İçeriğe atla


Efendi Türkler

Katılım: 03 Şub 2007
Çevrimdışı Son Giriş: 02 Şub 2012 06:27
****-

İletilerim

Başlık: Siz Potomya'yı bilir misiniz..?

02 Şubat 2012 - 06:00

İletiyi Görüntülepolitika, 19 Ağustos 2009 - 21:45 tarihinde, dedi ki:

AB'nin yolu Diyarbakir'dan gecer... MESUT YILMAZ-Rizeli

P.... meclisi Sevki Yilmaz-Rizeli

Ben en son peygamberim.. Hasan Mezarci-Rizeli

ATATÜRK'ü anmak icin sap gibi ayakta durmaya gerek yok...Recep Tayyip Erdogan -Rizeli

Demokrasi bizim icin amac degil aractir.. Recep Tayyip Erdogan-Rizeli

SAYIN ve KELLE Recep Tayyip Erdogan-Rizeli

Potamya gercekten sirin bir ilce,ama Potamya mi suclu dersiniz?


saygilarla
Gönderilen Resim

Başlık: TÜRKİYE-İSRAİL GERGİNLİĞİ -I-

02 Şubat 2012 - 05:22

İletiyi GörüntüleAhmet AY, 11 Eylül 2011 - 17:01 tarihinde, dedi ki:

Kutik goweşti kutik niwonu/İt itin etini yemez” (ZAZACA ATASÖZÜ)




Korsan devlet uzun yıllardır bizi en büyük müttefiki, hatta Çevik BİR gibi hayranları yüzünden bizi en sadık jandarması gibi gördü. Neden görmesin ki, Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı ve İsrail için en hayati anlaşmaları BİR zamanında yapıldı. İsrail ile askeri, stratejik ve güvenlik alanındaki anlaşmaların en önemlilerinin imzalandığı dönem 93–96 yıllarıdır. DEMİREL cumhurbaşkanı, ÇİLLER başbakan ve Ç. BİR de en etkili general…
Ayrıca tarihte ilk kez Cumhurbaşkanı sıfatıyla DEMİREL, başbakan sıfatıyla ÇİLLER ve genelkurmay başkanı sıfatıyla da KARADAYI İsrail’i ziyaret eden Türk yetkililerdir. Bu yetkililer bizleri İsrail korsan devletiyle kanka eylediler.
Demem o ki,


Benim anlamadigim...

En sadık jandarması,

Biz isek..

Kölelerine ne demeli

Araplari bizler mi köle yaptik madem evlerine davet ettiler kanka olsalardi..

*** gibi dalasacaklarina...


Bizim jandarma herhalde israil´i ortadoguya tasimadi.. biz Türkler anadoluya tasiyan olmadigi gibi..

Ayna ortada...

Secdeye yakin olup davet edene bak..

AKP nin davetini hatirlarsak bize birsey animsatir doguyu 50.yilligina kiralayacakti...

İsrail ile askeri, stratejik ve güvenlik alanında bir anlaşma degil babalar gibi satmak..

Mayinlar gibi bunun adi ya kan? kanka yada son köle!

Secdeye degil Tanriya yakin olanlar buna izin vermedi!

Onlar bugün silivride çarmıha gerildiler ...

Başlık: VİCDANİ RET BİR İNSAN HAKKIDIR

13 Aralık 2011 - 22:12

İletiyi Görüntülebilimselci, 10 Aralık 2011 - 15:16 tarihinde, dedi ki:

Sayın Efendi Türkler,

"Bugün cagdas ülkelerde vicdani retcilik diye bir kavram yoktur.."

Bu yukarıdaki satır sana ait. Ben de, çağdaş olarak nitelediğin ülkelerin hukukunda "vicdani ret"in bir hak olduğunu gösteren yazı alıntıladım. Kaldı ki bu çağdaş ve uygar karara ben de katılıyorum.

Bu ve paralelindeki hükümler o kadar çağdaş ki; tüm ülkelerin hukukunun yanlışlığını gideren son durak. Tüm ülkelerin hukukçuları bunu hem fikirle kabullenmişler. Sen ben kabul etmesek ne yazar?

Sayin bilimselci,

Güzel dünya´da bir cocuk gibi dogup bir cocuk gibi ölmek herkesin hakki ama o hakki veren yok,, Belki bir yerlere kadar gidebiliyorsun bir yerde durduran cikiyor. Duranda durduranda bayrak yarisi icinde..

