.5pt;"> </span>
</p>

<p>
	<b><span style="color:#363636;font-size:13.5pt;"><abbr title="Arama Kurtarma Derneği - Arama Kurtarma Teşkilatı"><abbr title="Arama Kurtarma Derneği - Arama Kurtarma Teşkilatı">Akut</abbr></abbr> hastalıklar</span></b>
</p>

<p>
	<span style="color:#363636;font-size:13.5pt;">Enflamasyonlar, enfeksiyonlar, grip.</span>
</p>

<p>
	<span style="color:#363636;font-size:13.5pt;"> </span>
</p>

<p>
	<b><span style="color:#363636;font-size:13.5pt;">Zihinsel / duygusal endişeler</span></b>
</p>

<p>
	<span style="color:#363636;font-size:13.5pt;">Korku, fobiler, üzüntü, stres, kaygı, şok, uyumakta zorluk.</span>
</p>

<p>
	<span style="color:#363636;font-size:13.5pt;"> </span>
</p>

<p>
	<b><span style="color:#363636;font-size:13.5pt;">Rehabilitasyon</span></b>
</p>

<p>
	<span style="color:#363636;font-size:13.5pt;">Güçlü ilaçlarla uzun süreli tedaviden veya ameliyattan sonra, homeopatik tedavi, vücudun dengesini daha çabuk geri kazanması için rehabilitasyon süresini kısaltmaya yardımcı olabilir.</span>
</p>

<p>
	 
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">724276</guid><pubDate>Thu, 04 Nov 2021 08:26:07 +0000</pubDate></item><item><title>Do&#x11F;adan Gelen &#x15E;ifa TOPRAKLANMA</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/683633-dogadan-gelen-sifa-topraklanma/</link><description><![CDATA[<p>
	<br />
	・・・<br />
	Bir kablolu TV üreticisi ölümcül hastalığa yakalanıyor ve çıktığı bu yolculukta topraklanmanın önemini keşfediyor. Yolu, kardiyolog ve biyoenerji psikoterapisti olan bir tıp doktoru ile kesişiyor. Bu ekibe alternatif tıp ve şifa üzerine kitaplar yazan yazar da dahil oluyor ve şimdiye kadarki en önemli sağlık keşfi olarak tanımladıkları “Topraklanma” kitabı ortaya çıkıyor.
</p>

<p>
	Kitapta iyileşilmez denen birçok hastalıkla ilgili vakalar örneklerle ve belgelerle paylaşılmış.  Size özetlemek istediğim konular şunlar;<br />
	<span class="ipsEmoji">👉🏻</span> Topraklanma; negatif yüklü topraktan serbest elektronların, çıplak ayakla temas eder etmez çok olan yerden az olana doğru akmasıyla gerçekleşir.<br />
	<span class="ipsEmoji">👉🏻</span> Topraklanmadan önce biraz su için.<br />
	<span class="ipsEmoji">👉🏻</span> Yapmanız gereken yarım saat çıplak ayakla yürümek, ayakta durmak ve oturmak.<br />
	<span class="ipsEmoji">👉🏻</span> Toprağın kendisi orjinal antienflamatuardır.<br />
	<span class="ipsEmoji">👉🏻</span> Bedendeki iltihaplanma, rahatsızlık ve ağrı elektron eksikliği göstergesidir.<br />
	<span class="ipsEmoji">👉🏻</span> Güneşten nasıl D vitamini alınıyorsa topraktan da T vitamini alırız diyor, elektron formunda elektriksel besinimizdir diyor.<br />
	<span class="ipsEmoji">👉🏻</span> Yalıtkan (kauçuk, plastik, petrokimya bileşenli) malzemeler kullanılan ayakkabılar bedeni topraktan ayırıyor, sağlık riskleri doğuruyor.<br />
	<span class="ipsEmoji">👉🏻</span> Topraklanma sayesinde kısa sürede vücuttaki iltihaplar azalıyor ve geçiyor.<br />
	<span class="ipsEmoji">👉🏻</span> İltihaplara bağlı ağrılar da geçiyor.<br />
	<span class="ipsEmoji">👉🏻</span> Uykusuzluk, hastalık ve yaralardan kaynaklanan kronik ağrılar, yorgunluk, stres, kaygı ve erken yaşlanma hızla iyileşiyor.<br />
	<span class="ipsEmoji">👉🏻</span> Nemli çimenler, toprak, doğal su, göl, nehir ve deniz kenarı mükemmel iletkenlerdir.<br />
	<span class="ipsEmoji">👉🏻</span> Islak bir ağaç gövdesine sarılın. Ağacın nemli köküne ya da yeşil yaprağına da dokunabilirsiniz. Kuru ağaç gövdesine, kabuğuna sarılmak işe yaramayacaktır.<br />
	<span class="ipsEmoji">👉🏻</span> Pineal bezinizde melatonin hormonu salgılanır.<br />
	<span class="ipsEmoji">👉🏻</span> Stres hormonu olan kortizol seviyesini dengeler.
</p>

<p>
	Topraklanan yatak matları, çarşaflar, uyku tulumları, ayak matları, evcil hayvan minderleri, ayakkabılar gibi iç mekanda kullanılan iletken sistemlerle tasarlanan malzemeler yurtdışında sıklıkla kullanılıyormuş. Henüz Türkiye’de yok ama kitapta üreticilere sorun ve talep yaratın diyor. 
</p>

<p>
	 @grabovoiteacher_rabiaalga 
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">683633</guid><pubDate>Mon, 10 May 2021 02:40:53 +0000</pubDate></item><item><title>Yan&#x131;klar i&#xE7;in &#x15F;ifal&#x131; bitkiler</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/298843-yaniklar-icin-sifali-bitkiler/</link><description><![CDATA[
<p><strong>Basit Yanıklar: Bunlar, deride hafif bir kızarıklık meydana<br>getiren yanıklardır. Bir süre sonra, içi su dolu kabarcıklar ortaya<br>çıkar. Bunları, kesinlikle patlatmamak gerekir. Yapılacak şey gerekli<br>ilacı sürüp iyileşmesini baklemektir.</strong></p>
<br><p>Önemli Yanıklar: Yanık alanı büyük ve derinliği de fazla ise, önemli<br>bir yanık var demektir. Bu gibi durumlarda mutlaka hastaneye başvurmak<br>gerekir.</p>
<br><p>* Böğürtlen yaprağı iyice kurutulur, sonra havanda döğülür. <a href="http://bitkiseltedavisi.gen.tr" rel="external nofollow">Zeytinyağı </a>ile karıştırılır. Bir tavuk kanadı ile yanığa sürülür.</p>
<br><p>* Yanıklara zeytinyağı da iyi gelir. Yanığın olduğu yere yavaş yavaş<br>zeytinyağı damlatılır, bir süre açık basılır, sonra yeniden yağ<br>damlatılarak yumuşak bir bezle sarılır. Yanıklarda yün, pamuk ya da<br>tüylü nesneler kullanılmaz, yarayı azdırır.</p>
<br><p>* Yanık tedavisinde en iyi geldiği söylenen şeylerden biri yoğurttur.<br>Yanma olayı olur olmaz hemen yanan yere bol yoğurt sürülür. Yoğurt hem<br>acıyı dindirir, hem de yaranın sağılmasını sağlar.</p>
<br><p>* 1. ve 2. derece yanıklarda, yanan bölgenin büyüklüğüne göre, bir<br>veya birkaç adet çiğ patatesin yıkanıp soyulduktan sonra rendenin ince<br>tarafı ile rendelenmesini ve yanık olan bölgeye, boş yer kalmayacak<br>biçimde, sürülmesini tavsiye ediyor. Yanık bölgeye sürülen bu çiğ<br>patates kürü 12 saat boyunca bekletilmelidir.</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">298843</guid><pubDate>Thu, 28 Feb 2013 13:39:13 +0000</pubDate></item><item><title>&#xFC;mit ile &#x15F;ifal&#x131; bitkiler tavsiyeleri</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/652754-umit-ile-sifali-bitkiler-tavsiyeleri/</link><description><![CDATA[<p>
	ümit ile şifalı bitkiler tavsiyeleri 
</p>

<p>
	<br />
	ROMATİZMA AGRISINA YILDIZ ANASONU<br />
	çin anasonu hint anasonu olarakta bilinen yıldız anasonu sindirim sistemi üzerinde etkili olur,iştahı acar sindirimi kolaylaştırır mide ve barsaklardaki gazı söktürür terletici ve antibakteri yolojik etkileri vardır öksürük solunum yolları enfeksiyonları ve bronşitte iyileştirici ve rahatlatıcıdır romatizma ağrılarını azaltır bu etkileri için çin anasonunun olgun ve kuru tohumlarından 1.2 tatlı kaşıgı alınır hafifçe ezilip üzerlerine 1 bardak kaynar su dökülür kabın üzerine sıkıca kapatılarak tohumlar 5.10 dakika süreyle demlendirilir günde 3 kez 1.er bardak içilir şikayetler sindirim sistemiyle ilgiliyse infüzyon yemeklerden 15.20 dakika önce alınır pomatizma ile ilgili durumlarda hazırlanan infüzyon dıştan elle ovuşturularak uygulanır
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">652754</guid><pubDate>Sun, 20 Dec 2020 08:25:11 +0000</pubDate></item><item><title>Kefir mucizesi</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/365990-kefir-mucizesi/</link><description><![CDATA[
<p style="margin:0px 0px 6px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><strong><span style="font-size:18px;">*** Kefir Hangi Hastalıklara Faydalı ve Mayası Nasıl Yapılır? ***</span></strong></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">Kefir Kafkasya'da yaşayan insanların sıklıkla kullandıkları sütün mayalandırılmasıyla elde edilen bir süt ürünüdür. Son yıllarda Avrupa ve Amerika’da yapılmaya başlanmış ve ülkemizde de Ziraat Fakültelerinin Teknolojisi bölümlerinde üretilmekte olup, sınırlı miktarda satışı yapılmaktadır.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"> </p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;"><img src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png" alt="1488834_932474266771139_4707834746444434" data-src="https://fbcdn-sphotos-a-a.akamaihd.net/hphotos-ak-xap1/v/t1.0-9/1488834_932474266771139_4707834746444434075_n.jpg?oh=75b0083589c8596de87043de508cc1b5&amp;oe=555D24D4&amp;__gda__=1432571293_e5c82af4ad05531297e892556a5fd167"></span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"> </p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"> </p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;"><strong>* Kefir Nedir ?</strong></span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">Kefir, Kefir taneleri ile elde edilen Kafkas orjinli etilalkol ve laktik Asit fermantasyonlarının bir arada oluştuğu tarihi geçmişi olan bir süt içeceğidir. Kefir çok karışık mikrobiyolojik yapıya sahiptir. Boyutları 0,5-3 cm arsasında değişir ve fındık yada Buğday tanesi büyüklüğünde beyaz, beyaz-sarı arasında renklerde küçük karnabahar veya patlamış mısır görünümündedir.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">İnsanlar kendi hücrelerinin 10 katı sayıdaki (100 trilyon) faydalı bağırsak mikrobu ile ortak bir yaşam sürdürmektedir. Faydalı bağırsak mikropları (probiyotikler) çeşitli yararlarının yanında dış ortamdan gelen zehirli Maddelerin kana geçmesini engelleyen koruyucu bir bağırsak tabakası oluştururlar. Bağırsaktaki Sağlıklı mikrop dengesinin,Zararlı mikroplar lehine değişmesi, yani bağırsaktaki mükemmel dengenin bozulması çok sayıda ivegen ve müzmin hastalığa yol açar.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">Son yıllarda rafine gıdaların tüketimindeki artışa paralel olarak, turşu, kefir, boza, çeşitli salamuralar gibi geleneksel Fermantasyon gıdalarının az tüketilmesi, süt ve Yoğurt gibi fazla tüketilenlerin ise ekşimesin ya da kesmesin diye pastörize edilmesi ya da Antipiyotik katılması vücudumuzun mükemmel probiyotik dengesini alt üst etmiştir.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">* Probiyotik - Prebiyotik</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">Kefir Yeterli miktarda yenildiğinde insan ya da hayvan sağlığını olumlu yönde etkileyen mikroorganizmalara probiyotik denir.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><br><span style="font-size:18px;">Kefir Bağırsaktaki bazı mikroorganizmaların çoğalmasını artıran ve/veya aktivitesini uyaran ve insan ya da hayvan sağlığını olumlu yönde etkileyen maddelere (besinsel lifler gibi) prebiyotik denir</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><br><span style="font-size:18px;">Probiyotikler = yararlı bağırsak mikropları ( bakteriler ve mantarlar )</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">Erişkin bir insan bağırsağında 100 trilyon (1,5 kg) faydalı bakteri ve mantar bulunur. Bu rakam insan hücre sayısının 10 katı kadardır.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><br><span style="font-size:18px;">Sayıları 400’ün üzerinde olan bu bakteriler ve mantarlar Normal bağırsak florasını oluştururlar.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><br><span style="font-size:18px;">Bu bakteriler ve mantarlar 300 m2 büyüklüğünde bir yüzey oluşturan bağırsak sümüksü zarını koruyucu bir tabaka şeklinde döşer.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"> </p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;"><strong>Probiyotiklerin görevleri</strong></span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">Bağışıklık sistemini güçlendirmek.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">Yiyeceklerin hazmını kalaylaştırmak.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">Vitaminler (K vit, biyotin, B12, niasin vb) sentezini yapmak.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">Bağırsak duvarını zararlı maddelerden korumak ve bağırsak geçirgenliğini azaltmak.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">Zararlı maddelerin (toksinler) kan dolaşımına geçmesini engellemek.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">Besin allerjilerini ve ekzemayı önlemek.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">Kronik enflamatuvar (iltihabi) hastalıkların oluşumunu engellemek.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">Kanseri önlemek.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">Yaşlanmayı yavaşlatmak.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">Depresyonu hafifletmek.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">Otizm bulgularını hafifletmek.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">İshali önlemek ve tedavi etmek.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">İdrar yolu iltihaplarını önlemek.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">Kabızlığı tedavi etmek.</span></p>
<p style="margin:6px 0px;text-align:left;color:rgb(20,24,35);background-color:rgb(255,255,255);"><span style="font-size:18px;">Böbrek taşlarının ( okzalat ) oluşumunu azaltmak.</span></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">365990</guid><pubDate>Sun, 01 Feb 2015 11:40:53 +0000</pubDate></item><item><title>Meyan k&#xF6;k&#xFC;</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/600642-meyan-koku/</link><description><![CDATA[
<p>
	Meyan kökü Akdeniz ve Asya’da yetişen baklagiller ailesinden Glycyrrhiza glabra adlı bir bitkinin köküdür. Dere ve nehir kenarlarındaki kumluklarda yetişir. Sonbaharda topraktan çıkarılan kökler temizlenip, kurutulur. Karmaşık bir yapısı olan meyan kökünün içeriğinde flavonoidler ve çeşitli fitoöstrojenler (bitki östrojenleri) dahil olmak üzere 134 farklı potansiyel iyileştirici bileşik tanımlanmıştır. Sağlık açısından mucizevi yararlar sağlayan değerli bir bitkidir.
</p>

