- Forumlar
- → Profil Sayfası: gugukcuk
Üye Bilgileri
- Grup: Φ Üyeler
- İleti 443 (0,21 her gün)
- En çok ileti yeri: Güncel Konular (389 ileti)
- Profil Gösterim: 4.621
- Üye Rütbesi: Genç Üye
- Yaş: Yaş Bilinmiyor
- Yaşgünü: Yaşgünü Bilinmiyor
-
Cinsiyet
Bildirmemiş
İletişim Bilgileri
3
Nötr
Kullanıcı Araçları
İletilerim
Başlık: Beyninizi canlı tutmanın 10 yolu
24 Kasım 2011 - 11:56
Gecekuşu'na teşekkürler.
Bunları nasıl yapacağınıza kesin bir çözüm sunuyorum.
Önce insanlardan 2 km uzaklıkta bir yer keşfedin.
Arabanızı satın ve orada 100 m2 lik bir yer alın.
40 m2 sine ahsaptan bir oda tuvalet banyo' ve mutfaktan müteşekkil bir evcik kurun.Tabii ki bunu kendiniz yapın.
Kesinlikle bir köpek edinin.
Tv gibi sizi sürekli uykusuz bırakabilecek teknolojik ürünleri kurmayın.
1 tonluk bir su deposu alın ve sürekli yağmurlarda onu doldurun.
100 wattlık solar paneli de led tandanslı lambalara bağlayın ve sabaha kadar açık dursun.
Kahvaltınızı dışarıda yapın.
Gökyüzünü ve yeryüzünü seyreder iken uykunuz gelecektir.
Kahvenizi köpeğiniz ile birlikte sabah güneşinin yıkadığı bahçenizde yudumlayın ve işe gidin.
Hayatın ve yaşamanın keyfini dibine kadar çıkarın.
Bunları hayal etmedim kendim yaşıyorum ve cıldırtan bir güzellik olduğunu söylüyorum.
Sevgilerimle,
Bunları nasıl yapacağınıza kesin bir çözüm sunuyorum.
Önce insanlardan 2 km uzaklıkta bir yer keşfedin.
Arabanızı satın ve orada 100 m2 lik bir yer alın.
40 m2 sine ahsaptan bir oda tuvalet banyo' ve mutfaktan müteşekkil bir evcik kurun.Tabii ki bunu kendiniz yapın.
Kesinlikle bir köpek edinin.
Tv gibi sizi sürekli uykusuz bırakabilecek teknolojik ürünleri kurmayın.
1 tonluk bir su deposu alın ve sürekli yağmurlarda onu doldurun.
100 wattlık solar paneli de led tandanslı lambalara bağlayın ve sabaha kadar açık dursun.
Kahvaltınızı dışarıda yapın.
Gökyüzünü ve yeryüzünü seyreder iken uykunuz gelecektir.
Kahvenizi köpeğiniz ile birlikte sabah güneşinin yıkadığı bahçenizde yudumlayın ve işe gidin.
Hayatın ve yaşamanın keyfini dibine kadar çıkarın.
Bunları hayal etmedim kendim yaşıyorum ve cıldırtan bir güzellik olduğunu söylüyorum.
Sevgilerimle,
Başlık: Van ve Vicdan
21 Kasım 2011 - 13:20
Van depreminin yıkıcı ve yakıcı kalıntılarına bakınca,yaşadığımız cografyada zavallılığımızı görmek hiçte zor olmasa gerek.
Doğal bir felaketi gösteri ve ukalalık şovuna dönüştürebilek nitelikteki insanlarımızın gayretleri ile bir felaketi de gömdük gittik işte.
Faturayı ise bilim adamlarımız (!) hayalet fay'a kesiverdi.
-10 ve yukarısını görebilen bir bölgeye çadır dağıtmaya çalışan kızılay'ın hali ize mizah dünyamızın ciddi malzemelerindendi.
Elbette o sogukta soba yakmaya çalışan bölge mağdurları ise duman zehirlenmesi ve cadır yangınları gibi dogal olmayan felaketleri de göreceklerdi ve gördüler de.
