Zıplanacak içerik
  • Üye Ol
editor

Ermeni İddiaları ve ABD Türkleri

Önerilen İletiler

Son on yıldır, Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, Amerika’da da Ermeni diasporası, varsaydıkları soykırımı Amerikan halkına kabullendirme amaçlı bir çaba içindedir. Aradıkları sempatiyi terörle elde edemeyince, enerjilerini politik meydana yönlendirmişler ve burdaki her hükümet birimine “baskı” yapmaya başlamışlardır. Mahalli ve eyalet çapında bazı başarılar elde etmelerine rağmen, federal parlementodan istediklerini henüz alamamışlardır.

 

Esasında yerel başarıları küçümsenmeyecek kadar önemlidir. Amerikan okul sistemleri, seçimle gelen ve diğer hükümet birimlerinden bir hayli özgür olan kurullarca yönetilir. Beş milyonluk Minnesota eyaletinde 300’e yakın “özgür” okul kurulu vardır, bütün Amerika’da ise binlerce. Bunlardan bazıları, Ermeni kökenli Amerika’lıların isteğine uyarak, Ermeni tezini benimsemişler ve okullarında tarih eğitimini Ermeni tezine uyumlu bir şekilde yapmaya başlamışlardır. Fakat Ermeni lobisinin esas amacı, dünya kamu oyunda çok büyük yankılar yapacak Amerikan federal parlementosundan çıkan ve 24 Nisan’ı Ermeni soykırımı günü olarak belirleyen bir bildiridir. İlk bakışta çok masum görünen böyle bir bildiriyi, Ermenilerin kendilerini esas amaçlarına götürecek bir basamak olarak gördükleri şüphesizdir.

 

Bu, Türkiye hükümetinin özür dilemesi, para tazminatı ve toprak isteğini içeren çok boyutlu bir amaçtır. Fakat son üç dört yıldır Ermeni tezini savunanlar, bunları dile getireceklerine, savlarını kabullenen Türkiyenin temizlenecek vicdanından söz etmektedirler. Böylece hem savunduklarının ispat edilmiş tarihi bir gerçek olduğunu, ve hem de ne kadar alçak gönüllü olduklarını her fırsatta dinleyicilere sunmaktadırlar.

 

İki Şubat, 2001’de yerel gazetemizde bir yazısı yayımlanan Steven Feinstein (Minnesota Üniversitesi Humprey Enstitüsü insan hakları bölümünden sorumlu kişi), bu tezi savunmuş ve Almanya Yahudi katliamını kabullenmekle nasıl vicdanını temizlemişse, Türkiye’nin aydına çıkması için aynı şansı olduğunu yazmıştır. Ermeni yanlısı Bay Feinstein, Ermeni iddialarının doğru olmayabileceğinin yanından bile geçmemiştir. (Bay Feinstein’nin düşüncelerini eleştiren yazım, beklediğim gibi, gazetimizce yayımlanmamıştır.) Feinstein’in yazısı yayımlanmadan bir iki ay önce eyaletimize konuşmaya gelen Ermeni asıllı Profesör Hovasian’da aynı doğrultuda konuşmuştur. Eyaletimizin Dış İşleri Komitesince çağrılan Ermenistan’ın Amerika büyükelçisi bile dinleyiciyeler aynı tez doğrultusunda seslenmiştir. Bu kişilerin planlanmış bir programı uyguladıkları açıktır.

 

Son yıllarda Amerika’nın dört köşesini ablukaya almış görünen Ermeni diasporasıyla çatışan Türk-Amerikalıların önündeki engeller nelerdir ve bu engelleri aşmak için neler yapılmalıdır?

 

Türklere Güvenirsizlik: Amerika’da, diğer Batı ülkelerinde olduğu gibi, Türklere güvenirsizlik vardır. Bunun nedenleri içinde Batı’nın İslama karşı ön yargısı ve Türklerin asırlarca Avrupa’nın doğusunun hemen hepsini kontrol altında tutması da vardır. Tarihlerinde başka ırkların (örneğin Romalılar ve Avusturyalılar) istilasına uğramalarına rağmen, Sırpların Türklere karşı besledikleri kin, esasında Batı duygularını yansıtan ve Avrupa’lıların Türklere kızgınlıklarını gösteren bir davranıştır.

 

Ön yargının antidotu ön yargıya maruz kalanların bilinmesi ve tanınmasıdır. Türkiye’nin hergün artan turist trafiği, ülkemizin stratejik öneminin gün geçtikçe daha fazla anlaşılması ve Amerika’da ki Türk göçmenlerin, henüz politik sahaya yansımamasına rağmen, başarıları bu ön yargıyı, yavaş olsa da, deiğiştirmektedir. Türkiye’ye tatile giden Amerikalılardan ülkemize hayran olmadan dönen yoktur ve Ermenilerin “canavar Türkler” söylemini çürüten en büyük kozumuzdur.

 

İlginçtir, Milli takımımızın Dünya Kupasında 3. gelmesi bile Türklerin imajını olumlu olarak etkilemiş ve 20. asrın başından beri bizleri yerin dibine sokan Ermenilerin abartı ve yalanlarını açığa çıkartmakta çok yararlı olmuştur. Bu olumlu gelişmelerin daha da etkin olması için, ağır başlı ve sağ duyuyla davranmaya devam etmemizin büyük önemi vardır.