<p>
	Meyan kökü nasıl kullanılır?
</p>

<p>
	Kökler; bitkisel takviyeler ve ilaçlar için kullanılan birincil kısım olmasına rağmen, yapraklar da anti-mikrobiyal faydaları için değerlendirilir. Kurutulmuş meyan kökleri demet halinde, kesilmiş bloklar olarak, çubuk ya da toz halde satılır. Kapsül ve sıvı formları da mevcuttur.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<img alt="spacer.png" class="ipsImage" data-ratio="50.00" height="400" style="height:auto;" width="800" data-src="https://entresemillas.com/semillas/img/cms/regaliz-como-sembrar-semillas.jpg" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png">
</p>

<p>
	Meyan kökü ekstresi
</p>

<p>
	Öksürük damlası, şurup, pastil ve müshil ilaçlarının bileşimine dahil edilir. Şekerler ve içeceklerde tatlandırıcı olarak kullanılır. Meyan ekstresi tüketimi günlük 30 mg / mL glisirizik asidi aşmamalıdır. Daha fazlası istenmeyen yan etkilere neden olabilir.
</p>

<p>
	Meyan tozu
</p>

<p>
	Toz formundaki meyan kökü, özellikle egzama ve aknenin tedavisinde kullanılabilir. Cildi temizleyen bir merhem olarak kızarıklık, şişme, kaşıntı ve döküntü semptomlarını iyileştirebilir.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Meyan çayı
</p>

<p>
	Meyan kökü çay olarak tüketildiğinde sindirim ve solunum problemlerinizde rahatlama sağlar. Öksürüğe iyi gelir, kabızlığı giderir, balgam söktürücüdür.
</p>

<p>
	Meyan balı (meyan/biyan şurubu)
</p>

<p>
	Meyan kökünün taze veya kuru kökleri yoğun bir kıvam alana kadar suda kaynatılır. Suda kolaylıkla eriyen parlak, siyah renkli tatlı bir öz elde edilir. Pastil olarak alındığında göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Ağızda emilen meyan kökü mide rahatsızlıklarını giderir. Meyan kökünün yoğun hali olan meyan balı, kortizon kullanımının gerekli olduğu durumlarda (Addison hastalığı) tercih edilebilir. Üst solunum yolu rahatsızlıklarında günde 0,5-1g; mide rahatsızlıklarında 1,5-3g alınmalıdır.
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">600642</guid><pubDate>Mon, 30 Mar 2020 20:58:31 +0000</pubDate></item><item><title>Do&#x11F;al g&#xFC;ne&#x15F; koruyucusu tarifi</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/562535-dogal-gunes-koruyucusu-tarifi/</link><description><![CDATA[
<p>
	GÜNEŞ KORUYUCUSU YAPIMI
</p>

<p>
	D vitamini sentezleyebilmek için, öğlen saati, koruyucusuz olarak yaklaşık 20 dakika usulüne uygun güneşlenmek, bunun dışında mümkünse güneşte kalmamak, gölgede olmak,  güneşe çıkılacaksa UV koruyuculu giysi ve şapkayla güneşe çıkmak, denize güneşin battığı saatte girmek en doğru yol.
</p>

<p>
	Yine de güneş alerjisi olanlar, için sağlıklı güneş koruyucu kremi alternatifi:
</p>

<p>
	Dr. Yavuzcan evde yapılabilecek bir güneş koruyucu tarifi verdi ve görüşünü şu şeklinde ifade etti: 
</p>

<p>
	“Doğal malzemelerle kendi güneş koruyucunuzu evde yapın ve ticari markalardaki kimyasallardan kaçının. Ev ortamında dahi rahatlıkla yapabileceğiniz güneş koruyucu krem formülünüzü birkaç deneme sonucunda dilediğiniz gibi elde etmemeniz için hiç bir sebep yok.” 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Sağlıklı Yaşıyoruz® @saglikliyasiyoruzcom  
</p>

<p>
	 
</p>

<div class="ipsEmbeddedOther">
	<iframe allowfullscreen="" data-embedid="embed6063886259" scrolling="no" style="height:360px;" data-embed-src="https://www.turkish-media.com/forum/index.php?app=core&amp;module=system&amp;controller=embed&amp;url=https://www.facebook.com/saglikliyasiyoruzcom/photos/a.1196769470432781/2086154111494308?type=3%26sfns=mo"></iframe>
</div>

<p>
	 
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">562535</guid><pubDate>Sat, 08 Jun 2019 10:26:32 +0000</pubDate></item><item><title>Kantaron ya&#x11F;&#x131; ve yap&#x131;m&#x131;</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/558652-kantaron-yagi-ve-yapimi/</link><description><![CDATA[
<p>
	<img alt="spacer.png" class="ipsImage" data-ratio="136.36" height="720" style="height:auto;" width="528" data-src="https://scontent.fada1-2.fna.fbcdn.net/v/t1.15752-9/60283629_1098053540378821_2765169480685322240_n.jpg?_nc_cat=110&amp;_nc_ht=scontent.fada1-2.fna&amp;oh=e95ecef2f7e1be956912679f795e431e&amp;oe=5D6143DB" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png">
</p>

<p>
	<span style="background-color:#ffffff;color:#424242;font-size:17px;">Kimyasal ilaç kullanmayı sevmeyip doğal ve bitkisel tedavi yöntemlerini<span> tercih </span>edenler için mucizevi bir bitki kantaron! Türkiye'nin bir çok yerinde yetişebilen bir bitki olan kantaron birçok faydayla insan vücudunu iyileştirici etkiye sahip, tabii ki doğru ve yeterli kullanıldığında. <span> </span>Aktarların doğallığına güvenmeyenler<span> evde benim gibi kendi yağlarını kendileri hazırlayabilirler..E</span>vde kantaron yağı tarifini vermeden önce biraz faydalarından bahsedeyim:</span>
</p>

<p>
	 
</p>

<p style="background-color:#ffffff;color:#333333;font-size:18px;">
	<strong>Sakinleştirici özelliği bulunur</strong>
</p>

<p style="background-color:#ffffff;color:#333333;font-size:18px;">
	İçerisinde bulunan çok sayıda farklı madde ile birçok olumsuz duruma karşı kullanılan kantaron, yağı ile sakinleştirici bir etkiye de sahip. Değişik kullanım şekilleriyle vücuda uygulanan kantaron yağı, gün içerisinde üzerimizde biriken stres için de oldukça faydalı.
</p>

<p>
	 
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">558652</guid><pubDate>Tue, 14 May 2019 15:29:13 +0000</pubDate></item><item><title>Hay&#x131;t Tohumu</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/246164-hayit-tohumu/</link><description><![CDATA[
<p>Hayit meyvası östrojen ve progesteron içerdigi için erkeklerin kullanması iyi bi sonuc vermez diye düşünmekteyim.. kullanılması durumunda adet düzenleyici ve adet sancısını azaltıcı etki gösterir..</p>
<p> </p>
<p>Hayıt (vitex agnus-castus); el şeklinde yaprakları olan,yaz aylarında morumsu çiçekler açan, çalı görünüşünde 1-3 metre yüksekliğinde bir ağaççıktır. yarim cm' lik küre şeklinde, acımsı meyveleri vardır. rengi iyice koyulaşan meyveler, ekim-kasım döneminde toplanır ve gölgede kurutulur. fransa, italya, yugoslavya, yunanistan, suriye, lübnan ve türkiye' de akdeniz ile ege bölgelerinde yaygın olarak yetişir. yapılan araştırmalara göre meyve ve tohumları; % 4-6 oranında eterli uçucu yağlar (1-8 cineole, p-cymene, ß-caryophyllene, a-terpineol, citronellol, castine, a- ve b- pinene, linalool, limoneen, ledol, y-cadinene, camphene, sabinene), alkaloit (viticin), %1 oranında flavonoidler (casticin, isovitexin, kaempferol, quercetin, orientin, isoorientin, penduletin, luteolin-7-glucoside, quercetagetin, isorhamnetin), %1-3 oranında yağ asitleri (palmitic acid, linoleic acid, linolenic acid, eicosapentanoic acid, oleic acid, stearic acid), iridoid-glikozitler (% 0,3-1,1 aucdubin ve % 0,5 agnuside), steroidler (progesterone, testosterone, 17- a-hydroxyprogesterone, androstenedione), vitaminler (folic acid, thiamine, pyridoxine, riboflavin, cholecalciferol, tocopherols, tocotrienols), tanen ve rezin içerir.</p>
<p> </p>
<p>Adet öncesi sendromlar (pms), adet zorlukları ve menopoz kadınlık tarihi kadar eski problemlerdir. kadınlara bu konularda yardımcı olmak için çok çeşitli çareler araştırılmıştır. şüphesizki doğal terapi yöntemleri bu alanda da yol göstermektedir. bu naturel terapilerden birisi özellikle göze çarpmaktadır: hayıt meyvesi veya tohumu. hayıt meyvesi veya kısaca hayıt her yaştaki kadın için ebedi bir bitkisel çaredir. m.ö 450' de hayıt' tan ilk olarak bahseden tıbbın babası kabul edilen hipokrat' tır (hippocrates). o zamandan beri geleneksel herbalistler hayıtı yüksek ateş, başağrısı, gazlanma ve idrar arttırma için ama en önemlisi günümüzde de devam eden şekliyle "kadın hastalıkları" için tavsiye etmişlerdir. adet öncesi gerginlik (pmt), genellikle östrojen (oestrogen) ve progesteron (progesterone) hormonları arasında dengesizliğe neden olur. progesteron' un göreceli noksanlığı; adet gecikmesi, göğüslerin hassasiyeti, sancı, kramp ve depresyon gibi semptomlardan sorumlu rahatsızlıklara yol açar. hayıt bu semptomların giderilmesinde veya azaltılmasında etkilidir. hayıt meyvesi içerisindeki eterli uçucu yağların ve diğer sinerjetik bileşiklerin hipofiz bezi üzerinde pozitif etkileri vardır. bilindiği gibi hipofiz bezi pekçok vücut hormonunun dengesinden sorumludur.</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">246164</guid><pubDate>Wed, 07 Sep 2011 18:22:02 +0000</pubDate></item><item><title>Kombucha &#xC7;ay&#x131; (Kombu)</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/462388-kombucha-cayi-kombu/</link><description><![CDATA[
<p>
	<span style="font-size:16px;"><span style="color:#c0392b;"><span style="background-color:rgb(255,255,255);">Kombucha çayı ve Kombu Mantarı Nedir?</span></span></span><br style="background-color:#ffffff;color:#1d2129;font-size:14px;"><br style="background-color:#ffffff;color:#1d2129;font-size:14px;"><span style="background-color:#ffffff;color:#1d2129;font-size:14px;">Kombu Çayı (Kombucha), ilaç olarak da kullanılan fermente edilmiş bir çay çeşididir.Yeşil veya siyah çaydan yapılabilir. Doğu Asya’ya özgü bir çay olup dünyaya yayılmıştır. Fermentasyon esnasında disk biçiminde, jelatinimsi bir zardan meydana gelen mantar oluşur. Kombu mantarı, ve şekerden oluşan bir beslenme solüsyonu içerisinde yaşar ve bu ortamda sürekli üremektedir. Kombu Mantarı, zamanla çayın bütün yüzeyine yayılarak kalınlaşır.</span>
</p>

