<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"><channel><title>Ego - Ben Felsefe En Son Ba&#x15F;l&#x131;klar</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/forum/123-ego-ben-felsefe/</link><description>Ego - Ben Felsefe En Son Ba&#x15F;l&#x131;klar</description><language>tr</language><item><title>Metateori | Bir Alternatif Bilin&#xE7; Evreni</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/793549-metateori-bir-alternatif-bilinc-evreni/</link><description><![CDATA[<p>
	Metateori, Metatheory ya da Metatheory of Solipsism; kendini "ekzantrik, ethereal, neoklasik olarak melankoli, varoluşsal kriz, oblivion ile eklektik, ezoterik, secluded grup" olarak tanımlayan; varoluşçu, post-modern bir alternatif dünya topluluğu tasarımıdır. Kuruluş tarihi 29 Haziran 2017’dir. Topluluğa ait biri yayımlanmış ancak satışı yapılmayan iki kitabın olduğu bilinmektedir. Topluluk, kimi zaman bilimsel felsefe veya uygulamalı felsefe fikrini savunduğunu ve en önemlisi solipsizm fikrine bağlı olduklarını söylemektedir.<br>
	<br>
	Aslında temel mantık herhangi bir bilimsel veya felsefik konuyla ilgili yüzeysel olarak var olan fikir veya teorileri karşılaştırarak adı üstünde ''meta''sını yapmak yani onun da felsefesini tartışmak. Metateori’nin ilk amacı kişilerin kendi fikirlerini özgürce paylaşabileceği bir ortamı sağlamaktır. Kendi içinde liyakat sistemi bulunan topluluğun ve alt kuruluşlarının sizi hak ettiğiniz yere ulaştıracağı mekanizmaları vardır.
</p>

<p>
	ANLAYIŞ<br>
	İnsanlar ve tüm canlılar birçok dinde bahsedildiği üzere doğadan bir parça olarak oluşmuştur. Bu öyle bir şeydir ki sadece uykuya daldığımızda anlarız. Uykuda rüya gördüğümüzde yaşadıklarımız gösterir ki evren sadece algıladığımız için vardır. Rüya görmediğimiz zaman ise adeta doğmadan önceki yaşantımızda gibiyizdir. Bu durumda insan cansız maddelerden oluşan bir organizma olabilir ve dahası canlı denen şey sadece gelişmiş algılama seçenekleridir. Dünyayı ne şekilde algılarsak algılayalım her daim doğanın parçası olarak kalacağımız için bir gün her şey <abbr title="Türkiye Elektrik Kurumu"><abbr title="Türkiye Elektrik Kurumu">tek</abbr></abbr> <abbr title="Türkiye Elektrik Kurumu"><abbr title="Türkiye Elektrik Kurumu">tek</abbr></abbr> ölecektir. Yapmamız gereken şey kabileler şeklinde göçebe olarak bir yaşam şekli belirlemek. Bu sayede hem kendi isteklerimizi daha iyi anlarız hem de canlandığımız gezegeni keşfe çıkarız. Sonuç; algılanan yaşam şekli genetiğimizin bize izin verdiği ölçüde sıkışık kaldığımız evrendir.<br>
	Solipsizm Bildirisi<br>
	"Çok ilginç ama hayatım boyunca gördüğüm her insan tipi aynı olmaya devam ediyor. Ben gerçekte hiçbir zaman tarihte gördüğüm veya diğer tanınmış, etkileyici insanlarla karşılaşmadım. Bunun üç nedeni olabilir. Ya ben topluma girmediğimden oluyor, ya yaşadığım yerde yer almazlar ya da kendimi yüceltiyorum.<br>
	<br>
	Birincide; ben onları aramak için herhangi bir kulübe katılarak zaman kaybedemem. Onlarla uzaktan etkileşim kurabilmek için İnternet'i kullanmam yeterli. İkincide; ortalama IQ'su 90 olan bir ülkenin saçma sapan bir şekilde işleyen mekanizmalarında kayboldular. Dolayısıyla bazı ülkelerin yanında tam anlamıyla bir hiçiz. Üçüncüde; insanların beni ve benim onları görmezden gelecek bir şekilde yaşamamla birlikte nasıl olur da güzel bir etkileşim olması beklenir ki zaten.<br>
	<br>
	Ben herhangi bir gruba katılarak zaman kaybedecek biri olmadığım için gerçekçi hayallerimiz (kendilerinin) sizden bağımsız olmasını isteyerek kendimi yüceltmiş olamam. Olsa olsa siz gereksiz yer kaplayan birileri olabilirsiniz. Bulunduğum yerlerde insanların beni anlamamasını fırsata çevirerek, onlardan bağımsız olduğumu ilan ederek dışlanmak isterim. Dolayısıyla tüm felsefem boyunca insanların bu şekilde nefretini kazanabilir veya onlara kendimi acındırabilirim. Tabii ki bazı dangalaklar hiçbir zaman bizim gibilerin neyi kastettiğini anlamayacaklar. Gerçekte yaptığım şey onlara acımanın ta kendisidir. Onları uzaktan izlerken yarın hangi baltaya sap olacaklarını kestirememelerinden öbür gün geberip gidecekleri gibi karamsar düşüncelere kadar hiçbir şeyin farkında olmamalarına gülmek için bunu kullanarak gerçeği aramak için fırsat kollamalıyım. Dolayısıyla, dünyada ne yazık ki bireycilik hakimdir. Hiçbir şeyden etkilenmemek ama bunu gerçeği görmek için yapmak zorundasınız."<br>
	<br>
	Hayatı sınıflandırma metodolojisi<br>
	Metateori felsefesine göre hayat dört evrenin sürekli değişiminden oluşur. Bunlar 'Varım', 'Algılıyorum', 'Düşünüyorum' ve 'Bilmiyorum'dur. Örgüt, bu fikri daha net açıklamak için çeşitli mecralarda müzik, resim ve makalelerle oyun haline bile getirerek düşüncelerini basitçe açıklamaya çalışır. Örneğin bir bebeğin doğuşu 'var olmak' iken sevgilisinden ayrılmış ve depresyona girmiş bir birey 'bilmiyorum' evresinde yer alabilir. Bu şekilde insanlar üzerinde yapılan psikolojik deneylere göre çeşitli istatistikler ve açıklanmamış bilgiler de gene topluluk tarafından sağlanmaktadır.<br>
	<br>
	Gündelik olayların arkasında basit ama cevaplanamayan sorular yatıyor. Sürekli aklımıza gelen bu soruları gün yüzüne çıkarmanın vakti geldi. Her konu hakkında tarih boyunca birçok görüş dile getirildi. Ancak bunların hangisi doğru?<br>
	<br>
	Metateori bilimsel, kültürel herhangi bir konuyla ilgili teorileri karşılaştırarak sorular soran; insanı insan yapan tüm alanlara hitap eden kurgusal ve varoluşçu bir topluluktur. Öte yandan ‘Metateori’yi bu manaya gelen bir terim olarak sunuyoruz. Bu saatten sonraki amacımız 21. yüzyılın en önemli fikir devrimini yaratmak suretiyle sadece evrensel insan farkındalığını tüm dünyaya kalıcı ve en gerçekçi haliyle sunarak derlemektir. Birçok alanı kapsayan bir var oluş serüvenine hazır mısınız? Burada bazen pasif olabilirsin ama her zaman cevaplanacak veya düşünülecek durum veya fikirlerle karşılaşacaksın. Bunlar arasından doğru olanını bulmak yorucu bulabilirsin. Bu yüzden çok çekişmeli beyin fırtınaları olacak. En doğru sonuca ulaşırken seni sen yapan şeylerin düşüncelerinden doğan fikirlerin olduğunu unutma. İşte bu fikirlerle oluşan teoriler her zaman yol göstericimiz olacak. Bizi biz yapan şey de budur. Siz bizsiniz.<br>
	<br>
	Metateori; her şeyin sebebini merak eden Homo sapiensin Homo sapiens sapiense evrimindeki süreci, birbirinden farklı fikirlerin bir teorisini oluşturarak sağlamak isteyen bir arayışı içerir. Bir soruya verilen farklı cevapların karşılaştırmalı olarak incelenmesi ve sonuçta doğruya ulaşılması en önemli amacımızdır. Her şeyin teorisine giden yolda öncelikli olarak ‘bilimi kullanarak felsefe yapma’ fikrini, insanların tartışma yapmasını ve bu sayede felsefik çıkarımlarda bulunulmasını amaçlıyoruz. Bu eser ontoloji ve kozmolojinin kesişim noktasını içerir. Bazen evrenin sınırlarını, yaşamın kökenini araştırırken bazen gündelik olayları tartışabiliriz ama tüm serilerimiz ortak bir amaca hizmet eder. Bu sayede dünyadaki ilk ve <abbr title="Türkiye Elektrik Kurumu"><abbr title="Türkiye Elektrik Kurumu">tek</abbr></abbr> tartışma temalı topluluğuz. Gelin, hepimizin aklına elbet bir kere gelmiş düşünceleri, hayatı 'hayat' yapan şeyleri inceleyelim.