 

20. Asrın Başında Amerika’ya Gelen Göçmenler: 20. asrın başında Osmanlı sınırları içinden Yeni Dünya’ya önemli sayıda göçmen gelmiştir. Yeni Dünya’ya gelme nedenleri ne olursa olsun, Hiristiyan kökenli bu göçmenler, Yeni Dünya’ya ayak basar basmaz, bütün Avrupa’nın içinde olduğu müthiş kargaşalığa rağmen, durumlarının acilliğini İslama ve Türklere yüklemişlerdir. Uzun süre karşıt bulamayan öyküleri bir efsane gibi her geçen gün daha da abartılmıştır. Amerika Amerika, Lawrence of Arabia, ve Gece Yarısı Ekspressi filmleri bu efsaninin örneklerindendir. Amerikalıların, kendi dinlerinden olan Yunan ve Süryani kökenli vatandaşların da destekledikleri Ermenilere, inanmamaları için şimdiye kadar elle tutulur bir neden yoktu.

 

Fakat son 50 yıldır Amerika’ya gelen Türk göçmenleri, denklemi değiştirmiştir. Her ne kadar bizden daha önce gelen göçmenler Amerikan toplumunun, sanattan politikaya kadar, her safhasına daha kökten yerleşmişlerse de, zamanla bu eşitsizliğin de giderileceğinden eminim. Ermeni kökenli yazar William Soreyan, veya film yapımcısı Elia Kazan, bestekar Aram Kaçatorian, veya 8 yıl Kaliforniya eyalet valiliği yapan Dökmeciyan’ın vardıkları yerlere Türk kökenli Amerikalıların da geleceğinin zamanı yakındır.

 

Eğitim: Amerika’da girdiğimiz her tartışmada Ermeniler bizim tarih eğitimimizin, özellikle 20. yüzyıl tarihiyle ilgili, ne kadar yetersiz olduğunu tekrarlarlar. Bu iddiada haksızda değildirler. Katıldığımız toplantılarda, Ermeni tezini benimsemiş profesörler, iki-üç nesil beyinleri yıkanmış Ermeni asıllı Amerikalılarla ve arkadaşları vardır. Çoğumuz, Ermenilerin söz konusu ettikleri olayları değişik belge ve kitaplardan öğrenmeye/anlamaya çalışmışsak ta, bu çalışmalar genelde sistemsiz ve plansız olduğundan yetersiz kalmıştır.

 

Tarih kitaplarımızda 20. yüzyıla daha fazla önem vermenin zamanı gelmiştir. Lise mezunu olarak Amerika’ya geldiğimde ne İkinci Dünya Savaşı, ne Rus-Japon Savaşı, ne de Hindistan ve Pakistan’a özgürlük getiren olaylar hakkında önemli bilgim vardı. 20. yüzyıl tarihinin okul kitaplarımızda daha ağırlıklı işleneceğini okumuştum. Bunun doğru olduğuna inanmak isterim.

 

Tavrımız: Bir taraftan tarihi önyargısız olarak tartışmayı savunurken, öbür yandan bizden farklı düşünenlere Türk düşmanı veya vatan haini demek yanlıştır. Böyle bir yargıya varmadan önce, karşıyı iyi dinlemek, kendi görüşlerimizi serin kanlılık ve mantıklı bir şekilde sunmak gerekir. “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” ata sözümüz bu konuda çok geçerlidir.

Hergün dünyanın dört köşesindeki Türk derneklerinden Ermeni sorunuyla ilgili Internet vasıtasıyla binlerce bilgisayara ulaşan birçok yazı nın amacı nerdeyse bu “Türk düşmanlığını” veya “vatan hainliğini” ispatlamak içindir. İşin kötüsü, bu konuda bizleri çok aydınlatacak olan yazıların bu elektronik posta kalabalığında kaybolma tehlikelesidir.

 

Doksan yıla yakındır Amerika’da “soykırıma” uğradık diye propaganda yapan Ermeni diasporası, halkın şuuruna büyük bir nakış işlemiştir. Bunu birkaç yıl içinde değiştirmek mümkün değildir; sabır ve zaman ister. Unutulmamalıdırki, Türkiye’ninkide dahil, dünya tarihini genelde Batı tarihçileri yazmıştır. Düne kadar katil Kolombos’u ve gaddar Kortez’i büyük kahraman olarak gösteren tarihçilerin Ermeni konusunda da hata yaptıklarını elbet birgün kabulleneceklerdir.

İşte o zaman aynı kültürün evlatları olan biz ve Ermeniler, yaralarımızı beraber sarabilir, bin yıllık ortak yaşamın sevinç ve heyecanını, 100 yıllık bir aradan sonra, tekrar konuşabiliriz. Bu amaca ulaşmanın, yurt dışında olan bütün Türkler gibi, anavatandaki vastandaşlarımızın kutsal saydıkları bir görev olmalıdır.

 

Editör

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

atalarım veya büyüklerimin geçmişte ne yaptığını bilemem belkide biz gerçekten o soykırımı yaptık ama anlatmak istediğim ben bir türk evladı olarak ermenileri kendime düşman olarak görmüyorum sizinde dediğiniz gibi gerçeğe ulaşmak için bir kişinin konuşması ve karşısındaki insanın dinlemesi gerekir.ermeniler ve biz biraz değil çok fazla serin kanlı olmalıyız olmalıyız ki birbirimizin ne anlatmak istediğini anlıyabilelim

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

öncelikle şunu belirtmek istiyorum gerçekten tarihimizi bilmek gereklidir. olaylar neden başlamış nelere sebep olmuş ve sonuçları neler olmuş bunları tam bilmeden kendimizi savunmamız zordur..