<p>
	 
</p>

<p><a href="https://www.turkish-media.com/forum/uploads/monthly_2017_11/20431321_10214286524022018_1996198271038396263_n.jpg.e00559a8b4cd16cb97986942da9d98af.jpg" class="ipsAttachLink ipsAttachLink_image"><img data-fileid="2249" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png" class="ipsImage ipsImage_thumbnailed" alt="20431321_10214286524022018_1996198271038396263_n.jpg" data-src="https://www.turkish-media.com/forum/uploads/monthly_2017_11/20431321_10214286524022018_1996198271038396263_n.jpg.e00559a8b4cd16cb97986942da9d98af.jpg" data-ratio="75"></a></p>
<p><a href="https://www.turkish-media.com/forum/uploads/monthly_2017_11/23172940_1139898406144336_8653855882588817879_n.jpg.fc82ae9c8c16434e343914b58490e505.jpg" class="ipsAttachLink ipsAttachLink_image"><img data-fileid="2250" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png" class="ipsImage ipsImage_thumbnailed" alt="23172940_1139898406144336_8653855882588817879_n.jpg" data-src="https://www.turkish-media.com/forum/uploads/monthly_2017_11/23172940_1139898406144336_8653855882588817879_n.thumb.jpg.8747ec5f8b043d1196316461911e0123.jpg" data-ratio="133.33"></a></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">462388</guid><pubDate>Tue, 21 Nov 2017 20:53:21 +0000</pubDate></item><item><title>&#x15E;ifal&#x131; bitkileri bilin&#xE7;siz kullanman&#x131;n getirdi&#x11F;i tehlikeler</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/441553-sifali-bitkileri-bilincsiz-kullanmanin-getirdigi-tehlikeler/</link><description><![CDATA[
<p><strong>Halk arasında şifalı otlar diye adlandırılan bitkisel yani herbal ürünlerin ne gibi zararları oluyor?</strong></p>
<p> </p>
<p style="font-size:13px;color:rgb(68,68,68);font-family:Arial, Helvetica, Garuda, sans-serif;">Bazı herbal ürünler kan ölçümlerine ve ya diğer testlerin ölçümlerine etki ederek testlerin normalden daha düşük veya daha yüksek ölçülmesine sebep oluyor. Herbal ürünlerin bilinçli kullanımı büyük önem arz etmektedir. Bu konuda merkezimizde uyguladığımız testlerden bir tanesi de kişinin hangi herbal ürünü kullanıp hangi herbal ürünü kullanamayacağını göstermektedir. Bu sayede bilinçli bir şekilde herbal ürünlerin tüketimi mümkün olabilecektir.</p>
<p style="font-size:13px;color:rgb(68,68,68);font-family:Arial, Helvetica, Garuda, sans-serif;"> </p>
<p><strong>İlaçların yerine kullanılan herbal ürünler kişilerde ne gibi riskler oluşturuyor?</strong></p>
<p> </p>
<p style="font-size:13px;color:rgb(68,68,68);font-family:Arial, Helvetica, Garuda, sans-serif;">İlaçların aksine kullanılan herbal ürünler genelde karışımlar halinde bulunuyor ve standardize edilmediğinden içerisindeki etken madde miktarını bilmek çok zor olmaktadır. Buna en çarpıcı örneklerden biri olarak keten tohumunu verebiliriz. Kalbe iyi geldiği söylenen keten tohumunun daha sonra erkeklerde prostat kanseri riskini arttırdığı saptanmıştır. Bu yüzden de birçok kişi keten tohumunu kullanmayı bırakmıştır. Örnek verecek olursak yine karaciger icin kullanilan kuzukulagi icerdigi okzalat yüzünden böbrek taşina sebep olur.</p>
<p style="font-size:13px;color:rgb(68,68,68);font-family:Arial, Helvetica, Garuda, sans-serif;">Dağ kavunu sinuzit icin kullanilir. Oysa ciddi sekilde boğazi tahriş eder. İlaçlar kullanılmaya başlamadan önce herbal ürünler yüzyıllar boyu ilaç niyetine kullanılmıştır. Milattan önce 2700 yılında Çin’de Shen Nong bu cins maddeleri hastalıkların şifasında kullanmaya başlayarak Kampo tıbbının temellerini atmıştır. Daha sonra Hindistan’da Ayurveda, İslam ülkelerinde Unani yöntemleriyle hastalar tedavi edilmeye çalışılmıştır. Avrupa’da MS 100 yıllarında Roma İmparatorluğu döneminde Galen adlı bir bilim adamı kullandığı herbal karışımları lisanslayarak reçete haline getirmiş ayrıca bu maddelerin etkileri ve yan etkileri hakkında da detaylı araştırmalar yapmıştır.</p>
<div style="color:rgb(68,68,68);font-family:Arial, Helvetica, Garuda, sans-serif;font-size:12px;"><div style="margin:0px 15px;text-align:center;"> </div></div>
]]></description><guid isPermaLink="false">441553</guid><pubDate>Thu, 25 May 2017 12:00:45 +0000</pubDate></item><item><title>KANSERE KAR&#x15E;I BU&#x11E;DAY &#x15E;IRASI</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/299926-kansere-karsi-bugday-sirasi/</link><description><![CDATA[
<p>"Kanser Yok B17 Eksikliği Var" başlığı altında B17 vitaminin öneminden ve buğday çimi ve şırasının faydalarından bahsedilmişti. <a href="http://www.turkish-media.com/forum/topic/299925-kanser-yok-b17-vitamini-eksikli%C4%9Fi-var-m%C4%B1-acaba/" rel="external nofollow">Konuya göz atmak isteyenler bu linke tıklayabilir. </a></p>
<p> </p>
<p><strong>Buğday Şırası Nasıl Yapılır: </strong></p>
<p> </p>
<p>Bir bardak aşurelik buğday, önce tertemiz yıkanarak bir litrelik cam kavanoza konur.<br>Üzerine 3 bardak su -klorlu olmamak şartıyla- ilave edilir.<br>Kavanozun ağzı bir tülbentle kapatılarak serin bir yerde 24 saat bekletilir.<br>Bu ilk su kullanılmaz dökülür.<br>Kavanoza yeniden 3 bardak su ilave edilir.<br>24 saat bekletildikten sonra oluşan yarı gazozlu su içilmek üzere bir kaba aktarılır.</p>
<p> </p>
<p><img src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png" alt="bugday%20sirasi-7a.jpg" data-src="http://www.meleklermekani.com/imagehosting/bugday%20sirasi-7a.jpg"></p>
<p> </p>
<p>Dr. İlhami Güneral'e göre:</p>
<p> </p>
<p>Önemli olan bağışıklık sisteminin güçlendirilmesidir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek çok da zor bir şey değildir. Buğday müthiş bir kanser ilacıdır. Buğday şırası kanseri önler ve bu önemli bir bitkisel tedavi aracıdır. Buğday çimi, bol klorofil maddesi dışında 100 kadar vitamin, mineral ve besin maddesi içerir.</p>
<p> </p>
<p>Taze olarak kullanılan buğday çiminde, aynı ağırlıktaki portakaldan 60 kez daha fazla C vitamini ve aynı ağırlıktaki ıspanaktan 8 kat fazla demir bulunur.</p>
<p> </p>
<p>Buğdayın bir başka özelliği ise kandaki toksinleri nötralize eden maddeler içermesidir.</p>
<p> </p>
<p>Sıvı oksijenle dopdolu olan buğday çimi, doğanın en güçlü anti kanseri olan ‘laetril’ içermektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Bu arada süper bir açıklama daha: Buğday çimi suyu özellikle kilo sorunu olan ve diyet yapan kişilerin vücudundaki yağ yakışının hızlanmasına olanak sağlarmış. </strong></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">299926</guid><pubDate>Tue, 12 Mar 2013 10:57:31 +0000</pubDate></item><item><title>Sararm&#x131;&#x15F; di&#x15F;lere bu kar&#x131;&#x15F;&#x131;mla veda edin</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/423448-sararmis-dislere-bu-karisimla-veda-edin/</link><description><![CDATA[
<p style="color:rgb(51,51,51);font-family:montserratlight, 'Helvetica Neue', Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:22px;">Güzel bir gülümsemeye sahip olmak çok önemli.</p>
<br><p style="color:rgb(51,51,51);font-family:montserratlight, 'Helvetica Neue', Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:22px;">Kahve, sigara, bazı ilaçlar ve hastalıklar ise dişlerinizin parlaklığını öldürüyor.</p>
<br><p style="color:rgb(51,51,51);font-family:montserratlight, 'Helvetica Neue', Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:22px;">Neyse ki sararmış dişlerden kurtulmak gayet kolay. Bunun için dişlerinize zarar veren kimyasalları da kullanmanız gerekmiyor üstelik.</p>
<br><p style="color:rgb(51,51,51);font-family:montserratlight, 'Helvetica Neue', Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:22px;">Denenmiş ve hemen hemen herkeste işe yarayan yöntemle, sadece mutfağınızdaki üç malzemeyi kullanarak bembeyaz dişlere kavuşabilirsiniz.</p>
<br><p style="color:rgb(51,51,51);font-family:montserratlight, 'Helvetica Neue', Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:22px;"> </p>
<br><p style="color:rgb(51,51,51);font-family:montserratlight, 'Helvetica Neue', Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:22px;"><img src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png" alt="b268bb6006793ea73bb95b7198c8d5fe.jpg" data-src="https://s-media-cache-ak0.pinimg.com/564x/b2/68/bb/b268bb6006793ea73bb95b7198c8d5fe.jpg"></p>
<br>
]]></description><guid isPermaLink="false">423448</guid><pubDate>Tue, 22 Nov 2016 11:35:06 +0000</pubDate></item><item><title>Limon suyu ve sar&#x131;msak kar&#x131;&#x15F;&#x131;m&#x131;n&#x131;n y&#xFC;zde 100 kan&#x131;tlanm&#x131;&#x15F; faydalar&#x131;</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/423437-limon-suyu-ve-sarimsak-karisiminin-yuzde-100-kanitlanmis-faydalari/</link><description><![CDATA[
<p style="font-size:16px;font-family:'Open Sans', Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;color:rgb(126,126,126);"><img src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png" alt="limon-sarimsak.jpg" data-src="http://2.bp.blogspot.com/-wpD5ZFhaekc/URAi8ZKZNzI/AAAAAAAAAXQ/duYsSOQAZSE/s1600/limon-sarimsak.jpg"></p>
<br><p style="font-size:16px;font-family:'Open Sans', Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;color:rgb(126,126,126);">1- Tüm romatizmal iltihabi engeller, her çeşit romatizmal ağrıları geçirir, kireçlenmeyi engeller, eklem yüzeylerinin yenilenmesini sağlar ve her çeşit ağrıyı keser.</p>
<br><p style="font-size:16px;font-family:'Open Sans', Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;color:rgb(126,126,126);">2- Kolesterol ve lipidi düşürür, zararlı yağların yakılmasını sağlar, zayıflatır, vücuttaki şeker oranını dengeler, pankreasin yenilemesini sağlar.</p>
<br><p style="font-size:16px;font-family:'Open Sans', Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;color:rgb(126,126,126);">3- Vücudun bağışıklık sisteminin sağlığı açısından çok etkilidir ve her türlü alerjiyi, bilhassa da damarsal kökenli ve strese bağlı cilt alerjilerini kökünden önler. Ayrıca kansere karşı korur.</p>
<br><p style="font-size:16px;font-family:'Open Sans', Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;color:rgb(126,126,126);">4- Helycobeacter pylori isimli ülser mikrobunu yok ederek mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin tedavisini sağlar.</p>
<br><p style="font-size:16px;font-family:'Open Sans', Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;color:rgb(126,126,126);">5- Bütün damar iltihaplarını tedavi eder, tıkanan damarları açar, damar sertliklerini ve hipertansiyonu  engeller.</p>
<br><p style="font-size:16px;font-family:'Open Sans', Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;color:rgb(126,126,126);">6- Beyin hücreleri ve tüm sinir sistemlerini yeniler, sinirdeki aksiyon potansiyelini düzenleyip ileri – refleks hızını artırır, felç ve inme riskini azaltır.</p>
<br><p style="font-size:16px;font-family:'Open Sans', Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;color:rgb(126,126,126);">7- Böbrek ve safra taşlarını eritir, idrar söktürür, vücuttaki şişkinliği  giderir ve dokularda ödem oluşmasını önler.</p>
<br><div> </div>
<br>
]]></description><guid isPermaLink="false">423437</guid><pubDate>Tue, 22 Nov 2016 09:31:10 +0000</pubDate></item><item><title>Kanser Yok B17 Vitamini Eksikli&#x11F;i Var (m&#x131; acaba?)</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/299925-kanser-yok-b17-vitamini-eksikligi-var-mi-acaba/</link><description><![CDATA[