Kader degil ama..

Bir döngü savasi..

O kirilmaz döngüde su karanin üzerinde durmuyor bir yerde cekiliyorsun!

Tüm ülkelerin hukuku bir araya gelse insanlari bir sefkatin elleri haline getiremez,,

Hukukdan o bilgilerin icinden disariya cikamayan binlerce hukukcunun kafasini bir kafa haline getiremezsin..

Ögretmen vardir cocuklarin arasinda kala kala cocuk gibi ögrencinin kafasini patlatir burda demek istedigim bütününü ele almadikdan sonra sadece biri hak demis öbürü hayir demis..

Bakiyorum,

Cagdas toplumlarda da öyle bir yerlerde soluklanma ayari yapiliyor ki degerleri yükselsede degersizliklerini de yanlarinda tasiyorlar,,

Sadece hukuk insanlara ayar veremiyor veremez,, Verseydi cagdas ülkelerin hukukcularin ülkesinin cocuklari bizim ülkemizin cocuklarindan fazla disarda kayip vermezdi?

Herseyi pesinen kabullenmek olmuyor!!!

Cagdas ülkeler diyorum cizimleri yasamlari cok farkli.. Birde farki yakalayabilirsek deneyerek evet cok farkli..

Bu kader mi..

Egitim mi sadece? bunu bilmiyorum sürec mi onuda bilmiyorum...

Cogunlugun egitim, egitim düzeyi hukukun üzerine cikmadigi müddetce bu egitim dünyayi ele gecirmedigi müddetce..

Ama diyorum ki egitim savasin icinde buluruz kendimizi. Kendi dönemi savasi devam eder insanoglu oldugu yerde durmaz.

Her mimarin cizimi ayri oldugu gibi..

Her yas kendi cizimini sahip cikar!

Güneş Işığı yollari ayirdigi gibi her yaş kendi ciziminde israrci olacaktir.

Tüm ülkelerin hukukunun yanlışlığını gideren son durak.

Varmi bilemem..
.........................

Her dönem bir yaman olacak öyle degil mi Sayin bilimselci.

Başlık: SURİYE'Yİ VURUYORUZ, AMA İYİ Mİ EDİYORUZ?

13 Aralık 2011 - 20:55

İletiyi Görüntülepolitika, 27 Kasım 2011 - 16:27 tarihinde, dedi ki:

Suriye macerasi Erdogan'a artik yamalandi,bundan nasil siyrilacak bu cok önemlidir.Asagi tükürse sakal yukari tükürse biyik hesabina döndü bu is.Türk kamuoyu Türkiye'nin Suriye ile bir savasa kalkismasina karsidir,gerek dini gerek komsuluk nedeni ile olsun karsidir.ABD bastiriyor simdi iki cami arasinda kalmis beynamaz hesabi bu.


Sayin politika,

Buralarda rüzgar cok ters esiyor..

Zira Afaganistani gözden kaciriyoruz sakin afganistan üzerinden ilk hedef pakistan olmasin,,

Birileri cok fena oyaliyor..

Daha bir iki hafta önce 18.Türk öldü pakistan´da ama bizim molla takimindan tik yok!

Ne hikmetse...

Gerci onlar bugünlerde zina islerinden vakit bulamiyorlar.

Ya

Başlık: VİCDANİ RET BİR İNSAN HAKKIDIR

10 Aralık 2011 - 13:44

İletiyi Görüntülebilimselci, 09 Aralık 2011 - 08:55 tarihinde, dedi ki:

"Çağdaş ülkeler", isimlerindeki çağdaşlığı yansıtabilselerdi, kendilerinin de katılımlarıyla oluşturdukları çağdaş hukuka uyum sağlarlardı. Uyum sağlayan ülkeler müstesna tabiki.

Vicdani ret hakkı, günümüzde Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu tarafından temel insani hak olarak kabul edilmiştir.
Vicdanî reddin geçmişi ilk devletlerin kuruluşuna kadar eskiye uzansa da, resmileşmesi göre yirminci yüzyılın başlarına denk gelmektedir. Örneğin, İngiltere 18. yüzyılda Quaker inancına sahip olanları zorunlu askere alınmadan muaf tutmuş ve 1916'da da vicdanî reddi anayasasına dahil etmiştir. İngiltere'yi 1917'de Danimarka, 1920'de de İsveç izlemiştir. Ayrıca pek çok ülke 17 ve 18. yüzyıllardan itibaren askerliği zorunluluk değil, gönüllülük esasına dayalı uyguladığı için etkin olarak vicdani ret diye bir tanımlamaya gerek duymamıştır.
-Wikipedi-
Hangi cagdas ülkelerden bahsediyorsunuz anlamis degilim AB ülkeleri diyorsaniz onlarin AB ordusunu kurmak icin nasil arzulu olduklari ve bunu hayata gecirebilmek icin nasil cabaladiklarini bilmeyen yok..

