<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"><channel><title>Din Felsefesi En Son Ba&#x15F;l&#x131;klar</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/forum/119-din-felsefesi/</link><description>Din Felsefesi En Son Ba&#x15F;l&#x131;klar</description><language>tr</language><item><title>&#xD6;yleyse Hangimiz Peygamber olmak istemezdi ki ?</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/306060-oyleyse-hangimiz-peygamber-olmak-istemezdi-ki/</link><description><![CDATA[
<p>Merhaba arkadaşlar. Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı müslüman bir ailenin çocuğu olarak doğdum . Aslında konuyu nasıl tam olarak anlatabilirim ve anlatmak istediklerimi aktarabilirim yada siz ne kadarını anlarsınız , anlamak istersiniz yada kendinizce yorumlarsınız bilmiyorum diyerek düşüncelerimi paylaşıyorum soru cevap şeklinde fazla abartılmadan bu konuyu ele alalım . </p>
<p>Allahın varlığı ,herşeyi bilip bilmediği , herşeye gücü yetip yetmediği sürekli gündeme getirilip tartışılır bende farklı sorulara sahibim amacım ben varlığına inanıyorum yada inanmıyorum gibi birşey değilde Neden bu kadar karışıklık ve kavram kargaşası olduğudur .</p>
<p>    Gerçekten Allah var ise herşeye gücü yetiyorsa mazlumun yanındaysa neden 10-15 yaşındaki küçük kızlarımıza  , kardeşlerimize tecavüz olurken bir engel koymuyor ? Neden bir sokak köpeği tekmelenerek öldürülürken ve hatta yakılırken Allah birşey yapmıyor ? bu soruya benzer örnekler verilebilir ama kısa kısa geçmek istiyorum çünkü birkaç sorum daha var affınıza sığınarak ..</p>
<p>    Allah (C.c) peygamber seçerek gönderdi bizler için . Allah herşeyi bilir diyoruz ,doyursunuz , diyorlar..yanlıs anlasılmak ıstemıyorum ben lütfen arkadaşlar saldırı şeklınde vermeyın cevapları ve dınden soğutmayın diyerek dewam edıyorum bu konuya. Neden hz. isa seçildi neden hz . musa neden hz. davut neden hz.muhammed ve diğerleri ? Neden allah onları seçti ve peygamberler cennete gidecekleri aşikâr iken neden bizler seçilmedik ki ? mesela bende isterim sabancı ailesi beni şirketlerine haber yayıcı olarak seçsinler ve rezidanslar yatlar katlar versinler.( örneklemelerimi çekmeyin başka yönlere tartışmak ıstemıyorum ) ..yani bende isterdim peygamber olmak oyleyse neden ben deıl sen deıl o deıl ? yada baktıgımızda peygamberler hep sapıtma dönemınde gönderılmısler ve hz. muhammed son peygamberdir diye bir durum var ama bütün dünya sapıtmış durumda artık kendi başımızın çaresinemi bakalım yani neden o zaman yeni peygambere ihtiyaç varken artık duyulmuyor bizler dahamı zekiyiz o zaman yoksa dahamı değersiz ? </p>
<p>  Peki neden bizlere sorulmadı seçim hakkı verilmedide Allah kendi peygamberlerini seçti? Bizlere derken şunu kastediyorum ; Ben türkiyede müslüman aile cocugu olarak dogdum dedım başlarken ve bu yüzden doğal olarak bu inanışla yetiştirildim ve bende müslümanım diyorum mesela , e neden yahudi doğan bi bebeğe seçme hakkı verilmedi ki ? allah herşeyi biliyorsa neden onu lanetlediği insanların arasında yaşamaya gönderdi ? bu çocuğun seçme ve bilgilenme ve inanma şansı ne kadaR ? %1 mi ? bence %------ sonsuz desek boş değildir .. yani diyorum ki Allah adaletlidir diye söylüyoruz hepimiz ,Allahın takdiri diyoruz . </p>
<p>Ben kendimce sorularımın değerli olduğunu düşünüyorum dediğim gibi insanları yönlendirme peşinde değil cevaplar peşindeyim </p>
<p> </p>
<p>Bakın mesela aklıma şimdi geldi Neden Allah (C.c) , şeytan kendisine karşı çıktığında şeytanı cezalandırmak yerine cennet cehennem kavramlarıyla yani mekanlarıyla bizleri cezalandırma yolunu seçti ? 1 e karşı milyarlar ? şeytan dahamı değerli yani onun fikri düşüncesi ? Bu çok fevri bir davranış gibi gozukmuyor mu ? siz olsanız size yanlış yapanımı cezalandırırsınız yoksa size yanlış yapanı serbest bırakıp yanlışlar yapmaya dewam etmesi ve kendı yanlıslarına ortak bulma çabasınamı müsade edersiniz dürüst olun ? Bunu dünyada düşünelim . bir tecavüzcüyü cezalandırmak yerıne kendıne yandaşlar bulması ıcın bırakmak , bir katile öldürmeye dewam etmesi ve yandaş bulması ıcın serbest bırakmak ??? nE kadar mantıklı geliyor kulağa ? Çok büyük kavram kargaşaları yokmu ? </p>
<p> </p>
<p>Okuduğunuz için teşekkür ederim son kez belirtmek isterim amacım tartışmak değil uzlaşmaktır  ortak bir kanıya varmaktır ben  bilen varsa bilgilendirsin isterim ? aslında bunlar biryerde yazıyorsa ve biliyorsanız lütfen bilginizi esirgemeyin benden,bizlerden..Kuran'ı kerim i arapça ve türkçe hatim etmiş biri olarak bunların cevaplarına rastladığım söylenemez .  Ben 24 yaşımdayım ve hac ile kurban ibadeti dışında geri kalanları yerine getirdim bunu belirteyim namaza başladım bıraktım başladım bıraktım vs. vs. vs.. evet inandım çünkü ailem inanıyor evet inandım tesadüf olamayız nasıl bir evi yapan mimar varsa muhakkak yaratıcı vardır ama kendisi kendisini bu kadar yüce sıfatlarla anlatırken bu kavram kargaşaları neden ortaya çıkıyor ? şöyle bişey ..Kuranı Kerimi gönderen Allah (c.c) herşeye gücüm yeter ve bilirim diyor tamam ama neden kucuk kıza tecavüz ederken engel olmuyor tamam adamın seçme şansı olacak kadar yaşı erişkin olsun diyelim o yanlışı seçti pekii burada kücük kızın secme şansı ne ? Bozulacak bir psikolojı , belkı ıntıhar belkı ılerıde genelevde bir çalışan , belki bir seri katil ,belki bir ateist ? bunlarmıydı seçme şansı , kendini koruyabilme imkanı neden yok yani bu kız kader deyip buna şükür deyip hayatına dewam etsin ve cennetemı gıdıcek yani ?  umarım anlatabılıyorumdur .ASIL KONUM NEDEN BU KADAR ADALETLİ OLDUGUNU SOYLEYEN BİR ALLAH SEÇME SEÇİLME ŞANSINI HAKKINI BİZE VERMEDİ BU KONULARDA  ? </p>
<p>neyse cok uzattım özür dilerim teşekkürler.</p>
<p> </p>
<p> </p>
]]></description><guid isPermaLink="false">306060</guid><pubDate>Wed, 15 May 2013 06:15:35 +0000</pubDate></item><item><title>"Atat&#xFC;rk&#xFC;n 19 Mucizesiyle Erdo&#x11F;an ve Mehdinin zuhuru."</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/641525-ataturkun-19-mucizesiyle-erdogan-ve-mehdinin-zuhuru/</link><description><![CDATA[<p>
	<span style="border:0px;color:#030303;font-size:14px;padding:0px;">AHİRZAMANOLOG: </span><span style="border:0px;color:#030303;font-size:14px;padding:0px;">"Atatürkün 19 Mucizesiyle Erdoğan ve Mehdinin zuhuru."</span><span style="border:0px;color:#030303;font-size:14px;padding:0px;"> </span><span style="border:0px;color:#030303;font-size:14px;padding:0px;">19 mucizesi atatürk hakkında çok karşılık bulmuştur... 1881de doğmuş olması ile başlar ve birçok olayda kendisini gösterir.bizim en son tespitimiz ile 10 kasımda saat 9da emrihakvaki olması ile de bir tarih ve zaman buluşmasıyla 19 mucizesi kendisini göstermiştir.edip yüksel ve arkadaşlarının raşid halife ile ortaya attıklarıyla cenk korayın bunu kitaba dönüştürmesi ile türkiye gündeminde epeyce yer almıştır... ve bizim evveliyatta şamda 661de imam alinin şehadeti ile muaviyenin başa gelmesi neticesinde bir 19 yıllık dönem gözümüze çarpmıştır.ve Allah bu 19 yıllık evevi sistemine bir misilleme ile tc 19 ile atatürk üzerinden asırların emevi süfyani zulmüne son vermiştir ve bunu Allah 19 şifresi üzerinden tamamlamıştır.ve biz tc şifresi ve hilafet-i <abbr title="Türkiye Büyük Millet Meclisi">TBMM</abbr> sırrı açısından bir şeye daha dikkat çekmek isteriz ki evvelinde hicri 1440kı esas almak ile adnan oktar grubunun işinin süfyaniyette 2019da son bulacağını daha a9tv ve BAV operasyonu villalara yapılamadan haber vermiştik.gülşah güçyetmeze defalarca bunu yazmama rağmen beni ciddiye almadılar ama öyle oldu... ve süfyani düzenin 2019da başlayıpta 2024de kadar sürecek bir helakiyeti yaşıyacaklarını haber verdik ki bunun çıban başı Fetullah Gülen ile adno olarak tezahür ettiğinide özenle vurguladık.<abbr title="Recep Tayyip Erdoğan">rte</abbr> üzerinden bu işlerin üzerine gidilebileceğini taa baştan erdemliler hareketi ehven-i şer muhafazakar demokratlar kavramları ortaya atıldığı zamanlar söylemiştik.<abbr title="Recep Tayyip Erdoğan">rte</abbr> karşısında bu süfyani rüveybida ve mütemehdiyyülkezzapların işi bitecek dedik ama <abbr title="Recep Tayyip Erdoğan">rte</abbr> bu işin sonunda nerde yer alacak onu kestiremedik ancak bunu işte şimdi vurguluyoruz ki 19 yılı 19 mucizesi kapsamında ak parti veya <abbr title="1. Ak Parti  2. Adalet ve Kalkınma Partisi">akp</abbr> iktidarı ve hükümetinin ne olacağı ile göreceğiz.<abbr title="Recep Tayyip Erdoğan">rte</abbr> son noktada Mehdi-yi mevud ile nasıl temasda olacak hep birlikte göreceğiz.<abbr title="Recep Tayyip Erdoğan">rte</abbr> ebu bekir ömer osman ve ali çizgisinde mi kalacak ve kazanan olucak yoksa hak olan 30 yıllık hilafet-i raşidiyyenin dışında bir politika ile ısırıcı meliklik olan emevi-süfyani politikasında mı kalacak onu Allah takdir edicektir.hilafet-i <abbr title="Türkiye Büyük Millet Meclisi">tbmm</abbr> mehdi kızılbaşbuğtürke verildiği takdirde işler nasıl olucak akşeyh ve pir sultanın haber verdiği gibi Mehdi istanbulda zuhur ettiğinde 7 milyon alevi bektaşi kızılbaşta etrafında buluşunca <abbr title="Recep Tayyip Erdoğan">rte</abbr> ve taraftarları nasıl bir tavır takınacaklar bunları hep birlikte göreceğiz rabbülalemin ne dedi: DEKİ: BEKLEYİN VE GÖZETLEYİN BAKALIM BİZLERDE GÖZLEYİP BEKLEYENLERDENİZ ONLAR TUZAK KURUYORLAR BİZLERDE TUZAK KURMAKTAYIZ VE NİHAYET ZAFER ALLAHIN VE RESULLERİNİN OLUCAKTIR YERYÜZÜNDEN FİTNE KALKINCAYA DİN YALNIZ ALLAHIN OLUNCAYA KADAR ONLAR (ŞEYTAN DECCAL SÜFYAN KOALİSYONU) İLE SAVAŞIN.... şimdi merak edilenler şunlardır.adnan oktar ve arkadaşları bile haber verdi ki Azerbaycan bayrağı zuhur ettiğinde Mehdinin zuhuru bekleyin. işte en nihayet oda oldu.MAZLUMLAR MUZAFFERDİR hadisi mucibince imam alinin ...mazlumların hesap soracakaları gün zalimlerin zulmettiği günden daha zor ve çetin olucaktır... işte mazlumlar mehdi öncesinde muzaffer olmaya başladılar ve ayasofya gariplikten kurtuldu türban meselesi çoookdan halloldu azeriler zafer üstüne zaferdeler ve kimse merak etmez mi? bu alevilerin 1000 yıllık mazlumiyeti nasıl bir muzafferiyete doğru gidecek ve bu büyük muzafferiyet için MEHDİ KIZILBAŞBUĞTÜRK geldiğinde nasıl olucak bu işler ve bunun için ne gibi hazırlıklar var Aleviler ne zaman ashab-ı kehf uykusundan uyanacak ve uyansa nasıl olucak 40 milyon ali kuzusu 40 milyon mehdi aslanına dönüştüğünde nasıl olucak bu işler kimler heseb ediyor acaba... Aleviler başımızın tacıdır demek ile olmuyor. şimdi bir ironi yapalım Mokron deseki ey erdoğan sen havra ve kiliselere bir zarar vermiyorsun ama bu Alevilerin AİHM ile kazandıkları Cemeveleri ibadet yeridir ve Dedelere diyanet (nakibüleşrafiyyeye) göre maaş vermelidir kararını neden tutmazsın... bunu esadda diyebilir ali hamaneyde diyebilir diyen oğlu der bakmayın bu konuda hem alevilerin aklıl ve vijdan tutulması var hemde şii ve sünni aydınalrın bir umudu olmadığı için olmuyor terör örgütleride bu alana girmeye cesaret edemiyorda birşeyler olmuyor </span><a href="https://www.youtube.com/redirect?event=comments&amp;stzid=Ugw0E7aVH7NGhQQQsJN4AaABAg&amp;redir_token=QUFFLUhqa2VtaVpOR1lSMjVfSGU1a1VhZHppaTBPdlBRZ3xBQ3Jtc0tsQTZTNW1JcERiQ2tEWTY4RGUzWHVHTnJZX1doLXBsQkJTRHNQUnI0M3QwSl9hcWRNQVNCbzRPclJ5bk41U1RCUWdFTkpNbHJfOUdPSXEtYWM1bUVNbF9QTU8xcHAxLXMzb0lORVUzNHZtUGtmT1ZCTQ%3D%3D&amp;q=http%3A%2F%2Fhasbelkader.ve%2F" rel="external nofollow" style="background-color:#f1f1f1;font-size:14px;">hasbelkader.ve</a><span style="border:0px;color:#030303;font-size:14px;padding:0px;"> bu duruım bana şu hadisi hatırlatıyor: ÜMMETİMDEN ALLAH ALLAH DİYEN BİR ZÜMRE OLDUĞU SÜRECE DÜNYA YIKILMAZ VE O ZÜMREYE HİÇBİR FİTNE BULAŞMAZ... işte iç ve dış mihraklar Alevilere yaklaşamıyor ama <abbr title="Recep Tayyip Erdoğan">rte</abbr> ve iktidarda diyanette bunların değerini bilmiyor sanki zafer kazanmış gibi ama bu aldatıcı bir durumdur KAVM-İ HUCURAT olan aleviler elbette birgün uyanacak ashab-ı kehf uykusundan ve başlarında MEHDİ KIZILBAŞBUĞTÜRKü görecekler 40 milyon kuzu bir gecede 40 milyon aslan olucak ve onları görenler yaban eşekleri gibi kaçışacaklar... ya nasıl olur o zaman haliniz derler mi derler..</span><span style="border:0px;color:#030303;font-size:14px;padding:0px;"> </span><span style="border:0px;color:#030303;font-size:14px;padding:0px;"> </span><span style="border:0px;color:#030303;font-size:14px;padding:0px;">PİR GERÇEK VELİ:</span><span style="border:0px;color:#030303;font-size:14px;padding:0px;"> </span><span style="border:0px;color:#030303;font-size:14px;padding:0px;">HER GÜN AŞURA HER YER KERBELA...</span><span style="border:0px;color:#030303;font-size:14px;padding:0px;"> </span><span style="border:0px;color:#030303;font-size:14px;padding:0px;">EY DÜNYA SEN BELA İSEN BEN KERBELAYIM :)</span>
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">641525</guid><pubDate>Fri, 30 Oct 2020 09:35:06 +0000</pubDate></item><item><title>&#xC7;ok Radikal Farkl&#x131; Bak&#x131;&#x15F; A&#xE7;&#x131;lar&#x131;</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/536574-cok-radikal-farkli-bakis-acilari/</link><description><![CDATA[
<p>
	Olaylara ne kadar farklı, ama çok farklı, kökten ve radikal biçimde çok farklı açılardan bakmak ne kadar  da olası.
</p>

<p>
	Bana bunu yazdıran olayın çok basit bir rastlantı olduğunu düşünmek de son derece normal, bundan derin anlamlar çıkarmak da olası.
</p>

<p>
	Gece yarısından sonra saat ikide nefes alamadığımı farkederek uyandım. Burun deliklerimde birer tıkaç var gibiydi. Bu şekilde uyumamın olanaksız olduğunu anlayınca kalkıp nöbetçi eczane baktım. Şansıma yakında bir tane vardı. Giyinip çıktım ve eczaneyi elimle koymuş gibi buldum. Ben gibi hayli dertli insan vardı. Neyse eczacı bana bir şekilde öncelik verip tek istediğim şey olan burun spreyini aradan verdi. Caddeden ayrıldım sokağa girdim ki peşimden telaşlı bir ses beni durdurdu. Bir adam "kardeşim hastam var allah rızası için nöbetçi eczane var mı" dedi. Tam adamına sordun filan demedim. Adama eczaneyi bulamamasının olanaksız olacağı şekilde tarif ettim. Çünkü adam çok telaşlıydı. Dualar ederek koşarak tarif ettiğim yöne gitti.  
</p>

<p>
	Şimdi... Bu olay tabii ki tesadüf. Gece yarısından sonra bir eczanenin civarında yardıma muhtaç kişilerle onlara yardımcı olabilecek kişilerin karşılaşması kadar doğal bir şey olamaz. Fakat insanın aklına o adama yardım ettirmek için beni birisi gecenin ikisinde uyandırdı mı acaba diye bir düşüncenin sinsice sokulması da kaçınılmaz oluyor. Bana rastlamasa o adam yine de eczaneyi bulurdu. Telaştan gecikir, bir hata yapar mıydı, yardıma gerçekten ihtiyacı var mıydı, bilemiyorum. Ama tarifim üzere benim bulduğum gibi eliyle koymuşçasına eczaneye ulaştığından eminim. 
</p>

<p>
	Bu olay son derece basit sıradan bir rastlantı, bu son derece kesin. Fakat bir kastın o yardıma muhtaç adama yardım ettirmek için beni yatağımdan kaldırıp dışarı çıkardığı düşüncesini kafamdan kovmak çok kolay değil. "Rastlantının nedenleri" elbette var ama kastı, amacı yok yani şimdi!!! Bunu iddia etmek inanç olur!
</p>

<p>
	Buna benzer olaylar aralıklarla oluyor. Bir sefer arabamın önüne aniden küçük bir kız çocuğu fırladı. Çok ani bir refleksle frene bastım. Aynı anda bir kadın da arabanın önüne atlayarak çocuğun üzerine kapandı. Görüş açımdan çıktılar, onları kaputun altında göremiyordum. Fakat hiç bir temas sesi olmadı. Kapıyı açmama kalmadan kadın kalktı ve çocuğu kenara çekti. Şansınız var anında frene basabildim dedim. Kusura bakmayın çok özür dilerim dedi. Önemli olan size bir şey olmaması dedim ve yürüdüm. Yolda gözümden yaşlar geldi. O kadın çocuğu için ölmek üzere arabanın önüne atlamıştı. Vücudunu çocuğuna siper etmişti. Anne şefkati ve fedakarlığını bundan daha canlı nasıl görebilirdim? O kadıncağızın elleri dizleri kesin yaralanmıştır, çünkü yüzme havuzuna atlar gibi çocuğun üzerine kapandı.
</p>

