BEGIN:VCALENDAR
VERSION:2.0
PRODID:-//InvisionCommunity Events 5.0.18//EN
METHOD:PUBLISH
CALSCALE:GREGORIAN
REFRESH-INTERVAL:PT15M
X-PUBLISHED-TTL:PT15M
X-WR-CALNAME:Etkinlik Takvimi
NAME:Etkinlik Takvimi
BEGIN:VTIMEZONE
TZID:Europe/London
TZURL:https://tzurl.org/zoneinfo/Europe/London
X-LIC-LOCATION:Europe/London
BEGIN:DAYLIGHT
TZOFFSETFROM:+0000
TZOFFSETTO:+0100
TZNAME:BST
DTSTART:20070325T020000Z
RRULE:FREQ=YEARLY;BYMONTH=3;BYDAY=-1SU
END:DAYLIGHT
BEGIN:STANDARD
TZOFFSETFROM:+0100
TZOFFSETTO:+0000
TZNAME:GMT
DTSTART:20071028T020000Z
RRULE:FREQ=YEARLY;BYMONTH=10;BYDAY=-1SU
END:STANDARD
END:VTIMEZONE
BEGIN:VEVENT
SUMMARY:12-18 Mayıs Hemşirelik Haftası
DTSTAMP:20070430T142219Z
SEQUENCE:1
UID:81-1-f85989332adbd93aca8f591db1c5344f@www.turkish-media.com
ORGANIZER;CN="Misafir":forum@turkis
	h-media.com
DESCRIPTION:\nHemşirelik Haftası \n \nTarihi çok eski olan hemşirel
	ik mesleği\; Eski Mısır\, Hindistan\, Yunanistan ve Roma’da ilk çağ
	larda bugünkü biçimde olmasa bile yapılmaktaydı.\n \nDünyada moder
	n hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale (Florans Naytingel) olup\, 
	ilk hemşirelik okulunu da 1962 yılında Londra’da açmıştır.\n \n
	Ülkemizde ilk olarak \"Hilal-i Ahmer Cemiyeti\" (Kızılay) 1911 yılınd
	a hemşirelik kursları açmıştır. Bu kursları bitiren hemşireler\;
	 1912–1914 Balkan Savaşları ile 1914–1918 Birinci Dünya Savaşı’
	nda hasta ve yaralı askerlere bakmışlardır. Cumhuriyet sonrası ilk H
	emşirelik Okulu İstanbul’da açıldı. \n \nBunu 1939 yılında A
	nkara’da açılan Askeri Hemşirelik Okulu izledi.\n \n1943’te Verem
	 Savaş Derneği\, 1946’da Sağlık Bakanlığı İstanbul’da birer H
	emşirelik Okulu açtılar. Daha sonra diğer illerde bu tip okullar aç
	ıldı. Bu okullar ortaokul düzeyinde üç yıl\, lise düzeyinde dört
	 yıl eğitim vermekteydi. Günümüzde 4 yıllık Sağlık Kolejleri
	ne dönüştürülmüşlerdir. Kolej ve lise mezunlarına eğitim veren
	 4 yıllık Yüksek Hemşirelik Okulları da halen faaliyettedir. Bu okull
	ardan en ünlüsü İstanbul’daki Florance Nightingale Yüksek Hemşirel
	ik Okulu’dur. Çeşitli üniversitelere bağlı hemşirelik okulları d
	a vardır.\n \n12 Mayıs’ta hemşireliğin kurucusu Florance Nightinga
	le doğduğu için\, ona izafeten \"Hemşirelik Haftası\"nın başlan
	gıç günü olmuştur.\n12–18 Mayıs tarihleri arasında başta hemşi
	reliğin kurucusu Florance Nightingale (1820–1910)’in özverili\, seve
	cen\, gece ve gündüz hizmetleri saygıyla anlatılırken\, hemşirelik 
	mesleğinin de kutsallığını vurgulamak gerekir.\n \nHemşirelik\; ins
	an sevgisiyle dolu\, şefkatle\, sabırla yapılan kutsal ve onurlu bir me
	slektir.\nBu hafta değerlendirilirken\, hemşirelik mesleğinin sorunlar
	ı ortaya konur ve çözümler üretilir. Mesleğin önemine toplumun dik
	kati çekti.\n \nNightingale\, Kırım Savaşı sırasında İngiltere’
	den gelerek\, Üsküdar’daki Selimiye Kışlası’nda hemşirelik y
	apmış ve büyük ün kazanmıştır. 1964 yılından itibaren ülkemizde
	 de her 12 Mayıs Günü \"Hemşireler Günü\" olarak kutlanmaktadır.