 

sözde ermeni soykırımında aslında değinilmesi gereken ilk 24.nisan olarak belirttikleri sözde soykırım tarihidir. nedenine gelince.. 1 dünya savaşında bizleri destekleyeceğini söyleyen ermeniler. ruslarla birlik içine girmiş ve bizleri arkadan vurmuşlardır.. Van, Muş, Bitlis, Kars, Gümrü, Erzurum, Erciş, Kağızman, Gümüşhane, Hasankeyf, Adilcevaz, Mahmudi, Zeytun, Şafak, Elazığ, Şebinkarahisar, Suşehri, Divrik, Gürün, Gemerek, Amasya, Tokat, Diyarbakır ve daha pek çok doğu ve güneydoğu yerleşim yerlerinde önce örgütlenmişler, sonra isyan edip, savaş başladığında Rus ilerleyişini kolaylaştırıp Türk kuvvetlerinin hareketlerini engellemişlerdir. nisan 1915 te de van da büyük bir ayaklanma başlatmışlar ve müslümanları katletmişlerdir.. osmanlı imparatorluğuda 24 nisan da tarih çok önemli evet 24 nisan da Dahiliye Nezareti, ermeni komite merkezlerinin kapatılması, evraklarına el konulması ve komite elebaşlarının tutuklanmasına karar vermiş. ve çok sayıda ermeni tutuklanmıştır.. yanii ermenilerin sözde soykırım dedikleri gün aslında bu tutuklamaların olduğu gündür.. ve techir yasası 27 mayıs 1915 te kabul edilmiştir. ve techir olarak değil yasada tayin yer değiştirme gibi kelimelerle yazılmıştır.. vs vs vs..

şimdi de bizim unuttuklarımıza gelelim.. birinci dünya savaşında seydi beşir usare kampında esir düşen askerlerimiz.. ingilizlerin türkçe bilmemesi sebebi ile ermeni doktorların ve görevlilerin araya fitne sokarak dezenfekte havuzlarında 15 bin askerimizi kör ettirmişlerdir.. yeni kurulan TBMM inde maalesef bu konu görüşülmüş ama unutulmuştur..

mora Türklerine yapılanlar, kıbrıs Türkleri, Hocalı katliamları, Karabağda yaşananlar, kırım Türklerinin sibirya buzullarında canlı canlı gömülmeleri.. vs vs vs.. daha yazılacak çok var..

farkımız mı ne.. onlar olmayan bir soykırımı varmış gibi gösterip yıllardır sorun çıkartıyor.. britanica ansiklopedisinde her yıl sayıyı arttırıyor.. bizlerse bize yapılanları unutuyoruz..

saygılar..

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
öncelikle şunu belirtmek istiyorum gerçekten tarihimizi bilmek gereklidir. olaylar neden başlamış nelere sebep olmuş ve sonuçları neler olmuş bunları tam bilmeden kendimizi savunmamız zordur..

 

sözde ermeni soykırımında aslında değinilmesi gereken ilk 24.nisan olarak belirttikleri sözde soykırım tarihidir. nedenine gelince.. 1 dünya savaşında bizleri destekleyeceğini söyleyen ermeniler. ruslarla birlik içine girmiş ve bizleri arkadan vurmuşlardır.. Van, Muş, Bitlis, Kars, Gümrü, Erzurum, Erciş, Kağızman, Gümüşhane, Hasankeyf, Adilcevaz, Mahmudi, Zeytun, Şafak, Elazığ, Şebinkarahisar, Suşehri, Divrik, Gürün, Gemerek, Amasya, Tokat, Diyarbakır ve daha pek çok doğu ve güneydoğu yerleşim yerlerinde önce örgütlenmişler, sonra isyan edip, savaş başladığında Rus ilerleyişini kolaylaştırıp Türk kuvvetlerinin hareketlerini engellemişlerdir. nisan 1915 te de van da büyük bir ayaklanma başlatmışlar ve müslümanları katletmişlerdir.. osmanlı imparatorluğuda 24 nisan da tarih çok önemli evet 24 nisan da Dahiliye Nezareti, ermeni komite merkezlerinin kapatılması, evraklarına el konulması ve komite elebaşlarının tutuklanmasına karar vermiş. ve çok sayıda ermeni tutuklanmıştır.. yanii ermenilerin sözde soykırım dedikleri gün aslında bu tutuklamaların olduğu gündür.. ve techir yasası 27 mayıs 1915 te kabul edilmiştir. ve techir olarak değil yasada tayin yer değiştirme gibi kelimelerle yazılmıştır.. vs vs vs..

şimdi de bizim unuttuklarımıza gelelim.. birinci dünya savaşında seydi beşir usare kampında esir düşen askerlerimiz.. ingilizlerin türkçe bilmemesi sebebi ile ermeni doktorların ve görevlilerin araya fitne sokarak dezenfekte havuzlarında 15 bin askerimizi kör ettirmişlerdir.. yeni kurulan TBMM inde maalesef bu konu görüşülmüş ama unutulmuştur..

mora Türklerine yapılanlar, kıbrıs Türkleri, Hocalı katliamları, Karabağda yaşananlar, kırım Türklerinin sibirya buzullarında canlı canlı gömülmeleri.. vs vs vs.. daha yazılacak çok var..

farkımız mı ne.. onlar olmayan bir soykırımı varmış gibi gösterip yıllardır sorun çıkartıyor.. britanica ansiklopedisinde her yıl sayıyı arttırıyor.. bizlerse bize yapılanları unutuyoruz..

saygılar..