<p>
	Kim bilir onlar kimdi... Onlarla tanışmadığım için seviniyorum tabii... Hastanede polise ifade verirken isimlerini öğrenmek de vardı... Acemi bir sürücü ikisini de öldürürdü. Her zaman söylerim, otomobil silahtan farksızdır. Emanet vermek doğru değildir. Fren yerine gaza basıp bir çocuğu öldüren biliyorum. Olay görgü tanıklarının sürücüyü kasıtla suçlamalarına varacak kadar vahimdi. Otomobil durmak bir yana canavar gibi çocuğun üzerine atlamıştı. Ama kasıt elbette yoktu, basit bir fren yerine gaza basma vakası... Sürprizler bazen korkunçtur.
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">536574</guid><pubDate>Thu, 03 Jan 2019 00:50:04 +0000</pubDate></item><item><title>Dinin Iman, Nihilizm'in Ateizm "Tehlikesi"</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/293619-dinin-iman-nihilizmin-ateizm-tehlikesi/</link><description><![CDATA[
<p>Insanoglu gorunumlu fenomenin numenal ozu kullanim ve paylasimi insan ve insanligi icerir. Iste bu temelde insanoglunun bu celiskisi onun psikolojisini olusturur.</p>
<p> </p>
<p>Herkes tarihte insanoglunun karanlik cagini hatirlar. Bu cag dunyayi ve insanligi din ugruna kana bulamis ve din ugruna herseyi mubah kilmistir. Gunumuz dunyasinda bu durum kilik degistirerek devam ederken, 19. yuzyil ile birlikte dunyayi ve insanoglunu yeni bir aklm olarak kana bulayan nihilizm ortaya cikmistir.</p>
<p> </p>
<p>Bu ikisinin ortak noktasi ya din adina, ya da bireyci akilcilik adina kendilerine insanlikdisi her turlu dusunce ve davranisi mesru ve mubah kilmalaridir. Nihilizmin hiclemesinin getirdigi basta inancsizligin bilincsiz getirdigi ateizm anlayisi ile dinin uygulamalarinin getirdigi iman temelli terorizm gunumuzde dincilik ve emperyalizm olarak el ele yurumektedir.</p>
<p> </p>
<p>Konuya cok detayli girmeyecegim. Zaten konuya katilim oldukca konu detaylanacak ve yazilanlar daha acik ve net algilanacaktir.</p>
<p> </p>
<p>Iste dogal zihniyetin bu toplumsal ve bireyci egosal gomlegi her nekadar biribirine ters dusuyor gorunse de insanlikdisi dusunce ve davranislari kendilerine mubah ve mesru kilmakta ve bunun icin, guce otoriteye yonelmekte ve baskalarinin her turlu farkli hak ve ozgurluklerini ellerinden almakta ve bu temeldeki mucadelede birlesmektedirler.</p>
<p> </p>
<p>Iste bu temelde birey bilinci cok farklidir, hem ben'i hem de toplumsalligi hem kendi hem de turu varligi ve bilinci temelinde kendi birinde birlestirebilen bir insanlik dusunce ve davranisidir. Hem kendine dokundurtmaz, hem de baskasina dokunmaz, hem kendine zarar vermez, hem de baskasina zarar vermez, hem kendi degerlerine saygilidir, hem de baskalarinin degerlerine, hem kendi hak ve ozgurluklerinin bilinc ve farkindadir, hem de baskalarinin.</p>
<p> </p>
<p>Tum bu temelde ve dusunce ve de davranista insanligi korumak, gelistirmek ve bilince ve de farkindaliga cikarmak adina; ben sahsen bir kisinin bilincsiz ateizminin yine bilincsiz dini yonlendirim ve yaptirim uygulayan dindarlardan daha tehlikeli oldugunu gozlemliyorum. Bu da bilincsiz atilan her adimin "ileri" dahi olsa insanligin aleyhine oldugunun bir gostergesidir.</p>
<p> </p>
<p>Ustelik butun bu mubah ve mesruluklarin ozentisi ve koruklenmesi basta, emperyalist zihniyetin amacina hizmet etmekte; karsit algilanan her turlu akilci ideolojik inanc dogrulari birbiri ile savasir ve savastirilirken; emperyalist zihniyet parseyi toplamakta ve elini ogusturmaktadir. Bu da onun guc ve otoritesinin her turlu insanlikdisi temeldeki; hukuka, hosgoruye, anlayisa, ve de akla hangi insanlik degerleri geliyorsa, akla hangi toplumlari bir arada farklari ile yasatacak degerler geliyorsa, tum bunlarin emperyalist zihniyetin amacina bir arac olarak kullanildigini gosterir.</p>
<p> </p>
<p>Oyuzden yasamin en buyuk degeri, insan ve insanlik bilinci ve farkindaligi ve bunun turun biri olan birey eliyle once bireyin kendisinden baslayarak uygulanmasidir. Bu da ancak herkesin numenal yeti kullanimini sorgulamasi ve kendi insanligini hem kendi hem de turu icin degerlendirmesi, irdelemesi ve insanlik icermeyenlerden arinarak numenal yetisini insan ve insanliga yoneltmesidir.</p>
<p> </p>
<p>Bu konu gunumuzun ve cagimizin en onemli konusudur. Oyuzden gelen yanitlar temelinde derinlik, detay ve aciklik/netlik kazanmasi; en azindan insan ve insanlik icin yola cikmis beyinleri aydinlatacak ve onlara insanin insanlik yolunu gosterecektir.</p>
<p> </p>
<p>Gunumuzun tum psikolojik bunalimlari, sorunlarinin temelinde de bu celiski yatmaktadir.</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">293619</guid><pubDate>Fri, 04 Jan 2013 19:58:53 +0000</pubDate></item><item><title>Yer&#xE7;ekimi ve Allah</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/413111-yercekimi-ve-allah/</link><description><![CDATA[<div style="color:rgb(39,42,52);font-family:'Helvetica Neue', Helvetica, Arial, sans-serif;">
<p><span style="color:#000080;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:verdana, geneva, sans-serif;"><span>Mülk 19: Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları havada Allah tutuyor.</span><br><span>Ayetten çıkan sonuç, kanatlarıyla uçan kuşları havada allah tutuyor, peki allah kanatsız kuşları havada tutamaz mı? </span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="color:#000080;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:verdana, geneva, sans-serif;"><img src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png" alt="apic61.gif" data-src="http://4.bp.blogspot.com/-YLqLGWLG6yw/VaXk7UwAxkI/AAAAAAAATrs/mqlnO4fBz18/s1600/apic61.gif"></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="color:#000080;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:verdana, geneva, sans-serif;"><span>Uçamayan kanatlıları allah havada niçin tutamıyor? örneğin devekuşu ve tavukları? Peki kanadı kırık kuşları, allah istese onları da havada tutabilir mi? Kanatları varken devekuşu ve tavukları Allah havada tutamıyor ama Airbus A380 uçağı, 560 ton ağırlığına rağmen havada durabiliyor allah tarafından yaratılmamış kanatsız şekilde. Allah niçin meleklerde bile kanada gereksinim duymuş? meleklerin niçin kanatları var? Yanıt meleklerin de yer çekiminden etkilenmesi mi? Devekuşu ve tavuk gibi uçamayan kanatlılar allah'a ağır mı geliyor ki allah onları havada tutamıyor? Kanatlarıyla uçan kuşların havada tutunabilmesi, kanatlarının altına topladıkları hava akımı sayesindedir, allah sayesinde değildir ama uçamayan kanatlılar, islam açısından bakınca allahın çolpazlığıdır, allahın sakarlığıdır. çünkü allah herşeyi fıtrata göre yarattığını, hikmete dayalı hesaplı bir düzen içinde yarattığını iddia eder kur'an'da ama o kuşlarda kanatlarını yaratmasına rağmen hindiler, tavuklar, devekuşları, tavuskuşları ve penguenler uçamazlar.  </span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="color:#000080;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:verdana, geneva, sans-serif;"><img src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png" alt="kod-adi-trj-628.jpg" data-src="http://www.trturkhaber.com/images/haberler/kod-adi-trj-628.jpg"></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:verdana, geneva, sans-serif;"><span style="color:#000080;"><span>Türkiye'nin yapmakta olduğu (uçak gövdesi yapımı, uçak motoru yapımı fabrikaları nerededir henüz bilinmese de) 70 kişilik yolcu kapasiteli TRJ628'in Fusalage Mating günü geldiğinde, görmek istediğim manzardan birine kavuşmuş olacağım. Merak ediyordum ben ilk zamanlarında, TRJ 628'in motor tipi hakkında pek bir şey bilinmiyorken, ramjet mi olacak, turbofan mı derken internette güncel yazılanları okuduğumda gördümki, 628'in motoru da yerli olacak, üstten kanatlı ve hem jet hem de turboprop motorlu olacakmış. Hadi hayrlısı. Bu motor tipi hakkında edindiğim bilgiyle rahatladım. Umarım TRJ 628, albatros kadar tırmanabilir gökyüzünde. Aksi halde mülk 19 ayetindeki gibi TRJ628 </span></span><span style="color:#000080;"><span>uçağını havada Allah tutmak zorunda kalacak ve muhtemeldir ki Allah tutamayacak. Karada giden uçak yaparak hiçkimse tarihe geçmek istemez.</span></span></span></span></p>
</div>]]></description><guid isPermaLink="false">413111</guid><pubDate>Fri, 12 Aug 2016 12:25:13 +0000</pubDate></item><item><title>Amerika &#x130;slam&#x131; Nas&#x131;l D&#xF6;n&#xFC;&#x15F;t&#xFC;r&#xFC;yor - How America Is Transforming Islam - Emma Green</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/470365-amerika-i%CC%87slami-nasil-donusturuyor-how-america-is-transforming-islam-emma-green/</link><description><![CDATA[
<p>
	Amerika İslamı Nasıl Dönüştürüyor - How America Is Transforming Islam - Emma Green - Emma Green
</p>

<p>
	<abbr title="1. Amerika Birleşik Devletleri 2. Ana Bilim Dalı">ABD</abbr>'de genç ve Müslüman olmak, birden fazla kimliği taşımak demektir. Hiçbir şey aşık olmaktan fazlasının olduğunu gösteriyor.
</p>

<p>
	Taz Ahmed 38 yaşında, bekar, Müslüman ve Bengalidir. Kendini manevi olarak tanımlıyor, ancak özellikle dini değil. Büyüdüğü zaman, göçmen ailesi bir IT mesleği olan biriyle evleneceğini umdu. Oklahoma'da buldular. Ahmed son zamanlarda bana söyledi. "Onlar gibi, 'Çok fazla soru soruyorsun. Bu kadar bilgiyi bilmenize gerek yok.'<br><br>
	Kuşağının diğer Müslümanları gibi, Ahmed de kimliğinin çeşitli yönleri arasında geçiş yaparak geçirdiği bir ömür geçirdi. Balo gecesine, annesine gey bir adamla gideceğini vaat ederek geldi. 20'li yaşlardaki evliliği bir yüksek lisans derecesi için takas etti. Ülkeyi dolaşırken bile bir grup izledi. Kominas adı verilen Müslüman bir punk grubu haricinde Hollywood'dan gelen yaş hikayesi.
</p>

<p>
	"Düzenli bir evlilik kazanmış olsaydım bu daha kolay olurdu" dedi. "Fakat ailem gerçekten bu konuda yürekliydi."<br><br>
	Belli bazı büyük yaşam anları kültürel kimliklerle hesaba katma eğilimindedir. Kimlerin ve değerlerin üzerine daha fazla soru soracak hiçbir şey, kimlerin tarihini ve evliliğini bulmaktan başka bir şey değildir.
</p>

<p>
	Amerikan kültürü genellikle genç Müslümanlar için iki karşıt yol sunar. Bir tarafta, Müslüman şiddete göstermek amacıyla doğrulanmamış videolara riayet eden Başkan Donald Trump gibi insanlar var; "Sanırım İslam bizden nefret eder" gibi şeyler söylüyor; <abbr title="1. Amerika Birleşik Devletleri 2. Ana Bilim Dalı">ABD</abbr>'de ikinci ve üçüncü nesil Müslümanlar arasında "gerçek bir asimilasyon" olmadığını iddia ediyor Diğer taraftan, din reddeden ve aşık olan Müslüman bir komedyen Kumail Nanjiani'nin otobiyografik aşk hikayesini tasvir eden The Big Sick gibi filmler göçmen aileyi perişan eden beyaz bir kadınla.<br><br>
	Aslında, Müslümanların çoğu arasında bir yerde. Yaklaşık yüzde 60'ı 40'ın altı olan <abbr title="1. Amerika Birleşik Devletleri 2. Ana Bilim Dalı">ABD</abbr>'li Müslümanlar, özünde orijinal olan bir süreçten geçiyorlar: tamamen laiklikten derin dindarlığa kadar değişen, inançlarıyla yeni, farklı, kendi kendini inşa eden kimlikler buluyorlar. Konturlar İslam'a özgü olabilir, ancak hikaye Katolikler, Yahudiler ve hatta Püritenlerin paylaştığı hikayedir. Müslümanlar, dinlerinin ayırt edici biçimde Amerikan biçimlerini yaratmaktadırlar.<br><br>
	Bir grup olarak, Müslümanlar oldukça çeşitlidir ve deneyimleri bu çeşitliliği yansıtır. Bazı genç Müslümanlar dini ve kültürel kimlikleriyle derin ilgileniyor ancak yaşamın diğer bölümlerine öncelik vermeyi seçiyorlar. Diğerleri, inançlarıyla ilgisi olan yeni, geleneksel olmayan yolları kendi kendine tanımlarlar. Göçmenler ülkeyi kuşaklar boyunca <abbr title="1. Amerika Birleşik Devletleri 2. Ana Bilim Dalı">ABD</abbr>'de yaşayan insanlardan farklı anlıyor; Siyah Müslümanlar farklı türde ayrımcılığa uğrarlar ve özel toplumsal ihtiyaçları vardır. Yeni dini anlayamayabilecek aile üyelerinden gelen soruları yüz yüze çevirir ve bazen alışılmadık yeni arkadaş ve ortakların kültürlerinde dolaşmak zorunda kalır. Ve bazı Müslümanlar ırk, cinsiyet veya cinsellik nedeniyle kendi toplulukları tarafından kabul görmüyor.
</p>

<p>
	Diğer Amerikan dini gruplarında olduğu gibi, genç Müslümanların küçük bir azınlığı, dini aşk bağlamında da dahil olmak üzere aşırı bir seviyeye taşıyor. Jaelyn Young ve Muhammed Dakhlalla, 2016 yılında İslam Devletine katılmakla suçlanan iki Mississippi üniversite öğrencisini böyle bir hikaye sunuyor. Fordham Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ndeki Milli Güvenlik Merkezi'ne göre, genç Müslüman dönüşümcüler, <abbr title="1. Amerika Birleşik Devletleri 2. Ana Bilim Dalı">ABD</abbr>'de ISIS ile ilgili davalarda yer alanlar arasında özellikle yaygındır.<br><br>
	Fakat Müslüman ebeveynlerin, öğretmenlerin ve imamların büyük çoğunluğu için, bunun tersi endişedir: gençlerin inançlarından uzaklaşması. Yale Üniversitesi'nden doçentlik yapan Zareena Grewal, "[asimilasyon] konusunda endişeli olan insanlar Yale Üniversitesi'nden doçentlik yapan Zareena Grewal," Gelenekten taviz vermeyen, endişelenen endişe duyan insanlardır "dedi. İmamlar genellikle genç Müslümanları ve Yahudileri karşılaştıracağını da ekleyerek, dini örgütlerinin yaygın disiplinle zarar görüp görmeyeceğini merak ediyor. "Onlar, 'Ah, haham panikleyicidir, bu yüzden paniklemeliyiz' gibi" diyorlar. "<br>
	* * *<br>
	Han, 27 yaşındaki Sana Han ve 29 yaşındaki Yusuf Siddiquee, "burada Müslüman olmak zorundasınız ve hiç soru sormayın" diye sert açıkladığı hanelerde büyüdüler. Bir İslam okuluna girmedi ya da camide ibadet etmedi; İslam, Queens'deki çeşitli mahallelerindeki ortamın bir parçasıydı. Siddiquee için Midwest'te yaşayan aileleri, Müslüman olmayı ve farklı olduğunu vurguluyordu. "Bunu tekrar yazmak zorunda kaldım, muhtemelen de vurgulamak isterdim, ama gerçek bu" dedi.
</p>

<p>
	Her ikisi de karşılıklı arkadaşlar vasıtasıyla birbirlerini buldular-Philly'de halk sağlığında çalışıyorken, New York'ta kar amacı gütmüyordu. Han, Ramazan'da oruç tutmak gibi belli Müslüman gelenekleri hakkında çok şey duyduğunu söyledi ancak o yılın geri kalanında gözlemci değildi. Zaten biriyle Müslüman olmasını umuyordu. "Benim için, ortağımı aileme entegre etme konusunda daha çok şey düşünüyordu" dedi. "Ayrıca sadece gelecekteki planlama: Ne tür bir ev istiyorum; kutlamak istediğim tatil günleri "dedi. Siddiqee benzer bir hisle karşılandı: Gerçekten artık pratik yapmadığı halde," biri gerçekten beni anlaması için, geldiğinde bir miktar bilgi ve konfora sahip olmaya ihtiyaçları olacak "dedi. Bu dini konularda. "<br><br>
	Bu sonbaharda düğünlerine kadar yol gösterici olarak, ikisi de aileleriyle dine karşı küçük bir sürtüşme yaşadı; her iki ebeveyn kümesi bile olduğundan daha fazla dikkatli davrandılar. Çiftin nikahlarını nasıl planladığı veya İslami evlilik töreni için nasıl bir fikir ayrılığı olmasına rağmen çoğunlukla İslam hakkında konuşmaktan ötürü çatışmayı önledi. Siddiquee, "Anne-babamın kafasına hitap etmesi zordur -yani din eksikliğiyle" diyordu. "Cumartesileri geleneksel Cuma akşamı Jummah'a gidiyorum" diye yanlış söylentileri yok, "yoksa camiye gidiyorum veya kendime bile dua ediyorum. Eminim bunun uzun süredir sürekli düşen bir şey olduğunu biliyorlar. "
</p>

<p>
	Çifti sonunda, onlara uyan dini bir topluluk bulacağını umuyoruz - büyüdüğünden daha "ilerici" ve "esnek" bir şeyler. Han, "Benim bir parçam" dır, "ancak ana bölüm bu değil" dedi.<br><br>
	Bazı açılardan, bu binyıllar boyu hikayedir. Khan ve Siddiquee, nesillerindeki gibi, dini kurumlardan ve düzenli uygulamalardan çekilmişlerdir. Duke Divinity School'da öğretmenlik yapan bir imam olan Abdullah Antepli, birlikte çalıştığı lisans öğrencileri arasında benzer kalıpları sıklıkla görür. "Amerikalı Müslüman kimliğini nasıl düşündükleri konusunda öğrenciler ve anne babalar arasında inanılmaz bir fark var" dedi. "Ana baba, tirelenmiş kimliğin Müslüman tarafına yatırım yapmak istiyor - bu kimliğin belli yönleri için korunması gerçekten endişeli". Bununla birlikte, çoğu öğrenci "Amerikan tarafında pazarlık yapıyor ve beyin fırtınası yapıyor". endişe: Pew Araştırma Merkezi'ne göre, 40 yaşın altındaki Müslümanların yarısından daha azı her hafta camiye gidiyor ve 30 yaşın altındaki Müslümanların sadece üçte biri geleneksel İslam pratiğine uyarak günde beş kez dua ediyor.<br><br>
	Ancak, "diğer Milenyumlara göre, Müslümanlar çok daha dindar" diyor Amerikan Müslüman nüfus grafiklerinin yakın tarihli bir Pew Araştırma Merkezi araştırmasına katkıda bulunan Grewal. 40 yaşın altındaki Müslümanların yaklaşık üçte ikisi, Pew'e göre, dinler, hayatlarında çok önemli, buna karşın yaklaşık 10 Amerikan Millennials'ından dörtte biri.
</p>

<p>
	<img alt="92f588584.jpg" class="ipsImage" height="640" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png" width="960" data-src="https://cdn.theatlantic.com/assets/media/img/posts/2017/12/JTG_082517_ATLANTIC_nikkah_331_24/92f588584.jpg"></p>

<p>
	Bu rakamlar Amerikan ve Müslüman kimliklerin karşılıklı olarak münhasır olmadığı noktasını vurguluyor. Aslında, konuştuğum genç Müslümanların birçoğu, inançlarını Amerikan usullerine göre keşfediyor gibi görünüyor. Kuzey Virginia'da yaşayan 28 yaşındaki Müslüman Mobashra Tazamal bana İslam'ın "hayatımın her günü için düşündüğüm bir şey olduğunu" söyledi. Mutlaka camide veya bir grupla olmamakla birlikte günlük dua ediyor. Ailesi tam olarak onunla ne yapacağını bilmiyor. "Hiçbir şey, sanırım, korkmuş ya da kaygılanıyorlar" dedi. "Sadece nötr bir şekilde karıştırılıyorlar."
</p>

<p>
	Büyüyen, anne babasının "oldukça, çok dindar" ve oldukça muhafazakar olduğunu söyledi: Günde beş kez dua ediyorlardı ve annesi her sabah Kur'an'ı okudu. Evinde dini "sorgulamak için gerçekten yeterli bir yer yok" derken Tazamal, her zaman bir şey hakkında milyonlarca soru sorduğu bir çocuk olduğunu söyledi. Ve bu yetişkinliğe devam etti.<br><br>
	"Dindar" terimi, gerçekten sevdiğim bir şey değil, "dedi. "Çoğunlukla, 'dini' anlamı, çok katı ve eylemlere odaklanmış bir kişidir. Ben çok manevi olduğumu söyleyebilirim ve çok güçlü bir imanım var. "<br><br>
	Tazamal'ın yeni kocası Fahd da İslam ile derinden ilgileniyor. Çift, merkeze inançla bir ev ve aile inşa etme hakkında hayal kuruyor. Tazamal, "En büyük bayramlardan biri olan Eid'i yapmak, gerçekten büyük bir kutlama yapmak istiyoruz" dedi. En önemlisi, "Çocuklarımıza bir şeyler hakkında sorularımızı varsa," Hayır, yanlış "demeyeceğiz."<br><br>
	Geleneksel dini hayatı olan genç Müslümanlar bile kimlikler arasında geçiş yapmak zorundalar. Touba Şah, 19. yüzyılda kurulan ve daha önce Muhammed tarafından kehanet edilen mesih'in geri döndüğüne inanan bir Ahmediye topluluğunda 21 yaşındadır. Dedelerinden birisi ve büyükannesi kardeş olan ailesi aracılığıyla nişanlısını bulduğunu söylediğinde profesörlerinden biri şok davrandı. "Ben doğdum ve kaliforniyalıyım, devam et ve alnıma bir etiket koy" diye Professor'e söyledi. "'Batıda doğup büyüyen, sizin gibi çocuklar sizin Doğu uygulamalarınıza bağlı kaldıklarını görmek çok sık değil'" diye yanıtladı.
</p>

<p>
	Ancak onun gibi deneyimler oldukça yaygın. Müslümanlar arasındaki sağlık ve ilişkileri araştıran Rutgers Üniversitesi'nden doktora öğrencisi olan Amal Killawi, "Pek çok Müslüman için din evlilik deneyiminde bir takım rol oynuyor" dedi. "Önemli olanın yansıması için zaman ... kimliğiniz, toplumda ne kadar Müslüman olmak istediğinizi, hangi evde inşa etmek istediğinizi."<br><br>
	Killawi, bazı Amerikalılar, çocuk gelinlerin sabit kalıplarını ve zorla çalıştırılan ortaklıkları dile getirebilecek "düzenlenmiş evlilik" teriminde geri tepebilirlerse de, <abbr title="1. Amerika Birleşik Devletleri 2. Ana Bilim Dalı">ABD</abbr>'deki versiyonların çok daha düşük anahtarlı olma eğiliminde olduklarını söyledi. Potansiyel gelinler ve damadlar neredeyse her zaman öncülük eder, ancak ebeveynler diğer Amerikalı hanelerde olduğundan daha fazla bir ortak seçmeye katılabilir. Müslümanlar çoğunlukla "neredeyse kolektivist bir topluluk" oluşturmaktadır. ... Evlilik, eşinizle yalnız kaldığınız tamamen bireysel, bağımsız bir yolculuk değildir "dedi. "Ailenizle bu yolculuğa başlıyorsunuz."
</p>

<p>
	<img alt="a24d8625b.jpg" class="ipsImage" height="686" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png" width="960" data-src="https://cdn.theatlantic.com/assets/media/img/posts/2017/12/JTG_082517_ATLANTIC_nikkah_475_44/a24d8625b.jpg"></p>

<p>
	Debates about assimilation often focus on immigrants, but they overlook the experiences of Muslims <abbr title="World Health Organization, Dünya Sağlık Örgütü">who</abbr> have long been settled in the U.S. While 58 percent of adult Muslims were born outside of the U.S., according to Pew, that means 42 percent of American Muslims were born in the country. More than half of those <abbr title="World Health Organization, Dünya Sağlık Örgütü">who</abbr> have been here for three generations or more are black. “By virtue of being black, and then being black and Muslim, I don’t think there’s any room for assimilation,” said Ikhlas Saleem, a 28-year-old Muslim woman <abbr title="World Health Organization, Dünya Sağlık Örgütü">who</abbr> grew up in Atlanta.* “It’s very hard to assimilate to a white paradigm.”
</p>