	\n \n \nİlk Türk Hemşiresi: \n \n\n \nSAFİYE HÜSEYİN \n \nÇan
	akkale Savaşları'nı Safiye Hüseyin şöyle anlatmıştı:\n\"Evet sa
	vaşa da iştirak ettim Çanakkale’de uzun müddet kaldım. Çanakkal
	e’de savaş başladığında Alman Salibiahmer (Alman Kızılhaçı) ile
	 bizim Hilal-i Ahmer Cemiyeti birleşmiş\, Reşit Paşa vapurunu hastane 
	gemisi yapmıştık. Ben bu geminin hasta bakıcısı olmuştum. Reşit 
	Paşa Çanakkale’ye gidecek\, orada yaralıları tedavi edecek\, yara
	sı ağır olanları alıp İstanbul’a getirecekti.\n \n….Vaziyet teh
	likeli dediler… Ne vapuru olursa olsun… İster hastane vapuru ister 
	Kızılay ister Salibiahmer\, İngilizler ---- tutuyorlar. Ben aldırış 
	etmedim. Zaten umumi harp başladığı zaman ben hastabakıcılık iç
	in gönüllü yazılmıştım. Gönüllü olarak gidiyordum… Peşinen 
	şunu söyleyeyim ki hayatımda hiçbir zaman ölümden korkmuş değili
	m.\n \nReşit Paşa’ya bindik. Çanakkale’ye geldik\, Akbaş Mevkii'n
	de demirledik. Hastaları\, yaralıları toplamaya başladık. Ne yaralıl
	ar\, ne yaralılar. Şu parmakları görüyor musunuz? Ben bu parmakları
	mla kaç delikanlının gözlerini bir daha açılmamak üzere kapattım.
	 Kaç delikanlının…\"\n \n \n \n \nSağlık\, bireylerde\, zorunl
	u\, vazgeçilmez ve hayatın her döneminde aynı önemi koruyan temel ih
	tiyaçlardan biridir. Bu ihtiyaca cevap veren personel içinde en önemli 
	meslek grubu ise hemşirelerdir. \n \nHemşirelik\, güç çalışma ş
	artlarını gerektiren\, özveri\, sabır\, hoşgörü kavramlarını içi
	nde bulunduran zor bir meslektir. Hemşirelik\, diğer mesleklerde olduğu
	 gibi\, toplumsal ihtiyaçlardan doğan\, insan hayatıyla yakında ilgili
	 bir meslektir\; ekip çalışmasını bilen\, el becerisi olan\, hız
	lı çalışan hünerli eller ister\; temelinde sevgi\, saygı yatar. Hem
	şire din\, dil\, ırk ayrımı gözetmeksizin\, birey\, aile ve toplum
	a sağlığını kazandırmak için çalışır. Bu nedenle\, sevgiden\, 
	şefkatten\, disiplin ve ciddiyetten uzak bir kişinin bu mesleği icra et
	mesi mümkün değildir\; çünkü hemşire\, sağlığı yerinde olmayan
	\, yardıma muhtaç insanlara hizmet vermektedir. Bu yönü düşünül
	düğünde\, hemşirelerin\, hem eğitim açısından hem de psikolojik\, 
	sosyal ve ekonomik açıdan desteklenmesi gereken bir meslek grubu olduğu
	 ortaya çıkmaktadır. \n \n \nTÜRKİYE’DE HEMŞİRELİK\n \nTü
	rkiye’de hemşirelik\, sağlık hizmeti veren ekip üyelerinden biri ol
	arak önemli bir yere sahip olmakla birlikte hak ettiği değeri göremiyo
	r. Hemşire\, toplumumuzda hekimin yardımcısı gibi algılanıyor\; sa
	ğlık hizmetinin bir ekip hizmeti olduğu dile getirilse de bu söylem uy
	gulamaya yeterince yansımıyor. Oysa sağlık hizmetleri bir bütündür 
	ve her disiplin sağlıklı/hasta birey için çalışır. \n \n \nHEM
	ŞİRE NE DEMEKTİR?\nBelirli sağlık eğitim ve öğrenimi gördükten 
	sonra\; sağlık hizmeti alan hastaların bakımında görev yapan\, klini