 

Sayin ecem TC,tespitlerinizde haklisiniz,Ermeni meselesi denilen senaryo aslinda Türkiye'nin sinirlarinda gözü olan bir ülkenin gecmisini inkar ederek Türk ulusuna böyle bir suclamayi yapmasindan ve hristiyan dünyanin destegini arkasina almak istemesinden öte birsey degildir.Ermenilerin büyük Ermenistan sevdasi aslinda Türklerin Anadolu'ya geldikleri tarihten itibaren suya düsmüstür,denizden denize sloganlari Türkler nedeniyle akamete ugramistir.Yani Türk düsmanligi 1915 le degil asirlar öncesine dayanan bir gercektir.1915 aslinda Türklerin soykirima ugratildigi bir tarihtir ve tüm ciddi tarihciler ve hatta Ermenilerin bircok tarihcisi bile bu gercegi kitaplarinda dile getirmislerdir.Ermeni anayasasinda soykirim vardir,ve Türkiye'nin Dogusu icin Bati Ermenistan tanimlamasi yapilirken Agri baskent olarak gösterilir.

 

Peki neden bizde kendilerine aydin adi veren birileri Ermenilere arka cikarak Türk ulusunu suclamaktadir.Bu nedenleri birkac baslikta incelemek mümkündür.

a-Ermeni diasporasinin tarafini tutmuslar,

b-farkli kisisel ve ideoloik cikarlari oldugundan,

c-Kökenlerinin ya Ermeni ya Kürtlüge dayanmasindan,

d-Türkiye Cumhuriyeti devletine ideolojik olarak karsi olmalarindan.

Cünkü Ermeni meselesini Türkleri suclayacak bicimde ileri sürenlerin gecmislerine baktigimizda,ya Dev sol ya Dev yol üyeleri olduklarini ve bunlarin bir zamanlar Türkiyede devrim adi altinda cinayet sebekeleri olusturanlarla birlikte calistiklarini görmekteyiz.Baskin Oran,Oral Calislar,Mehmet Ahmet Altan,Taner Akcam ve daha bircok ismi bu anlamda incelemek gerekir.Ermeni meselesinde Orhan Pamuk'a nobel verilmesinden kisa bir süre önce Orhan Pamuk'un neler söyledigini hatirlayin ki Orhan Pamuk'un kökeni herkesce bilinmektedir.

Ermeni meselesini ileri sürenlerin bugüne kadar Ermeniler tarafindan katledilmis olan yarim milyonun üzerindeki Türk insanindan ve 90 li yillarda Karabag'da Ruslarin destegiyle yüzlerce Azeri insaninin katlinden hic bahsetmezler cünkü kendilerini Ermeni meselesine adamis olanlarin böyle bir katliami kabullenmeleri beklenemez.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Haysiyet,o kelimenin anlamini iyi bilenler icin cok büyük seyler ifade eder.Biz maalesef bu kavramdan hergün biraz daha biraz daha uzaklasarak bugünkü duruma getirildik.

Avrupa Birligi serüvenimizde bize haysiyetsizligi alistira alistira kabul ettirdiler.Son 5-6 yillik dönemde de artik bu haysiyet kavrami geri kafali ileriyi göremeyen,yani cagdas acilimlara kapali olanlarin düsünceleri olarak beynimize islenmeye baslandi bu da yetmedigi icin ulusalci Kemalist gibi hakaretlere maruz birakildik.Vatan dedigimiz icin ya irkci dediler ya irkci görüs dediler ya da fasistlikten bahsettiler.

 

Ermeni meselesi,vicdani olan her tarihcinin her bilim adaminin nefretle yirtip atacagi bir iddiadir.Gerceklerle zerre kadar ilgisi yoktur,magdur olanlar Ermeni degil Türk insanlaridir.Bunun en taze örnegi HOCALI katliamidir,yüzlerce Azeri Ermenilerin vahsetiyle hayatini kaybetmis ve milyonlarca Azeri evinden yurdundan olmustur.Bakin,bugün Ermeni meselesini Türk ulusunun Türk devletinin önüne bir tehdit unsuru olarak koyan ic ve dis düsmanlar,isbirlikciler,kuyruklar,Azerbaycan'da ki nezalinden tek kelimeyle bahsetmezler,cünkü Ermeni kardesleri küser onlara,onlar Ermeni kardeslerinin haklari icin mücadele verirler Azeriler icin degil.Aynen PKK terörüyle hayatini kaybedenlere degilde PKKlilara insan gözüyle baktiklari gibi.

 

Biz haysiyetli bir toplumduk,ama onu elimizden parca parca aldilar,Türkiye'den Avrupa Birliginin baskisi ile Sevr'de basarilamiyanlari koparma gayreti ile AB ye karsi olanlari veya adam gibi girelim diyenleri gerici,ulusalci,Kemalist,gibi yaftalarla karalamaya calisarak AB nin dayattigi her seyi kayitsiz sartsiz kabullenme haysiyetsizligini tüm Türk milletinin haysiyetini hice sayarak gösterdiler.

 

Haysiyetli bir yönetim halkinin haysiyetinide gözetir ve korur.Halkin haysiyetini kücük düsürecek uygulamalardan kacinir.Bazi ülkeler,Ermeni meselesini tanidi;Taniyabilir,bu onlarin ic isleridir,bizi ilgilendirmez bizi ilgilendiren Türk hükümeti olarak bu ülkelere karsi takinilan tavirlardir.Ne görüyoruz bu tavirlarda?Haysiyetli bir tavir görenimiz oldumu?Hayir,cünkü biz Avrupa Birligi sevdalisi yönetimlerin elinde kaldik,Bizi Avrupa birligine alsinlar diye bu hükümetlerin veremiyecegi hicbir taviz düsünemiyorum,bakmayin arada bir horozlanmalarina o tamamen ic siyasete yönelik horozlanmadir yani halkini kandirma siyaseti.Haysiyetli bir yönetim cok farkli siyasetler yapardi.Bir ülkenin stratejik cikarlari bagimsizligi,üniter yapisi hicbir sey karsiliginda yok sayilamaz,tehlikeye atilamaz.