<p>
	Saleem kocası Joshua ile tanıştığı "modern gün düzenlenmiş bir evlilik" ile tanıştı; ailenin bir arkadaşı ona annesinin numarasını verdi. Saleem Joshua ile tanışmadan önce gayri Müslimler de dahil olmak üzere her türlü insandan yardım istedi. "O zamanlar bunun çok önemli olduğunu düşünmedim" dedi. "Yaşlandıkça öncelikler benim için değişti. Hayatımı nasıl düşündüm ve ailem farklıydı. Ailemin birlikte Ramazan kutlamasını istiyorum. Mescidi "camiye" birlikte gitmek istiyorum. Eşinizin Müslüman olmadığı zaman yapmak biraz zor. "<br><br>
	Ancak siyah bir Müslüman olarak tarihleme kendi zorluklarını ortaya koydu. Amerikalı Müslümanların yaklaşık beşte biri siyahtır -Pew'e göre, üçte birinden azı Asya ya da Güney Asya'dır ve yaklaşık yüzde 41'i beyaz ya da Araptır. Bir Müslüman buluşma sahnesi var, ancak Saleem bir tane denediğinde, "bütün uygulama genelde siyah kadınlarla ilgilenilmeyen Güney Asyalı erkeklerle sular altında kaldı" dedi. "Gezinmek zordu." Başka bir siyah kişiyle evlenmek konusunda güçlü bir şekilde hissetmedi, ancak arkadaşlarının bazıları zor durumda olabilir. Saleem, "Günümüzde, doğal olarak siyah Müslüman erkeklerle karşılaşmıyoruz" dedi. "İşyerimde siyah Müslüman erkekler görmüyorum. Ben giderken onları görmüyorum. Jummah için Cuma günü giderken onları görmedim. "<br><br>
	Ortaya çıktığında, Joshua da siyah ve müslümandı. Birbirlerini tanıdıklarında, gelecekteki yaşamları hakkında bir bütün soruların bir listesini tamamladılar: İslam'ı evlerinde nasıl geçirmeyi isterlerdi, ister çocuklarını dini okullara gitmek isterler, ne tür vurgu onlar Kur'an ezber koymak istedim. Din, kültür ve kimlik konusunda büyük soruları yokmuş gibi değil - ancak 'Amerikan olmayı nasıl zorlaştırıyor' sadece canlı bir konu değil. Saleem, "Bence genç Müslümanlar asimilasyon fikrini reddetme eğiliminde." Dedi. Saleem, şimdi Makkah Ali adında bir siyah Müslüman kadınla bir podcast yayınlıyor ve sıklıkla evlilik ve ilişkilerin belirli zorluklarını tartışıyorlar.
</p>

<p>
	Asimilasyon sorunu, Pew'e göre <abbr title="1. Amerika Birleşik Devletleri 2. Ana Bilim Dalı">ABD</abbr>'li Müslümanların yaklaşık yüzde 21'ini oluşturan dönüştürücüler ve Amerika'da doğan Müslümanların yüzde 44'ü için daha az alakalı. Charles Turner, nominal olarak Katolik bir babanın beyaz oğlu Virginia'daki küçük bir kasabada büyüdü. Virginia Commonwealth Üniversitesine geldiğinde Müslüman Öğrenci Derneği üyeleriyle takılmaya başladı. İşte Tayyaba Syed'le tanıştı.<br><br>
	Din, iş dünyası ve okul üzerinde ikisi birbirine bağlı olduğu için "çok fazla insanla paylaştığımız bir şey değildi" dedi Syed. "Erkeklerle kadınlar arasında sadece ticaretten çok daha fazla şey hakkında bir tabu var."<br><br>
	Turner 19 yaşındayken İslam'a geçse de, Syed'in ailesi arasındaki ilişkiyi kabul etmek uzun zaman aldı. "Onların ilk tepkisi ben genç bir gencim ve ben sadece aptalca kararlar veriyorum" dedi Syed. Paritenin farklı geçmişlerinden geçip gidebileceklerini sorguluyorlardı. "'Aynı kültürden değiliz, öyleyse gelecekte nasıl bir şey olur?'" Syed onları sormayı hatırladı. "'Aile hayatında nasıl gezineceğiz?'"<br><br>
	Turner'ın yakınları, kendisi için seçtiği yabancı dünya hakkında da sorular sordu. "Aile üyelerim belki biraz konuşmak ve biraz endişe duymakla birlikte bana değil," dedi. "Bu düşmanlık değil. Bu daha çok merak. Ve sanırım biraz endişe edebilirsin. "<br><br>
	Syed dişhekimliği okulunu bitirdikten sonra, ailesi rahatladı ve evlenmelerine karar verdi. Geçen yıl düğünlerinde çift, basit bir törenle büyük bir Pakistan tarzı kutlamayı atladı. Pakistan kültüründe geleneksel olmayan damat ve gelinler de dahil olmak üzere ilişkilerine uymak için birkaç kıvrım eklediler. Ve Turner bir İrlandalı tezgah ayarına girdi.
</p>

<p>
	Yeni evlceler son zamanlarda Mormon-heavy Utah'a taşındı ve şaşırtıcı derecede iyi uyuyorlardı. Turner "Salt Lake City'den daha fazla aile dostu bir yer olduğunu sanmıyorum" dedi. "LDS Kilisesi, Müslüman topluluğuna gerçekten çok sıcak ve çok destek veriyor" diyerek keşfettiler. Gelecekteki oğullarını ve kızlarını dinleri konusunda eğitmeyi dört gözle bekliyorlar. "Normal bir şeymiş gibi hissetmelerini istiyoruz" dedi Turner. Çiftin İslam evliliği sözleşmesindeki tek şart, çocuklarının tirelendiği bir isim almasıydı: Syed-Turner.
</p>

<p>
	<img alt="2455cddc4.jpg" class="ipsImage" height="686" src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png" width="960" data-src="https://cdn.theatlantic.com/assets/media/img/posts/2017/12/JTG_082517_ATLANTIC_nikkah_383_31/2455cddc4.jpg"></p>

<p>
	Bütün bu çiftler için, Müslüman kimliğini gezme deneyimi, düz olmakla sonsuz kolaylaştırılmıştır. Yakın tarihli bir Pew araştırması, Amerikalı Müslümanlar'ın son yıllarda eşcinselliğe karşı daha açık hale geldiğini gösteriyor: Yarımdan fazlası toplum tarafından kabul edilmesini söylerken, on yıl önce aynı şeyi söylediği çeyrekten daha fazla. Buna rağmen, bu oran genel Amerikalı kamuoyununkinden düşük, yüzde 63'ü homoseksüelliğe onay veriyor. LGBT Müslümanlar, "iyi" bir Müslüman olmanın ne anlam taşıdığı geleneksel, heteroseksüel standartları karşılarken, ana akım Amerikan kültürüne asimile olmak için kendi ikili baskısını hissedebilirler.
</p>

<p>
	"Müslüman bir sanatçı olarak, kendimi izole hissettim. Ben sadece bir bendim - tüm arkadaşlarım doktor oldu "dedi Saba Taj, Kuzey Carolina Durham'da yaşayan 31 yaşındaki queer Müslüman. "Ailemi hayal kırıklığına uğrattım. ... Benden istedikleri ile yapmış olduğum şeylerin arasında pek çok bağlantı kesildi. "<br><br>
	O sırada Greensboro yakınlarında yaşayan 30 yaşındaki bir müzisyen Laila Nur'la bir araya geldiğinde "Bir saat uzaklıkta Müslüman bir sanatçı kim varmış gibi göründü" gibi hissettim " kendi sanatında paylaşılan temalar üzerinde bağlantı kurdu: Taj genellikle kadınları boynuzlu taşla boyuyor ve İslamofobi temaları ile uğraşıyor; Nur'un şarkılarından bir tanesi Arapça başlıklı.<br><br>
	Nur, New York'taki siyah bir Müslüman evde yetiştirildi. Ailesi lisede iken dönüştürülmüş ve aile üyelerinin çoğunun Hıristiyanlar vardır. "Eşim olarak ortaya çıkan evimde kesinlikle vibe hissetmedim -bunu bu evde boğulmuyor" dedi. "Ben etrafımda büyüdüm millet için o zaman lezbiyen olarak çıkıyor benim için paylaşılan bir tiksinti vardı. Benim Müslüman ailem için özel değildi. "<br><br>
	Uzun süredir, bu deneyim Nur'un dine bağlanmasını zorlaştırdı. "18 yaşımdan evimi terk edince İslam'ı kınadım," dedi Nur. "Eski Müslüman olduğum, Müslüman olduğumu söyleyebilirim, hala bazı pratiklere sahiptim, fakat ben Müslüman değilim."<br><br>
	Taj ile tanıştıktan sonra değişmeye başladı. "Tuhaf Müslümanların var olduğunu bilsem bile hala tek boynuzlu bir şeydi," dedi Nur. "Aslında gerçekmiş gibi hissetmedim. Her iki kimliği de var olamazdınız. "Geçen bir yılda Nur inancını yeniden düşünmeye başladı. "Saba toplantısı ... queer olmak ve Müslüman olmanın getirdiği kimliğimle olan çelişkileri uyandırmaya başladı" dedi. "Çok kasıtlı bastırdım ve uzun süredir değişmeden kaldı" dedi.
</p>

<p>
	Taj ve Nur, Ocak Trump açılmadan önce evlenmeye karar verdiler. Obergefell'de 2015 Anayasa Mahkemesi kararıyla Amerika'daki eşcinsel evliliğini yasalaştırmasına rağmen, haklarını kaybetmekten Kumpanya yönetimi için endişeliler. Siyasi atmosfer Müslümanlar için açıkça düşman hale geldiğinde, Taj ve Nur kimliklerini öne çıkarmanın önemli olduğunu hissettiler-hepsi. "Gerçekten güçlüydü, gerçekten çok güzel hissettim ve" Evet, aslında ben queerim ve eller aşağı Müslüman "diyebileceğim güçlü siyasi tutum gibi" dedi Nur.<br><br>
	Ailesel çatışmalarına rağmen Taj, annesinin "hiç aklıma gelemeyeceğim şekilde çok zarif olduğunu" söyledi. Nur son zamanlarda kızkardeşiyle uzun yıllar sessizlik içinde konuşmaya başladı ve kendisinin ve Taj'ın bir gün bir Ailelerinin tamamıyla düğün töreni. Taj ve Nur, bu yazı için röportaj yapılırken bile hikayelerinin basitçe anlatılmamasından endişeli. Onların queer ve Müslüman olarak çıkmaları zor olduğu kadar aileleri ve Amerikalı Müslümanları grup olarak savunuyorlar; bu İslam'ı şu tek biçimli biçimde "boyamaya" yönelik kalıplaşmışlıklara karşı: "Bütün Müslümanlar Homofobik, "dedi. Görüştüğüm diğer genç Müslüman çiftler gibi, bunlar da Amerikan kültürünün özümsenmesi veya reddinin doğrusal bir öyküsü değil. Kendilerini tanımlamak için topladıkları sıfatlar, "sanatçı", "siyah", "queer", "güney", "müzisyen", "toplumsal cinsiyete uygun olmayan", "insan" ve tabii ki "Müslüman" dır.
</p>