<p><span style="font-family:verdana, geneva, sans-serif;"><span style="font-size:14px;"><strong>Kanser Yok B17 Vitamini Eksikliği Var.</strong></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:verdana, geneva, sans-serif;"><span style="font-size:14px;">Son zamanlarda klasik tedavi yöntemlerini reddeden tüm doktorların ortak iddiası kanseri tedavi etmek ve önlemek için  B17 vitaminin kullanılmasından yana... Halkı devamlı buğday şırası içen Pakistan`daki Hunzakut Prensliği`nde kanserden ölüme rastlanmıyor. Ayrıca Hunzakutlular, acı badem ve kayısının da çekirdeğini yiyorlar.</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:verdana, geneva, sans-serif;"><span style="font-size:14px;">B17 Vitamini buğday çimi ve buğday şırasında yüksek oranda olmak üzere, acıbadem ve kayısı çekirdeklerinde, elma çekirdeğinde bulunur.</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:verdana, geneva, sans-serif;"><span style="font-size:14px;">Buğday çimi, bol klorofil maddesi dışında 100 kadar vitamin, mineral ve besin maddesi içerir. Taze olarak kullanılan Buğday çiminde, aynı ağırlıktaki portakaldan 60 kez daha fazla C vitamini ve aynı ağırlıktaki ıspanaktan 8 kat fazla demir bulunmaktadır. Buğdayın bir başka özelliği ise kandaki toksinleri nötralize eden maddeler içermesidir. Sıvı oksijenle dopdolu olan buğday çimi doğanın en güçlü anti kanseri olan `laetril` içermektedir.</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:verdana, geneva, sans-serif;"><span style="font-size:14px;">Acı kayısı çekirdeğinde bulunan Amigdalin ya da  B17 vitamini, başka hiçbir yiyecekte bu kadar fazla bulunmamaktadır. Acı kayısı çekirdeğinde b17 vitamininin oranı %6 ‘ dır. Kanser tedavisinde kullanılan Amigdalin ya da  B17 vitaminin insan sağlığı açısından sahip olduğu değer oldukça fazladır.</span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:verdana, geneva, sans-serif;"><span style="font-size:14px;"><strong>Karşı Görüş var bir de burada hemen ona da değinmek istiyorum:</strong></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:verdana, geneva, sans-serif;"><span style="font-size:14px;">Şimdi şöyle ki amigdalin aslında acı badem olarak da bilinen Prunus Dulcis ağacının tohumlarından izole edilen bir glikozitmiş. 1950li yılların başından bu yana amigdalinin değiştirilmiş bir formu "Laetril" ve "Vitamin B17" isimleri altında kanserin çaresi olarak lanse edilmiş. Halbuki kendisi bir vitamin olmadığı gibi son derece tehlikeli bir toksitmiş. Öyle ki ağız yoluyla alındığında siyanür etkisi yaratıp öldürebiliyormuş. </span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:verdana, geneva, sans-serif;"><span style="font-size:14px;">Amerika'da B17 vitamininin kanser ilacı olarak satışı çoktan yasaklanmış. B17 vitamininin kanser tedavisinde hiçbir yararının bulunmadığı ve tıp literatüründe bu zamana kadarki en kurnaz, en sofistike ve kesinlikle en kazançlı kanser şarlatanlığı promosyonu olduğu söyleniyormuş. </span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:verdana, geneva, sans-serif;"><span style="font-size:14px;">Bundan sonra ne yapacağınız size kalmış artık</span></span> <img src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png" title=":)" alt="smile.png" data-src="http://www.turkish-media.com/forum//public/style_emoticons/default/smile.png"></p>
<p> </p>
<p><em><img src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png" alt="Vitamin-B17-Laetrile.jpg" data-src="http://www.diseaseclick.com/wp-content/uploads/2012/12/Vitamin-B17-Laetrile.jpg"></em></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">299925</guid><pubDate>Tue, 12 Mar 2013 10:57:09 +0000</pubDate></item><item><title>Bir Egzama Hastas&#x131;'n&#x131;n Hayat&#x131;</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/337840-bir-egzama-hastasinin-hayati/</link><description><![CDATA[
<div>Başlıktan anlaşıldığı gibi egzama hastalığına yakalanmış birisiyim,bu hastalıkla geçirdiğim süreci sizlerle paylaşmak istiyorum çünkü başıma gelen bu durumdan sonra farkettim ki ne kadar çok insan bu ve bunun gibi hastalıklarla mücadele ediyor derman arıyor.Yaşadığım tecrübe sebebi ile yararlı olacağı kanaatindeyim.</div>
<br><div>      Adım Nurtekin Çavuş Antalya'da beş yıldızlı bir otelde yöneticiyim,uzun süre futbol oynadım spor yapmadığım hafta kendimi rahatsız hissederim 14 yıl önce geçirdiğim varikoser dışında hiçbir hastalığım olmadı.</div>
<br><div>       2013 yılının kasım ayında aniden bu hastalığa yakalandım ani diyorum çünkü bir sabah uyandığımda ayaklarımın altında derilerin çatladığını gördüm bir gün önce birşey yoktu.Daha sonra kaşıntılar el ve ayakta yarılma biçiminde acı veren sinir bozucu yaralar ve kanamalar oldu.İlk etapta kortizol,kaşıntı için krem ya da merhem gibi ilaçlar stres sebebi ile başladığı tespitinden dolayı sakinleştirici verdiler.Fakat geçici rahatlamalar dışında  hiçbir ilerleme olmadı çare için İstanbul'a Ankara'ya doktorlara gittim fakat tedaviler sonuç vermedi ilerleme göremedim,sürecin uzun olacağını söylemişlerdi fakat dayanacak gùcüm kalmamıştı çünkü çalışamaz hale geldim ellerim yaralardan kapanmıyor, çayımı bile karıştıramıyordum  gömlek giymiyordum çünkü düğmeleri kapatamıyordum,bankamatikten kartımı geri alamadığım için yardım istemek zorunda kaldım.Ankara İstanbul sonrası insan her duyduğunu denemek istiyor çünkü umut dünyasındayız,sonrasında aktarlar,bitkilerle tedavi  alternatif tıptan birçok şey .. Ama olmadı!!! Yaralardan rahat uyuyamadım banyo yapamadım,oğlumu sevmedim,</div>
<br><div>      Gelelim şu ana ; Anladığınız gibi bilgisayarda yazımı kendim yazıyorum ellerim harika bugün oğlumla top bile oynadım, NASIL MI??</div>
<br><div>      Bundan 10 gün önce ( bugün 02.03.2014) sayın doktor Recep Çelik ile tesadüf eseri tanıştım bana birkaç soru sorduktan sonra tebessümle hallederiz dedi,tabi bukadar doktor profesör tedavisinden sonra pek umutlu değildim,öncelikle hastalığın ne olduğunu anlattı bana sonra tedavi sürecini birtakım aletlerle ölçümler, arkasından hızlı ama hastayı yormayan tedavi başladı.</div>
<br><div>       Bende ilk duyduğum zamanlar çok ciddiye almadım fakat Recep Beyin uyguladığı metotlarla sadece 5 gün içerisinde ellerimi tutar hale getirince 7. Günde yumruğumu sıkınca hatta başlangıçta ilk on beş dakika içinde ellerim ayaklarım ve vücudumu soğutup beni rahatlatınca kısa bir süre sonrada normal hayatıma dönünce bana da burada sayın doktor Recep Çelik'e teşekkür etmekten ve sizlere yardımcı olabilmek için burada paylaşmaktan başka yapacak birşey kalmadı.Bu vesile ile uygulanan tedaviyi anlatabilirim fakat kişi bünyesine ve alışkanlıklarına göre de değişiklikler olduğundan, uzmanı olmadığım ama yaşayarak gördüğüm öğrendiğim bu konuda en doğrusunun sayın Recep Çelik ile görüşülmesini iyileşmiş bir hasta olarak hem modern tıp hemde alternatif tıbbın mükemmel uyumunu ve sıhhatinize kavuşacağınıza yürekten inanarak tavsiye ediyorum..</div>
<br><div>           Unutmadan şunu da eklemem gerektiğini düşünüyorum sayın Recep beye ödediğim ücret aktarlara ödediğimin 5 te 1 i )))</div>
<br><div>          Sayın doktor Recep Çelik'e ulaşmak isterseniz Alanya incekum mevkiinde  Özkaymak Otel karşında muayenehanesi var,başka birşeyide yok zaten ))) </div>
<br><div>Sayın doktor RECEP ÇELİK e sonsuz teşekkür ve saygılarımla....</div>
<br><div>                                                               Nurtekin Çavuş </div>
<br><div> </div>
<br><div>Nurtekin Çavuş'un Videosu</div>
<br><div> </div>
<br><div><a href="http://dai.ly/x1ocgtt" rel="external nofollow">http://dai.ly/x1ocgtt</a></div>
<br>
]]></description><guid isPermaLink="false">337840</guid><pubDate>Sat, 19 Apr 2014 08:19:37 +0000</pubDate></item><item><title>Papatya &#xE7;ay&#x131;n&#x131;n faydalar&#x131; nelerdir?</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/406644-papatya-cayinin-faydalari-nelerdir/</link><description><![CDATA[
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;color:rgb(51,102,255);font-size:large;"><strong>Papatya Bitkisinin Sağlığa Faydaları</strong></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">Papatyanın insan sağlığına sayısız faydası bulunmaktadır. Papatya genel hatlarıyla iki farklı kullanım şekli ile insan sağlığına fayda sağlar.  Bu kullanım şekilleriden ilki gıda olarak kullanımdır. Diğer kullanım şekli kozmetik ürünü olarak kullanımdır. Papatya bitkisinin gıda olarak kullanım şekli çoğunlukla “çay” olaraktır. Kozmetik ürünü olarak kullanılan durumlarda papatya bitkisinin kendisi, çayı, yağı farklı şekillerde kullanılabilir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;color:rgb(51,102,255);font-size:large;"><strong>a) </strong><strong>Papatya Bitkisinin Gıda Olarak Tüketiminde Sağlığa Faydaları</strong></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">Papatya bitkisi yüzyıllar öncesinden beri çay şeklinde hazırlanıp tüketilmiş ve birçok hastalığın tedavisinde kullanılmıştır. Papatya çiçeklerinin toplanarak kurutulmasından sonra kaynar suya bir miktar kurutulmuş papatya çiçeği konularak çayı hazırlanıp içilirse aşağıda sıraladığımız hastalık ve rahatsızlıklara iyi gelebilir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Soğuk Algınlığı, Grip, Nezle :</strong> Papatya çiçeğinin içerisinde bulunan antibakteriyel ve antioksidan maddeler bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlayarak vücudun soğuk algınlığı, grip ve nezle gibi hastalıklara yakalanma riskini azaltır. Soğuk algınlığı yaşayan kişilerin hastalık sırasında papatya çayı içmeleri durumunda ise hastalığın daha hızlı atlatılmasına yardımcı olur.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Uykusuzluk : </strong>Papatya çayı geleneksel tıp alanında uykusuzluk tedavisinde kullanılagelmiş doğal bir içecektir.2005  yılında Japon bilim adamları tarafından yürütülen bilimsel bir çalışmada, papatya çayının yapısında bulunan bazı maddelerin uykusuzluk tedavisinde kullanılan Benzodiazepine maddesinin yerine geçebildikleri ve Benzodiazepine maddesi gibi davrandıkları tespit edilmiştir. Bu bilimsel çalışmada passiflora ile papatya çayının uykusuzluğun önlenmesi hususunda mukayese edilmiş ve papatya çayının passifloraya göre 10 kattan daha fazla etkili olduğu tespit edilmiştir. Uykusuzluk yaşandığı durumlarda papatya çayının içilmesi rahat bir uyku uyuyabilmek için en doğal ve harika bir çözümdür. Papatya çayı, içilmesinden sonra takribi 30 dakika ile 60 dakika arasında rahat bir uyku haline geçilmesine yardımcı olur. </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Sinir Sistemi Sağlığı :</strong> Japon bilim adamları tarafından 2005 yılında yapılan bilimsel çalışmada papatya çayının Benzodiazepine maddesinin yerine geçebilen maddeler içerdiğini söylemiştik. Bu çalışma neticesinde; anksiyete, uykusuzluk hastalığı ve sinir sisteminin sakinleştirilmesinde kullanılan ilaçların etken maddesi olan Benzodiazepine maddesi yerine geçebilen doğal maddelerin papatya çayının içerisinde bulunduğu tespit edilmiştir. Bu demektir ki papatya çayı sinir sistemi üzerine olumlu etkide bulunur, zihinsel yorgunluğun giderilmesine ve sinirlerin yatışmasına yardımcı olur. Gün içerisinde iş stresinden bunalan kişiler için papatya çayı güzel ve doğal bir sakinleştiricidir. Sinir sisteminde yükselen korku, endişe gibi duyguların papatya çayının içilmesinden bir süre sonra normal seviyelerine gerilediği gözlemlenmiştir. Özellikle yoğun stresli işlerle uğraşan ve hatta zaman zaman sakinleştirici ilaç kullanmayı bile göze alan kişilerin öncelikle papatya çayını denemelerini tavsiye ederiz. Papatya çayının sinir sistemi üzerinde göstermiş olduğu yatıştırıcı etki adet dönemlerinde kadınların daha az sinirli olmasına, sakin kalmalarına ve daha az adet sanıcı çekmelerine de yardımcı olur. Sinir sistemi sağlığının korunması için papatya suyunun etkili olduğu kadar papatya yağı da etkilidir. Burada dikkat edilmesi gereken husus papatya yağının içilmemesidir. Papatya yağının 15-20 cm mesafeden birkaç kez koklanması yeterli gelmektedir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Migren, Baş Ağrısı :</strong> Papatya çayının sinir sistemi üzerinde göstermiş olduğu olumlu etki migren ağrısı ve baş ağrısı durumlarına da yardımcı olmaktadır. Migren ataklarının ilk görüldüğü andan itibaren papatya çayı içilmesi durumunda ağrıların şiddeti azalır ve hatta bazen ağrı tamamen ortadan kalkabilir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Kas Gevşetici :</strong> Papatya çayının sinir sistemi üzerinde göstermiş olduğu olumlu etki kasların istem dışı ve gereksiz şekilde kasılmalarının da önüne geçebilmektedir. Kadınlarda meydana gelen rahim kası kasılmalarında, genel olarak tüm kas spazmlarında, mide ve barsak kası kasılmalarında, fiziksel aktivite sonucu yorulan kol ve bacak kaslarının gevşemesi için oldukça faydalı ve etkilidir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong> </strong></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Gaz, Hazımsızlık :</strong> Papatyanın yapısında doğal antispazmodik özellik gösteren maddeler bulunmaktadır. İçerdiği bu maddeler sayesinde papatya çayı mide ve barsaklarda oluşan gazın atılmasında oldukça etkilidir. Aynı maddeler mide ve barsaklarda meydana gelen düzensiz kas kasılmalarının ve spazmların da önüne geçer.  