Mühendisliğin sıfıra yakın olduğu bir ülkede,bundan fazlasını beklemek hayalciliktir.
8 adet keresteye 10 adet betopan vidalamak 10 kişi ile bir saati bulmaz.Hem ısı hem yağmur hem de rüzgarı keser içinde de soba yakarsınız yanma tehlikesi yoktur.Üstüne de istediğinizi kapatırsınız.Cocuklar üşümez ve ölmez.
Maliyeti ise 8 m2 lik bir alanda 500 lirayı geçmez.
Hiç mi düşünemedin sevgili kızılay onca teknik personelince??
Tv'lerdeki başka bir komedi de alınan bir parçanın İTÜ labaratuarındaki basınç testi uygulaması
Konserve büyüklüğündeki bir parçaya basınç veriliyormuş eğer belirlenen basınca mukavemet eder ise beton güçlü imiş.?
Alın elinize bir cam 10 santim uzunluğunda ve sallayın
kırılmadığını göreceksiniz.
Alın elinize 200 cm lik bir cam yine sallayın diyemiyeceğim
Allah korusun.
Depremi İtü uzaydan düşen meteorlar ile karıştırdı galiba?
Spiker bile konuya uzman olmuş,
-Bakın elimde nasıl parçalanıyor deniz kumu olduğu belli diyebilecek kadar konuya vakıf
-Demirler ise ne kadar ince diyebilecek kadar da statik öğrenmiş.
İnsana verdiğimiz deger işte bu kadar.
Üzülmek, o bölgede yanan yürekleri ne yazık ki soğutmuyor.
Doğal bir felaketi gösteri ve ukalalık şovuna dönüştürebilek nitelikteki insanlarımızın gayretleri ile bir felaketi de gömdük gittik işte.
Faturayı ise bilim adamlarımız (!) hayalet fay'a kesiverdi.
-10 ve yukarısını görebilen bir bölgeye çadır dağıtmaya çalışan kızılay'ın hali ize mizah dünyamızın ciddi malzemelerindendi.
Elbette o sogukta soba yakmaya çalışan bölge mağdurları ise duman zehirlenmesi ve cadır yangınları gibi dogal olmayan felaketleri de göreceklerdi ve gördüler de.
Mühendisliğin sıfıra yakın olduğu bir ülkede,bundan fazlasını beklemek hayalciliktir.
8 adet keresteye 10 adet betopan vidalamak 10 kişi ile bir saati bulmaz.Hem ısı hem yağmur hem de rüzgarı keser içinde de soba yakarsınız yanma tehlikesi yoktur.Üstüne de istediğinizi kapatırsınız.Cocuklar üşümez ve ölmez.
Maliyeti ise 8 m2 lik bir alanda 500 lirayı geçmez.
Hiç mi düşünemedin sevgili kızılay onca teknik personelince??
Tv'lerdeki başka bir komedi de alınan bir parçanın İTÜ labaratuarındaki basınç testi uygulaması
Konserve büyüklüğündeki bir parçaya basınç veriliyormuş eğer belirlenen basınca mukavemet eder ise beton güçlü imiş.?
Alın elinize bir cam 10 santim uzunluğunda ve sallayın
kırılmadığını göreceksiniz.
Alın elinize 200 cm lik bir cam yine sallayın diyemiyeceğim
Allah korusun.
Depremi İtü uzaydan düşen meteorlar ile karıştırdı galiba?
Spiker bile konuya uzman olmuş,
-Bakın elimde nasıl parçalanıyor deniz kumu olduğu belli diyebilecek kadar konuya vakıf
-Demirler ise ne kadar ince diyebilecek kadar da statik öğrenmiş.
İnsana verdiğimiz deger işte bu kadar.
Üzülmek, o bölgede yanan yürekleri ne yazık ki soğutmuyor.