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">793549</guid><pubDate>Fri, 26 Aug 2022 19:14:08 +0000</pubDate></item><item><title>"Siginak" Psikolojisi</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/291570-siginak-psikolojisi/</link><description><![CDATA[
<p>Insanoglu, yeryuzune geldiginden beri; dogayla mucadele ederken, canliliklarinin geregi, dogada siginmak icin dusunce uretmislerdir. Dogadan korunma temelli bu dusunce sekli; onceleri magaralar, sonralari semsiye v.s. gibi; doganin ozelliklerinden korunucu aletler gelistirmislerdir.</p>
<p> </p>
<p>Zamanla insanoglu, dogayla yasamayi ogrendikce, ve toplumsal gelismelere paralel olarak, ayni zamanda da dogal dusuncesinin geregi; kendi arasinda veriler yaratmistir. Bu verileri kisaca; ideolojiler, teoriler, inancsallar ve dogrusallar olarak siralayabiliriz. Insanoglu bu olgulari, yaratir ve sosyal-siyasal-toplumsal birer sistem haline getirirken; hem bunlarin vericisi hemde alicisi durumunas kendini getirmistir. Iste dogumdan itibaren, bir bebege; dogdugu cografya ve onun tarihsel gecmisine paralel olarak bu veriler verilmis ve bu veriler, alan kisinin kisisel kimligini olusturan degerler haline gelmistir ve kisi bu verileri; kollamak ve onlara sahip cikmak icin yasam ve iliskisini surdurmustur.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglu, ta nihilizme kadar; birey bilincine ulasamadigindan; hem kendini kisisel olarak ortaya koyamamis; ya toplumun bir ferdi, yada topluma dusunce sunan tarihi bir kisilik olmustur. Iste insanoglunun, bu kisilik kimligini olusturan ve sahiplendigi soyut degerler; onun siginagidir.</p>
<p> </p>
<p>Birey bilinci gelistikce ve insanoglu bir birey olarak kendi oz degerini ve kendi oz dusunce ve davranis degerlerini gelistirdikce; siginaga olan inanc azalmakta ve tek siginak; insanoglunun bolunmez tek uyesi olan, birey, yani kendisi olmaktadir. Iste dini, milli, etiksel, geleneksel, tarihi, kulturel ve bilimum sosyal-siyasal-toplumsal deger ve sistemleri olusturan ideolojik, teorik inancsal dogrusallarin hepsi; insanoglunun bir SIGINAGIDIR.</p>
<p> </p>
<p>Bu siginma psikolojisinin konu ve derece derece azalmasi; kisinin, toplumsal siginagi yerine, kendi oz bireysel siginagina donusmesiyle paraleldir.</p>
<p> </p>
<p>Birey sonucta oyle bir bilince erisirki; tum ideolojilerden, tum inancsallardan, tum dogrusallardan; insan olarak evrensel temelde arinip;toplumsal siginaga ihtiyac duymayabilir.</p>
<p> </p>
<p>Toplumsal siginagin, ideolojik, inancsal, dogrusal, sosyal, siyasal v.s. kisaca her turlu etik ve metafizik degerleri,verileri,tabulari; ister toplumun bir kisisi, ister topluma yon veren oncusu olarak; kisi toplumsalliktan, bireysellige donustukce ve birey bilinci gelistikce, bu degerlerin de gereginin kalmadigini ve onlara ihtiyac duymamayi ogrenir.</p>
<p> </p>
<p>Eger bir birey; bireysel olarak; herturlu toplumsal siginagin getirdigi soyut degerlerden, insansal-evrensel serbest dusunce uretebilirse, arinir ve toplumsal siginaga ihtiyac duymaz.</p>
<p> </p>
<p>Iste, insanoglunun; once dogadan korunma ve siginma; sonrada toplumuna siginma psikolojisi ve onun her turlu soyut deger verisi; kisi bireysellesip, birey bilinci aldikca, zayiflayacak ve zamanla yok olacaktir.</p>
<p> </p>
<p>Buradaki en onemli konu; toplumsal degerlerin siginaklarindan bir bir kurtulurken; hem kendine, hem de baskasina hem fiziksel hem de dusunsel zarar vermemek.</p>
<p> </p>
<p>Yazi daha net algilansin diye, dardan en genisine dogru; insanoglunun gunumuzdeki "siginaklarini" siralayalim.</p>
<p> </p>
<p>Anne rahmi, hastahane, aile evi, komsu evleri, okul, mahalle, cevre, sehir, bolge, ulke, kita, kure, dunya ve en son evren.</p>
<p> </p>
<p>Buradaki ilginclik; siginaklarin "yok olusu" yada siginaklardan arinmadir. Aslinda bu da dogal dusuncenin dusunus duzeyi olarak; ayni sirayi takip edebilr. Ilki anne rahmidir, baba aile evi, kendi aile evine donusur, yeni komsu evleri, yeni okul, yeni mahalle, yeni cevre ve yasam ve iliskinin tarihsel getirisi temelinde de; yeni sehir, yeni ulke; hatta yeni kita ve kure olabilir. Su andaki degistirilemeyen ilk siginak dunyadir, sonra da; evren gelir.</p>
<p> </p>
<p>Butun bu siginaklar; dusuncede de kendi soyut inancsal degerleriyle birlikte; ideolojik ve teorik degerlerini de yaratir. Anne ve annelik kavrami,cinsiyet, baba, abi, kardes, arkadas, mahalleli, hemseri, vatandas, irk, milliyet, yurtseverlik,ve en son enternasyonellik. Dini siginaklar;cami ve kabe-muslumanlar icin-kilise, havra veya genelde tanri evleri. Dini soyut degerler; hem cografyadan, hem aileden, hem toplumdan, hem ulkeden, hem de tarihi kultur, gelenek ve etiksel degerlerden olusur.</p>
<p> </p>
<p>Gunumuzde evren en somut en genis siginak olmakla beraber; tanri da en soyut en uc siginaktir.</p>
<p> </p>
<p>Gorundugu gibi; her somut siginaga paralel; mutlaka kavram olarak yaratilmis inancsal, ideolojik teorik dogrusalligin ortaya koydugu; soyut siginaklar vardir.</p>
<p> </p>
<p>Iste tum "boyunduruk Tutsakligi" bu bilhassa soyut siginaklarin; alisilagelmis, otomatiklesmis ve nesilden nesile aktarilan sahipligi ve koruma mucadelesidir.</p>
<p> </p>
<p>Kisi, bireysel bilinci aldikca ve kendi oz degerleriyle kendini olusturdukca ve kendine guveni geldikce v.s. bu siginaklarin; once somutlarinin, sonrada soyutlarinin anlami sadece kavramda ve alisilagelmis dusunce ve davranista kalir. Mucadele yonu de gitgide zayiflar. Ya da birey bilinci olarak; bireye yakin olanlar deger kazanir. Yani gunluk yasam ve iliskinin siginaklari, ya da ideolojik dogrusalliklarin getirdigi dogrularin siginaklari.</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">291570</guid><pubDate>Sat, 15 Dec 2012 17:57:15 +0000</pubDate></item><item><title>Ben (Ego) ve  Kendi (Self) Farkinin, Insanoglu/Insan Temeli</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/291874-ben-ego-ve-kendi-self-farkinin-insanogluinsan-temeli/</link><description><![CDATA[
<p>Basta ego terimi, insanoglunun nihilist felsefesi sonucu, psikoloji, psikiyatri, ve toplumsal yasami, dile getiren etigin konusu olmustur.</p>
<p> </p>
<p>Etigin amaci nedir?, etik; insanoglu turunu bir arada tur biri farkinin da farkinda olarak her bir birin tursel butunlugunu saglamak demektir.</p>
<p> </p>
<p>Once egoyu inceleyelim. Egonun temeli "kaybetme korkusu" na dayanir. Bu ne demektir. Insanoglu, dogal zihniyetinden dolayi, tum yasami boyunca, sadece ve sadece verilerle, degerlerle, tabularla yasar ve olur (olmek)</p>
<p> </p>
<p>Peki ego, neyi kaybetme korkusudur?, ego; mustakil var olarak dogan insanoglu turunun birinin, tum yasami boyunca kendisine verilen ve sahiplendigi, sabitledigi, savundugu, ugruna canini verdigi ve dogumdan itibaren aldigi her turlu ayrimci, cikarci, savastiran, mucadele ettiren ve insandisi, insanlikdisi oznel/nesnel, soyut/somut ve insanoglu turunun yonlendirerek ve yaptirama koyarak sistemlestirdigi ve etik ve metafizik, ideolojik inancsal, dogrusal, tanrisal , olgusal, kurgusal, bulgusal, duzen haline getirdigi olumlu, ya da olumsuz degerleri, verileri, tabulari kaybetme korkusudur.</p>
<p> </p>
<p>Nihilizmin, bilhassa tum bu insanoglu faktoru disindaki hderseyi hiclemesiyle, insanogu turu buyuk bir bosluga dusmustur. Iste bu ego,nun kaybetme korkusu, insanoglu birini bireyci akilci yapmis ve tum egonun bu insandisi ve insanlikdisi degerlerini, verilerini, tabularini bireye, bireyci akilci cikari icin kullanim kozu olarak vermistir.</p>
<p> </p>
<p>Iste bu temelde, ego, ayni dogal zihniyetin, iki farki dusuncesine, acilmistir. Birisi "ben, bana verilen degerler, tabular, veriler adina ve baskasi adina yasarim ve yasamimi harcarim" , digeri de "ben, baskalarini ve herseyi, kendi adima yasatirim, kullanirim, harcarim" temelli dusuncedir.</p>
<p> </p>
<p>Iste dunya; ikinci dusuncenin otoritesi, gucu ve iktidari altindadir, bu gucu, otoriteyi, iktidarida ona, ilk dusunce de olanlar saglar.</p>
<p> </p>
<p>Cunku burada bir uyum vardir. "kaybetme korkusu" ile yasayanlara, ikinci dusunce "kaybetme, benim cikarim icin kullan" emrini vermistir.</p>
<p> </p>
<p>Su an insanoglunun geldigi duzey, tur butulugundeki ikinci egosunun, birinci egoyu kullanma, harcama, her turlu insanlikdisi dusunce ve davranisa mubah kilmasidir.</p>
<p> </p>
<p>Iste bu bencil ego ile, onun kullandigi kaybetme korkulu ego bugun insanoglunu ve dunyasini icinde bulundugumuz duruma getirmis ve ikinci ego, bunu kalicilastirmak icin de, elindeki bilim ve bilimsellik dahil, her turlu kozu ve bilhassa dogallik masali kozunu cok iyi kullanmaya gayret etmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Self ise, insanoglu turu birinin kendisinin insan oldugunu algilamasi, bilincine cikarmasi ve farkina varmasiyla baslar. Bu farkindaligi ve bilinci tur birlik, beraberlik ve butunlugune tasimakla devam eder.</p>
<p> </p>
<p>Yani, egonun; her turlu insandisi, insanlikdisi veri, deger ve tabularinin, kendi olmadigi, kendini yok ettigi ve bunu da tur bunyesindeki savaslarla sagladiginin bilinci ve farkindaligidir. Hic bir degerin, verinin, tabunun; insanoglu yasamindan daha degerli olmadiginin farkina ve bilincine varmaktir. Kendi icin olan yasamin, tur butunlugu icin oldugunun bilincine ve farkina varmaktir. Kendine verecegi herhangibir rahatsizlik ve zararin, tur butunlugune verileceginin bilincine ve farkina varmaktir. Kendi biri ile, tur butunlugunun iliskisinin, kendi birinin, tur butunlugun bir parcasi oldugunun farkina ve bilincine varmaktir. Kaybetmekten korktugu ve sahiplenip, sabitledigi her turlu somut/soyut, oznel/nesnel degerin, kendisini ve turunu insanlasmaktan alikoydugunun bilincine ve farkina varmaktir. Onlari kaybetmekten korkmak yerine, kaybetmek onlardan arinmak ve kurtulmak icin, sorgulamasi gerektiginin farkina ve bilincine varmaktir.</p>