Bu nedenle mide ve barsak spazmı tedavisinde, mide ve barsak gazı problemlerinde sıklıkla ve güvenle kullanılabilir. Bebeklerin gaz çıkarmaları için kullanılan en eski ve en doğal yöntemlerden biri papatya çayı içirmektir. Aynı etki yetişkinlerde de görülmektedir. Midenin hazımsızlık yaşadığı durumlarda papatya çayı içmek maden suyu içmekten çok daha etkilidir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Sindirim Sistemi Sağlığı :</strong> Papatya çayı, Hassas Barsak Sendromu diğer adıyla Huzursuz Barsak Sendromu (İrritabl Barsak Sendromu-IBS) tedavisinde sıklıkla kullanılan doğal bir ilaçtır. Mide ve barsaklarda meydana gelen gaz ve şişkinliğin giderilmesinde, mide ve barsak ağrılarının ve kramplarının azaltılmasında, mide bulantısı, ülser, gastrit, ülseratif kolit gibi rahatsızlıkların tedavisinde papatya çayı kullanılabilecek en doğal ve en iyi ilaçlardan biridir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>İltihap Tedavisi :</strong> Papatyanın yapısında doğal antienflamatuvar ve antimikrobiyal özellik gösteren maddeler bulunmaktadır. Bu maddeler deride ve iç organlarda meydana gelebilecek enfeksiyonların önüne geçebilmektedir. Yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda papatya çayının özellikle idrar yolu enfeksiyonları, idrar yolu iltihaplanması, üst solunum yolu ve bademcik iltihaplanması tedavilerinde oldukça etkili olduğu görülmüştür. Bu özelliklerinin yanı sıra papatya çayının vücutta meydana gelen ödemlerin atılmasında da oldukça etkili olduğu görülmüştür.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong> </strong></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Diyabet :</strong> Papatya çayı ve diyabet ilişkisi üzerine yapılan bilimsel çalışmalarda, papatya çayının gıdaların glisemik etkilerini azalttığı, böylece kan şekerinin yükselmesini engelleyici etki gösterdiği tespit edilmiştir. Bu bilimsel çalışmalarda ayrıca gözlerde ve böbreklerde, diyabet hastalığından kaynaklanan zararın azaldığı, görme kaybının ve böbrek yetmezliğinin azaldığı da gözlemlenmiştir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">Diyabet nedir, belirtileri nelerdir? </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Papatya Çayının Diğer Faydaları :</strong> Papatya birçok hastalığın önlenmesinde ve tedavisinde kullanılan oldukça faydalı bir bitkidir. Yukarıda detaylı şekilde anlattığımız hastalıkların dışında papatya geleneksel tıp alanında birçok hastalığın ve rahatsızlığın tedavisinde kullanılmaktadır.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Papatya antimikrobiyal etkisi sayesinde açık yaraların temizlenmesinde, mikropların öldürülmesi ve yaranın hızlı iyileşmesinde oldukça etkili ve faydalıdır,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Alerjik reaksiyonların şiddetini azaltır,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Deri dökülmesine neden olan cilt hastalıklarının, egzama, mantar gibi cilt hastalıklarının tedavisinde etkilidir,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Romatizmal ağrıların giderilmesine yardımcı olur,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Sinüzit tedavisinde oldukça etkilidir,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Mide ekşimesi ve reflünün hafifletilmesine yardımcı olur,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Papatya yağının solunum yolu ile ciğerlere alınması (solunması) özellikle bahar aylarında polen alerjisine karşı etkili bir önlemdir,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Papatya yağı vücut üzerinde ağrıyan bölgelere masaj yaparak uygulandığında ağrıların hafiflemesine yardımcı olur,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Papatya yağı ile vücuda uygulanan masaj vücudun tüm yorgunluğunun giderilmesine ve vücudun rahatlamasına yardımcı olur.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;color:rgb(51,102,255);font-size:large;"><strong><img src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png" title="B)" alt="cool.png" data-src="http://www.turkish-media.com/forum//public/style_emoticons/default/cool.png"> </strong><strong>Papatya Bitkisinin Kozmetik Ürünü Olarak Kullanımında Sağlığa Faydaları</strong></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">Papatya yağı ve papatya çayı farklı şekillerde deri üzerinden uygulandığı durumlarda vücudumuzda çeşitli faydalar sağlamaktadır.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Saç Sağlığı ve Saç Bakımı :</strong> Papatya, yapısında antimikrobiyal maddeler içermektedir. Papatyanın içeriğinde bulunan bu maddeler saç derisindeki bakterilerin öldürülmesinde, saç derisinde meydana gelen yaraların kapatılmasında, saç derisinin normal sağlığına kavuşmasında oldukça etkili ve faydalıdır. Bu özelliği ile saçlar papatya suyuyla yıkandığında saç derisinde kepek oluşumunun ve saç dökülmelerinin önüne geçilebilir, saç köklerinin güçlenmesi sağlanabilir, saç derisinde meydana gelen kaşıntılar ve buna bağlı oluşan yaralar önlenebilir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">Papatya suyu saç ve saç derisinin sağlığını korumak için kullanıldığı gibi saç renginin açılması içinde kullanılabilir. Özellikle yaz aylarında papatya suyu ile yıkanan saçlar güneşte kurutulduğunda saç rengi çok hızlı bir şekilde açılır.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong> </strong></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Cilt Hastalıkları ve Cilt Sağlığı : </strong>Papatya yağı ve papatya suyu günümüzde birçok kozmetik üründe kullanılmaktadır. Papatya suyu ve papatya yağı cildin mikroplardan temizlenmesinde, açık yaraların temizlenmesinde, cildin nemlendirilmesinde çokça kullanılan ürünlerdir. Papatya yağı cildin daha beyaz, daha canlı görünmesini ve cildin daha sağlıklı olmasını sağlar. Cilt üzerindeki ölü hücrelerin temizlenmesi ve tıkanan cilt gözeneklerinin açılması için oldukça etkili ve faydalıdır. Ciltte oluşan akne ve sivilcilerin temizlenmesinde etkili olduğu gibi sivilce ve aknelerin oluşmasını engellemek konusunda da oldukça etkili ve faydalıdır. Papatya yağı orta ve düşük dereceleri yanıkların tedavisinde yanan bölgeye masaj yaparak uygulanırsa yanan bölgenin daha hızlı iyileşmesine yardımcı olur. Papatya yağı kuru ciltlerin nemlendirilmesinde, göz çevresindeki siyah halkaların ve morlukların azaltılmasında da masaj yaparak uygulandığında oldukça faydalıdır.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"> </p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">Kaynak: Yemek Kulübüm</span></p>
<br>
]]></description><guid isPermaLink="false">406644</guid><pubDate>Sat, 11 Jun 2016 14:38:00 +0000</pubDate></item><item><title>Enginar'&#x131;n faydalar&#x131; nelerdir?</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/406643-enginarin-faydalari-nelerdir/</link><description><![CDATA[
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><strong><span style="margin:0px;color:rgb(51,102,255);font-size:large;">Enginar’ın Sağlığa Faydaları</span></strong></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">Enginar bahar aylarının ve yazın ilk aylarının en değerli sebzelerinden biridir. Enginar yapısında bulundurduğu vitamin, mineral ve diğer değerli maddeler ile sağlığımız için önemli bir şifa kaynağıdır. Enginarın en önemli ve bilinen faydaları şunlardır:</span></p>
<p><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Beyin Sağlığı:</strong> Enginar yüksek miktarda Potasyum minerali içermesi nedeniyle damarlarda vazodilatör etki yaparak damarların daralmasına izin vermez, genleşmesine yardımcı olur. Böylece damarlardaki kan basıncının normal seviyelerinde kalmasını sağlar. Bu özelliğinin yanı sıra kalbe destek olan enginar kalbin sağlıklı bir şekilde kan pompalamasına yardımcı olurken kalbin beyne yeterli miktarda kan pompalamasını dolayısıyla beyne yeterli miktarda oksijen taşınmasına da yardımcı olur. Enginarın beyin sağlığımız için bir diğer önemi beynin ihtiyacı olan Fosfor mineralini tedarik etmesidir.</span></p>
<p><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Kolesterolü Düşürür:</strong> Enginarın yapısında yüksek miktarda bulunan doymamış yağ asitleri kan içerisindeki kötü huylu kolesterol (LDL) seviyesini düşürerek iyi huylu kolesterol (HDL) seviyesini yükseltirler. Kolesterolün düşürülmesinde yalnızca doymamış yağ asitleri etkil değildir. Enginarın yapısında, kolesterol tedavisinde kullanılan ilaçların içeriğinde kullanılan Niasin (B3 vitamini) de bulunmaktadır. Niasin normal şartlarda karaciğerimiz tarafından üretilebilen bir vitamin olmasına karşın bu üretim yeterli miktarda değildir. Bu özelliklerinin dışında bazı araştırmalarda enginarın yapısında bulunan Cynarin isimli maddesinin safra kesesinin daha fazla safra asidi üretmesine dolayısıyla kandaki kötü kolesterol seviyesinin düşürülmesine katkı sağladığı yönünde bulgular elde edilmiştir. Enginarın kendisi kadar etli yapraklarınında kolesterolü düşürmede etkili olduğu çeşitli bilimsel araştırmalarda kanıtlanmıştır.</span></p>
<p><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Kalp ve Damar Hastalıklarını Önler:</strong> Enginar yüksek miktarda Potasyum minerali içermesi nedeniyle damarlarda vazodilatör etki yaparak damarların daralmasına izin vermez, genleşmesine yardımcı olur. Böylece damarlardaki kan basıncının normal seviyelerinde kalmasını sağlayarak kalbin daha az zorlanmasını, kalp kapakçıklarının görevini daha rahat yerine getirmesine olanak sağlar. Bu özelliğinin yanı sıra enginar yapısında bulunan antioksidan maddelerle kan içerisinde bulunan toksik maddeleri yok ederek, damarlar içerisinde herhangi bir tıkanıklığın oluşmasına engel olur.</span></p>
<p><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Kanseri Önler:</strong> Enginarın yüksek antioksidan kapasitesinin bazı kanser türleri üzerinde önleyici etki gösterdi çeşitli bilimsel araştırmalarda tespit edilmiştir. Bu araştırmalardan birinde enginarın yapısında bulunan C vitamini ve diğer antioksidan maddelerin kanserli hücrelerin yaşama şansını azaltarak sağlıklı vücut hücrelerinin yaşam şartlarını iyileştirdiği, dolayısıyla lösemi, göğüs kanseri ve prostat kanseri üzerinde olumlu etki gösterdiği görülmüştür. Bu konuda İtalya ve Almanya’da yapılan farklı bilimsel çalışmalarda da enginarın lösemi, göğüs kanseri ve prostat kanserine yakalanma riskini azalttığı kanıtlanmıştır.</span></p>
<p><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Anemiyi Önler:</strong> Anemi hastalığı vücudun Demir minerali eksikliği yaşamasında kaynaklanan bir hastalıktır. Enginar demir minerali bakımından oldukça zengin bir gıda maddesidir. 100 gram enginar yetişkin bir insanın günlük ihtiyaç duyduğu demir mineralinin %16’sını karşılayabilir. Enginar yalnızca demir minerali yönünden değil potasyum, bakır, fosfor ve sodyum mineralleri bakımından da zengindir. Bu mineraller kan hücrelerinin sağlıklı bir şekilde çoğalmasına ve yaşamasına büyük katkı sağlrlar.</span></p>
<p><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Antioksidan Özellik:</strong> Enginar’ın yapısında bulunan antioksidan maddeler enginarı değerli bir gıda maddesi haline getirir. Gıdaların antioksidan madde kapasitesini gösteren ORAC değerlerine göre enginarın ORAC değeri 6.552’dir. Bu değer enginarı değerli bir gıda maddesi haline getirir. Enginarı antioksidan özelliğini başka bir gıda ile karşılaştırırsak değerini daha net anlayabiliriz: Enginarın yapısındaki antioksidanlar C vitamininden 9 kat daha etkilidir. Enginar antioksidan özelliği ile vücutta bulunan toksik maddelerin (serbest radikallerin) vücuttan atılmasına yardımcı olarak vücudun detoks yapmasını sağlarken, hem karaciğerin sağlıklı çalışmasına hem de bağışıklık sisteminin güçlenmesine büyük destek sağlar.</span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Karaciğer Sağlığı:</strong> Enginar yüksek antioksidan madde kapastesi sayesinde vücudun ihtiyaç duyduğu antioksidan madde miktarını karşılamaya yardımcı olurken, karaciğerin antioksidan üretimine de ciddi destek olur. Enginarın yapısında bulunan Silymarin ve Cynarin isimli maddeler karaciğerin özellikle çevre kirliliğinden kaynaklanan ve vücuda giren bu toksik maddelere karşı direnci arttırır ve hastalıklara yakalanma riskini azaltır. Enginarın karaciğer üzerinde bir diğer olumlu etkisi de; karaciğerin kandaki kötü kolesterol seviyesinin düşürülmesi için yaptığı çalışmalara yardımcı olarak karaciğerin daha az yorulmasına imkan sağlamaktır.</span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Sindirim Sistemi Sağlığı:</strong> Enginar, sindirim sistemimizin ihtiyaç duyduğu lifli gıdalar arasında en önemli ve en faydalı olan gıdalardan biridir. Enginar yüksek lifli yapısının yanı sıra zengin bir antioksidan, vitamin ve mineral kaynağıdır. Bu özelliği ile enginar barsaklarımızın sağlıklı çalışması için odukça önemli katkılar sağlar. Barsaklarımızın Persitatik hareketlerinin düzenli ve sağlıklı yürümesine katkı veren enginar lifli yapısı ile barsaklardaki fazla yağın emilerek vücuttan atılmasını sağlar, kabızlığı önler. Enginarın yapısında bulunan antioksidan maddeler barsaklarımızda toksik maddeleri yok ederek barsaklarımızın gereksiz yorulmasını, hazımsızlığı, şişkinliği önler. Bu özelliği ile enginar “İrritabl Barsak Sendromu” rahatsızlığının tedavisi içinde oldukça faydalıdır. Enginar tüm bu özelliklerinin yanı sıra mide ve safra asidi miktarının düzenlenmesine ciddi destekte bulunarak mide ekşimesi gibi problemlerin önlenmesini sağlar.</span></p>