 

Kurtulus savasini verenlerin icinde bulundugu sartlar bugünkünden kat kat daha agirdi,ama onlar bir dava adamiydi ve hepside

 

HAYSIYETLI INSANLARDI.BÖLÜCÜLERLE,TOPRAGIMIZDA GÖZÜ OLANLARLA,VE ONLARIN YANDASLARIYLA ILISKILERI YOKTU.

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İnglizce bilenler için sözde Ermeni soykırımı ile ilgili bilgilendirici bir site.

 

 

-http://www.tallarmeniantale.com/index.htm-

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Diasporanin Türkiye Karsiti calismalari:1920'ler

 

 

Osmanli Imparatorlugu dagildiktan sonra yerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti,gecmisin aci günlerinden uzaklasabilmek icin elinden geleni yapti,iliskilerini gecmisin anilari üzerine kurmamak icin özel bir önem gösterdi.Sinirlarin anlasmalar ile belirlenmesi,bundan sonra da tekrar degistirilmemesi önemli hedefler oldu.Kemalist Türkiye'nin bir diger hedefi ise bölge ülkelerinin mümkün oldugunca homojen olmasi ve her milletin kendi ülkesinde baris ve zenginligini aramasi olmustur.Bir baska ulusal hedef ise emperyalist ülkeleri bölge islerinden uzak tutmak,Avrupa'nin büyük gücleri arasindaki kavgalardan uzak kalabilmek olmustur.Buna karsin yeni kurulan Ermenistan devletinin basina Mustafa Kemal ve arkadaslarindan cok farkli anlayista insanlar gelmistir.Tasnaklar radikal Ermeni milliyetciligi altinda hem sinirlari degistirebilmeyi önemli bir hedef saymislar,hem gecmisin hatiralarini yeniden canlandirmaya calismislar,hem de emperyalist ülkeler ile yakin bir iliski kurarak bu ülkelerin kavgalarinda bir arac haline gelmislerdir.Bunun maliyeti ise cok agir olmus ve birinci bagimsiz Ermenistan devleti kisa sürede Bosevikler'in eline gecmis ve SSCB icinde Ermenistan bagimsizliga veda etmistir.

 

1920'li yillar icinde Ermeniler yine tüm dünyaya yayilmis bir millet görünümündedir.Sovyet Ermenistani'nda yasayan Ermeniler'den daha fazlasi diger Sovyet Cumhuriyetleri,Ortadogu,Avrupa,Afrika,Latin Amerika ve Kuzey Amerika'da yasamaktadir.

Ermenistan'da Tasnak yönetiminin sona erip yerine Sovyet yönetiminin gelmesi ise bir baska bölünme nedenini ortaya cikarmistir.Bundan sonra Ermeniler Sovyet yanlisi ve karsitlari olarak iki keskin gruba ayrilacaklardir.Sovyet yanlilari Ermenistan'in Ruslar ile isbirligi yaparak tarihi Büyük Ermenistan'i kurabilecegini ve ulusal cikarlara bu yolla ulasabilecegini savunurken,Tasnaklar Sovyet yönetimini bir tür isgal olarak görmüstür.

 

 

Tasnaklar'a göre Ermenistan SSCB ve Türkiye' nin isgali altindadir ve bu topraklarin her iki devletin isgalinden de kurtulmasi sarttir.Sovyet yanlisi ve karsitlarina ek olarak bir de Kilise ile dünyevi gücler arasinda bir ayrim vardi.Laikler hem Tasnaklar hem Hincaklar arasinda güclüydü.Ne kadar ilginctir ki bu kadar bölünmeye karsin tüm Ermeni mezhepleri,tüm Ermeni siyasi gruplari,laikler ve en asiri dinciler tek bir konuda,Türkiye karsitligi konusunda hemfikirdiler ve böylesine büyük bölünmeleri asan da bu ortak payda olmustur.

 

Özellikle Tasnaklar'in Ermenistan disina cikmak zorunda kalmalari Diaspora Ermenileri'ni siyasilestirdi.Tasnaklar 1924 yilina kadar Fransa'da bir sürgün hükümeti olusturdular.Fransa'nin yeni Türkiye Cumnhuriyeti'ni tanimasindan sonra Tasnaklar bu sürgün hükümetini bir heyet haline dönüstürerek 1965 yilina kadar devam ettirdiler.Tasnaklar bir yandan Ermenistan'daki durumun Ermeni davasi icin ne kadar zararli oldugunu islediler.Sovyet Ermenistan'i Tasnaklar'a göre bagimsiz Ermenistan'in sona erdirilerek isgal döneminin baslamasi anlamina geliyordu.Tasnaklar'in Bolsevikler'e en büyük kizginligi ise Dogu Anadolu'daki sözde Ermeni topraklarinin Türkler'e birakilmasindan kaynaklaniyordu.Tasnaklar'a göre Ruslar,Türkler ile yaptiklari stratejik isbirliginde kurban olarak Ermeniler'i secmislerdi ve Türk-Sovyet siniri Türkler'e Ermeni topraklari verilerek cizilmisti.Ayni sekilde Nahcivan ve Karabag'in Azerbaycan'a SSCB döneminde de bagli kalmasi Tasnak Ermenileri adeta cileden cikarmistir.