<p> </p>
<p>Bu liste uzargider. Ozetle, egosunun, ne kendi turu, ne de kendi biri olmadiginin, kendi biri ve turunu, yok saydiginin, kendi turunu bunyesinde birler eliyle birbiriyle savastirdiginin, egosunun kendisini zihniyet olarak insanlastiramayacaginin farkina ve bilincine varmaktir.</p>
<p> </p>
<p>Iste egonun her turlu bilincine ve farkina varmak, selfin baslangici ve egonun her turlu degerinden kurtulma mucadelesi ise, selfin yasama gecisidir.</p>
<p> </p>
<p>Her insanoglu turunun biri; kendi biri bunyesindeki selfini ortaya cikararak, egosu ile mucadeleye cagirmalidir. Tabi, egosundan rahatsiz ve zarar gorme bilinci ve farkindaligina erismisse.</p>
<p> </p>
<p>Self mi/ego mu?, karar, secim; her insanoglu turu birinin.</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">291874</guid><pubDate>Tue, 18 Dec 2012 18:51:34 +0000</pubDate></item><item><title>Ihtiyac ve Giderim</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/297477-ihtiyac-ve-giderim/</link><description><![CDATA[<p>Insanoglunun bilinc, birikim, bilgi, deneyim, egitim, ogretim v.s. duzeyi ne olursa olsun, yasam ve iliskileri; ihtiyac ve giderim uzerinedir.<br><br>Yalniz benim bu konuya deginmekteki amacim, bu ihtiyac ve giderimin bilinc, birikim, bilgi, deneyim, egitim, ogretim v.s. farkina gore, yani kendisine dogumdan itibaren verilen, her turlu metafizik ve etiksel ideolojik inancsal deger, veri tabu dogrularini, sorgulaa, degerlendirme, bilmeye yonelme v.s. gore, ters orantilidir.<br><br>Bir milliyetci, milli duygulara, bir teist, kendini inandirdigi yaraticiya, bir dinsiz teist, kendini inandirdigi yaraticiya, bir nonteist, kendini inandirdigi, maddeye, evrime, evrene, varliga veya bir demokrat demokrasiye, bir sosyalist sosyalizme v.s. IHTIYAC DUYAR ve bu duydugu ihtiyaci da, dogruluguna inandigi seye kendini yasamini ve iliskilerini vererek giderir.<br><br>Ilginc olan, bir milliyetcinin, milli duyguya duydugu ihtiyac ve giderimi, bir enternasyonalin duymamasidir.<br><br>Iste ilginc olan, bir milliyetcinin, henuz sorgulamadigi milli duygularina bagimliligindan gelen ihtiyac ve giderimi, bir enternasyonelin, milli duygularini sorgulayip, bu milli duygulara ihtiyac duymamasindan dolayi giderim de gerektirmez. Ama; enternasyonel bilinc duzeyine ulasamamis bir milliyetci de, ayni nedenlerden enternasyonalizme bir ihtiyac duymaz ve giderime yonelmez.<br><br>Iste tum tartisma, bu iki bilinc farki arasindaki, ihtiyac ve giderim farkidir. Biribirilerinin ihtiyac ve gereksinimini algilayamadiklarindan da, her biri kendi ihtiyac ve giderimini, birbirine kabul ettirme mucadelesi verirler.<br><br>Aslinda, enternasyonelist bilinc duzeyinin, milliyetcilikten "ustun" oldugu dusunulurse, sizce bu tartismada, olgunluk, anlayis, kavrayis, algilama v.s. hangisinden gelmelidir?, ya da neden bu kisir dongu tartismasinin, ikisi de farkinda ve bilincinde degildir.<br><br>Buradan iki onemli nokta cikar, insanoglu kendisine dogumdan itibaren verilen tum deger, veri ve tabulari, sorguladikca ONLARA DUYDUGU IHTIYACTAN KURTULUR ve bir giderime yonelmez. Cunku bu ihtiyacini zaten sorgulayarak gidermis ve bilinc asamasini gerceklestirmistir.<br><br>Eger bir kisi, IHTIYAC YOKSA GIDERIM DE YOKTUR'u algilar, kavrar bilincine ve farkina varirsa, mesela bir teisti, non teist yapmaya ugrasmaz. Cunku teistin, ihtiyacinin teizm oldugunun bilincine ve farkina varir.<br><br>Bir teistin, zaten non teist olabilmesi, teizm ihtiyacini giderirse mumkundur. Cunku o zaman teizme ihtiyac duymaz.<br><br>Iste sorun-cozum ikilemi de, bu paraleldedir. Yani, bir kisi sizin sorun olarak gordugunuzu, sorun olarak gormuyorsa; sizin ona gostereceginiz cozumun hic bir anlami yoktur. Cunku o sorunu goremediginden, cozume de yonelmez.<br><br>Iste bir teistin, teizmini sorun olarak gormesi, onun teizm ihtiyacini gidermeye basladiginin bir isaretidir ve eger bu giderimi istiyorsa, giderme/cozum paralel gidecektir.<br><br>Cunku o durumdaki ihtiyac, teizm degil; teizmin giderilmesi ihtiyacidir. Iste bu durumda olan kisi, bir nonteisti daha net kavramaya, algilamaya baslar, hele hele nonteistin degindigi konular, onun sorguladigi konular ise.<br><br>Iste bu temeldeki saglikli bir bilgi, bilinc, birikim, deneyim v.s. alis verisi; birinin sorguladigi, digerinin o sorgulamaya yardimci oldugu durumdur.<br><br>Bu durum, her deger, veri tabu, her izm, her ideoloji ve her inancsal icin gecerlidir. Cunku bu durumda, bilinc verenin verdigini algilayabilecek, kavrayabilecek, degerlendirip, sorgulayabilecek, verilen bilince acik bir alan vardir.<br><br>Zaten bu durumda, her bir kisinin yasam ve iliskilerinde, kendisine verilen yanitlardan, sorulan sorulardan, konusma ve yazismanin, dil ve uslubundan v.s. algilanir.<br><br>Oyuzden, ancak IHTIYAC GIDERIMINE ACIK BIR KISI, IHTIYACINI GIDEREBILIR. Yoksa, sadece IHTIYACINI BESLER VE TATMIN/MEMNUN EDER. Cunku o ihtiyaci gidermek degil; korumak, savunmak, kollamak v.s. durumundadir.<br><br>Eger ihtiyac giderimi yoksa, sorun gorumu ve cozum de yoktur, sadce kisinin icinde bulundugu duzeyin ihtiyacinin tatmini, memnuniyeti v.s. vardir.<br><br>Buda IHTIYACIN AFYONUDUR.<br> </p>]]></description><guid isPermaLink="false">297477</guid><pubDate>Wed, 13 Feb 2013 21:34:07 +0000</pubDate></item><item><title>Kisinin "Gerceklik/dogruluk" "Sorunu"</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/292954-kisinin-gerceklikdogruluk-sorunu/</link><description><![CDATA[
<p>Kisinin (somutun), dusuncesi (soyutu), kendine (somuta) gore dogru (soyut) dur ve bu kisinin (somutun) , inanci (soyutu) dir. Bu da bir butun olarak kisinin (somut) kisilik (soyut) gercegidir.</p>
<p> </p>
<p>Iste bu gercek, hem benden hem de herkesten bagimsiz olarak vardir. Yani benim veya baskasinin kabulune reddine acik bir durum degildir. Iste, saygi; kisinin kisiligine bu butun gercekligine duyulan saygidir. Yani kisi; belirli bir dusuncesi olan ve dusunceyi kendine gore dogruluga inandirarak ortaya atan bir kisilige sahiptir ve bu onun</p>
<p>gercegidir.</p>
<p> </p>
<p>Buradaki ilk sorun; kisinin dusunceyi sahiplenmesidir.</p>
<p>Ikinci sorun, dogruluguna inandigi icin sabitlemesidir.</p>
<p>Ucuncu sorun ise; bu dogruluguna inandigi dusunceyi, sanki tek dogru oymus gibi, herkesinde bu dogruya inanmasini istemektedir.</p>
<p> </p>
<p>Oyuzden de kisi, sirf kendi dogrularini ortaya koymakta kalmamakta; kendi dogrularini baskalarina da dogru olarak kabul ettirme mucadelesi vermektedir.</p>
<p> </p>
<p>Boyle bir durumda, kisinin dogrularini dogru olarak kabul etmeyen birisi ile; o kisi arasinda nasil bir iletisim mumkundur? Ortada o kisinin de ayni diger kisi gibi oldugunu dusunursek; bir dogrulama ve biribirlerine kendi dogrularini kabul ettirme mucadelesinden baska ne kalir?</p>
<p> </p>
<p>Bu tip bir yanasimla; kisiler arasi bilgi alis verisi mumkunmu? birbirlerine kendi birikim ve tecrubelerini iletebilmeleri mumkunmu? birbirlerinin gerceklerinin farkina varabilmeleri mumkun mu? birbirlerine saygi mumkunmu? birbirlerini anlamalari, tanimalari mumkun mu?, bu "mumkun mu?" ler daha da cogaltilabilir.</p>
<p> </p>
<p>Mumkun degildir. Cunku; iki kisi kendilerine gore ve biribirlerine ters dusen dogrulariyla, birbirlerini kendi dogrularina ikna etme cabasi icindedir. Ustelik bu ikna cabasi; tamamen kisilerin somut yapisina yonelik yurutulmektedir. Cunku somut ile soyut farki ortadan kalkmis ve ozdeslestirilmistir. Bu ayni zamanda; kisi gercekliginide ortadan kaldirmis ve gercek ile dogru farki ozdeslestirilmistir.</p>
<p>Hele birde bu durum tamamen soyut tartismadan somuta yoneldiginde; kisilerin biribirlerine yonelerek; karsilikli atisma, satasma, asagilama ve hakarete yonelmesi de kacinilmaz olmustur. Simdi sorunlara tek tek bakalim.</p>
<p> </p>
<p>Birincisi sahiplenme sorunu. Eger kisi dusunceyi sahiplenmese ve sadece kullansa, o zaman dusunceyi kendiyle ozdeslestirmeyecektir.</p>
<p>Ikinci sorun, sabitleme; eger dusunceyi kullansa, belki tartisma esnasinda kullandigi dusuncenin yanlis olduguna karar verecek ve baska bir dusunce kullanimina yonelecektir.</p>
<p>Ucuncu sorun dogrulama; eger kendine inanarak dogruladigi dusuncesini kendi gercegi olarak gorse, karsisindakinin de kendine inandirarak dogruladigi dusuncesini onun bir gercegi olarak gorecek; ve saygi duyacaktir.</p>
<p> </p>
<p>Ozaman; sadece oznesi olmayan ve dogrulanan dusunceler tartisacak, kisilere yonelim olmayacak ve tartisilan dusunceler sayesinde kisiler biribirleriyle bilgi alisverisi yapacak ve birikim ve deneyimlerini paylasabilecektir.</p>
<p> </p>