<p>
	Bu, her şeyden çok, Amerika'daki Müslüman aşkının ve yaşamın geçiş çizgisi gibi görünüyor. Neredeyse her zaman çokluk, kimlik karıştırma ve aile üyelerinden veya kültürel büyüklerden gelen çok sayıda farklı beklenti ve arzuyu gezme deneyimidir. Kendisi derin bir Amerikan tecrübesi, belirsiz ve karışık kimlik üzerine kurulmuş bir ülkeye asimilasyon biçimi. Killawi, "Bu, kendi kültürel ve geleneksel değerlerini, dini değerleri ve Amerikan değerlerini bağdaştırmak için neredeyse orta bir yer bulmak için yapılan bu tür girişim" dedi. Lider, bunun evlilik sürecinin bir parçası olması doğal bir iş olduğunu belirtti. "Burada büyümüş birçok Müslüman için neredeyse ikinci doğa oldu. Zamanla, hayatta kalabilmek için bu sürece girmek zorunda kaldınız. "<br><br>
	"Amerikan", Müslümanların veya herhangi bir grubun nesnel olarak ölçülebileceği bir varsayılan standart değildir. Ülke çok karmaşıktır ve Müslümanlar çok çeşitlidir. Tıpkı herhangi bir evlilik sürecinde olduğu gibi, bir çok müzakere mutlaka katılır. Grewal'ın dediği gibi: "İki ailenin bir araya gelmesi, başka bir ülkenin ve başka bir dünyanın yaşlı insanlarından çok daha karmaşıktır." Programa katılın burada. '"
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">470365</guid><pubDate>Tue, 02 Jan 2018 22:01:56 +0000</pubDate></item><item><title>Kader hakk&#x131;nda</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/180903-kader-hakkinda/</link><description><![CDATA[
<p>slm millet adım fırat kader hakkında yapılan tartışmalar beni bazı düşüncelere yöneltti paylaşmak istedim...</p>
<p> </p>
<p>öncelikle kuran da denildiğine göre Allah kaderi biliyor ve sonumuzu biliyor. Bu şöyle bi yana dursun;</p>
<p>ayrıca yine kuran diyor ki insanlar kaderlerinde belirli noktalarda özgürdürler... hoppbalaaa</p>
<p>eğer ben kafama eseni yapıyorsam bu nası bilinir ki... ben şöyle bir cevap buldum.</p>
<p> </p>
<p>sonucta insanlar olarak tahmin ve öngörü kapasitemiz bayağı sınırlı yarınını dakika dakika eksiksiz tahmin edecek insan olamaz cünkü sadece saatlerin milyonlarca tahmin şansı olabilir... daha açık konusalım... mesela arkadaşınızla tam 14:00 da bulusacaksınız o sırada 13:45 te arkadaşınız bir kaza geçirdi gelemedi bu sizin sadece bir saatinize değil geriye kalan tüm hayatınızda etkili olabilecek sonuclar doğurmaz mı...belki o gece yatağınızda değil hastahanede uyuyacaksınız...yani tam manasıyla kelebek etkisi... bu yoldan çıkarsak(uzun oldu farkındayım) Allah'ın düşünme ve zekasının sonsuz olmasıyla birlikte belkide kader Allah'ın yapabileceğimiz herşeyi sonsuz aklında barındırmasıyla ortaya çıkan bir tahmin yığınıdır... bu sonuc onceden belirttiğim iki şartada uymaz mı... bu konuda görüşlerinizi alırsam sevinirim...</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">180903</guid><pubDate>Sat, 31 Oct 2009 19:40:15 +0000</pubDate></item><item><title>AZ&#xCE;Z MAHM&#xDB;D H&#xDC;D&#xC2;Y&#xCE;'de M&#x130;'R&#xC2;C NE&#x15E;'ES&#x130;</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/189540-aziz-mahmud-hudayide-mi%CC%87rac-nesesi%CC%87/</link><description><![CDATA[
<p></p>
<div style="text-align:center;"><p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';">AZÎZ MAHMÛD HÜDÂYÎ'de</span></span></p></div>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<div style="text-align:center;"><p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';">Mİ'RÂC NEŞ'ESİ</span></span></p></div>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<div style="text-align:center;"><p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';">Ahmed Yüksel Özemre</span></span></p></div>
<p></p>
<p></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><strong>Mi'râc Nedir?</strong></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Mi'râc insanın, bedeninin ölümü vuku bulmadan önce, Yaradan'ına visâlinin yâni kavuşmasının idrâkini yaşamasıdır. Bu, hayâl ve vehimden âzâde, Cenâb-ı Hakk tarafından lûtfedilen otantik ve ontolojik bir mânevî tecrübedir. Bu mânevî tecrübe esnâsında insan esfel-i sâfiliynin idrâkinden Cenâb-ı Hakk'ın huzuruna yükseltilerek </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>Asl</em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">ına rücû' ettiğine, kendi </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>katre</em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">sinin Hakk'ın </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>Zât ummân</em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">ında, ya da </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>zerre</em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">sinin O'nun </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>Nûr</em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">'unda yok olarak, fânî olduğunun idrâkinde iken, aslında bizâtihî Hayy ve Bâkıy olduğuna şâhit olur. İşte bu, Kur'ân'da </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>Yakıyn</em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> kelimesiyle ifâde olunan hâldir. Bu kesbî değil vehbî bir hâdisedir. Cenâb-ı Hakk bunu dilediği kuluna lûtfeder.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">İlk Mi'râc irâdî değil, gayrı irâdîdir. İlk defâ Mi'râc'ı gerçekleşen kimse havsalanın ihâta edemediği bu olayın Celâl'inin ve Cemâl'inin dehşet ve letâfeti karşısında böyle bir olayın bir daha zuhur etmesini ihtirâsla arzular. Bu muazzam olayın bahşettiği mânevî zevk ve hayret dünyevî hiçbir zevk ve hayretle kıyaslanamaz. Ancak Cenâb-ı Hakk seçtiği bâzı kullarına bu ilk Mi'râc'dan sonra istedikleri zaman huzûruna ref olunmalarına izin vermektedir.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Kendisine Mi'râc lûtfedilen kimseye "velî" ya da bir galat-ı meşhûr olarak "evliyâ" denilir. Arapça bir kelime olan velînin Türkçe'deki karşılığı "dost"tur. Velâyet'in olmazsa olmaz şartı Mi'râc'ın gerçekleşmiş olmasıdır. Demek ki kendisine Mi'râc lûtfedilen kimse "</span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>Allāh'ın Dostu</em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">" olmaktadır. Bir hadîs-i kudsîde: "</span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><em>Benim Velîlerim kubbelerimin altında gizlidir</em></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">" denilmektedir. Velî, çok istisnaî hâller hâriç, kendisinin velî olduğunu ve Mi'râc esnâsında Cenâb-ı Hakk ile arasında vuku bulan harîmiyyeti aslā dile getirmez; Mi'râc'ını bir öğünmeye ya da bir iddiaya, dâvâya mesned vesiylesi kılmaz. </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>Mi'râc'ın edebi budur</em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Mi'râc öylesine sırlı bir hâdisedir ki Cenâb-ı Hakk bâzı velî kullarını bu olayın idrâkinden dahî setreder; yâni velî olduğunun idrâkinde olmayan velîler de vardır. Kezâ öyle velîler vardır ki ilk defa Mi'râc'a mazhar olduklarında bu yaşadıklarının bir Mi'râc olduğunu idrâk etmezler de daha sonraki bir Mi'rac'larında bu olayın ve öncesinin idrâki kendilerine verilir.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Mi'râc'da Cenâb-ı Hakk kuluna çok lûtfda ve ikrâmda bulunur; ona </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>Yakıyn</em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> ve </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>Hikmet</em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> verir ve </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>Esmâ'ü-l Hüsnâ</em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">'sı ile bezeyerek tekrar esfel-i sâfiliynin idrâk düzeyine </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>rahmeten irsâl eder</em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">. İlk Mi'râc'ını yapanlarda genellikle büyük bir cezbe zuhur eder. Eğer bu cezbe hazmedilemezse, Hallâc-ı Mansûr misâlinde olduğu gibi, garib hâller ve herkesin kolaylıkla hazmedemeyeceği bir takım şathiyât-ı sôfîyâne zuhur eder.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Her velî cezbesini hazmedebilmek için bu hâlinden anlayan bir mürşide muhtaçtır. Cezbesini hazmeden bir Velî ise Mi'râc'ında kendisine ne lûtfedilmişse bu Şehâdet Âlemi'ne yeniden irsâl edildikten sonra onu izhâr etmeğe başlar. Eğer İlm bahşedilmişse İlm-i Ledün'ü ehline tevdî eder. Eğer Eş Şâfi' ismi gâlib kılınmışsa maddî ve mânevî şifâ dağıtıcı olur. Eğer Er Rabb ismine mazhar kılınmışsa kâmil bir Mürebbi'-i Mânevî olur, </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><em>ve ilh...</em></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> Bunun ötesinde velî bu Şehâdet Âlemi'nin esrârı artık kendisine gizli olmadığından bütün bu âleme ve bu âlemdekilere "</span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><em>Fe eynemâ tüvellû, fe semme vechullāh</em></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">" âyetinin medlûlünün gerektirdiği biçimde hep bir </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>Rahmânî Nazar </em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">ile bakar. Anlayana bu, O'nun en mütebâriz vasfıdır.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Cenâb-ı Hakk'ın Velî kullarına Mi'râc'da bâzen lûtfettiği bir husûs daha vardır. O da Mi'râc'dan sonra bu velî kulların herhangi bir olay hakkında sarf ettikleri sözlerin Kader'in hükmüne paralel olması keyfiyetidir. Avâm bunu müşâhede ettiği zaman bu zevâta sanki "bütün bu olaylar, onlar, bunların böyle olmasını irâde ettikleri için böyle tecellî ediyorlarmış" zannıyla Kutupluk izâfe eder.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Mi'râc sübjektif bir olaydır; bunu objektifleştirmek mümkün değildir. Onun için herhangi bir kimsenin evliyâ olduğunu ifâde etmek ancak bir hüsn-i zandan öteye geçemez. Filâncanın büyük bir evliyâ olduğunu şiddetle iddia edenleri bir ân için durup düşünceye sevk eden ve verilmesi gereken en iyi cevap: "</span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><em>Bu zâtın evliyâ olduğunu nereden biliyorsunuz? Yoksa Mi'râc'a beraberce mi çıktınız?</em></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">" olmalıdır.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Bununla berâber Mi'rāc'ı yaşayanların bir kısmı cezbelerini söndürmek ve hem gönül ehli kimseleri Mi'râc'ın künhüne âşinâ kılmak hem de Mi'râc'dan sonra kavuştukları hâlete, </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>Mi'râc Neş'esi</em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">'ne işâret etmek üzere şiirlerinde, nefeslerinde, ilâhîlerinde yaşamış oldukları bu mânevî tecrübeye ve bunu izleyen devreye şu ya da bu şekilde temâs etmekten de kendilerini alıkoyamazlar. Fakat bu olay gerçekte söz kalıplarına sığmadığı, tam anlamıyla dile getirilemediği için de sâdece istiârelere sığınılır. Bundan ötürü Mi'râc'ı, hakkıyla, ancak yaşayan bilir. Bununla berâber bunu şiir ve nefesle dahî paylaşmaktan tevakkıy eden çok çok sırlı velîler de vardır.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong>Hüdâyî Dîvânı'nda </strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong>Mi'râc Neş'esi</strong></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>Azîz Mahmûd Hüdâyî </em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">(1541-1628) </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>Dîvânı</em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">'nın büyük bir bölümü sâdece onun Mi'râc neş'esini aksettirmektedir. Bu Dîvân'daki şiirlerden yalnızca birinin bir mısraı bu olayın bizzât yaşanmış olduğune delâlet etmektedir:</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Şu cân kim sırr-ı Ev-ednâ'ya erdi</span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><sup><span style="color:#606060;">1</span></sup></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Beğim ol matlab-ı a'lâya erdi,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Safâ-i zirve-i ulyâya erdi,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Riâyet eyleyen saff-ı niâli.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Bakıp kalma nükūş-i Kâinat'a!</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Çalış ma'nâya, er bâkıy hayâta!</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>Hüdâyî vâsıl oldu Nûr-i Zât'a</em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">;</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Geçen âşık Celâl'i vü Cemâl'i.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Bu Mi'râc'dan sonra Hüdâyî yeni bir Mi'râc özlemini de şu türlü dile getirmektedir:</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Yine gönlüm Dost illerin özledi,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">O illere bir kez dahî varam mı?</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Dost dîdârın bizden yeter gizledi,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Bir gün ola hûb cemâlin görem mi?</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Hüdâyî diğer şiirlerinde ise Mi'rac'ın mâhiyetini ve hâlâtını istiârelerle tasvîr etmekte, Mi'râc'ın vukuuna özlemini dile getirmekte ve Mi'râc'ı gerçekleşen bir kimsenin nelere nâil olacağını coşkulu bir dille anlatmaktadır.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">İlk üç beyiti Vahdet Âlemi'nden Nüzûl'ü son dört beyiti de İnsân Âlem'inden Hakk katına Mi'râc'ı anlatmakta olan şu nefesi de ilgi çekicidir:</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Ezelden aşk ile yanageldik</span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><sup><span style="color:#606060;">2</span></sup></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">;</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Hakîkat şem'ine pervâne geldik.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Tenezzül eyleyib Vahdet İli'nden,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Bu kesret âlemin seyrâna geldik.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Geçib fermân ile bunca avâlim,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Gezerken âlem-i insâna geldik.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Fenâ buldu vücûd-i fânî mutlak;</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Bıraktık katreyi Ummân'a geldik.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Nemiz ola Hudâyâ</span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><sup><span style="color:#606060;">3</span></sup></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> Sana lâyık</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Hemân bir lûtf ile ihsâna geldik.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Umarız irevüz bâkıy huzûra,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Civâr-ı Hazret-i Rahmân'a geldik.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Geçib âhir bu kesret âleminden,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Hüdâyî halvet-i Sultân'a geldik.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Burada insanın Cenâb-ı Hakk'ın huzuruna çıkışını remzeden "katre-Ummân", istiâresi önem taşımaktadır. Bu istiâreye ve buna benzer "katre-Bahr", "katre-Deryâ", "zerre-Âfitab", "zerre-Hurşîd" ve "zerre-Şems" istiâreleriyle daha başka nefeslerde de sık sık karşılaşıyoruz:</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Güneş'den nûr alıb zerre,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Ola kim Bahr ola katre,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Gidib usr, erile yüsre;</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Hudâ zulmâtı Nûr ede!</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">* * *</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">İstersen deryâ edersin katreyi</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Kudretin Hurşîd eder her zerreyi</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Cümle âlem Senden alır behreyi</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Hep Senindir Pâdişâhım hep Senin</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">* * *</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Varlığın eyle zâil!</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Olagör Hakk'a vâsıl!</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Geç katreden ey gāfil!</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Bahr ile Ummân gelsin!</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">* * *</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Her kim ki katreden Bahr'e erişti,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Kapıdan bakarken sadre erişti.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Hüdâyî, şüphesiz kadre erişti,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Hakk'ın ihsânına erüb gelenler.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">* * *</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Hurşîd'e atub zerreyi,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Bedr-i temâme lem'ayi,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Deryâya salub katreyi,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Ummân ederler Hû ile.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">* * *</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Nice bir ehl-i kıyl u kāl olalım,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Bedre irgür yeter, hilâl olalım,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Vâsıl-ı Şems-i bîzevâl olalım,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Sâkin-i suffe-i kemâl olalım!...</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">* * *</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Sâlik bula ümidi,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Zerre bula Hurşîd'i,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Bulmağa bu tevhîdi,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Gel Hû diyelim yâ Hû.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">* * *</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Varlığın eyle zâil,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Olagör Hakk'a vâsıl,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Geç katreden ey gāfil,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Bahrile Ummân gelsin!</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">* * *</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Ey katreyi Ummân eden,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Ey nutfeyi insân eden,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Ey dertlere dermân eden,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Senden meded, Senden meded.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">* * *</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Geç Hüdâyî sûret-i mânâyı gör!</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Katreyi ko, lücce-i Ummân'a bak!</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">* * *</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Hüdâyî eriştir feth-i bâbe,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Varalım hazret-i ni'mel maâbe,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Geçür zerrâtı, iregör Âfitâb'e,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Efendi katreden Deryâ'yı iregör!</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Mi'râc'da katre yalnızca Ummân olmamakta, ya da zerre yalnızca Âfitâb'a ermemekte fakat kul aynı zamanda Kadîmî Yâr'a erip Nûr-i Kadîm'i (yâni öncesi olmayan Nûr'u) görüp Envâr-ı Zât'a da garkolmaktadır:</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Gönül verme nükūş-i Kâinât'a,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Geçip fânîden ir bâkıy hayâta,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Safâ bul gark olup Envâr-ı Zât'a,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Yürü bülbül kadîmî Âşiyân'a!</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">* * *</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Sıdk ile gir yoluna dildârın,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Bezl et ol matluba cümle vârın,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Ârif ol, görme yüzün ağyârın,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Gör cemâlin kadîmî Yâr'ın!</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Zulmet-i gafleti dilden süregör,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Aç gözün Nûr-i Kadîm'i göregör,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Kasdedib Hakk'ı Yakıyn'e iregör,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Tâ kemâle erişe ikrârın!</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Âkil ol, hayr işi ta'cil eyle,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Evliyâ hâlini tahsil eyle,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Fânîyi Bâkıy'e tebdil eyle,</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Bîhisab Iss'ı ide bâzârın!</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">Özetlemek gerekirse, Hüdâyî'ye göre: İnsânın Mi'râc'a mazhar olması tıpkı katrenin Ummân'da, zerrenin Şems'de, insanın Zât Nûru'nda fenâ bulmasına benzer şekilde, </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>izafî varlığının zâil olmasıdır.</em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"> Bu fenâ, mücerred anlamda fânî olmak değildir; bu bir anlamda "</span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';"><strong><em>aslen bâkıy</em></strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">" olmaktır. Bu "fenâ ender fenâ" ve "bekā ender bekā" makāmıdır. Yâr'ın vechini idrâk ettiren bu olay Yakıyn'ın da ne olduğunu idrâk ettiren kemâlin ta kendisidir. Böylece her zerre tıpkı Güneş gibi nûrlu ve kudretli olur. İşte evliyâların hâlleri böyledir, vesselâm!</span></span></span></p>
<p></p>
<div style="text-align:center;"><p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Trebuchet MS';">* * *</span></span></span></p></div>
<p></p>
<p></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';">[1]</span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Times New Roman';"> Vezni: Mefâîlün </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';">+</span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Times New Roman';"> Mefâîlün </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';">+</span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Times New Roman';"> Feûlün.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';">[2]</span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Times New Roman';"> Vezni: Mefâîlün </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';">+</span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Times New Roman';"> Mefâîlün </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';">+</span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Times New Roman';"> Feûlün.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';">[3]</span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:'Times New Roman';"><span style="font-family:'Times New Roman';"> Hudâyâ: Ey Hudâ!</span></span></span></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">189540</guid><pubDate>Wed, 13 Jan 2010 18:48:57 +0000</pubDate></item><item><title>Atat&#xFC;rk'&#xFC;n &#x130;slam'&#x131; &#xF6;ven s&#xF6;zleri</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/315422-ataturkun-i%CC%87slami-oven-sozleri/</link><description><![CDATA[
<p><span style="font-size:14px;">Atatürk'ün samimi bir dindar olduğunu, yüksek ahlakına ilaveten Allah inancını gösteren bazı sözlerinden alıntıları her yönden liderliğinin gücünü gösteriyor.</span></p>
<p> </p>
<ul>
<li><span style="font-size:14px;">Ey Millet! Allah birdir. Şanı büyüktür. Allah'ın selameti, atıfeti ve hayrı üzerinize olsun. Koyduğu esas kanunlar, Kur'ân-ı Azimüşşan`daki ayetlerdir. İnsanlara feyz ruhunu vermiş olan dinimiz son dindir. Ekmel dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa, hakikate uymamış olsaydı, bununla diğer ilahi ve tabii kanunlar arasında aykırılıklar olması gerekirdi. Bütün ilahi kanunları yapan Cenab-ı Hak`tır." (Atatürk`ün S ve D. c. 2, s. 93)</span></li>
<li><span style="font-size:14px;">"Kuran 'Kitab-ı Ekmel'dir. (En mükemmel kitap) "</span></li>
</ul>