	klerde de sağlık hizmeti sunan\, hekimlere yardımcı olan sağlık pers
	oneli kadınlara \"Hemşire\" denir.\nHemşireliğin farklı tanımlar
	ı yapılmış aslında. 19. yüzyılda Florance Nightingale hemşireliği
	 \"Hastayı iyileştirmek için hasta çevresinin iyileştirilmesi ve düz
	enlenmesi eylemi.\" şeklinde\; 20. yüzyılda Henderson ise \"Bireyin 
	sağlığına ve bağımsızlığına kavuşma sürecindeki dinamik güç
	.\" olarak tanımlamış. Uluslararası Hemşireler Birliği de bu tanım
	ı benimsemiştir. 1980 yılında Amerikan Hemşireler Birliği hemşirel
	iği \"Yardım sunan bir meslek.\"\, hemşirelik uygulamasını \"Var olan
	 ve olabilecek sağlık sorunlarına karşı gösterilen insan tepkilerin
	in tanı ve tedavisidir.\" diye tanımlamıştır.\n \nTÜRKİYE’D
	E HEMŞERİLİĞİN TEMEL SORUNLARI\n \nFarklı düzeylerde eğitim alma
	: Ülkemizde hemşirelik eğitimi lisans\, önlisans\, açık öğretim\, 
	lise sonrası 18 aylık kurs ve ortaokul sonrası 4 yıllık lise şeklin
	de beş ayrı düzeyde verilmiştir ve bu farklılık devam etmektedir. Bu
	 heterojenlik mesleği algılama\, mesleki çabaları benimseme\, belirli 
	bir gelire sahip olma gibi özelliklerinden dolayı mesleği olumsuz etkil
	iyor. Eğitim düzeylerinin farklılığı\, çalışma yaşamında yetki 
	ve sorumluluklara yansımıyor. 1996 yılında kapatılan Sağlık Meslek 
	Liseleri 2001 yılında tekrar açıldı\, hemşirelerin üniversite düz
	eyinde eğitim talepleri dikkate alınmadı. Oysa şu an dünyada ortaokul
	 sonrası lise eğitimi ile yetinen ülke bulunmamaktadır.\n \nHemşirel
	ik Kanunu: 1954 yılında çıkarılan 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu h
	emşirenin değişen ve yapmakta olduğu rol ve işlevlerini kapsamıyor. 
	Avrupa Birliği süreciyle birlikte hızla uyum yasaları çıkarılırke
	n hemşirelik yasasının gündemde olmaması\, çıkan yasaların ülke
	miz sağlık ihtiyaçlarını yansıtmamaktadır.\n \nHemşire istihda
	mı: Sağlıkta dönüşüm adıyla yürütülen politikalar\, geneld
	e sağlık çalışanlarını\, özelde hemşireleri oldukça olumsuz düz
	eyde etkilemiş\; halen etkilemeye devam etmektedir. Sağlıktan kar elde 
	etmeyi hedefleyen bu politikalar tedavi edici sağlık hizmetlerine daya
	ndığı\, koruyucu sağlık hizmetlerini yok saydığı ya da finansal ol
	arak bireysel sorumluluk alanını daralttığı için hemşirelerin istih
	dam sorunları ülkemiz dahil\, pek çok ülkenin önemli bir sorunu. Ülk
	emizdeki toplam 80 bin hemşirenin yüzde 90’ı tedavi edici sağlık hi
	zmetlerinde çalışıyor. Bunun yanında tedavi edici sağlık hizmetler
	i\, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen kadronun yarısından bil
	e az sayıda hemşire ile yürütülmektedir. Örneğin 300 yataklı bir 
	çocuk hastanesi için 400 hemşire kadrosu belirlenmişken 150–170 hem
	şire ile hizmet verilmektedir.\n \nBöylesi yoğun koşullarda çalış
	an hemşireler kendi alanları olan bakımı başkalarına bırakma tehlik