<p>Bir ornek verelim. A sahsi milliyetci, B sahsi olmasin. B sahsi A sahsinin milliyetciligini onun bir gercegi olarak gorurse saygi duyar. A sahsi milliyetciligi sahiplenmezse; B sahsinin milliyetciligi yanlislama konusmalarini ustune alinmaz. A sahsi milliyetciligi sahiplenmese ve sabitlemese B sahsina yonelik bir satasimda bulunmaz. Kisaca A sahsi da; B sahsida, milliyetcilik konusunu; biribirlerinden bagimsiz olarak; sahiplenmeden, sabitlemeden ve dogrulamadan tartisabilirse; iste o zaman ancak; milliyetcilik konusu tartisilir. Hem A hem de B sahislari biribirleriyle milliyetcilik konusunda bilgi alisverisi yapar ve yine milliyetcilik konusunda biribirlerine birikim ve deneyimlerini</p>
<p>aktarirlar.</p>
<p> </p>
<p>Ozetlersek, kisi somut ve soyutlariyla bir butundur ve bu butunluk onun gercegidir. Bu gercek herkesin iradesi disindadir ve kabule karsi cikisa acik degildir. Bu gercek; saygi ile karsilanmalidir.</p>
<p> </p>
<p>Dusuncelerin oznesi yoktur. Dusunceler sahiplenilmesi yerine kullanilmalidir. Sahiplenilen dusunceler sabitlesir. Kullanilan dusuncelerin ise degisime acik olmasi gerekir.</p>
<p>Somut ile soyut farki algilanmali; sadece soyutun dogruluguna yonelik tartisma yapilmalidir. Unutmamalidirki; dogru ile inanca tasinan soyutlari sahiplenmek; somut ile soyutu ozdeslestirmek ve soyutu sabitlemek anlamini tasir. Eger soyutlari dogru inanci temelinde sahiplenmemeyi beceremiyorsak; karsimizdakinin de ayni durumda oldugunun bilincine varip; onun soyutlarina saygili olup; sadece soyutu yanlislamaya yonelmeliyiz. Yani A sahsinin milliyetciligini degil; milliyetciligi yanlislamaliyiz. Tartismayi yaparken; milliyetciligi A sahsindan bagimsiz olarak ele almaliyiz.</p>
<p> </p>
<p>Gercekler; somutuyla ve somutun sahiplendigi somut ve soyut degerleriyle birlikte algilanmalidir. Dogrulari yanlislarken; kendi dogrunuzla degil; insana ve insanliga gore yanlislarsaniz ve, somutun gercegine dokunmadan sadece dogrulara sadik kalirsaniz, belki o zaman bir sonuc alabilirsiniz.</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">292954</guid><pubDate>Fri, 28 Dec 2012 19:22:13 +0000</pubDate></item><item><title>Numenal "Insanlasamamak" Konusu</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/292636-numenal-insanlasamamak-konusu/</link><description><![CDATA[
<p>Herseyden once "insanlasamamak" tamamen insanoglu turu ve birine ait bir numenal yeti kullanim ve paylasim sorundur.</p>
<p> </p>
<p>Bu sorunun temeli maddesel/nesnel degil; dusunsel/ozneldir. Yani insanoglu turu ve birinin insanlasamamasi, onun bir soyutlamasi ve bu soyutlamasinin evrensel ayniliktaki yapilanis ve isleyis sorunudur.</p>
<p> </p>
<p>Bu soyutlama daki insanlasamama sorunu, insanoglunun tum kurgusal (felsefe, bilim ve din) verileri, degerleri ve tabularinin getirdigi; sabitlik, sahiplik, kesinlik icerikli sorgulanmazlari, on kabulluleri icin gecerlidir.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglu turu ve birinin insanlasamamasi, ona dogumdan itibaren giydirilen, dogal zihiyet ve dogal ego elbisesidir.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglu turu ve birinin insanlasamamasi, bu elbisenin bilimsellik ve dogallik kisvesi altinda vucudun ayrilmaz bir parcasi yapilmis olmasi ve boyunduruktur.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglu turu ve birinin insanlasamamasi, evrensel aynilikta yapilanan ve isleme konan koken ve temellerinin, insasnoglu turunu ayirici, bolucu, kutuplastirici bir icerige sahip olmasidir. Her ayrimin ve ayrimciliginin cikara, guce ve otoriteye dayanmasidir.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglu turu ve birini insanlastirmayan bu zihniyet, bilincalti bir yonlendirim ve yaptirim urunudur. Bir insanoglu turu ve biri disi, nesnel/oznel guc arama ve bu guce kendini teslim etme, ona karsi kendini caresiz kilma urunudur.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglu turu ve birinin insanlasamamasi, bu insandisi ve insanlikdisi etik ve metafizik yonlendirim ve yaptirimlarin; insanoglu turu ve birinin varligini yok sayma, gale almama, onemsememenin verdigi yasami harcatma, cikar ve ayrimcilik degerleri temelinde kullanma ve yasamin disindaki herseyi yasamin onune koyma urunudur.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglu turu ve birinin insanlasamamasi, evrensel ayni kokenin temelleri arasi ideolojik inancsal dogruluklarin "benimki dogru" savasidir, tartismasidir.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglu turu ve birinin insanlasamamayi, yaratilissal, tanrisal, inancsal, dogrusal, ideolojik, mistik, doga ustu ve dunya otesi icerikli, spekulatif ve epistemoloji ustu icerikli, guya bilimsel ve inancsal teoriler, tezler, hipotezlerdir.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglu turu ve birinin insanlasamamasi, dogal zihniyetin dogal egosunun temeli akilciligin, bencilligi, bananeciligi, bireyciligi, sadece kendi/cikari v.s. icin, herseyin mubahligi, akilciligin kendine emir kulu, kole aramasi, akilciligin teslim alma/olma icerigi ve akilcilik ufkunun tursellige ulasamamasi ve bir olarak kalmasi urunudur.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglu turu ve birinin insanlasamamasi, bilimsel olamamak, bilimsel metod kullanamamak, bilime inanci, inanca bilimi katarak bilim ve bilimselligi, inancsalligin dogruluguna peskes cekmek ve yamamak urunudur.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglu turu ve birinin insanlasamamasi, nihilizm hicciliginin ve yukumsuzlugunun, emperyalist zihniyetin tanriyi oynamasinin, kutuplar ustu bir akilcilik ile kutuplari biribiriyle savastirabilmesinin ve kutbun birbirine zit her iki ucunu da beslemesi ve desteklemesi, kendisini de bir koruyucu/kollayici hakem pozisyonunda gosterebilmesinin bir urunudur.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglu turu ve birinin insanlasamamasi, bilgisizligin, bilincsizligin,farkindasizligi n, verilene ya harfiyen uymanin, ya da karsi olmanin, kendini kendi kendini kandirarak insanlik adina bir goreve yuklenildigine ideolojik olarak inandirilan dogrunun urunudur.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglu turu ve birinin insanlasamasi, akla gelen her turlu insanlikdisi olgunun, siddetin, iskencenin, cinayetin, katliamin, vahsetin, kinin, nefretin, acligin, yoklugun, savaslarin, ustunlugun, ayrimciliginin ustunlugunu dile getirmenin, her turlu ideolojik iktidar ugruna, yalanin, dolanin, kandirmacanin, vicdansizligin v.s. urunudur.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglu turu ve birinin insanlasamamasi, bilimi ve dogalligi cikar icin kullanimin, toplumlari ve birleri dusundurtmemenin, robotlastirmanin, cemaatlestirmenin, onlari insandisi guclere ideolojik, teolojik, dini, teleolojik, mistik, spekulatif, doga ustu ve dunya otesilik kurgulara teslim edisin bir urunudur.</p>
<p> </p>
<p>Yani, insanoglu turu ve birinin insanlasamamasi, insanoglu turunun bolunmez, mustakil parcasi birinin kendi kendini kendi iradesiyle, sorgulamamasinin, degerlendirmemesinin, insanlasmanin yolunu bulamamasinin, aksine; kolaya kacip, bilincaltinin yonlendirim ve yaptirimlarina teslim olmasinin, kendi birini ve turunu algilayamamasinin, bilinclenememesinin, rahatsizlik duymamasinin, zarar gordugunun bilinc ve farkinda olamamasinin sorunudur.</p>
<p> </p>
<p>Kisaca, insanoglu turu ve birinin insanlasamamasi, kendi soyutlamasinin her turlu sorununu algilayamamasinin ve turun biri olarak insan temelli tursel bir devrimi, soyutlamasi uzerinde gerceklestirememesinin ve bunu yasam ve iliskisine, sistem ve duzenine kurum ve kurumlasmasina tasidigi ve yonlendirim yaptirim olarak uygulamali kildigi gozlem veren ve yansiyan bir urunudur.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglu turu ve birinin insanlasamamasinin, sorunu da cozumude soyutlamada yatmakta, evrensel ayniliktaki yapilanis ve isleyisin koken ve temellerini algilamakta ve temellerden degil, kokten baslayan bir devrimde yatmaktadir.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglu turu ve birini insanlastirmayan soyutlamasinin insanlastirilmasi, ancak birinin kendinden baslayan kokten devrimi ile mumkundur.</p>
<p> </p>
<p>Bence, bu mesaji okuyan her yazar arkadasin; kendinden baslayarak "ben neden insanlasamiyorum?" sorusunu ve "benim insanlasmam nedir ve bunu nasil gerceklestirebilirim?" sorusunu ve de kendinin insanlasmasini onleyen ve ona dogumdan itibaren verilen her soyutlamanin, soyut ve somut temellerini kendi algisi, rahatsizligi, gordugu zarar temelinde ele almasi ve sorgulamasi, bu soyutlama devrimi icin, esastir.</p>
<p> </p>
<p>Tabi, bu insanlasamamaktan rahatsizlik duyanlar ve zarar gorenler icin gecerlidir. Boyle bir sorunu oldugunu dusunmeyen, insandisi ve insanlikdisi bir degere zihniyetini teslim etmis beyinler icin, ya icinde bulundugu duzeyde, kendini adadigi ideolojik inancsal dogrusunun savasimini vermek, ya bananecilik, ya da yasanan bir mutluluk v.s. bilinc altinin hissettirdikleridir.</p>
<p> </p>
<p>Oyuzden duzeyi, ideolojik inancsal dogrusu ne olursa ve hangi konuda olursa olsun, sorun rahatsizlik yasamayan bir beyin icin, bu mesaj algilanmaya musait degildir.</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">292636</guid><pubDate>Tue, 25 Dec 2012 19:35:18 +0000</pubDate></item><item><title>Ben'in "Ic Celiskisi-Disa Yansisi"</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/292543-benin-ic-celiskisi-disa-yansisi/</link><description><![CDATA[
<p>Ben nedir?, bir parca mi/butun mu/ayrim mi/fark mi/ayni mi/farkli mi? aslinda bu sorular daha da cogaltilabilir, yalniz onemli olan bu ana sorularin ne oldugunu algilamak, bunlarin birbiri ile olan iliski/celiskilerinin bilincinde ve farkinda olmak.</p>