 

1960 yillarinda baslayan Ermeni miliiyetciligi,bu milliyetciligin canlanmasinda rol oynayan diaspora ve Ermenistan iliskileri,Stalin döneminden farkliydi.Stalin döneminde bu baglar sinirliydi.1962 yilindan itibaren Diasporadan Erivan'a ögrencilerin gelmeye baslamasiyla,yeni nesiller Ermenistan'da egitim almaya basladilar.Amac,bu kisilerin anavatanlarini tanimalari ve dillerini muhafaza edebilmeleriydi.Ancak etkilesim iki tarafli oldu ve özellikle Ortadogu ve Batili ülkelerden gelen diaspora Ermenisi ögrenciler Ermeni gencleri üzerinde büyük bir etki olusturarak milliyetciligin canlanmasini sagladilar.1915 olaylari hayati bir deger tasiyordu ve bu sayede 1915 olaylarinin Ermenistan'daki yankilari da daha fazla siyasilesmeye basladi.

 

Ermeni milliyetciliginin 1960'larda yeniden canlanmasindaki en önemli faktör Türk düsmanligidir.

 

Diasporadaki parti ve dernekler arasindaki ortak faaliyetler artmis,diaspora ile Ermenistan arasindaki baglar kuvvetlendirilmistir.Güclü yapistirici ise 1915 olaylari ve Türk düsmanligi olmustur.O güne kadar icten ice yanan bir ates görünümünde olan Ermeni sorunu,1965 yilinda 1915 olaylarinin yildönümü gerekce gösterilerek yeniden alev almis ve dha da önemlisi dünya kamuoyununa daha aktif olarak dahil edimeye calisilmistir.Buna karsin Türkiye'nin gelismelere ilk tepkisi hala olaylarin komünist hareketin bir devami oldugu seklindedir ve ileride Türk ulusal cikarlarina ciddi bir tehdit olabilecegine ihtimal dahi verilmemistir.

 

Olaylar bu tarihten sonra yavas yavas gelismeye baslamistir.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Bir takim yazarlar,Osmanlilarin ilk Ermeni katliamini 1895 yilinda yaptiklarini iddia etmektedirler.Bu iddiada bulunanlar,Ermeniler tarafindan 1878 yilinda kurulan "KARA HAC CEMIYETI'"nin,1881'de Erzurum'da krulan "ANAVATAN MÜDAFILERI(PASHTPAN HAIRENIATS DERNEGI')"nin,1885'te Van'da kurulan "IHTILALCI ARMENAKAN PARTISI'"nin,1887'de Cenevre'de kurulan "HINCAK ÖRGÜTÜ'"nün ve 1890'da Tiflis'te kurulan "TASNAKSUTYUN'UN(TROCHAK)hangi sebeplerle kuruldugunu da aciklamalari gerekmektedir.Zira bu örgütler,kurulus beyannameleriyle ve gerceklestirdikleri eylemlerle,bugünkü anlamda birer terör örgütü olduklarini göstermislerdir.Fransiz komutan ROMIEU,Savas Bakani'na her iki örgütle ilgili olarak Türkler'e karsi terörist muamalede bulunduklarini ve hepsinde Türklere karsi korkunc intikam duygusu bulundugunu rapor etmistir.

 

**FRANSA MILLI ARSIVI,GUERRE MONDIAL,1914-1918/TURQUIE/VOL.890**

 

Nitekim adi gecen örgütlerin Osmanli topraklarinda gerceklestirdikleri eylemler,iclerinde Ermeni ileri gelenleri de olmak üzere suikastler,bombalama olaylari,isyanlar seklinde ortaya cikmistir.

 

Özellikle 1878 yilindan sonraki yillarda dahi,Osmanli bürokrasisinde önemli mevkilerde Ermeni memurlarin görevde bulunduklari,parlamentoda milletvekillerinin yer aldigi göz önüe alinacak olursa,bu örgütlerin hangi sebeplerle silaha sarildiklarini sorgulamak gerekir.

 

Gerek Fransa'nin gerek Ingiltere'nin gerekse Rusya'nin Ortadogu ve Uzakdogu'daki cikarlari göz önüne alindiginda,Ermeni örgütlerinin kimler tarafindan desteklendigi ve belirlenen hedefler daha iyi anlasilabilir.

 

Yukarda aciklandigi üzere bagimsiz bir devlet kurmak düsüncesinde olan bu örgütler,bunun icin silahli mücadeleyi tercih etmislerdir.Dezavantajlari ise nüfuslarinin azligiydi.En yogun olduklari bölgeler "VILAYAT-I SITTE'DE(VAN,BITLIS,ERZURUM,SIVAS,ELAZIG,DIYARBAKIR)bile Ermeni nüfusu ancak yüzde 19 civarinda idi.Bu durumda yapilacak tek bir yol vardi;o da bu bölgede ki nüfusu kendi lehlerine cevirmek.Bunun icin en kisa ve kesin yol,bölgedeki müslümanlari buralardan kovmakti.Iste Müslümanlari bölgeden kovmak icin komiteler araciligi ile baskilara basladilar,isyanlar,cesitli sabotajlar ve katliamlara giristiler.Bu sekilde 1915 yili Haziran ayina,yani tehcire kadar onbinlerce müslüman öldürülmüstür.

 

 

Arsiv belgeleriyle,Ermeni faaliyetleri,1914-1918,ATASE yay.,Cilt I ANKARA-"2005,s 61 v.d

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Amerika'da ögretim üyeligi yapan bir Türk prof.tarafindan bugün aciklanan bir belge Ermeni soykirim savunucusu Taner Akcam'in ayliginin cok büyük bir kismini Ermeni kurulusu olan ZORYAN ENSTITÜSÜ'nden aldigini gösterdi.Bu aslinda tahmin edilen ama hep inkar edilen bir gercekti.Bu gercegi ortaya cikarip belgeleyen kisiye Türk ulusu adina tesekkür ediyorum.Sira ülkemizde Ermeni soykirim savunuculugu yapan ve üniversitelerimizde milletin alin teri vergileri ile maaslanan ögretim üyelerinin baglantilarinin belgelenmesine gelmistir.