<p><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Kilo Kontrolüne Yardımcıdır: </strong>Enginarın lifli bir yapıda olması ve yüksek miktarda antioksidan madde içermesi diyet yapan kişiler için enginarı harika bir gıda maddesi yapmaktadır. Bu iki harika özelliğinin yanı sıra 100 gram enginarın yalnızca 47 kcal enerji verdiğini de özellikle belirtmekte fayda var. Enginar, sağlıklı kilo vemek isteyen kişiler için muhteşem bir diyet menüsü gıdasıdır.</span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong> </strong></span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Bağışıklık Sistemini Korur: </strong>Enginar yüksek ORAC değeri ile en değerli antioksidan gıda maddelerinden birisidir. Enginarın yapısında buluna Flavonoid maddelerin haricinde E vitamini ve C vitamini kapasiteside oldukça yüksektir. Bu nedenle enginar değerli bir antioksidan gıda maddesidir. Yüksek antioksidan özelliği ile enginar bağışıklık sistemimizi destekleyerek hastalıklara karşı vücudumuzun direnç kazanmasına katkı sağlar. Enginarın, yetişkin bir bireyin günlük C vitamini ihtiyacının %13’ünü tek başına karşılayabilir.</span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong> </strong></span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Kemik Sağlığını Korur:</strong> Enginarın yapısında bulunan K vitamini, kemik metabolizmasındakalsiyum mineralinin kemik dokusuna geçişini sağlayan osteokalsin proteinini aktive ederek kemik dokusunun güçlenmesine, osteoporoz ve osteomalazi gibi kemik hastalarının ortaya çıkmasına engel olur. K vitamini haricinde enginar, kemik sağlığının korunması ve gelişmesi için kemik metabolimasında gerekli olan Magnezyum, Fosfor ve Manganez mineralleri içinde iyi bir kaynaktır.</span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Enginarın Diğer Faydaları:</strong> Yukarıda saymış olduğumuz faydaların yanı sıra enginarın sağlığımız için daha birçok faydası bulunmaktadır.</span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span><span style="margin:0px;font-size:medium;">- İdrar söktürücüdür,</span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Çeşitli böbrek hastalıklarına yakalanma riskini düşürür,</span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Diyabet hastaları için en kaliteli gıda maddelerinden biridir,</span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Sigara içen kişilerde vücutta biriken nikotin seviyesini azaltmaya yardımcıdır,</span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Vücut hücrelerinin sağlıklı çalışabilmek için ihiyaç duyduğu mineral ve vitaminleri tedarik eder,</span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Vücut metabolizmasının sağlıklı çalışabilmesi için gerekli olan vitamin, mineral, karbonhidrat ve aminoasitleri tedarik eder,</span></p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"> </p>
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">Kaynak : Yemek Kulübüm</span></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">406643</guid><pubDate>Sat, 11 Jun 2016 14:36:55 +0000</pubDate></item><item><title>Biberiye'nin faydalar&#x131; nelerdir?</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/406642-biberiyenin-faydalari-nelerdir/</link><description><![CDATA[
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;color:rgb(51,102,255);font-size:large;"><strong>Biberiye’nin Sağlığa Faydaları</strong></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">Son zamanlarda çoğunlukla yemeklerimize hoş bir aroma, koku ve lezzet vermek için kullandığımız biberiye yüzyıllardır geleneksel tıp alanında birçok hastalığın tedavisinde, rahatsızlıkların giderilmesinde ve önlenmesinde sıklıkla kullanılmaktadır. Biberiyenin içeriğinde bulunan birçok vitamin, mineral, flavonoid, fenolik bileşik ve uçucu yağlar baş ağrısından kansere kadar birçok hastalığın tedavisinde kullanılan ve insan sağlığı için oldukça faydalı bir bitkidir. En son yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda biberiye, adaçayı ile birlikte en yüksek antioksidan özelliğe sahip bitki olarak tespit edilmiştir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Kanser : </strong>Biberiye’nin yapısında bulunan karnasol, karnosik asit ve rosmarinik asit yüksek antioksidan aktivite gösteren maddelerdir. Bu üç maddenin birlikte bulunduğu tek bitki biberiyedir. Karnasol; meme, yumurtalık ve barsak tümörlerinde kanserli hücrelerin büyümesini engelleyen ender maddelerden biridir. Karnosik asit ve rosmarinik asitte yüksek antioksidan özellikleri sayesinde vücutta bulunan serbest radikalleri bağlayarak kanserli hücre oluşumuna engel olurlar. Karnasol, kanserli hücrelerin büyümesini engellediği gibi lösemi, kolon kanseri, göğüs kanseri, prostat kanseri ve deri kanserinde ağrı tedavisinde de kullanılmaktadır.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Beyin Sağlığı (Hafıza) :</strong> Biberiye ilk olarak Antik Yunan döneminde hafızayı güçlendirmek ve konsantrasyonu arttırmak için kullanılmaya başlanmıştır. Gelişen bilimle birlikte son yıllarda yapılan araştırmalarda biberiyenin yapısında bulunan karnosik asitin beyin ve sinir hastalıkları üzerinde birçok olumlu etkisi olduğunu tespit etmiştir. Karnosik asit beyin ve sinir hücrelerini koruyucu ve güçlendirici özellik göstermektedir. Bu özelliği ile hafıza kaybı, yaşa bağlı bunama ve yaşa bağlı Alzheimer gibi hastalıkların tedavisinde ve önlenmesinde oldukça etkili ve faydalı bir maddedir. Biberiyenin yapısında bulunan uçucu yağlar beyni çok hızlı bir şekilde uyarırlar ve beynin konsantrasyonunu artırırlar. Konsantrasyonun artması ile birlikte zihinsel faaliyet hızlanır, hafıza güçlenir, yükselen stres seviyesi düşer.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Antioksidan Özellik, Karaciğer Sağlığı : </strong>Karaciğer, vücudumuzun kimyasal madde temizliğinden sorumlu organdır. Başka bir deyişle karaciğer vücudumuza ağız ya da kan yoluyla giren zararlı kimyasal maddelerin yok edilmesinden sorumludur. Karaciğer bu görevi yerine getirmek için antioksidan maddeler üretir. Üretilen bu antioksidan maddeler vücudumuzdaki zararlı kimyasal maddeleri yakalayarak vücudumuzdan atılmasına yardımcı olurlar. Karaciğer bu görevi yerine getirirken zaman zaman yetersiz kalabilir. Bu nedenle vücudumuza gıdalar yoluyla bol miktarda antioksidan madde almak hem karaciğerimizin işini kolaylaştırır hem de karaciğerimizin daha az yorulmasına engel olur. Yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda en yüksek antioksidan kapasitesine sahip gıdalar listesinde biberiye ilk 10 gıda içinde yer almaktadır. Bu özelliği ile karaciğerin görevini yerine getirmesine yardımcı olurken karaciğerin daha az yorulmasına dolayısıyla siroz ve diğer hastalıklara engel olur. </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Bağışıklık Sistemi Sağlığı : </strong>Biberiye, içeriğinde bulunan fenolik bileşikler, flavonoidler, antioksidan maddeler, vitaminler ve mineraller sayesinde bağışıklık sisteminin güçlenmesine büyük katkı sağlar. Özellikle antioksidan kapasitesinin çok yüksek olması bağışıklık sisteminin işleyişine oldukça yardımcıdır. Güçlü bağışıklık sistemi üst solunum yolu hastalıklarından, kansere kadar birçok hastalığın vücudumuzda gelişmesinin önüne geçer, sağlığımızın korunması için çalışır. </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong> </strong></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Sindirim Sistemi Sağlığı : </strong>Biberiye yüzyıllar öncesinden itibaren hafızayı güçlendirici özelliği ile birlikte çeşitli sindirim sistemi hastalıklarının tedavisinde de kullanılan bir bitkidir. Hazımsızlık başta olmak üzere gastrit, ülser gibi mide rahatsızlıklarının tedavisinde ve kabızlığın önlenmesinde kullanılagelmiştir. Yapısında bulunan anti-inflamatuar özellikteki maddeler sayesinde de sindirim sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışmasına yardımcı olur.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong> </strong></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Migren ve Diğer Ağrılar : </strong>Biberiye yüzyıllardır migren, baş ağrısı, çeşitli kas ve eklem ağrılarının dindirilmesi için kullanılan bir bitkidir. Biberiyenin yapısında bulunan uçucu yağlar vücudumuzda ortaya çıkan birçok bölgesel ağrının ve migrenin geçirilmesinde etkin rol oynar. Migren ve baş ağrısı için düzenli biberiye tüketiminin faydası olmakla birlikte aniden ortaya çıkan ağrıların geçirilmesinde biberiyenin yapısındaki uçucu yağların solunum yoluyla vücuda alınması ağrının azaltılmasında veya yok edilmesinde oldukça etkilidir. Solunum yolu ile vücuda alınan biberiye, sinüzitten kaynaklanan baş ağrısının ve migrenin geçirilmesinde oldukça etkilidir. Vücutta meydana gelen kas ve eklem ağrıları, kas krampları ve spazmlar için biberiye yağının deri üzerinden problemli bölgeye uygulanması rahatsızlığın giderilmesinde oldukça etkilidir. Hatta biberiye yağının deri üzerinden uygulanması romatizmal ağrıların giderilmesinde bile oldukça etkilidir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Solunum Yolu Hastalıkları :</strong> Biberiyenin yapısında bulunan uçucu yağlar ve antioksidan maddeler solunum yolu hastalıklarının tedavisinde ve önlenmesinde oldukça etkilidir. Uçucu yağlar solunum yolunu açarak rahat nefes almamıza yardımcı olurken antioksidan maddeler ve vitaminlerle birlikte solunum yolu iltihaplarının yok edilmesinde ve iyileşmesinde aktif görev alır. Grip ve soğuk algınlığı tedavisinde, boğaz ağrısı ve boğaz şişliğinin giderilmesinde biberiye oldukça etkilidir. Astımlı hastalarda astımın belirtilerinin hafifletilmesinde de oldukça faydalıdır.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Ağız Sağlığı :</strong> Biberiye çayını gargara yapmamız durumunda ağız kokusunu giderebilir ve ferah bir nefesimiz olmasını sağlayabiliriz. Biberiye çayı gargarası ağız içinde bulunan aft ve yaraların iyileşmesine, diş eti hastalıklarının iyileşmesine yardımcı olurken ağız içinde bulunan bakterilerin yok edilmesini sağlayarak ağız sağlığımızın korunmasına yardımcı olur.  </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Biberiyenin Diğer Faydaları:</strong> Biberiye birçok hastalığın önlenmesinde ve tedavisinde kullanılan oldukça yararlı bir bitkidir. Yukarıda detaylı şekilde anlattığımız hastalıkların dışında biberiye geleneksel tıp alanında birçok hastalığın ve rahatsızlığın tedavisinde kullanılmaktadır.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- İştahı keser, kilo kontrolüne ve diyete yardımcıdır,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Saç ve saç derisi sağlığının korunmasına yardımcı olur, saç dökülmesini engeller, saçın parlak bir görünüm kazanmasını sağlar,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Saçlarda kepek oluşumunu önler,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Kan dolaşımını hızlandırır, beyin başta olmak üzere vücudun tüm hücrelerine daha fazla oksijen taşınmasını sağlar,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Vücutta ve deride oluşan iltihapların kapanmasına yardımcı olur,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Cildin kendini yenilemesine yardımcı olur</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Deri üzerinde yağ birikimini ve sivilce oluşumunu önler,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Deri hücrelerinin temizlenmesine ve yenilenmesine yardımcı olur. Bu özelliği ile cildin gençleşmesine ve cildin erken yaşlanmamasına yardımcı olur.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Deri altında biriken yağların yakılmasına yardımcı olur, basen ve selülit oluşumunu engeller,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Cildin parlak bir görünüm kazanmasını sağlar,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Vücuttaki alerjik reaksiyonların şiddetini azaltır,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Stres azaltıcı etki gösterir,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Antiseptik özellik gösterir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"> </p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">Kaynak: Yemek Kulübüm</span></p>