<p> </p>
<p>En basta, en onemli ve farkina ve de bilincine bugune kadar varilmamis olan bir noktayi acikliga kavusturalim.</p>
<p> </p>
<p>Hangi benden bahsediyoruz?, madde mi/ dusunce mi/ varlik mi/ varolus mu/evren mi/doga mi/ dunya mi/ hayvanlar ve de herhangibir turu mu/bitki mi/en kucuk canli mi/DNA mi/Gen mi/Atom mu/Atom parcacigi mi/ v.s. goruldugu gibi bu soru da uzar gider.</p>
<p> </p>
<p>Peki bu sorulari, soran ben neyim? BIR INSANOGLU TURU.</p>
<p>Peki benim bu sorularimi okuyacak olan kim? BIR INSANOGLU TURU</p>
<p>Peki bu sorulari ve cevaplari ve de yukarida yazilan, yazilari yazan kim? BIR INSANOGLU TURU.</p>
<p> </p>
<p>Demekki farkina varilmayan ve bilince cikmayan, benin ne oldugu degil; BEN'IN NE OLDUGUNU ORTAYA ATAN, ONUN NE OLDUGUNU ACIKLAYAN, ONUNLA ILGILI SORULAR SORAN VE CEVAPLAR VEREN INSANOGLU TURUNUN OLDUGUDUR.</p>
<p> </p>
<p>Iste herseyden once neyin ne oldugu degil; neyi ne olarak ortaya koyanin kim/ne oldugunun algilanmasi, bilince cikmasi ve farkindaligina erisilmsi gerekir.</p>
<p> </p>
<p>Eger bir kisi, bunun bilincine ve farkina varirsa; ve neyi ne olarak ortaya koyanin, temelinin bir insanoglu turu oldugunu algilarsa; herseyin ne oldugunu algilamak cok daha berraklasir ve acikliga kavusur.</p>
<p> </p>
<p>Iste insanoglu; ne butunu, ne farki ortaya koyarken, ne ayirir, ne birlestirirken, ne de neyin ne oldugunu ortaya koyarken, HEP KENDISINI DISARIDA TUTAR ve SANKI BUTUN BUNLARI YAPANLARIN KENDI TURU OLMADIGINA KENDISINI INANDIRIR.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglunun bugunku geldigi nokta, ne seyin ne oldugunu ortaya koyabilmis olmak, ne seyin en kucugunu ortaya koyabilms olmak, ne seyin en buyugunu ortaya koyabilmis olmak, ne neyin zamansal; ilk/son/once/sonra v.s. oldugunu ortaya koyabilmis olmaktir.</p>
<p> </p>
<p>Sadece ortaya koyduklarinin kendi turu icindeki farkliligindan tartisir, ve kendi turu icinde her bir kendi ideolojik inancsal dogrusuyla, hem kendini sabitler ve bu dogruyu kendine sahiplenir, hem de diger ideolojik inancsal dogrulara karsi cikar, onlari kendi dogrusuna uydurma mucadelesi verir ve tum bunlari da yaparken, bunlari yapanin kendisi ve kendi turu oldugunun farkinda ve bilincinde degildir. Saki kendi turu disinda, kendisinin dialog kurdugu baska turler varmis gibi, onlarin adina ve onlara kendi turunun ozelliklerini vererek ahkam keser. Bir de ustelik, butun bunlari, kesinlik, ispat, sabitlik, kanit v.s. temelli NOKTALAMA VE SONLANDIRMA ILE YAPAR.</p>
<p> </p>
<p>Kendi ortaya attigi halde, kendi yoktur. Ya madde/dusunce/tanri/evren/dunya/doga/ v.s. vardir, ya da kendi icin kendi adina ortaya attigi; isim, soyad, cinsiyet, toplum, ulke, ahlak, din, milliyet, anane, gelenek, v.s. vardir.</p>
<p> </p>
<p>Iste tum bu varlari adina, mucadele ederken, KENDISI YOKTUR.</p>
<p> </p>
<p>Bu tamda Nasrettin Hoca'nin essek hikayesidir. Hoca essegine binipte, essekleri saydiginda, farkli; esseginden inipte essekleri saydiginda farkli sayi ortaya cikar. Iste insanoglu da "bu, budur/degildir" derken bunu diyenin kendisi oldugunun yani, Hoca'nin kendi essegini uzerindeyken saymayi unuttugu gibi, bilmediginin ve farkinda olmadiginin bilincinde degildir.</p>
<p> </p>
<p>Iste bu temelde benin, butun mu/parcami/ayrim mi/fark mi/birlestirim mi/ v.s. oldugu degil; bu benin sadece insanoglu turunun beni oldugunun farkina ve bilincine varmak onemlidir.</p>
<p> </p>
<p>Yani, insanoglu HEM KENDI TURU, HEM KENDI BIRI, HEM BASKA ALGILADIGI DIGER HERSEY VE HERBIRSEY, TUM SOYUT VE SOMUTLARIN KENDI KENDILERINI DEGIL; INSANOGLU ALGISI VE TURU TEMSILCILIGIYLE ORTAYA KONDUGUNUN BILINCINDE VE FARKINDA DEGILDIR.</p>
<p> </p>
<p>Oyuzden ne dusunursek, nasil davranirsak davranalim bunun tek bir temeli vardir, bu ne madde/dusunce/tanri/yaratici/ozne/nesne/soyut/somut/izm/felsefe/bilim/bilgi/ogreti/tabular/degerler/veriler/kanunlar/ v.s. degil; bunlari dile getiren insanogludur.</p>
<p> </p>
<p>Demekki, herseyden once ve hersey adina insanoglu turu vardir. "Bu budur/degildir-ben ...im/degilim, bu dogru/yanlis" v.s. temelli dusunce ve davranis uretirken; bu uretimin tek canlisinin insanoglu turu oldugunu asla unutmamak gerekir.</p>
<p> </p>
<p>Yani "bu, budur/degildir" yerine "buna bu/degil diyen insanogludur" cumlesi bize temelin ne olarak alinmasi gerektigini hatirlatir.</p>
<p> </p>
<p>Iste bu temelde hersey, insanoglu ben'inin bu uc celiskisinin disa, yani kendi turune yansisidir. Bu temelde de, tum mucadele, insandisi ve insanlikdisidir. Cunku mucadeleyi yapan, mucadele icinde kendini gorememekte ve degerlendirememektedir. Izm savasi verirke, bu savasi kendi verdiginin farkinda ve bilincinde degildir. Cunku onun icin, kendi degil; verdigi izm savasi ondedir. Butun bunlarda, insanoglu turu birinin yasam ve iliskisinin hic bir zaman en on planda olmamasini getirir.</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">292543</guid><pubDate>Mon, 24 Dec 2012 23:04:03 +0000</pubDate></item><item><title>Ego' nun Sinirlari ve Cesitleri</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/292104-ego-nun-sinirlari-ve-cesitleri/</link><description><![CDATA[
<p>Evrensel insan zihniyetinin, disaridan bakis acisi ve notr algi ile, yani mudahele etmeden ve elestirmeden ortaya koydugu ego cesitleri sunlardir.</p>
<p> </p>
<p>Birincisi, egonun bilinc alti kalis ve bilince ciks temelli iki farkli tarihi vardir.</p>
<p> </p>
<p>Bu tarih farkini ayiran, insanoglu tarihinde ilk defa, insanoglunu temel alarak ortaya attigi nihilist bakis acisi ile Nietzche'dir. Nietzche' insanoglu tarihinin asama kaydetmesinde buyuk payi olan bir felsefi dusunurdur.</p>
<p> </p>
<p>Nietzche'nin nihilizm oncesi, daha oncedebu baslikta acikladigim gibi, insanoglunun tek bir egosu vardi. Bu ego, toplumsal kisilik dedigim, kisiye dogumdan itibaren verilen etik ve metafizik yonlendirim ve yaptirimlarin temelinde, kisinin icinde, bulundugu, tarih ve cografya sartlarinin olusturdugu toplumun bir kisisinin egosuydu. Bu ego, birey ve ben bilincinden ziyade, verilen degerler temelinde AYRIMCI BIZ icerigindeydi. Yani kisi, kendisine verilen her turlu degerin dogrulugunun inanciyla, bu degerlerin yasam boyu savasimini vermekteydi. Kendisi birey olarak ortada olmasa bile, onun bir bir olarak aldigi tatmin, aldigi degerleri ugruna verdigi savasim yasam ve caniydi.</p>
<p> </p>
<p>Nihilizm sonrasi, yani insanoglu temel olarak kendisini alma vasfiyla, daha onceki nesnel/oznel degersel ve genelde insandisi, insanlikdisi ve tatmin edici ego; zihniyeti korumakla birlikte, dusunce olarak ve Nietzche'nin insanoglu turu degilde, biri uzerine (overman) yogunlasan dusuncesi olarak, turden ziyade, insanoglu birinin egosuydu.</p>
<p> </p>
<p>Bu ego, insanoglu birinin turu bunyesinde kendisini konu ne olursa olsun, dusunce ve davranis ne olursa olsun "Ben tekim/ustunum/baskayim/gucluyum v.s.) temelli bir icerigin yaninda "ben bir hicim, kulum, koleyim, emir kuluyum v.s." icerigi de tasiyordu.</p>
<p> </p>
<p>Bu iki cesit ego, iki farkli elbise giyiyordu, bunlardan birincisi "ben herkesi ve herseyi, kendi cikarim ve yararim adina, kullanirim, harcarim v.s.), digeri de kendi icinde ikiye ayriliyordu, birincisi " insanlardan banane, ben sadece kendimi dusunur ve kendim icin yasarim v.s." temelli bananecilik, digeri de "madem ben bir hicim, o zaman beni teslim alacak baska bir guc var" temelli dusunce ile, bilhassa nesnel temelli olgulara oznel icerik vererek kendini ona teslim ediyordu, panenteizm ve ve varolusculuk bunlara ornektir. Yani, insanoglu biri temelini, ayni Nietzche'nin insanoglu disini sifirladigi gibi, sifirliyor ve kendisine kendisini teslim edecek baska gucler ve degerler buluyordu. Burada bilimin bu ego temelinde algilanan, gen bencildir ve guclu olan kazanir ifadelerini de mihenk tasi olarak alalim.</p>
<p> </p>
<p>Ozetlersek; </p>
<p> </p>
<p>Bagimli ego cesidi; dogumdan verilen, toplumsal kisilik/kimlik </p>
<p> </p>
<p>Etik yukumsuz ego cesidi, nihilizm, post-modernizm</p>
<p> </p>
<p>Tanrisal temelli en ust ego cesidi, panenteizm</p>
<p> </p>
<p>Madde temelli en ust ego cesidi, madde, evrim, evren, varolus v.s. ve onlara teslimiyet/tanrilastirma </p>
<p> </p>
<p>Bencil ego cesidi, pasif, bananecilik ve psikolojik bunalim, bireysel cozum (meditasyon, v.s. temelli zihni bosaltici kontrol) robotlasmak </p>
<p> </p>
<p>Bencil ego cesidi, aktif; bireyci akilcilik, guc otorite, iktidar temelli fakat "ben" ve iceren ayrimciligi, cikarli, her turlu insanlikdisi su istismari, duygu somurusunu, dusunce ve davranisi vicdan sinirlari disinda mubah kilan</p>
<p> </p>
<p>Gunumuzde ve su anda; dogal egonun aktif kesimi, diger egolari yonlendirmekte ve yonetmektedir, onlari birbiriyle carpistirir, kullanir, elimine eder, pasiflestirir, teknik ve bilim ile uyutur, oyalar, izmleri birbiriyle savastirir ve ayrimciligi toplumsalliktan, kisisel duzeye indirger, her turlu ikiligi biribirine kirdirtir, dusurur, savastirir kendisini koruyucu/kollayici v.s. temelli gosterir.</p>
<p> </p>