Uyum saglayan diyorsunuzda neyin uyumu birlesmis milletlerin ortada olmadigi dönemde bile dini vecibelere dayanarak bir takim dincilerin sözüm ona askerden muafaf tutulmalarinimi..

Vicdani red diye diye bugünlere tasviye edip, tasiyip birlesmis milletler üzerinden kafalari karistirmak neyin nesi...

Birlesmis milletlerde hak görülmeyle bu isler bitmiyor nerede yasa.. Önemli olan yasalar bunlarin uygulanip uygulanmadigir hak olarak ele alinip alinmadigir..

Hangi yasa hangi tasa...

Birlesmilletlere bakmayin onun hangi anlamli bir is yaptigini gördük ki sonra vicdani reti onlarin ele aldigida yok. Mecazi anlamda dini sebeblerden dolayi zamanin birinde cikarlari dogrultusunda red edebilir misali örnekleri var gibi gösterilsede onlarin masalindan hak olmakdan öteye gitmez..Uygulanan birlesmis milletlerde kabul edilen bir yasa herhangi bu yolda yola cikmis olan kanuni bir yasa yoktur ki dünya derin bir nefes alsin..


Hangi insan oglu ister vize hangi insanoglu ister sinirlarin olmasini, Ama her daim insanoglu korunmak ister vede korumak gerekir öyle degilmidir?...

Avrupa´da bes milyon Türk var vicdani red i kullanarak sikiysa askere gitmesinde görelim oralarda biz neden bahsediyoruz hangi vicdani retden.. Bahsettiginiz vicdani red cilige uyum saglayan ülkelere bir türlü yurt disinda yasayan Türkler bir türlü rastliyamadi!!!

En iyisi yanimizda ki egeye dogru bir bakin uzaklara bakmaya gerek yok.. Iki kulactada görebiliriz...

Yanimizda ki on iki adalarin silahsiz askersiz olmasi gerekirken ABD AB silahlari nasilda oralarda cirit attigini bilmiyenmi var. Birlesmis milletlerin mali desteginide zaten bu ülkeler saglayan degil mi!

Yasa yerine hak diye ortaya bir yem atanlara onlara destek olanlara sormak gerekir?

Yoksa en basta bu silah tüccari cagdas ülkelerimiz zan altinda kalmaz mi bu konuda..

Bu ülkeler...kendi ihtiyaclari dogrultusunda..güclü olduklarindan..

Pasif anlamda birseyler gelistirilmis olabilir onun ötesine gecmez

Belki pasif insanlar icin mutfakda silah yerine eline patetes alabilir..

Veyahut sivil dients yaparak askerlik süresi kadar yasli insanlarin bakimini üstlenir sikiysa üstlenmesin..

Bu neyi hatirlatir bilirmisin bir bankadan kredi alipda geri ödeyemedigi zaman sürünmeden beter olur öldürmezler ama sürünür süründürürler!

Buralarda..

Ekonomik gücleri elverdiginden bu cagdas ülkelerin askere gidenlerin ilk is hayatina basliyanlardan daha güclü aylik baglanir..

Bu askerlik süresini ekonomik olarak kendini gelecege daha iyi hazirlamak isteyenler bu askerliginide uzattigida görülür bizde sadece cavuslara mahsusdur? veyahutda olmak isteyenlere oralarda sadece erat olmak yeterli..

Bu cikar dogrultusunda bugünün cagdas ülkeleri islerini daha siki vede sakin yürütür.. Onlar cikar dogrultusunda yürürken..

Bizde askerlik şeref ve onur.. savasa yakin bir ülke olarak buda ne yazik ki korunmalidir öylemi...

Askerligin formati degisir belki gün gelir o dönemin sartlarina göre adida degisir ama askerlik kalkmaz.

Pasif adami ne is hayatinda degistirebilirsin ne askerlikte ne aile icinde ne okul hayatinda nede cevrede muhakak gereksiz zamanlamasiz muhakak birseylere köstek olur bunun adida redciliktir.