BEGIN:VCALENDAR
VERSION:2.0
PRODID:-//InvisionCommunity Events 5.0.18//EN
METHOD:PUBLISH
CALSCALE:GREGORIAN
REFRESH-INTERVAL:PT15M
X-PUBLISHED-TTL:PT15M
X-WR-CALNAME:Etkinlik Takvimi
NAME:Etkinlik Takvimi
BEGIN:VTIMEZONE
TZID:Europe/London
TZURL:https://tzurl.org/zoneinfo/Europe/London
X-LIC-LOCATION:Europe/London
BEGIN:DAYLIGHT
TZOFFSETFROM:+0000
TZOFFSETTO:+0100
TZNAME:BST
DTSTART:20080330T020000Z
RRULE:FREQ=YEARLY;BYMONTH=3;BYDAY=-1SU
END:DAYLIGHT
BEGIN:STANDARD
TZOFFSETFROM:+0100
TZOFFSETTO:+0000
TZNAME:GMT
DTSTART:20081026T020000Z
RRULE:FREQ=YEARLY;BYMONTH=10;BYDAY=-1SU
END:STANDARD
END:VTIMEZONE
BEGIN:VEVENT
SUMMARY:27 Mart /  Dünya Tiyatro Günü
DTSTAMP:20080315T102958Z
SEQUENCE:1
UID:350-1-f85989332adbd93aca8f591db1c5344f@www.turkish-media.com
ORGANIZER;CN="Misafir":forum@turkis
	h-media.com
DESCRIPTION:\nDünya Tiyatro Günü \n\n\n \nOyun oynamaktan ne alıkoy
	abilir bizi? \n \nDünya Tiyatrolar Günü için ulusal bildiriyi kaleme 
	alan Orhan Alkaya: Tiyatro ümitsizliğin reddidir\n27 Mart Dünya Tiyatr
	o Günü Ulusal Bildirisi’ni bu yıl\, İstanbul Büyükşehir Belediye
	si Şehir Tiyatroları Genel Sanat \n \nYönetmeni\, yazar\, şair ve yö
	netmen Orhan Alkaya kaleme aldı. \n \nAlkaya\, hazırladığı bildiride
	\, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü bildirisini hazırlamak görevi ve onurun
	un bu yıl kendisine \n \nverildiğini belirterek\, \"Ustam Muhsin Ert
	uğrul’un yazdığı ilk ulusal bildirinin 30 yıl sonrasında ve onun k
	urumsallaştırdığı \n \ntiyatronun 94 yıllık birikimine işçilik 
	ettiğim zamanda...\" dedi. \n \nTürkiye tiyatrosunun hayli zamandır bi
	r uzun geçidin tam içerisinde durduğunu ve geçidin darlığının h
	ayal gücünü \n \nbunalttığını belirten Alkaya\, şöyle devam ett
	i:\n \n\"Bu geçitten\, binlerce yıllık ayrışık kültürel zenginl
	iğimizle süzülmek\, dünya köyüne\, kendi oyun oynama birikimimizle 
	\n \nakmak üzereyiz. Küçük bir köyde yaşıyoruz\, ısınıyor ya
	hut üşüyoruz\, mutlaka seviniyor ve üzülüyoruz\, farklı dillerde \
	n \nkonuşuyoruz ve ötesi daima hissediyoruz. Köyün bilgeleri ve onl
	arın söylenceleri\, uzun\, durağan hayat önermelerini \n \nkışkır
	tıyor\, hepimizi tekçi dayatmalardan koruyup sakınıyor\, yaşamak böy
	le anlam kazanıyor. Çünkü başlangıçta hayat \n \nşekilsizdir. Öy
	leyse\, oyun oynamaktan ne alıkoyabilir bizi? Pek az temel izlek var bili
	yoruz ama yaratıcı insan kadar çok \n \nhikaye kurma ve anlatma biçim
	i de var. \n \nTiyatro sanatı\, hayatı sıkıcı\, ısrarcı bir düzen
	ekten koruyup kollarken\, yaratıcı insandan beslenir\, besleniyor. Çü
	nkü insan \n \neşsizdir. Olsa olsa henüz köyün sokaklarında sakl
	ı kalmış biçimler var ve yasak mahallelere ansızın girmek heyecan \
	n \nvericidir. Yeni biçimlere ihtiyaç duyuyoruz\, çünkü tıkanmak
	 ölümdür. Biçim özün ta kendisidir ve en çok biçim yasaklanır \n
	 \nbilinebilen zamanda. Aynı anda ileriye ve geriye\, yani hayatı anla
	mlı kılacak kimyaya\, yeryüzü yaşayanının şaşırtıcı \n \nimge
	lemiyle gidip gelelim ki sahici tekliği\, bugünde var olan insanı anla
	mlı kılabilelim. Bütün zamanları kapsayan anda\, \n \nbugünde! Bug
	ün daima yakıcıdır. İkaros’un kanatları elbette acıyacaktır am
	a kim güneşe o denli yaklaşmayı tasavvur \n \nedebilir ki? Çünkü a
	ncak\, yanmayı göze alan aydınlatabilir.\"\n \nTiyatronun ümitsizliğ
	in reddi olduğunu vurgulayan Alkaya\, bildiride\,\n \n\"Çünkü oyun da
	ima başlar.\n \nŞimdi ve burada\, yeniden\, oyun başlamak üzere. \n
	 \nBaşlayalım öyleyse\;\n \nhayatın gözden geçirilmiş yeni yorum
	larına her zaman ihtiyacımız oldu.\n \nBu ihtiyaç olmasaydı tiyatro
	 ne işe yarardı ki?\" ifadelerine yer verdi.\n
DTSTART:20080326T170000Z
END:VEVENT
END:VCALENDAR