<p>Iste kisaca, dogal zihniyetin dogal egosunun resmi boyledir ve bu resim, evrensel insan zihniyetinin insan ozlu selfin zihniyet acikligi, bireysel hak ve ozgurlukleri, antiayrimcilik ve farklar birligi ve esitligi, insanoglu turu ve birine, hem kendi biri, hem de diger birler olarak zarar vermeme ve rahatsiz etmeme ve de notr algi ve disaridan bakis acisinin epistemolojik gercekligi temellidir. Insanoglu turu birinin, bireysel bilincli tursel selfidir.</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">292104</guid><pubDate>Thu, 20 Dec 2012 20:01:01 +0000</pubDate></item><item><title>Uyku</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/266602-uyku/</link><description><![CDATA[
<p>Saygı ve utanç duymalı uykunun karşısında! İşin başı budur! Ve kötü uyuyanların ve geceleri uyanık duranların yolundan çekilin!</p>
<p> </p>
<p><strong>Hırsız dahi utanç duyar uykunun karşısında:</strong> Hep geceleyin sessizce çalar. Utanmaz ama gece bekçisi, utanmadan taşır düdüğünü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Öyle kolay bir sanat değildir uyumak:</strong> Onun uğruna bütün gün uyanık durmak gerekir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Günde on kez altetmelisin kendini:</strong> Bu iyi bir yorgunluk verir ve canın afyonudur.</p>
<p> </p>
<p><strong>On kez yine barışmalısın kendinle:</strong> Çünkü altetme acıdır ve kötü uyur barışmayan.</p>
<p> </p>
<p>On gerçek bulmalısın günde, yoksa gece de ararsın gerçeği ve canın aç kalır.</p>
<p> </p>
<p><strong>On kez gülmelisin günde ve sevinmelisin:</strong> Yoksa miden, o dert babası, gece seni tedirgin eder.</p>
<p> </p>
<p><strong>Bunu bilen azdır:</strong> İyi uyumak için kişide bütün erdemlerin bulunması gerekir. Yalan yere tanıklık mı edeceğim? Zina mı edeceğim?</p>
<p> </p>
<p>Komşumun hizmetçisine göz mü dikeceğim? Bütün bunlar uykuya iyi gelmez. Ve kişide bütün erdemler ola bile, bilinmesi gereken bir şey daha vardır: erdemlerin kendilerini de tam vaktinde uykuya yollamak.</p>
<p> </p>
<p>Böyle Buyurdu Zerdüşt - F. Nietzsche</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">266602</guid><pubDate>Tue, 27 Mar 2012 16:42:46 +0000</pubDate></item><item><title>K&#x130;&#x15E;&#x130;L&#x130;&#x11E;&#x130;N&#x130; YOK SAYMA HAL&#x130;</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/266228-ki%CC%87si%CC%87li%CC%87gi%CC%87ni%CC%87-yok-sayma-hali%CC%87/</link><description><![CDATA[
<p><span style="font-family:'trebuchet ms', helvetica, sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-size:24px;"><span style="color:#800000;"><strong>Kapitalizmin gizli öznesi: 'Ben'</strong></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:'trebuchet ms', helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:georgia, serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="color:#800000;"><strong>KİŞİLİĞİNİ YOK SAYMA HALİ</strong></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:'trebuchet ms', helvetica, sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Kapitalizm, cümlesini kurarken öznesini gizli tutar. Hepimiz o öznenin başlarda ‘ben’ olduğunu fark edemeyiz. Kapitalizmin gövdesine yaklaştıkça aynılaşan bir toplum ve farklılaşan bir miktar ‘ben’ vardır. Hiçbir zaman ‘biz’ dahi olamayacak ve hep ‘ben’ olarak kalacak bir miktar ‘ben’. Oradaki gizli özne, bir Kaybedenler Kulübü gecesinde anlatılır: </span></span><span style="font-family:'trebuchet ms', helvetica, sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>“Bazı insanlar aile kurmaya önem verirler. Bazıları ise başka birtakım şeylere değer verirler. Bunlara değer verirken niye değer verdiğini düşünmez birey. Toplumun içinde erimiş olan birey. Toplum koleje girmeyi değer olarak sunduğu için artık o kişiliğini yok sayma halidir. Koleje girmek için yarışır. Üniversiteye girmek için yarışır. İyi bir işe girmek için yarışır. Güzel bir kadınla evlenmek için yarışır. Devamlı bir yarışma ve kazanma zorunluluğu...  Aslında kazanmak nedir ki? En büyük zaferi kazandığında bir Antonius olduğunu düşün. Paris’e geldiğini ve o takın altında olduğunu ve bütün insanların senin altında olduğunu düşün ve gücün en üstünde olduğunu. Yalnız kaldığın o anda ‘ne oldu be, şimdi ne olacak’ diyorsan kaybedensin sen. ”</strong></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:'comic sans ms', cursive;"><strong>Öncesini okumak için </strong></span><a href="http://www.turkish-media.com/forum/topic/266229-kapitalizmin-gizli-oznesi-ben/" rel="external nofollow"><span style="font-family:'comic sans ms', cursive;"><span style="font-family:'lucida sans unicode', 'lucida grande', sans-serif;"><strong><span style="font-size:18px;">&gt;&gt;&gt;&gt;</span></strong></span></span></a></p>
<p></p>
<div style="text-align:right;"><p><span style="font-family:'trebuchet ms', helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:'times new roman', times, serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-size:12px;"><span style="color:#a9a9a9;">23 Mart 2012_ </span></span></span></span></span><span style="font-family:'trebuchet ms', helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:'times new roman', times, serif;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-size:12px;"><span style="color:#a9a9a9;"><strong>EREN AKSOYOĞLU</strong></span></span></span></span></span></p></div>
<p></p>
<p></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">266228</guid><pubDate>Fri, 23 Mar 2012 15:36:38 +0000</pubDate></item><item><title>Sevgili hayat</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/265203-sevgili-hayat/</link><description><![CDATA[
<p>Canımı acıtanlar oldu, hayatımla oynayanlar, rüyalarıma inanmayanlar, zora gelipte bırakanlar, düşlerimle dalga geçenler, başarımı küçümseyenler, gözlerimde iki damla yaş bırakanlar, ama her acı insanın olgunlaşması içindi. Daha çok olgunlaşıyordum, her gün daha fazla, her gün daha fazla acıyla.</p>
<p> </p>
<p>Beni bu ara anlayan yazılar var sadece, garip ama esaslı yazılar. Yazıyordum gece gündüz. İç sesim paragraflara karşı bir savaş veriyordu. Birileri kahkaha atarken, birileri sıcak sohbetteyken, birileri umut kurarken, bazıları farklı okyanuslara dalarken içimdeki çocuk ağlıyordu, belki de ağlayarak öğreniyordu hayatı. Susturamıyordum, acı veriyordu. Anlıyordum, insanın geçmişinden kaçamaması, hayatındaki en büyük sınavdı. Bir sınav içinde binbir sınava giren duygularımın çektiği sancı her gün nefes darlığımı daha da arttırıyordu.</p>
<p> </p>
<p>Tüm bu acılı günlerimde şükran duygularım ve inancım tek tesellimdi. Evet evet, acı olgunlaştırır. Acı kapıları açar. Size bir mutluluğu anlatın desem bana sadece iki dakika anlatırsınız, ama mutsuzluğu anlatın desem yılları anlatırsınız, evet işte hayat mutsuzlukların ardından açan gökkuşağından ibaretti.</p>
<p> </p>
<p>Birileri umudunuzu kırabilir, her zaman olacaktır. Birileri hayallerinizi de alabilir, hiç para vermeden arkasına bakmayarak, birileri gözlerinizdeki yaşıda anlayamaz, birileri vardır, hep sonradan gelirler, onlara inanırsınız, hayatınızı teslim edersiniz,onlar sizi hiç anlamaz, bir serçe gibi terkeder ruhunuzu.</p>
<p> </p>
<p>Neyse boşverin bunları, en iyi sevgi, insanın eski mutsuzluklardan kaçmak için değil de, yeni mutluluklara kavuşma umuduyla beslediği sevgidir.</p>
<p> </p>
<p>Öyle veya böyle, acılı veya sancılı, gram kadar da gücüm olsa beni benden alamazdı sevgili hayat , hani nefes darlığımla da yıkamayacaktı beni.</p>
<p> </p>
<p>Sonra avcuma ağladım, uyudum, gün bitti.</p>
<p> </p>
<p>Ölüm gibiydi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Özgür Bacaksız</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">265203</guid><pubDate>Mon, 12 Mar 2012 22:39:43 +0000</pubDate></item><item><title>Dogmatik Kafa</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/260522-dogmatik-kafa/</link><description><![CDATA[
<p></p>
<div style="text-align:center;"><img src="http://img220.imageshack.us/img220/1517/201201261938240027.jpg" alt="201201261938240027.jpg" loading="lazy"></div>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<div style="text-align:center;"><img src="http://img32.imageshack.us/img32/6012/201201261942160028.jpg" alt="201201261942160028.jpg" loading="lazy"></div>
<p></p>
<p></p>
<p> </p>
<p></p>
<div style="text-align:center;"><p>Prof. Emre KONGAR</p></div>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<div style="text-align:center;"><p>Toplum Bilimci</p></div>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<div style="text-align:center;"><p>İçimizdeki Zalim, Anlamak ve Üstesinden Gelmek İsimli Kitabından</p></div>
<p></p>
<p></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">260522</guid><pubDate>Fri, 27 Jan 2012 06:12:44 +0000</pubDate></item><item><title>Pencere</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/212524-pencere/</link><description><![CDATA[
<p><strong><span style="color:#8b0000;">PENCERE</span></strong></p>
<p> </p>
<p>Genc bir cift, yeni bir mahalledeki yeni evlerine tasinmislar. Sabah kahvalti ya...parlarken, komsu da camasirlari asiyormus. Kadin kocasina ' Bak, camasirlari yeterince temiz degil, camasir yikamayi bilmiyor, belki de dogru sabunu kullanmiyor.' demis. Kocasi ona bakmis, hicbir sey soylememis, kahvaltisina devam etmis.</p>
<p> </p>
<p>Kadin, komsusunun camasir astigini gordugu her sabah ayni yorumu yapmaya devam etmis.</p>
<p> </p>
<p>Bir ay kadar sonra, bir sabah, komsusunun camasirlarinin tertemiz oldugunu goren kadin cok sasirmis 'Bak' demis kocasina ' Camasir yikamayi ogrendi sonunda, merak ediyorum, kim ogretti acaba ?'</p>
<p> </p>
<p>'Ben bu sabah biraz erken kalkip penceremizi sildim' diye cevap vermis kocasi.</p>