Başlık: Yüzen adacıklar yok olurken…
17 Ekim 2011 - 12:54
Konunun hassasiyeti üzerine yazdıklarınıza tüm kalbimle katılıyorum.Konuya olan üzüntülerinize de ne yazık ki.Ama elimden birşey gelmez.Keşke gelse idi.
saygılarımla,
saygılarımla,
Başlık: Bilimin kabul edebilecegi bir Allah var MI dir ?
27 Temmuz 2011 - 12:00
Ben meseleye Tanrı ve Şeytan ikilemi ile değil,dogru ile yanlış penceresinden baktığımdan dolayı bu tip savları pek geçerli bulmuyorum açıkcası.İnanç kavramının insan üzerindeki güçlü etkisi kesinlikle yadsınamaz.
Her insan,aynı zamanda kendisinin hem avukatı hem hakimidir.Bu sebep ile aralarındaki uzlaşı bireysel olsa dahi insanın toplumsal yaşam şekli diğerlerini de aramak zorunda kalmıştır.Ortak yaşam formunda diğerlerinin de üstünde olmasının arzu edildiği ve mutlak doğrularının asla değişmediği bir varlığın var olması elbette kaçınılmazdır.Dolayısı ile kabulleniş,reddedişten daha insanidir.
Meseleye bu şekilde baktığımda benim açımdan pek bir sorun yaratmıyor.
Sevgilerimle,
Her insan,aynı zamanda kendisinin hem avukatı hem hakimidir.Bu sebep ile aralarındaki uzlaşı bireysel olsa dahi insanın toplumsal yaşam şekli diğerlerini de aramak zorunda kalmıştır.Ortak yaşam formunda diğerlerinin de üstünde olmasının arzu edildiği ve mutlak doğrularının asla değişmediği bir varlığın var olması elbette kaçınılmazdır.Dolayısı ile kabulleniş,reddedişten daha insanidir.
Meseleye bu şekilde baktığımda benim açımdan pek bir sorun yaratmıyor.
Sevgilerimle,
Başlık: Kentlerde yaşayanların beyni kırsal yerlerde yaşayanlara göre farklı işliyor.
07 Temmuz 2011 - 10:36
Bu tip araştırmalar genellikle yönlendirici nitelikli araştırmalar sevgili gecekuşu.İçerik ve yönlendirme bazında bu araştırmanın sonuçları doğrudur.İki ayrı yaşam stilini yaşayan bir kişi olarak,
-Yoğun oksijen'in bulunduğu kırsal kesimde yaşamanın düşünme ve irdeleme duyularını olağanüstü açtığının farkına vardım.
-Sabahleyin yağan çiğ'in nefes alma yollarındaki yüksek etkisini gördüm.
-Tabiat ile içiçe yaşamanın diğer yaşam formlarına karşı aşırı bir duygusallık ve saygı yarattığını da gördüm.
Sonuç olarak sadece betonda yaşamasına olanak verilen kentsoylu yaşamın kesinlikle yokedilmesinin ve insanların bahçeli evlerde yaşamalarının sağlanması gerektiğine inandım.
Dostluk,paylaşım,yardım gibi doğal insani karakterlerin yerine oturacağı tek yaşam modeli bahçeli ev modelidir.
Sevgilerimle,
-Yoğun oksijen'in bulunduğu kırsal kesimde yaşamanın düşünme ve irdeleme duyularını olağanüstü açtığının farkına vardım.
-Sabahleyin yağan çiğ'in nefes alma yollarındaki yüksek etkisini gördüm.
-Tabiat ile içiçe yaşamanın diğer yaşam formlarına karşı aşırı bir duygusallık ve saygı yarattığını da gördüm.
Sonuç olarak sadece betonda yaşamasına olanak verilen kentsoylu yaşamın kesinlikle yokedilmesinin ve insanların bahçeli evlerde yaşamalarının sağlanması gerektiğine inandım.
Dostluk,paylaşım,yardım gibi doğal insani karakterlerin yerine oturacağı tek yaşam modeli bahçeli ev modelidir.
Sevgilerimle,
- Forumlar
- → Profil Sayfası: gugukcuk
- Forum Kullanım Kuralları





Başlık ve İletilerim
Görünen Rumuz Geçmişi