	esiyle karşı karşıyadır. Bu durum mesleğin özerkliğini\, bakım ka
	litesini olumsuz yönde etkilemekte\, hemşireliğin sadece hekim istemler
	ini uygulayan bir meslek olarak algılanmasına neden olmaktadır. \n \n
	Branşlaşma: Ülkemizde temel eğitim sonrası akademi dışında branş
	laşma olanakları yoktur. (Ameliyathane hemşireliği\, yoğun bakım he
	mşireliği\, onkoloji hemşireliği vb.) Yıllarca onkoloji hemşireli
	ği yapmış hemşireler çok farklı alanlarda çalıştırılabilmektedi
	r. Bu durum mesleki doyumu azaltarak tükenmişliği artırmaktadır.\n \
	nCinsiyet: Hemşireliğin sosyolojik özelliklerinin en başında gelen ö
	nemli faktör cinsiyettir. Ülkemizde erkek hemşirelerin sayılarının 
	çok az olması ve hemşireliğin kadınlara özgü bir meslek olarak al
	gılanması mesleğin gelişimini olumsuz yönde etkiliyor. Ataerkil aile 
	temelli toplumumuzda kadınlardan erkeğe boyun eğme ve saygı beklendiğ
	inden\, kadınlardan oluşan hemşirelik de bu anlamda büyük ölçüde
	 payını almıştır.\n \nÜlkemizdeki sağlık sisteminde geleneksel 
	sağlık anlayışı hâkim. Hastanın merkezde olmadığı\, hasta hakkı
	nda karar verenin tek başına hekimin olduğu bu anlayışın değişmesi
	 gerekiyor. \n \nTürk Hemşireler Derneği’nin 2000 yılında hemşire
	\, ebe ve sağlık memurlarının meslekten memnuniyetine ilişkin yap
	tığı araştırmada\; araştırmaya katılan hemşirelerin yüzde 41\,
	9’unun mesleğinden memnun olduğu\, yüzde 58.1’inin mesleğinden mem
	nun olmadığı saptanmış. \n \nMemnuniyetsizlik nedenleri ise\,\n \n
	1. Ücret yetersizliği\, \n2. Görev yetki ve sorumluluklarının belli o
	lmaması\, \n3. Risk fazlalığı\, \n4. Görev dışı işlerde çalı
	ştırılma\, \n5. Meslekte ilerleyememe\, \n6. Toplumun mesleğe yönelik
	 olumsuz yaklaşımı\, \n7. Yoğun çalışma temposu\, \n8. Yardımcı
	 sağlık personeli olarak değerlendirilme\, \n9. Fazla çalışma ve \n
	10. İstenilen branşta çalışamama olarak sıralanmış. \n \nÜlkem
	izde sağlık ve hemşireliğe yönelik planlamalarda hemşirelerin olmam
	ası ya da yeterince temsil edilmemesi de mesleğin otonomi kazanmasını 
	olumsuz etkileyen faktörlerden biri olarak görülüyor.\n \nHemşirelik
	 profesyonel bir meslektir. Gelişmiş ülkelerde meslekleşme sürecini t
	amamladığı halde yukarda sayılan nedenlerden dolayı ülkemizde mesle
	kleşme istenilen düzeyde değildir.\n \nHemşirelik mesleğinde yaşana
	n sorunlar\, hemşirelik uygulamalarına\; hemşirelerin bağımsız fonks
	iyonlarından olan bakım verme ve yardım etme işlevlerini yeterince yer
	ine getirememesi\, mesleki bilgi ve yeteneklerini etkin kullanamaması şe
	klinde yansımaktadır. Bunun sonucunda toplum kaliteli hemşirelik bakı
	mı alamamakta\, sağlık hedeflerine ulaşmada hemşirelik potansiyeli d
	eğerlendirilememektedir.\nalıntı\n \nSağlıklı bır yaşam dilleği 
	ile.... \n
DTSTART:20070511T170000Z
END:VEVENT
END:VCALENDAR