<p> </p>
<p>Hayatta da boyle degil midir ?</p>
<p> </p>
<p>Baskalarini izlerken gorduklerimiz, baktigimiz pencerenin ne kadar temiz olduguna baglidir. Birini elestirmeden ve hemen yargilamadan once zihin durumumuza bakmak ve 'iyi' olani gormeye hazir olup olmadigimizi farketmek guzel bir fikir olabilir ...</p>
<p> </p>
<p>Pencerelerimizi temiz tutabilmek dileğiyle.</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">212524</guid><pubDate>Thu, 23 Sep 2010 00:06:26 +0000</pubDate></item><item><title>Mavi Oktav Defterleri'nden...</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/212623-mavi-oktav-defterlerinden/</link><description><![CDATA[
<p><em><strong><span style="font-size:12px;"><span style="color:#0000ff;">Mavi Oktav Defterleri'nden...</span></span></strong></em></p>
<p> </p>
<p><em><strong>İki elim aralarında kavgaya giriştiler. Okuduğum kitabı kapayıp araya girmesin diye bir yana ittiler. Sonra beni selamlayıp kavgalarına hakem tayin ettiler. Hiç zaman  yitirmeksizin parmaklarını birbirlerine dolayıp masanın kenarında bir koşuşturmaca tutturdular, bir biri, bir diğeri öne geçerek masa boyunca birkaç kez gidip geldiler. Gözlerimi onlardan ayıramadım. Onlar benim ellerim olduğuna göre taraf tutmamalıydım, yanlış bir kararla başıma kim bilir ne belalar sarardım. Yani, görevim hiç kolay  değildi, avuçlarımın arasındaki karanlık bölgede gözlerimden kaçmaması gereken hilelere başvuruyorlardı. Ben de çenemi masaya dayamış, gözümden tek bir şeyin kaçmaması için dikkat kesilmiştim.</strong></em></p>
<p> </p>
<p><em><strong>O güne dek sol elime karşı kötü bir düşüncem olmamasına rağmen, hep sağ elimden yana olmuştum. Sol elim durumu yüzüme vurarak itiraz etseydi, bu kötüye kullanılabilir duruma derhal son verirdim. Fakat sol elimden en ufak bir sızıldanma dahi işitmedim. Örneğin sağ elim sokakta selam vermek için şapkamı kaldırırken sol elim kalçamda ürkekçe geziniyordu. Şu an sürmekte olan kavga için kötü bir hazırlık devresiydi bu. Sol elim, nasıl edeceksin de, sağ elimin yıllar içinde güçlenen baskısına dayanabileceksin? Gördüğüm şey bir kavga değil artık, bu düpedüz sol elimin idam fermanı. Şimdiden masanın sol köşesine sıkıştı sol elim. Sağ elim sürekli olarak üzerine binip duruyor. Eğer bu dehşet verici anda düşünme yeteneğimi yitirmiş olsam, o anda aklıma düşen fikri, bunların benim ellerim olduğunu, öyleyse onları bir çırpıda birbirlerinden uzaklaştırabileceğimi, acı dolu kavgalarına bir son verebileceğim fikrini uygulamaya koyulmazsam sol elim bileğimden kırılırdı, masadan aşağıya düşer kalırdı, yengisinden dolayı zafer sarhoşu olan sağ elim kendini tutamaz, beş başlı Kerbelos misali yüzüme saldırırdı.Ama şimdi birbirlerinin üzerinde , uysal yatıyorlar,sağ elim sol elimin sırtını sıvazlıyor;yansızlığını yitiren hakem, ben,bu davranışlarını başımı sallayarak onaylıyorum.</strong></em></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><em><strong>Franz Kafka</strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>(Mavi Oktav Defterleri'nden..)</strong></em></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">212623</guid><pubDate>Fri, 24 Sep 2010 01:12:55 +0000</pubDate></item><item><title>&#x130;K&#x130; &#x15E;EY</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/181461-i%CC%87ki%CC%87-sey/</link><description><![CDATA[
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><strong>İki şey 'Kalitesiz İnsan' ın özelliğidir : </strong></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">1- Şikayetçilik</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">2- Dedikodu</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><strong>İki şey çözümsüz görünen problemleri çözümüdür :</strong></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">1- Bakış açısını değiştirmek</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><strong>İki şey yanlış yapmanı engeller : </strong></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">1 - Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">2- Hak yememek</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><strong>İki şey insanı 'Nitelikli İnsan yapar : </strong></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">1- İradeye Hakim Olmak</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">2- Uyumlu Olmak</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><strong>İki şey 'Ekstra Değer' katar : </strong></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><strong>İki şey geri bırakır : </strong></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">1- Kararsızlık</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">2- Cesaretsizlik</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><strong>İki şey ömür boyu hayatına anlam katar : </strong></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">1- Baskın yeteneği bulmak</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">2- Sevdiğin işi yapmak</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><strong>İki şey başarının sırrıdır : </strong></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">1- Ustalardan ustalığı öğrenmek</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">2- Kendini geliştirmek</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><strong>İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır : </strong></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">1- Niyeti temiz olmak</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">2- Ruhsal farkındalık kazanmak</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><strong>İki şey milyonlarca insandan ayırır : </strong></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">2- Hayata ve herşeye yeni - özgün bakış açısıyla yaklaşabilmek</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><strong>İki şey gelişmeyi engeller : </strong></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">1- Aşırılık</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">2- Felakete odaklanmış olmak</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><strong>İki şey çözüm getirir : </strong></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">1- Sükut</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';">2- İçten bir gülümseme </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">.....</span></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">181461</guid><pubDate>Wed, 04 Nov 2009 10:40:44 +0000</pubDate></item><item><title>Yanl&#x131;&#x15F; anla&#x15F;&#x131;lman&#x131;n Dokuz nedeni ...</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/182107-yanlis-anlasilmanin-dokuz-nedeni/</link><description><![CDATA[
<p><span style="font-size:18px;">yanlış anlaşılmanın nedenleri ...</span></p>
<p> </p>
<p>* <strong>düşündüğünü,</strong></p>
<p> </p>
<p>* <strong>söylemek istediğiniz,</strong></p>
<p> </p>
<p>* <strong>söylediğinizi sandığınız,</strong></p>
<p> </p>
<p>* <strong>söylediğiniz,</strong></p>
<p> </p>
<p>* <strong>karşınızdakinin duymak istediği,</strong></p>
<p> </p>
<p>* <strong>duyduğu,</strong></p>
<p> </p>
<p>* <strong>anlamak istediği,</strong></p>
<p> </p>
<p>* <strong>anladığı</strong>...</p>
<p> </p>
<p>* <strong>arasında farklar vardır </strong></p>
<p> </p>
<p>... yanlış anlaşılmalar, yanlış değerlendirmelere kapı açar</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">182107</guid><pubDate>Sun, 08 Nov 2009 19:24:21 +0000</pubDate></item><item><title>&#xDC;st&#xFC;n ki&#x15F;i ile Se&#xE7;kin ki&#x15F;i fark&#x131;!</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/177937-ustun-kisi-ile-seckin-kisi-farki/</link><description><![CDATA[
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:18px;"><strong><em>Üstün kişi ile Seçkin kişi farkı!</em></strong></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:18px;"><strong> </strong></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><strong>İnsanın “üstünlük” haline varmasının, “bayağı” insan olmaktan çıkıp “seçkin” insan olmasının yolu “akıl”dır.</strong></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Konfüçyüs, öğrencileriyle ya da kendisinden “akıl” soran yöneticilerle yaptığı konuşmalarda “üstün insan - seçkin insan” tanımları getirir.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Seçkin ve üstün olmak için “gerçeği” görmek gerekir:</span></p>