<ul><li><span style="font-size:14px;">"Kuran'ın tercüme ettirilmesini emrettim. Bu da ilk defa olarak Türkçeye tercüme ediliyor. Hz. Muhammed'in hayatına ait bir kitabın tercüme edilmesi için de emir verdim." "Camilerin mukaddes mimberleri halkın ruhi, ahlaki gıdalarına en yüksek, en verimli kaynaklardır. Minberlerden halkın anlayabileceği dille ruh ve beyne hitap edilmekle Müslümanların vücudu canlanır, beyni temizlenir, imanı kuvvetlenir, kalbi cesaret bulur."</span></li></ul>
<ul><li><span style="font-size:14px;">"Milletimiz din gibi kuvvetli bir fazilete sahiptir. Bu fazileti hiçbir kuvvet, milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz."</span></li></ul>
<ul><li><span style="font-size:14px;">"Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur."</span></li></ul>
<ul><li><span style="font-size:14px;">"Türk Ulusu daha dindar olmalıdır. Yani tüm sadeliği ile dindar olmalıdır. Dinime, bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum..." (Atatürkün Söylev ve Demeçleri, cilt 3, s. 69-70, 29.10.1923, Fransız yazar Maurice Pernotya verdiği demeç)</span></li></ul>
<ul><li><span style="font-size:14px;"> Mustafa Kemal’in Cumhurbaşkanı seçildikten sonra <abbr title="Türkiye Büyük Millet Meclisi">TBMM</abbr>’ye teşekkür konuşmasını şu şekilde bitiriyor:<br>"Ancak böylelikle ve ALLAH’IN YARDIMIYLA, bana verdiğiniz ve vereceğiniz görevleri iyi bir biçimde yapabileceğimi umarım. "</span></li></ul>
<ul><li><span style="font-size:14px;">"Bence, dinsizim diyen mutlaka dindardır. İnsanın dinsiz olmasının imkânı yoktur… Dinsiz kimse olmaz…"<br>02. 02. 1923, İzmir, Türkiye’nin Geleceği Üzerine Konuşma)</span></li></ul>
<ul><li><span style="font-size:14px;">“MİLLETİMİZ, DİN VE DİL GİBİ KUVVETLİ İKİ FAZİLETE SAHİPTİR. Bu faziletleri hiç bir kuvvet milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz.” (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, cilt 2, sf.66)</span></li></ul>
<ul><li><span style="font-size:14px;">"DİNSİZ MİLLETLERİN DEVAMINA İMKAN YOKTUR. HER FERT DİN VE DİYANETİNİ, İMANINI ÖĞRENMEK İÇİN BİR YERE MUHTAÇTIR. Orası mekteptir. Fakat nasıl ki her hususta yüksek mektep ve ihtisas sahipleri yetiştirmek lazımsa, dinimizin hakikatini tetkik, tetebbu (derinlemesine araştırma) ilmi ve fenni kudretine sahip olacak güzide ve hakiki ulema yetiştirecek yüksek müesseselere sahip olmalıyız. "</span></li></ul>
<p> </p>
<p> </p>
]]></description><guid isPermaLink="false">315422</guid><pubDate>Mon, 26 Aug 2013 21:51:48 +0000</pubDate></item><item><title>ACI &#xC7;EKMEME SANATI</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/441486-aci-cekmeme-sanati/</link><description><![CDATA[
<p>İnsan neden üzülür?</p>
<p>Gerçekleşmesini istediğimiz daha ne çok isteğimiz var?</p>
<p>Kimlerden şikayetçiyiz?</p>
<p>Mutlu olmamız için hep bazı sebeplerimizin yerine getirilmesi gerekiyor di mi, değişmesini  ya da gerçekleşmesini istediğimiz onca şey bitmek bilmeyen, biri tamamlansa yenisine gebe olan zaman,</p>
<p>hayata hep arzularımızla bakıyoruz ve o zaman işte kalbimizde bir acı hissediyoruz çünkü bizim için gerekli olduğunu düşündüğümüz olay bir türlü gerçekleşmekte direniyor.</p>
<p> </p>
<p>Peki biz ne yapıyoruz ?  </p>
<p>Ya geçmişin elem ve kederini düşünerek kendimizi mahvediyor ya da gelecekteki arzulu günleri hayal ediyoruz.Sadece bu mu biz böyle kafamızın içinde yaşarken aslınsa şimdiyi şu içinde bulunduğumuz zamanı katlediyoruz.</p>
<p>Aslında sırda burada gizli .</p>
<p>Bu sır ne mi ,bu sır anda kalmak şimdiyi olduğu gibi yaşamak ,gerçeği kabullenmektir.</p>
<p>Harekete geçilecek ya da sabırla beklenecek zaman şimdidir.</p>
<p>kendimizi üzmenin hiç bir anlamı yok ,yıpranan biri olmak mı istiyorsun?</p>
<p>Hayır kimse aşağılık biri olmak istemez o zaman içinde bulunan bu düşünce havuzundan kurtulmalısın.</p>
<p>Nasıl der gibisin?</p>
<p>düşünürken aslında kendinle konuşursun bunu herkes farketmiştir.Beynimizin içinde bir ses bizimle konuşmak ister bize sürekli birşyler söyler.bazen bize akıl vermeye çalışır bazen birilerine kızar ve bazende bizi aşağılar ya da över.Biz de ona cevap verir ya da onu destekleriz.İşte bu noktada dikkat etmemiz gereken bir şey var.Aslında hiç ondan yana olmaya biliriz o konuşurken onu izlemeli ve bizim o konuşan kişiden farklı olduğumuzu anlamalıyız.Biz ondan daha derinde varlığın ta kendisiyiz .Biz her zaman şimdide olan kişiyiz.</p>
<p>İçinizden konuştuğunuzu fark ettiğiniz an  onu adece izleyin nefes alışverişinize odaklanın ve etrafınızda olup bitene daha cok dikkat edin rüzgarın ağaçtaki yaprakları hareket edttirişine kuşarın havada süzülüşüne ve yoldan gelip geçen insanlara, var olduğunuz şu anda aslında size acı cektiren hiç bir şey yoktur .Tamam belki 5 dakika önce biriyle tartıştınız ama şimdi sizinle tartışan ya da huzursuz eden bir durum yok .Beş dakika öncesini düşünmeye devam mı edeceksiniz bunu kendinize bir sorun.</p>
<p> </p>
<p> </p>
]]></description><guid isPermaLink="false">441486</guid><pubDate>Wed, 24 May 2017 16:40:10 +0000</pubDate></item><item><title>Said Nursi'nin Risalei Nur'daki &#xE7;eli&#x15F;ki,hata ve yanl&#x131;&#x15F;lar&#x131;</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/273222-said-nursinin-risalei-nurdaki-celiskihata-ve-yanlislari/</link><description><![CDATA[
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:24px;">1-</span></span><span style="font-family:Calibri;"><strong><span style="font-size:14px;">gelecekle ilgili tahmininin tutmaması</span></strong></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">.( şuanakadar hristiyanlığın hurafe ve tahrifatlarından kurtulup özüne dönüp ve İslamiyet’e tabi olması gerekiyordu fakat bu olmadı)</span></span></p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">dinsizliğin kuvvetli göründüğü bir zamanda hristiyanlık hurafe ve tahrifatlarından kurtulup özüne dönecek ve İslamiyet’e tabi olacak,bu iki din birleşecekler ve dinsizlik cereyanını yenecekleri sırada</span></span><span style="font-family:Calibri;"> </span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;">İsâ Aleyhisselâm’ın gelmesinden bahsediyor. </span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"><strong>Risalei nurda geçen o bölüm:</strong></span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Georgia;"><span style="font-size:12px;"><strong>“İkinci cereyan ise:</strong></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Georgia;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;">Tabiiyyun, maddiyyun felsefesinden tevellüt eden bir cereyan-ı nemrudâne, gittikçe âhirzamanda felsefe-i maddiye vasıtasıyla intişar ederek kuvvet bulup, Ulûhiyeti inkâr edecek bir dereceye gelir. Nasıl bir padişahı tanımayan ve ordudaki zâbitan ve efrad onun askerleri olduğunu kabul etmeyen vahşî bir adam, herkese, her askere bir nevi padişahlık ve bir gûnâ hâkimiyet verir. Öyle de, Allah’ı inkâr eden o cereyan efradları, birer küçük Nemrud hükmünde nefislerine birer rububiyet verir.</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Georgia;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;">Ve onların başına geçen en büyükleri, ispritizma ve manyetizmanın hâdisâtı nev’inden müthiş harikalara mazhar olan </span></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Georgia;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"><strong>Deccal ise, daha ileri gidip, cebbârâne surî hükûmetini</strong></span></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Georgia;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"> bir nevi rububiyet tasavvur edip ulûhiyetini ilân eder.</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"> </span></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Georgia;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;">Bir sineğe mağlûp olan ve bir sineğin kanadını bile icad edemeyen âciz bir insanın ulûhiyet dâvâ etmesi ne derece ahmakçasına bir maskaralık olduğu malûmdur.</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"><strong>İşte böyle bir sırada, </strong></span></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"><strong><span style="color:#548DD4;">o cereyan pek kuvvetli göründüğü bir zamanda</span></strong></span></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"><strong>, Hazret-i İsâ Aleyhisselâmın şahsiyet-i mâneviyesinden ibâret olan hakikî İsevîlik dini zuhur edecek, yani Rahmet-i İlâhi'yenin semâsından nüzul edecek, </strong></span></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"><strong><span style="color:#548DD4;">hâl-i hazır Hıristiyanlık dini o hakikate karşı tasaffi(</span></strong></span></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Georgia;"><span style="font-size:12px;">arınma</span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"><strong><span style="color:#548DD4;">) edecek, hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak, Hakaik-i İslâmiye ile birleşecek</span></strong></span></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"><strong>, mânen Hıristiyanlık bir nevi İslâmiyete inkılâp edecektir. Ve Kur'ân'a iktidâ(</strong></span></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Georgia;"><span style="font-size:12px;">uyma, tabi olma</span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"><strong>) ederek, o İsevîlik şahs-ı mânevîsi tâbi ve İslâmiyet metbû(</strong></span></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Georgia;"><span style="font-size:12px;">tabi olunan</span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"><strong>) makamında kalacak, din-i hak bu iltihâk(</strong></span></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Georgia;"><span style="font-size:12px;">katılma</span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"><strong>) neticesinde azîm bir kuvvet bulacaktır. </strong></span></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"><strong><span style="color:#FF0000;">Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlûp olan İsevîlik ve İslâmiyet</span></strong></span></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"><strong>,</strong></span></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"><strong><span style="color:#548DD4;"> ittihâd(</span></strong></span></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Georgia;"><span style="font-size:12px;"><span style="color:#548DD4;">birleşme</span></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"><strong><span style="color:#548DD4;">) neticesinde dinsizlik cereyanına galebe edip dağıtacak </span></strong></span></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"><strong>istidâdında(</strong></span></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Georgia;"><span style="font-size:12px;">kàbiliyet</span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"><strong>) iken, âlem-i semâvatta cism-i beşerîsiyle bulunan şahs-ı İsâ Aleyhisselâm, o din-i hak cereyanının başına geçeceğini, bir Muhbir-i Sadık, bir Kadîr-i Külli Şeyin vaadine istinâd ederek haber vermiştir.</strong></span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Georgia;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;">Madem haber vermiş, haktır. Madem Kadîr-i Külli Şey vaad etmiş, elbette yapacaktır.”</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:12px;"><strong>Mektubat-15.mektup</strong></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:18px;"><strong><span style="font-family:Tahoma;">Buradaki itiraz noktası:</span></strong></span><span style="font-size:18px;"><strong><span style="font-family:Calibri;"> dinsizliğin en kuvvetli göründüğü zaman </span></strong></span><strong><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:18px;">komünizm yıllarıdır ve komünizm yıkılmıştır fakat bundan önce hristiyanlık hurafelerinden kurtulup İslamiyet’e tabi olması gerekiyordu fakat bu olmamıştır</span></span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;">.</span></strong></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:12px;">Burada gerçekleşmesi gereken aşamalar:</span></span></p>
<p><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Calibri;">1-</span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Calibri;"><strong>h</strong></span></span><span style="font-size:12px;"><strong><span style="font-family:Tahoma;">akikî İsevîlik dini zuhur edecek,</span></strong></span><span style="font-size:12px;"><strong><span style="font-family:Tahoma;">Hıristiyanlık dini tasaffi(saflaşma, arınma) edecek, hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak,</span></strong></span></p>
<p><strong><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;">2-</span></span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;"><span style="color:#000000;">Hakaik-i İslâmiye ile birleşecek</span></span></span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;">, mânen Hıristiyanlık bir nevi İslâmiyete inkılâp edecektir. Ve Kur'ân'a iktidâ(</span></span></strong><span style="font-family:Georgia;">uyma, tabi olma</span><strong><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;">) edecek.</span></span></strong></p>
<p><span style="font-size:12px;"><strong><span style="font-family:Tahoma;">3-</span></strong></span><span style="font-size:12px;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Tahoma;">Dinsizlik</span></span></span><span style="font-size:12px;"><strong><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Tahoma;">cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlûp olan İsevîlik ve İslâmiyet, ittihâd(</span></span></strong></span><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Georgia;">birleşme</span></span><span style="font-size:12px;"><strong><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Tahoma;">) neticesinde dinsizlik cereyanına galebe edip dağıtacak</span></span></strong></span></p>
<p> </p>
<p><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;">Dinsizlik cereyanının en kuvvetli olduğu zaman olan komünizm hareketinin başını o zamanlarda S.S.C.B. olan Rusya çekiyordu.ve yıkıldı. Komünizmde en güçlü dönemlerini, eski gücünü kaybetti yani yukardaki 3.madde oldu fakat 1.ve2. maddeler gerçekleşmedi. 2.maddedeki birleşme </span></span></span><abbr title="North Atlantic Treaty Organization"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;">NATO</span></span></span></abbr><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-size:12px;">  ise yine 1.madde olmadı.yani neresinden bakılırsa bakılsın hesap tutmuyor.yoksa hristiyanlar Müslüman olduda bizimi haberimiz yok.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Tahoma;">Birde İslam ve haristiyanlık, </span></span><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Calibri;">dinsizliğin en kuvvetli göründüğü zaman birleşmeyecekte zayıfladığı zamanmı birleşecekler?</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:18px;">Risalei nurdaki konu ile ilgili bir yazı:</span></p>
<p> </p>
<p><strong>	"Biz Üstadı mehdi olarak biliyoruz, Hz. İsa (as) da Mehdiye namazda tabi olacak deniliyor, bunu nasıl anlamalıyız?</strong></p>
<p> </p>
<p>Yazar: <span style="color:#CC6600;">Sorularla Risale</span>, 30-12-2009</p>
<p> </p>
<p>	Deccalın dinsizlik cereyanı ; materyalist felsefeden beslenen Komünist hareketidir  . Bu dinsizlik hareketine karşı yani Komünizme karşı, İslam ile Hristiyanlık alemi ittifak sağlamışlardır. Dünyanın iki blok olduğu dönemde, bir tarafta dinsizliğin başını Rusya çekiyordu, diğer tarafta dinsiz olan Komünizme karşı Amerika başı çekiyordu. Amerika o dönemlerde Rus ve Komünizm tehlikesine karşı, İslam ülkelerine de çok yardımlarda bulunmuştur. Hatta bu tehlikeye karşı <abbr title="North Atlantic Treaty Organization">NATO</abbr> paktını kurmuşlardır. Bütün bunlar İslam alemi ile Hristiyan aleminin ittifak içinde dinsizliğe karşı mücadele ettiğinin vesikası hükmündedir.</p>
<p> </p>
<p>Hazreti İsa (as)’in herkesin gözü önünde gökten inip insanlığa göstere göstere İslam ve Hristiyanlık ittifakını temin etmesi, imtihan ve adetullah kanunlarına uygun değildir. Bu sebeple Hazreti İsa (as) perdeli olarak nüzul edecektir. Onu herkes İsa (as) olarak bilmeyecek. Üstad bu manayı şu ibareler ile ifade ediyor:</p>
<p> </p>
<p><strong>"Hazret-i İsâ Aleyhisselâm geldiği vakit, herkes onun hakikî İsâ olduğunu bilmek lâzım değildir. Onun mukarreb ve havassı, nur-u imanla onu tanır. Yoksa, bedâhet derecesinde herkes onu tanımayacaktır."</strong>(1)</p>
<p> </p>
<p>Hazreti İsa (as) ile Mehdi aynı dönemde olacaklar. Buna işaret eden hadisler vardır.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Hazret-i İsa Aleyhisselâm gelir, Hazret-i Mehdîye namazda iktida eder, tâbi olur."</strong> (Buhari, Enbiya: 49; Müslim, İmân:244, 245, 247; İbn-i Mâce, Fiten: 33; Müsned, 2:336, 3:368)</p>
<p> </p>
<p><strong>"İsa Aleyhisselâm Büyük Deccalı öldürür." </strong>(Tirmizi, Fiten: 62; Ebû Dâvud, Melâhim: 14; Müsned, 3:420, 4:226; el-Hâkim, el-Müstedrek, 4:529-530. )</p>
<p> </p>
<p>Mehdi ile Deccal aynı dönemde olacağına göre, demek Hazreti İsa (as) da Mehdi ile aynı dönemde olacaklar. Bütün bu yorumlar ışığında meseleye bakacak olursak; Hazreti İsa (as) nüzul etmiş, Mehdi ve Deccal de çıkmıştır. Bu olayların açıktan ve aleni olmadığını da yukarıda izah etmiştik.</p>
<p> </p>
<p>(1) bk.<strong><span style="color:#CC6600;"> Mektubat, On Beşinci Mektup.</span></strong>"</p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:24px;"><strong>2</strong></span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><strong>-yaşamında ve sözlerindeki çelişkiler</strong></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;"><strong>cehenneme razı olması:</strong></span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;">“Milletimizin imanını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur” Tarihçe-i Hayat</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;"><strong>intiharı düşünmesi:</strong></span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="color:#000000;">“Bir zaman Emirdağı'nda ikamete memur ve tek başıma, menzilde adeta bir haps-i münferit ve bana çok ağır gelen tarassutlar ve tahakkümlerle bana işkence vermelerinden, hayattan usandım, hapisten çıktığıma teessüf ettim. Ruh u canımla Denizli hapsini arzuladım ve kabre girmeyi istedim. ve "Hapis ve kabir bu tarz-ı hayata müreccahtır" diye, ya hapse veya kabre girmeye karar verirken, inâyet-i İlâhiye imdada yetişti, kalemleri teksir makinesi olan Medresetü'z-Zehrâ şakirtlerinin ellerine yeni çıkan teksir makinesini verdi.”</span></span></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="color:#000000;">Lemalar-Yirmi Altıncı Lem´a</span></span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;"><strong>Kaderin herşeyi güzeldir demesi:</strong></span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;">“DÖRDÜNCÜ MEBHAS: Eğer desen: "Birinci Mebhas'ta isbat ettin ki: Kaderin herşeyi güzeldir, hayırdır. Ondan gelen şer de hayırdır. Çirkinlik de güzeldir. Halbuki şu dâr-ı dünyadaki musibetler, beliyyeler, o hükmü cerhediyor." Sözler</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">1-cehenneme razı olan, başkaları için cehennemi bile göze alan biri geçici dünya sıkıntılarından dolayı intiharı düşünürmü? risalei nurların iman kurtarma vazifesi yaptığı risalelerde yazılır,anlatılır. cehennemdede ,dünyadada iman kurtarmaya çalıştığını söylüyor.iman kurtarma vazifesi yaparken karşılaşılan dünyalık sıkıntılara dayanamayıp intiharı düşünen birinin “Milletimizin imanını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım” demesi şaşırtıcıdır. cehennemdeki sıkıntılar dünyadaki sıkıntılardan dahamı hafif?</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">2- “Kaderin herşeyi güzeldir, hayırdır. Ondan gelen şer de hayırdır. Çirkinlik de güzeldir” diyen biri intiharı düşünürmü? Kaderin her şeyi güzelse başa gelen sıkıntılarında güzel olması gerekir,eğer böyleyse intiharı düşünmek ne kadar doğru?tabi “Kaderin herşeyi güzeldir” sözünü söylemek,yazmak kolaydır fakat hayatta tatbik etmesi zordur.</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">3-intiharı düşünen birinin rıza makamında olması mümkünmü?</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:24px;"><span style="font-family:Calibri;">3</span></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="color:#000000;">-“</span></span></span></span><span style="font-size:14px;"><strong><em><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Georgia;">Şu kelimeyi, Otuz İkinci Sözün Birinci Mevkıfı gayet kuvvetli ve şâşaalı bir surette ispat ettiğinden, ona havale ederiz. Onun fevkinde beyan olamaz; ondan daha ileri beyana lüzum yok ve izah edilmez”</span></span></em></strong></span><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Georgia;"><strong><em>Mektubat- Yirminci Mektup</em></strong></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Georgia;"><em><strong>“Onun fevkinde beyan olamaz; ondan daha ileri beyana lüzum yok ve izah edilmez”</strong></em></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Georgia;"> </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Georgia;">sözü dikkat çekici.Mehdi veya büyük bir veli,alim bunu yazamaz mı?gelecekte çok büyük bir veli,alim gelip yazamaz mı?geleceği bu kadar net görmek mümkün mü? </span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:14px;">burada izah edemem,edemeyiz demiyor izah edilemez,</span><span style="font-size:14px;"><em><span style="font-family:Georgia;">Onun fevkinde beyan olamaz diyor.</span></em></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:24px;"><span style="font-family:Calibri;">4</span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;">-</span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Georgia;">Hazret-i Hüseyin (r.a.)’in yenilmesinde yanına katılanlardan bazılarının “yaralanmış gurur-u milliyeleri cihetiyle, Arap milletine karşı bir fikr-i intikam bulunması” neden olmuş,diyor. İsrail’in Araplara karşı yenilmemesinin nedenini İsrail’in </span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><strong><span style="color:#000000;">hiss-i millî ve dinî olmasından </span></strong></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="color:#000000;">diyor</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"><span style="font-size:14px;">Risalei nurdaki o sözler:</span></span></strong></p>