 

Ben hep sunu savundum:Gercek olmayan konulari gercekmis gibi savunanlarin muhakkak bir baglantisi ve hizmetinde calistiklari belirli odaklar vardir.Önemli olan bunlarin tespitidir ki buda gün gelecek ortaya cikarilacaktir.Cekirge bir ziplar iki ziplar .......!

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir gelincik

Ermenilerin soykırım iddası 1915 ve 1916 yıllarını kapsıyor. 1.Dünya savaşından yenik çıkan Osmanlının başkenti İstanbul, 13 kasım 1918 den 2 Ekim 1923 kadar İngiliz Fransız ve İtalyanlar tarafından işgal edildi.10 Ağustos 1920 de sevr antlaşması imzalandı. Osmanlının gizli açık bütün belgeleri , işgalci devletlerin elinin altındaydı Neden iddaları sıcağı sıcağına kanıtlayıp dünya kamuoyu önünde Osmanlının şahsında Türkleri soykırımcı olarak mahkum etmediler.Sevr de ermeni soykırımı ile ilgili yaptırım içeren bir madde yok.

 

Ocak 1919 da 200 kadar ittihat ve terakkici tutuklanıp soykırımdan yargılanıyor .İngilizlerin gözetiminde yargılamayı yapanlar da, ittihatçıların can düşmanı hürriyet ve itilafçılar oluyor . Bunların en ünlüsü Nemrut Mustafa Mahkemesi. Mahkemenin özelliği ise sanıklara savunma hakkının verilmemesi . Fakat gelin görün ki ermeniler iddalarını kanıtlayamıyorlar. Bunun üzerine 144 ittihatçı ingilizler tarafından Malta adasına sürgüne gönderiliyor. Bu arada Amerikalılar devreye giriyor Anadolu daki konbsolosları aracılığıyla soykırım belgesi toplanması ve bunların ingiltereye gönderilmesi isteniyor .1921 yılında Malta da yeni bir soykırım mahkemesi kuruluyor . Fakat ingiliz kraliyet başsavcılığı , soykırım iddalarını kanıtlayacak belge bulunamadığına karar veriyor ; dava düşüyor.

 

Ne ilginçtir ki; büyük!!! yazarımız Orhan Pamuk ve onun iddalarını doğrulayarak olayı şişiren Prof. Halil Berktay ın idda ettiği 1 milyon ermeninin öldürülmesini ingiliz soykırım mahkemeleri kanıtlayamıyor. Bu iddalar ilk kez 1916 yılında iran daki ingiliz konsolosluklarındaki istihbarat raporlarında yer alıyor. ve Wellington House tarafından yayınlanan şu meşhur MAVİ KİTAP la ortaya çıkıyor.

 

Wellington House 1914 te ingilizler tarafından kurulan bir propoganda ofisi. Almanlara karşı ingilizlerin müttefiklerini korumak amacıyla kurulan ofisin temel amacı kitap ve broşür basarak bunları yayınlamak. Mavi kitapta bunlardan biri.

 

Ancak bu kitapta yer alan iddaların bir "savaş propogandası" ve "tamamen temelsiz " olduğu ,1925 yılında İngiliz dışişleri bakanı Joseph Austen Camberlain tarafından resmen kabul ediliyor

 

Alınan techir kararı olaylara karışan ortodoks ermeniler için alınıyor ve bu göç sayıları ile birlikte kayıt altına alınıyor. Ermeniler için genellikle Suriye deki vilayetlere doğru zorunlu göç kararı alınıyor . Anadoludakitoplam yerleşim birimlerinden 438 bin 758 ermeni göç ettiriliyor. Göç 8 şubat 1916 yakadar sürüyor ve yerine varan kafilelerin sayısı İstanbul'a bildiriliyor. Bu sayı 382 bin 148 . Yani toplam 56 bin 610 ermeni yollarda hastalıktan ya da kurulan pusulardan dolayı hayatını kaybediyor.

 

Mavi kitap severler de bu syıyı 1 mlyona tamamlamak için uğraşıp duruyor.

 

Son bir açıklama daha.

 

Soykırım 2.dünya savaşında Almanların yahudilere uyguladığı toplu katliamlarla dünya gündemine geliyor.BM 1948 yılında soykırımı insanlık suçu kabul ediyor ve uluslararası bir sözleşme hazırlıyor. Ne ilginçtir ki;

 

Türkiye bu anlaşmayı 1950de

 

İngiltere 1970 li yıllarda

 

Amerika 1980 li yıllarda imzalıyor.

 

Niye ? İngiliz sömürgelerine ve kızılderililere sorsak bir cevap alabilir miyiz acaba?

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

"ISTANBUL AZINLIKLARI.ORG"diye bir internet sitesi oldugunu biliyormuydunuz?Demek ki Istanbullu,Rum,Ermeni ve Yahudi asilli yurttaslarimiz bir araya gelerek böyle bir internet sitesi kurmaya karar vermisler!Öyle mi zannedersiniz?