<p><span style="font-size:14px;">“Sabah erkenden gerçeği görmek ve o günün akşamına ölmek... Bir insan için hiç de kötü bir durum değildir bu...”</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Konfüçyüs, “seçkin insan”nın kaçınması gereken üç şeyi anlatır: “Bana ayıp gelen, bana bayağı gelen, bana tehlikeli gelen üç şey vardır:</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">* </span><span style="font-size:14px;"><em><strong>Kim</strong></em></span><span style="font-size:14px;"><em> </em></span><span style="font-size:14px;"><em><strong>ki gençliğinde</strong></em></span><span style="font-size:14px;"><em> </em></span><span style="font-size:14px;"><strong><em>öğrenmek için kendini yormazsa, onun ihtiyarlığında da öğretecek bir şeyi olmaz.. Bunu ben ayıp sayarım.</em></strong></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">*</span><span style="font-size:14px;"><em> </em></span><span style="font-size:14px;"><em><strong>Kim ki memleketinden ayrılır ve uzakta bir hükümdarın hizmetinde başarı</strong></em></span><span style="font-size:14px;"><em> </em></span><span style="font-size:14px;"><strong><em>kazanır, sonradan eski tanıdıklarından birine rastlar ve eski günlerinden edilecek bir söz bulamaz... Bunu bayağılık sayarım.</em></strong></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">* </span><span style="font-size:14px;"><strong><em>Kim ki aşağı insanlarla düşüp kalkar ve saygıdeğer insanlara yaklaşmaz... Ben bunu tehlikeli görürüm..”</em></strong></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Üstün insanı, bayağı kişilerden ayıran üç özellik vardır:</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><strong>“Adamlık onu basit acılardan kurtarır.”  </strong></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><strong>“Bilgelik onu anlamsız kuşkulardan kurtarır.”  </strong></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><strong>“Kararlılık onu gereksiz korkulardan kurtarır.” </strong></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Seçkin insanın kaygıları ve “farklı” utançları vardır.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><strong>Bir şeyi henüz öğrenmemişse, onu öğrenemediği için tasalanır.</strong></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><strong>Bir şeyi öğrenmiş ama tam benimseyememişse, bunun için tasalanır.</strong></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><strong>Bir şeyi öğrenmiş, benimsemiş ama henüz uygulayamamışsa, bunun için de tasalanır.</strong></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Seçkin insan beş çeşit şeyden utanır:</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><strong>Uygun fikri olup da, bunu aktarmak için doğru ifadeyi bulamamışsa utanır.</strong></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><strong>Gereken sözü ve ifadeyi bulup da sözüne uygun davranamamışsa utanır.</strong></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><strong>Bir değerli şeyi elde edip kendi yanlışı yüzünden kaybetmişse utanır.</strong></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><strong>Toprağı, mülkü olup da ona göre halkı olmamasından utanır.</strong></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><strong>Gücü kendisinin gücüne denk olan bir hasmının başarı bakımından kendisini geçmesinden utanır. </strong></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Konfüçyüs’ün “üstün insan-seçkin insan” tanımlarını dinleyen öğrencileri de kendi görüşlerini söyler.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Birinci öğrenci: “Üstün insan önce güven kazanır, ancak ondan sonra emrindekilere iş yükler. Eğer güven olmadan iş yüklerse, emrindekiler bunu zulüm sayar.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Üstün insan önce hükümdarının güvenini sağlar, sonra itiraz eder. Eğer güven sağlamadan itiraz ederse hükümdar bunu isyan sayar.”</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">İkinci öğrenci: “Üstün insanın kötülüğü tıpkı Güneş ya da Ay’ın tutulması gibidir. </span><span style="font-size:14px;"><strong><em>Üstün insan bir hata yaptığı zaman bütün insanlar onu görür. Hatasını düzeltince de, insanlar yeniden başlarını kaldırıp ona bakmaya başlarlar.”</em></strong></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">......</span></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">177937</guid><pubDate>Sun, 11 Oct 2009 18:59:51 +0000</pubDate></item><item><title>Daha fazlas&#x131;n&#x131; yapaca&#x11F;&#x131;m...</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/173396-daha-fazlasini-yapacagim/</link><description><![CDATA[
<p><span style="font-size:14px;">Daha fazlasını yapacağım...</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Ait olmaktan daha fazlasını yapacağım, </span><span style="font-size:14px;"><strong>Katılacağım</strong></span><span style="font-size:14px;">.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">İlgilenmekten daha fazlasını yapacağım, </span><span style="font-size:14px;"><strong>Yardımcı olacağım</strong></span><span style="font-size:14px;">.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">İnanmaktan daha fazlasını yapacağım, </span><span style="font-size:14px;"><strong>Anlayışlı olacağım</strong></span><span style="font-size:14px;">.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Hayal kurmaktan daha fazlasını yapacağım, </span><span style="font-size:14px;"><strong>Çalışacağım</strong></span><span style="font-size:14px;">.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Öğretmekten daha fazlasını yapacağım, </span><span style="font-size:14px;"><strong>İlham vereceğim</strong></span><span style="font-size:14px;">.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Kazanmaktan daha fazlasını yapacağım, </span><span style="font-size:14px;"><strong>Kazandıracağım</strong></span><span style="font-size:14px;">.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Vermekten daha fazlasını yapacağım, </span><span style="font-size:14px;"><strong>Hizmet edeceğim</strong></span><span style="font-size:14px;">.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Yaşamaktan daha fazlasını yapacağım, </span><span style="font-size:14px;"><strong>Büyüyeceğim</strong></span><span style="font-size:14px;">.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Arkadaşlıktan daha fazlasını yapacağım, </span><span style="font-size:14px;"><strong>Dost olacağım</strong></span><span style="font-size:14px;">.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Denemekten daha fazlasını yapacağım, </span><span style="font-size:14px;"><strong>Başaracağım...</strong></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">...</span></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">173396</guid><pubDate>Fri, 28 Aug 2009 22:43:11 +0000</pubDate></item><item><title>S&#xF6;z A&#x11F;&#x131;zdan &#xC7;&#x131;kt&#x131;ktan Sonra</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/173367-soz-agizdan-ciktiktan-sonra/</link><description><![CDATA[
<p></p>
<div style="text-align:center;"><p><strong><span style="font-size:14px;">Söz Ağızdan Çıktıktan Sonra </span></strong></p></div>
<p></p>
<p></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:14px;">Büyük bir hava meydanının bekleme salonunda, genç bir bayan uçağına binmek üzere bekliyordu.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Uçağın hareketine saatler olduğu için zaman geçirmek için bir kitap ve bir paket küçük kurabiye satın aldı.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Dinlenmek ve kitabını okumak için ise VIP salonunda bir koltuğa yerleşti.</span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:14px;">Kurabiye paketinin durduğu sehpanın yanındaki koltuğa bir adam oturdu ve dergisini açıp okumaya başladı.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Genç kadın ilk kurabiyesini aldı. Adam da bir tane aldı. Kadın çok rahatsız hissetti kendisini ve:</span></p>
<p><span style="font-size:14px;">‘Ne sinir bir şey! Havamda olsaydım bu cüretinden dolayı onu yumruklardım!’ diye düşündü.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Kadın bir kurabiye alıyor, adam da bir tane alıyordu. Çıldıracak gibiydi kadın ama olay çıkarmak istemiyordu.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Nihayet son kurabiye kalınca “Bu .... adam şimdi ne yapacak?’ diye düşündü.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Adam son kurabiyeyi aldı; onu ikiye böldü ve bir parçayı kadına verdi</span></p>
<p><span style="font-size:14px;">‘Aaaa! Bu kadarı da fazla!’ diyerek oturduğu yerden kalktı. Çok öfkelenmişti şimdi! Kadın sinir içinde kitabını ve diğer eşyalarını alıp bir fırtına gibi giriş salonuna oradan da uçağın içine yöneldi.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Koltuğuna oturdu. Gözlüğünü almak için çantasını açtı. Ne görsün? Kurabiye paketi açılmamış olarak orada duruyordu.</span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:14px;">Çok utandı. Çok büyük bir yanlış yaptığını anladı. Kurabiyelerinin paketini açmadan çantasına koyduğunu unutmuştu</span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Adam kendi kurabiyelerini, hiç sinirlenmeden, yüksünmeden kadınla paylaşmıştı.</span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:14px;">Kadın kurabiyelerinin paylaşıldığını düşünerek çok sinirlenmişti. Ve şimdi bu durumu açıklama şansı yoktu. Özür dileme olanağı da kalmamıştı.</span></p>
<p><span style="font-size:14px;">______________</span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><strong>Telafi edilemeyecek dört durum vardır.</strong></span></p>
<p><abbr title="Türk Anonim Şirketi"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#ff0000;">Taş</span></span></abbr><span style="font-size:14px;"><span style="color:#ff0000;"> atıldıktan sonra</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="color:#ff0000;">Söz ağızdan çıktıktan sonra</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="color:#ff0000;">Fırsat kaçtıktan sonra</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="color:#ff0000;">Zaman geçtikten sonra</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;">.....</span></p>
<p><span style="font-size:14px;">Yapacak bir şey kalmamıştır. </span></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">173367</guid><pubDate>Fri, 28 Aug 2009 12:38:33 +0000</pubDate></item></channel></rss>