<p><span style="font-size:14px;"><strong><span style="font-family:Georgia;">“</span></strong></span><span style="font-size:14px;"><strong>Unsuriyet ve milliyet esasları, adaleti ve hakkı takip etmediğinden, zulmeder, adalet üzerine gitmez</strong></span><span style="font-size:14px;">. Çünkü, unsuriyetperver bir hâkim, millettaşını tercih eder, adalet edemez. </span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:Verdana;"><span style="font-size:14px;">… ferman-ı katîsiyle, rabıta-i diniye yerine rabıta-i milliye ikame edilmez. Edilse adalet edilmez, hakkaniyet gider. </span></span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;"><span style="font-size:14px;">İşte, Hazret-i Hüseyin, rabıta-i diniyeyi esas tutup, muhik olarak onlara karşı mücadele etmiş, tâ makam-ı şehadeti ihraz etmiş. </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><strong><span style="font-family:Georgia;">Eğer denilse:</span></strong></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Georgia;"> “Bu kadar haklı ve hakikatli olduğu halde neden muvaffak olmadı? Hem neden kader-i İlâhî ve rahmet-i İlâhiye onların feci bir âkıbete uğramasına müsaade etmiş?”</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Georgia;"><strong>Elcevap:</strong></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Georgia;"> Hazret-i Hüseyin’in yakın taraftarları değil, </span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Georgia;"><strong>fakat cemaatine iltihak eden sair milletlerde, yaralanmış gurur-u milliyeleri cihetiyle, Arap milletine karşı bir fikr-i intikam bulunması, Hazret-i Hüseyin ve taraftarlarının sâfi ve parlak mesleklerine halel verip mağlûbiyetlerine sebep olmuş.</strong></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Georgia;">Mektubat - On Beşinci Mektup</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;">“Aziz Nur kumandanı ve Kur'ân'ın hâdimi kardeşim Refet Bey, </span></span></span></p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;">Yahudi milleti hubb-u hayat ve dünyaperestlikte ifrat ettikleri için, her asırda zillet ve meskenet tokadını yemeye müstehak olmuşlar. Fakat bu Filistin meselesinde; hubb-u hayat ve dünyaperestlik hissi değil, belki enbiya-yı Benî İsrailiyenin mezaristanı olan Filistin, o eski peygamberlerin kendi milliyetlerinden bulunması cihetiyle, </span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;"><strong>bir cihette bir ehemmiyetli hiss-i millî ve dinî olmasından, çabuk tokat yemiyorlar</strong></span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;">. Yoksa, koca Arabistan'da az bir zümre hiç dayanamayacaktı, çabuk meskenete girecekti. </span></span></span></p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;">Said Nursî” Şualar- On Dördüncü Şuâ</span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Georgia;">a)</span></span><span style="font-size:14px;"><strong><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Calibri;"> hiss-i millî ve </span></span></strong></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Georgia;">gurur-u milliyeleri:İsrail’in hissi milli davranması başarılı olmasını sağlıyorsa, “Hazret-i Hüseyin’in yakın taraftarları değil, </span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Georgia;"><strong>fakat cemaatine iltihak eden sair milletlerde” </strong></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Georgia;">(yani hepside değil, bir grup</span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Georgia;"><strong>)</strong></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Georgia;">hissi milli</span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Georgia;"><strong> olması </strong></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Georgia;">Hazret-i Hüseyin’in savaşı kaybetmesine neden oluyor.</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Georgia;">b)intikam duygusu: İsrail’in Araplara karşı yenilmemesinin nedenini İsrail’in </span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><strong><span style="color:#000000;">hiss-i millî ve dinî olmasından </span></strong></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="color:#000000;">diyor.peki soruyoyoruz:İsrail’in içinde hiç </span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="color:#000000;"><strong>intikam </strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="color:#000000;">veya</span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="color:#000000;"><strong> hiss-i millî ve dinî olmayan </strong></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="color:#000000;">duygularla hareket eden kimse,grup,cemaat yok mu?İsrail’in hepsi temiz düşüncelerlemi savaşıyorlarda,” Peygamber torunu </span></span></span><span style="font-size:14px;"><strong><span style="font-family:Georgia;">ve taraftarlarının sâfi ve parlak mesleklerine halel verip mağlûbiyetlerine sebep olan” </span></strong></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Georgia;">intikam duygusu gibi duygular İsrailde yok mu?da başarılı oldu İsrail.</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Georgia;">c)risalei nurda Hazret-i Hüseyin (r.a.)’in savaşından bahsetmeden hemen önce “</span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><strong>Unsuriyet ve milliyet esasları, adaleti ve hakkı takip etmediğinden, zulmeder, adalet üzerine gitmez” </strong></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;">diyor.ve sonra </span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Georgia;">Hazret-i Hüseyin (r.a.)’in yenilmesinde yanına katılanlardan bazılarının “yaralanmış gurur-u milliyeleri cihetiyle, Arap milletine karşı bir fikr-i intikam bulunması” neden olmuş,diyor</span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;">.yani savaşı kaybetmelerine neden olmuş.fakat başka yerde İsrail’in hissi milli davranması İsrail’in başarılı olmasına sebep oluyor. .</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:24px;"><strong>5-</strong></span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"> risalei nura göre, Allah rızası için yapılmayan,ihlassız olarak yapılan, amelllere de sevap yazılıyormuş?fakat hadisler,ve üstadlarım dediği Abdülkadir Geylani (k.s) ve </span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;">İmam-ı Rabbani hazretleri bunun aksini söylemişler.riya ile ilgili ayetler var.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">“Eğer ihlâs ile, niyet-i sadıka ile o havadaki kelimeler hayatlansalar, lezzetli birer meyve gibi ruhanîlerin kulaklarına girer. </span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#FF0000;">Eğer </span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#548DD4;">rızâ-i İlâhî</span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#FF0000;"> ve ihlâs o havadaki kelimelere hayat vermezse, dinlenilmez. Sevap da yalnız ağızdaki kelimeye münhasır kalır.</span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"> Seslerinin ziyade güzel olmadığından, dinleyenlerin azlığından sıkılan hafızların kulakları çınlasın!"(lemalar)</span></span></p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">Niyet ettim Allah rızası için namaz kılmaya değilde Niyet ettim gösteriş yapmak için namaz kılmaya denilse sevap alınır mı?</span></span></p>
<p><span style="font-size:12px;"><strong><span><span style="font-family:Arial;">Riya ile ilgili ayetler</span></span></strong></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:12px;"><strong><span style="color:#808000;"><span style="font-family:Arial;">107/</span></span></strong></span><span style="font-size:12px;"><strong><span style="color:#FFFFFF;"><span style="font-family:Arial;">6</span></span></strong></span><span style="font-size:12px;"><strong><span style="color:#808000;"><span style="font-family:Arial;">- Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar. </span></span></strong></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:12px;"><strong><span style="color:#808000;"><span style="font-family:Arial;">4/142- Münafıklar, Allah’ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah’ı pek az anarlar. </span></span></strong></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:12px;"><strong><span style="color:#808000;"><span style="font-family:Arial;">4/38- Bunlar, mallarını insanlara gösteriş için harcayan, Allah’a ve ahiret gününe de inanmayan kimselerdir. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü arkadaştır. </span></span></strong></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:12px;"><strong><span style="color:#808000;"><span style="font-family:Arial;">8/47- Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah onların yaptıklarını kuşatıcıdır. "</span></span></strong></span></p>
<p><span style="font-size:12px;"><strong><span style="color:#808000;"><span style="font-family:Arial;">-ALINTI-</span></span></strong></span></p>
<p> </p>
<p><strong><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">ihlasla ilgili hadisler:</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#FF0000;">Ameller (başka değil) ancak niyetlere göredir; herkesin niyeti ne ise eline geçecek odur</span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">. Kimin hicreti, Allah ve Resûlü (rızası ve hoşnutlukları) için ise, onun hicreti Allah ve Resûlü’ne müteveccih sayılır. Kim de nâil olacağı bir dünya veya nikahlanacağı bir kadından ötürü hicret etmişse, onun hicreti de hedeflediği şeye göredir.”(Buhârî)</span></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><span style="font-size:14px;">Amellerinizi Allah için halis kılın. Çünkü Allahü teâlâ, ancak kendisi için ihlasla yapılan ameli kabul eder.) [Dare Kutni]</span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="color:#000000;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><span style="font-size:14px;">(İbadetlere riya karıştırmayın ki amelleriniz boşa gitmesin.) [Deylemi]</span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="color:#000000;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><span style="font-size:14px;">(İbadetine riya karıştırana ahirette denir ki: Git sevabını o kişiden iste.) [İ. Mace]</span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="color:#000000;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><span style="font-size:14px;">Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.)e buyurur ki:</span></span></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><span style="font-size:14px;">"Ey Peygamberim! De ki: Bana dini Allah'a hâlis kılarak O'na ibadet etmem emredildi." (Zümer Sûresi, ayet: 11)</span></span></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><span style="font-size:14px;">Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.) de:</span></span></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><span style="font-family:'Comic Sans MS';"><span style="font-size:14px;">Şüphesiz Allah, ameli ancak ihlâsla ve Allah rızası için yapılırsa kabul eder" (Suyûti, Cami'u's-Sağir: 1/218. Hadis. No: 1843)</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong><span style="font-family:Arial;"><span style="font-size:12px;"><span style="color:#000000;">Ravi: Ka'b İbnu Malik </span></span></span></strong></p>
<p><span style="font-family:Arial;"><span style="font-size:12px;"><span style="color:#000000;"><strong>Tanım: Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kim alim geçinmek, sefihlerle münazara yapmak ve halkın dikkatlerini kendine çekmek gibi maksadlarla ilim öğrenirse Allah o kimseyi cehenneme atar." </strong></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12px;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Arial;"><strong>Kaynak: Tirmizi, İlm </strong></span></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Arial;"><strong>6</strong></span></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Arial;"><strong>, (2666) </strong></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong><span style="font-family:Arial;"><span style="font-size:12px;"><span style="color:#000000;">Ravi: Ebu Hüreyre </span></span></span></strong></p>
<p><span style="font-size:12px;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Arial;"><strong>Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allahu Teala Hazretleri diyor ki: "Ben ortakların şirkten en müstağni olanıyım. </strong></span></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="color:#000000;"><span style="color:#FF0000;"><span style="font-family:Arial;"><strong>Kim bir amel yapar, buna benden başkasını da ortak kılarsa, onu ortağıyla başbaşa bırakırım</strong></span></span></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Arial;"><strong>." </strong></span></span></span></p>
<p><strong><span style="font-family:Arial;"><span style="font-size:12px;"><span style="color:#000000;">Kaynak: Müslim, Zühd 46, (2985)</span></span></span></strong></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">"</span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><strong>Ebülleys-i Semerkandi</strong></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"> hazretleri “rahmetullahi aleyh”, büyük İslam âlimi idi.</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">Bir sohbetinde;</span></span></p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">- Kul, her işini ihlasla yapmalı ki, ahirette faydasına kavuşabilsin, buyurdu. Eğer niyetinde az bozukluk varsa, eli boş kalır ahirette. Yorulduğu yanına kalır.</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">Ve misal verdi:</span></span></p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">- Bir sürahi dolusu leziz şerbetin içine bir damlacık pislik karışırsa, onu kimse içemez. Nitekim </span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#FF0000;">Peygamberimiz “aleyhisselam”; </span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#FF0000;"><strong>“Ümmetimden nice oruç tutanlar vardır ki, o oruçtan kârları, açlık ve susuzluk, nice ibadet yapanlar da vardır ki, kazançları sadece yorgunluktur”</strong></span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#FF0000;"> buyuruyor."</span></span></span></p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">-ALINTI-</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:14px;">İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;">Bir ibadetin ilmini öğrenmeyenin, şartlarını bilmeyenin, yaptığı ibadet, ihlas ile yapılmış olsa da, sahih olmaz. Hiç yapmamış gibi, Cehennemde yanar. Şartlarını bilerek ve gözeterek yapanın, ibadeti sahih olur. Cehennem azabından kurtulur. Fakat</span></span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#FF0000;">, ihlas ile yapmadı ise, bu ibadeti ve hiçbir iyiliği kabul olmaz.Sevap kazanmaz</span></span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;">. Allahü teâlâ, bu ibadetini ve hayrat ve hasenatını beğenmeyeceğini bildiriyor. İlim ve </span></span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#FF0000;">ihlas ile yapılmayan ibadetin faydası olmaz</span></span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;">. İnsanı küfürden, günahtan, azaptan kurtarmaz. Ömür boyunca, böyle ibadet yapıp da, küfür üzere vefat eden münafıklar çok görülmüştür. İlim ile, ihlas ile yapılan ibadet, insanı, dünyada küfürden, günahtan kurtarır ve aziz eder. Ahirette de Cehennem azabından kurtaracağını, Allahü teâlâ, vaat etmektedir. (Maide 9) Allahü teâlâ vaadinde sadıktır. Verdiği sözü elbette yapar."</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">-ALINTI-</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;">“Aziz ve Celil olan Allah, amelsiz kuru sözü kabul etmez.İhlassız</span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#FF0000;"> ameli kabul etmez.</span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;"> Kitab-ı Kur’an’a ve Rasûlü’nün sünnetine uymayan hiçbir şeyi kabul etmez. Bütün bunlar, yani amelsiz söz, ihlassız</span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#FF0000;"> amel, Kitab’a ve sünnete uymayan her şey delilsiz-senetsiz kuru birer iddiadan ibarettir.</span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000080;">Hiç şüphe yok ki Allah, senden bu durumdaki hiçbir şeyi kabul etmez.</span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;"> Yalanlarınla birlikte belki insanlar senin kuru sözlerine inanabilirler, riyakarlıkla yapılmış amellerine itibar edebilirler, Kitaba ve sünnete uymayan fiil ve hareketlerini kabullenebilirler. </span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#FF0000;">Fakat Aziz ve Celil olan Allah, bu vasıflardaki amellerini hiçbir suretle kabul etmez.</span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;"> Zira O, kalplerde olup bitenlerin içyüzünü bilir. Kendinin yirmidört ayar saf altın olduğunu iddia etme. Zira mihenktaşı şaşmaz. Senin kaç ayar altın olduğunu katiyetle bilir.</span></span></span></p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;">İzzet ve Celal sahibi Allah senin kalbine bakar. Şekline bakmaz. Elbisenin, derinin, kemiğin ötesine bakar. Kendinle ve iç aleminle baş başa kaldığın zamanki haline bakar. İnsanlar arasında ve onlara gösteriş için yaptıklarına bakmaz. Sen hiç utanmaz mısın ki, insanların görebileceği yerleri temizliyor, süslüyor ve güzelleştiriyorsun da, Aziz ve Celil olan Allah’ın nazargahı olan yerini pis-necis olarak bırakıyorsun. Eğer kurtuluş istersen, bütün günahlarına tevbe et. Halen yapmakta bulunduğun bütün kötülüklerden dön. Tevbende ihlaslı ol. </span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000080;">İnsanları ve diğer varlıkları Allah’a eş-ortak tanımaktan vazgeç. Allah için olmayan hiçbir şey yapma.</span></span></span></p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#FF0000;">Fethu’r-Rabbânî /Abdülkadir Geylani (k.s)"</span></span></span></p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:24px;"><strong>6</strong></span></span></span><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><strong>-Risale-i Nur'a göre aslanlar sürü halinde değilde ferdi yaşıyomuş.</strong></span></span></p>
<p> </p>
<p><strong><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;">"Çünkü zayıflar ittifaka muhtaç oldukları için kuvvetli ittifak ederler. Kavîler, ihtiyacı tam hissetmediklerinden, ittifakları zayıftır. </span></span></span></span></span></strong><strong><strong><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;">Arslanlar, tilkiler gibi ittifaka muhtaç olmadıkları için ferdî yaşıyorlar.</span></span></span></span></span></strong></strong><strong><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:14px;"><span style="color:#000000;"> Yabanî keçiler, kurtlardan muhafaza için, bir sürü teşkil ederler. </span></span></span></span></span></strong></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;"><strong><span style="color:#000000;">Demek zayıfların cemiyeti ve şahs-ı mânevîsi kavî olduğu gibi, </span></strong></span></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Arial;"><strong><strong><span style="color:#000000;">Haşiye</span></strong></strong></span></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;"><strong><span style="color:#000000;"> kavîlerin cemiyeti ve şahs-ı mânevîsi ise zayıftır.</span></strong></span></span></span></span><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-family:Calibri;"><strong> “Lemalar - Yirminci Lem’a</strong></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">Aslanlar yalnızmı yaşıyor yoksa sürü halindemi yaşıyor?</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">risalei nur ilhamla yazıldığına göre aslanların yalnız yaşamadığını bilinmesi gerekmezmiydi?</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-family:Calibri;"><span style="font-size:14px;">Afrikadaki sürü halinde yaşayan aslanlar zayıf oldukları için mi sürü halinde yaşıyorlar?risalei nurda bahsedilen tilkiler ve yabani keçiler gibi zayıf oldukları için mi sürü halinde yaşıyorlar?</span></span></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">273222</guid><pubDate>Thu, 31 May 2012 10:06:29 +0000</pubDate></item><item><title>BA&#x11E;NAZLAR &#xD6;&#x11E;RET&#x130;LER&#x130;N&#x130; NES&#x130;LDEN NES&#x130;LE AKTARIRLAR</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/425695-bagnazlar-ogreti%CC%87leri%CC%87ni%CC%87-nesi%CC%87lden-nesi%CC%87le-aktarirlar/</link><description><![CDATA[
<p><span style="font-family:verdana, sans-serif;">Kimi insanlar bağnazlığın, körü körüne ve bilinçsizce uygulandığını zannederler. Oysa çoğunlukla durum böyle değildir. Bazı koşullarda cahillik ve eğitim yetersizliği sonucu benimsenen bağnazlık, bazen de yıllar süren bir eğitimle özel olarak öğrenilip uygulanmaktadır. Dolayısıyla bu eğitimi alan bağnazlar, öğretilerinin, hayatın en doğru yorumu olduğuna kesin olarak inanır ve bu fikirlerini bilerek ve isteyerek savunurlar. Kısacası bağnaz düşünce, zannedildiği gibi her zaman eğitimsizlikten kaynaklanmamakta, bilinçli tercihe dayalı bir eğitimle de elde edilebilmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family:verdana, sans-serif;">Bağnazlığı hayat felsefesi edinmiş kişiler, bu geleneklerini gerek aile içi eğitim, gerekse okul eğitimiyle disiplinli bir şekilde nesilden nesle aktarırlar. Hurafelere dayalı bağnaz düşünce, küçük yaşlardan itibaren ciddi ve kapsamlı bir kitap okuma eğitimine tabi tutulan çocuklara sistematik bir çalışmayla öğretilir.</span></p>
<p><span style="font-family:verdana, sans-serif;">Ebeveynler de aynı eğitim sürecinden geçmiş olduklarından, çocukların okulda ve aile ortamında edindikleri bilgilerle paralellik gösterirler. Bu da, çocukların, bulundukları her ortamda aynı bağnaz telkinleri almalarına yol açar. Dolayısıyla bağnaz bir ailede yetişen çocuk, genellikle anne-babasından farklı bir bakış açısı geliştirme imkânı bulamaz.</span></p>
<p><span style="font-family:verdana, sans-serif;">Bağnazların başlıca özelliklerinden biri İslam dininin yegâne kaynağı olan Kuran-ı Kerim’i -haşa- yetersiz görmeleridir. Bir kişinin Kuran’ı kendi başına okuyarak anlamasının mümkün olmayacağını, dinin yalnızca geleneksel alimlerden ve onların eserlerinden öğrenilebileceğini ileri sürerler. Bu doğrultuda bağnazlığı savunan alimlerin kitapları dışında hiçbir kitap tavsiye edilmez, hatta tamamen yasaklanır. Kuran’ı –haşa- yetersiz gören bu sapkın düşünceyle insanların Kuran’a dayalı gerçek bilgilere ulaşmaları engellenmiş olur.</span></p>
<p><span style="font-family:verdana, sans-serif;">Bağnazlığın bir diğer özelliği de detaycılıktır. Kuran’da yalnızca tek bir ayet ile anlatılan bir konu, bağnaz öğretilerin yer aldığı kitaplarda yüzlerce sayfa ile anlatılır. Bağnazlar detaya girdikçe dinin gerçeğinden uzaklaşır, ama bunun farkına varmazlar. Ve böylece Kuran'da olmayan batıl bilgiler içinde kaybolur; Kuran’ın insanın içini açan, akılcı ruhundan uzaklaşarak hurafelerle dolu bağnazlığı yaşamaya başlarlar.</span></p>
<p><span style="font-family:verdana, sans-serif;">İnsanları bu karanlık hayat felsefesinden kurtarmanın en iyi yolu, sistemli ve doğru şekilde yürütülecek bir eğitim programıdır. Müslüman ülkelerde din eğitiminin yalnızca Kuran esas alınarak yapılması elzemdir. Yeni nesiller dini bağnaz kitaplardan değil, bizzat Kuran’dan öğrenmelidir.</span></p>
<p><span style="font-family:verdana, sans-serif;">Çocuklara anlatılması gereken önemli bir konu da, bilimsel bulguların Kuran ayetleri ile tam bir uyum içinde olduğu gerçeğidir. Zira bağnaz düşüncede pek çok bilimsel bulgu gündeme getirilmemekte ve önemli görülmemektedir. Müzik, resim, heykel, mimari gibi sanat dalları ise şeytan işi olarak nitelendirilerek yasaklanmaktadır. Halbuki Kuran’ın pek çok ayetinde sanat ve estetiğin güzelliğine ve gerekliliğine vurgu vardır.</span></p>
<p><span style="font-family:verdana, sans-serif;">Açıkça görülmektedir ki bağnazlık insanları dinden ve din ahlakından uzaklaştıran en temel sorunlardan biridir. İslam ülkelerini dört bir taraftan saran çatışmaların, şiddet ve terörün ardında da yine bu sorun yer almaktadır. Bu ülkelerin bağnazlık yerine, Kuran'ında tavsiye edilen modern, sanata ve estetiğe önem veren, demokrat yaşam modelini benimsemeleri durumunda, aralarındaki hoşgörüsüz, katı, çatışmacı anlayışın ve bunun yol açtığı acıların ortadan kalkacağı ve tüm İslam aleminin huzur ve sevgi ortamına kavuşacağı açık bir gerçektir.</span></p>
<p> </p>
<p><strong><span style="font-family:verdana, sans-serif;">Bölgesel değil, global bir sorun</span></strong></p>
<p><span style="font-family:verdana, sans-serif;">Buraya kadar anlatılan, İslam adı altında dini özünden uzaklaştırmış olan bağnazlık modelidir. Bunun çözümü, İslam dünyasında Kuran’a dayalı eğitim ile insanlara hurafelerin yanlışlığının gösterilmesidir.</span></p>
<p><span style="font-family:verdana, sans-serif;">Ancak fanatizm olarak da adlandırılan ve insanları karanlığa sürükleyen bağnaz zihniyete yalnızca İslam aleminde değil, Hıristiyan ve Musevi toplumlarında ya da ateist, Marksist, faşist veya batıl daha pek çok inanç içerisinde de rastlamak mümkündür. Dolayısıyla bağnazlık sadece İslam ülkeleri için değil, tüm insanlık adına ciddi bir tehdittir. Bunun da sebebi, kendi düşüncelerine aşırı şekilde bağlanıp, başka bir fikri asla kabul etmeyen bağnazların, gerekli gördüklerinde şiddet politikalarını rahatça hayata geçirebilmeleridir. Doğrulara karşı körleştiklerinden, farklı fikirlere saldırganlıkla karşılık vermekte hiçbir beis görmezler. Bu nedenle günümüzde dünya insanları, şiddeti hayat felsefesi edinmiş binlerce fırkaya ayrılmıştır ve her biri sadece kendini doğru yolda görmekte ve farklı görüştekilere yaşam hakkı tanımamaktadır. Bunun da neticesinde savaşlar, çatışmalar, katliamlar bir türlü son bulmamaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family:verdana, sans-serif;">Tüm bu kargaşanın bir an önce sona ermesi ise, dünya genelinde eğitim alanında çok ciddi adımların atılmasıyla mümkün olacaktır. Müslüman ülkeler gerçek Kuran ahlakını benimsedikleri; dostluk, kardeşlik, saygı ve hoşgörüyle tüm insanları kucakladıkları takdirde, hem kendi aralarındaki parçalanmışlık ortadan kalkacak hem de sevgiyi, barışı, kardeşliği ve düşünce hürriyetini öne çıkaran, adil ve demokrat tavırlarıyla tüm dünyaya örnek teşkil etmiş olacaklardır.</span></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">425695</guid><pubDate>Mon, 12 Dec 2016 21:47:44 +0000</pubDate></item><item><title>Depremlerin artmas&#x131; Hz.Mehdi &#xE7;&#x131;k&#x131;&#x15F; alametlerindendir</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/318326-depremlerin-artmasi-hzmehdi-cikis-alametlerindendir/</link><description><![CDATA[