<br>
]]></description><guid isPermaLink="false">406642</guid><pubDate>Sat, 11 Jun 2016 14:35:57 +0000</pubDate></item><item><title>Bal'&#x131;n faydalar&#x131; nelerdir?</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/406641-balin-faydalari-nelerdir/</link><description><![CDATA[
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;color:rgb(51,102,255);font-size:large;"><strong>Bal’ın Sağlığa Faydaları</strong></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"> </p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">Bal binlerce yıl öncesinden beri insanoğlu tarafından şifa kaynağı bir gıda maddesi olarak tüketilmiştir. Eski Mısır’da Tanrılara adanmış, pek çok toplumda kutsal kabul edilmiştir. Eski Mısır, Eski Yunan ve Eski Çin geleneksel tıbbında bal birçok hastalığın tedavisinde kullanılmış nadide bir gıda maddesi olarak tarihte hep var olmuştur. Tarih boyunca öksürükten yara bakımına kadar pek çok sağlık probleminin giderilmesinde kullanılan balın geleneksel ve bilimsel tıp alanında tespit edilen faydaları şunlardır:</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Doğal Tatlandırıcı Özellik: </strong>Şeker içeriği yüksek gıdaları tüketmekte alışkanlığınız varsa ve özellikle çay, kahve gibi sıvı gıdaları çok şekerli içiyorsanız şeker yerine bal kullanabilirsiniz. Balı, içeceklerinizi tatlandırmak için kullandığınızda içeceğinizin tadını ilk başlarda garipseyebilirsiniz ancak şeker kullanmaktan çok daha sağlıklı olacağını unutmayın. Sakkarin, Aspartam gibi yapay tatlandırıcılar zamanla midede bazı sorunlara neden olabilirler. Beyaz şeker kullanımı da zaman içerisinde diyabet riskini arttırmaktadır ancak balın tatlandırıcı olarak kullanıldığında, gün içerisinde çok fazla miktarda tüketilmediği sürece, en sağlıklı tatlandırıcı madde olduğunu unutmamak gerekir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong> </strong></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Vücuda Enerji Verir:</strong> Eski Roma döneminde askerlerin enerji ihtiyacını karşılamak için, Antik Yunan döneminde olimpiyat sporcularının acil enerji ihtiyacını karşılamak için bal ve incir en çok tüketilen gıda maddeleri olmuştur. Balın yapısında glikoz, fruktoz ve diğer şeker türleri doğal halde ve tek başlarına (bileşik yapıda değil) bulunurlar. Bu özelliği nedeniyle balı tükettiğimiz andan itibaren barsaklarımızdan çok hızlı bir şekilde emilerek kana karışarak hücrelerimizde enerji üretiminde kullanılır. Vücudun acil enerji ihtiyacının olduğu zamanlarda şekerli gıdalar tüketmek yerine bal tüketmek çok daha sağlıklı bir enerji elde etme yöntemidir. Örneğin sınav esnasına şeker ve çikolata tüketmek yerine az miktarda bal tüketmek beynin enerji ihtiyacının daha hızlı karşılanmasına olanak sağlayabilir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong> </strong></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Antioksidan, Antimikrobiyal, Antiseptik, Antifungal Özellik:</strong> Balın şekerler ve su haricinde kalan %1’lik bölümünü oluşturan ve sağlığımız için en önemli bölüm olan vitaminler, mineraller ve diğer kimyasallar maddeler balın anti- özelliklerinin temelini oluşturur. Balın yapısında bulunan antioksidan maddeler toksik maddelerin (serbest radikaller) vücudumuzdan atılmasına yardımcı olarak doğal detoks yaparlar. Antimikrobiyal maddeler vücudumuzdaki zararlı mikroorganizmaların yok edilmesine, antiseptik maddeler vücudumuzdaki yaraların temizlenmesine ve daha hızlı iyileşmesine, antifungal maddeler vücudumuzdaki zararlı mantarların yok edilmesine yardımcı olur. Balın bu özellikleri bağışıklık sistemimizin de güçlenmesine yardımcı olurlar.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong> </strong></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Bağışıklık Sistemini Güçlendirir:</strong> Balın yapısında doğal olarak bulunan antioksidan, antimikrobiyal, antiseptik, antifungal vb. maddeler ile vitamin ve mineraller her zaman bağışıklık sistemimizin iyi çalışması için destek olurlar. Balın yapısında bulunan bu maddeler bağışıklık sistemimizi desteklediği gibi bağışıklık sistemimizin mikroplarla savaşabilmesi için gerekli olan maddelerin üretilmesine de katkıda bulunurlar. Bal düzenli olarak tüketildiği zaman bağışıklık sistemimizin her türlü mikrobiyal tehtide karşı koyma gücü her zaman üst seviyede olmasını sağlar. Bu özelliklerinin dışında bal, vücudumuz için gerekli olan dost bakterilerin yaşamasına ve çoğalmasına destek olarak probiyotik özellik gösterir. Balın bağışıklık sistemine vermiş olduğu destek alerjik reaksiyonlara karşıda üst seviyededir. Özellikle bahar aylarında çiçek polenlerinin neden olduğu alerjik reaksiyonların azaltılmasında bağışıklık sistemimize önemli derecede yardımcı olur.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Ciltteki Yara ve Yanıkları İyileştirir:</strong> Yapılan bilimsel araştırmalarda balın yapısında doğal olarak Hidrojen Peroksit olduğu tespit edilmiştir. Hidrojen peroksit tıp alanında yaralardaki mikropların öldürülmesinde ve yaraların temizlenmesinde kullanılan antiseptik bir maddedir. Balın yapısında bulunan doğal Hidrojen peroksit tıbbi olarak kullanılandan çok daha üstün ve kalitelidir. Deri üzerindeki büyük olmayan açık yaraların, kesiklerin temizlenmesi ve çabuk iyileşmesi için bal sürmek çok etkin bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem Eski Mısır, Eski Roma, Antik Yunan ve Çin geleneksel tıbbından itibaren yüzyıllar boyunca kullanılan bir yöntemdir. Yara üzerine sürülen bal bakterilerin çoğalmasını ve enfeksiyonları engellerken deri hücrelerinin daha az zarar görmesini ve yaranın daha hızlı iyileşmesine yardımcı olur.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong> </strong></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Sindirim Sistemi Hastalıklarını Tedavi Eder:</strong> Balın sindirim sistemi için vermiş olduğu en önemli destek vücudun ihtiyaç duyduğu sindirim enzimlerini kolayca üretebilmesine yardımcı olmasıdır. Bu özelliği ile bal sindirim sistemimizin olağan çalışma düzeninin korunmasına yardımcı olur. Düzenli bal tüketimi ile balın antimikrobiyal, antifungal ve antiseptik özellikleri sayesinde barsaklarda bakteriyel kaynaklı rahatsızlıkların önüne geçilebilmektedir. Bazı bilimsel araştırmalarda balın limon ile birlikte tüketildiği durumlarda mide asiditesinin dengelendiği, İrritabl (Huzursuz) Barsak Sendromu ve Crohn’s hastalığına iyi geldiği sonucuna da varılmıştır.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Kalp ve Damar Sağlığını Korur:</strong> Yapılan bazı bilimsel çalışmalarda düzenli bir şekilde balın tarçın ile birlikte tüketildiği zaman damar sağlığının korunmasına yardımcı olduğu ve kandaki kötü kolesterol seviyesinin %10’a kadar düşürülebildiği görülmüştür. Bazı kaynaklarda balın damar sertliğini önlediği ve kalp krizi riskini azalttığı belirtilmektedir ancak bu konuda henüz bilimsel çalışmalar yeterli değildir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Kan Şekeri Seviyesini Düzenler:</strong> Bal, yapısında %82 (ortalama) karbonhidrat (şeker) olan bir gıda maddesidir. Balın yapısında bulunan şekerin %50’si fruktoz, %43’ü glikoz’dan oluşmaktadır. Şekerlerin ve balın diyabet üzerine etkisini gösteren Glisemik İndeks (GI) değerlerine baktığımızda toz şekerin glisemik indeksi 100 birim, fruktozun 20 birim, balın 61 birim olduğunu görüyoruz. Gıdalarda en çok bulunan glikoz ve fruktoz ile mukayase edildiğinde bal, glikoza göre kan şekeri seviyesini daha az yükseltirken, fruktoza göre daha çok yükseltmektedir. Bu şu anlama gelmektedir; kan şekeri seviyesi 120 ve 120’den daha düşük olan bireyler aşırıya kaçmamak koşuluyla balı tatlandırıcı olarak güvenle kullanabilirler. Balın yapısında bulunan fruktoz ve glikoz kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olacaktır ancak kan şekeri seviyesi 120 ve 120’den yukarı olan kişilerin bal tüketimini sınırlandırması diyabet hastalığının daha fazla ilerlememesi için daha uygun olacaktır.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong> </strong></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Kanser Tedavisine Yardımcı Olur:</strong> Yapılan bazı araştırmalarda balın yapısında bulunan maddelerin kanser hücrelerini yok ettiği ve kanseri önlediğine dair bulgular elde edildiği ileri sürülmüştür. Ancak bu bulgular bilimsel olarak kabul görmüş tespitler değildir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><span style="margin:0px;font-size:12px;"> </span></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Öksürüğü Azaltır:</strong> Bal, yüzyıllardır farklı kültürlerde ve toplumlarda geleneksel tıp alanında öksürüğün azaltılması için kulanılmış bir gıda maddesidir. Balın yapısında bulunun antimikrobiyal, antifungal ve antioksidan maddeler ağzın içine, boğaz ve bronşlara yerleşen bakterileri yok ederek öksürüğün azalarak hızlı bir şekilde ortadan kalkmasına imkan sağlamaktadır. Öksürüğün azaltılmasında, balın limon ile birlikte kullanılması daha etkili olmaktadır.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Cildi Temizler, Güzelleştirir:</strong> Bal cilde harici olarak uygulandığında cilt üzerinde akne, sivilce ve siğillere neden olan bakterilerin öldürülmesini sağlarken, cilt gözeneklerini temizleyerek deri hücrelerinin rahat nefes almasını, cildin nemini korumasını sağlar.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Ağız Sağlığının Korunmasına Yardımcı Olur:</strong> Bal, ister tek başına ister limon ile birlikte tüketilsin, ağız içerisinde ve boğazda bulunan bakterileri öldürerek diş çürüklerinin, diş eti hastalıklarının ve ağız kokusunun azalmasına imkan sağlar.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Kilo Kontrolüne Yardımcı Olur:</strong> Sabah kalkar kalmaz aç karnına ballı-limonlu ılık su içilmesinin kilo vermeye yardımcı olduğu çeşitli kaynaklarda söylenen bir durumdur. Bu durum henüz bilimsel olarak kanıtlanmış olmasa da birçok Amerikan diyet uzmanının kilo kontrolü için önerileri arasında yer almaktadır.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">Peki ballı-limonlu ılık su kilo kontrolüne nasıl yardımcı olmaktadır?</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">Ballı limonlu ılık su; vücudun güne başlarken ihtiyaç duyduğu suyu ve elektrolit maddeleri (mineraller) takviye eder, gün boyunca sindirim sistemi için gerekli olan enzimlerin takviyesini sağlar, sindirim sisteminin son etabı olan barsakların sağlıklı ve etkin çalışmasına yardımcı olur, vücuda antioksidan desteği vererek karaciğerin sağlıklı çalışmasına ve toksik maddelerin vücuttan kolayca atılmasına yardımcı olur.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"> </span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Balın Diğer Faydaları:</strong> Bal geleneksel tıp alanında birçok hastalığın ve rahatsızlığın tedavisi için kullanılmış kutsal bir gıdadır. Yukarıda saymış olduğumuz problemler dışına bal geleneksel olarak şu rahatsızlıklar için de kullanılmıştır;</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Uyku uyuma zorluğu çekenler için yardımcıdır,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Kafa derisinde meydana gelen kepek, kaşıntı ve pullanmaları geçirir, saçların sağlıklı bir görünüm kazanmasını sağlar,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Mide bulantısı, kabız ve ishali azaltır,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Mide de oluşan gazın azalmasını sağlar,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- İdrar yolu hastalıklarının tedavisine yardımcı olur,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Nefes darlığı, astım, bronşit gibi solunum yolu hastalıklarının önlenmesinde ve tedavisinde kullanılır,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Vücudun en küçük birim olan hücrelerin sağlıklı şekilde çalışması için yardımcı olur,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Balın kimyasal yapısı çeşidine göre değişkenlik gösterir. Örneğin Anzer balı, Kestane balı, Çam balı, Ayçiçek balı, Portakal Çiçeği balı birbirlerinden çok farklı türlerde ve oranlarda vitamin, mineral ve diğer kimyasal maddeleri içeriyorlardır. Bu farklılıktan dolayı da yukarıda belirtmiş olduğumuz faydalardan daha çok v daha farklı faydalarını görebilmek mümkündür.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"> </p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">Kaynak : Yemek Kulübüm</span></p>