Belki Anadolu buna inanirda bizim Istanbul'u ve Istanbullu azinliklari iyi taniyanlar buna inanmaz.Birincisi,bütün karsi propagandalara ragmen bu vatandaslarimizin cogu önce kendini Türk olarak görür.(inanmayan tamamen konuyu kasimak amaciyla yazilmis 'AZINLIK GENCLERI ANLATIYOR'kitabiunda ki ifadeleri okusunda azinlik genclerinin büyük cogunlugunun kendilerini nasil Türk gördüklerini,etnik Türk arkadaslarina ne kadar güvendikleri sorusuna nasil,"sonuna kadar"evabini verdiklerini görerek insanimizla gurur duysun)Dolayisiyla bu vatandaslarimiz dini konular disinda cemaat kimligiyle biraraya gelemyi pek sevmezler ve buna ihtiyac da duymazlar.Bu kendiliginden olusan bir proje degil.Bu bir Avrupa Birligi projesi!Avrupa Birligi oturmus,parasini bastirip Istanbul azinliklari diye bir internet sitesi kurdurmus.Altinada AB bayragini kondurmus.Tabii Avrupalilarin üstadi oldugu ikiyüzlü sömürgeci diplomasisinin kurallarina uyarak AB bayragi altina 'Buradaki görüsler AB komisyonunu baglamaz,'yazmayida ihmal etmemis.Ne olur ne olmaz!Hem ortaligi karistiralim,hemde kimse bize birsey demesin.Gerci basta AKP hükümeti varken yersiz bir korku,ama neyse.

 

AB neden böyle bir site kurdurmus?iSTANBUL'da sokaklarda cöp toplayanlar sitesi kurdurmamista bunu kurdurmus?Acaba AB'nin diger üyeleri icinde böyle siteler kurdurmusmudur?

 

Sitede Azinlik mensubu vatandaslarin AB'nin bu kiskirtma projesine malzeme olacak tarzda beyanlar yok.Sadece bir Ermeni asilli gencin"Kücükken polis olmak isterdim;Polis olamiyacagimi anlayinca üzüldüm"aciklamasi var.Ama ne yapalim ki Türkiye bu günlere SASON,ZEYTUN,GEDIKPASA ayaklanmalarindan,silah deposu haline getirilen Harput Amerikan Koljinden,Osmanli Bankasi baskinindan,II.Abdülhamid'in arabasina bomba konmasindan,93 Harbinde,I.DüNYA Savasinda ve Milli Mücadelede Ermenilerin Rus ve Fransiz süngülerinin gölgesinde Müslüman halka karsi uyguladigi sayisiz katliamlardan gecerek gelmistir.Elbette ki aksi örneklerde vardir.

 

Sitede azinliklardan AB'nin istismarina müsait beyanlar yok.Bu konudaki malzeme kitligi AB'yi üzmüs olacakki,acigi kapatmak icin AB muhipligini,genel olarak Bati ve Emperyalizmin muhipligini,Türkiye Cumhuriyeti aleyhtarligini meslek haline getirmis,azinlik olmayan bir sahsin aciklamalarina yer verilmis.Bu sahsin adi Baskin Oran.Hani su AKP hükümetinin Türkiye'yi suclayan insan haklari raporunu yazdirdigi meshur Baskin Oran.Oran'i tanimayanlar,bu sahsin genel kültür,sosyal bilim kültürü ve muhakeme kapasitesi olarak ne durumda oldugunu anlamak icin internet sahifelerinde dolasmak yeterlidir.

 

Obama'nin Türkiye ziyareti Türkiye'yi Ermeni ve Kürtler konusunda uyarmak icindir.Ermeni sinir kapilarinin acilmasini isteyebilecek kadar icislerimize karisabilen Amerika'nin siyahi baskani Bush'tan daha tehlikelidir cünkü yillardir icinde biriken ezilmislik duygularini, baskan olarak artik yönetimi ve siyaseti ile siddete cevirebilme yetkisine sahiptir.

 

Ermenistan ve Kürtlerle ilgili olarak AB ve ABD'nin Türkiyeye yaptiklari siyasi müdahaleler hazmedilir cinsten degildir.Milletin meclisinde milletin Cumhuriyet hükümeti sömürge yönetimi gibi reisi alkislamislardir.

 

Dün gece,Show TV.de Reha Muhtar'in yönettigi ve Obama ile ilgili üniversite gencliginin her kesiminden cagrilmis olan 11 degisik fraksiyon temsilcileri üc kisi disinda kalan digerleri tarafindan Türkiye Cumhuriyeti devleti ve milletine karsi hakaretler dolu saldirilar yapilmistir.Özellikle oturumda bulunan bir Ermeni gencin,Türkiye ve milleti hakkinda yaptigi hakaret dolu konusmalar,o na destek anlaminda ve tabii ki devrimci kiliginda ki GENC SIVILLER,ÖDP temsilcisi,Üni.Kadin haklari der.üyesi bir ögrenci,Escinsel bir genc,Alevileri temsilen bir genc agiz birligi etmiscesine sadece Türkiye ve milletine hakaretler yapmamis ayni zamanda Ermenilere ve Alevilere,Kürtlere nasil zulmedildigini gururla anlattilar.Obama'yi bir ümit olarak gördüklerini söylediler.Atatürkcü bir gencin neden Hocali katliamindan bahsetmiyorsun diye gönderme yaptigi Genc Sivillerín temsilcisi,o konu Azerbaycani ilgilendirir diyerek etik disi bir yaklasim sergilemekle kalmamis insanlari nasil ayirarak degerlendirdigini ve de zihniyetini belgelemistir.

 

Ermenistan sinir kapilarinin actirilmasinin ardinda cok farkli nedenler yatmaktadir.Amerika o bölgede tamamen kendi cikarlarina uygun bir yapilanma icindedir ve bu yapilanma icinde sinir kapilarinin acilmasi sarttir.Olaylara sadece insani yönden bakanlarin neden objektif olamadiklari ise gercekten düsündürücüdür.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.