<p>Son 30 yıl içinde, yani Hicri 1400 itibariyle, burada saydıklarımızın dışında irili ufaklı başka çok sayıda deprem yaşanmıştır.</p>
<p>Bu depremler sonucu binlerce insan evsiz kalmıştır.</p>
<p>Peygamber Efendimiz (sav)’in bir hadisinde de bu duruma işaret edilmektedir.</p>
<p> </p>
<p>“Barınacak evler, sizi taşıyacak hayvanlar bulamayacağınız günler yaklaşmıştır. Çünkü evlerinizi depremler yıkacak...”</p>
<p>Peygamber Efendimiz (sav)’in hadisleri yanısıra, Kuran'da da deprem ile kıyamet arasındaki ilişkiye işaret eden ayetler bulunmaktadır.</p>
<p> </p>
<p>Kuran'ın 99. Suresi'nin adı Zelzele (büyük sarsıntı, deprem)'dir.</p>
<p>Bu surede yerin şiddetli sarsıntısı tasvir edilmekte, bunun ardından da kıyamet günü insanların diriltilecekleri ve Yüce Allah'ın huzurunda hesap verecekleri bildirilmektedir:</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><em>Yer, o şiddetli sarsıntıyla sarsıldığı, Yer, ağırlıklarını dışa atıp-çıkardığı, Ve insan: "Buna ne oluyor?" dediği zaman, O gün (yer) haberlerini anlatacaktır. Çünkü senin Rabbin ona vahyetmiştir. </em></p>
<p><em>O gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilsin diye bölük bölük fırlayıp-çıkarlar.<br>Artık kim zerre ağırlığınca hayır işlerse, onu görür. Artık kim zerre ağırlığınca bir şer (kötülük) işlerse, onu görür. (Zelzele Suresi, 1-8)</em></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">318326</guid><pubDate>Sat, 28 Sep 2013 20:24:20 +0000</pubDate></item><item><title>Felsefi Temelde Din Kavrami</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/291888-felsefi-temelde-din-kavrami/</link><description><![CDATA[
<p>Din kavrami; tarihler boyu insanoglu tarafindan ortaya atilmis, ilk sinifli toplumlarin cikis temelini yaratmis, bulundugu toprak butunlugundeki topluluklari, bir amac ugrunda-ki bu herzaman tanri olmustur-o amaca bagli kilma, ve bu bagli kilmayi da bir duzene oturtma-kitap gibi-sistemidir.</p>
<p> </p>
<p>Dinin en buyuk ozelligi, insanoglunun kontrol ve iradesini baska bir guce baglama ve onlarin rahatlik ve mutlulugunu, onlara bir dizi verilerle sunma sistemidir.</p>
<p> </p>
<p>Din, insanoglunun, ustunde bir gucu one surerek, insanoglunu gucsuz ve o guce yonelik kilar.</p>
<p> </p>
<p>Din ve dinler tamamen, insanoglunun kendisini asan konulardaki, bilinmezlik ve herseye cevap verememezlik temelindeki tanri arayisinin, yine insanoglu eliyle, kulluk ve kolelik temelinde, toplumlarin yasam iliski ve iletisimlerine indirgenmesi, somut bir sistem haline getirilmesidir.</p>
<p> </p>
<p>Dinin en buyuk dayanagi, genelde bu dunyanin gercek olmadigi ve gercek dunyadisi cografyanin-cennet, cehennem-insanogluna sonsuzlugu sunacagini ve bu sonsuzluga yolculugun, bu dunyadaki yasanan deneyle saptanacagini savunmasidir.</p>
<p> </p>
<p>Goruldugu gibi, dinde insanoglunun sorunlu evrensel dusunce temelinden kaynaklanir.Cennet-cehennem hem bir ikilem, hemde karsitlik icerir.</p>
<p> </p>
<p>Tabi ki, dini kullanan ve kendi cikar dogrultusunda orgutleyen zihniyetin bir urunudur.Yani kisaca cennete gidebilmek icin, bu dunyada teslimiyet onerilmektedir.Cehennem ise bu teslimiyete uymayanlar icindir.</p>
<p> </p>
<p>Gunumuz dunyasinda artik; dinde ve onun bagli oldugu tanrida bir inanc sorunudur.Toplumsal bir karakter yapisindan ziyade, kisisel bir karakter yapisina burunmustur.</p>
<p> </p>
<p>Oyle veye boyle, tanriyi arayan bir inanc, yine oyle veya boyle bu aradigi tanriya ulasmak icin; ya kendi dusuncesiyle, ya da kendine verilen dusunceyle bu ulasimi saglamaya yonelir.</p>
<p> </p>
<p>Bunun kisisel bir temelde dini bir yonelis olup olmadigi tartisma konusudur.</p>
<p> </p>
<p>Yalniz su unutulmamalidir ki; insanoglu kendi disinda insanustu bir guce yoneldigi muddetce ve bu gucu izah edemedigi veya ortaya koyamadigi muddetce tanriyi bulmasi kacinilmazdir.</p>
<p> </p>
<p>Eger kisisel temelde, bu bulunan tanriya yonelim ve yonlendirim gelisir ve buna ait bir ideoloji ortaya atilirsa hic kuskusuz buda din olacaktir.</p>
<p> </p>
<p>Benim onerim ise; insanoglunun kendinden baska bir guc aramamasi, boyle bir guce yonelmemesi, hem kendi, hem kendi cinsi, hem uzerinde yasadigi dunya, dogasi ve uzerinde yasayan tum varliklariyla birlikte uyumlu, gecinir iliski ve iletisimi insana yakisan bir duzen kurmasidir.</p>
<p> </p>
<p>Sonucta, kendi dahil herseyi kendi dusunce yapi ve karakterinin algisiyla kavramlayan, teorileyen ve bu teorileri pratikte uygulayan insan, butun bunlari kendisinin yaptiginin ve kendisinden baska bir gucun olmadiginin bilincine varmalidir.</p>
<p> </p>
<p>Ortaya attigi ideolojilerle, kaos yaratmak, toplumlari ayirmak ve bolmek birilerini suclayip birilerini kayirmak yerine; tum insanligi kucaklayacak ve gercekci temelde yasami iliski ve iletisimi insanlik adina yonlendirecek bir evrensel felsefede tum ayrimci ve bolucu olmayan ideolojileri birlestirme temelli bir anlayisi kazandirmasi gerekir.</p>
<p> </p>
<p>Ortaya koyamayacaklari yerine, ortaya koyabileceklerine yonelmesi ve bunu evrensel bir ortaklik temelinde yapabilmesi, hem insanin hemde onun disindaki tum varliklarin yararina olacaktir.</p>
<p> </p>
<p>Unutulmamasi gereken son nokta, epistemolojinin gercekligidir.</p>
<p> </p>
<p>Yani insanoglu ne kadar herseyi ortaya koymaya calisirsa calissin, bunu basaramayacak ve herzaman bir bilinmeyenle, ispat edilemeyenle karsi karsiya kalacaktir.</p>
<p> </p>
<p>Iste insanoglunun bu bakis acisinin bu gercegi, onu hicbir zaman tanridan kurtaramayacak ve ona ulasmak icin de onun ideolojik dinini yaratacaktir.</p>
<p> </p>
<p>Unutmamak gerekirki, insanoglu butunun bir parcasidir ve her parca gibi kendi parcasina odaklanmalidir. Parcanin butunu ortaya koyma cabasidir ki, ona tanriyi kavramlastirmistir.</p>
<p> </p>
<p>HENUZ KENDI PARCASINI BILE ORTAYA KOYAMAMIS INSANOGLUNDAN, BUTUNU ORTAYA KOYMASINI BEKLEMEK SPEKULASYONDAN BASKA BIRSEY DEGILDIR.</p>
<p> </p>
<p>Yapmasi gereken kendi parcasinin yasam ve iliski ve iletisimini ortaya koyup, diger parcalarla uyumlu bir sekilde gecinmek ve onlari kendi parcasi yararina-kendi arasinda bolunmeden ve ayrilmadan-kullanmak ve onlardan yararlanmaktir.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglu ancak bunu basarabilirse, tanridan ve ona ulasma istegi dini orgutlemekden kurtulur.</p>
<p> </p>
<p>Aksi bilinmezlik bataginda bogulmak, kendini gorememek, kendini kendi disina baglamak ve kendinin kontrolunu kendi disindaki bir guce vermektir.</p>
<p> </p>
<p>BU GUC OYLE VEYA BOYLE KAVRAM OLARAK TANRIDIR.</p>
<p>Sorumuz:INSANOGLU KENDI YASAMI ILISKI VE ILETISIMINI KENDISIMI YASAYACAK, YOKSA BASKA BIR GUCEMI TESLIM EDECEKTIR? </p>
<p> </p>
<p>Bu soruya verilecek cevap, insanoglu butununun ve her bir kisisinin yasam anahtari olacaktir.</p>
<p> </p>
]]></description><guid isPermaLink="false">291888</guid><pubDate>Tue, 18 Dec 2012 22:11:52 +0000</pubDate></item><item><title>Tanri/Yaratici/Akilli Tasarimci(Herbiri ve Cesidi)nin Ortaya Cikisi</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/292108-tanriyaraticiakilli-tasarimciherbiri-ve-cesidinin-ortaya-cikisi/</link><description><![CDATA[
<p>Herseyden once dinazorlar devrinde ve insanoglunun yer almadigi dunyada, tanri kavraminin da yer almasdigi konusunda insanoglu hem fikir olmalidir.</p>
<p> </p>
<p>Tanrinin, her turlu ezeliligi, ebediligi v.s. sadece insanoglulu bir dunya da gecerli soylemdir.</p>
<p> </p>
<p>Tanri kavraminin, tanrisal yanasim ve zihniyetin, tanri uzerine uretilen dusunce ve yerlestirilen dini ya da dini olmayan sistem, duzen ve her turlu yasam ve iliski deger ve verisinin algilanmasi demek; tum bu kavramdan onu hic tanimamis gibi kurtulmak demektir.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglu, hayal gucu, idealleri, meraki ve soyutlama yetisi olan bir canli turudur.</p>
<p> </p>
<p>Yasam tecrubesinide genelde deneme&amp;yanilma metodu uzerine dusunce ve inanc gelistirerek gelistirmistir.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglunun meraki algiladigi herseyin ne oldugunu ortaya koyma merakidir. Bu da otomatikman insanoglunun algiladigi herseyi ortaya koyamamasini getirir. Iste ilk tanri boyle ortaya cikar. Agac meyva verir, ama; bu agacin neden meyva verdigi algilanmaz ve bilinmezse, agac tanri olur. Gunes isitir, ay aydinlatir ve bunlarin neden bu ozellikleri oldugu algilanmazsa tanri olur. Iste insanoglu bu kendince kendine yarari olan ve ne oldugunu algilayamadigi bu nesnel varliklari kendi gucunun ustune koyarak, onlara icerimk ve anlam yuklemis ve boylece ilk tanrilar olusmustur.</p>
<p> </p>
<p>Insanoglunun donum noktasi tanri acisindan, anaerkil toplumdur. Cunku kendinin nereden geldigini goren insanoglu, kendisinin geldigi yeri tanrilastirarak; INSANOGLU BUTUNLUGUNUN ILK FIZIKSEL AYRIMINI YARATMIS ve DISISINI TANRILASTIRMISTIR.</p>
<p> </p>
<p>Daha sonra, disisinin gebelikten gelen isgucu "aksakligi" erkegin daha "dayanikli, guclu, otoriter " v.s. olusu, insaoglunun disisini erkegin yaninda geri planas itmis ve INSANOGLU AYRIMCILIGININ ILK KOLELIGI VE ESITSIZLIGI olusmuustur.</p>
<p> </p>
<p>Disisini tanri yapmaktan vazgecen ve disisini erkegine kole yapan insanoglu, duzen kurmaya sistemlesmeye ve "nasil bir arada yasanir?" sorusunu algisiyla ve akliyla toplumun bir gercegi yapmaya ve yonlendirim ve yaptirima baslamistir.</p>
<p> </p>
<p>Burada tanri en onemli korkutma ve disiplin rolunu oynamis, tanriya kulluk yapan insanoglu, yoneten efendiler ve yonlenen koleler olarak ayrilmistir. Iste, bu asama; TANRININ YERYUZUNE INIS ASAMASI, YANI DINLERIN OLUSMAYA BASLADIGI, DINI SISTEM VE DUZENLERIN KURULMAYA BASLADIGI ASAMASIDIR.</p>
<p> </p>
<p>Iste bu icerik ve temelde ve de bilimin bilinmiyenleri bilinir kilmasina paralel olarak, bu dusunce ve sistem duzen olarak yenilense de, degisen bir sey olmamistir.</p>
<p> </p>
<p>Tanrili bir dunyayi yaratan insanoglu olmus, tanrinin kavram olarak yer almadigi bir dunyayi yaratan da insan olacaktir.</p>
<p> </p>
<p>Iste zihinsel ve soyutlama olarak insanoglunun dogal zihniyeti ile, insanin insansal zihniyetinin farki da bu bilinc ve farkindalik ile ortaya cikacaktir.</p>
<p> </p>
<p>Bugunku emperyalist zihniyet, amerikan idealizmi ve onun her turlu ve icerikteki ve her konudaki (bilim dahil) yonlendirimi; boyle bir insansal zihniyet tasiyan insani ve onun bireyini olanaksiz kiliyor.</p>
<p> </p>
<p>Ama bunu saglayacak olan da, yaratan ve yarattiginin anlamsiz ve gereksizligini algilayan ve kendine kendi eliyle zarar veren ve rahatsizlik veren ve herturlu insanlikdisi dusunce ve davranisin kaynagi olan insanoglu, bunun bilinc ve farkina vardikca ancak; insanlasacak ve evrensellesecektir.</p>
<p> </p>
<p>Henuz kendi arasinda her turlu insandisi ve insanlikdisi, ayrimci cikar ve ust/alt yoneten-yonlendiren/yonetilen-yonlendirilen ve bunu sistem ve duzen olarak korumak icinde guc, otorite ve iktidar temelinde her turlu hukuk, yasa, kanun, kuralini kendi turune dayatmistir.</p>
<p> </p>
<p>Hersey, bir dogan bebegin; dogdugu cografya ve toplum ne olursa olsun; orada yasam da aldigi tum veri, ogreti, bilgi, tabu ve degerlerini uygulamak, ya da karsi cikmak ve bu verilenlere yasamini harcatmak yerine; bunlarin ne oldugu, neden ve nasil verildigi v.s. nin arastirmasi,sorgulanmasi, irdelenmesi, aciklanmasi v.s. temelinde bir zihniyet dogumu ve uretimi ile degisecektir.</p>
<p> </p>
<p>Yoksa ne tanri kavrami ve yasam ve iliskimize verdigi zarar ve rahatsizliktan kurtulabiliriz, ne turumuzun ve kendi bir varligimizin farkina ve bilincine varabiliriz, ne de yasamimizin onem ve degerini algilayabiliriz. Ne de sadece bir insan oldugumuzu ve tek ortak noktamizin bu oldugunun bilincine varabiliriz. Ne de farklarimizi ve farklarimizin her birinin her turlu gelismisligin bir halkasi oldugu , temelinde kullanmanin onemini algilayabiliriz. </p>
<p> </p>
<p>Ne de gelecek nesillere, tanri kavramini tanimayan, bilmeyen ve onu zihninden, dusuncesinden ve lugatindan cikarip atmis bir dunya birakabiliriz.</p>
<p> </p>
<p>Yarin onlar, bizlerin kendi kendimize anlattigimiz bu masallara yine kendimizin inanmasini ve tum yasam ve iliskilerimizi tadamadan bu masal ugruna feda etmemizi ve bunun icin biribirimizi her turlu insanlikdisi dusunce ve davranis ile yok etmemizi v.s.gulerek, saskinlik ve hayret ile karsilayacaklar.</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">292108</guid><pubDate>Thu, 20 Dec 2012 20:56:41 +0000</pubDate></item><item><title>Felsefi Temelde Tanri Kavrami</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/291887-felsefi-temelde-tanri-kavrami/</link><description><![CDATA[
<p>Felsefi temelde tanri kavrami, metafiziksel olarak tartisilir.Yani varlik otesi sorgulamasinda;"Varlik nedir?, nelere varlik denir-denmez?, varlik nerden gelmistir?,kac turlu varlik vardir?,var olan hersey varlikmidir?,varligin kokeni nedir?"ve benzeri sorulari soran, cevaplayan ve tartisan felsefe dali metafiziktir.</p>
<p> </p>
<p>Varligi, tanimladiktan ve ispatladiktan sonra, yani "varlik vardir ve bu varliktir" dedikten sonra metafizik tartisma biter.</p>
<p> </p>
<p>Tanri konusunda ilk tartisilacak olan tanrinin bir varlik olup olmadigidir.Eger tanrinin madde gibi bir yansisi yok ve yansisal algi mumkun degilse; o zaman tanri varlik degildir.Bu temelde varlik olmayan tanrinin var-yok tartismasi hem abes hemde mantik disidir.</p>
<p> </p>
<p>Diyelimki tanri maddelestirildi, bazi dinlerde oldugu gibi, yani cisim olarak ortaya kondu. O zaman maddesel olarak yansiyacagi icin, algilanacaktirda. Yalniz burda bir soru akla gelir. Bu yansiyan cisim tanrimi dir, degilmidir? Buradaki verilecek tek cevap sezgisel, yani duyumsal, hissel ve inancsaldir.Yani oyle hissediyorsan, tanridir; oyle hissetmiyorsan degildir. Gorusler belirtilir ve tartisma orda biter.</p>
<p> </p>
<p>Zaten tanri maddelestirilmediyse ve tamamen soyut bir kavramsa; o zaman varliktan soz etmek ve varligi olmayanin var- yok tartismasini yapmak, mantik disidir.</p>
<p> </p>
<p>Bilindigi gibi, islam dininde tanri soyut bir kavramdir.Dolayisiyle tanri varlik olamayacagindan, islam dininde tanri var-yok tartismasi hem abes hemde mantik disidir.</p>
<p> </p>
<p>Eger tanri soyut bir kavramsa ve varlik degilse o zaman nedir? Bu soruya cevap vermeden once, dusuncenin yansisini algiladigi maddeden baska; bir algi cesidi daha vardir. Bu da sezgidir.Yani, dusunce sezdigini,hissettigini ve duyum aldigini da kavramlamistir.</p>
<p> </p>
<p>Madde gibi yansisi olmayan ve bes duyuyla algilanamayan, bu soyut kavram cesidi; yani inanc, sadece bu sezgiyi alana, hissedene pozitiftir. Bu sezgiyi almayana, sezmeyene hissetmiyene ise negatiftir.</p>
<p> </p>
<p>BUTUN SOYUT KAVRAMLAR INANC KATAGORISINE GIRER.Basta tanri olmak uzere, dogru, yanlis, guzel, cirkin, iyi, kotu, milliyet, hurriyet, demokrasi, butun ideolojiler,butun sosyal bilimler, renkler, zevkler, fobiler, hobiler, v.s. </p>
<p> </p>
<p>Buradaki dikkat edilmesi gereken en onemli nokta ise sudur: Inanclar, sezgiseldir ve sezgiyi hissedenler icin vardir ve algilanir; hissetmiyenler icin yoktur ve algilanmaz.</p>
<p> </p>
<p>Buradaki en buyuk sorunda, ne algiliyanin algiladigini ne de algilamayanin algilamadigini biribirine ispati mumkun degildir.O yuzden inanclar, soyuttur, kisiseldir, sezginin algisina yoneliktir, degiskendir, gorecelidir, ve kendi icinde tutarsizdir. </p>
<p> </p>
<p>Inanc temelinde de; sezgiyi algilayan inanir, sezgiyi algilamayan inanmaz. Dolayisiyle inanclarin tartismasi da bir yerde mantik disidir. Cunku sonuc ya sezgiyi algilatmaya yonelik, ya da algilanan sezgiyi hissetmemeye yoneliktir.</p>
<p> </p>
<p>Tekrar, islama donersek; soyut tanri kokenli olan bu dinin tanrisini varlik temelinde var-yok tartismasina tasimak nekadar mantiksizsa; inanc temelinde tartismak o kadar mantik disidir.</p>
<p> </p>
<p>Dolayisiyle, tamamen sezgi temeline dayanan islam dinini,-karsilikli inanc tartismasi yerine-tarihsel temelde ortaya koymak, dini her yonuyle sorgulayip-nedenleyerek, inanc konusundaki secimi kisilerin kendi insiyatifine birakmak ve inananin, inanmiyani;inanmiyanin da inanani hor gormemesini, kutuplasmamasini saglamak ve INANCI SADECE KISISEL BIR TERCIH OLARAK GORMEK VE ALGILAMAK VE BUNUN DEGISEBILIRLIGINI SAVUNMAK EN MANTIKLISIDIR.</p>
<p> </p>
]]></description><guid isPermaLink="false">291887</guid><pubDate>Tue, 18 Dec 2012 22:10:16 +0000</pubDate></item><item><title>&#x130;NSANLIK KOM&#xDC;N&#x130;ZM&#x130; &#xC7;A&#x11E;IRIYOR"</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/389055-i%CC%87nsanlik-komuni%CC%87zmi%CC%87-cagiriyor/</link><description><![CDATA[
<p>İlahiyatçı Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Aydınlık’taki “İnsanlık komünizmi yeniden sahneye çağıracaktır!” başlıklı yazısında komünizm ve din ilişkisini ele aldı.</p>
<p> </p>
<p>Ünlü İlahiyatçı Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Aydınlık’taki “İnsanlık komünizmi yeniden sahneye çağıracaktır!” başlıklı yazısında komünizm ve din ilişkisini ele aldı.</p>
<p>“Komünizmi, düşmanı olan kapitalizme sorarsanız yanlış bilgiler alırsınız, aldanırsınız. Komünizmi kendisine ve tarihe soracaksınız” diyen Öztürk, “Komünizm, paylaşım nizamı demektir. Komünistlerin, paylaşımı tarih boyunca yok ederek emeğe ve alınterine hıyaneti kutsallaştıran dinlere karşı nefreti vardır. Bu nefret, ileri götürülerek din düşmanlığına dönüşebilmiştir” diye yazdı</p>
<p>“KOMÜNİZMİ YENİDEN SAHNEYE ÇAĞIRMAYA MECBUR BIRAKACAKTIR”</p>
<p>Öztürk, “Ama burada suç komünizmin değil, dini temsil edenlerindir” diyerek şöyle devam etti:</p>
<p>“Onların temsil ettiği 'zulüm hizmetçisi din' yüzünden, esasında dinlerin temel amacı olan paylaşımı sistemleştiren bir idrak, din düşmanı olabilmiştir. Tarih felsefecisi Toynbee (ölm. 1975) şu sözü söylerken derin bir gerçeği ifade etmiştir: ‘Komünizm, İncirden hoyratça koparılmış bir yapraktır.’ Komünizm, sahte din yüzünden din düşmanı oldu. Öte yandan, komünistler Kur'an'ı hiç tanıyamadılar.”</p>
<p>Yaşar Nuri Öztürk, “İnsanlık, komünizmi tekrar sahneye çağırabilir. İnsanlığın tepesine bir şeytanî âfet gibi çöken üçlü zulüm (kapitalist-emperyalist-dinci zulüm), bunalan insanlığı komünizmi yeniden sahneye çağırmaya mecbur bırakacaktır” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“KOMÜNİZMİN DEĞERSİZLİĞİNİ DEĞİL, KAPİTALİZMİN ŞEYTANÎ KUDRETİNİ BELGELER”</p>
<p>“Çağın en büyük Müslüman düşünürü Muhammed İkbal, Marx'tan söz ederken 'Cebrailsiz peygamber', Marx'ın Das Kapitalinden söz ederken de 'Cebrailsiz Kuran' tabirlerini kullanıyor” diyen Öztürk şunları yazdı:</p>
<p> </p>
<p>“İkbal'in, Manâ, hatta Lenin'i Allah ile diyaloğa sokup en hayatî Kuran mesajlarını Lenin'in dilinden ifadeye koyması göz ardı edilecek bir olgu değildir. Komünizm, düşmanı olan kapitalizm ve onun hamleci gücü emperyalizm önünde yenik düştü. Bu yenilme, 'komünizmin değersizliğini değil, kapitalizmin şeytanî kudretini belgeler. Komünizmin yenik düşmesi onun kudretsizliğindendir, hüccetsizliğinden değil. Tarih ve Kur'an bize gösteriyor ki, hüccete dayanan kişiler de sistemler de er geç galip gelir. Tarihin diyalektiği ve Tanrı çok sabırlıdır; bekleyip görmek lazım. Batı'nın, komünizmin ve Marksizmin yanlış yorumları üstüne temellendirdiği emperyalist-haçlı propaganda, Berlin duvannın yıkılışından sonra İslam'ın yanlış (Kur'an dışı) yorumlan üstüne oturtulmaktadır. Bu bir yanlgı veya sürçme değil, bilinçli ve planlı bir propagandadır. - Sovyet bolşevizminin bireyi bir üretim makinesine dönüştürüp bütün kişiliğini, özgürlüğünü, iç dünyasını ortadan kaldırmayı esas alan canavarlığının arkasında Marx ve esas komünist felsefe yoktur, Sovyetlerin canavar siyasetleri vardır. Marksist felsefe, Sovyet barbarlığının tersine, bireyin robotlaşıp yok olmasını değil, özgür benliğini ortaya çıkarmasını esas almıştır.”</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">389055</guid><pubDate>Thu, 08 Oct 2015 12:24:51 +0000</pubDate></item><item><title>Jainizm, &#xE7;ok ilgin&#xE7; bir din...</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/318450-jainizm-cok-ilginc-bir-din/</link><description><![CDATA[
<p><span style="font-size:24px;"><strong>Jainizm</strong></span></p>
<p> </p>
<p>Jainizm, Mahavira tarafından Hindistan'da M.Ö. 4. yüzyılda başlatılmış bir din.. Yani aslında din diye tanımlanıyor ama bence din değil bir yaşam biçimi...Günümüzde jainlerin sayısı 4 milyon civarında.</p>
<p> </p>
<p>Bir yere oturacaklarsa eğer bir karıncayı veya bir böceği ezebileceklerini düşündüklerinden hemen oturmazlar, önce oturacakları yeri süpürgeyle temizlerler. Bu nedenle ellerinde süpürgelerle dolaşırlar.</p>
<p> </p>
<p>Toprağı kazmak suretiyle tarım yapmazlar çünkü kazma işlemi sırasında başka canlıların ölmesine neden olduklarını düşünürler. Ağızlarında maskeyle dolaşırlar çünkü nefes alıp verirken bile bir canlıyı öldürebileceklerini düşünürler.</p>
<p> </p>
<p><img src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png" alt="8vot.jpg" data-src="http://img30.imageshack.us/img30/2945/8vot.jpg"></p>
<p> </p>
<p>Katı kurallı ve kesin veganlardır. Sadece et değil mesela eğer sebze köklü bir sebzeyse onu da yemezler, çünkü sebzenin kökünü yemek onlar için gereksiz yere bitkinin canlılığını yok etmektir. Anlayışlarına göre şiddet veya zulüm ile elde edilen her türlü gıda onlar için yenilmemesi gereken gıdalardır.</p>
<p> </p>
<p>Tüm bunlar aslında şiddete karşı olduklarındandır,en önemli ilkeleri ve en yüksek mertebeleri olan "Ahimsa" ilkesi nedeniyle her varlığa eşit saygı ve şefkat gösterirler. Şiddet uygulamazlar, onlar için bütün varlıklar ölümsüzdür, sonsuz bir ruha sahiptir ve her varlık kendinden sorumludur.  varlıkları, "henüz gelişmemiş olanlar"; "gelişme yolunda olanlar" ve "tekrar doğuş sürecinden kurtulup özgür hale gelenler" şeklinde üç aşamaya ayırırlar.  Mükemmel insan olma yönünde uğraşırlar, herhangi bir tanrıya inanmazlar, zaten insanlar mükemmeldir. Daha mükemmel olduğu düşünülen bir tanrı gereksinimleri yoktur.</p>
<p> </p>
<p>Ahimsa dışında "<span>Satya" (yalan konuşmamak, gerçeği söylemek)</span>, <span>"Asteya" (hırsızlıktan kaçınmak)</span>, <span>"</span><span>Brahmacharya</span><span>"(seksten uzak durmak)</span> ve <span>"Aparigraha" (sahip olmamak, bir çeşit mülksüzlük gibi)</span> ilkelerine de sahiptirler.</p>
<p> </p>
<p><img src="https://www.turkish-media.com/forum/applications/core/interface/js/spacer.png" alt="Mahavratas.jpg" data-src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/c/ce/Mahavratas.jpg"></p>
<p> </p>
<p>Gün batımından sonra yemez, içmez ve seyahat etmezler.</p>
<p> </p>
<p>Jainizmin kurucusu Mahavira'da 77 yaşında açlıktan ölmüştür. Onlara göre "Beden aç; bırakın aç kalsın. Onu açlığa talim ettirin; bu muameleye ihtiyacı var." bunlar önemli keşişlik ve çilecilik kurallarından birisidir.</p>
<p> </p>
<p>Doğaya ve başka canlara bu kadar saygı dolu olan Jainler, tüm bunlarla belki de çelişebilecek bir yetkiye sahiptirler. Kendi canlarına kıyabilme yani intihar etme hakkı...  Jainler ölmeye karar verdikleri andan itibaren yeme, içme, cinsellik gibi ihtiyaçlarını ve alışkanlıklarını azaltmaya başlarlar. Hayatlarının son dönemlerini ölüm orucu yaparak geçirirler. Böylece hayattan vazgeçme sonucu kendiliğinden ölürler... Bu aynı zamanda çilecilik kuralını da destekler, çile çekerek ölen bu kişiler aziz veya azize ilan edilir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
]]></description><guid isPermaLink="false">318450</guid><pubDate>Mon, 30 Sep 2013 09:53:09 +0000</pubDate></item><item><title>Bahai &#x130;nanc&#x131;</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/268854-bahai-i%CC%87nanci/</link><description><![CDATA[