<br>
]]></description><guid isPermaLink="false">406641</guid><pubDate>Sat, 11 Jun 2016 14:34:55 +0000</pubDate></item><item><title>Ada&#xE7;ay&#x131;n&#x131;n Faydalar&#x131; Nelerdir?</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/406640-adacayinin-faydalari-nelerdir/</link><description><![CDATA[
<p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:large;"><strong>Adaçayı'nın Sağlığa Faydaları</strong></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"> </p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">Adaçayı, vitamin ve mineraller bakımından oldukça zengin bir bitkidir. A vitamini, K vitamini, B6 vitamini, Kalsiyum, Demir ve Magnezyum mineralleri bakımından çok zengindir. Vitamin ve mineral maddeler haricinde içerdiği fenoloik ve antioksidan özellikteki maddeler sayesinde adaçayı, cilt güzellğinden soğuk algınlığına diyabetten kansere kadar pek çok konuda sağlığımız için faydalıdır.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"> </p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><strong>Ruh Sağlığı;</strong><span style="margin:0px;font-size:medium;"> Adaçayı içeriğinde bol miktarda bulunan antioksidanlar sayesinde çağımızın en önemli hastalıklarından biri olan depresyon ve stres ile mücadele etmemize yardımcı olabilir. Adaçayının sinir sistemi üzerinde yatıştırıcı, teskin edici özellikleri olduğu bilinmektedir. Stres seviyenizin çok yüksek olduğu durumlarda adaçayı tek başına sakinleşmek için yeterli gelmese de her gün bir bardak adaçayı içmek günün ve iş hayatının getirmiş olduğu stres ile başa çıkabilmek için oldukça önemli bir katkı sağlayabilir. Sinir sistemi üzerine olumlu etkileri nedeniyle uyku problemi yaşayan kişilere de faydalı geldiği bilinmektedir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"> </p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><strong>Diyabet: </strong><span style="margin:0px;font-size:medium;">Yapılan bazı araştırmalarda adaçayının antihiperglisemik özellikte bir bitki olduğu görülmüştür. Başka bir ifade ile kan şekerini yükseltmeyen bir bitkidir. Bunun yanında henüz kesinlik kazanamamış olmasına karşın, adaçayının Tip 2 diyabet hastalığından korunmak için kullanılan bazı ilaçlarla aynı özelliklere sahip etkiler gösterdiği de gözlemlenmiştir. Şeker ilave edilmeden her gün tüketilen bir bardak adaçayı diyabet kontrolüne yardımcı olabilir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"> </p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><strong>Soğuk Algınlığı, Grip, Nezle:</strong> <span style="margin:0px;font-size:medium;">Adaçayı bileşiminde bulunan yüksek C vitamini ve antioksidan maddeler sayesinde kış aylarında soğuk algınlıklarından korunmak ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için ıhlamur gibi oldukça etkili bir bitkidir. Soğuk algınlığından korunmak için adaçayının, kekik, karabiber, limon ve bal gibi gıdalar ile takviye edilip tüketilmesi oldukça etkili olur. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının önlenmesinde ve hafifletilmesinde çok olumlu etki gösterir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"> </p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><strong>Antioksidan etki:</strong><span style="margin:0px;font-size:medium;"> Adaçayı yapısında bulunan C vitamini ve antioksidan maddeler sayesinde karaciğerin antioksidan ihtiyacına katkı sağlayarak karaciğerin antioksidan aktivesinin artmasına yardımcı olur. Bu antioksidanlar vücudumuzda bulunan zararlı toksin maddelerin vücuttan atılması işinde kullanılır. Adaçayı, yapısında bulunan antioksidan maddeler sayesinde vücutta kansere neden olabilecek yabancı maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olur.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"> </p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><strong>Alzheimer:</strong><span style="margin:0px;font-size:medium;"> Adaçayı beyin fonksiyonlarının düzenli bir şekilde çalışmasına yardımcı olmaktadır. Özellikle Alzheimer hastalığının ön safhalarında, çeşitli nedenlere bağlı hafıza kayıpları yaşanması hallerinde, iş yaşamının yoğunluğu nedeniyle yaşanan unutkanlık hallerinde, yaşa bağlı olarak ortaya çıkan unutkanlık hallerinde hafızayı güçlendirme amacıyla düzenli olarak kullanılması tavsiye edilmektedir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"> </p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><strong>Kalp Hastalıkları:</strong><span style="margin:0px;font-size:medium;"> Adaçayı günlük olarak düzenli bir şekilde tüketildiğinde kardiyovasküler (kalp ve damar) sistemin düzenli çalışmasına, kalbin ritmini korumasına yardımcı olmaktadır. Kalp dostu olan adaçayı tüm vücuttaki kan damarlarının da sağlıklı çalışmasına yardımcı olmaktadır.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"> </p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><strong>Sindirim Sistemi:</strong><span style="margin:0px;font-size:medium;"> Adaçayı, nane, kekik gibi baharat olarak kullanıldığı durumlarda yapısında bulunan lifler sayesinde barsakların düzenli çalışmasına, barsaklarda bulunan fazla yağın vücuttan atılmasına, kandaki kolesterolün dengelenmesine yardımcı olur. Bunlara ek olarak mide hazımsızlığında gaz söktürücü ve sindirimi kolaylaştırıcı etki gösterir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"> </p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><strong>Saç ve Cilt Bakımı:</strong> <span style="margin:0px;font-size:medium;">Adaçayının kardiyovasküler sisteme sağlamış olduğu katkı ile kan dolaşımı tüm vücutta sağlıklı bir şekilde sağlanır. Kan dolaşımının kılcal damarlara kadar sağlıklı bir şekilde sağlanması ile saç ve cilt sağlığı da olumlu şekilde etkilenir. Vücuttaki fazla toksinlerin atılması ile ciltte erken yaşlanma belirtilerinin ortadan kalkmasına yardımcı olurken, cilt kırışıklarının erken oluşmasına engel olur. Kan dolaşımının sağlıklı bir şekilde yürümesi ile ciltteki hücre yenilenmeleri ve hücre onarımları da sağlıklı ve düzenli bir şekilde çalışır ve erken yaşlanma belirtileri ve kırışıklık oluşumu engellenir. Cilt hücrelerinin sağlıklı bir şekilde yenilenmesi cildin daha genç, pürüzsüz ve parlak görünmesini sağlar. Cilt hücrelerinin düzenli şekilde yenilenmesi ve onarımı ile derinin aşırı terleme yapmasının da önüne geçilir. Adaçayı derideki açık yarıların daha hızlı kapanmasına da yardımcı olur. Adaçayı yağının saç diplerine ve kafa derisine masaj şeklinde uygulandığı durumlarda saçların erken beyazlamasına engel olduğu, saç beyazlamasını yavaşlattığı, saçın yağlanmasını engellediği, saç dökülmesini yavaşlattığı, saçların daha parlak ve canlı görünmesine yardımcı olduğu görülmüştür. Adaçayının vücuda alınmadan çayının yapılıp harici olarak kullanıldığı durumlarda deride bulunan akne ve sivilcelerin temizlenmesine, ter kokusunun önlenmesine, mantar, egzama gibi cilt hastalıklarının hafifletilmesine olumlu katkısı olmaktadır.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"> </p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><strong>Ağız Sağlığı: </strong><span style="margin:0px;font-size:medium;">Adaçayının eski zamanlardan itibaren dişlerin beyazlatılmasında kullanıldığı çeşitli kaynaklarda yer almaktadır. Adaçayının içerdiği maddeler incelendiğinde diş eti hastalıklarının önlenmesinde ya da hafifletilmesinde, dişlerin beyazlatılmasında, diş sağlığının korunmasında olumlu etkileri olduğu görülmektedir. Ilık ve soğuk gargara yapıldığında ağız içerisindeki yaraların iyileşmesinde ve boğaz yolu ve bademcik iltihaplarının hafifletilmesinde olumlu etkiler göstermektedir.</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong> </strong></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;"><strong>Diğer Faydaları:</strong></span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Vücuttaki iltihapların azaltılmasında olumlu etki gösterir,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- İdrar yolu enfeksiyonlarının tedavisinde olumlu etki gösterir,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- İdrar söktürücü etki gösterir,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">- Safra kesesinin sağlıklı çalışmasına yardımcı olur,</span></p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"> </p>
<br><p style="color:rgb(20,23,24);font-family:'Open Sans', sans-serif;font-size:15px;"><span style="margin:0px;font-size:medium;">Kaynak : Yemek Kulübüm</span></p>
<br>
]]></description><guid isPermaLink="false">406640</guid><pubDate>Sat, 11 Jun 2016 14:33:16 +0000</pubDate></item><item><title>Ka&#x15F;&#x131; d&#xF6;k&#xFC;lenler okusunlar:8 &#xC7;ARE</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/403709-kasi-dokulenler-okusunlar8-care/</link><description><![CDATA[
<p style="color:rgb(129,129,129);font-family:'helvetica-w01-light', 'helvetica-w02-light', sans-serif;"><span style="color:rgb(0,0,0);">Profesör İbrahim Saraçoğlu kaş dökülmesinin nedenlerini açıkladı.</span></p>
<p style="color:rgb(129,129,129);font-family:'helvetica-w01-light', 'helvetica-w02-light', sans-serif;"><span style="color:rgb(0,0,0);">İ.Saraçoğluna göre, kaş dökülmesinin nedenleri saç dökülmesi ile yaklaşık aynıdır: "Kaşların da, saçların da kaynağı aynıdır. Kaşların dökülmesinin esas nedenlerine vitamin, mineral ve hormon dengesinin bozulması içerir.Tıpkı saçlar gibi kaşların da vitamin ve minerallere ihtiyacı vardır. Bazı hanımlar kaşlarını sık sık aldırırlar.Bu zaman tüy kökünden koparılıyor ve bu durum kıl köküne zarar verir. Yıpranmış tüy kökleri defalarca kendini yenilemeye çalışıyor, ancak bir süre sonra güncelleme işlemi duruyor. Bu durumda kaş bir daha çıkmıyor ve ciddi şekilde dökülmeye başlar.Bir süre sonra kaşlar biçimsiz görünüyor,hem de tüyler uzanmır.Buna halk arasında "kaş küsmesi" denir.<br>Diğer bir faktör deri hastalıkları ve saçkıran.Eğer tüyler kaşın ancak bir bölümünde dökülürse, büyük ihtimalle bunun nedeni deri hastalıklarıdır.Bu durumda hemen dermatoloğa başvurun."<br>Kaş dökülmesinin diğer nedenlerini şöyle sıralamak mümkündür:<br>Makyajla uyumak (kaş kalemi)<br>Yetersiz beslenme<br>Hipotiroidi (aşırı tiroid hormonu üretimi)<br>Kimyasal terapiyanın karşı etkileri<br>travmalar<br>Mantar ve egzama<br>sivilceler<br>Kaş dökülmesinin tedavisi:<br>Kaşları almayın: Öncelikle kaş almayı bir süreliğine durdurun. Zaten son yıllarda kalın ve doğal kaşlar moda. Herhalde kaşsız kalmaktan daha iyidir.<br>Hekim kontrolü: Eğer kaş dökülmesi durmuyorsa, mutlaka doktora başvurun. Unutmayın ki, bunun nedeni deri hastalığı olabilir. Bu durumda hastalığın yayılma riski de var. Ayrıca, hormon tedavisini kendiniz yapamazsınız.<br>Dengeli beslenin: Sağlıklı beslenmek sadece saç ve cilt için değil, tüm organizmamız için önemlidir.Buna özel dikkat gösterin.<br>Doğal tedavi: Doğal bitki yağları hem tüy kökünü sağlamlaştırarak,hem de kaşları kalınlaştırır.<br>Kaş ekimi: Eğer qaşlardakı tüyler tamamen dökülmüşse, modern yöntemlerden kullanabilirsiniz. Bu işlem bir çok tedavi merkezlerinde son derece uygun koşullarda gerçekleştirilir.<br>Kaş dökülmesine çare:<br>Eğer kaş dökülmesi hormon veya deri hastalıkları ile ilgili değilse, kaş zerdapları, tüy çıkarıcı kremler, besleyici yağlar kullanın.<br>Kaş için etkili maske: Bu maskeyi banyodan çıktıktan sonra çekin. 1 çay kaşığı hindistan cevizi yağı ile 1 çay kaşığı badem yağını iyice karıştırın, banyo sonrasında makyaj fırçası veya kulak pamuğu ile kaşlara ve kirpiklere sürün. Yarım saat bekledikten sonra ılık su ile yıkayın.<br>Sarımsak maskesi:<br>Bir diş sarımsağı iyice dövüp, badem yağı ile karıştıran sonra kaşlara sürün, yarım saat sonra yıkayın.</span></p>
<p style="color:rgb(129,129,129);font-family:'helvetica-w01-light', 'helvetica-w02-light', sans-serif;"><strong><span style="color:rgb(255,0,0);">kaynak: Saglikdoluysam</span></strong></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">403709</guid><pubDate>Sat, 14 May 2016 18:21:38 +0000</pubDate></item></channel></rss>