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Bahai İnancı</strong></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Bahailer dünyanın 235 ülke ve bölgesinde ikamet etmektedir. Sayıları dünya çapında beş milyonu içermekte olup, 2100’den fazla değişik etnik köken, ırksal ve kabileye ait grubu kapsamaktadır. Bir asırdan fazla bir zamandır, Türkiye’deki Bahailer de dahil olmak üzere, dünyanın her tarafındaki Bahailer her türlü önyargının ortadan kaldırılması için çalışmakta; birlik ve uyumun, adalet ve barışın şekil verdiği yeni bir dünya toplum modeline katkıda bulunmaktadırlar.</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Bahai İnancı’nın Kurucusu Hz. Bahaullah, insanlığa dereceli olarak Kendi amacını açıklayan bir Allah olduğunu öğretmiştir. Hz. Musa, Krişna, Buda, Zerdüşt, Hz. İsa ve Hz. Muhammed gibi Allah’ın Habercileri tarafından getirilmiş büyük dinlerin her biri ruhani uygarlığın gelişimindeki başarılı evreleri temsil etmektedir. Bu çizgideki en yeni Haberci Hz. Bahaullah (1817 – 1892), modern dünyanın ahlaki ve ruhani zorluklarına işaret eden öğretiler getirmiştir. Hz. Bahaullah’ın insanlığın bir ırk olduğu ve küresel toplumumuzun birliğinin kurulma zamanının geldiği mesajı, şu anki tarihimizi anlamamızda güçlü bir bakış açısı sağlamaktadır.</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Hz. Bahaullah, Allah’ın geleneksel ırk, sınıf, mezhep ve millet bariyelerini yıkan hareket halindeki kuvvetleri hazırlamış olduğunu buyurmuşlardır. Dünya insanlarının yüzleştiği temel sorun, kendilerinin birliğini kabullenmek ve insanlığın birliğine yönlendirecek süreci desteklemektedir. Bahai prensipleri insanlığın ve Allah’ın birliğini ve bütün muazzam dünya dinlerinin esasında yüce olduğu ve başlıca mesajları olan sevgide bir oldukları inançlarını içermektedir. Bahai öğretileri, dünya bilicini ve bugün insalığın karşı karşıya olduğu zorlukları idare edebilecek uluslararası kurumların federal yönetim sisteminin gelistirilmesini desteklemeyi teşvik etmektedir.</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Kadın ve erkek eşitliği, bilim ve dinin uyumu, evrensel eğitim ve her türlü ön yargının ortadan kaldırılması Bahai sosyal prensipleri arasında yer almaktadır. Kişisel ve aile hayatı ile fiziksel varlığımızın ötesindeki gelecek yaşama doğru ruhumuzun sağlıklı gelişimi için önemli olan prensipler arasında; dua, kişinin insanlığa olan hizmetindeki kapasite ve becerilerini geliştirmek, bilginin peşinde olmak ve iş veya ticaret ile meşgul olmak yer almaktadır. Bahailer, birlik, diğerlerine hizmet etmek, çocuk ve gençlerin eğitimi pernsipleri ile bilgi ve sanatın merkezi rolüne adanmış canlı yerel toplumları geliştirmeye büyük önem göstermektedir. Örneğin; Bahai Uluslarası Toplumu, Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi’nde danışmanlık konumuna yer almakta olup Birleşmiş Milletler organlarıyla ve sivil toplum kuruluşlarıyla uluslararası seviyede beraber çalışmaktadır.</span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Hz. Bahaullah</strong></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Hz. Bahaullah 21 Nisan 1863’de dünyaya şu mesajı ilan etti:</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><em>"Ezelden beri tüm Tanrı Peygamberleri'nin vaadi ve amacı olarak ilan edilmiş ve Tanrı Elçileri'nin en büyük arzuları olan Vahiy şimdi insanlara açıklanmıştır."</em></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Hz. Bahaullah, İran sarayının seçkin vezirlerinin birinin oğluydu. Babası vefat ettiğinde 22 yaşındaydı. Hükümet babasının görevini O'na teklif etti ancak Hz. Bahaullah zamanını dünyevi sorunlarla harcamak istemiyordu. Kudretli Tanrı'nın kendisine çizdiği yolu takip etmek için sarayı terk etti.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Hz. Bab Tanrı Mazharı olduğunu ilan ettiği zaman Hz. Bahaullah 27 yaşındaydı. Hemen Hz.Bab'ı kabul ederek O'nun en kudretli ve tanınmış müminlerinden oldu.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Hz. Bab'ın Tanrı Mazharı olduğunu ilanından 9 yıl sonra Hz. Bahaullah karanlık bir zindana atıldı. Boynuna takılan zincirler o kadar ağırdı ki başını yukarı kaldıramıyordu. Tanrı ihtişamının Ruhunu kapladığı yer bu zindandır. Hz.Bahaullah, Tanrı Zuhurunun ilk kez Ruhuna dolduğu anı şu sözlerle ifade etmektedir:</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><em>“Gecelerden bir gece rüyada duyduğum şu yüce sözler, dört bir yanımda yankılanmaktaydı: Muhakkak ki Biz Seni, Seninle ve Senin kalemin ile muzaffer kılacağız.”</em></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Sonuçta Hz. Bahaullah'ın ve ailesinin atalarından kalma zenginlikleri ellerinden alındı ve ülkelerini terk etmeleri emredildi.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Böylece karısı ve çocukları ile Bağdat'a sürgün edildi. Burada İran ve Irak'ın çeşitli yerlerinden gelen insanlar hemen O'nun etrafında toplandılar. Onlara henüz makamını açıklamamış olmasına rağmen değişik kesimden insanlar onun şahsiyetinden etkilenmişlerdi. 1863 yılı Nisanında ilahi görevini ilan ettiğinde Osmanlı Hükümeti tarafından İstanbul'a sürgün haberi geldi. İstanbul'da kısa bir süre kalan Hz.Bahaullah buradan Edirne'ye oradan da Akka'ya sürgün edildi.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Çok zor şartlar altında geçen Akka'daki hapislik dönemi 1877 yılı Haziranında göz hapsine dönüşerek ömrünün sonuna kadar sürdü. Ömrünün geri kalan 12 yılını ruhani ve toplumsal konular üzerinde yazmakla, değişik ülkelerden gelen ziyaretçileri kabul etmekle geçirdi. 29 Mayıs 1892 de 75 yaşında Akka'da (İsrail) vefat etti.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;"> </span></p>
<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Öğretileri</span></span></span></p>
<p></p>
<ul>
<li>
<span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Allah birdir</span></span></span><br>
</li>
<li>
<span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Tüm dinlerin temeli birdir</span></span></span><br>
</li>
<li>
<span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">İnsanlık âlemi birdir</span></span></span><br>
</li>
<li>
<span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Din bilim ve akıl ile uyum içinde olmalıdır</span></span></span><br>
</li>
<li>
<span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Irksal, dinsel, etnik taassuplar terk edilmelidir</span></span></span><br>
</li>
<li>
<span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Kadın ve erkek eşittir</span></span></span><br>
</li>
<li>
<span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Genel barış için çalışılmalıdır</span></span></span><br>
</li>
<li>
<span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Eğitim zorunludur ve evrensel eğitim hedeflenmelidir</span></span></span><br>
</li>
<li>
<span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Serbest düşünce ile gerçek araştırılmalıdır</span></span></span><br>
</li>
<li>
<span style="font-size:14px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Aşırı zenginlik ve yoksulluk kaldırılmalıdır</span></span></span><br>
</li>
</ul>
<p></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">268854</guid><pubDate>Wed, 18 Apr 2012 20:51:44 +0000</pubDate></item><item><title>&#x130;lahi A&#x15F;k ve &#xD6;l&#xFC;m</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/397436-i%CC%87lahi-ask-ve-olum/</link><description><![CDATA[<p><span style="color:rgb(90,90,90);font-family:verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;font-size:16px;background-color:rgb(251,251,251);">Ölüm, hayatın karşıtı ve doğal sonucu. </span></p>]]></description><guid isPermaLink="false">397436</guid><pubDate>Wed, 17 Feb 2016 05:09:28 +0000</pubDate></item><item><title>Hz. Hasan'&#x131;n evlilikleri</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/163811-hz-hasanin-evlilikleri/</link><description><![CDATA[
<p>Aşağıda Hz. Hasan'ın evlilikleri ile ilgili www.sorularlaislamiyet.com adlı siteden alıntıları aktarıyorum:</p>
<p>[Hz. Hasan çok evlenip, boşanmasıyla da üne sahiptir. Hatta bir ara babası Hz.Ali, bu yüzden, onun evlendiği kadınların kabilelerinin kendi ailesine karşı düşman olacaklarından korkarak, Kufelilere açıkça oğluna kız vermemelerini söylemiştir.(Zehebî, Siyer A'lami'n-Nübelâ, Beyrut 1406/1986,III,267)</p>
<p> </p>
<p>Hz. Hasan çok boşayan biridir ve böyle olduğundan kendisine “Mıtlak/Çok boşayan” unvanı verilmiştir. Onun “Mücteba, Takiy, Zekiy, Sıbt” gibi unvanları da vardır. Kendisinin “doksan yüz kadar” kadınla evlendiği şayiası, rivayeti ve abartısı dillerde dolaşır. Hatta bunlar bazı kitaplara bile girmiştir.(8) Şii müellif İbn-i Şehrub’a göre, ayrıca onun 250- 300 cariyesi olmuştur.(9) Bize göre bunlar, sadece gerçeksiz şayia, söylenti ve rivayetlerdir; halk muhayyilesinin ve Hz. Hasanı bir lider ve peygamber torunu olarak gözünde büyütenlerin ürettiği gerçek dışı yakıştırmalar, mübalağa ve abartmalardır. Hatta destanımsı öğelerdir.</p>
<p>Hz. Hasan konusunda müstakil bir araştırma yapan Bakır Şerif el- Kuraşi de, onun ancak “on üç kadınla” evlendiğini tespit etmiştir.(11) Evlilikleri gibi, Hz. Hasan’ın çocukları konusunda da birbirinden farklı rivayetler vardır: Bunların kızlı erkekli olarak sayıları, 12, 13, 15, 16, 19, 20, 23 olarak zikredilir. Cevdet Paşaya göre çocuklarının on beşi erkek, sekizi kızdır. Hz. Hasan’ın adı belli çocuklarının sayısı on ikidir. Bunlar, Zeyd, Hasan, Kasım, Ebu Bekir, Abdullah, Amr, Abdurrahman, Hüseyin, Muhammed, Yakup, İsmail ve Talhadır. (12) Hz. Hasan’ın soyu Hasanu’l- Müsenna ve Zeyd’den devam etmiştir.</p>
<p>Hz Hasan’ın çok boşaması, kaynaklarda yer aldığı gibi başta babası tarafından hoş karşılanmıyordu. Hz. Ali bir gün Kufelilere şöyle demişti: “Kufeliler, Hasan’ı evlendirmeyin, (ona kız vermeyin) Çünkü o çok boşayan bir adamdır. (racülün mıtlak)” Bunun üzerine Hemedanlı birisi şöyle demişti: “Mutlaka onu evlendireceğiz. O razı olduğunu (nikâhında) tutar, razı olmadığını boşar.”(13) Kanaatimizce Hz. Ali’nin oğlunun tutumu hakkındaki uyarı ve eleştirisinde, doğru, makul ve dengelidir. Hemedanlı’nın sözüne bakılırsa o, ufak tefek sebepleri ve memnuniyetsizlikleri boşama sebebi olarak görmekte ve hanımlarını boşamaktadır. Bir başka deyişle o hanımlarından kolay memnun olan birisi değildir. Bu duruma sebep, Hz. Hasan’ın titizliği ve mükemmeliyetçiliği olabilir. Hz. Ali halkı “onaylamadığı boşama zaafına” karşı uyarmaktadır.</p>
<p>SONUÇ: Kanaatimizce Hz. Hasan, ondan fazla kadınla evlilik yapmış ve boşadığı kadınlar da olmuştur. Boşamalarında ne gibi sebeplerin rol oynadığını bilmemekteyiz. Onun boşamaları, Hz. Ali’nin yaklaşımı ve sözleri dikkate alınırsa, pek tasvip edilmemekte ve hoş görülmemektedir. Şu kadar var ki bu durum “büyük bir hata, haram ve günah olarak” da görülmemelidir. Bu hal belki de onun “kişisel bir zaafı”dır. O boşama eyleminde helal dairesinden çıkmış değildir. Helal dairesinde kalmakla birlikte, evla olmayanı veya mekruhu işlemiş olabilir. Şunu da hatırlatalım ki, sahabeler de insandırlar; mekruhları, hoşa gitmeyen şeyleri ve hatta büyük günahları da işleyebilirler. Onlar kusursuz ve günahsız insanlar değillerdir.</p>
<p> </p>
<p>O günün şartları içinde, Hz. Hasan’ın ondan çok kadınla evlenmesi ve boşamalarda bulunması; çok önemseenecek ve abartılacak bir husus değildi. Mesela babası Hz. Ali de, dokuz kadınla evlenmişti. Bu hanımlarından on dört erkek, on sekiz kız çocuğu olmuştu.(14) Ama o evliliklerinden dolayı çağının insanlarınca ayıplanmamıştı. İlk halife Hz. Ebu Bekir’in dört hanımından altı çocuğu olmuştu.(15) Hz. Ömer sekiz kadınla evlenmiş ve hanımlarından üçünü boşamıştı.(16) Diğer sahabe hayatları araştırılsa, bu konuda başka örnekler de bulunabilir.</p>
<p> </p>
<p>Prof. Dr. Murat Sarıcık</p>
<p> </p>
<p>(1) Murat Sarıcık, İnanç ve zihniyet Olarak Cahiliye, Nesil Yayınları, İstanbul, 2004, s. 261- 262, 265.</p>
<p>(2) Nisa, 4/3; Heyet, Kur’an-ı Kerim ve Açıklamalı Meali, Medine 1987, s. 76;</p>
<p>(3) Ibn-i Kesir, İsmail b. Kesir, Tefsiru’l- Kur’ani’l- Azim. I- IV, Çağrı Yayınları, İstanbul 1986, I, 441; Sarıcık, Cahiliye, s. 265- 266; Muhammed Hamidullah, İslam Peygamberi, II, 715 vd.</p>
<p>(4) Bakara, 2/ 227- 231; Nisa, 4/ 3, 20, Talak, 65/ 1-2; Ahzab, 33/ 50; Mümtehine, 60/ 10-11; Mansur Ali Nasif, et- Taciu’l- Cami ‘u li’l- Usul, I-V, Mektebetü Pamuk, İstanbul 1981, II, 315, 325, 327.</p>
<p>(5)Mansur Ali, II, 327, K. Nikah,bab, 7.</p>
<p>(6) Mansur Ali, II, 315, K. Nikah, bab, 6; Ahzab, 33/ 49, 51.</p>
<p>(7) Mansur Ali, II,, II, 337, K. Nikah, bab, 9.</p>
<p>(8) Heytemi, es-Savaiku’l- Muhrika, Mektebetü’l- Kahira, Kahire, 1385, s. 137.</p>
<p>(9) İbn-i Şehrub, Menakıbu Ali bin Ebi Talib, Necef 1965, III, 141- 205; İbrahim el- Musevi, ez- Zencani, Akaidü’l- İmamiyyti’l- İsna Aşeriyye, Beyrut, 1973, I, 141, 145.</p>
<p>(10) Seyfettin Erşahin, “SSBC’de İslami İnancın Korunmasında Hz. Ali Kültünün Rolü”, Hayatı, kişiliği ve Düşünceleriyle Hz. Ali, Bursa Müftülüğü, Bursa 2004, 261, 263- 264.</p>
<p>(11) Ethem Ruhi Fığlalı, “Hasan”, DİA, XVI, İstanbul 1997, s. 283. (Bakır Şerif el- Kuraşi, Hayatu’l- İmam el Hasan bin Ali, Beyrut 1983, II, 433- 460).</p>
<p>(12) Fığlalı, “Hasan”, DİA, XVI, 283, A. Cevdet Paşa, Kısas-ı Enbiya, Bedir Yayınevi, İstanbul, 1981, I, 616.</p>
<p>(13) Heytemi, s. 136- 137. (İbn-i Sad’ın Tabakat’ından) ; Ebul- Fida, İsmail b Ömer, el-Bidaye, I- XIV, Mısır ty, VIII, 38; Yakubi, Ahmed b. Ebi Yakub, Tarihu’l- Ya’kubi, I-II, Daru’s- Sadır, Beyrut 1960, II, 228.</p>
<p>(14) Murat Sarıcık, Dört Halife Dönemi, I- II, Nesil Yayınları, İstanbul, 2002, II, 191- 194.</p>
<p>(15) A.g.e., I, 199- 201.</p>
<p>(16) A.g.e., I, 415- 416.</p>
<p> </p>
<p>Şimdi sorularımla konuyu tartışmaya açıyorum</p>
<p> </p>
<p>Hz muhammed'ten sonra da çok evlilik sahabeler ve torunları tarafından sürdürülmüşse</p>
<p>1- çok evlilik ve cariyelik sistemi islamiyetten sonra da devam etmişse müslümanların çok evililiği ve cariyeliği yumuşatıp savunmaları hatta yok sayacak söylemleri ve   ama bir evlilik daha hayırlıdır demeleri boş laftan öteye geçmez mi ?</p>
<p>2-Peygamberin torunları ve damadı da çok evlliği peygamberden sonra devam ettirmişse ayetle muhammed haricindeki herkesin (çünkü muhammedin eşleri müminlerin anaları idi boşayamazdı) eşlerini boşayıp 4'e indirgemeleri nasıl değerlendirilmelidir?</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">163811</guid><pubDate>Sat, 16 May 2009 23:50:09 +0000</pubDate></item><item><title>Do&#x11F;al afetler Tanr&#x131;'dan ceza m&#x131;?</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/184764-dogal-afetler-tanridan-ceza-mi/</link><description><![CDATA[
<p>Tanrı insanları cezalandırmak için doğal afetleri kullanmaz, bunu hiçbir zaman yapmadı ve de yapmayacak. Çünkü Mukaddes Kitap 1.Yuhanna 4:8'de söylendiği gibi Tanrı sevgidir.</p>
<p> </p>
<p>Tanrı'nın yaptığı herşey sevgisinden kaynaklanır. Sevgi masum insanlara zarar vermez, çünkü Mukaddes kitap "Sevgi komşuya kötülük yapmaz der". Eyub 34:12 de " Gerçek Allah kötülük etmez"der.</p>
<p> </p>
<p>Mukaddes Kitabın günümüzde depremlerin olacağını önceden bildirdiği doğrudur. Fakat bir meteoroloji uzmanı, önceden bildirdiği bir tayfunun yol açtığı zarardan nasıl sorumlu değilse Tanrı da felaketlerin yol açtığı yıkımlardan sorumlu değildir. Peki bu afetler Tanrı'dan gelmiyorsa neden oluyor?</p>
<p> </p>
<p>Bunun ilk sebebi bu dünyanın İblis Şeytanın denetiminde olmasıdır. Mukaddes Kitap 1.Yuh 5:19'da bunu açıklar. Şeytan insanlık tarihinin başlangıcında isyan etmiştir ve o zamandan bu yana kötülük yapmaktadır. Onun davranışlarına hırs ve bencillik hakim olduğundan bencillik üzerine kurulu bir ortam yaratmasına şaşırmamak gerekir. Günümüz dünyasının ortamı insanın sömürülmesine o derece göz yumuyor ki birçok savunmasız insan doğal olarak gelişen ya da insanların neden olduğu felaketlerin oluşabileceği yerlerde yaşıyor.</p>
<p> </p>
<p>Felaketlerin çoğu insan kaynaklıdır. Mesela rüzgar ve yağmur gibi doğa olaylarının felakete dönüşmesi büyük ölçüde insanın çevreyle ilgili cehaletinin, mühendislik konusundaki ihmalkarlığının, planlamadaki hatalarının, uyarılara aldırış etmemesinin ve yönetimdekilerin idari yetersizliklerinin sonucudur.</p>
<p> </p>
<p>Peki bizzat Tanrı'nın eliyle meydana gelen bir felaket var mı? Bundan sonra olacak mı?</p>
<p> </p>
<p>Mesela Nuh Peygamberin günlerindeki küresel TUFAN ve Lut'un günlerindeki SODOM veGOMORRA şehirlerinin yok edilişi bunlara iki örnektir, iki olay da bizzat Tanrı'dan gelmiştir. Bu Tanrısal hükümler ıslah olmaz kötü insanları yok etti, fakat Tanrı'nın gözünde iyi olan insanları korudu.</p>
<p> </p>
<p>Çok yakında Yaratıcımız kötülüklerle dolu olan bu dünyayı tıpkı Tufan'da olduğu gibi kötü insanlardan temizleyecek, Armagedon olarak bilinen bu olayla Tanrı'nın iradesine göre yaşayan insanlar cennet yeryüzünde yaşama imkanı bulacaklar, bu felaketten sağ kurtulmak istiyorsak bizler de şimdiden Tanrı'nın iradesine göre yaşamalıyız. Çünkü Armagedeon insanlık tarihindeki en büyük felaket olacak...</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">184764</guid><pubDate>Mon, 30 Nov 2009 07:55:44 +0000</pubDate></item><item><title>Allah ve &#x15E;eytan aras&#x131;ndaki M&#xFC;naka&#x15F;a</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/316022-allah-ve-seytan-arasindaki-munakasa/</link><description><![CDATA[
<p style="color:rgb(40,40,40);font-family:helvetica, arial, sans-serif;">Bende son 1,5 yıldır Allah'a inanan fakat dinlere pekte olumlu bakan birisi değilim. </p>
<br><p style="color:rgb(40,40,40);font-family:helvetica, arial, sans-serif;">Fakat Allah konusunda da bir takım sorularım vardır. </p>
<br><p style="color:rgb(40,40,40);font-family:helvetica, arial, sans-serif;">Şeytan'ın ateşten yaratıldığı belirtilmekte, ateşten yaratılan şeytan dünya'ya gönderiliyor. Gönderdilme sebebi insanlara kötülük yapmak. Daha sonra kıyamet günü Allah şeytana tevbe ettirmeyecek ve büyük bir azap verecek.</p>
<br><p style="color:rgb(40,40,40);font-family:helvetica, arial, sans-serif;"> </p>
<br><p style="color:rgb(40,40,40);font-family:helvetica, arial, sans-serif;">Şimdi Allah'ın yücelerin yücesi ve merhametlerinin merhametlisi sözünden yola çıkarak şöyle bir sonuç ortaya çıkmış olmuyor mu? </p>
<br><p style="color:rgb(40,40,40);font-family:helvetica, arial, sans-serif;">Şeytan Allah'a secde etmiyor, Allah şeytan'a kızarak dünyaya salıyor. Fakat kötülük yapacağını bile bile ve hatta kötülük yapsın diye. Peki burada bir merhamet söz konusu mu? veya yücelerin yücesi Allah neden şeytan ile münakaşa içerisine giriyor sözünü dinletemiyor ve sonunda kötülük yapması için dünyaya gönderiyor ve kıyamet günü son gün ise Allah onu cezalandırıyor. Sonucu belli olan bir şey değil mi zaten. Şeytan zaten kötülük yapmak için gönderilmiş, iyilik yapsa bu sefer yine Allah'ın emrinin tam tersini yapmış olmuyor mu? mesela bu bana tam bir insan egoizmi ve insan yazması olarak geliyor. Yani allah merhametliyse zaten şeytan ve insana cehennemi yaratmazdı. Cehennemi yarattıysa doğal olarak insanları da kötü şeyler yapmak zorunda bırakmıştır. Çünkü bu sefer kimse kötülük yapmasa cehennemi yaratmasında bir mantık olmazdı ve kendi kendine bir hataya düşmüş olurdu diye bir sürü soru var aklımda. </p>
<br><p style="color:rgb(40,40,40);font-family:helvetica, arial, sans-serif;"> </p>
<br><p style="color:rgb(40,40,40);font-family:helvetica, arial, sans-serif;">Lütfen birbirimizi kırmadan cevaplar verelim.</p>
<br>
]]></description><guid isPermaLink="false">316022</guid><pubDate>Mon, 02 Sep 2013 19:53:34 +0000</pubDate></item><item><title>&#x130;slamda Felsefe Yoktur (?)</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/197755-i%CC%87slamda-felsefe-yoktur/</link><description><![CDATA[
<blockquote data-ipsquote="" class="ipsQuote" data-ipsquote-contentapp="forums" data-ipsquote-contenttype="forums" data-ipsquote-contentid="197755" data-ipsquote-contentclass="forums_Topic"><div>İslâmda felsefe var mıdır? İslâm felsefesi diyorlar. Felfesenin akıl ve din ile münasebeti nedir?<p> </p>
<p></p>
<ul>
<li>	 Felsefe, kelime ma’nası hikmet demek ise de, felsefecilerin selim akla uygun olmayan düşüncelerine denmektedir.<br>
</li>
<li>	 İmâm-ı  Gazali, İmâm-ı Rabbani hazretlerı gibi lslâm âlimleri, Yunan ve Roma felsefesini inceleyip didik didik etmişler, felsefecilerin, ne kadar cahil, ne kadar ahmak ve imansız olduklarını bildirmişlerdir.<br>
</li>
<li>	 Felsefecilerin hukuk, ahlak ve tıp üzerindeki sözlerinden doğru olanların, eski Peygamberlerin kitaplarından çalınmış olduklarını islam âlimleri bildirmektedir.<br>
</li>
<li>	 Felsefeciler, her şeyi, akıl ile anlamağa, akla uydurmağa kalkışan ve yalnız aklın beğendiğine inanan kimselerdir. Bunlar akılla bulunması mümkün olan şeylerde ba’zan doğruyu bulmuşlarsa da, aklın kavrıyamadığı, erişemediği bir çok şeylerde, yanılmış, aldanmışlardır.<br>
</li>
<li>	 Felsefe okuyanlar bilir ki, sonra gelenler, öncekilerin yanlışlarını çıkarmış, biri diğerini beğenmemiştir. İslam Âlimleri ise birbirlerini tasdik ederek gelmişlerdir.<br>
</li>
<li>	 Aklı olmayan deli, aklını kullanamıyan sefıh, aklı az olan ise ahmaktır.<br>
</li>
<li>	 Yalnız akla uyup, yalnız ona güvenip, aklın ermediği şeylerde yanılan kimse felsefecidir. Aklın erdiği şeylerde ona güvenen, aklın ermediği yerlerde, Kur’ân-ı kerimin ışığı altında akla doğruyu gösteren yüksek insanlar da islâm âlimleridir.<br>
</li>
<li>	 Görüldüğü gibi islâmiyette felsefe yoktur, islam felsefesi, islâm fılozofu olmaz.<br>
</li>
</ul>
<p></p>
<p></p>
</div></blockquote>
<p>Bir Bilene Soralım, Cilt 1, İhlas Yayınları</p>
<p>______________________________________________________</p>
<p> </p>
<p>Bence İslam'da felsefe vardır. O alimler burada da dendiği gibi Yunan ve Roma felsefesini incelemiş. Onlar hata yapmış diye felsefe yanlış birşey değildir. Felsefe'den kaçmak, sorulardan korkmak anlamına gelir. İslam hak din, peki niye sorulardan kaçmamız gerekli? Sizce İslamda felsefe var mıdır yok mudur?</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">197755</guid><pubDate>Sat, 10 Apr 2010 20:31:48 +0000</pubDate></item><item><title>Bilim ve Din</title><link>https://www.turkish-media.com/forum/topic/266136-bilim-ve-din/</link><description><![CDATA[
<p>bu baslik Yamyam arkadasimizin bloguna tecavuz etmis gibi olamamak icin actigim bir basliktir</p>
<p> </p>
<p>alintilarim Yamyam in bilim ve din adli makalesindendir</p>
<p> </p>
<p> </p>
<blockquote data-ipsquote="" class="ipsQuote" data-ipsquote-contentapp="forums" data-ipsquote-contenttype="forums" data-ipsquote-contentid="266136" data-ipsquote-contentclass="forums_Topic"><div>
<p> </p>
<p> </p>
<p><span style="text-decoration:underline;">Zira bilimsel verilerin çık kısıtlı olduğu dönemlerde dinler insanların merak ettiği konulara bir şekilde açıklamalar getirmiş, başka açıklama olmadığı için de insanlar bunları sahiplenmişlerdi.</span></p>
<p> </p>
<p></p>
</div></blockquote>
<p>hayir ;</p>
<p>bilimsel veriler kisitli iken dogal olarak sembollerle anlatilmistir, asil sorun ;</p>
<p>bu sembollerle oyle bir teknikle vurgulanmistir ki ; gunumuzdeki bilim buna hep paralel olmustur</p>
<p> </p>
<p>melek deyince kus kanadi takan, fosforlu bir isigi olan, arkasi gorunen bir sekil akla geliyor <img src="http://www.turkish-media.com/forum//public/style_emoticons/default/biggrin.png" alt="biggrin.png" loading="lazy"></p>
<p>ama melek deyince asil aciklamasi icin Kurana bakmak lazim : )) uydurmalari baz aliyorlar <img src="http://www.turkish-media.com/forum//public/style_emoticons/default/biggrin.png" alt="biggrin.png" loading="lazy"></p>
<p> </p>
<blockquote data-ipsquote="" class="ipsQuote" data-ipsquote-contentapp="forums" data-ipsquote-contenttype="forums" data-ipsquote-contentid="266136" data-ipsquote-contentclass="forums_Topic"><div>Gel zaman git zaman bilim, yavaş yavaş teolojinin açıklama getirdiği konulara müdahil olmaya başladı. Bilim bazı konuları teolojiden daha iyi ve kapsamlı açıklamaya başlamıştı.</div></blockquote>
<p> </p>
<p>bilim tabi ki cook daha kapsamli aciklicaktir <img src="http://www.turkish-media.com/forum//public/style_emoticons/default/biggrin.png" alt="biggrin.png" loading="lazy"> ama bu din ile celisecegi yerde ; Kurani aciga cikartiyor</p>
<p> </p>
<p>hep verdigim ornegi veriim ;</p>
<p> </p>
<p>bi insani hipnoz edersek butun gecmisini ogrenebiliriz ; dolabindaki kiyafetlerin dizilisini bile bir bir sayar; saat vererek her yaptigi seki anlatir ;  neyi sorarsak onu cevaplar ; yalan soylemeye de yeltenmez, kacamak cevap vermek aklina bile gelmez</p>
<p> </p>
<p>bilinc altinda her yaptigi sey oldugu gibi duruyordur ....</p>
<p> </p>
<p>simdi bu kesinlik herkesi tatmin ederken Allahin sorguya cekmesinin ne kadar adil oldugunu goruyoruz ;</p>
<p> </p>
<p>ha Allah noel baba gibi kucagina otutturup sorguya cekmiyor ;</p>
<p>insanin kendi kendi ile yapicagi en kapsamli yuzlesme olucagini anliyoruz</p>
<p>Allah ise sadece ust benligi kaldiriyor .. sistem bunu zaten bilmis</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">266136</guid><pubDate>Thu, 22 Mar 2012 15:20:16 +0000</pubDate></item></channel></rss>
